8’inci DSS Özel Sayısı – Söyleşi: STM Genel Müdürü Davut Yılmaz – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

8’inci DSS Özel Sayısı – Söyleşi: STM Genel Müdürü Davut Yılmaz

17 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin, medya sponsorluğunu üstlendiği 8’inci Deniz Sistemleri Semineri için hazırlanan, içerisinde haber, analiz, makale ve söyleşilerin yer aldığı 151’inci özel sayısında yayımlanan, STM Genel Müdürü Davut Yılmaz’la yapılan söyleşi, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“Muharip gemi dizayn ve inşası açısından, özel sektör içinde, en köklü bilgi ve tecrübeye sahip firmayız.”

Türkiye’nin başlıca askeri gemi inşa projelerinde kritik roller üstlenen STM; tasarımdan inşaya, sanayileşmeden ihracata kadar pek çok alanda öncü rol oynuyor. STM’nin bu alandaki çalışmaları ve projelerinin son durumu hakkında, STM Genel Müdürü Davut Yılmaz’dan bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: STM, gemi tasarlayan, gemi inşa ve teslim sürecini yöneten; ama tersanesi olmayan bir firma. Bu tabloda, STM’yi, deniz platformları alanında nasıl konumlandırıyorsunuz? Örneğin, STM için, bu alanda “ana yüklenici” ifadesini kullanabilir miyiz?

Davut YILMAZ: STM’yi, beyaz yakalı mühendislik kadrosu ile denizaltılar dâhil askeri gemi inşa projelerinde; özellikle gemi inşa yan sanayimizin gelişmesine ve sanayileşmeye önem veren tersanelerimiz ile birlikte çalışan ve geleceğe yönelik olarak süreklilik ve gelişime öncülük eden, sanayileşme ve ihracata önem veren bir firma olarak tanımlayabiliriz.

Personel kadrosu, organizasyonu ve mevcut tecrübe birikimi ile bir tersane operasyonuna uygun yapımız ve dizayn, Ar-Ge, detaylı planlama ve keşiflendirme, sistem-ürün tedariki ve tedarikçi yönetimi, proje ve sözleşme yönetimi ve ELD faaliyetleri konusunda ulaştığımız deneyim sayesinde, yurt içinde denizaltı modernizasyon projelerinin; yurt dışında da Pakistan Denizde İkmal Gemisi ve AGOSTA Sınıfı Denizaltı Yarı Ömür Modernizasyon projelerinin ana yüklenicisi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer yandan, yine yurt içindeki ve yurt dışındaki çeşitli askeri gemi inşa ve modernizasyon projelerinde, ana yüklenici olmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

Bu çerçevede STM’nin, nitelikli ve yetkin uzman mühendisleri ve teknik personeli ile askeri gemi projelerine yönelik olarak verilecek her türlü görevi, layıkıyla yerine getireceğini belirtmek isterim.

 

MSI Dergisi: STM’nin bu konumunu, dünya geneline baktığınızda nasıl görüyorsunuz? STM ile aynı konumda değerlendirebileceğiniz başka firmalar var mı?

Davut YILMAZ: Askeri gemi inşa ve modernizasyon projeleri; uzun soluklu, kurumsal organizasyon ve gelişimin zorunlu olduğu, devlet politikalarına göre şekil alabilen, stratejik öneme sahip bir alandır. Dünyadaki örnekleri incelendiğinde, askeri gemi projelerinde, her ülkede, devlet tarafından yetkilendirilmiş öncü bir aktör bulunmaktadır. Zaten işin tabiatı gereği, bir ülkede, birden fazla fırkateyn veya denizaltı projesi yürütebilecek insan ve altyapı kaynağı bulmak kolay değildir. Bu tip stratejik projelerin devlet kontrolünde yürütülmesi ve geliştirilmesi, ihraç edilmesi ve ülkenin yüksek mühendislik kaynaklarının tek elden koordine edilmesi, bu projelerin olmazsa olmazıdır. Fransa, Almanya, İtalya, İspanya gibi dünyanın bu alanda en gelişmiş ülkelerine bakıldığında, devlet kontrolünde bir mühendislik kuruluşunun, ülkenin kaynaklarını en iyi şekilde organize ettiğini ve bilimsel gelişimi sağladığını; sanayileşmeye önem verdiğini ve sonuç olarak dünya pazarında rekabet eden bir markaya dönüştüğünü görebiliriz.

STM, MİLGEM ile Pakistan ve Suudi Arabistan’ın ihtiyaçlarını karşılamak için görüşmelerini ve çalışmalarını sürdürüyor.

 

Askeri gemi, özellikle muharip sınıf su üstü gemileri – fırkateyn, korvet, hücumbot – ve denizaltı gemilerinin inşa projelerini, dizayn safhasından, test ve tecrübe safhalarını da kapsayacak şekilde yönetme yeteneğine sahip organizasyon olarak, ülkemizde bu boşluğu dolduracak en uygun ve tecrübeli yapı, kuşkusuz STM’dir. Son dönemde, hem yaptığımız projeler hem de aktif olarak yürüttüğümüz iş geliştirme faaliyetleri ile Kolombiya’dan Endonezya’ya uzanan bir yelpazede, dünyada bilinen ve aranan bir marka olmaya başladık. Doğru planlama ve stratejiler ile mevcut konumumuzun, kısa zamanda daha da yükseleceğine ve Türk savunma sanayisine ve ekonomisine, çok daha büyük katkılar sağlayacağımıza inanıyoruz.

 

MSI Dergisi: STM’nin denizcilik alanındaki gelişimi, nasıl bir stratejinin ürünü oldu?

Davut YILMAZ: Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.lığı)’nın ortaya koyduğu büyük vizyon ve kararlı tutum ile gerçekleşen ve Türkiye’nin milli imkânlarının azami oranda kullanılarak dizayn ve inşa edilmesi öngörülen Milli Gemi (MİLGEM) projesi; son yılların en önemli savunma projelerinden birisidir.

MİLGEM projesine yönelik, ilk olarak 2000 yılında, SSM tarafından ihale açıldı; ancak proje ilerleyemedi. Bu deneyim sonucunda, askeri gemi inşa konusunda ülkemizde kazanılan bilgi ve tecrübenin kurumsal bir yapı içerisinde oluşturulması, korunması ve geliştirilmesi, sanayileştirme faaliyetlerine öncülük edecek şekilde bir oluşuma gidilmesi ihtiyacı oraya çıktı.

MİLGEM projesi, 2004 yılında, o dönemde Dz.K.K.lığı ve SSM’nin, projenin hayata geçirilmesi için gösterdikleri güçlü irade ve ortaya koydukları proje modeli kapsamında şekillenmiştir.

Günümüze kadar geçen süre içinde, STM bünyesinde, suüstü askeri gemi projeleri alanında ihtisas dallarına göre, kendi alanlarında önemli mesleki deneyime sahip, askeri projelerde görev almış, sanayiyi tanıyan, uzman ve kilit bir kadro ve denizaltı platformuna yönelik çekirdek bir kadro ile yurt içi ve yurt dışı danışmanlık, dizayn, modernizasyon, fizibilite ve sanayileşme faaliyetlerini yürütebilecek ve bu konuda öncülük edebilecek bir yapı oluşturulmuştur.

Genel olarak bakıldığında, Türk sanayisinde, gemi inşa sektörü dâhil imalat sanayisi, makine, elektrik gibi dallarda imalata yönelik geniş bir tesis, altyapı ve insan gücüne sahip olmakla beraber, aynı şeyi; dizayn, mühendislik ve Ar-Ge alanı için söylememiz zordur. Gelişmesi gereken sahanın bu olduğuna inanıyoruz. Devletimizin ve hükümetimizin işaret ettiği gibi, STM, askeri gemi mühendisliği özelinde, bu alandaki eksikliği tamamlama stratejisini benimsemiş bir firmadır.

Hâlihazırda STM, Türkiye’de, Dz.K.K.lığı dışında, denizaltı platformlarına yönelik olarak mühendislik altyapısına sahip yegane organizasyondur.

 

MSI Dergisi: Deniz platformları ile ilgili faaliyetler, STM’nin geneline baktığımızda; ciro, çalışan sayısı, proje sayısı gibi kriterler açısından değerlendirdiğinizde nasıl bir yer tutuyor?

Davut YILMAZ: Biliyorsunuz STM olarak, üç ana faaliyet alanında çalışmalarımız var: Mühendislik, Teknoloji ve Danışmanlık. Mühendislik alanında faaliyetler yürüten Deniz Projeleri bölümümüz, hâlen Teknopark İstanbul ile İstanbul ve Gölcük Askeri Tersanelerindeki ofislerimiz ve Pakistan’da devam eden projelerimiz kapsamında, Karaçi’deki iki ayrı tersanede bulunan ofislerimiz olmak üzere, toplam 5 ayrı yerleşkede faaliyetlerini sürdürüyor.

Hâlen 170’lere ulaşan beyaz yakalı personel sayımız ile deniz projelerine yönelik olarak, yurt içinde; MİLGEM, Yeni Tip Denizaltı, AY Sınıfı Denizaltı Modernizasyon projeleri ile Pakistan’da; Denizde İkmal Gemisi, AGOSTA 90B Sınıfı Denizaltı Yarı Ömür Modernizasyonu ve Ormara Deniz Üssü Hidrografik / Oşinografik Sörvey ve Liman Tasarım projeleri üzerinde çalışıyoruz.

Pakistan, AGOSTA 90B sınıfı denizaltılarının modernizasyonu için STM’yi seçti.

 

Devam eden deniz projelerimizin toplam değeri, yaklaşık 800 milyon dolar. Deniz Projeleri Direktörlüğümüz, gerek çalışan sayısı gerek devam eden projelerin tutarı ve yıllık ciro rakamları açısından değerlendirildiğinde, şirketimizin en önemli birimlerinden birini oluşturuyor.

STM’nin denizaltılar ile ilgili yaptığı çalışmalar arasında, AY sınıfı denizaltıların modernizasyonu da yer alıyor.

 

MSI Dergisi: STM, MİLGEM projesinde önemli görevler üstlendi ve bir ekosistem de oluşturdu: Küçük boyutlu alımlar için 212 firma ile çalışmalar yürüttü; hizmet ve materyal tedariki konusunda toplam 75 özel sektör firması ile sözleşme imzaladı ve yaklaşık 9.200 kalem malzeme tedarik etti. Bu ekosistem, arzu ettiğiniz genişliğe ve derinliğe ulaştı mı? Ekosisteme katılmak isteyen firmalar için bir mesajınız var mı?

Davut YILMAZ: MİLGEM projesinde, %70 yerlilik payı gerçekleştirilerek gemi inşa ve donatımında kullanılan sistem, cihaz ve malzemeler, yerli sanayi iş birliği ile sağlandı. Bu bağlamda, alt yüklenicilerimizle imzalanan tedarik sözleşmeleri öncesinde ve sonrasında; dizayn, ürün geliştirme, detay üretim planlama, dokümantasyon, sertifikasyon ve üretim aşamalarında, yoğun mühendislik faaliyetleri gerçekleştirilmiş ve Dz.K.K.lığı isterleri ve askeri standartlara uygun malzeme, cihaz ve sistemler tasarlanarak üretilebilmiş ve başarıyla teslim edilmişlerdir. MİLGEM projesinde iş birliği yaptığımız yerli sanayi firmaları, STM ile çalışmayı tercih etmekte ve MİLGEM sonrasında, yurt içinde devam eden askeri gemi projelerinde ve Pakistan’da inşasını gerçekleştirilmekte olduğumuz Denizde İkmal Gemisi projesinde de yer almaktadırlar. Türkiye’de birçok firma, askeri deniz platformlarının inşası, donatımı ve modernizasyonu konularında önemli katkı sağlayabilecek ve üretim yapabilecek potansiyele ulaşmıştır. STM’nin önemli amaçlarından biri; yerlileştirme, yerli katkının arttırılması ve yerli sanayinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Yerli ürün standartlarının oluşması ve batı ülkelerinde olduğu gibi, ürün standartlarının mevcudiyeti, rekabeti arttırarak ekosistemin gelişmesini ve genişlemesi sağlamaktadır.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın, 2004-2006 Gemi İnşa Sektör Raporu’nda; kimyasal tanker, konteynır ve yük gemisi inşasında ulaşılan yerlilik payının, %14-15’ler seviyesinde olduğu bilgisi yer alıyor. Bu değer, askeri gemiler için, bugün %60’lar seviyesine ulaşmıştır. Hedefimiz, bu değerin daha da yukarılara taşınabilmesi için, sanayileşme alanında üzerimize düşen gayreti, azami seviyede göstermektir.

Bu bağlamda, az önce belirttiğim kriterlere uygun olarak, ekosistemin sürekli genişlemesi, en büyük arzumuzdur. Yerlilik payını arttırmak adına, ekosistemde mevcut firmalar ile rekabet edebilecek nitelikte yeni firmaların oluşması, arzu ettiğimiz bir durumdur. Tedarikçi adaylarımızdan ve tedarikçilerimizden beklentimiz ise askeri projelere dâhil olmaktan korkmamaları; askeri malzeme, cihaz ve sistem üretimi konusunda standartlarını yükselterek ürün gamlarını geliştirmeleri ve STM’nin; yerli ürünlerin ve sistemlerin dizaynı, geliştirilmesi ve üretimi aşamasında, bilgi beceri, kabiliyet ve desteğini her zaman hissedeceklerini bilmeleridir.

 

 

Yeni İhracat Haberleri Yakın

MSI Dergisi: STM, resmi olarak MiLGEM’in ihracatı konusunda yetkilendirildi. Suudi Arabistan ve Pakistan’ın MİLGEM ile ilgilendiği de biliniyor. Bu ülkelerin MİLGEM tedarik etmeleri ile ilgili son durum nedir?

Davut YILMAZ: STM tarafından, MİLGEM projesinde, ilk gemi TCG HEYBELİADA’nın ilk sac kesiminin yapıldığı 2006 yılından itibaren, bu yetkinliğin yurt dışına ihraç edilmesi için çaba gösterildiğini vurgulamak isterim. Harp gemisi veya bu yetkinliğin yurt dışına ihraç edilmesi; sabır, süreklilik, uzmanlık ve koordineli çalışma gerektiren bir süreç. Bilindiği üzere, IDEF 2017 esnasında, Pakistan Deniz Kuvvetleri için, 4 adet MİLGEM sınıfı korvetin inşasını konu alan Niyet Mektubu, Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile SSM arasında imzalandı. Müteakiben Pakistan Savunma Üretim Bakanlığının isterlerine uygun olarak, teklifimizi kendilerine sunduk. Hâlen sözleşme görüşmeleri kapsamında, teknik müzakerelere devam ediliyor. Yakın zamanda, sözleşme görüşmelerinin tüm yönleriyle ilerlemesi ve sonuçlandırılması planlanıyor.

Suudi Arabistan ile de MİLGEM ihracatı konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Proje kapsamında, Suudi Arabistan tarafı ile kısa süre içerisinde, nihai sözleşme görüşmelerine başlamayı hedefliyoruz. İnşa edilecek gemilerden en az birinin, Suudi Arabistan’daki yerel bir tersanede, STM’nin dizayn, malzeme ve proje yönetimi ile inşasına yönelik çalışmalarımız da devam ediyor.

Pakistan Denizde İkmal Gemisi’nin Karaçi Tersanesi’nde inşa edilmesi, STM’nin tasarladığı gemileri farklı tersanelerde inşa ettirebilme yeteneğinin de bir göstergesi oldu.MSI Dergisi: İhracat çalışmalarınız kapsamında, Suudi Arabistan ve Pakistan dışında görüşmeler yürüttüğünüz ülkeler var mı? Bu ülkelerdeki çalışmalarınızın güncel durumu ile ilgili bilgi verir misiniz?

Davut YILMAZ: Yurt dışında, Kolombiya’dan Endonezya’ya kadar geniş bir yelpaze içerisinde, gerek yeni gemi inşa gerekse modernizasyon projeleri kapsamında, iş geliştirme faaliyetlerimiz aktif bir şekilde sürüyor. Uluslararası alanda tanınan ve rekabet edebilen bir firma olarak, ülkemiz adına başarı sağlayacak; silah ve sensör üretici firmalarımıza, özel sektör tersanelerimize ve gemi inşa yan sanayinde faaliyet gösteren firmalarımıza iş imkânları yaratacak yeni projelere imza atmak üzere çalışmalarımıza yoğun olarak devam ediyoruz.

 

MSI Dergisi: STM, kazandığı ihalelerde, MİLGEM için nasıl bir inşa programı öngörüyor? Örneğin, yurt içinde bir tersane ile mi çalışacaksınız yoksa başka bir planınız var mı?

Davut YILMAZ: Bu sorunuzu, yurt dışındaki dünya devi firmaların çalışmalarından örnekler vererek cevaplayabiliriz. Örneğin, Fransa’da bir fırkateyn veya denizaltının, şimdiki adıyla Naval Group – eski adıyla DCNS – firması tarafından inşa edildiğini herkes bilir. Ancak DCNS’nin bu projeleri hangi tersanelerde gerçekleştirdiği ise genel olarak pek bilinmez. Çünkü önemli olan, DCNS firmasının, bu projeleri, dünyanın herhangi bir tersanesinde gerçekleştirebilecek, uzman mühendis kadrosuna sahip olmasıdır.

Bu kapsamda STM, Türkiye’de, askeri gemi inşa üretim izin belgesine sahip ve yeterli fiziki altyapısı bulunan herhangi bir tersanede, gerek ADA sınıfı korvetleri gerekse diğer tip askeri gemileri kolaylıkla inşa edebilir. STM ana yükleniciliğinde yürütülen, Pakistan Denizde İkmal Gemisi’nin Karaçi Tersanesi’nde inşa edilmesi veya AGOSTA sınıfı denizaltıların, yine Pakistan Deniz Kuvvetleri Tersanesi’nde modernize ediliyor olmasını, bu yaklaşıma örnek gösterebiliriz.

Ayrıca, ihracat faaliyetlerine yönelik şu hususu da vurgulamak gerekir; dünyada müşteri konumunda bulunan ülkelerin çoğunluğu, bizim 30-40 yıl öncesinde yaptığımız gibi, talep ettikleri askeri gemileri, kendi ülkelerindeki tersanelerde ve kendi sanayilerinin azami katılımı ile inşa etmek istiyorlar. Bunu da doğal karşılamak gerekir. Önemli olan, bu kapsamdaki projeleri gerçekleştirebilecek; mühendislik bilgi ve deneyimi ile yan sanayiye sahip olmak ve bunları idame etmektir.

MİLGEM projesi ile Pakistan inşa ve modernizasyon projelerinde, tersane sahibi olmamamıza rağmen büyük tecrübeler elde ettik ve askeri veya özel bir tersanede, üretim süreçleri ve proje yönetiminin nasıl yapılacağını gayet iyi biliyoruz. Tersane işletme ve operasyonunu çok iyi bilen deneyimli kadro ve organizasyonumuz ile dost ve müttefik bir ülkenin deniz kuvvetlerine ait askeri tersane veya özel sektör tersanesinde sağlayacağımız; dizayn, ürün paketi ve inşa detay planlama, proje yönetimi, üretim yönetimi, özellik ve yetkinlik gerektiren inşa faaliyetlerinin bizzat icrası gibi tüm teknik hizmetlerle MİLGEM korveti veya benzer platformları, en iyi şekilde inşa edebileceğimize inanıyoruz. Yine vurgulamak isterim ki; teklif verdiğimiz ülkelerden, projenin kendi ülkelerinde tamamlanması isteği dikte edilmediği sürece, bizim tercihimiz, istihdam ve yerli sanayi katılımıyla birlikte, projenin Türkiye’de tamamlanarak müşteriye teslim edilmesi yönünde olacaktır.

 

MSI Dergisi: STM, geçtiğimiz Temmuz ayında kazandığı, Pakistan Savunma ve Üretim Bakanlığının hidrografik / oşinografik etüt ve liman tasarımı ihalesi kapsamında neler yapacak? Bu ihale, STM’nin önünde ne gibi yeni projeler ve iş alanları açacak?

Davut YILMAZ: Deniz üsleri, önemli bir deniz gücü unsuru olarak, ülkelerin savunma stratejilerinde çok büyük öneme sahip askeri yapılardır. Deniz kuvvetlerinin en kıymetli harp platformlarının; güvenle barındırıldığı, görevlerine her an hazır bulunduruldukları, her türlü teknik ve lojistik desteği 24 saat alabildikleri, dost ve müttefik unsurları ağırladıkları; barış, gerginlik ve kriz zamanlarında, güç aktarımı yaptıkları ana savunma yapılarıdır.

Pakistan Deniz Kuvvetlerinin stratejik olarak önem verdiği ve sürekli gelişmekte olan bir askeri üssünün, bu gelişimini sürdürmesi için açmış olduğu; hidrografik / oşinografik etüt ve liman tasarımı ihalesini kazanmış olmaktan memnuniyet duymaktayız. STM, bu ihale sonucunda, bir yetkinliğini daha hayata geçirme fırsatı bulmuştur. Bu proje ile askeri gemilere yönelik projelerin yanı sıra deniz kuvvetlerinin yüzer unsurlarına hizmet veren sahil tesislerinin modernizasyonu da gerçekleştireceğiz.

 

MSI Dergisi: Geçtiğimiz dönemde, AY Sınıfı Denizaltı Modernizasyon Projesi’ni başarıyla tamamlayan, Yeni Tip Denizaltı Projesi’ndeki çalışmalarına devam eden STM, IDEF 2017’de, 1.700 tonluk milli denizaltı tasarımının maketini de sergiledi. STM, milli denizaltı ile ilgili çalışmalar kapsamında neler yapmayı hedefliyor?

Davut YILMAZ: Denizaltılar, uzay araçlarından sonraki en yüksek teknolojili ve karmaşık platformlardan biridir. Bir denizaltıyı sıfırdan başlayarak dizayn etmek için, ülkenizin denizaltıya yönelik tüm imkân ve kabiliyetlerini harekete geçirmeniz gerektiği aşikardır. Genel olarak ifade etmek gerekirse dizaynın, önce üniversite ve araştırma kurumları ile mühendislik organizasyonlarında yapılan bilimsel araştırmalarla başlaması; denizaltıya yönelik kritik teknolojilerin geliştirilmesi ile devam etmesi ve sonrasında 500 kişiye varan bir dizayn ekibinin bir araya getirilmesi ile tamamlanması öngörülmektedir. IDEF 2017’de sergilemiş olduğumuz 1.700 ton deplasmanlı denizaltımız, konsept /ön dizayn seviyesi bir dizayn çalışmasının ürünüdür. Bu alanda yetkinliğimizin geliştirilmesi, eksikliklerin görülmesi maksadıyla tamamen STM’nin iç kaynakları kullanılarak yapılmış bir çalışmadır.

STM olarak, yaklaşık 10 yıldır, ülkemizin bu hedefi gerçekleştirebilmesi için çalışıyoruz. Kendimizi, sanayideki paydaşlarımızı ve eğitim kurumlarımızı, imzaladığımız sözleşme vb. anlaşmalarla bilgi transferi ve mühendislik desteği vererek hazırlamaya çalışıyoruz. Örneğin, bu sene üniversitelerde, denizaltı konusunda yapılan akademik çalışmaların sayısını arttırmak ve denizaltı konusunda bilinirliği sağlamak için, üniversitelerimizde eğitim gören lisans ve yüksek lisans öğrencileri arasında, hiçbir ön kısıt olmaksızın, sadece denizaltı teknolojileri ve dizaynı konusunda bir yarışma tertipleyeceğiz. STM olarak, hâlihazırda 40’ın üzerine çıkmış olan denizaltı dizayn kadromuzu, belirttiğim gibi, tüm kurumların ortak katılımı ile gerçekleştirilecek, Milli Denizaltı dizayn faaliyetleri için yeterli olacak sayılara çıkarmayı hedefliyoruz.

 

MSI Dergisi: STM’nin IDEF 2017 sırasında maketini sergilediği bir diğer platform, Hava Savunma Harbi Fırkateyni oldu. STM, Hava Savunma Harbi Fırkateyni (TF-2000) Projesi’nde hangi rolleri üstlenmek istiyor?

Davut YILMAZ: STM olarak, dünya pazarında var olan hava savunma fırkateyni ihtiyacını karşılamak üzere çalışmalarını sürdürmekteyiz. Elde edilen tasarımlarımız ile çok maksatlı fırkateyn özelliklerinin yanı sıra kuvvetli bir hava savunma kabiliyetine sahip platformları hedefliyoruz. TF-2000 projesinde, SSM ve Dz.K.K.lığı ile birlikte, ortak bir çalışma ortamında, geminin dizaynını, en başından geliştirmek arzusundayız. STM’nin harp gemisi dizayn ve üretim kabiliyeti ve tecrübesi çok yüksektir. Korvet, fırkateyn gibi muharip gemi dizayn ve inşası açısından, özel sektör içinde, en köklü bilgi ve tecrübeye sahip firmayız.

Ana yüklenici sorumluluğunu üstlenerek, SSM ve Dz.K.K.lığı hedefleri doğrultusunda, ülkemiz savunmasına hizmet edecek en iyi gemiyi, donanmamıza kazandırılabileceğimizi değerlendiriyoruz.

 

MSI Dergisi: Türk Tipi Hücumbot Projesi’nde, STM’nin tasarımı da yarışan adaylar arasında yer alıyor. STM’nin tasarımı seçilirse botların inşa süreci nasıl olacak? Botlar nerede inşa edilecek?

Davut YILMAZ: FAC-55 gemimiz, Türk Tipi Hücumbot Projesi için üzerinde çok çalıştığımız, deneylerini yaptığımız ve kendini ispatlayan bir platform oldu ki; burada amacımız, donanmamıza hizmet edecek en iyi olanı tasarlamaktı. Yaptığımız analizler ve yaratıcı çözümler ile isterleri karşıladığını görmekteyiz. FAC-55 ile ilerlediğimizde, platformun teknik özelliklerine uygun en iyi inşa kabiliyetine sahip bir tersanede üretilmesini hedeflemekteyiz. İnşa süresince, zaman planına uygun olarak, sistem tedariklerini sağlamayı; ana alt yüklenicilerimiz ile koordineli çalışmayı; kalite kontrol ve testleri başarı ile tamamlamayı ve donanmamıza hizmet edecek mükemmel bir platformu hedefliyoruz.

Ayrıca, hücumbot dizaynımızın, uluslararası alanda da büyük ilgi gördüğünü ve yankı uyandırdığını da belirtmek isterim.

 

MSI Dergisi: 10 sene sonra, STM’nin deniz platformlarına yönelik faaliyetlerini hangi nokta görmeyi hedefliyorsunuz?

Davut YILMAZ: Ulusal askeri gemi inşa yeteneklerinin idamesinde, özellikle özgün tasarım, mühendislik yetenekleri ile bilginin devamlı gelişimi ve sürekliliği, denizcilik gücüne inanan ve ihtiyacı olan ülkeler açısından önem arz eden bir konudur. Nitekim ABD, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin, kendilerine özel program, organizasyon ve politikalarla bu yeteneklerini geliştirdiğini ve bu suretle de dünyadaki muharip askeri gemi inşa pazarında söz sahibi olduklarını gözlemlemekteyiz. Askeri gemi inşa projelerinde, entelektüel bilgi birikimi ve tecrübenin kurumsal olarak idamesi ve gelişimi maksadıyla uzmanlaşmış mühendislik ekibinin, sürekli olarak organizasyon bünyesinde idamesi önem arz etmektedir.

STM, Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde de önemli görevler üstleniyor.

 

STM olarak, MİLGEM projesi ile başlayan ve günümüze kadar geçen süre içinde, deniz projeleri alanında oluşturduğumuz uzman kadrosunu geliştirerek muhafaza etmeyi; askeri su üstü gemileri ve denizaltı platformuna yönelik, yurt içi ve yurt dışı alanda tanınan ve önde gelen firma durumunda dizayn, modernizasyon ve sanayileşme faaliyetlerini yürütmeyi; uluslararası projeler ile dünya pazarında ülkemizin aldığı payı arttırmayı, bu alanda bir marka değeri yaratmayı hedefliyoruz.

 

STM Genel Müdürü Davut Yılmaz’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

729 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme