Amerikan Kara Kuvvetleri’nden ATACMS Siparişi – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Amerikan Kara Kuvvetleri’nden ATACMS Siparişi

11 Şubat 2008

İkinci Dünya Savaşı’ndaki deneyimlerin de etkisiyle, çok namlulu roketatar sistemlerini kara kuvvetlerinin önemli ateş destek unsurlarından biri olarak gören Rus muharebe doktrininin aksine, uzun yıllar bu sistemlerin gelişimine seyirci kalan Amerikan Ordusu, son dönemde sessizliğini bozmuş görünüyor.<br>
1983 yılında envantere girmeye başlayan M270 MLRS’leri (Multiple Launch Rocket System / Çok Namlulu Roketatar Sistemi) modernize eden ve HIMARS (High Mobility Artillery Rocket System / Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roketi Sistemi) adını verdiği taktik tekerlekli çok namlulu roketatar sistemini geliştiren ABD için, bu araçlarda kullanılan mühimmatların niteliği, muharebe sahasında yarattığı performans artışları açısından ayrı bir öneme sahip.<br>
Bu kapsamda ilk kez Birinci Körfez Savaşı’nda 32 adet ateşlenmesinin ardından kendini ispatlama fırsatı bulan ATACMS (Army Tactical Missile System / Kara Kuvvetleri Taktik Füze Sistemi) karadan karaya taktik füzeleri, Amerikan Ordusu’nun çağdaş harekât konseptlerinde önemli görevler üstlenmeye başladı. Irak’ı özgürleştirirken (!) yapılan 456 atışla daha da yoğun bir biçimde kullanılan ve kısa menzilli balistik füze sınıfına da giren ATACMS’lar, 7 Şubat günü Amerikan Kara Kuvvetleri Havacılık ve Füze Komutanlığı tarafından Lockheed Martin’le imzalanan 194 milyon dolarlık yeni üretim sözleşmesiyle değerlerini bir kez daha ispat ettiler. Firmanın Dallas ve Horizon City şehirlerinde bulunan fabrikalarında gerçekleştirilecek üretimin 2010 yılında tamamlanması bekleniyor. Sözleşme dâhilinde üretimi yapılacak füzeler, ATACMS QRU ve Blok IA tiplerinde olacak. Kara Kuvvetlerimizde de kullanılan ve halka lazer cayroskop güdüm sistemine sahip 165 kilometre menzilli Blok I tipi füzelerden farklı olarak, GPS güdümlü QRU ve Blok IA’lar 300 kilometreye yaklaşan menzilleriyle dikkat çekiyor. Yeni nesil ATACMS’lar her ne kadar bu menzile ulaşabilmek için Blok I’lere göre daha hafif bir savaş başlığı taşısalar da, GPS desteğiyle olası hedefleri her türlü hava koşulunda uzun menzilden yüksek isabet oranlarıyla imha edebiliyorlar veya baskı altına alabiliyorlar.<br>

696 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme