8’inci DSS Özel Sayısı – Söyleşi: YALTES Genel Müdürü Mehmet KİTİŞ – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

8’inci DSS Özel Sayısı – Söyleşi: YALTES Genel Müdürü Mehmet KİTİŞ

22 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin, medya sponsorluğunu üstlendiği 8’inci Deniz Sistemleri Semineri için hazırlanan, içerisinde haber, analiz, makale ve söyleşilerin yer aldığı 151’inci özel sayısında yayımlanan, YALTES Genel Müdürü Mehmet Kitiş’le yapılan söyleşi, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“15’inci yılında YALTES’i; milli tasarım, azami yerli katkı ve ihracat kelimeleri ile tarif ediyoruz.”

YALTES’in kuruluşu ve ardından geçirdiği dönüşüm, bir bakıma, Türk savunma ve havacılık sektörünün gelişim hikâyesinin bir başka anlatımı. Bu yıl, kuruluşunun 15’inci yıldönümünü kutlayan YALTES; 15 yılda, hazır ürünleri üreten bir firmadan, kendi özgün tasarımı çözümlerini dünya çapında teslim eden bir firmaya dönüştü. Bu gelişimini, dünyadaki gelişmeleri yakında takip ederek edineceği yeni kabiliyetlerle ve geliştireceği yeni çözümlerle sürdürmeyi hedefleyen YALTES’in 15 yılını ve geleceğini, YALTES Genel Müdürü Mehmet Kitiş ile konuştuk.

YALTES, MİLGEM korvetleri için SYS donanımı ve EPKİS sağlıyor.

 

MSI Dergisi: YALTES, bu yıl, kuruluşunun 15’inci yılını kutluyor. YALTES, başlangıçta, belli bir müşteri ve belli projeler hedeflenerek kurulmuştu. İzleyen süreçte ise çözümlerini ve müşterilerini çeşitlendirerek sürdürülebilirliği sağladı. Bu 15 yıllık süreçte, YALTES nasıl bir şirkete dönüştü; kurumsal gelişim bakış açısı ile anlatabilir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: Biliyorsunuz YALTES, 2002 yılında, bir Türk ortakla Thales Hollanda’nın ortaklığı şeklinde kurulmuş bir şirket. Kuruluşunun ardından, ilk dönemde, daha çok önünde var olan potansiyel projelere odaklı olarak çalışmış ki; bunların başında GENESİS geliyor. Bu çalışmalar, daha çok, tasarımı tamamlanmış ürünlerin üretimi şeklinde gerçekleşti.

Türkiye’de, daha önce örneklerini gördüğümüz gibi, proje amaçlı kurulan bir şirketin sürdürülebilir olması, çok da kolay değil. YALTES’in de bu zorlukları yaşamaması için, ürün geliştirmeye yönelik kabiliyetler kazanması ve ürün yelpazesini geliştirmesi gerekiyordu. Şirket de elde ettiği deneyim ve birikimle tam olarak bunları yaptı. 15 yıl önce, bitmiş bir tasarımın burada üretilmesi ile başlayan süreç, bugün; tamamen milli tasarım yapan; deniz platformlarına yönelik Savaş Yönetim Sistemi (SYS) ve Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS) için kendi özgün çözümlerini geliştiren; bunları üretip, teslim edip, bakım ve idame desteğini veren bir YALTES ile sonuçlandı.

YALTES tarafından geliştirilen Entegre Köprüüstü Konsolu

 

Bu gelişimin yanı sıra Thales’in dünya üzerindeki pazarlama ağının kullanılması da bizim için önemli bir hedefti.

Bugün baktığımızda, belli büyüklükteki platformalar için görev sistemlerini, bunların birlikte çalışacağı köprüüstü sistemlerini, entegre alarm-izleme sistemlerini geliştiriyoruz ve Thales bünyesindeki, bunları entegre ve anahtar teslimi bir şekilde teslim edebilen tek firmayız. Ülkemizde de böyle çözümleri tek çatı altında tersanelerimize sunan tek firma konumundayız.

Özetleyecek olursak; bugün, tamamen milli, %80’in üzerinde yerli katkı oranına sahip ürünleri ile YALTES, hem Türk hem de uluslararası pazarlarda müşterilerine yüksek kaliteli çözümler sunuyor.

TCG HEYBELİADA (F-511)’nın EPKİS Konsolu

 

MSI Dergisi: YALTES’in geldiği noktayla ilgili olarak okuyucularımızın gözünde daha net bir resim çizebilmek için, şirketiniz ile ilgili rakamsal verileri, zaman içerisindeki değişimleri de gösterecek şekilde paylaşabilir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: Yıllara göre farklılık gösterebilse de YALTES’in cirosu, ortalama 10 milyon avro civarında oldu. Bu cironun yaklaşık %80’i, yurt içi satışlardan elde ediliyor; ihracatın payı da yaklaşık olarak %20 civarında. Şu anda, aktif durumda olan 12 projemizde görev yapan 70 çalışanımız var. Ciromuzun, yaklaşık %3’ünü de Ar-Ge çalışmalarımız için harcıyoruz.

Cironun yıllara göre değişimine baktığımızda, 2011 civarında, aldığımız siparişlerin azalması ile ciromuz 7-8 milyon avroya düşmüştü. O dönem, bazı projelerin tamamlanma süreçlerine denk geldiği için, kadromuz da 100 kişinin üzerine çıkmıştı. Bugün ise daha verimli ve sağlıklı bir yapımız var. Yıllık 10 milyon avro ciroya, daha az kişi ile ulaşıyoruz. Aldığımız siparişler, bu ciro ortalamasını tutturmamıza yetecek seviyede. Kârlılığımız da makul düzeyde.

EPKİS Network Kabineti

 

MSI Dergisi: YALTES, sektörde özel bir yere sahip. Ürün ve çözümleri, Türk mühendisleri tarafından, Türkiye’de geliştiriliyor; diğer yandan, %100’ü Thales’e ait. Bu kurgunun, YALTES’e ve Türkiye’ye sağladığı avantajları nasıl sıralarsınız?

Mehmet KİTİŞ: Ürünlerimizin tamamı, Türk mühendisleri tarafından, burada geliştirilmiş ürünlerden oluşuyor. Ortağımız olan Thales Hollanda (TNL)’nın savaş yönetim sistemlerinde kullandığı tüm konsollar ve özel amaçlı bir silah kontrol konsolu da YALTES tarafından geliştirildi ve burada üretiliyor.

Thales sayesinde, pazarlama ve satış olanağımız olmayan pek çok müşteri ve son kullanıcıya ulaşabiliyoruz. Şu anda, 23 farklı ülkenin deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik teşkilatında, YALTES ürünleri kullanılıyor. EPKİS konusunda da Thales içinde, bu alanda ürünü olan tek firmayız. Thales’in, dünya üzerine yayılmış tüm satış ve pazarlama organizasyonunu kullanarak, normal şartlarda ulaşamayacağımız pazarlarda ürünümüzü tanıtma ve satma olanağı buluyoruz. Bu, sadece satış anlamında geri dönüş sağlamıyor. Dünya genelinde, zorlu müşterilerle çalışıyoruz ve ürünlerimiz, çok çetin koşullarda kalifiye oluyorlar. Böylece, YALTES ürünlerinin, tasarımından malzeme seçimine ve üretim süreçlerine kadar, dünyanın en iyisi olmasını sağlıyoruz.

Bunun yanında bir Thales firması olarak, Thales‘in sahip olduğu; ama ülkemizde henüz kullanılmayan pek çok yeni teknolojiye ve bilgi birikimine erişme imkânımız da var. Bu önem verdiğimiz bir konu. Çünkü eğer sadece kendi yaptığınız iş seviyesinde bilgi sahibiyseniz kullanıcınızın onayı ile üretime geçtiğiniz süreçlerle ilerlemeye çalışırsınız. Oysa dünya üzerindeki gelişmeleri takip ederek bunları ürünlerinize yansıtabilirsiniz; kullanıcılarınıza da bu yeniliklerle katma değer sağlayabilirsiniz.

 

MSI Dergisi: YALTES’in, Thales bünyesinde, EPKİS gibi bir ürüne sahip olan tek firma olduğunu belirttiniz. Bu noktada, YALTES’in Thales’e diğer katkılarını nasıl sıralarsınız?

Mehmet KİTİŞ: Savunma sektörüne baktığımız zaman, Thales’in ürün yelpazesi çok geniş ve o yelpaze içerisinde, başka bir ürün için alan açmak çok kolay değil. Ama Thales’i ve kendimizi inceldiğimizde, ortaya çıkan somut bir gerçek var ki; Türkiye, hâlâ orta seviye mühendislik hizmetlerinde, Thales’in birçok birimine göre, özellikle Avrupa’daki birimlerine göre, son derece rekabetçi. Bu tabloda, bizim için önemli hedeflerden biri, orta ölçekli teknolojik ürünleri kendi bünyemizde geliştirerek Thales’in portföyüne dâhil etmek. Bunlar, rekabetçi bir fiyata sahip, çok sayıda üretilebilecek ürünler olacak.

YALTES, BARBAROS sınıfı fırkateynlerin modernizasyonunda da rol alacak.

 

Projeler Hız Kesmiyor

MSI Dergisi: Gündemdeki projelerde YALTES neler yapıyor; hangi sorumlulukları üstlenmiş durumdasınız?

Mehmet KİTİŞ: Birinci ve ikinci gemide olduğu gibi, MİLGEM 3-4’te de iki farklı sözleşme ile SYS donanımı ve EPKİS sağlıyoruz. SYS donanımı kısmında, konsollarda bazı değişiklikler oldu ve video dağıtımı tamamen sayısala dönüştü. EPKİS için de tamamen yerli olan çözümümüz kullanılıyor. LST projesinde, HAVELSAN’ın alt yüklenicisi olarak SYS donanımını sağlıyoruz. Lojistik Destek Gemisi projesinde, Selah Tersanesi’nin alt yüklenicisi olarak, Gemi İzleme ve Kontrol sistemi (GKİS), bizim tarafımızdan sağlanıyor. LHD projesinde de yine HAVELSAN üzerinden, SYS donanımını sağlıyoruz. 32 inç büyüklüğünde, tek ekranlı yeni tip operatör konsollarının, ilk kez bu projede kullanılması söz konusu; ancak bu bir sözleşme değişikliği ile yapılabilecek.

Faaliyetlerimiz, sadece su üstü gemilerle sınırlı değil. MÜREN-AY projesinde, TÜBİTAK‘ın alt yüklenicisi olarak, denizaltı dünyasına da girdik. Bu projede, MÜREN sisteminin üzerinde çalışacağı operatör konsolları ve bazı arayüz birimleri geliştiriliyor. Bu projede edindiğimiz yetenekleri, PREVEZE sınıfı denizaltıların modernizasyon çalışmalarında da kullanmak istiyoruz.

Test ve Ölçüm Gemisi projesinde de MİLGEM ile benzer bir EPKİS sağlayacağız. Son olarak BARBAROS sınıfı fırkateynlerin modernizasyonu kapsamında, HAVELSAN tarafından, SYS donanım sağlayıcısı olarak seçildik. Bu proje kapsamında, gemilerde kullanılan STIR 1.8 atış kontrol radarlarının, GENESİS Savaş Yönetim Sistemine entegrasyonunu da gerçekleştireceğiz.

Bunların dışında, bir ihracat projesi kapsamında, bir Türk özel tersanesinin alt yüklenicisi olarak görev aldık. Bu projede, teslimatlarımızı yaptık ve son safhaya geldik. TNL üzerinden, değişik ülkelerin projelerine yönelik operatör konsolu satışlarımız var. Ayrıca, TNL‘nin SYS’si TACTICOS’un; hem geliştirmesini hem de modernizasyonunu kapsayan projelerde, yazılım desteği veriyoruz. Bu kapsamda, çok yakın bir gelecekte yürürlüğe girmesi beklenen sözleşme ile dost bir ülkenin modernizasyon projesinde, TACTICOS Baseline 0 SYS’deki demodelik sorununu çözecek donanım ve yazılım geliştirilmesi faaliyetlerini gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Bu projenin bizim açımızdan önemli bir diğer yanı, demodelik sorunu giderilmiş TACTICOS Baseline 0’ı, YALTES olarak destekleyebilecek hâle gelmemiz olacak. Bu, yazılımı ve donanımı ile üzerindeki her çalışmanın YALTES mühendisleri tarafından yapıldığı bir SYS olacak. Donanım ve yazılım değişikliklerinin yapılması, bunların test edilmesi ve entegrasyonunun yapılması, YALTES’in görevi olacak. Biz YALTES’i, SYS konusunda uzman bir firma olarak görüyoruz; bu projeyle de sadece SYS’ye donanım veren değil, komple SYS’nin sorumluluğunu üstlenen bir noktaya geleceğiz. TNL üzerinden, TACTICOS’la ilgili, dünya çapında benzer işler de alabileceğiz. Dünya genelinde, bu kapsama girebilecek 100 civarında platform var.

 

MSI Dergisi: TACTICOS ile ilgili bu gelişmeler, YALTES’i hangi noktaya taşıyacak?

Mehmet KİTİŞ: YALTES’i, SYS’nin donanımını sağlayan firma olmaktan, belli büyüklükteki platformlara çözüm sunma aşamasına taşıyacak ve bu dönüşüm ile kazanacağımız yetenek de Türkiye’de var olan bir yeteneğin tekrarı olmayacak. Bizim, belli büyüklükteki platformlar için görev yönetim sistemi çözümleri sunmaya yönelik çalışmalarımız vardı. SYS cephesi, bu çalışmalarla birleştiğinde, TACTICOS Baseline 0 için çözüm sunabilen bir firma hâline geleceğiz. Bir yandan da Thales’in, TACTICOS Baseline 2 ile ilgili çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz tabii.

TACTICOS Baseline 0 modernizasyonu ile SYS alanında önemli bir pazar payına ulaşabiliriz; çünkü bütçe kısıtları nedeniyle modernizasyon seçeneğini tercih edecek çok sayıda ülke var. Çok rekabetçi maliyetlerle önemli kabiliyet artışları getirebiliyoruz.

MSI Dergisi: Dâhil olduğunuz projeler arasında, MİLGEM, YALTES’in, projenin her gemisinde, giderek daha çok katkı verdiği ve özgün çözümler ortaya koyduğu bir proje oldu. Bu doğrultuda, MİLGEM kapsamında yaptıklarınızı biraz daha detaylandırabilir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: SYS donanımında, konsollarda bazı uyarlamalar oldu, demodelik yönetimi yapıldı. Video dağıtımı ve sergilenmesi tamamen sayısala dönüştü. Komutan birimi ve bazı özel maksatlı donanımlarda da iyileştirmeler yapıldı. En büyük değişiklik, EPKİS‘te oldu. Birinci ve ikinci gemidekilerden farklı olarak üçüncü ve dördüncü gemilerde, tamamen kendi olanaklarımızla geliştirdiğimiz yerli çözümümüz PİKET 3000® kullanılıyor. Bu kapsamda, son kullanıcının rahatlığı açısından, ön planda görünen arayüzlerde bir değişiklik görülmüyor; ancak hazır ticari ürünler dışında kalan ve geri planda çalışan yazılımın ve donanımın tasarımı, tamamen YALTES mühendisleri tarafından, ülkemizde geliştirildi. Biz, yabancı bir ürünü Türkiye’ye adapte etmiyoruz. Böylelikle yerli katkı oranını, %80’in üzerine taşımayı başardık. %20 de, sunucu gibi, sertifikalı olması gereken bazı ürünlerden kaynaklanıyor.

 

MSI Dergisi: MİLGEM’in devamında, İ sınıfı fırkateynlerde YALTES neler yapacak?

Mehmet KİTİŞ: Hedefimiz MİLGEM‘deki iş payımızı korumaktan öte, biraz daha arttırmak. Bu kapsamda, MİLGEM 3-4 için yeni geliştirdiğimiz PİKET 3000® serisi EPKİS’i de teklif ettik. Tersane seçim ve teklif aşaması devam ettiği için, fazla detaya giremeyeceğiz. Teklifimiz, şartname isterlerini tamamen karşılıyor; ancak muhtemel sözleşme kapsamında, bazı yeni yetenekler eklememiz söz konusu olabilir. Bu kapsamda, mevcut Entegre Köprüüstü Konsolu’nun Entegre Köprüüstü Sistemi’ne dönüşmesini düşünebiliriz. SYS‘de ise ADVENT konfigürasyonu konsolumuz, hemen hemen kesinleşti. LHD ve BARBAROS sınıfı modernizasyonunda kullanılacak olan 32 inç ekranlı yeni tip konsolların yanı sıra tamamen sayısala dönüşmüş, 4K çözünürlüğü destekleyen Savaş Sistemi Video Ağı, merkezi KGK, ve arayüz kabinetleri, SYS donanımı kapsamında teklifimizin içinde yer alıyor. Teklifimizde, Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde yer alan, tüm SYS donanımındaki kronolojik gelişmeleri ve seçimleri göz önüne alıyoruz.

YALTES’in Makine Kontrol Odası (MCR) konsolu, operatörler için ergonomik şekilde tasarlanmış bir çalışma istasyonu olarak dikkat çekiyor.

 

Konsol Konusunda Rakiplerimizin Önündeyiz

MSI Dergisi: Konsol ve Arayüz Kabineti Üretimi konusunda, 2003 yılından beri faaliyet gösteriyorsunuz ve 200’den fazlasını teslim ettiniz. Bununla birlikte, bu konu, Türkiye’de, farklı boyutta firmaların, alternatif ürünler sunduğu bir alan. YALTES’in, bu alanda, rakiplerine göre üstün olduğu noktaları nasıl sıralarsınız?

Mehmet KİTİŞ: SYS donanımı olarak konsol ve arayüz kabineti üretmek, bizim ana işlerimizden en önemlisi. GENESİS projesinden bu yana, Deniz Kuvvetlerimizin tüm projelerinde, SYS donanımını geliştirip teslim ediyoruz. Son yıllarda ASELSAN’ın alt yüklenicisi olarak deniz sistemleri dışında kara platformların da kullanıma yönelik, askeri standartlara uygun konsol tasarımı, kalifikasyonu ve üretimi de yapmaya başladık. Kullanıcılardan gelen geri beslemeleri değerlendirip, ARMERKOM, ASELSAN ve HAVELSAN’ın tercihlerini de göz önüne alarak, ürünlerimizi sürekli olarak geliştiriyoruz. Bu arada, TNL üzerinden teslim ettiğimiz donanım için de çok farklı ortam ve şartlarda görev yapan kullanıcılardan geri beslemeler geliyor. SYS konusunda bir dünya markası olan TNL gibi bir ortağa sahip olmanın, büyük avantajı var. TNL’nin büyük deneyimi, bazı tercihlerde bize çok yardımcı oluyor. Sadece donanım geliştirip üreten bir firma değiliz. SYS’de, yazılım geliştirme faaliyetlerimiz de var. SYS’nin bütününe hâkim olan bir firma olarak, bu deneyimimizin, donanım konusundaki bazı tercihlerde olumlu etkisi oluyor. SYS donanımına ek olarak, EPKİS ve köprüüstü sistemleri için de farklı isterleri olan donanım ve kabinetler geliştirip üretiyoruz. Buradan kazandığımız deneyimi de göz önüne aldığımızda, tüm bu artılar, bizi, bu alanda faaliyet gösteren rakiplerimize göre, daha öne çıkaran unsurlar oluyor.

MSI Dergisi: YALTES konsollarıyla ilgili, ihracat cephesinden de haberler duyuyoruz. Örneğin son olarak, YALTES’in, bir Avrupa tersanesinin Güney Amerika ülkesi donanması için yürüttüğü bir program kapsamında, muhabere konsolu üreteceğini duyduk. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: Haber doğrudur. Avrupa merkezli bir tersane, bu yılın başında, bir Güney Amerika ülkesinin deniz kuvvetleri için, OPV sınıfı gemi inşa etmek üzere sözleşme imzaladı. Biz de savaş harekât merkezinde bulunacak muhabere konsollarının geliştirilmesi ve üretimi için, söz konusu tersane ile doğrudan sözleşme imzaladık. Bu projeye yabancı değiliz. Zaten geminin SYS konsolları ve konsol arası birimlerini de ortağımız TNL üzerinden biz sağlıyoruz.

 

MSI Dergisi: 2014 yılı Mayıs ayı sayımızdaki söyleşimizde, 4’üncü nesil operatör konsolları ile ilgili olarak; “Hedefimiz, 5 yıl içerisinde, 250 tane konsolu, Thales üzerinden dünya pazarlarına vermek.” şeklinde konuşmuştunuz. Çalışmalarınız nasıl gidiyor? Hedefi güncellediniz mi?

Mehmet KİTİŞ: Hedefi baştan iyi belirleyince, düzeltmelere gerek kalmıyor. Herhangi bir sapma yok; hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu arada; küçük bazı uyarlamalarla 4’üncü nesil operatör konsolunun farklı bir versiyonunu, ortağımız üzerinden, bir Avrupa ülkesinin deniz kuvvetlerine teklif ettik. Bu projenin gerçekleşmesi durumunda, hedefi olumlu yönde güncellememiz söz konusu olabilir ama. Bu güncelleme de 80 konsola kadar çıkabilir.

 

MSI Dergisi: Düşük tonajlı deniz platformları için görev sistemleri, YALTES’in son dönemde eğildiği alanlardan biri oldu. Bu alandaki çalışmalarınızın son durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: Thales bünyesindeki, su üstü platformlarında kullanılan SYS’ler, çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Uçak gemisinden, tek topu olan devriye botlarına kadar farklı boyutlarda ve farklı fonksiyonlara hitap edebilecek esneklikte SYS’lerden bahsediyoruz. Ancak hızlı, küçük tonajlı deniz platformlarına gelince, isterler sadeleşiyor ve böyle bir sisteme ayrılabilecek bütçe de çok kısıtlı hâle geliyor. Klasik anlamda çok yetenekli olan SYS’ler, ne kadar küçültülmeye çalışılsa da bu platformlar için fazla kabiliyetli kalıyor. Daha basit, göreceli olarak daha az yetenekli, bir operatör tarafından kolaylıkla kullanılabilecek ve maliyeti düşük sistemlere ihtiyaç var. Buradan yola çıkarak tasarladığımız görev sistemimizi geliştirme çalışmalarımızı tamamladık. Fiyat-performans açısından, oldukça rekabetçi bir ürün ortaya çıkardık. Böyle entegre bir çözüm sunan, bizden başka bir firma yok. Özel tersaneler aracılığı ile yurt dışı ülke sahil güvenlik teşkilatlarına yaptığımız tekliflerimiz var. Ürünümüzü, özel tersanelere ve Thales içinde tanıtma çalışmalarımız devam ediyor.

MSI Dergisi: Siber güvenlik de yine son dönemde odaklandığınız bir diğer alan. Bu alandaki çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Mehmet KİTİŞ: Siber güvenlik, çok geniş bir alan. Dünyada irili ufaklı pek çok firma, bu alanda bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ürün bazında yapılan çalışmalar olduğu gibi, sistem bazında çözümler de pazara sunuluyor. Bu geniş alanda, Thales de uzun zamandır belli bir plan dâhilinde çalışıyor ve büyüyor. 2015 yılından itibaren, YALTES olarak, Thales’in ülkemizdeki servis sağlayıcıları ile olan bakım anlaşmalarını üzerimize alarak, bu alana da giriş yaptık.

Önümüzde dönem için, siber güvenlik ile ilgili 2 gündem maddemiz var. Bunlardan birincisi, sertifiye edilmiş ürünler. Thales, tüm çözümlerinin, siber güvenlik alanında sertifiye edilmesini hedefliyor. Böylece ürünlerini, siber saldırılara karşı daha dayanıklı hâle getirmek istiyor. Biz de kendi ürünlerimizde, bu çalışmayı yapacağız. 2018 yılı içinde, bu konuda bir dizi faaliyete katılacağız ve çalışmalarımız yoğunlaştıracağız.

İkinci gündemimiz ise Thales’in, siber güvenlik alanında yaptığı yatırımlarla kazandığı yetenekleri, Türkiye’nin kullanımına sunmak. Örneğin, Thales, 2016 yılında, Vormetric firmasını satın aldı. Bu firmanın çözümleri, biyometrik verinin, ağ ortamında, bir noktadan başka bir noktaya güvenli bir şekilde taşınmasını ve sorgulanmasını sağlıyor ve böylece, kullanıcılarına önemli bir yetenek kazandırıyor. Bu gibi, Türkiye’nin de ihtiyaç duyduğu çözümlerin, YALTES üzerinden Türkiye’de de desteklenmesi, müşteri memnuniyetini arttıran bir gelişme olacak.

YALTES Experience

MSI Dergisi: Geliştirdiğiniz YALTES Experience (YALTES Deneyimi) ortamı ile ziyaretçilerinize, çözümlerinizi, 2015 yılından bu yana, gerçeğe yakın bir ortamda ve senaryo tabanlı olarak sunabiliyorsunuz. YALTES Experience’nin, iş geliştirme faaliyetlerinize katkısı ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Mehmet KİTİŞ: Açıldığından bu yana, YALTES Experience ortamında, pek çok ziyaretçi ağırladık. Ziyaretçi profili, üst düzey siyasetçilerden, son kullanıcı gemi personeline kadar, çok geniş bir yelpazeye sahip. Ortamı sürekli olarak geliştiriliyoruz. Yeni geliştirdiğimiz yazılım ve donanımları ortamımıza ekleyerek, fonksiyonelliğini geliştiriyoruz ve ortamımızı güncel tutuyoruz. Bu ortamı, hem iş geliştirme faaliyetlerinde kullanıyoruz hem geliştirilen yazılım ve donanım için test ortamı olarak hem de eğitim amacıyla kullanıyoruz. En önemli faydası, potansiyel müşterilerimize, bazı seçimlerini ve konseptlerini, ürüne uygulamadan önce, yerinde deneyimleme olanağı sağlaması. Müşteri ve kullanıcıların, bu ortamda, gerçek donanımı ve yazılımı; dokunarak, deyim yerindeyse hissederek kullanması ve kafasındakileri deneme olanağı bulması, çok olumlu sonuçlar veriyor. Birlikte çalıştığımız bazı savunma sanayisi firmaları ve rakiplerimizin de benzer ortamlara sahip olma girişimlerini duyuyor ve bundan memnuniyet duyuyoruz.

 

MSI Dergisi: YALTES, son 2-3 yıldır, Performansa Dayalı Lojistik (PDL), konusunu önce çıkartıyor; DSS 2015’te de bu konuda bir sunum gerçekleştirmiştiniz. PDL konusundaki çalışmalarınızın son durumu nedir? İmzaladığınız bir sözleşme oldu mu?

Mehmet KİTİŞ: Bu konudaki çalışmalarımızda, istediğimiz hızda ilerleme kaydettiğimizi söyleyemem. Bazı gelişmiş ülke silahlı kuvvetlerini hariç tutarsak son kullanıcının, bakım ve kullanım sorumluluğunu, belli şartlar altında endüstriye devretmesi fikri, henüz tam olarak kabul görmedi. Kullanıcıların, zaman içinde, büyük yatırımlarla oluşturdukları bakım-onarım altyapıları var. Kolaylıkla vazgeçip sorumluluğu endüstriye devretmek, biraz daha zaman alacak. Bu konuda, sadece kendi ürünlerimizi değil, Thales’in, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığının envanterindeki, tüm ürün ve sistemlerini düşünüyoruz. Bu bağlamda, henüz imzaladığımız bir PDL sözleşmemiz yok. Ancak ürün bazında bazı çalışmalarımız devam ediyor. Kısa süre içinde, kapsamı küçük de olsa bir bakım ve onarım sözleşmesi imzalamayı bekliyoruz.

Ayrıca Deniz Kuvvetlerimizin, hâlen kullanımda olan Thales ürünü savaş yönetim sistemlerindeki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarımız da devam ediyor.

 

MSI Dergisi: YALTES, ihracat cephesinde neler yapıyor? Son dönemde, yıllık ortalama ihracat rakamınız ne oldu? İhracat çalışmalarınız Thales üzerinden mi yürüyor; yoksa sizin ayrı yürüttüğünüz faaliyetler de var mı?

Mehmet KİTİŞ: İhracat, bizim için çok önemli. Bugün itibarıyla son kullanıcı olarak dünya üzerindeki 23 ülkede, YALTES‘te üretilmiş donanım ya da yazılım çözümleri kullanılıyor. İhracatı, ana olarak Thales üzerinden yapıyoruz. Bunun yanında, özel tersaneler üzerinden de bazı çözüm ve ürünlerimizi dolaylı olarak ihraç edebiliyoruz. Takdir edersiniz ki; 70 kişilik bir şirket olarak, ihracat amacıyla ürün tanıtımı ve pazarlamaya ayırabileceğimiz kaynaklarımız çok kısıtlı. Bu noktada, Thales firması olmanın avantajından yararlanıyor ve ihracat amacıyla ürün tanıtımında, Thales’in dünya üzerindeki örgütlenmesini kullanabiliyoruz. Kendi ürünlerimizi özel tersaneler üzerinden pazarlama çalışmalarını ise kendi ekibimizle yapıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri için özel olarak geliştirilenler dışındaki tüm ürünlerimiz, ihraç edilmeye hazır, ihraç başarısı kazanmaya aday ürünler.

Önümüzdeki dönemde, diğer Thales birimlerinin iş hacminin büyüyeceğini öngörüyoruz. Bunun, YALTES’e de yansımaları olacak. Biz de ihracat cephesinde büyümeyi, en büyük hedeflerimiz arasına koyduk. İhracatımızı, ciromuzun, asgari %30’una çıkartmayı hedefliyoruz.

YALTES, denizaltılara yönelik ilk ürününü, MÜREN-AY projesi kapsamında geliştirdi ve teslim etti.

 

MSI Dergisi: Türkiye’nin önünde, denizcilik alanında, Milli Denizaltı (MİLDEN), TF-2000 hava savunma fırkateyni ve Türk Tipi Hücumbot gibi projeler var. Bu projelerde, hangi sorumlulukları üstlenmek istiyorsunuz?

Mehmet KİTİŞ: Şimdiye kadar YALTES, belirli bir alanda, derinleşerek ve uzmanlığını arttırarak ayakta kalmayı başardı. Tüm sözleşmelerimiz ve ürünlerimiz, genelde deniz kuvvetleri odaklı. Böyle de ilerlemeye çalışıyoruz. Özellikle SYS donanımları, EPKİS, gemilerde kullanılan veri ve video ağları gibi alanlarda, hangi proje olursa olsun, görev üstlenmeyi hedefliyoruz. Zaten deniz projelerinde, bir model oluştu: Bir tarafta ASELSAN-HAVELSAN iş ortaklığı; diğer tarafta özel tersaneler var. Kendimizi, ASELSAN-HAVELSAN iş ortaklığının altında konumlandırıyoruz. Ürün yelpazemizde bir farklılık olmadığı sürece de aynı pozisyonumuzu korumaya çalışacağız.

Bahsettiğiniz projelerde, yine, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve çok yüksek yerlilik oranlarına sahip olan çözümlerimizi teklif edeceğiz. Hazırlıklarımızı da Dz.K.K.lığının gelecek ihtiyaçları doğrultusunda yapıyoruz.

MİLGEM

MSI Dergisi: 5 yıl sonra, 20’inci yılında nasıl bir YALTES göreceğiz?

Mehmet KİTİŞ: Thales’in hedefi, daha büyük ve sürdürülebilir bir YALTES. Thales’in bu noktadaki desteği, kesin ve net. Thales’in, şu anda yeni teknolojilere ve firmalara yatırım yapma potansiyeli de var. Türkiye’deki faaliyetlerde de merkezde YALTES’in olmasını istiyor.

Bu tabloda, 20’nci yılımızda, ciromuzu 1,5 katına; ihracatımızı da cironun %30-40’larına çıkartmayı hedeflediğimiz söyleyebiliriz.

 

MSI Dergisi: YALTES’in DSS 2017 gündemi ne olacak?

Mehmet KİTİŞ: YALTES, ilk DSS’den itibaren bu etkinliği destekledi. Bu yıl, gemide video dağıtımı konusundaki yeni nesil çözümümüzü sunacağız. Dünya bu konuda nereye gidiyor, onu anlatacağız.

Konsollarımızda, 4K çözünürlüklü ekranlar kullanmaya başladığımızdan bahsetmiştim. Bu ekranlara, bu kalitede görüntüleri aktarabilmek için, video ağınızın da uygun durumda olması gerekiyor. Video ağını, tamamen sayısal hâle getirdik. Dünyadaki gelişmeleri yakında takip ediyoruz ve son birkaç yıldır, bu alanda önemli yatırımlar yapıyoruz.

Soldan sağa: YALTES İdari İşler ve Güvenlik Müdürü İnci Özkara, MSI Dergisi Yayın Koordinatörü Birol Tekince, YALTES Genel Müdürü Mehmet Kitiş, MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar ve YALTES Teklifler Müdürü Reha Başatlı.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Mehmet KİTİŞ: 15’inci yılında YALTES’i; milli tasarım, azami yerli katkı ve ihracat kelimeleri ile tarif ediyoruz. Bu tarifi, gelecek döneme taşımak için de girişimci bir ruhla çalışıyoruz. Yakın zamanda katıldığımız Thales geneli bir toplantıda, insansız bir geminin, Pasifik Okyanusu’nda nasıl seyir yapabileceğini konuştuk. Böyle bir senaryonun, SYS ve EPKİS üzerindeki etkilerini irdeledik. Thales’in, konseptleri yarıştırdığı bir etkinliğine, Hollanda ve Portekizli iş arkadaşlarımızla katılıyoruz. Durum farkındalığı yaratma sürecine, radar ve elektro-optik algılayıcıların yanı sıra uydu görüntülerini de katmayı konu alan konseptimizi anlatacağız. Bu konudaki tartışmaların da ürünlerimize katkıları olacak. Kısacası, geleceğe, dünyaya açık bir şekilde hazırlanıyoruz.

 

YALTES Genel Müdürü Mehmet Kitiş’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

263 toplam görüntüleme, 4 bugünkü görüntüleme