Analiz: Özgün ve Ulusal Ar-Ge’ye Avrupa’da Yer Bulmak – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Analiz: Özgün ve Ulusal Ar-Ge’ye Avrupa’da Yer Bulmak

16 Ağustos 2017

Etkin Proje AB Projeleri Yöneticisi Dr. Rosen Dimov’un, MSI Dergisi’nin 145’inci sayısında yayımlanan “Özgün ve Ulusal Ar-Ge’ye Avrupa’da Yer Bulmak” başlıklı makalesinin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz:

 

MSI Dergisi’nin Nisan sayısında, ulusal ve özgün teknolojileri geliştirmenin önündeki en ciddi engellerden birinin finansman sorununu aşmak olduğundan yola çıkılarak, TÜBİTAK TEYDEB programları ile Teknopark/Teknokent ve Ar-Ge Merkezi desteklerinden söz edilmişti. Bahsedilen yerli Ar-Ge desteklerine ek olarak, Avrupa Birliği (AB)’nin değişik fonlarından yararlanmak ve hibe destekleri almak da mümkün.

AB’nin, birlik üyesi ülkelerin altyapı ve refah düzeyini eşdeğer ve yüksek bir noktaya ulaştırmak amacıyla çeşitli destek programları bulunuyor. Bu kapsamda, AB’nin politikaları ile uyumlu olacak biçimde belirlenen alanlarda, gerek üye ülkeler gerekse aday ülkeler arasında; iş birliğinin, uygulamaların ve teknolojinin gelişip yaygınlaşması destekleniyor. Türkiye de “aday ülke” konumu nedeniyle, 2002 yılından bu yana, bu destek programlarından yararlanabiliyor.

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var; bu programların ortak amacı, ülkeler ve kurumlar arasında iş birliğini geliştirmek olduğundan, başvuruların farklı ülkelerden ortakların katılımı ile yapılması önem taşıyor.

 

Hangi Programlar Var?

Aşağıdaki yatırım araçları, bütün üye ve aday ülkelerin başvurusuna açık. Yalnızca yazılım, enerji, donanım, gıda, üretim teknolojileri, kimya, malzeme, haberleşme alanlarında yapılan çağrılara proje teklifi verilebilen Eureka Tematik Programı dışında, bu destek araçlarının hiçbirinde başvuru alanı kısıtlaması bulunmuyor. Aşağıda başvuru koşulları özetlenen destek programları ise özellikle savunma sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, çift kullanımlı ya da sivil amaçlı projeleri açısından öne çıkıyor:

Eureka Projeleri, en az iki ülkenin katılmasını gerektiriyor. Katılımcı kuruluşlar, farklı niteliklerde olabiliyor. Örneğin, Türkiye’den bir şirket katılırken, diğer ülkeden üniversite, sanayi şirketi ya da sivil toplum kuruluşu katılabiliyor. Türkiye’den katılım ile ilgili olarak bütçede herhangi bir üst sınır bulunmuyor. Projelerde, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ – AB, KOBİ’leri, 250’den az personel çalıştıran, yıllık cirosu 50 milyon avroyu veya bilanço tablosu 43 milyon avroyu geçmeyen şirketler olarak tanımlıyor.) harcamalarının en fazla %75’i karşılanırken büyük firmaların projelerinde, bu oran %60’ta kalıyor. Herhangi bir başvuru tarihi ve alan kısıtlaması bulunmuyor.

Eurostars Projeleri, piyasaya 3 yıl içerisinde sunabilecek projeleri destekliyor. Eureka’da olduğu gibi, bu projelere de en az iki ülkenin katılması gerekiyor ve katılımcı kuruluşlar, yine farklı niteliklerde olabiliyor. Türkiye’den, şirketler programa başvurabiliyor; üniversiteler ve diğer nitelikteki organizasyonlar, alt yüklenici olabiliyor. Bu programa başvuruda, iki koşul bulunuyor: Proje koordinatörünün Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştiren bir KOBİ olması ve projenin çıktısının ticarileştirilebilmesi. Başvurular, Şubat ve Ekim aylarında kabul ediliyor. KOBİ’lerin harcamalarının %75’i karşılanırken büyük kuruluşların ise en fazla %60’ı karşılanıyor ve yine Eureka programında olduğu gibi, herhangi bir alanda proje önerisi verilebiliyor.

Eureka Tematik Programları, yalnızca belirli konular üzerinde yoğunlaşıyor. Türkiye’den yalnızca firmalar katılabiliyor; KOBİ’lerin harcamalarının yine %75’i; büyük firmaların ise en fazla %60’ı karşılanıyor. Savunma ve havacılık şirketlerinin ilgisini çekebilecek Celtic+, yazılım projelerine yönelik Eureka tematik programlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Horizon 2020’de de gündeme gelecek olan bulut (cloud), büyük veri (big data) ya da nesnelerin interneti (IoT) konularını da bu kapsamda değerlendirmek mümkün. Euripides’te, herhangi bir akıllı elektronik çözüm kabul edilebiliyor; ITEA’da ise yelpaze daha da genişleyebiliyor.

Horizon 2020 KOBİ Aracı, KOBİ’lerin hızlı ve idari süreçleri görece daha kolay finansmanına olanak sağlayabiliyor. Birinci aşamada, KOBİ’ler, ilk fikirlerinin fizibilite çalışması için, 50.000 avro alabiliyor (ne daha fazla ne de az). İkinci aşamada, bu fikri piyasaya sürebilmek için, 2 yıllık veya daha kısa süreli bir yenilikçilik çalışmasına başlıyor; bu aşamada gerçekleştirilecek Ar-Ge çalışmaları, 2,5 milyon avroya kadar destekleniyor. KOBİ projeleri için en fazla destek oranı yine %75. Buna karşılık, sağlık ve biyoteknoloji alanlarına yoğunlaşmış projelerde, AB, ihtiyaç duyulan tutarın tamamını karşılayabiliyor. Bu programın en iyi yanı, başvurularda, başka bir ülkeden ortağa ihtiyaç duyulmaması. Ayrıca herhangi bir alanda proje önerisi verilebiliyor.

Horizon 2020 Araştırma ve Yenilik Hareketleri, en az 3 farklı ülkeden ortak gerektiriyor. Türk firmaları için yabancı ortak bulmak zor gibi görünse de finansal koşullar oldukça etkileyici: Konu kısıtlaması olmaksızın %100’lük bir fonlama oranı ve 8 milyon avroya kadar çıkabilen bütçeler mevcut.

Horizon 2020 kapsamında, savunma ve havacılık şirketlerinin yapabilecekleri arasında:

  • Deniz, kara, hava ortamları için görüntüleme teknolojileri geliştirilmesi,
  • Sınır kontrolü ve suç önleme amaçlı bilişim sistemlerinin geliştirilmesi,
  • Yüksek katılımlı etkinlikler sırasında, halkı koruma amaçlı yeni araçlar geliştirilmesi,
  • İnsanların terörist saldırılardan korunması,

gibi başlıklar sayılabilir.

Ayrıca, yakın zamanda başlatılan Uzay 4.0 adlı bir çerçeve programı kapsamında; dünyanın gözlenmesi, navigasyon, keşif, fırlatma roketleri, telekomünikasyon ve ilgili uzay teknolojilerine, 10 milyar avronun üzerinde bir yatırım planlanıyor.

 

Türkiye, Bu Programların Neresinde?

Türkiye, teknik ya da idari anlamda hiçbir kısıt olmaksızın, bu programların tamamından yararlanabiliyor. Ancak bir başvurunun olumlu sonuçlanması için, aşağıdaki noktalar önemli:

  • Başvurulan proje konusunun, yalnızca Türkiye için değil Avrupa için de yenilikçi bir konu olması gerekiyor.
  • Başvuracak şirketlerin, Ar-Ge geçmişinin olması bekleniyor.
  • Proje kapsamı uygunsa ilk örneklerin (prototiplerin) bulunması gerekiyor.
  • Bazı programlarda, şirketin büyüklüğünü iyi değerlendirmek gerekiyor; yalnızca KOBİ’ler için olan desteklere, büyük organizasyonlar başvuramıyor.
  • Farklı ülkelerden proje ortaklarının bulunması ve iş birliği yapılması gerekiyor.

Proje önerilerinin değerlendirmesinde, teklif sahibi şirketler birliği (konsorsiyum) ve önerilen proje, bir bütün olarak değerlendiriliyor. Örneğin, program kapsamına uygun olmayan bir şirket saptanırsa yalnızca onun şirketler birliğinin dışında bırakılması yerine, birliğin tamamı eleniyor.

Aslında, başarılı AB projeleri gerçekleştirmenin ve AB fonlarından yararlanmanın yolu, kurumsal Ar-Ge kültüründen, doğru yapılanmadan ve yönetimden geçiyor. Öte yandan, son dönemde sayıları giderek artan Ar-Ge merkezleri gibi bir yapılanma ve kamu destekli projelerin sayısının artması, bir organizasyonda Ar-Ge kültürünün yerleşmesini hızlandırıyor. Ayrıca, devletin verdiği hibe ve teşvikler sayesinde, Ar-Ge çalışmalarına kaynak ve işgücü ayırmak da kolaylaşıyor. AB de projeleri değerlendirirken Ar-Ge merkezlerini avantajlı olarak ele alıyor.

 

Fikirden Projeye Yol Haritası

Başarılı bir Ar-Ge projesinin temelinde, öncelikle fikir bulunuyor. Fikrin ortaya çıkması, o fikrin ne şekilde geliştirilerek projeye dönüştürüleceğinden, fonlama tipinden ve kaynaklarından bağımsızdır. Diğer yandan, aslında projelerin en değerli yanı, yani çekirdeği, fikirdir.

Özgün fikir ortaya çıktıktan sonra yapılması gereken, bu fikrin AB’ye uygunluğunu ve uygun çağrı ya da çağrıların varlığını araştırmak olmalı. Uygun çağrı saptandıktan sonra, bir planlama yapılmalı ve yol haritası oluşturulmalı.

Bu noktada, artık bir şirket birliğine doğru ilerlemek gerekiyor. Burada iki seçenek söz konusu: Ya bir birlik oluşturulmalı ya da var olan bir birliğe katılım sağlanmalı. Sonrasında, proje yazma süreci ve başvuru geliyor. İzleyen aşama, proje başvurusunun AB tarafından değerlendirilmesi ve şirketler birliğine, olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmesi.

 

İş Birlikleri için Neler Yapılmalı?

AB projelerinde doğru iş birliklerine ulaşmak için yapılması gerekenleri, aşağıdaki gibi sıralamak mümkün:

  • Proje fikrine ilişkin, geçmişte yapılan çalışmaların ve başarı öykülerinin araştırılması,
  • Proje fikri ile ilgili alanlarda çalışmış başka şirketlerin bulunması ve bağlantı kurulması,
  • Community Research and Development Information Service (CORDIS) üzerinden yayınlanan proje sonuçlarının incelenmesi,
  • CORDIS’in ortak bulma amacıyla da kullanılması,
  • AB ve TÜBİTAK tarafından düzenlenen proje pazarı ve benzeri etkinliklerin izlenmesi ve bunlara katılım sağlanması.

Burada öncelikle önerdiğimiz, bu çalışmaların yan çalışma olarak değerlendirilmemesi; bu konularda çalışan ve tek görevi bu olan kişilerin istihdamı. Bu yöntem sayesinde, duyuruların takip edilmesi, CORDIS’in ayrıntılı biçimde incelenmesi, şirket birliklerinde yer almak üzere şirketlerle iletişime geçilmesi ve etkinliklerin izlenerek katılım sağlanması, daha sistematik biçimde ilerliyor.

Diğer yandan, yurt dışında düzenlenen AB toplantı ve etkinliklerine katılmak ya da ortak bulmak amacıyla yapılan seyahatlere, TÜBİTAK seyahat desteği veriyor. Ayrıca, Türkiye’de bir toplantı düzenleyip yabancıları ülkeye davet etmek istenirse de destek almak için adres yine TÜBİTAK.

