8’inci DSS Özel Sayısı: Denizlerin Savunulmasında Akademik Katkı Gebze Teknik Üniversitesi’nden – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

8’inci DSS Özel Sayısı: Denizlerin Savunulmasında Akademik Katkı Gebze Teknik Üniversitesi’nden

15 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin, medya sponsorluğunu üstlendiği 8’inci Deniz Sistemleri Semineri için hazırlamış olduğu, içerisinde haber, analiz, makale ve söyleşilerin yer aldığı 151’inci özel sayısında yayımlanan “Denizlerin Savunulmasında Akademik Katkı Gebze Teknik Üniversitesi’nden” başlıklı tanıtıcı makale, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Prof. Dr. Haluk GÖRGÜN / gorgun@gtu.edu.tr

Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü

Bir ülkenin savunmasında ihtiyaç duyulan her türlü araç ve gerecin, yatırım malları başta olmak üzere, diğer bütün endüstriyel işkolları ile iş birliği içerisinde geliştirildiği ve üretildiği resmi veya özel hüviyetli firmalar topluluğu olarak tanımlayabileceğimiz savunma sanayisi, çok geniş bir spektruma sahiptir. Sağlam bir denizcilik endüstrisini de bu platformdaki en önemli yapı taşlarından biri olarak tanımlamak mümkündür. Dünya ekonomisinin merkezinde yer alan deniz endüstrisinin etkisi, en net bir şekilde, savunmada hissedilmektedir.

GTÜ, bilgi ve tecrübesini, farklı kurum ve kuruluşlarla da paylaşıyor. Prof. Dr. Görgün, Deniz Harp Okulu öğrencilerine, Endüstri 4.0 ile ilgili ders verirken görülüyor.

 

Bireysel kullanımdaki yatlardan, küresel askeri harcamaya kadar her şeyi etkileyen bu alanda; küreselleşmenin etkisiyle her geçen gün yoğunlaşan deniz trafiğinin kesintisiz devam etmesi, ülke ekonomileri için vazgeçilmez hâle gelmektedir. Birleşmiş Milletlerin düzenleyici bir kolu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne göre, deniz taşımacılığının yüksek maliyet etkinliği ve güvenilirliği nedeniyle dünya ticaretinin %90’ının deniz yoluyla gerçekleştirildiğini göz önüne aldığımızda, nakliye ve askeri olarak denizcilik faaliyetlerini de dikkate almakta yarar vardır. Nitekim 1970’li yıllardan 2010 yılına kadar geçen süre zarfında, deniz ticareti için yüklenen ve taşınan toplam ton sayısı, 3 kat artarak 8 milyar tona çıkmıştır. Petrol, mineraller, nükleer ekipman ve araçlar, deniz taşımacılığına en fazla bağımlı olan ürünler arasındadır.

Dünyada ve ülkemizde, uluslararası ticaretin yaklaşık %90’ının denizyolu ile gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, askeri denizcilik sanayisinin gelişimine katkıda bulunmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz deniz ticaretine ilişkin verilerden, istatistiksel değerlendirmeler sonucunda oluşturulan deniz ticaret istatistiklerini incelediğimizde, bugün; dünya deniz ticaret filosu 1,5 milyar DWT (Dead Weight Tonnage)’a; dünya deniz ticaret hacmi 9 milyar tona ve parasal değer bakımından dünya deniz ticareti de 9 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmıştır. Bir denizci ülke olarak Türkiye’nin, bu büyüklükteki pastadan, daha fazla pay alması kaçınılmaz hâle gelmiştir. Türkiye, gelecek 10 yıl içinde 46 trilyon dolara ulaşması beklenen dünya ticaret hacminden daha fazla pay alabilmek için, denizcilik alanında, önemli hedefler doğrultusunda bir politika geliştirmektedir. Dış ticaret hacminin %87’sinin deniz yoluyla taşınması, denizciliğimizin geliştirilmesi için atılan adımların ve gerçekleştirilen faaliyetlerin önemini göstermektedir.

GTÜ’de, elektronik teknolojileri ile ilgili çalışmalar, kesintisiz devam ediyor.

 

Çeşitli jeopolitik kuramların odak noktası olmuş Afro-Avrasya coğrafyasının merkezinde, kritik bir coğrafi konuma sahip olan ülkemizde, diğer alanlarda olduğu gibi, denizlerde de güçlü olmak durumundayız. İstikrarlı ve müreffeh bir devleti idame ettirebilmek, diğer faktörlerin yanı sıra askeri açıdan da güçlü olmayı gerektirmiştir. Atatürk’ün belirttiği gibi: “Hudutlarının mühim ve büyük aksamı deniz olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türkiye Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır.” Ülkemizde deniz ortamı, savunma ve güvenlik ekseninden baktığımızda, deniz ulaştırması açısından da her zamankinden daha çok önem arz etmektedir.

GTÜ’nün laboratuvar olanakları, hem üniversitenin araştırmalarına hem de sanayinin ihtiyaçlarına hizmet veriyor.

 

İleri teknolojiye gönül vermiş akademisyenleriyle, dev sanayi kentinde sürdürdüğü nitelikli bilimsel faaliyetleriyle ve geleceğin sektörlerine verdiği yönle; sınai kalkınmanın temelini bilişimle sıvayan Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ), ülkemizin denizcilik alanında gösterdiği atılıma katkı sunmak ve bu alandaki gelişmenin vazgeçilmez bir unsuru olmak şiarıyla harekete geçip bünyesinde “Denizcilik ve Yer Bilimleri” enstitüsünü kurmuştur. Ayrıca bu alanda çalışan akademisyenlerimizin ve projelerimizin sayısının arttığını, memnuniyetle belirtmek isterim.

GTÜ’nün hedefleri arasında, askeri denizcilik sanayisine katkı sağlamak da yer alıyor.

 

Mevcut durumda, yürümekte olan ve hazırlık çalışmaları devam eden askeri denizcilik projelerimiz şöyle sıralanabilir:

  • Hedef Takip ve Trak Füzyon Sistemi: Hedeflerin takibi ve izlerinin birleştirilmesine yönelik algoritmalar geliştirilmektedir. Aynı hedeflere ait izlerin birleştirilmesi, merkezi olarak ele alınmaktadır.
  • Sualtı Hedefleri Takip Sistemi: Sualtı hedeflerine ilişkin; mesafe, yön ve sürat kestiriminin, sadece kerteriz bilgilerine dayalı olarak elde edilmesine yönelik algoritmalar geliştirilmektedir.
  • Sensör Füzyon Temelli Görüntü Kıymetlendirme Sistemi: Farklı tipteki sensör verilerinin kaynaştırılması suretiyle ilgilenilen hedeflerin tespiti ve sınıflandırılması yapılmaktadır.
  • Sınır ve Kritik Tesis Güvenliği için Sensör Ağı Geliştirme Projesi: Akustik ve sismik etkileşime duyarlı ve düşük maliyetli sensör düğümlerinden oluşan, kablosuz ve güvenli haberleşme ağına sahip bir sensör ağı geliştirilmektedir. Projenin ikinci aşamasında, geliştirilen ürün, liman korumaya yönelik olarak, dalgıç vb. tehditler için adapte edilecektir.
  • Helikopter Uçuş Güvenlik Sistemi: Sis, kar, toz gibi hava koşullarında, dağlık ve engebeli arazilerde, helikopterlerin, yüksek gerilim hatları ve diğer engellere çarpmasını önleyici, güvenli uçuş ve iniş için bir uyarı sisteminin prototipinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Aynı zamanda ASELSAN’ın Yönetim Kurulu Üyesi de olan Prof. Dr. Görgün, IDEF 2017 sırasında, ASELSAN tarafından taarruz helikopterleri için geliştirilen sistemleri inceliyor.

 

Her alanda sanayi-üniversite iş birliğinin en güzel modelini oluşturan üniversitemizin, Savunma Sanayii için Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP)’na katkılarını da anımsatmak isterim. Bu program kapsamında, Savunma Teknolojileri Enstitümüz, ülkemizin savunma sanayisine yönelik ihtiyaçları doğrultusunda, katma değerli, çağın ötesinde projeleri, sektörün en önemli şirketleri ile birlikte hayata geçiriyor. SAYP Protokolü, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile GTÜ’nün koordinatörlüğünde yürütülüyor. Programın üyeleri ise ülkemizin önde gelen savunma sanayisi şirketlerinden; ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, STM, TUSAŞ, TEI, FİGES, BMC ve İstanbul Shipyard oldu. Program kapsamında, üye şirketlerde çalışan personelin, GTÜ’de yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapmaları sağlandı. Şirket personelinin, firmasının ihtiyacına yönelik olarak yaptığı araştırmayla, çalıştığı kurum için yeni bir uzmanlık alanını, üniversitemizden aldığı bilgi ve tecrübe ile hayata geçirmesini amaçladık. Askeri denizcilik sanayisi için de Deniz Harp Okulu ile imzaladığımız protokol kapsamında; karşılıklı öğretim elemanı ve eğitici personel desteği sunulmasını; ortak etkinlikler düzenlenmesini hayata geçiriyoruz. Karşılıklı bilgi paylaşımı ve destek ile faaliyetleri etkili kılarak, kurumlar arası yardımlaşmayı sürekli hâle getirmeyi ve seminer, sempozyum, kongre, konferans gibi ortak faaliyetler icra edilmesini kararlaştırdık. Karşılıklı ziyaretlerle askeri denizcilik sanayisine yapabileceğimiz katkıları değerlendirdik ve derhal gerekli projeleri başlattık.

Akademisyenlerimizin, savunma sanayimize yönelik yürüttüğü projeler, ülkemizin, kısa ve uzun vadede belirlediği hedeflere emin adımlarla ulaşmada, hiç şüphesiz katkı sunacaktır.

 

133 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme