5 Bakanlığın Müsteşarlıklarını Buluşturan ATO’nun Konferansında, Devletin Yerlileştirme Konusundaki Kararlılığı Ortaya Kondu – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

5 Bakanlığın Müsteşarlıklarını Buluşturan ATO’nun Konferansında, Devletin Yerlileştirme Konusundaki Kararlılığı Ortaya Kondu

21 Mart 2018

MSI Dergisi’nin 156’ncı sayısında yayımlanan “5 Bakanlığın Müsteşarlıklarını Buluşturan ATO’nun Konferansında, Devletin Yerlileştirme Konusundaki Kararlılığı Ortaya Kondu” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen, Teknolojik Dönüşümde Kamu Alımlarının Rolü: Yerli ve Milli Üretim konferansı, 6 Şubat’ta, Ankara’da gerçekleştirildi. Konu ile ilgili devlet politikalarının ele alındığı konferansta, 5 farklı bakanlığın müsteşarının konuşmacı olarak katıldığı, bir panel de yer aldı. Savunma ve havacılık sanayisini de ilgilendiren önemli mesajların verildiği konferansa, sektörün paydaşları da ilgi gösterdiler.

Sektör bakış açısı ile bakıldığında, ana temasının, “Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisinde gösterdiği atılımı, kamunun tümüne yaymak.” olduğu ifade edilebilecek konferans; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının himayesinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konferans Salonu’nda düzenlendi. Kamu tarafından yapılacak alımlar yolu ile yerli ve milli üretimin nasıl teşvik edileceğinin masaya yatırıldığı konferans sırasında, en çok üzerinde durulan konulardan biri de 24 Ocak tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan genelge ile kurulan, “Yerlileştirme Yürütme Kurulu” oldu.

Etkinlik, ATO Kamu Alımlarında Yerli Katkı ve Ticari İş Birliği Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Musa Pireci’nin konuşmasıyla başladı. Pireci, Türkiye’nin içinde bulunduğu küresel ve bölgesel konjonktür düşünüldüğünde, her zamankinden çok daha fazla yerli ve milli projeler üretilmesi ve süratle hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Üretmeyen bir Türkiye kalkınamaz.” dedi.

 

Büyüyen Tehdit: Orta Teknoloji Tuzağı

Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir ise orta gelir tuzağı olarak da adlandırılan tehlikeye, şu sözleri ile dikkat çekti: “Türkiye ekonomisine ilişkin hep söylenen orta gelir tuzağı kavramının özünde, orta teknoloji tuzağı yatmaktadır. Orta gelir tuzağından kurtulması ve belirlenen ekonomik hedeflere ulaşması için, Türkiye’nin, ilk önce, şu anda içinde bulunduğu orta teknoloji segmentinden, yüksek teknolojiye sıçraması gerekmektedir. Bu amaçla Türkiye’yi teknolojik alanda öteye taşıyacak her türlü yol, yöntem ve model bizim için çok önemlidir.”

 

Yükte Hafif Ama Pahada Ağır Üretimi Henüz Başaramadık

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, Türkiye’nin imalat sanayi üretiminin, ağırlıklı olarak düşük ve orta düşük teknoloji gruplarından oluştuğuna dikkat çekti ve şunları ekledi: “İmalat sanayimizin teknoloji düzeylerine baktığımızda, yüksek teknolojili sektörlerin üretim değerinin, toplam içinde, sadece %3 seviyesinde olduğu görülüyor. Yükte hafif; ama pahada ağır üretimi henüz başarabilmiş değiliz.”

Yerlileştirme Yürütme Kurulu

Yerlileştirme Yürütme Kurulu’na da değinen Baran, şunları söyledi: “Amaç, yurt içi sanayinin uluslararası pazarlara entegre olarak değiştirilmesi; ileri teknoloji ürünlerin, sanayi ve ihracattaki payının arttırılması. Yerlileştirme Yürütme Kurulu, sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltacak ve rekabet gücünü arttıracak programların hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yapacak. Söz konusu kurul ile orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin sanayi ve ihracattaki payının arttırılması hedefleniyor. Bu hedef, gerçekten önemli. İhracatımızın içinde, yüksek teknolojili ihracatın payı, sadece %5 civarında. Bizim orta gelir tuzağından çıkabilmemiz için, cari işlemler dengesinde açık vermememiz ve ileri teknoloji ağırlıklı üretim modelini hayata geçirmemiz gerekiyor.”

Baran, son olarak, konferansın düzenlendiği tarihte devam etmekte olan Zeytin Dalı Harekâtı ile ilgili olarak şunları dile getirdi: “Bugün konuştuğumuz konuların, canlı bir anlatımıdır bu harekât. Yerli sanayinin önemini günlerce anlatsak bu kadar etkili olamazdı. Bu harekât gösterdi ki; yerli ve milli üretim olmadan, bu bölgede ayakta kalmamız, söz sahibi olmamız mümkün olmayacaktır.”

Türk Sanayisinin Dünyadaki Yeri

Daha sonra kürsüye gelen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, konuşması sırasında, çeşitli sayısal verilere değindi: “Türkiye, sanayide üretilen ürün çeşitliliği bakımından, Avrupa’da 7’nci sırada yer almaktadır. Toplam 2.982 çeşit sanayi ürünü üretiyoruz… Sanayi üretimimizin mali değerine baktığımız zaman, 2015’te 956 milyar lira; 2016’da da %9 artarak 1 trilyon lirayı geçmiş durumda. Teknolojik yapımızsa henüz arzuladığımız noktada değil. Sanayi üretimi içinde yüksek teknolojinin payı %3,3 iken, orta ve ileri teknoloji grubunun payı ise %25 civarındadır… Hedefimiz, bir üst lige çıkmak ve yüksek teknolojiye geçmektir.”

 

Hâlihazırdaki Teşvikler

Kamu alımları yoluyla yerli sanayinin desteklenmesi yönteminin, tüm gelişmiş ülkelerde uygulanan çağdaş bir yaklaşım olduğunu söyleyerek devam eden Hisarcıklıoğlu, bu konuyla ilgili şunları belirtti: “Bu yaklaşım, bazen doğrudan yerli malın alımının teşvik edilmesi; bazen de yine yerli sanayinin dâhil olması koşuluyla Ar-Ge, inovasyon ve çevreci ürün destek politikaları olarak karşımıza çıkmaktadır… Ülkemizde de bu konu, uzun süre gündemde kaldı ve nihayetinde, 2011’de, Kamu İhale Kanunu’nda, yerli isteklerle ilgili düzenlemeleri konu alan maddede yapılan değişiklikle yerli malına fiyat avantajı sağlandı. 2017 yılında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız tarafından, orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünlerini konu alan ihalelerde, yerli malını teklif eden istekliler lehine %15 fiyat avantajı sağlanması, zorunlu hale getirildi.”

Etkinliğe katılan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız da konuşmasında, kamu alımlarının başarılı şekilde uygulandığı alanlara örnek olarak savunma ve havacılık sanayisini gösterdi.

 

Teknolojik Ürünlere Pozitif Ayrımcılık

Açılışın son konuşmasını yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü ise yerli ve milli üretimi bir strateji olarak benimsedikleri belirterek şunları dile getirdi: “Özelikle orta ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı, hedef olarak belirliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için, kamu alım gücünü, sanayimizin teknolojilik dönüşümüne katkı sağlayacak şekilde kurgulamak, planlamak ve yönlendirmek durumundayız. Kalkınma hedeflerimizin ve programlarımızın önemli bir ayağını, kamu alımları yoluyla sanayinin desteklenmesi oluşturmaktadır. Bunun adına ister pozitif ayrımcılık deyin ister yerli ve milli destek deyin. Kamu alımlarını, önemli bir kalkınma enstrümanı olarak görüyoruz. Bakanlığımızın 2018 yılındaki öncelikli hedeflerinden biri, üretim altyapımızı dünyadaki teknolojik gelişmelere uyumlu bir hale getirmektir. Biz bakanlık olarak, teknoloji açığımızı kapatmak suretiyle cari açığımızın da kapanacağına inanıyoruz… Temel motivasyonumuz ve hedefimiz, yüksek teknolojiye dayalı ürünleri üretmek ve ihraç etmektir.”

Dr. Özlü, bu politikalarla ilgili şu ana kadar atılan adımları özetlerken 30111 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7033 sayılı kanuna atıfta bulundu: “1 Temmuz 2017’de yasalaşan üretim reform paketinde, kamu alımları yoluyla yerli sanayimizi sonuna kadar desteklemeyi hedefledik. Kanunun 63’üncü maddesinde, orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünlerinin ihalesinde, yerli malı teklif edenler lehine %15 oranında fiyat avantajı sağlanmasını zorunlu hale getirdik. Yerli malı yazılım konusunda da aynı düzenlemeyi yaptık. Ayrıca, yapım işlerinde kullanılan makinaların yerli malı olması konusunda da son derece etkin düzenlemeleri hayata geçirdik.”

 

Müsteşarları Buluşturan Panel

Etkinlikte, toplam 4 adet panel düzenlendi. Bunlardan, moderatörlüğünü TOBB Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nın yaptığı, Yerli ve Milli Üretim Hamlesi başlıklı panelde; beş bakanlığın müsteşarlarlıkları bir araya geldi. Bu oturumda konuşan isimler ve değindikleri konular şunlar oldu:

  

 

  • Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Dr. Veysel Yayan, Yerlileştirme Yürütme Kurulu’nun yapacağı çalışmalar hakkında bilgi verdi. “Türkiye, kendi imkânları ile üretmenin yolunu arıyor.” şeklinde konuşan Dr. Yayan, kamu alımlarının, yerli üretimdeki lokomotif etkisinden söz etti. Cari açık sorununa da değinen Dr. Yayan, ayrıca şunları belirtti: “Yerlileşmeye dönmemiz, kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Bakanlığımız, bütün birimleriyle yerlileşme konusunda azami gayret sarf ediyor.”
  • Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şenel, 2017 yılında, 157 milyar dolarlık ihracat; 233,8 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştirildiğini; hem ihracatın hem de ithalatın önemli kısmının ara mallardan oluştuğunu belirterek, “Dış açığa neden olan alanlarda, üretim yapımızı geliştirmeliyiz.” diye konuştu. Kamunun ithalatının, Ekonomi Bakanlığı’nın iznine tabi tutulduğunu söyleyen Şenel, teknolojik dönüşümü sağlayacak yatırımlara destek verdiklerini de sözlerine ekledi.

  

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, enerji sektöründe yerlileşmenin önemine vurgu yaparak, İleri Teknoloji Eğitim Merkezi oluşturacaklarını söyledi.
  • Kalkınma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yılmaz Tuna, inşaatlarda kullanılan yapı malzemelerinin, kapıdan menteşeye kadar ithal olduğuna dikkat çekerek, öncelikle cari açığa yol açan ürünlerin yerlileştirilmesi gerektiğini vurguladı. En önemli eksiklerden birinin, koordinasyon eksikliği olduğunu belirten Tuna; kamu alımları ile ilgili bir kurul oluşturulması, kurumlar arası ortak alım mekanizmasının geliştirilmesi ve kamunun tedarik planlarının kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini kaydetti.

 

  • Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta merkezi alım sistemi oluşturacaklarını belirterek, Devlet Malzeme Ofisi’ne benzeyen bir kurum olacak Sağlık Malzeme Ofisi’ni kuracaklarını bildirdi. Hastanelerin ihtiyaçlarını, Sağlık Malzeme Ofisi üzerinden karşılayacaklarını anlatan Gümüş, bu kurum ile yerli malı alımını da arttırmak istediklerini kaydetti. Sağlıkta hangi ürünlerin yerlileştirileceği konusu üzerinde, iki yıldır çalıştıklarını söyleyen Gümüş, önümüzdeki 10 yıl içinde, 60 bin adet MR, tomografi, ultrason, dijital röntgen ve monitör cihazına ihtiyaç olduğunu belirterek, bu cihazların Türkiye’de üretilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Etkinliğin son panelinde, 5 farklı bakanlığın müsteşarlıkları bir araya geldi.

 

Etkinlik sırasında düzenlenen diğer paneller ve moderatörleri ise şunlar oldu:

  • Yerli Üretim ve Sanayide Teknolojik Dönüşüm İçin, Kamu Alım Mekanizmaları – Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bakan Danışmanı Kemal Kaya
  • Enerji, Sağlık ve Ulaştırma Sektöründe Kamu Alımları – ATO Yönetim Kurulu Üyesi ve Kamu Alımlarında Yerli Katkı ve Ticari İş Birliği Özel İhtisas Komisyonu Üyesi Kemal Gazioğlu
  • Kamu Alımları Sanayici İçin Fırsat mı Tehdit mi? – OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın

1,329 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme