Alt Bileşen Seviyesindeki Yerlilik, Kızılötesi Dedektör Takımları ile Devam Edecek – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Alt Bileşen Seviyesindeki Yerlilik, Kızılötesi Dedektör Takımları ile Devam Edecek

3 Aralık 2018

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan özel haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Türk savunma ve havacılık sanayisinin, özgün çözümlerle yerlileşme çalışmaları, platform projelerinin ardından, alt sistemlerle devam ediyor. Bu çalışmaların son halkası, Kızılötesi Dedektör Takımları (KDT’ler) oldu. Kızılötesi kamera sistemlerinin en önemli alt bileşeni olan KDT’lerin özgün olarak geliştirilip üretilmesini konu alan Kızılötesi Dedektör Takımı Geliştirilmesi (NAR) Projesi’nin imza töreni, 18 Ekim’de, Ankara’da gerçekleştirildi.

KDT’ler; keşif ve gözetleme sistemleri ve füzeler başta olmak üzere, kızılötesi kameraların kullanıldığı uygulamaların kritik bileşenleri arasında yer alıyor. ASELSAN Göz Ailesi Termal Kamera Sistemleri, CATS Arama ve Takip Sistemi ve ASELPOD Gözetleme ve Hedefleme Sistemi için KDT’ler, halen yurt dışından temin ediliyor. Bu kritik alt bileşenin, tamamen yerli ve milli olarak geliştirilmesi amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından başlatılan NAR projesinin ana yüklenicisi ASELSAN, alt yüklenicileri ise İMTEK, Mikro-Tasarım, PDM SOL, OPTONİK ve İTEK olarak sıralanıyor. Proje kapsamında ayrıca, ODTÜ’den Kuantum Aygıtları Nano Aygıtlar Laboratuvarı ile Kristal Büyütme Laboratuvarı’ndan da destek alınacak. Projede, ilk ürün 2 yıl sonra teslim edilecek ve bütün ürünlerin teslimatları, 6 yıl içinde tamamlanacak.

 

Ülkenin Savunma Gücü, Ordudan Sonra Bize Bağlı

Törende ilk konuşmayı, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün yaptı. Prof. Dr. Görgün, projenin kapsamını ve önemini, şöyle özetledi: “Ülkemizin askeri sistemler geliştirme konusundaki yetkinliği, özellikle SSB’nin son dönemlerde aldığı radikal proaktif yaklaşımlarla arttı. Tabii ki bu artan projelerin ve sistemlerin önemli bileşeni de mikroelektronik kısımlar. Mikroelektronik bileşenlerin de ülkemizde tasarlanması ve üretilmesi, ciddi bir ihtiyaç haline geldi. Bugün, burada imzasını atacağımız ve başlayacağımız NAR projesi ile birlikte, başta ASELSAN’ın üretiyor olduğu ASELPOD, CATS, HİSAR hava savunma sistemleri, F-16 kızılötesi füze ikaz sistemi, ATMACA arayıcı başlığı gibi birçok kritik elektro-optik sistemin kızılötesi görüntüleme yapmasına olanak sağlayan dedektörlerin de ülkemizde geliştirilmesi için önemli bir adım atılmış oluyor. Çalışmalar tamamlandığında, yabancı ülkelerden almak zorunda olduğumuz önemli bir komponent, güvence altına alınarak ülkemizde üretiliyor olacak. Bununla birlikte, milli sistemlerimizin ihracatında engeller de bu gibi projelerle aşılmış olacak.”

Prof. Dr. Görgün, projenin arkasında önemli bir birikim olduğuna da dikkat çekti: “ASELSAN olarak, kızılötesi dedektör geliştirme konusunda, 90’lı yıllardan itibaren; öz kaynaklı Ar-Ge projeleri ve alınan çeşitli desteklerle insan kaynağı ve altyapılar oluşturduk. Sadece ASELSAN değil, ülkemizin güzide kurumları; üniversiteleri, araştırma kurumları da bu konuda emek sarf ettiler ve belli bir birikim oluşmasına katkı sağladılar. Projenin sözleşmesinde de bu kurumlardan öğretim üyeleri ve bunların birlikte çalıştıkları şirketler de yer alıyorlar… Bu süreçte en büyük kazanım, entelektüel kazanımdı. Vasıflı insan gücü yetiştirilmiş oldu.”

Prof. Dr. Görgün, konuşmasının sonunda, motivasyonlarını şöyle ifade etti: “Biz biliyoruz ki ülkemizin savunma gücü, önce ordumuza, sonra ise bizlerin çalışmalarına bağlı. Biz sorumluluğumuzun her zamankinden fazla olduğu bilinci ile çalışmaya gayret gösteriyoruz.”

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir

SSB’nin İstediği Model Hayata Geçiyor

Prof. Dr. Görgün’ün ardında kürsüye gelen Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, konuşmasının başında, teknoloji geliştirmenin önemine değindi: “Gerek geçmişte yaşadığımız tecrübeler gerekse mevcutta ülkemizin ve bölge coğrafyasının yaşadığı tehdit ve güvenlik sorunları dikkate alındığında, ülkemizin istikrar ve istikbal mücadelesinde güçlü olmamız gerektiği aşikârdır. Güçlü olmak derken, tabii ki silahlı kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin sahada en önemli desteği, gücü, onlara sağlanacak imkânlar ve teknolojik donanım olacaktır. Günümüzün mücadelesi, artık insan unsuru kadar, onlara sağlanan teknolojik imkânlarla da tanımlanmakta. Bu alanda geriye kalındığı zaman, maalesef bunun neticeleri çok acı olabilmekte.”

Prof. Dr. Demir, proje kurgusunun, SSB’nin çalışmaları açısından önemine de vurgu yaptı: “Çeşitli elektronik harp sistemleri, silah, mühimmat, füzeler, savunma sistemleri; bunlar ürün olarak görülürken, bunlara yetenek kazandıran, üstünlük oluşturan unsurlar da teknolojik unsurlar oluyor. Bugün de burada, böyle bir teknolojiyi konuşmak ve projeyi başlatmak için bulunuyoruz.

 

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün

 

Bu kritik teknolojinin, tamamen yerli ve milli olarak geliştirilmesi ile ilgili olarak, ASELSAN önderliğinde, bir dizi şirketimiz, üniversitemiz ve araştırma kurumlarımız katkı verecekler. Burada önemli olan unsur, çok katılımlı olarak yürütülecek böyle projelerde, her katılımcının, kendi uzmanlık alanı ile olabildiğince katma değer sağlayacak şekilde yer alması… Ülkemizdeki mevcut bütün kabiliyet ve imkânların bir arada kullanılması gerekiyor. Gözümüzün önündeki ve elimizin altındaki kabiliyetlerin değerlendirilmesi konusunda, hiçbir eksikliğe yer veremeyiz; çünkü yapmamız gereken çok iş var… Şu anda oluşturulan kurgu, aslında gönlümüzden geçen, ideal olarak gerçekleşmesini istediğimiz kurgu.”

 

Prof. Dr. Demir, sektörün çalışmalarının, daha geniş kapsamlı ele alınması gerektiğini de belirtti: “Bu çalışmaların sonu yok. Teknolojinin sonu yok. Başarılarımızı bir yandan kutlarken bir taraftan da ‘Dünya ne yapıyor, nereye gidiyor, yarın hangi adımlar atılabilir, hangi yetkinliklerimizi öne çıkartmamız gerekir ki bu alanda ilk ülkelerden bir olalım?’ demek gerekiyor… Bu tür faaliyetler, sadece savunma ve güvenlik amaçlı değil diğer bir dizi sivil ihtiyaçta ve stratejik alanda da kullanılabilecek, bazı teknolojilerin önünü açabilecek, ticari olarak da önemli katkılarda bulunabilecek projeler.”

Konuşmaların ardından, tören için hazırlanan anı panosu, projenin katılımcıları tarafından imzalandı.

360 toplam görüntüleme, 6 bugünkü görüntüleme