Bir Önceki Sayı Bir Sonraki Sayı
Sayfa 4 BAŞYAZI
“KİTLE İMHA TERÖRÜ İLE MÜCADELE ZOR!..”
Ardan ZENTÜRK / a.zenturk@milscint.com
İspanya’nın da başı, tıpkı Türkiye gibi terörle belada... 11 Mart’ta Madrid’in Atucha Garı’nda yaşanılan ve 191 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalama olayı, Avrupa’nın 11 Eylül’ü olarak tanımlanıyor... İspanyol uzman Prof. Dr. Fernando Raineres’e göre, insanlık kitle imha terörüyle karşı karşıya ve Türkiye de çok dikkatli olmak zorunda.
…(Haberin Devamı)
Sayfa 6 SAVUNMA KISA
Sayfa 18 ANALİZ
2004 Başkanlık Seçimlerinin Ardından ABD’nin Yeni Dış Politikası
Doç. Dr. Mesut Hakkı CAŞIN / m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
“Demokrasi, tüm toplum biçimlerinin en insancası, en ilerisi ve sonuçta en dayanıklısıdır.”
Franklin D. ROOSEVELT
Başkan Bush, 59,729,952 seçmenin desteği ile elde ettiği siyasal zaferin, ABD kamuoyunun kendi görüşlerini paylaştığının açık ifadesi olduğunu belirtiyor. Bu sonuç, Cumhuriyetçilerin Senato ve Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluklarını daha da sağlam bir siyasal üstünlüğe taşıdıklarının da bir göstergesi. ABD adeta Cumhuriyetçi Parti’nin kırmızı tülleri ile örtülmüş durumda. Peki, bu güçlü matematiksel destek, Bush Kabinesi’nin dış politikada daha sert bir tutum takınmasına neden olabilir mi?
… (Haberin Devamı)
Sayfa 28 ONUK MRTP55
Yonca-Onuk Hedefi Büyütüyor
…
1997-1998 öğrenim yılında Deniz Harp Okulu’nda, Dr. Ekber Onuk’un proje danışmanlığını yaptığı bir öğrenci projesi olarak başlayan korvet tasarımı, Yonca-Onuk Ortaklığı tarafından sürdürüldü ve 74 metrelik, yüksek hızlı ileri kompozit ONUK MRTP70 projesi ortaya çıktı. Bu, oldukça dikkat çekici bir gelişmeydi. Çünkü geleneksel eğilimlerin aksine, dünyada ilk defa bu büyüklükteki bir tekne için 55 knot üzeri bir hız öngörülüyordu.
…
Ancak bir öğrenci projesi olarak başlayan bu çalışmanın, daha sonraki yıllarda ABD Deniz Kuvvetleri’nin Littoral Combat Ship (LCS) için belirttiği performans kriterleriyle aynı doğrultuda olması, Yonca-Onuk Ortaklığı’nın MRTP70’le doğru hedeflere yöneldiğinin çok açık bir kanıtı oldu.
…
Sayfa 32 BATRENS 2004
Fransız İstihbarat Tugayı ile BATRENS2004 Randevusu
Sami ATALAN/Valery ROUSSET/Philippe WODKA-GALLIEN / s.atalan@milscint.com
Avrupa’nın, elektronik sistemler konusundaki uzmanlarını bünyesinde toplayan “Guerrelec Association”ın Mart ayında düzenlenen BATRENS2004 Tatbikatına davet edilmesi, üyesi olduğumuz bu kuruluşla birlikte, bizlere de bu tatbikatı yakından izleme ve inceleme fırsatı verdi. Tatbikata birlikte katıldığımız, La Fayette biriminden Elektronik Harp ve Guerrelec C4ISR Sistemleri uzmanları Valery Rousset ve Philippe Wodka-Gallien ile birlikte hazırladığımız ve yayınlanması için gerekli özel izinlerin ancak verildiği bu çalışma, kısaca bu tatbikatın nasıl gerçekleştirildiği ve tatbikatta kullanılan sistemleri anlatmaktadır.
Geçtiğimiz Mart ayında, Fransız İstihbarat Tugayı’nın ( La Brigade de Renseignement-BR) kabiliyetleri BATRENS 2004 tatbikatında sınandı. BM tarafından görevlendirilen Fransa’nın, “örnek ulus” rolü üstlendiği ve şiddetin kontrol edilmesi ve durdurulmasını amaçlayan müşterek operasyon senaryolarının tatbik edildiği bu tatbikat üzerinde, Balkanlar, Afganistan ve Afrika’da yaşananların etkilerini görmek mümkündü.
Bu tatbikatta ele alınan senaryoya göre;
… (Haberin Devamı)
Sayfa 36 EURONAVAL 2004
Denizciliğin Geleceği Euronaval 2004’te Şekillendi
Sami ATALAN / s.atalan@milscint.com
Bu yıl 19.su düzenlenen uluslararası Euronaval fuarı, profesyoneller tarafından sabırsızlıkla bekleniyordu. Genelde beş gün süren ve dünyanın alanında lider konumundaki fuara bu yıl damgasını vuran ana başlıkları şöyle sıralayabiliriz; gelecekte deniz kuvvetleri konseptinin nasıl şekilleneceği, müşterek kuvvet yapısında “Deniz Gücü”nün kullanımı ve bu ihtiyaca cevap verebilecek yeni gemiler ve silah sistemleri.
…
Bayrağımızı Yonca-Onuk Dalgalandırdı
Norveç, Finlandiya ve Ukrayna, fuara yeni katılan ülkeler olarak dikkat çekti. Toplam 25 ülkenin hazır bulunduğu bu önemli fuarda, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin bayrağını dalgalandıran tek firmanın Yonca-Onuk olması, denizcilik sektörüne ne denli az önem verdiğimizin de çok açık bir ifadesidir.
…
Geleceğin Gemileri
Euronaval 2004, geleceğin savaş gemilerinin nasıl olacağı açısından da son derece önemli bir etaptı. Artık bir ülkenin (Politik açıdan kıskaçta olan ABD de dahil), tek başına büyük çaplı bir operasyon gerçekleştirebilmesi çok uzak bir ihtimal olduğundan, birbiriyle uyum içerisinde çalışan ve önemli görevler üstlenebilen gemilere ihtiyaç vardır. İki donanmanın açık denizde karşı karşıya bir deniz harbi gerçekleştirme ihtimali, önümüzdeki on yıl için yok denecek kadar azdır. Bu nedenle, artık denizden karaya doğru bir harekât düşüncesi ve konseptler ortaya çıkmıştır. Bugün ise bu yeni konseptler üzerinden yeni doktrinler oluşturulmaktadır ve bu doktrinlerin gerekliliklerine cevap verebilecek yüksek teknoloji ürünü platform ve silah sistemlerinin üretimlerine yeni başlanmaktadır.
…
Sayfa 50 AV-ÖNLEME UÇAKLARI
Göklerde Hâkimiyet Savaşı
Şamil YALÇINER / editor@milscint.com
Kendi hava sahasını kontrol edemeyen bir ülkenin, savaş sırasında tüm topraklarının kontrolünü kaybetmeye mahkûm olduğu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana muharebelerin değişmez kuralı haline geldi. Bu yüzden bir hava gücü, kendi bölgesini, özellikle havadan gelecek tehditlere karşı korumak zorunda.
Av-önleme uçakları, görev tanımından da anlaşılabileceği gibi, öncelikle düşman hava taarruzlarını önlemekle görevlidir. Hava gücünün giderek savaşın gidişatını belirleyici ana faktörlerinden biri haline gelmesinin doğal bir sonucu olarak, önleme konseptinin ilk görüldüğü yer İkinci Dünya Savaşı oldu. Bu süreçte, hava muharebelerinin en yoğun ve stratejik öneminin en yüksek olduğu bölgelerde görev yapan önleme uçakları, hava operasyonlarının belirleyici unsurları haline geldi.
İlk büyük hava savaşı olarak nitelendirilen, 1941’deki Britanya Hava Muharebesi’nde önleme görevi yapan İngiliz avcı uçakları, aslında bu görev için yeterli kapasiteye sahip değildi. Fakat büyük bir şans eseri çift motorlu Alman bombardıman uçaklarının kendilerini iyi koruyamamaları, servis tavanlarının yetersiz olması ve düşük taşıma kapasiteleri, İngilizlerin durumu idare etmesine yardımcı oldu. Ancak Kraliyet Hava Kuvvetleri, 47 bin feet irtifada uçabilen Alman Ju-86P keşif uçaklarının, İngiliz üslerinin fotoğraflarını kolaylıkla çekmelerine mani olamadı…
Sayfa 58 KMS
Türk Hava Sahası KMS’ye Emanet
Bahadır TOKGÖZ / btokgoz@milscint.com
Türk Savunma Sanayi’nin ulaştığı noktayı gözler önüne seren çalışmalar arasında yer alan KMS (Kaideye Monteli Stinger) projesinin ilk on araçlık bölümü, 26 Kasım tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne törenle teslim edildi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile imzalanan sözleşme gereği ASELSAN, 2008 yılına kadar 148 adet sistemi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim edecek.
Modern savaş konseptleri içerisinde gün geçtikçe ağırlığını daha çok hissettiren hava tehdidine karşı, yer muharebe birimlerinin hava savunma ihtiyacı giderek artıyor. Günümüz muharebe ortamında bir zırhlı birimin en önemli düşmanı ise helikopterler. Tüm modern ordular gibi bu tehdide karşı ciddi çözümler arayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye’nin ilk yerel hava savunma sistemi olan KMS’lerini teslim almaya başladı…
Sayfa 60 AVRASYA
Soğuk Savaş’ı Yine Uzmanı Çıkarttı
Ardan ZENTÜRK / a.zenturk@milscint.com
Zbigniew Brezezinski... 1976-80 yılları arasındaki Jimmy Carter döneminin ünlü Ulusal Güvenlik Başdanışmanı... Cumhuriyetçilerin duayeni Henry Kissinger’dan sonra, Amerikan dış politikasını etkileyen ikinci isim olmayı başarmış bir Demokrat. Brezezinski, 1979 yılında İran’da Humeyni Devrimi’nin ve Afganistan’da Sovyet işgalinin gerçekleştiği dönemde Beyazsaray’daydı. Türkiye’deki iç savaş ortamının kontrol altına alınması için 12 Eylül 1980 askeri darbesine yol vermesiyle de tanınıyor. O, şimdi, Ukrayna’da yaşanılan kaos ortamı ve Dinyeper nehri sınırında Batı ile Rusya arasında yeniden patlak veren “Soğuk Savaş”ın mimarı olarak tanımlanıyor. Bir “Soğuk Savaş uzmanından” bu adım, bir süredir bekleniyordu... (Haberin Devamı)
Sayfa 64 GEOMILITARY
Sayfa 66 TEKNOLOJİ KISA
Sayfa 74 HARP TARİHİ
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA ALMAN DENİZ GÜCÜ STRATEJİSİ ve ALMAN DONANMASI’NIN NORVEÇ HAREKÂTI’NDAKİ ROLÜ
Doç. Dr. Mesut Hakkı CAŞIN/m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi
Almanya’nın “Lebensraum-Yaşam Alanı” olarak tanımladığı jeopolitik yaklaşımından kaynaklanan egemenlik alanını genişletme çabaları ve bir Deniz Gücü olan İngiltere ile aralarındaki rekabet, tarih boyunca iki ülke arasında çeşitli krizlerin yaşanmasına neden oldu.
Bismarck’ın uyguladığı “Denge Politikası”nın terk edilmesi, Alman dış politikasındaki değişimin ilk basamaklarını teşkil eder. Birinci Dünya Savaşı sıralarında “Dretnot Politikası”nın temelini oluşturan yeni savaş gemileri arasında başlayan mücadele ve bu süreçte Alman Donanması’nın güçlenmesi, Almanya’nın dış politikada caydırıcılık unsurunu artırdı. Öyle ki, 1875–1914 yılları arasında milli gelirini üç katına çıkartan Almanya, dünya sanayi üretimindeki payını da yaklaşık altıda bire yükseltti.
…
Sayfa 78 PUMA IFV
Bir Efsanenin Yeniden Doğuşu
Halil YALÇINER / halily@milscint.com
Soğuk Savaş sonrası sürekli küçülme içerisinde olan Alman Ordusu, küçük ama etkili bir kuvvet yapısına ulaşmayı hedefliyor. Bu yapı içerisinde önemli bir yer tutan paletli zırhlı araç gereksinimini karşılayacak yeni nesil Puma üzerinde yoğun çalışmalar var.
Muharebe sahalarının kralı olan tankı devrinin sona erip ermediğinin tartışıldığı günümüzde, zırhlı muharebe araçlarına (ZMA) olan ilgi ve gereksinim de giderek artıyor. Pek çok ülke ve firmanın tank tasarımlarını bir yana bırakıp, ellerindeki kaynak ve Ar-Ge çalışmalarını zırhlı araç geliştirme programlarına kaydırmış olmaları da bunun bir göstergesi. Artık muharebe sahalarında en az tanklar kadar ihtiyaç duyulan ZMA’lar, bazı nitelikleri bakımından da ağır akrabalarına yetişmeye başladı. Tank üretiminin zorluğu, yüksek maliyetleri ve tankların kolaylıkla saf dışı kalabilmeleri; üretimi hızlı, kolay ve düşük maliyetli olan ZMA’ları maliyet etkin bir çözüm olarak gündemde tutuyor.
…
Sayfa 80 DRAGUNOV SVD
Hızlı ve Basit
Günümüzün birçok ordusu tarafından kullanılan Dragunov SDV keskin nişancı tüfekleri ülkemizde de gayet iyi tanınıyor. En meşhur Rus tasarımı silah olan Kalaşnikov AK’yi andıran Dragunov SDV, en az onun kadar ticari ve operasyonel başarıya sahip.
Silahın geçmişine kısaca göz atmak gerekirse, sanırız tasarımcısından başlamak yerinde olur. Dragunov’un tasarımcısı olan Yevgeni Federoviç Dragunov 1941 yılında orduya katılır ve savaşın ardından İzhevsk’te bulunan bir fabrikanın Silah Tasarım Bürosunda çalışmalarına başlar. İlk çalışma olarak, Rusların İkinci Dünya Savaşı boyunca kullandıkları Mosin-Nagant tipi piyade tüfeklerinin modernizasyonu ile uğraşan Dragunov, daha sonra 1958 yılında açılan yarı otomatik sniper (Keskin Nişancı) tüfeği tasarım yarışmasına katılır. Dragunov’un SVD (Snayperskaya Vintovka Dragunova- Dragunov Yarı Otomatik Sniper) modeli 1963 yılında Sovyet Ordusu tarafından seçilir…
|