ASELSAN SST TORK 2017’de, Yeni Rota Çizildi: Özgün Tasarımdan, Verimli Üretime – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

ASELSAN SST TORK 2017’de, Yeni Rota Çizildi: Özgün Tasarımdan, Verimli Üretime

21 Ağustos 2017

MSI Dergisi’nin 146’ncı sayısında yayımlanan, “ASELSAN SST TORK 2017’de, Yeni Rota Çizildi: Özgün Tasarımdan, Verimli Üretime” başlıklı özel haber, aşağıda paylaşılmıştır:

 

Alper ÇALIK / a.calik@savunmahaber.com

ASELSAN Savunma Sistem Teknolojileri (SST) Sektör Başkanlığı’nın düzenlediği, Tasarım Çözüm Ortakları Konferansı (TORK)’nın 3’üncüsü, 24 Mayıs’ta, Ankara’da gerçekleştirildi. “Özgün Tasarımdan, Verimli Üretime” teması ile düzenlenen ve gün boyu süren SST TORK 2017’de, yapılan sunumlara ve iki panele ilave olarak, “Başarılı Çözüm Ortakları” ödül töreni de yer aldı.

 

Tasarım ve üretim konularının konuşulduğu konferans süresince, üzerinde durulan noktalar:
– KOBİ’lerin üretimle ilgili faaliyetlerini sürdürürken tasarım konusuna da yönelmeleri ve
– Orta ölçekli firmaların, üretimden aldıkları payın arttırılması oldu.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve SST Sektör Başkanı Mustafa Kaval, Mayıs ayı içerisinde gerçekleşen IDEF fuarındaki katılımları ile ilgili şunları söyledi: “Bizim için bir yenilik de standımızda, sanayileşme ve tedarik birimlerimizin temsilcilerinin yer aldığı ve sizlerle buluşma noktası olarak kullandığımız bir bölümümüz olmasıydı. Toplantı salonlarında, görüşme odalarında, siz çözüm ortaklarımızı, fuarda bizim tedarik ve sanayileşmeden sorumlu arkadaşlarımızla bir araya getirdik. Bu da hakikaten oldukça faydalı oldu. Bundan sonraki fuarlarda da aynı yaklaşımı arttırarak sürdürmeyi planlıyoruz.”

Kaval, alt yüklenicilerinden beklentileri hususunda ise değerlendirmelerini şöyle aktardı: “Bu yaptığımız anketlerden geri beslemeleri alıyoruz; kendimizi geliştirmek, hep beraber ileriye götürmek için neler yapmalıyız? Kalite yönetim sistemi; bunun tanımları, kuralları, prosedürleri; bunları hakikaten hepimizin dikkate alması gerekiyor. Bunlar bazen tartışılıyor: Çok ağır, çok zorlu diye; fakat bizim yaptığımız sistemler de çok zorlu koşullarda çalışıyor. Belki ömrü boyunca hiç kullanılmıyor; bir kere kullanılacak; ama o kullanımda da mutlaka görevini yerine getirmesi gerekiyor. Onun için kalite hususlarına önem veriyoruz… Birbirimize güveneceğiz ve iş birliği içerisinde çalışacağız. Her gün arttırdığımız bilgi birikimlerimizi kullanacağız ve daha kısa sürede, daha düşük maliyetle, verimli çalışarak, hızlı bir şekilde ürünleri ortaya çıkarabileceğiz. Bildiğiniz üzere, şu anda, zaten ülkemizin geçtiği olağanüstü durum sebebiyle de bizim çalıştığımız sektördeki sistemlere ihtiyaç, hem sayısal olarak arttı hem de bunların teslimat süreleri konusunda da SSM başta olmak üzere, kullanıcıların bize takvimsel baskısı oldukça yoğun. Buna da bizim dinamik bir şekilde karşılık vermemiz gerekiyor.”

 

Orta Ölçekli Firmalar, Piramidin Ortasını Doldurmalı

Sözlerine, “Zaman zaman sizlerin de bir alt yüklenici kullanması gerekiyor. Burada da tercihimiz, ASELSAN onaylı firmalar ile çalışmanız ve kendi portföyünüz için, kendi alt yüklenici ağınızı yaratmanız.” şeklinde devam eden Kaval, orta ölçekli firmalar ile ilgili olarak ise şunları kaydetti: “Hem Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI) hem de Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) genel kurullarına katılma fırsatı buldum. Burada, Sayın [Milli Savunma] Bakanımızın da konuşmalarında dile getirdiği bir husus var: Orta ölçekli firmalarla piramidin ortasını doldurmamız şeklinde. Demek ki büyük firmalarımız var: ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve diğer bazı özel şirketlerimiz var. Bir de KOBİ niteliğinde çok sayıda firmamız var. Ortada firmalarımız var; yok değil ama belki o piramidi sağlıklı dağıtacak şekilde bunların sayısını arttırmamız; orta ekseni de doldurmamız gerekiyor… Sizlerin alt sistem seviyesinde tasarım ve entegrasyon yapmasını da artık arzu ediyoruz. Bir takım komponentler ürettikten sonra, onları bir araya getirip tasarım ve entegrasyon işine de ağırlık vermenizi talep ediyoruz. Bu şekilde çalıştığımız firmalarımız yok değil; ama bunun sayısını arttırmak istiyoruz. Ve tabii ki sektörümüzün gelişimi için, biz büyüyecek isek hep beraber büyüyeceğiz. Bu konuda da sizlerin desteklerinizi rica ediyorum.”

Kaval, şu rakamsal bilgileri de paylaştı: “Bizim ASELSAN SST olarak, 339 adet çözüm ortağı adayı firmamız var. Bu firmalar arasında, 126 firma ile tasarım ve geliştirme faaliyetleri yürütüyoruz şu anda. 50 adet çözüm ortağı, ASELSAN SST kalite gereklerine göre, 96 uzmanlık alanında onaylanmış durumda. 11 firmamız ile stratejik iş birliği anlaşması imzalamışız. Çerçeve sözleşmelerimiz var. Bu sözleşmeler kapsamında da 17 firma ile 250.000 saatlik bir mühendislik iş yükü kapsamında anlaşmışız. Bunun yaklaşık 100.000’ini harcamışız; 150.000’i de devam ediyor.”

 

Şirket Birleşmeleri Zorlanacak

Kaval’ın ardından kürsüye gelen Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş, konuşmasına şu sözlerle başladı: “Artık SSM’nin tedarik yaklaşımları çerçevesinde, sistem seviyesindeki tasarımları, kendimiz yapabilir hâle geldik. SSM olarak ihaleye çıkacağımız zaman, çok acil bir şey değilse onu mutlaka yerli yüklenici ile özgün tasarımla yapılması noktasını vurguluyoruz. İçerisinde bulunduğumuz süreç bunu kapsıyor. Ve görünen husus şu ki; önümüzdeki dönemde, artık temel ve ileri teknolojilere daha çok odaklanmamız gerekiyor.”

Aktaş da SASAD Genel Kurulu’nda konuşulan orta ölçekli firmaların güçlendirilmesi hususuna değinerek, “Yeni sektörel strateji dokümanı hazırlıyoruz ve burada buna vurgu yapacağız… Ülke ekonomisinin %95’i, herhâlde KOBİ’lere dayalı hâle geldi… Ama dünya ölçeğine baktığımızda, birçok alt sistem üreticileri var. Öyle alt sistem üreticileri var ki; Türkiye’nin toplam savunma ihracatından çok daha fazla ciro yapıyorlar. Kim tank yaparsa yapsın yağ pompasını bu insanlar veriyor kim uçak yaparsa yapsın yakıt pompasını, eyleyicileri ve DC motorları bu firmalar veriyor.” şeklinde konuştu ve şunları ilave etti: “Bu alt sistem üreticiliğini eğer güçlendirebilirsek, herkesin üretebileceği binlerce sistem var. Herkese yetecek kadar da alan var. Bu konuya odaklanacağız önümüzdeki 5 yıllık süreçte. Şirket birleşmeleri, benim zorlamaya çalışacağım bir süreç olacak. KOBİ’ler için, ‘Küçük olsun benim olsun’dan ziyade, ‘Büyük olsun hepimizin olsun’u bir şekilde motive etmemiz lazım… Mustafa [Kaval] Bey, 1.000 tane firma ile çalışacağına, belki 150 tane alt sistem firması ile çalışsa yine ASELSAN onaylı veya SSM onaylı; 2’nci, 3’üncü seviye tedarikçiler de olsa biz bu aileyi çok daha büyütürüz.”

Aktaş, Kasım ayında gerçekleştirmeyi planladıkları bir yarışmayı ise şöyle duyurdu: “Muhtemelen 3 farklı kategoride; amatör, yarı amatör, profesyonel kategorilerde, çeşitli büyüklüklerde [sistemlerin olduğu] bir insansız kara aracı yarışması yapacağız…  Savunma ve güvenlik ihtiyaçlarına yönelik bir yarışma tasarımı yaptık. Bu yıl, muhtemelen Kasım ayı içerisinde düzenleyeceğiz.

Aktaş, kümelenmelerle ile ilgili görüşlerini ise şöyle aktardı: “Teknokent firmaları bir tarafta kümelendi; üretim firmaları bir tarafta kümelendi. Ama esas sinerji, bunların birleşmesi ile ortaya çıkacak bir şey. O yüzden, kümelenme çalışmalarını, bir takım olma ruhu üzerine kurgulamanızı tavsiye ediyorum. Bize bu yönde projelerle gelirseniz bizim buna kaynak bulmamız, fırsat bulmamız çok daha kolay olur. İçinde tasarım firması, üretim firması, üniversitesi bile olan birlikteliklere dönüşmeli. Yoksa herkesin sık sık bir araya gelip, birbirini ağırladığı formatlara dönüşmemeli.”

Aktaş, son olarak SSM’nin beklentilerini şu şekilde aktardı: “Artık üretimden tasarıma geçişi sağlamamız lazım. Sizlerin artık kendisini tanıtması lazım. Yani ‘Ben şunu üreten firmayım. Ben ne iş olsa yapan firma değilim. Benim ürünüm şu, NATO stok numaram da bu.’ gibi… Sektördeki ihtiyaçlar daralabilir; o yüzden, mutlaka sivil sektörde kaynaklarınızın bir kısmını kullanın, sivil sektördeki fırsatları araştırın.”

 

Talaşlı İmalatla Para Kazanılmaz

Aktaş’tan sonra, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın söz aldı. Aydın, orta büyüklükte firmaların sayısının yetersiz oluşunda, sektörün tüm paydaşlarının sorumlu olduğuna dikkat çekti. KOBİ’lere ise şu eleştiriyi yöneltti: “Özellikle savunma sanayisine çalışan firmalarımı, onların toplantılarında da eleştiriyorum. Diyorum ki; ‘Sizin yaptığınız bir şey yok kardeşim. Siz ne yapıyorsunuz, ASELSAN tasarlıyor, TUSAŞ tasarlıyor, malzemesini de getirip veriyor. Sen bir CNC tezgâh almışsın, parçayla talaşlı imalat yapıyorsun. Yani sadece kazımacılık yapıyorsun. Buradan bir para kazanamazsın.’ Kazanamıyorlar da.”

 

Alt Yüklenicilerle İlişkilerde, Yolu ASELSAN SARP Çiziyor

Yapılan açılış konuşmalarının ardından, ASELSAN yetkilileri de çeşitli sunumlar yaptılar:

  • ASELSAN Merkezi Tedarik Direktörü Ali Rıza Kılıç, uyguladıkları tedarikçi finansman modeli hakkında şunları ifade etti: “Bu modelde, bankayla biz anlaşma imzaladıktan sonra, bunun duyurusunu yapıyoruz. Tedarikçilerimiz de bizim verdiğimiz sipariş mektuplarını bankaya götürüp, herhangi bir ilave ipotek ya da teminat göstermeden, piyasaya göre daha uygun koşullarla kredi alabiliyorlar. Bugün itibarıyla 5 banka ile bu anlaşmayı imzaladık, 2-3 banka ile de hâlen görüşmelerimiz devam ediyor. Geldiğimiz noktada, 42 firmanın, yaklaşık 100 milyon lira tutarında kullandığı krediye, aracılık etmiş durumdayız. Bugüne kadar da ne bankalardan ne de tedarikçilerden olumsuz bir geri dönüş almadık. Bu yüzden de sektörde ilgi görmeye başladı bu model. Bu modeli biraz daha ileriye götürmeyi düşünüyoruz. Bu yeni modelde, teminat mektubu aldığımız tedarikçilerin, teminat mektuplarını da sipariş emri karşılığında almalarını planlıyoruz. Buna göre, sipariş mektubunun içerisinde avans ödeneceği yazıyor ise tedarikçi bankaya gidecek, sipariş mektubunu gösterecek ve teminat mektubunu, piyasaya göre çok daha uygun koşullarla o bankadan alacak. Biz de onun karşılığında, avans ödemesini yapmış olacağız. Bunu henüz sonuçlandırmadık; sonuçlandırdığımız zaman duyurusunu yapacağız.”
  • ASELSAN SST Hava ve Füze Savunma Sistemleri Grup Başkanı Adil Baktır, ASELSAN SST Sektör Başkanlığı tarafından imzalanan sözleşmeler ve yürütülmekte olan projelerden bahsetti ve SARP uzaktan komutalı stabilize silah sistemi ile ilgili olarak şunları söyledi: “Çok olağanüstü süreçlerden geçiyoruz. Özellikle uzaktan komutalı kara silah sistemlerinde, çok hızlı, çok maliyet etkin çözümler sunmak zorundayız. 2016-2017 döneminde, özellikle SARP sistemlerine çok yoğun bir talep var. Bunları yetiştirmeye çalışıyoruz. Çok farklı platform sağlayıcılarına, bu çözümleri entegre ettiriyoruz. Birçok alt yüklenici ve birçok yan sanayi firması ile çalışıyoruz. Alt yüklenici kaynaklarını genişletmeye çalışıyoruz. Çünkü bizden beklenti, şu anki performansımızın, 2 ya da 3 katına çıkmak.”
  • ASELSAN SST Satınalma ve Tedarik Müdürü Cenk Tunay, Şekil 1, 2 ve 3’te görülen bilgileri verdi. Tunay, SARP silah sistemi ile ilgili olarak çözüm ortaklarına seslendi: “Artık biz de parça bazlı üretimden, sistem seviyesi üretime geçmeyi istiyoruz. 1,5 sene önce başladığımızda, sadece mekanik anlamda tareti üretirken, artık taretin üzerine, diğer birimlerin de montajını yapabilecek, kablajını döşeyebilecek, belirli noktaya kadar testlerini yapabilecek olan alt yüklenicilerimiz var ve bunların daha artmasını ve güçlenmesini bekliyoruz.”

 

  • ASELSAN SST Mühendislik Grup Başkanı Tuncay Ergün, teknoloji planlaması hakkında şunlara değindi: “Yeni bir ürün, ancak ilgili tüm teknolojilerin kullanılması sayesinde ortaya çıkarılabilmektedir. Bu teknolojilerden bazıları, önceden kazanılmış ve kolayca erişilebilir durumdayken, bazıları yeterli olgunlukta olmayabilmektedir. İşin başında olgun olmayan teknolojiler, ürünün tasarım süresini geciktirmekte; çeşitli riskler ve belirsizlikler yaratmaktadır. Bu nedenle orta ve uzun vadede planlanan ürünlerde kullanılacak tüm teknolojilerin, kazanım faaliyetinden önce çalışılmaya başlanmış olması gerekmektedir.”

 

SSM, TSSK ve ASELSAN, Tasarımı Konuştu

Konferansta gerçekleştirilen panellerden ilkinin moderatörü olan ASELSAN Teknoloji ve Strateji Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik, panel öncesinde yaptığı konuşmasına, Türkiye’de yürütülen Ar-Ge faaliyetleri hakkında genel istatistikler vererek başladı ve Türkiye’de, 2016 yılında, Ar-Ge için toplamda 18 milyar dolar; ABD’de ise 450 milyar dolar harcandığını hatırlattı. “Baktığımızda, bu 18 milyar doların veya 450 milyar doların Ar-Ge’ye harcanan miktarı mı önemli, yoksa Ar-Ge’ye harcanan miktarının ne kadar ticarileştiği mi önemli? Bu kısma yoğunlaşmamız lazım.” diyen Prof. Dr. Çelik, şunları ekledi: “Burada bu rakamları vermemin nedeni, Ar-Ge’yi yapacak, inovasyonu yapacak, ticarileştirebilecek [şeylerin] fabrikalar, makinalar, yapılar, organizasyonlar değil, nitelikli insan gücü olması. O yüzden, nitelikli insan gücünü yetiştirmede, çok önemli yol kat etmemiz gerekiyor.”

 

Prof. Dr. Çelik, panel öncesinde, son olarak şunları belirtti: “İnovasyona baktığımızda da firmalar, artık dünyada, kendi yeniliklerini, kendi laboratuvarlarında gizli kapılar ardında yapmıyor. Artık dünya, açık inovasyona döndü. Açık inovasyon, iş birliği ve güç birliğinde.”

Prof. Dr. Çelik, konuşmasının ardından başlayan “Özgün Tasarım ve Yerlileştirme Paneli”ni, konuşmacılara yönelttiği sorularla yönlendirdi:

  • SSM Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş, terörle mücadele konusuna değinerek, “Biz bugüne kadar, gerek harekât planlamalarında gerek sanayi planlamalarında, sanki hep bir meydan savaşına çıkacağız; karşımızda düzenli ordu olacak; uçaklarımıza, tanklarımıza, toplarımıza, bize karşı direnecek diye düşündüğümüz unsurlara karşı, nasıl harekât yaparız, nasıl çıkarma yaparız, nasıl AWACS’larımızla onların uçaklarını daha önceden görürüz gibi planlama yaptık. Ama değişen dünya koşulları şunu gösteriyor ki; kimse meydan muharebesini öncelikli olarak almıyor… Ve bu süreç gösterdi ki; bizim, gerek harekât planlarımızı gerekse savunma sanayimizi yeniden gözden geçirmemiz, planlamamız gerekiyor. Bunu tek başına kullanıcıya bırakmamalıyız diye düşünüyorum ben… Biz müsteşarlık olarak, harekâta ilişkin planlamalarda, ihtiyacın ortaya çıkacağı noktaları da masaya koyalım, kullanıcı ile beraber tartışalım istiyoruz.” dedi.
  • Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi (TSSK) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Ünal, TSSK üyesi firmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Toplam Ar-Ge geliri, 2016 rakamlarına bakarsak, 1,1 milyar lira. Bunun 96 milyon doları ihracat. Türkiye’nin pazar büyüklüğüne baktığımız zaman, rakamlar belki küçük; ama Türkiye’deki diğer oyuncuların başarılarına bakarsak burada ciddi bir hacim var… ASELSAN’la olan ilişkiler açısından kısaca bir bilgi vermek istiyorum. SST ile ilgili elimde doğrudan bir istatistik yok; ama ASELSAN’la genel olarak son 10 yılda, 100 milyon dolarlık bir iş hacmi gerçekleştirilmiş. 2016 yılında, son yaptığımız TSSK Proje Pazarı etkinliğinde, ASELSAN’la TSSK üyesi firmalar arasında, 30’a yakın yeni sözleşme ve iş başlangıcı gerçekleşti.” Ünal, TSSK’nın rolünü ise “Aslında biz şöyle bir rol görüyoruz kendimize: Ana sistemleri yapan firmaların, alt sistemlerini, teknolojik ürünlerini yerlileştirmek. Yerlileştirmek derken de gerçekten yerli ve özgün olarak tasarlamak.” sözleri ile ifade etti. Ünal, TSSK firmalarının, ASELSAN SST Sektör Başkanlığı ile yürüttükleri iyi çalışmalar (best practices)’a örnek olarak şunları sıraladı:
  • Dönü Ölçer Ürün Ailesi: ETA firması tarafından, yerli olarak tasarlanıp geliştirilen ve SARP silah sisteminde kullanılan bu ürün ailesi, pek çok farklı uygulamada da yer alabilir nitelikte. Geçtiğimiz dönemde, 8,5 milyon dolarlık bir iş hacmi yarattı. Gelecek siparişlerle de bunun yarısı kadar bir iş hacmi söz konusu.
  • Hava Savunma Sistemleri Uzak Komuta Gönderme Alma Birimi: Bu sistem, SDT firması tarafından, ASELSAN SST Sektör Başkanlığı ile birlikte geliştirildi. Sistem, hareketli kulesi olan silah sistemlerinde, platform ile kule arasında, yüksek hızlı veri iletişimi sağlanması işlevini görüyor. Sistemin geliştirilme nedeni ise yüksek çözünürlüklü görüntülerin, ses sinyallerinin ve çeşitli protokollerdeki verilerin, mevcut durumda yaygın olarak kullanılan, mekanik slip ring (kayar bilezik) teknolojisi ile aktarılmasının, hem çok zor hem de pahalı olması.
  • ASELSAN SST Tasarım Direktörü Serkan Özgün, son dönemde yürütmekte oldukları yerlileştirme çalışmaları ile ilgili olarak şu bilgileri verdi:
  • SARP Silah Sistemi: Kayar bileziği, halka dişlisi, bilgisayarı, tutamakları gibi pek çok bileşeni, yurt içinde geliştirildi ve üretimleri devam ediyor.
  • TUFAN Elektromanyetik Fırlatma Sistemi: En önemli bileşenlerden birisi olan yüksek enerji kapasitesine sahip kondansatörlerin, bu konuda çalışabilecek firmalar, üniversiteler ve araştırma kurumları ile bir takım oluşturarak yerlileştirmesi konusunda çalışmalar yürütülüyor.
  • Milli İşlemci Geliştirme Çalışması: ASELSAN, bu çalışmayı öz kaynakları ile başlattı. Bu proje kapsamında, üniversitelerle ve araştırma kurumları ile takımlar oluşturuluyor.
  • Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi: TÜBİTAK tarafından geliştirilen bu sistem, SARP sisteminde kullanılıyor.

 

ASELSAN ve 4’üncü Sanayi Devrimi

Konferanstaki ikinci panel olan; “Sanayi Devrimi 4: Sanayide Sayısal Dönüşüm ile Bizi Bekleyen Yeni Dünya Paneli” öncesinde, panelin moderatörü olan ve ASELSAN’da Kıdemli Lider Mühendis olarak görev yapan, Alper Gerçek bir sunum yaptı. Gerçek, sunumunda, 4’üncü Sanayi Devrimi (Endüstri 4.0) ile ilgili şunları dile getirdi: “Bu devrim biraz ilginç. Henüz yaşamadık; birlikte yaşıyoruz, birlikte inşa ediyoruz. Bu devrimin yapılması gerektiğini düşünüyoruz ve dünya, yavaş yavaş bunu birlikte yaşamaya başlıyor. Bu anlamda baktığınızda, diğerlerine göre daha ilginç bir yapı. Bu anlamda Türkiye olarak baktığımızda, biz de daha dünya gibi yolun başındayız aslında, kaçırdığımız bir şey yok.”

Gerçek’in sunumunun ardından, ikinci panelin katılımcıları olan:

  • SSM’de Kıdemli Danışman olarak görev yapan Özden Özben,
  • Arçelik’te Üretim Teknolojileri Uzmanı olarak görev yapan İbrahim Güzel,
  • Karel Savunma Sanayi Çözümleri Direktörü Senih Başol ve
  • Altınay İş Geliştirme Yöneticisi Murat Koç,

konuya, savunma ve havacılığın ötesinde, tüm sektörleri kapsayan bir bakış açısı ile yaklaşan konuşma ve sunumlar yaptılar.

Konferansın son faaliyeti, Başarılı Çözüm Ortakları Ödül Töreni oldu. Tören kapsamında, 2016 yılı içerisinde tamamlanan tasarımlardan, başarılı olduğu değerlendirilenler için, ilgili firmalara ödülleri, ASELSAN yetkilileri tarafından verildi. Ödül töreninin ardından da etkinlik tamamlandı.

 

 Birim Tasarımı Başarı Ödülü, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve SST Sektör Başkanı Mustafa Kaval tarafından, ARTI Endüstriyel Elektronik Genel Müdürü Atila Koç’a verildi.

Ekinoks-AG’de Kıdemli Ar-Ge Mühendisi olarak görev yapan Sertaç Köksal, Mekanik Tasarım Başarı Ödülü’nü, ASELSAN SST Mühendislik Grup Başkanı Tuncay Ergün’den aldı.

 

ASELSAN SST Tasarım Direktörü Serkan Özgün, Simsoft Genel Müdür Yardımcısı İsmail Bıkmaz’a, Yazılım Tasarım Başarı Ödülü’nü takdim etti.

 

Test Sistemleri Tasarımı dalında Özel Alanlar Tasarım Başarı Ödülü’nün ilki, ASELSAN SST Sistem Test Müdürü Emre Ayazoğlu tarafından, KUASOFT Bilişim Teknolojileri Genel Müdürü Çağrı Murat Karapıçak’a verildi.

 

ASELSAN SST Sistem Test Müdürü Emre Ayazoğlu, DEICO Mühendislik İş Geliştirme Yöneticisi Sedat Alantar’a, Test Sistemleri Tasarımı dalında Özel Alanlar Tasarım Başarı Ödülü’nün ikincisini takdim etti.

 

Anova Mekanik Tasarım Direktörü Dursun Öner, Kalite Özel Ödülü’nü, ASELSAN SST Kalite Yönetim Direktörü Hasan Kobakçı’dan aldı.

 

ASELSAN SST Tasarım Alt Yüklenici Yöneticisi İhsan Özsoy, Electra IC Yönetici Ortağı Ateş Berna’ya, İletişim Özel Ödülü’nü takdim etti.

 

Yerli Ürün Tasarım Özel Ödülü, ASELSAN SST Güç ve Kontrol Sistemleri Elektronik Tasarım Müdürü Murat Ertek tarafından, Akana Mühendislik Ar-Ge Direktörü Köksal Özdemir’e verildi.

 

AYDUO Genel Müdürü Sercan Aydoğmuş, Tasarım Teşvik Özel Ödülü’nü, ASELSAN SST Üretim ve Tedarik Kalite Yönetim Müdürü Ayşegül Pişkin’den aldı.

 

ASELSAN SST Askeri Bilgisayar Tasarım Müdürü Fatih Say, LİNERA Genel Müdürü Hakan Aydın’a, Tasarım Teşvik Özel Ödülü’nü takdim etti.

 

Tasarım Teşvik Özel Ödülü, ASELSAN SST Mekanik Teknolojileri Tasarım Müdürü İlhan Başçuhadar tarafından, MEG GEMİ Genel Müdürü Alper Canmert’e verildi.

 

Bu özel haberin, MSI Dergisi’nde yayımlanan haline ulaşmak için:

MSI_Dergisi_Sayi_146_94_105_ASELSAN_SST_TORK.pdf

579 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme