Milscint.com - Ana Sayfa
28.08.2008
 

MSI Dergisi’nde Çalışmak İster misiniz?...MSI'ın 34. sayısı çıktı. Derginizi bayinizden istemeyi unutmayın... MSI'ın 34. sayısı çıktı... SAVUNMAHABER...MSI ... Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi ...SAVUNMAHABER...MSI... Military Science & Intelligence ...MSI... Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi ...SAVUNMAHABER...MSI... Military Science & Intelligence ...SAVUNMAHABER...


Kullanıcı Adı :
Şifre :
Beni Hatırla :

Lütfen haber arşivi içerisinde arama yapmak için bir kelime giriniz.

341- Anadolu Kartalları

 

 

                 Bir Önceki Sayı        Bir Sonraki Sayı

 

Sayfa 4 ANALİZ
Lübnan’da Ateşkes Uzun Sürmeyecek
Mehmet H. DEMİRER / mdemirer@milscint.com

Ateşkes şartlarına göre 15 bin Lübnan Ordusu askeri ve 15 bin uluslararası barış gücü askerinin güney Lübnan’a yerleştirilmesi öngörülüyor. Bu güce katılması muhtemel Türk askerlerinin de ciddi bir risk altında olduğunu düşünüyoruz. Bu riski daha iyi analiz edebilmek için, Lübnan’daki savaşın gerçek çıkış nedenlerini anlayıp, ateşkes sonrasında olabilecekleri değerlendirmek durumundayız.

MSI Dergisi olarak geçen ay Lübnan Savaşı’nın muhtemel İran Harekâtı’nın başlangıcı olduğunu yazmıştık. Bu muhtemel taarruzda, İran’ın ileri konuşlandırılmış stratejik bir silahı olarak değerlendirebileceğimiz Hizbullah, elindeki füze sistemlerini topyekün bir saldırıda İsrail’e karşı kullanacaktı. Bu doğrultuda İran, son aylarda Hizbullah’a kısa menzilli balistik füzeler ve tanksavar füzeleri sağlamış ve kullanımları için gerekli eğitimleri arttırmıştı. Hatırlayacaksınız, İran’ın Hizbullah ile oldukça güçlü bağları, örgütün İran Devrim Muhafızları’nın liderleri tarafından 1980’lerin başarında kurulmasına kadar gidiyor. İran Devrim Muhafızları’nın lider kadrosu içerisinde halen, Hizbullah’ın Bekaa Vadisi’ndeki karargâhında görev yapmış subaylar da bulunuyor.

Sayfa 8 SAVUNMA KISA

Sayfa 18 SAVTEK 2006
SAVTEK Kongrelerinin Genel Bir Değerlendirmesi
Burak CODUR / bcodur@milscint.com

Türkiye’de önemli bir işlevi yerine getiren Savunma Teknolojileri (SAVTEK) Kongresi’nin üçüncüsünü Haziran ayında geride bıraktık. Türk savunma sanayi özgün ürünler ve giderek artan cirolarla gelişirken, SAVTEK’in de bazı noktalarda bu gelişmenin önünü açmak için, bazı noktalarda ise bu gelişmeye ayak uydurmak için kendini yenilemesi gerekmektedir. Bu çalışmada günümüze kadar gerçekleştirilen SAVTEK kongreleri çeşitli açılardan değerlendirilecek ve gelecek için bazı önerilerde bulunulacaktır.

Sayfa 22 ÖZEL DOSYA
Değişen Konseptler Işığında Firkateynler
Sami ATALAN / s.atalan@milscint.com

Dünya üzerindeki deniz kuvvetleri sıralamasında ilk 10 içerisinde yer alan Türk Deniz Kuvvetleri’nin gözdesi firkateynler, günümüz donanmalarının ana su üstü muharebe unsurlarındandır. Firkateyn tanımlaması ilk olarak 17. yüzyıl ortalarında İngiliz Kraliyet Donanması’nın, aynı zamanda dönemin en güçlü savaş gemisi olarak da bilinen “Constant Warmick” adlı gemisiyle literatüre girmiş ve firkateynler o dönemin deniz savaşı konseptlerini kökten değiştirmiştir. Taşıdığı çok sayıdaki toptan kaynaklanan yüksek ateş gücü ve büyük yelkenlerinden kaynaklanan yüksek sürati sayesinde tek başına görev yapabilen ve hatta limanları ablukaya alabilen firkateynler, düşman donanmaların korkulu rüyasıydı. Bugünün firkateynleri ...

Sayfa 40 ANALİZ
Avrupa Gözünü Libya’ya Dikti
Naile Aslan / n.aslan@milscint.com

Birleşmiş Milletler aracılığı ile bağımsızlığına kavuşan ilk ülke olan Libya Arap Halk Sosyalist Cumhuriyeti, tarihinde önemli dönüm noktalarından birini daha yaşıyor. Uzun süredir uygulanan ambargonun etkisiyle oluşan Batı ile arasındaki buzlar yavaş yavaş eriyen Libya, Avrupa savunma sanayisinin yeni hedefi. Askeri teçhizat satışında sürekli yeni pazar arayışında olan Avrupa için, petrol zengini Libya bulunmaz bir fırsat.

Sayfa 42 ANALİZ
Güney Kore ve Türk Havacılık Sanayilerine Mukayeseli Bir Bakış
Koray KOŞAR / kkosar@milscint.com

İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde süper güçlerin fiili olarak karşı karşıya geldiği ilk çatışma sahası Kore olmuştur. Türkiye’nin de dahil olduğu bu çok uluslu savaş, Kore’nin güney ve kuzey olarak coğrafi, demokratik ve komünist olarak da idari bölünmesi ile son bulmuştur. Kuzey Kore kapalı bir politika takip ederken, Güney Kore Cumhuriyeti dışarıya açık, rekabetçi bir ekonomik-siyasi politika takip etmiş ve Uzak Doğu’da bölgesel bir güç haline gelmiştir.

Güney Kore Cumhuriyeti (Kore)’nin uğradığı büyük yıkımdan hemen sonra nasıl bir bölgesel güç haline nasıl geldiği ve mevcut ekonomik atılımı nasıl gerçekleştirdiği; araştırılması gereken, ulusal ve uluslararası boyutları olan bir meseledir. Bu konunun tahlili için tek bir makale yeterli olmayacaktır. Ancak Kore havacılık endüstrisinin, Türk havacılık endüstrisi ile mukayese edilerek, mercek altına alınması; hem bir ülkenin ileri teknoloji gereken bir sahada nasıl gelişebildiğini gösterecek, hem de genel manada ilerleme yönünde dersler alınmasına imkân sağlayacaktır.

Sayfa 50 YÜKSEK ASKERİ ŞURA TOPLANTISI 2006
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Büyükanıt Dönemi Başladı
Ümit BAYRAKTAR / ubayraktar@milscint.com

Ordu küçülecek ya da orduların lağvedilmesi şeklinde basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığını hep birlikte gördük. Aslında yapılan çalışmalar küçülmekten ziyade etkinliğin daha da arttırılması yolunda. Hatta, Orgeneral Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı’nı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a devir-teslim töreninde, her iki komutanımız tarafından yapılan konuşmalar dikkatle incelendiğinde; Soğuk Savaş sonrası, özellikle bölgemizde Türkiye’nin güvenlik endişelerini daha da arttıran gelişmeler yaşandığına dikkat çekiliyor. Yüksekova’da yeni bir Tümen kurulması da, ordunun küçüleceği ya da orduların lağvedileceği söylentilerinin aksine bu doğrultuda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güç arttırımına gittiğini gösteriyor.

Ayrıca şu anda TSK tarafından sürdürülen, ordunun etkinliğinin daha da arttılmasına yönelik çalışmalar, aynı zamanda NATO’nun 2002 yılında düzenlenen Prag Zirvesi’nin ardından, 2004 yılında düzenlenen İstanbul Zirvesi’nde de gündeme gelen; Soğuk Savaş sonrası gelişen yeni tehdit algılamalarına cevap verebilmek üzere, müttefiklerin askeri yeteneklerini iyileştirmeleri, daha uzaklara daha kısa sürelerde konuşlanabilecek ve daha uzun süre operasyon yapabilecek bir kuvvet yapılanmasına gitmeleri doğrultusunda, NATO’nun ve dolayısıyla müttefiği bütün ülkelerin silahlı kuvvetlerini yeniden yapılandırma süreciyle de paralellik taşıyor.

Sayfa 58 ÖZEL HABER
MSI Dergisi’nin Desteğiyle İngiltere’de Bayrak Gösteren Öğrencilerimiz Yurda Döndü
Mahmut BÖLÜKBAŞ / mbolukbas@milscint.com

Üstlendiği misyonun bilincinde olan MSI Dergisi, genç mühendis adaylarına eğitimlerine katkıda bulanacak imkânlar sunmaya devam ediyor. Daha önce de mühendis adayı üniversite öğrencilerinin, Eurosatory 2006 gibi yurt dışında düzenlenen uluslararası savunma sanayi fuarlarına katılmalarını ve sistemleri yerinde incelemelerine olanak sağlayan MSI Dergisi’nin bu doğrultudaki çalışmaları sürüyor. Önümüzdeki günlerde çeşitli uluslararası savunma sanayi firmalarının üretim tesislerinde mühendis adayı öğrencilere staj olanakları da sunmaya hazırlanan MSI Dergisi, son olarak, Alenia Aeronautica, BAE Systems, EADS Germany and EADS CASA’dan oluşan Eurofighter Konsorsiyumu tarafından İngiltere’de düzenlenen Uluslararası Havacılık ve Uzay Yaz Okulu’na üç kişilik bir Türk öğrenci ekibi gönderdi.

Sayfa 60 KARA MAYINLARI
Mayın Algılama ve Tespit Teknolojileri-I. Bölüm
Yüksel Yazıcı / editor@milscint.com

Özellikle İkinci Dünya Savaşı, kara mayınlarının; düşmanı istenen bölgeden uzak tutması, yön değiştirmek zorunda bırakması, geciktirmesi ve/veya düşman kuvvetlerini imha etmesi bakımından ne denli etkili bir silah olduğunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda hatları ve destek birliklerini rahatsız eden karşı kuvvetleri demoralize eden bir araç olarak da kullanılmış ve başarılı olunmuştur.

Genel olarak ele aldığımızda; antitank mayınlarının mekanize araç trafiğini engellemek; antipersonel mayınlarının ise antitank mayınlarını korumak ve arazi ya da köprüler gibi önemli noktaları savunmak ya da sınır hatları boyunca askeri ve sivil geçişlere engel olmak için kullanıldığı görülmektedir. Gerilla hareketlerinde ve iç savaşlarda toplumsal bölünmüşlüğü garanti etmek; sivil halk arasında korkuyu hakim kılmak ve mevcut yönetimlere karşı duyulan güveni sarsmak amacıyla psikolojik bir unsur olarak kullanımlarına da rastlanmaktadır. Kara mayınları etkili ve ucuz silahlar olarak görülseler de sivillerin güvenliğine karşı önemli birer tehdit unsurudurlar.

Sayfa 66 HAFİF SİLAH
Hafif Ama Etkili: Armalite AR-30 Keskin Nişancı Tüfeği
Charlie CUTSHAW / editor@milscint.com

M-16’nın yaratıcısı olarak da bilinen Armalite firması, sadece tam ve yarı otomatik piyade tüfekleri değil, kullanıcıya yüksek performans sunan kurma kollu keskin nişancı tüfekleriyle de adından sıkça söz ettiriyor. Bu tüfekler arasında yer alan ve firmanın en çok bilinen keskin nişancı tüfeklerinden biri olan AR-30’u, hafif silahlar üzerine uzmanlığıyla tanıdığımız ve pek çok uluslararası derginin hafif silahlar editörü olan Charlie Cutshaw, MSI Dergisi okuyucuları için inceledi…

.338 Lapua Magnum’un Yıldızı Parlıyor

Son derece yaygın kullanılan .308 Winchester ve .338 Lapua Magnum kalibrelerinden, özellikle .338 Lapua Magnum bir çok Amerikan askeri biriminde standart keskin nişancı kalibresi haline de gelmiş durumda.

Bu tercihte ABD’nin Afganistan ve Irak harekâtlarında edindiği tecrübenin rolü çok büyük. .308 Win ya da bilinen ticari adıyla 7.62 mm’lik mühimmat her ne kadar NATO tarafından standart olarak kabul edilse de, 800 metrenin üzerindeki menzilde neredeyse etkisiz kalması nedeniyle, kullanıcıyı daha iyi balistik özellikler sergileyen yeni bir keskin nişancı kalibresi arayışına yöneltti. Bu arayış, yaklaşık 25 yıllık geçmişe sahip olan .338 Lapua Magnum’un yıldızının parlamasıyla sonuçlandı.

Sayfa 70 JEOSTRATEJİ
Orta Doğu’da Çalan Savaş Tamtamları ve Karşı Milliyetçi Dalga
Doç.Dr. Mesut Hakkı CAŞIN/m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Orta Doğu’da esen savaş rüzgârları, uluslararası ortamda büyük dalgalanmalara neden olurken, anlaşmazlıkların çözümünde geleneksel diplomasi metotları yerine, tarafların kuvvet kullanmadaki ısrarları, çatışmaların bölgesel zeminden hızla küresel bölünmelere kaymasına neden oluyor.

Bölgede ortaya çıkan yeni büyük güçler mücadelesinde coğrafyada yer alan egemen devletlerin sınırlarının yeniden çizilmesi ve demokrasinin genişletilmesi hipotezi, yerel güçlerin Irak örneğinde olduğu üzere artan bir milliyetçilik ideolojisini tetikliyor. Tüm bu gelişmeler ışığında İngiltere’deki terör alarmı sonrasında ABD Başkanı George W. Bush’un ABD’nin İslamcı faşistlerle savaş halinde olduğunu gösterdiğini açıklaması, milliyetçi ve dinsel bölünmeleri derinleştirebilir.

Sayfa 73 TEKNOLOJİ KISA

Sayfa 74 HARP TARİHİ
Normandiya Çıkarması II: Avrupa’nın İşgali
Doç.Dr. Mesut Hakkı CAŞIN/m.casin@milscint.com
Yeditepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Geçtiğimi sayımızda hazırlık safhasını verdiğimiz Normandiya Çıkarması’nın icra safhası; müttefikler açısından planlandığı gibi geçmedi. Ancak ellerindeki imkânları akılcı değerlendiren müttefikler, Alman’ların taktik sahadaki hatalarından da yararlanarak zafere ulaşmayı başardı.

Churchill, 1943’de Fransa’nın kurtuluşunu “Güz yaprakları düşmeden önce” sağlayacaklarını açıklamasına rağmen bu hedef gerçekleştirilememişti. Ancak artık vakit gelip çatmıştı. Mareşal Rommel, oldukça zayıf kıyı savunma hattında müttefiklerin ağır deniz bombardımanını alt edebilecek ağır toplardan ve en önemlisi hava kuvvetleri ve denizaltı savunma kalkanından yoksun bırakılmıştı. Bölgedeki diğer bir komutan olan Mareşal Von Rundstedt’in büyük hatası sonucu zırhlı yedek birlikler geri hatlarda tutularak, kıyı bölgesinin savunması sadece piyade birliklerine yüklenmişti. Bu hata, savunmanın koordine derinliği ve komuta kontrol yeteneğini bozarak, püskürtme için karşı saldırının icrasını olanaksız kılmıştı. Müttefik askerleri, 9 Haziran’da gecikmeli olsa da başlayan mukabil zırhlı harekâta rağmen köprübaşlarını tutmuşlardı.

Sayfa 78 SANAL HAVACILIK
Falcon 4.0 ve Hava-Hava Radarı II
Semih ERDOĞAN (341-FighteR) 341-Kartal Filo / www.anatolianeagles.org
erdogansemih@ttnet.net.tr / editor@milscint.com

“Düşman saat 12 yönünde, bullseye 156 42, irtifası 22 bin feet, mesafe 22 mil, hedefe kilidim var atış izni istiyorum!”

Sanal filoların Falcon 4.0 simülasyonu ile yaptıkları uçuşlarında, angajman esnasında düşman uçaklarının; bullseye bilgisini, bize olan uzaklıkları ve irtifalarını sıkça bu gibi cümlelerle liderlere ve diğer uçaklara iletiriz. Bu sayımızda sizlere hava-hava muharebesinin en önemli unsurlarından olan hava-hava radar modlarını anlatacağız.

 


Yeni Sayımız

Yeni sayımızı bulabileceğiniz bayilerin listesi için, buraya tıklayınız.



Albümler








Military Science & Intelligence Magazine / MSI
Gizlilik ve Kullanım Prensipleri
Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz.© - 2005
En iyi Microsoft Internet Explorer 5+ ve 1280x1024 çözünürlükte görüntülenir.
E - mail : editor@milscint.com