Analiz: Beklentisi Yüksek Kullanıcılar için En İyi Nakliye Uçağı, C-27J – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Analiz: Beklentisi Yüksek Kullanıcılar için En İyi Nakliye Uçağı, C-27J

21 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin, 147’nci sayısında yayımlanan “Beklentisi Yüksek Kullanıcılar için En İyi Nakliye Uçağı: C-27J” başlıklı makale, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Sivil kullanımda kendini ispat edip askeri tarafa geçiş yapmış çift kullanımlı teknolojiler, savunma politikalarında ilgi görse de zorlu görevler gündeme geldiğinde, hiçbir şey, sadece askeri ihtiyaçlar göz önüne alınarak geliştirilmiş ürünlerin performansına yaklaşamıyor. Nakliye uçakları söz konusu olduğunda, C-27J de kendi sınıfında performansın zirvesini belirleyen uçak olarak öne çıkıyor.

Çatışma sahasındaki birliklere, ihtiyaç duydukları ikmali, ihtiyaç duydukları zamanda ve her koşulda yapabilmek, dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu bir kabiliyet. Diğer ülkelerde bu kabiliyetin bulunmaması ise çoğu zaman doğru ekipmana sahip olmamaktan kaynaklanıyor. Şöyle bir senaryoyu ele alalım: Çatışma bölgesine yakın bir noktada, bir geçici üssünüz var ve bu üste, kısa ve hazırlanmamış bir pist oluşturulmuş durumda. Çatışma bölgesinde acilen bir ekipmana ihtiyaç duyuluyor. Ekipman, askeri bir nakliye konteynerine (palete) yüklenerek, A400M ya da C-130 gibi bir nakliye uçağı ile çatışma bölgesine en yakın ana üsse ulaştırılıyor. Çatışma bölgesindeki geçici üs ile ana üs arasındaki mesafe, yaklaşık 200 km. Ekipmanı kara yoluyla taşımak, coğrafi engeller nedeniyle günler sürecek. Helikopterle taşımak da bir seçenek; ama tek bir helikopter paleti taşıyamayacağı için, yükü daha küçük parçalara bölmeniz gerekecek. Ayrıca helikopterlerin, yerden açılacak ateşe karşı çok hassas oldukları bir uçuş gerçekleştirmesi gerekecek. Aslında aradığınız çözüm, geçici üs bölgesine iniş yapabilecek bir nakliye uçağı. Kullanılabilecek uçak modeli olarak önünüzde birkaç seçenek var. Bunlardan en iyisini seçmek için, görev gereksinimlerini gözden geçiriyorsunuz:

  • Kabin boyutu, A400M ya da C-130’dan indirilen paletin olduğu gibi yüklenebilmesine izin vermeli,
  • Kabinin dayanıklılığı; birim alanda taşıyabileceği yük miktarı, bu paleti taşımaya olanak sağlamalı ve bu dayanıklılık, kabinin uzunluğu boyunca geçerli olmalı,
  • Uçağın, asgari iniş ve kalkış mesafesi, geçici üsteki pist ile uyumlu olmalı,
  • Uçak, geçici üste, ek bir ekipmana gereksinim duymaksızın görevini yerine getirebilmeli,
  • Uçak, uçaksavar topu ve omuzdan atılan füzeler gibi tehditlerin kapsama alanında en kısa süre kalacak şekilde, iniş için yüksek bir açı ile alçalabilmeli ve kalkıştan sonra hızlı bir şekilde irtifa kazanabilmeli.

Göreviniz zorlu; ama yine de şanslısınız. Çünkü seçimle zaman kaybetmeyeceksiniz. Tek seçeneğiniz var: C-27J.

C-27J’nin kabini, büyük boyutlu yükleri alabilecek kadar geniş.

Gerçek Bir Taktik Nakliye Uçağı

İlk andan itibaren askeri bir uçak olarak tasarlanan C-27J, sivil gereksinimlere göre tasarlanmış ve daha sonradan askeri görevlere uyarlanmış rakiplerine göre, önemli avantajlara sahip. C-27J, askeri görevlerin gerektirdiği manevra yeteneklerini, yük taşıma kabiliyetini ve alt sistemleri bünyesinde barındırıyor. Birçoğu, uçağın tasarımından kaynaklanan bu avantajların, diğer alternatif uçaklara, tasarım değişiklikleri yapılmadan kazandırılmaları ise pek mümkün değil. Şimdi bu avantajları, ayrı başlıklar hâlinde inceleyelim.

 

Ağır Nakliye Uçaklarının En İyi Arkadaşı

C-27J, müşterilerinden Amerikan Silahlı Kuvvetlerinin envanterine, C-27A adıyla giren Aeritalia G.222’nin veliahdı. Uçağın isimlendirmesi ise C-130J’den esinlenerek yapıldı. Zira, başta motorlar ve kokpit olmak üzere, her iki uçak da ortak sistemlere ve kullanın konseptlerine sahip.

C-27J’nin ağır nakliye uçakları ile ortak yönleri, bunlarla sınırlı değil. Ağır nakliye uçaklarının taşıyabildiği askeri paletler, yeniden düzenlenmelerini gerektirmeden, C-27J’nin kabininde de taşınabiliyor. Bu uyumluluk, C-27J’nin iki özelliği sayesinde mümkün oluyor:

  • Kesiti, 3,33 x 2,6 m’lik ölçülere sahip geniş kabin ve
  • Metrekarede 4.900 kg yüke dayanıklı kabin tabanı (bu dayanıklılık, kabin boyunca geçerli).

Böylece, ağır nakliye uçağından indirilen bir palet, doğrudan C-27J’ye yüklenebiliyor. Rakiplerinin ise ya kabin kesit alanının yeterli büyüklükte olmaması ya da kabin tabanının yeterli dayanıklılığa sahip olmaması nedeniyle, bu yükler, ancak daha küçük parçalara bölünerek taşınabiliyor.

Askeri Akrobasi Gösterisi Kalkış ve İnişler

Özellikle çatışma bölgelerine yapılacak inişler ve bu bölgeden gerçekleştirilecek kalkışlar, uçakların, en kısa sürede, güvenli irtifa olarak görülen 10.000 ft’ye çıkmasını gerektiriyor. Bu irtifanın altında, uçaklar, yerden açılacak ateşe karşı hassas hâle geliyorlar.

C-27J, kalkışının ardından, dakikada 2.500 ft tırmanarak, yaklaşık 5 dakika sonra, 10.000 ft irtifaya ulaşabilir. Uçak, güçlü motorları sayesinde, kalkışın ardından bir süre düz uçuş yapmasına gerek kalmadan, hemen yükselmeye başlayabilir. (Rakipleri ise aynı irtifaya çıkabilmek için 10 dakikadan daha uzun bir süreye ihtiyaç duyar; ayıca kalkış için pist uzunluğu gereksinimleri de daha fazladır.) C-27J, benzer şekilde, 10.000 ft irtifadayken dakikada 4.000 ft alçalarak, yaklaşık 2,5 dakika sonra iniş gerçekleştirebilir.

C-27J, özel görevler için; havada yakıt ikmali, elektro-optik sensör, kendini koruma sistemleri ve sağ arka kapıda 30 mm top ile donatılabiliyor.

 

Bu iniş ve kalkışlar sırasında ya da görevini gerçekleştirirken, uçağın taktik manevralar yapması da gerekebilir. C-27J, kendi sınıfındaki bir uçak için, yüksek bir değer olan 3 g’lik manevraları gerçekleştirebilir.

C-27J; kar, kum ve CBR4’ün altındaki sertlikte toprak pistlerden kalkış ve bu pistlere iniş yapabilir. Hazırlanmamış pistlerde, kalkış için 580 m; iniş için ise 340 m’lik pist uzunluğu, C-27J için yeterlidir.

C-27J, hazırlanmamış pist performansını sergiliyor.

 

Sadece C-27J Yeter!

C-27J’nin farkını ortaya koyduğu bir diğer alan, güçlü yardımcı güç ünitesi (APU) sayesinde, kendi başına hareket edebilmesidir. Yer desteğinin olmadığı bir piste indiğinde, C-27J’nin, motorlarını çalışır hâlde tutmasına gerek yoktur. Çünkü uçak, yardımcı güç ünitesi sayesinde, motorlarını kendisi çalıştırabilir.

İleri bir üste bulunan hazırlanmamış bir piste iniş, çevredeki coğrafi engellerin de etkisi ile zor bir iş olabilir. İnişe destek olacak altyapının bulunmadığı durumlarda, iş, pilotların becerisine kalır. Pilotun becerisini ortaya koyması ise dışarıyı iyi görmesine bağlıdır. C-27J’nin kokpitinde, diğer uçaklarda da bulunan standart pencerelerin (C-27J’de 8 adet) yanı sıra üst bölümde, sağda ve solda 2’şer ve yanlarda, yine sağda ve solda 2’şer pencere bulunur. Bu pencereler, iniş sırasında ve alçak irtifada uçuşu da içeren taktik görevlerde, pilotlara eşsiz bir durum farkındalığı sağlar.

C-27J, kargo bölümünü tabanının yüksekliğini ve eğimini ayarlayabilir; böylece, yer destek ekipmanına gereksinim duymadan, yükleme ve boşaltma gerçekleştirebilir.

C-27J’nin toplam 16 adet penceresi, pilotlara eşsiz bir görüş sağlıyor.

 

Çok Daha Fazlası

Buraya kadar sayılan özellikler, C-27J’nin, askeri görevlere yönelik avantajlarından sadece bazıları. C-27J’nin üstün performansının bir diğer ispatı, uçağın, çok farklı coğrafi koşullara sahip ülkeler tarafından, farklı farklı görevler için seçilmiş olması. Bugüne kadar, farklı ülkeler tarafından, 82 adet C-27J sipariş edildi: ABD (21), Avustralya (10),  Bulgaristan (3), Çad (2), Fas (4), İtalya (12), Litvanya (3), Meksika (4), Peru (4), Romanya (7), Slovakya (2), Yunanistan (8) ve adının açıklanmasını istemeyen bir Afrika ülkesi (2).

C-27J, her türlü nakliye ve havadan paraşütçü ve malzeme atma görevlerinin yanı sıra arama-kurtarma, ambulans, VIP, keşif-gözetleme-istihbarat ve yakın hava desteği (30 mm top ile) görevlerini de başarıyla yerine getirebiliyor. Uçağın bu farklı sürümleri de kâğıt üzerinde ya da gösterimlerde kalmadı; hepsi, farklı hava kuvvetleri tarafından kullanılıyor ya da yakında hizmete girecek. FAA ve EASA sertifikasyonlara sahip olan C-27J, sivil hava sahasında da uçabiliyor.

C-27J, kendisini rakiplerinin önüne geçiren bu özellikleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için hazır.

 

En İyi Ürün ve En Geniş İş Birliği

İhale ilanı Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından, 21 Haziran 2016’da yayınlanan, İrtibat ve Genel Maksat Uçağı (GMU) Projesi, personel ve malzeme taşıma ve atma kabiliyetine haiz uçakların tedarik edilmesini konu alıyor. Hem Kara Kuvvetleri Komutanlığı hem de Emniyet Genel Müdürlüğünün ihtiyaçlarına cevap vermek için yürütülen ihalede, ilk aşamada, 9 uçak alınması öngörülüyor. Leonardo, IDEF 2017 sırasında, bir kez daha, GMU Projesi için doğru cevabın C-27J olduğunu, Türk yetkililere, birinci ağızdan anlatma fırsatını buldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde, hem A400M hem de C-130 uçaklarının bulunması, Türkiye ve yakın bölgelerinin coğrafi şartlarının zorlukları ve Türkiye çevresindeki terörist örgütlerin zaman zaman omuzdan atılan füzelere erişebilmesi, C-27J’nin taktik kabiliyetlerini, Türk kullanıcıları için daha da önemli hâle getiriyor. Leonardo’nun, C-27J tedariki kapsamında, Türk savunma ve havacılık sanayisi ile yakından çalışmaya istekli olması da bir diğer artı olarak öne çıkıyor. Leonardo’nun, son dönemde; T129 ATAK helikopteri, GÖKTÜRK-1 uydusu ve MELTEM III projesinde ATR-72 deniz karakol uçaklarının tedarik edilmesi gibi programlarda, Türk savunma ve havacılık sanayisi ile yakın ve uyumlu çalışmış olması, C-27J için yapılacak sanayi iş birliğinin de başarılı olacağının göstergeleri arasında yer alıyor.

 

442 toplam görüntüleme, 8 bugünkü görüntüleme