Bir başka yöntem de AB alt kuruluşlarının, kendi içindeki etkinliklerine katılarak tanınırlığı arttırmak. Savunma ve havacılık alanında faaliyet gösteren firmalar açısından bakılacak olursa bu konuda tek tek değil ortak hareket etmek, sonuç getirme açısından daha etkili olacaktır. Bunun bir örneği, yakın zamanda, Etkin Proje’nin kılavuzluğunda, danışmanlık verdiği gıda firmalarınca gerçekleştirilmiştir.

 

Etkin Proje’den, AB Projelerinin Ömür Devri Boyunca Destek

Etkin Proje’nin AB Destekleri Bölümü, yaklaşık 1,5 yıl önce, AB konusunda ciddi bir atılım yaptı. Bu dönemde, bölümün hazırladığı 25’ten fazla proje, AB tarafından fonlandı. Mart sonu itibarıyla değişik programlara yönelik olarak hazırlanmış ve gönderilmiş, toplam 21 yeni başvuru bulunuyor. Nisan ortası itibarıyla alınan kabul adedi 17 oldu; diğer projelerin değerlendirmeleri ise sürüyor.

Çeşitli AB fonlarına sunulan proje önerilerinin kabul oranı, %90 civarında. Bu yüksek oranın arkasında, öncelikle AB programlarını ve mevzuatı iyi bilmek, proje önerisi yazma deneyimi, doğru bağlantılar kurarak doğru şirket birliklerinde yer almak yatıyor. Ekip, inanmadığı projeyi, resmi teklife dönüştürmüyor.

Ekibin en güçlü olduğu noktalardan biri, proje fikrine uygun çağrıyı ve uygun proje ortaklarını bulma yeteneği. Olası proje ortaklarının Ar-Ge ve proje geçmişlerinin araştırılması da bu kapsama dâhil. Proje yazma aşamasında da yükün çoğunu üstlenen ekip, sunulan projenin reddedilmesi durumunda, konu aynı kalacak biçimde, değerlendirme sonuçlarını da göz önünde bulundurarak başvuru dokümanını yeniden hazırlıyor ve başvuruyu yineliyor.

Proje onay aldıktan sonra da Etkin Proje ekibi devreden çıkmıyor; proje süresince, izleme ve raporlama desteği vermeye devam ediyor. Ayrıca zaman içinde ortaya çıkabilecek değişik ihtiyaçlara da (projeden ayrılma, bütçe revizyonu ve benzeri) çözüm geliştiriliyor.

Öte yandan, AB’nin oldukça sert ve sıkı denetleme prosedürleri bulunuyor. AB denetlemesi, projenin tamamlanma tarihini izleyen 2 yıl içinde, herhangi bir zamanda gerçekleşebiliyor; Etkin Proje ekibi, bu aşamada da şirkete destek oluyor.

Sonuç olarak Etkin Proje, bir AB projesinin teklif hazırlama aşamasından başlayarak kapanışına ve denetiminin tamamlanışına kadar, proje sahibine destek veriyor.

 

CORDIS

Community Research and Development Information Service (CORDIS), AB genelinde bilgi paylaşımı amacıyla kullanılan bir ortam. CORDIS internet sitesi 1994’ten bu yana, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca ve Polonyaca yayında. Bununla birlikte, bilimsel içerik, yalnızca İngilizce sunuluyor.

CORDIS’in ana kullanım amaçları şöyle sıralanabilir:

  • AB tarafından desteklenen araştırma projelerinin ve sonuçlarının izlenmesi,
  • research*eu results magazine ücretsiz aboneliği,
  • Haber ve etkinliklerin günlük olarak izlenmesi,
  • Ortak arama konusunda interaktif ortam olarak kullanılması.

 

Kaynakça:

http://www.ab.gov.tr

http://ec.europa.eu/budget/mff/programmes/index_en.cfm#transition

http://cordis.europa.eu/home_en.html

https://www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/bilimsel-etkinlik/etkinlik-duzenleme-destekleri/icerik-2223-c-cok-katilimli-uluslararasi-etkinlik-duzenleme-destegi

 

Makalenin, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

MSI_Dergisi_Sayi_145_80_83_Etkin_Proje_AB_Makale.pdf

534 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme