Analiz: Terör Saldırılarının Mühendislik Açısından İncelenmesi – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Analiz: Terör Saldırılarının Mühendislik Açısından İncelenmesi

19 Eylül 2016
msi_makale_teror_19_09_2016_s

Fikret Kuran ve Süleyman Polat, MSI Dergisi’nin 135’inci sayısında, son 1 yıl içerisinde ülkemizde gerçekleşen terör saldırılarını, mühendislik açısından analiz etti. 

“Terör Saldırılarının Mühendislik Açısından İncelenmesi: 10 Ekim 2015 Ankara Tren Garı Kavşağı Canlı Bomba Saldırısından 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimine” başlıklı makalenin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Özet

Yakın zamanlarda Ankara’da 3 bombalı intihar saldırısı gerçekleştirilmiştir. Bu saldırılardan ilki, 10 Ekim 2015 tarihinde, Tren Garı önünde, DAİŞ mensubu 2 intihar bombacısı tarafından yapılmıştır. Bu saldırıda, 102 kişi hayatını kaybetmiş; 100’den fazla kişi de yaralanmıştır. İkinci saldırı, 17 Şubat 2016 tarihinde, PKK ve TAK terör örgütleri tarafından, askeri personeli taşıyan servis aracına bombalı araçla gerçekleştirilmiş ve saldırıda, 29 kişi hayatını kaybetmiş; 60 kişi yaralanmıştır. Üçüncü saldırı ise 13 Mart 2016 tarihinde, yine aynı terör örgütleri mensuplarınca ve aynı yöntemle Kızılay-Güvenpark’ın hemen yanındaki otobüs durağında, sivil vatandaşlar hedef alınarak gerçekleştirilmiştir. Saldırıda 36 kişi hayatını kaybetmiş; 100’den fazla kişi yaralanmıştır. Son olarak 15 Temmuz 2016 gecesinde, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca darbe girişiminde bulunulmuş; olaylarda, 246 sivil, asker ve polis şehit olmuş, 1.500’ün üzerinde kişi de yaralanmıştır. Bu çalışmada, Ankara’da gerçekleştirilen terör saldırıları analiz edilerek; bombalı terör saldırılarının gerçekleşmesinin hemen akabinde, saldırının gerçekleşmesindan dakikalarla ifade edilebilecek zaman içerisinde; saldırının, salise mertebesi hassasiyetle gerçekleşme zamanı, kaç kez patlama olduğu, infilak eden patlayıcının cinsi ve TNT eşdeğeri miktarının belirlenebildiği gösterilmektedir. 15 Temmuz darbe girşiminde, F-16 savaş uçakları tarafından bombalanan yerlerin salise mertebesinde ve kronolojik olarak zamanları hesaplanmış; sonik patlamalar ile bombalı saldırıların ayrımı yapılmıştır. Bu makalede anlatılan ve çok kısa sürede bilgi elde edilmesini sağlayan yöntemlerin, acil durum yönetimi ile adli ve idari soruşturmalarda kullanılabileceği değerlendirilmektedir.

1.Giriş

İnsan kaynaklı gerçekleşen patlamalar, depremlere benzer titreşimler oluşturmaktadır. Bu yer sarsıntıları, yapay deprem olarak adlandırılmaktadır. Soğuk Savaş döneminde, nükleer denemeler sismograf kayıtları ile takip edilmiş; deney yerleri ve nükleer testin büyüklüğü, bu sayede diğer ülkeler tarafından belirlenebilmiştir. Sismik kayıtlar, nükleer testlerin izlenebilmesinin yanı sıra bombalı terörist saldırıları, maden kazaları, uçak kazaları, yakıt boru hattı patlamaları ve yakıt deposu patlamaları gibi birçok sıra dışı ve toplumsal etkisi büyük olan olaylarda kullanılmıştır. Özellikle son yıllarda, büyük endüstriyel kazaların ve büyük ölçekli terör saldırılarının artması nedeniyle yüzey patlamalarında, patlamanın büyüklüğünü ve infilak eden patlayıcı miktarını belirlemeye yönelik çalışmalar önem kazanmıştır. Bu konu hakkında son 10 yıldır ABD ve İsrail tarafından deneysel çalışmaları da içeren kapsamlı araştırmalar yapılmaktadır. Sismik ve akustik kayıtlardan faydalanarak patlamaların analiz edilmesi ile ilgili teorik bilgilere; MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde (www.milscint.com / www.savunmahaber.com) yer alan bu makalenin genişletilmiş sürümünden ve Kuran (2014-a) ile Kuran ve Polat (2015) numaralı referanslardan erişilebilir.

Ülkemizdeki bombalı saldırılarda, genellikle TNT ve el yapımı patlayıcı (EYP) kullanılmaktadır. EYP yapımında, çoğunlukla amonyum nitrat (AN) ya da amonyum nitrat içerikli gübre ve fuel oil karışımı kullanılmaktadır. Amonyum nitrat içerikli EYP’leri infilak ettirmek için ise az miktarda TNT, RDX veya C4 türü yüksek patlama hızına sahip patlayıcılardan yararlanılmaktadır. Karışımdaki fuel oil oranı belirli bir değerden daha az veya yüksek olduğu durumda, patlama hızı düşmektedir. EYP’lerin patlama hızının tespitine yönelik, ülkemizde deneysel çalışmalar bulunmamaktadır. Bu tür patlayıcıların teknik özelliklerini belirlemeye yönelik deneysel çalışmaların yapılmasının önemli olacağı düşünülmektedir. ABS Consulting firmasının, ABD’nin Texas eyaletinde, 2013 yılında meydana gelen, Waco gübre fabrikası patlamasına ait raporunda, saf amonyum nitrat ve gübrelerin patlama hızlarının, Tablo 1’de belirtilen aralıklarda olduğu ifade edilmektedir. Salzano vd. (2014), Triacetone Triperoxide Peroxyacetone (TATP) türü EYP’lerin patlama hızını, 1.400 m/s olarak vermektedir. Bu nedenlerle bu çalışmada, Ankara’daki bombalı saldırılarda kullanılan EYP’lerin (AN içerikli gübre) patlama hızının, 1.350 m/s olarak alınabileceği düşünülmektedir. Kuşkusuz her EYP’de, EYP’yi tasarlayan kişinin bilgi ve becerisine bağlı olarak bu değer değişecektir.

Tablo 1. Saf AN ve AN içerikli gübrelerin patlama hızları (Kaynak: ABS Consulting Report)

Patlayıcı Türü Sargılama Malzemesi Karışım Malzemesi Tetikleyici Patlayıcı Patlama Hızı (VoD) m/s
Saf AN Çelik Yok 100 gr PA 1.230
Saf AN Çelik Yok 50 gr Tetril 1.310
Saf AN Çelik Yok 60 gr Tetril 1.470
Saf AN Çelik Yok 250 gr Tetril 2.700
Toz AN Çelik Karbon C4 ve RDX 1.250
Gübre Çelik Balmumu-kil 50 gr Comp. A3 1.370
Gübre Kâğıt Bilinmiyor 225 gr Comp. C 1.100
Gübre Çelik Bilinmiyor 50 gr Comp. A 1.350

 

2.Ankara’da Düzenlenen Bombalı Terör Saldırılarına Ait Sismik ve Akustik Kayıtlar

DAİŞ terör örgütü tarafından, 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen bombalı intihar saldırısında kullanılan patlayıcı miktarı çok az olduğu için, sismik ve akustik kaydı bulunmamaktadır. Bu saldırı, patlama anına ait video görüntülerinden elde edilen ses kayıtları kullanılarak analiz edilmiştir. PKK ve TAK terör örgütleri tarafından, 17 Şubat 2016 ve 13 Mart 2016 tarihlerinde, araç ile düzenlenen bombalı saldırılarının ise sismik ve akustik kayıtları bulunmaktadır. Her iki saldırı yerine en yakın sismograf istasyonları:

  • Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’ne ait, Ankara-Lodumlu mevkiinde bulunan KO-LOD kodlu sismograf istasyonu,
  • Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) ait ODTÜ istasyonu ve
  • ABD’nin Ulusal Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS)’na ait olan ve AFAD tarafından işletilen, ODTÜ arazisinde, Yalıncak mevkiinde bulunan, ANTO kodlu sismograf istasyonlarıdır.

Bu istasyonlara ait sayısal kayıtlar, European Integrated Data Archive (EIDA / Avrupa Entegre Veri Arşivi) ve AFAD web sitesinden alınarak analiz edilmiştir (www.orfeus-eu.org/eida; www.deprem.gov.tr).

2.1. 10 Ekim 2015 Tren Garı Kavşağı Canlı Bomba Saldırısı

Terör örgütü DAİŞ tarafından, 10 Ekim 2015 tarihinde, saat 10.04 civarında, Ankara Tren Garı önündeki kavşakta, çeşitli sivil toplum örgütelerinin düzenlediği barış mitingi için toplanan kalabalığa, iki canlı bomba saldırısı gerçekleştirilmiştir. Saldırılar, DAİŞ militanı iki canlı bomba tarafından ard arda düzenlenmiş ve canlı bombalar haricinde, 102 kişi hayatını kaybetmiştir. Resmi açıklamalarda; ilk patlamada, çelik bilyelerle güçlendirilmiş 4 kilo; ikinci patlamada ise 5 kilo TNT kullanıldığı ifade edilmektedir.

Saldırıya ait 8 saniye 389 milisaniye uzunluğundaki video görüntüsünde, ilk patlama görülmektedir. Bu video görüntüsünden elde edilen ses kayıdının, zaman-frekans ortamındaki spektogram grafiklerinden ise kaydın sona ermesine yakın, görüntü olmayan bölümündeki ikinci patlamaya ait ses kaydı, net bir şekilde tespit edilebilmektedir. İlk patlamadan 1,987 saniye sonra, diğer bir ifade ile 2 saniyeden 13 milisaniye kadar kısa sürede, ikinci patlamanın meydana geldiği görülmektedir. İlk patlamada, sesin kayıtçıya ulaşması için geçen süre, ikinci patlamaya göre daha uzundur. Bu nedenle iki patlama arasındaki zaman farkı, 2 saniyeden 13 milisaniye daha az ölçülmüştür. Videoyu kaydeden kişinin, 13 milisaniyelik zaman farkından dolayı, ikinci patlama noktasına, ilk patlama noktasına göre 4-5 metre daha yakın olduğu hesaplanmıştır.

2013 yılında, ABD’nin Boston şehrinde, düdüklü tencere içerisine yerleştirilen barut cinsi patlayıcıların, seyircilerin arasına bırakılması ve 13 saniye aralıkla patlatılması şeklinde bir terör saldırısı düzenlenmiştir. Bu terör olayında da canlı bombalı saldırı şekli haricinde, Tren Garı saldırısına benzer iki ardışık patlama meydana gelmiştir. FBI raporlarında da iki patlamanın, 13 saniye aralıkla olduğu ifade edilmektedir. İnternet ortamından elde edilen video kayıtlarından, ilk patlamadan, 12.967 saniye sonra ikinci patlamanın meydana geldiği görülmektedir. Patlamalar arasındaki zaman farkının 13 saniyeden 33 milisaniye kısa olmasının nedeninin, Ankara’daki saldırıda olduğu gibi, videoyu kaydeden kişinin, ikinci patlamaya, yaklaşık 13 metre daha yakın olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Tren Garı saldırısında, iki patlama arasında 2 saniyelik fark olmasının büyük bir tesadüf olması haricinde, Boston saldırısında olduğu gibi, zamanlayıcı ve uzaktan kontrol cihazı kullanılması, gözardı edilmemesi gereken bir olasılıktır.

msi-sekil1  Şekil 1. 10 Ekim 2015 Ankara Saldırısı’na ait ses kayıtları:

a) Her İki Patlamanın Ses ve Spektogram Grafiği

b) İlk Patlamanın Zaman Ölçeğinin 10 Kat Uzatılmış Spektogram Grafiği

c) İkinci Patlamanın Zaman Ölçeğinin 10 Kat Uzatılmış Spektogram Grafiği

Tren Garı saldırısındaki her iki patlamaya ait ses kaydı, 10 kat daha yavaşlatılarak patlamaya ait zaman-frekans ortamında spektogram grafikleri çıkarılmıştır (Şekil 1). İkinci patlamaya ait ikincil şok dalgasının gecikme zamanı, bu grafikten net olarak görülmektedir ve 11 milisaniye olarak ölçülmüştür. İlk patlamaya ait grafikten ise çok belirgin olmasa da ikincil şok dalgasının gecikme zamanı, yine 11 milisaniye olarak ölçülmüştür. Saldırının ANFO türü patlayıcı ile düzenlenmesi durumunda, ilk patlamada 0,75 kg TNT eşdeğeri ANFO (0,90 kg ANFO), ikinci patlamada ise 0,90 kg TNT eşdeğeri ANFO (1 kg ANFO) kullanılması gerekmektedir. Bu değerler, patlamanın büyüklüğü ve sebep olduğu can kayıpları ile uyumsuzdur. Patlayıcı türünün TNT olması durumunda ise ilk patlamada 4,5 kg, ikinci patlamada 5,5 kg TNT kullanıldığı hesaplanmıştır. Hesaplananan patlayıcı miktarları ve patlamanın etkisi dikkate alındığında, saldırıda TNT kullanılması daha olasıdır. Ses kayıtlarından belirlenen patlayıcı türü ve miktarları, resmi makamlar tarafından açıklanan bilgilerle de örtüşmektedir.

2.2. 17 Şubat 2016 Merasim Sokak Terör Saldırısına Ait Sismik-Akustik Kayıtlar

17 Şubat Çarşamba günü, mesai bitiminde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelini taşıyan servis araçlarına bombalı terör saldırı düzenlenmiştir. Terör saldırısında, canlı bomba haricinde, 29 kişi hayatını kaybetmiş; 60 kişi yaralanmıştır. Resmi açıklamalarda, saldırının, yerel saat ile 18.31’de düzenlendiği ifade edilmektedir. Saldırı, binek türü araçta bulunan canlı bomba ile gerçekleştirilmiştir. Saldırı yerine en yakın sismograf istasyonları olan ODTÜ, ANTO ve KO_LOD kodlu sismograf istasyonları ile terör saldırısının gerçekleştiği yer arasında, sırasıyla 6.600, 6.610 ve 7.150 metre mesafe bulunmaktadır (Şekil 2).

msi-sekil2

 

Şekil 2. Ankara’da araçla düzenlenen terör saldırıları ve sismik istasyonların coğrafik konumları

Kayıtların incelenmesinden, ANTO ve ODTÜ kodlu istasyonlarda, terör saldırısında meydana gelen patlama nedeniyle hem sismik hem de akustik dalgalar kaydedilmiş iken, KO-LOD sismik istasyonunda, herhangi bir titreşim kaydı görülmemiştir. Sismik ve akustik kayıtların analizinde, 0,5-8 Hz aralığında “butterworth” filtreleme uygulanmıştır. Sismik dalgaların analizinden, saldırının gerçekleşme zamanı, yerel saat ile 18.31.15.34±0,2 olarak hesaplanmıştır. Diğer bir ifade ile 17 Şubat tarihinde gerçekleştirilen terör saldırısı, saat 18’i 31 dakika, 15 saniye, 34 salise geçerken meydana gelmiştir (Tablo 2).

17 Şubat günü Ankara’daki patlamada gözlendiği üzere, yüzeyde meydana gelen patlamalarda, sismograf istasyonları, sismik dalgaların yanı sıra akustik (ses) dalgalarını da kaydedebilmektedir (Koper vd., 1999; 2002; Gitterman ve Hofstetter, 2012; Gitterman, 2013; Kristekova vd.,2008; Evers vd., 2007). Benzer akustik dalgalar, 5 Eylül 2012 Afyonkarahisar Mühimmat Deposu Patlaması ve 20 Ağustos 2013 Kırıkkale-Hasandede Barut Deposu Patlaması’nda da gözlenmiştir (Kuran 2014-a). Yüzey patlamalarında, akustik dalgaların süresi, sismik dalgalara göre çok kısa olmasına karşılık, akustik dalgaların genliği daha büyüktür. 17 Şubat terör saldırısında da gözlenen bu durum, patlamanın yüzeyde veya yüzeyden belirli bir mesafade yukarıda gerçekleştiğini; açığa çıkan enerjinin büyük bir kısmının atmosfere yayıldığını ve sismik enerjinin daha düşük olduğunu göstermektedir (Şekil 3).

Tablo 2. 17 Şubat 2016 Saldırısı’nın sismik ve akustik kayıtlarından elde edilen parametreler

 

 

Hesaplanan Saldırı Zamanı

18.31.15.341±0,2

 

Sismik İstasyonlar ODTÜ ANTO
Saldırı Yerine Mesafe 6.600 m 6.610 m
P Dalgası Varış Zamanı 18.31.16.765 18.31.16.846
Akustik Dalga Varış Zamanı 18.31.34.445 18.31.34.464
Ses Dalgası Seyehat Süresi 19,10 s 19,12 s
150C’deki Ses Dalgası Hızı 340,35 m/s
Şok Ses Dalgası Ortalama Hızı 345,55 m/s 345,71 m/s
İkincil Şok Dalgası Gecikme Zamanı (∆t=tMS-tSS) 0,183 s

 

 msi-sekil3a

 

 

 

 

 

 

(a)

msi-sekil3bc

 

 

 

 

 

(b)

Şekil 3. a) 17 Şubat Saldırısı’nda, ODTÜ ve ANTO istasyonları tarafından kaydedilen sismik ve akustik dalgalar b) ODTÜ ve ANTO istasyonları, sismik ve akustik kaydın zaman-frekans ortamında spektogram grafikleri

Bombalı saldırı sonucunda, akustik dalgalardan hesaplanan ikincil şok dalgası gecikme zamanı, Δt=0,183 s (183 milisaniye) olarak ölçülmüştür (Şekil 4). Saldırıda, fabrikasyon ANFO türü patlayıcı kullanılması durumunda, yaklaşık 800 kg TNT eşdeğeri patlayıcının (940 kg ANFO) kullanılması gerektiği hesaplanmıştır. TNT türü patlayıcı kullanılarak elde edilen ilişkinin kullanılması durumunda ise TNT türü patlayıcı miktarı 3.500 kg olmaktadır. ANFO veya TNT cinsi patlayıcıların kullanılması durumunda hesaplanan patlayıcı miktarları, patlamanın büyüklüğü ile karşılaştırıldığında uyumsuzluk göstermektedir. Ayrıca bu miktarlarda patlayıcının binek araca yerleştirilmesi de fiziken imkânsızdır. Bu durum, saldırıda daha düşük patlama hızına sahip EYP kullanıldığını göstermektedir. Amonyum nitrat içerikli EYP’nin patlama hızı 1.350 m/s olarak alınarak, eşdeğer TNT ağırlığı 90 kg olarak hesaplanmıştır. Eşdeğer TNT ağırlıklarına dönüştürme katsayısı olarak 0,42 ve 0,33 alındığında, saldırıda kullanılan EYP ağırlığı, 215-270 kg olarak hesaplanmaktadır.

msi-sekil4

Şekil 4. ANTO İstasyonu’nda akustik dalgalardan hesaplanan ikincil şok dalgası gecikme zamanı

Basında, terör saldırısı sonucunda, 2 metre genişliğinde krater oluştuğu ifade edilmektedir. Saldırının araçla yapılması nedeniyle patlama merkezinin, yüzeyden 0,80 m kadar yukarıda olduğu varsayılmıştır. Yüzeyden belirli mesafede yukarıda gerçekleşen patlatmalardan elde edilen denkleme göre, patlayıcının TNT eşdeğer ağırlığı, 85 kg olarak hesaplanmıştır. Basında verilen krater boyutunun doğruluğu bilinmemesine karşılık, bu parametreye göre hesaplanan eşdeğer TNT miktarının, patlama hızı 1.350 m/s alınarak hesaplanan eşdeğer TNT miktarına (90 kg) yakın olduğu görülmektedir.

ABD Federal Emergency Management Agency (FEMA / Federal Acil Durum Yönetim Ajansı) tarafından yayınlanan; FEMA-426 (2003) “Reference Manual to Mitigate Potential Terrorist Attacks Against Buildings” adlı dokümanda, araç tiplerine bağlı olarak kullanılabilecek TNT eşdeğeri patlayıcı miktarı aralıkları ve oluşan şok dalgasına bağlı olarak muhtemel yapısal ve çevresel hasarlar, Şekil 5’te gösterilmektedir. Binek araçlardaki olası patlayıcı miktarı, TNT cinsinden 100-500 lb (45-225 kg) olarak verilmektedir. Hesaplanan 90 kg eşdeğer TNT ağırlığının, FEMA-426’da verilen değerler ile de uyumlu olduğu görülmektedir. FEMA 426’ya göre, 90 kg TNT eşdeğeri EYP’nin etki alanı hesaplanmıştır: Yapılardaki betonarme kolonlarda kısmi göçme oluşturabilecek mesafe sınırı, 6,7 metredir. Patlama merkezinden ölümcül yaralanma sınırı 33 metre, öldürücü olmayan yaralanma sınırı 58 metre, cam kırılmalarına bağlı yaralanma sınırı 112 metre, camlarda kırılma sınırı ise 160 metre olarak hesaplanmıştır.

 

msi-sekil5

Şekil 5. FEMA-426’ya göre kullanılabilecek TNT cinsinden patlayıcı miktarları ve etki alanları

2.3. 13 Mart 2016 Kızılay Terör Saldırısına Ait Sismik-Akustik Kayıtlar

13 Mart günü, akşam saatlerinde, Kızılay Güvenpark yanındaki otobüs durağına, bombalı terör saldırı düzenlenmiştir. Saldırı, binek türü araç ile iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilmiştir. Terör saldırısında, canlı bombalar haricinde, 36 kişi hayatını kaybetmiş; 125 kişi de yaralanmıştır. Resmi açıklamalarda, saldırının, yerel saat ile 18.45’te düzenlendiği ifade edilmektedir. Kayıtların incelenmesinden, her 3 sismik istasyon tarafından, terör saldırısında meydana gelen patlama nedeniyle hem sismik hem de akustik dalgalar kaydedildiği görülmektedir. Sismik dalgaların analizinden, saldırının gerçekleşme zamanı, yerel saat ile 18.46.06.62±0,2 olarak hesaplanmıştır. Diğer bir ifade ile 13 Mart tarihinde gerçekleştirilen terör saldırısı, saat 18’i 46 dakika, 6 saniye, 62 salise geçerken meydana gelmiştir (Tablo 3).

Tablo 3. 13 Mart 2016 Saldırısı’nın sismik ve akustik kayıtlarından elde edilen parametreler

 

 

Hesaplanan Saldırı Zamanı

16.46.06.620±0,2

 

Sismik İstasyonlar ODTÜ ANTO KO-LOD
Saldırı Yerine Mesafe 7.665 m 7.675 m 8.370 m
P Dalgası Varış Zamanı 18.46.08.273 18.46.08.275 18.46.08.425
Akustik Dalga Varış Zamanı 18.46.28.700 18.46.28.698 18.46.30.841
Ses Dalgası Seyehat Süresi 22,08 s 22,08 s 24,22 s
130C’deki Ses Hızı 339,16 m/s
Şok Ses Dalgası Ortalama Hızı 347,15 m/s 347,60 m/s 345,58 m/s
İkincil Şok Dalgası Gecikme Zamanı (∆t=tMS-tSS) 0,220 0,224

 

17 Şubat saldırısında olduğu gibi, 13 Mart saldırısında da akustik dalgaların genliği, sismik dalgalara göre daha büyüktür. Bu durum; patlamanın yüzeyde veya yüzeyden belirli bir mesafe yukarıda gerçekleştiğini; açığa çıkan enerjinin büyük bir kısmının atmosfere yayıldığını ve sismik enerjinin daha düşük olduğunu göstermektedir (Şekil 6). Saldırı anında Ankara’daki hava sıcaklığı 130C; rüzgâr hızı, kuzey-kuzeydoğu yönünde, 3,8 m/s’dir. Ses dalgalarının, 13 0C sıcaklık ve hava şoku (airblast) etkisinin olmadığı durumda, atmosferdeki hızı, 339,16 m/s’dir. Patlama sonucu oluşan hava şoku etkisi ile akustik dalgaların hızı artmış; sismik istasyonlara, sırasıyla 0,52, 0,55 ve 0,45 saniye daha erken ulaşmıştır. Kayıtlardan hesaplanan ortalama ses dalgası hızı, beklendiği üzere, mesafe ile azalmakta ve elastik sınıra doğru yaklaşmaktadır.

(a)msi-sekil6a

 

 

 

 

 

 

 

 

 

msi-sekil6b

 

 

 

 

 

 

 

 

(b)

Şekil 6. 13 Mart saldırısına ait ODTÜ, ANTO ve KO-LOD Sismik İstasyonları kaydı (a) ve ANTO İstasyonu sismik ve akustik kaydı (b)

17 Mart saldırısı, frekans ortamında incelendiğinde, spektogramda deniz kabuğu şeklinde ardalanma (scalloping) görülmektedir (Şekil 7). Bu da patlamanın, milisaniye mertebesinde birkaç tane olabileceğine işaret etmektedir. Yine zaman ve frekans ortamındaki analizlerden, ana patlamadan 1,33 saniye sonra, göreli olarak çok düşük güçte ikinci bir patlamanın daha olduğu değerlendirilmektedir.

msi-sekil7

Şekil 7. 13 Mart saldırısına ait ANTO İstasyonu (solda), KO-LOD İstasyonu (ortada) ve ODTÜ İstasyonu (sağda) akustik kayıtların, zaman-frekans ortamında spektogram grafikleri

Akustik dalgalardan hesaplanan ikincil şok dalgası gecikme zamanı, 7.675 m uzaklıktaki ANTO istasyonunda Δt=0,224 s (224 milisaniye); 7.665 m uzaklıktaki ODTÜ istasyonunda ise Δt=0,220 s (220 milisaniye) olarak ölçülmüştür (Şekil 8). KO-LOD istasyonunda ise belirgin ikincil şok dalgası gözlenememiştir.

msi-sekil8

 

 

 

 

 

 

 

Şekil 8. 13 Mart saldırısı ANTO İstasyonu üç bileşeni (solda) ve ODTÜ İstasyonu düşey bileşeni (sağda) ikincil şok dalgası gecikme zamanları

Saldırıda, fabrikasyon ANFO veya TNT cinsi patlayıcıların kullanılması durumunda hesaplanan patlayıcı miktarları, 17 Şubat saldırısında olduğu gibi, patlamanın büyüklüğü ile karşılaştırıldığında uyumsuzdur. Ayrıca bu miktarlarda patlayıcının binek araça yerleştirilmesi de fiziken imkânsızdır. Bu durum, saldırıda, daha düşük patlama hızına sahip EYP kullanıldığını göstermektedir. Saldırıda kullanılan eşdeğer TNT ağırlığı, ANTO ve ODTÜ istasyonlarında ölçülen ikincil şok dalgası gecikme zamanları kullanılarak ve EYP’nin patlama hızı 1.350 m/s alınarak, 165 kg olarak hesaplanmıştır (Tablo 4). EYP’nin eşdeğer TNT ağırlık katsayıları 0,33 ve 0,42 alındığında ise saldırıda kullanılan EYP ağırlığı, 390-500 kg civarında olmaktadır.

Tablo 4. İkincil şok dalgası gecikme zamanına göre hesaplanan patlayıcı miktarları

Sismik İstasyon EYP (TNT Eşdeğeri Ağırlığı-kg) EYP (kg)
ANTO 170 kg 400-515 kg
ODTÜ 160 kg 380-485 kg
ORTALAMA 165 kg 390-500 kg

 

FEMA 426’ya göre, 165 kg TNT eşdeğeri EYP’nin etki alanı hesaplanmıştır: Yapılardaki betonarme kolonlarda kısmi göçme oluşturabilecek mesafe sınırı, 8,5 metredir. Patlama merkezinden ölümcül yaralanma sınırı 46 metre, öldürücü olmayan yaralanma sınırı 64 metre, cam kırılmalarına bağlı yaralanma sınırı 145 metre, camların kırılması sınırı ise 200 metre olarak hesaplanmıştır. Saldırı sonrasında, patlamanın çevreye etkisi, sınırlı da olsa araştırılmıştır. Patlama yerine 185 metre uzaklıktaki Kumrular Caddesi köşesindeki binalarda cam kırılması daha yoğun iken, 198 metre uzaklıktaki TMO binasında, büyük açıklıklı bir camda kırılma gözlenmektedir. Bu bina sonrasındaki, 10-15 metre uzaklıktaki komşu binaların camlarında ise herhangi bir kırık gözlenmemiştir. Elde edilebilen gözlemsel veriler sınırlı da olsa, patlamanın çevreye etkisi ile hesaplanan patlayıcı miktarının FEMA 456’ya göre çevreye etkisi örtüşmektedir.

13 Mart saldırısı 3 sismik istasyon tarafından kaydedilirken 17 Şubat saldırısı, sadece 2 istasyon tarafından kaydedilmiştir. Yine akustik kayıtların analizinden, 13 Mart saldırısındaki ortalama akustik dalga hızı, sıcaklığın düşük olması ve saldırı yeri ile istasyon arasındaki mesafenin artmasına rağmen, 17 Şubat saldırısına göre, daha yüksek hesaplanmıştır. Bu bulgular, 13 Mart saldırısında kullanılan patlayıcı miktarının, 17 Şubat saldırısına göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. İkincil şok dalgası parametresine göre hesaplanan eşdeğer TNT patlayıcı ağırlıkları referans alındığında da 13 Mart saldırısında kullanılan patlayıcı miktarının, 17 Şubat saldırısına göre, 1,8 kat daha fazla olduğu görülmektedir.

3.15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi ve F-16 Hava Saldırıların Kronolojisi

FETÖ mensupları tarafından, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunulmuş; darbecilere karşı koyan, çoğu sivil olmak üzere, 246 kişi hayatını kaybetmiştir. Darbe girişimi esnasında, F-16 savaş uçaklarıyla birçok noktaya, FETÖ terör örgütü mensuplarınca bombalı saldırılar düzenlenmiştir. Yine savaş uçaklarının ses hızını aşması sonucunda, çok sayıda kez ses patlaması (sonik patlama) meydana gelmiştir. Gerek F-16 ile yapılan bombalı saldırılar gerekse ses patlamaları sonucunda oluşan titreşimler; ANTO, ODTÜ ve KO-LOD sismik istasyonları tarafından kaydedilmiştir. Ankara’daki darbe girişimi sırasında darbeciler tarafından bombalanan yerler arasında; TÜRKSAT, Gölbaşı Polis Özel Harekât Merkezi (PÖH), Ankara Emniyet Müdürlüğü, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bulunmaktadır. Darbecilerin merkezi konumunda olan Akıncı Hava Üssü ise TSK’nın hava unsurları tarafından bombalanmıştır. Bombalanan bu yerlerin; ANTO, ODTÜ ve KO-LOD sismik istasyonlarına olan mesafeleri, Tablo 5’te verilmektedir.

Tablo 5. Sismik istasyonların bombalanan yerlere olan uzaklıkları

TÜRKSAT Gölbaşı PÖH Emniyet Müdürlüğü TBMM Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Akıncı
ANTO 25.400 m 8.400 m 9.500 m 6.800 m 6.700 m 30.700 m
ODTÜ 25.400 m 8.400 m 9.500 m 6.800 m 6.700 m 30.700 m
KO-LOD 28.000 m 11.800 m 8.700 m 7.700 m 5.500 m 27.300 m

 

Sismik istasyonlardaki kayıtların analizinde, üç farklı titreşim kaydı görülmektedir. Birinci olarak, bombalı saldırılar sonucunda gerçekleşen patlamalarla oluşan ve önceki bölümde de açıklanan sismik ve akustik titreşimlerin kaydıdır. Bu kayıtların analizinden, her bir bombalı saldırının nereye gerçekleştirildiği ve salise mertebesinde gerçekleşme zamanı hesaplanmıştır (Tablo 6). Hesaplanan saldırı zamanlarındaki hata payı, ±0,2 saniye mertebesindedir. TÜRKSAT ve Akıncı Hava Üssü’nün sismik istasyonlara olan mesafeleri, göreli olarak diğer istasyonlara göre daha uzaktır. Bu nedenle her iki lokasyonda oluşan patlamalara ait sismik ve akustik kayıtlar bulunmadığından, meydana gelen patlamaların gerçekleşme zamanları hesaplanamamıştır. Sismik istasyonların kaydettiği ikinci tür titeşim kaydı ise F-16 savaş uçaklarının ses hızına erişmesi veya geçmesi sonucunda meydana gelen sonik patlamaların akustik kayıtlarıdır. TNT, ANFO veya EYP gibi patlamalar, kimyasal reaksiyon ile oluşmakta ve 2-3 milisaniye içerisinde, ani enerji yayılması meydana gelmektedir. Ses patlaması ise cismin ses hızına ulaşması ile ilgili olduğundan, fiziksel bir olaydır. Darbe girişimi süresince, çok sayıda sonik patlama meydana gelmiş ve bu patlamalar, çoğu durumda, görgü tanıkları tarafından bomba patlamaları ile karıştırılmıştır. Kayıtlardan, sonik patlamaların, sismik dalgalar üretmediği görülmektedir. Üçüncü tür titreşim kaydı ise F-16 savaş uçaklarının, alçak irtifada ses hızının altında uçarken oluşturdukları seslerin kaydıdır. Bu titreşim kayıtlarında da sonik patlamalarda olduğu gibi, sismik istasyonlarda, sismik titreşimler görülmemektedir. Ancak bu akustik kayıtların süresi, sonik patlamalara göre daha uzundur ve belirli frekanslarda genlikleri daha yüksektir (Şekil 9-16).

Tablo 6. Sismik ve akustik kayıtlara göre hesaplanan F-16 saldırı yerleri ve zamanları

Saldırı No Hedef Gerçekleşme Zamanı

(saat.dakika.saniye.salise)

1 Gölbaşı Polis Özel Harekât Merkezi 23.17.25.900
2 Gölbaşı Polis Özel Harekât Merkezi 23.59.20.990
3 Ankara Emniyet Müdürlüğü 00.55.38.354
4 Ankara Emniyet Müdürlüğü 01.07.34.814
5 TBMM 02.33.09.005
6 TBMM 03.22.49.665
7 TBMM 03.23.47.567
8 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06.16.32.913
9 Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 06.17.44.982

 

Darbeci teröristlerin ilk hedefinin, karşı koyma kaabiliyeti olan polis birimleri olduğu görülmektedir. İlk F-16 saldırısı, Gölbaşı PÖH’de, saat 23.17.25.90’da meydana gelmiş ve bu saldırıdan, 41 dakika 55 saniye sonra, saat 23.59.20.99’da, aynı yere ikinci saldırı gerçekleştirilmiştir. İlk iki saldırının gerçekleştirildiği yer olan Gölbaşı PÖH’de, 50 polis şehit olmuştur. Darbecilerin üçüncü saldırısı, Ankara Emniyet Müdürlüğü Binası’na, 00.55.38.354’de gerçekleştirilmiştir. Dördüncü bombalı saldırı, yine aynı yere, 11 dakika 56 saniye sonra, saat 01.07.34.814’de gerçekleştirilmiştir. Beşinci bombalı saldırı, saat 02.33.09.005’de, TBMM’ye gerçekleştirilmiştir. Olayı yaşayan milletvekilleri ve basın tarafından, saat 02.38 ve 02.42 ve 02.49’da da TBMM’nin bombalandığı ifade edilmiştir. Ancak sismik istasyonlardaki kayıtlardan, bu patlamaların, bomba saldırısı sonucu olmadığı; F-16 savaş uçaklarının ses hızını aşması sonucu ortaya çıkan sonik patlamalar olduğu görülmektedir. Altıncı ve yedinci F-16 saldırıları, 57,9 saniye aralıklarla saat 03.22.49.665 ve 03.23.47.567’de, yine TBMM’ye gerçekleştirilmiştir. Sekizinci saldırı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi arasına, saat 06.16.32.913’da gerçekleştirilmiştir. Dokuzuncu saldırı ise Külliye kampüsünde bulunan Millet Camii’sinin yakınına, sekizinci saldırıdan, 1 dakika 12 saniye sonra, saat 06.17.44.982’de gerçekleştirilmiştir. TBMM’ye gerçekleştirilen altıncı ve yedinci saldırıların arasında, 57,9 saniye kadar zaman farkı bulunması, bu saldırıların, aynı savaş uçağı ile gerçekleştirilmiş olma olasılığını güçlendirmektedir. Benzer durum, iki saldırı arasında, 1 dakika 12 saniye zaman farkı bulunan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gerçekleştirilen sekizinci ve dokuzuncu saldırlar için de ifade edilebilir. Kullanılan mühimmatlardaki patlayıcı türünün yüksek patlama hızına sahip olmasından dolayı, ikincil şok dalgası gecikme zamanı çok kısa olmaktadır. Bu nedenle patlayıcı miktarı hesaplanamamıştır. Kayıtların analizinden, bombalı saldırılarda 2 tür mühimmat kullanıldığı görülmektedir. Saat 03.22.49.665’te, TBMM’ye gerçekleştirilen 6 nolu saldırıda, düşük miktarda patlayıcıya sahip mühimmatın kullanıldığı; diğer saldırılarda ise daha büyük patlayıcı miktarına sahip ve aynı tür mühimmatın kullanıldığı düşünülmektedir. TBMM’ye gerçekleştirilen 6 nolu saldırıda tek patlama; daha büyük bombaların kullanıldığı diğer saldırılarda ise 0,16-0,25 saniye aralıklarında, ardışık 2 patlama meydana geldiği görülmektedir. Ardışık 2 patlamanın, kullanılan mühimmatın teknik özelliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. TSK envanterinde, ardışık patlamalı mühimmat olarak NEB ya da Nüfuz Edici Bomba (870 kg PBX-110 ve PBX-109) bombası bulunmaktadır. Biraz daha düşük patlayıcı miktarına sahip ve tek patlama özelliğinde ise Mk 84 (850 kg TNT) bombası bulunmaktadır. Bu nedenlerle TBMM’ye gerçekleştirilen 6 nolu saldırıda Mk 84; diğer saldırılarda ise NEB cinsi bombaların kullanıldığı düşünülmektedir.

msi-sekil9

Şekil 9. Gölbaşı PÖH’e yapılan 1 ve 2 numaralı F-16 saldırılarının, ODTÜ İstasyonu sismik ve akustik kaydın düşey bileşeni (saat 23.00-23.39 arası)

 

msi-sekil10

Şekil 10. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan 3 numaralı F-16 saldırısının, ANTO İstasyonu sismik ve akustik kaydın düşey bileşeni (saat 00.00-00.59 arası)

 

msi-sekil11

Şekil 11. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan 4 numaralı F-16 saldırısının, KO-LOD İstasyonu sismik ve akustik kaydı ve sonik patlamaların akustik kaydın düşey bileşeni (saat 01.00-01.59 arası)

 

msi-sekil12

Şekil 12. TBMM’ye yapılan 5 numaralı F-16 saldırısının, ODTÜ İstasyonu sismik ve akustik kaydı ve sonik patlamaların akustik kaydın düşey bileşeni (saat 02.00-02.59 arası)

 

msi-sekil13

Şekil 13. TBMM’ye yapılan 6 ve 7 numaralı F-16 saldırılarının, ANTO İstasyonu sismik ve akustik kaydı ve sonik patlamaların akustik kaydın düşey bileşeni (saat 03.00-03.59 arası)

 

msi-sekil14

Şekil 14. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yapılan 8 ve 9 numaralı F-16 saldırılarının, ANTO İstasyonu sismik ve akustik kaydın düşey bileşeni (06.15-06.20 arası)

 

msi-sekil15

Şekil 15. Tipik sonik patlamalar sonucu oluşan ses dalgalarının, ANTO İstasyonu düşey bileşen titreşim kaydı ve spektogram grafiği

 

msi-sekil16

Şekil 16. F-16 savaş uçaklarının, alçak irtifada ses hızının altında uçuşu sonucu oluşan ses dalgalarının, ODTÜ İstasyonu tipik düşey bileşen titreşim kaydı ve spektogram grafiği

4.Sonuç

Bu çalışmada, 10 Ekim 2015, 17 Şubat 2016 ve 13 Mart 2016 tarihlerinde düzenlenen terör saldırılarının, sismik ve akustik kayıtlar kullanılarak; salise mertebesinde zamanları, bu saldırılarda kaç patlama olduğu, kullanılan patlayıcıların türü ve eşdeğer TNT ağırlıkları hesaplanmıştır. Daha sonra eşdeğer TNT ağırlıkları, patlayıcı türüne göre dönüştürülerek kullanılan patlayıcıların ağırlıkları hesaplanmıştır. 10 Ekim 2015 tarihinde, Ankara Garı önünde düzenlenen canlı bomba saldırısının analizinde, sismik kayıtlar olmadığından, video kaydı kullanılmıştır. 15 Temmuz darbe girişiminde ise Gölbaşı PÖH, Ankara Emniyet Müdürlüğü, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, F-16 savaş uçakları ile bombalanma zamanları salise mertebesinde hesaplanmış; hava saldırılarının, nereye ve kaç kez gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca sonik patlamaların bombalı saldırılardan ayrımı yapılarak, TÜRKSAT ve Akıncı Hava Üssü haricinde, gerçek hava saldırısı sayısı tespit edilmiştir.

Büyük miktardaki bombalı saldırılar, sismik kayıtçılar tarafından kaydedilebilmektedir. Ancak 10 Ekim Ankara Tren Garı saldırısında olduğu gibi, küçük miktardaki patlamalarda, sismik sensörler, patlama yerine çok yakın olmadığı sürece kayıt alamamaktadır. Bu tür göreli olarak küçük miktarlı patlamalarda, patlamanın zamanı haricinde, patlayıcı cinsi ve miktarı gibi bilgiler, video kayıtlarından elde edilecek ses kayıtlarından hesaplanabilmektedir. Ayrıca küçük patlamaların tespitine yönelik olarak, sürekli ölçüm alan basınç sensörlerinin şehirlerin çeşitli noktalarına yerleştirilmesinin, bu tür saldırıların; lokasyon, zaman ve patlayıcı türü ve ağırlıklarının belirlenmesinde son derece yararlı olacağı düşünülmektedir.

Sismik ve akustik kayıtların analizi ile olayın oluş zamanı ve lokasyon, hassas biçimde hesaplanabilmektedir. Kuşkusuz, bu kayıtlar kullanılarak patlayıcı miktarlarının hesaplanmasında, her zaman hata payı bulunmaktadır. Patlayıcı miktarlarının hesabında, hata oranını daha da azaltmak için, deneysel amaçlı farklı tür patlayıcılarla patlamalar yapılması ve burada kullanılan parametreler veya ilave diğer parametreler geliştirilerek, patlayıcı miktarının hesaplanmasına yönelik denklemler oluşturulmalıdır.

Kaynaklar

  1. ABS Consulting (2015) West Fertilezer Incident Support Services Finalr Report, San Antonio, USA
  2. Ambrosini D., Luccioni B., Danesi R. (2004) “Influence of the Soil Properties on Craters Produced by Explosions on The Soil Surface,Mecanica Compitacional, Vol.XXIII, pp. 571-590
  3. Ambrosini D., Luccioni B., Danesi R. (2003) “Craters Produced by Explosions on The Soil Surface” Mechanica Computacional, Vol.XXII, pp. 678-692
  4. Ambrosini R.D., Luccioni B.M., Danesi R.F., Riera J.D., Rocha M.M. (2002), “Size of Craters Produced by Explosive Charges,” Shock Waves, Vol.12, pp . 69-78
  5. Bonner J., Waxler R., Gitterman Y., Hofstetter R. (2013), “Seismo-Acoustic Energy Partitioning at Near Source and Local Distances from the 2011 Sayarim Explosions in The Negev Desert Israel”, Bulletin of The Seismological Society of America, Vol.103, No:2A, pp.741-758
  6. Evers L.G., Cerenna L., Haak H.W., Le Pichon A., Whitaker R.W. (2007), “A Seismoacoustic Analysis of the Gas-Pipeline Explosion near Ghislenghien in Belgium” Bulletin of the Seismological Society of America, Vol:97, No:2, pp:417-425
  7. FEMA 426 (2003) Reference Manual to Mitigate Potential Terrorist Attacks Against Buildings, USA
  8. Gitterman Y. (2013) “Secondary Shock Features for Large Surface Explosions: Results from the Sayarim Military Range, Israel and other Experiments” Shock Waves, DOI 10.1007/s00193-013-0487-y
  9. Gitterman Y., Hofstetter R. (2012) “GT0 Explosion Sources for IMS Infrasound Calibrations: Charge Design and Yield Estimation from Near-Source Observation,” Pure and Applied Geophysics, Published online, 06 September
  10. Gitterman Y., Given J., Coyne J., Zerbo L., Hofstetter R. (2011), “Large-Scale Explosion Source at Sayarim-Israel for Infrasound Calibration of The International Monitoring System” S&T2011, Vienna, Austria, 8-10 June
  11. Gitterman Y., Pinsky V., Hofstetter A. (2007), Seismic Energy Generation and Partitioning into Various front Different Seismic Sources in the Middle East Region”, Israel Air Force Researh Laboratory, Final Report, September
  12. Gitterman Y., Pinsky V., Hofstetter A. (2005), Using Ground Truth Explosion for Studying Seismic Energy Generation and Partitioning into Various Regional Phases,” 27th Seismic Research Review: Ground-Based Nuclear Explosion Monitoring Technologies, Ranco Mirage, California-USA, 20-22 September
  13. Koper K.D., Wallace T.C., Aster R.C. (2003), “Seismic Recordings of the Carlsbad, New Mexico Pipeline Explosion of 19 August 2000” Bullettin of the Seismological Society of America Vol.93, No:4,pp.1427-1432
  14. Koper K.D.,Wallace T.C., Reinke R.E., Leverette J.A. (2002) “Empirical Scaling Laws for Truck Bomb Explosions Based on Seismic and Acoustic Data” Bulletin of the Seismological Society of America, Vol:92,No:2, pp:527-542
  15. Koper K.D., Wallace T.C., Hollnack D. (1999), “Seismic Analysis of the 7 August 1998 Truck Bomb Blast at the American Embassy in Nairobi-Kenya” Sesimological Research Letters, Vol.70, No:5,pp.512-521
  16. Kristekova M., Moczo P., Labak P., Cipciar A., Fojtikova L., Madaras J., Kristek J. (2008), “Time-Frequency Analysis of Explosions in the Ammunition Factory in Novaky Slovakia”, Bulletin of The Seismological Society of America, Vol.98, No:5, pp.2507-2516
  17. Kuran F. ve Polat S. (2015) “5 Eylül 2012 Afyonkarahisar Mühimmat Deposu Patlamasının Sismik Kayıtlar Kullanılarak İrdelenmesi” 3.Türkiye Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı, 14-16 Ekim 2015 – DEÜ – İzmir
  18. Kuran F. (2014-a) “Three Massive Explosions and Seismology” 2nd European Conference on Earthquake Engineering and Seismology (2nd ECEES), 25-29 August 2014, Istanbul
  19. Kuran F. (2014-b) “Suriye İç Savaşının İstihkâmcılık Açısından İrdelenmesi” MSI Dergisi, Sayı:113, sayfa 58-69
  20. Mihelic B. (2013) “Unplanned Explosions at Munitions Sites (UEMS),” The 6th Workshop of the South East Europe Regional Approach to Stockpile Reduction (RASR) of Conventional Weapons and Munition Initiative”, 3-5 March, Bled, Slovenia
  21. Ottemöller L. and Evers L.G. (2008), Seismo-Acoustic Analysis of the Buncefield Oil Depot Explosion in The UK, 2005 December 11,” Geophysics Journal, 172, pp. 1123-1134
  22. Reynolds J.M. (2011), An Introduction to Applied and Environmental Geophsics”, Second Edition, Wiley-Blackwell Press
  23. Rigby S.,E. And Sielicki P.(2014) “An Investigation of TNT Equivelance of Hemispherical PE4 Charges” Engineering Transactions, Vol:62-4, pp.423-435
  24. Salzano E., Landucci G., Reniers G. and Cozzani V.(2014) “Domino Effects Related to Home-Made Explosives, Chemical Engineering Transactions, Vo:36, pp. 349-354
  25. Toksöz, M.N., Kuleli, S., Gürbüz, C., Kalafat, D., Bekler, T., Zor, E., Yılmazer, M., Öğütçü, Z., Schultz, C.A., and Harris, D.B. 2003. Calibration of regional seismic stations in the Middle East with shots in Turkey. Proceedings of the 25th Annual Seismic Research Review, Volume I, 162-171.
  26. Weber P.W., Millage K.K., Crepeau J.E., Happ H.J., Gitterman Y., Needham C.E. (2014) “Numerical Simulation of a 100 ton ANFO Detonation”, Shock Waves, DOI 10.1007/s00193-014-0547-y
  27. http://www.orfeus-eu.org/eida
  28. http://www.deprem.gov.tr

1,602 toplam görüntüleme, 7 bugünkü görüntüleme