C-27J, Türkiye’ye Hizmete Hazır – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

C-27J, Türkiye’ye Hizmete Hazır

2 Ocak 2018

MSI Dergisi’nin 153’üncü sayısında yayımlanan “C-27J, Türkiye’ye Hizmete Hazır” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün hafif nakliye uçağı ihtiyacı kapsamında, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülmekte olan ihalede yarışan uçaklardan biri olan C-27J, Leonardo’nun, 23 Kasım’da, İtalyan Hava Kuvvetlerinin Pisa Hava Üssü’nde düzenlediği basın turu ile tanıtıldı. İtalyan Hava Kuvvetleri, etkinlik kapsamında, safkan bir taktik nakliye uçağı olan C-27J’nin kabiliyetlerini, birinci ağızdan anlattı.

 

İtalyan Hava Kuvvetlerinin Pisa Hava Üssü’nde konuşlu 46’ncı Hava Tugayı’nda, C-130J ile birlikte hizmet veren C-27J, 2007 yılından beri, hem askeri görevleri hem de insani yardım görevlerini başarıyla yerine getiriyor. Bu başarının ve yarattığı müşteri memnuniyetinin, C-27J’nin referans kullanıcılarından İtalyan Hava Kuvvetleri tarafından anlatılması amacıyla düzenlenen etkinlikte, basın mensuplarının karşısına ilk olarak, öğretmen pilot olarak görev yapan Yarbay Simone B. çıktı. Gizlilik nedeniyle soyadı açıklanmayan Yarbay Simone B.nin, tugayı tanıtan ve C-27J’nin teknik özelliklerini anlatan sunumundan sonra, Leonardo Uçak Bölümü Pazarlama ve Satış Müdürü Eduardo Munhos De Campos, C-27J’nin, kendisini rakiplerinden ayıran özeliklerini anlattı. Sunumların ardından, katılımcılar, uçağı, simülatörde tecrübe etme fırsatı da buldular. Etkinlik, uçak başında yapılan bilgilendirme ile sona erdi.

DNA’sında Askerlik Var

C-27J’yi rakiplerinin bir adım önüne çıkartan en temel özelliği, en başından bir askeri nakliye uçağı olarak tasarlanmış olması. Bu durum, uçak tasarımı ortaya çıktıktan sonra eklenemeyecek niteliklerin, tasarım sürecinde, C-27J’nin DNA’sına işlenmesini sağlamış. Bunların başlıcaları, şöyle sıralanıyor:

C-27J, sınıfının en geniş kabinini sunuyor.

  • Geniş Kabin: C-27J’nin kabini; C-17, A400M ve C-130 gibi stratejik (ya da ağır) nakliye uçaklarından indirilen kargonun, daha küçük parçalara bölünmesine gerek kalmadan, doğrudan uçağa sığmasına olanak sağlıyor. Böylece, geniş hacimli yüklerin, stratejik nakliye uçakları ile ana üslere ulaşması; buradan ileri noktalara ise taktik kabiliyetleri öne çıkan C-27J ile ulaştırılması mümkün hâle geliyor. C-27J, 3,33 x 2,6 m’lik kesiti ile sınıfının en geniş kabinini sunuyor. Askeri araçlar, nakliye uçakları düşünülerek tasarlanıyor; ancak nakliye uçaklarına uyumun öncelikli bir kriter olmadığı sivil araçlara bakıldığında, Toyota Land Cruiser ya da tavanındaki lambaları ile bir ambulans, olduğu gibi C-27J’ye yüklenebiliyor.

Sınıfının en geniş kabinine sahip C-27J, stratejik nakliye uçaklarından indirilen yükleri, daha küçük parçalara bölünmelerini gerektirmeden taşıyabilir.

 

  • Yüksek Dayanımlı Kabin Tabanı: Stratejik nakliye uçağından indirilen yükün hacmi kadar, ağırlığı da önemli bir kriter. C-27J’nin kabin tabanı, metrede 4.900 kg yüke dayanıklı ve bu dayanıklılık, kabin boyunca geçerli.

C-27J, iniş takımları marifeti ile kabininin yerden yüksekliğini azaltabilir, yükleme ve indirme işlemlerini daha kolay hâle getirebilir.

  • Kolay Yükleme ve İndirme: Standart yükler, yer destek ekipmanları ile nakliye uçaklarına kolayca yüklenebilir. Yüklerin hacmi ve şekli farklılık gösterdiğinde ya da operasyon yapılan pistte yer destek ekipmanları olmadığında ise iş, nakliye uçağının maharetlerine kalır. C-27J, iniş takımları marifeti ile kabininin yerden yüksekliğini azaltabilir ve böylece yükleme ve indirme işlemlerini daha kolay hâle getirebilir.

 

  • Her Türlü Pistten Harekât: C-27J, ağır nakliye uçaklarının kullanamadığı; kar, kum ve CBR4’ün altındaki sertliğe sahip toprak pistlere iniş ve bu pistlerden kalkış yapabilir. Hazırlanmamış pistlerde, kalkış için 580 m; iniş için ise 340 m’lik pist uzunluğu, C-27J için yeterlidir. C-27J, iniş yaptığı pistte, 180 derecelik dönüş yapıp kalkışa geçebilmek için, sadece 12,1 m pist genişliğine ihtiyaç duyar.

C-27J, geniş pencereleri ile pilotlarına (üstte) ve yükleme operatörüne (altta) eşsiz görüş açıları sunuyor.

  • Benzersiz Görüş Açısı: C-27J’nin kokpitinde, diğer uçaklarda da bulunan standart pencerelerin (C-27J’de 8 adet) yanı sıra üst bölümde, sağda ve solda 2’şer ve yanlarda, yine sağda ve solda 2’şer pencere bulunur. Bu pencereler, iniş sırasında ve alçak irtifada uçuşu da içeren taktik görevlerde, pilotlara eşsiz bir durum farkındalığı sağlar. Benzer şekilde, uçağın arka kısmında, her iki yanda bulunan geniş birer pencere, yük operatörüne, önemli bir durumsal farkındalık sağlar.
  • Yardımcı Güç Ünitesi: Uçaklar, pistte, motoru çalışmadan bekler konumdan kalkışa hazır konuma gelmek için, yardımcı bir güç ünitesine ihtiyaç duyarlar. Bu ünite, C-27J’de olduğu gibi uçağa entegre ise yer destek ekipmanına ihtiyaç duyulmaz. Yer desteğinin olmadığı bir piste indiğinde, C-27J’nin, motorlarını çalışır hâlde tutmasına gerek yoktur. Çünkü uçak, yardımcı güç ünitesi sayesinde, motorlarını kendisi çalıştırabilir.

C-27J yük operatörü Çavuş Renato M., uçağın, yük operatörlerinin işin nasıl kolaylaştırdığını, birinci ağızdan anlatıyor: “Sınıfında en geniş kabine sahip olan C-27J, daha büyük nakliye uçaklarından indirdiğimiz kargoyu, daha küçük parçalar bölmeden, doğrudan yüklememize olanak sağlıyor. Kargo Yükleme ve Boşaltma Sistemi, doğal bir arayüze sahip; yük operatörü olarak işimizi büyük oranda kolaylaştırıyor. Kabinin yüksekliğinin ayarlanabilmesi, kargoyu, yer desteği olmadan, yükleyip boşaltmamızı sağlıyor. Hiç şüphesiz C-27J, tüm yük operatörlerinin çalışmak isteyeceği bir uçak.”

Leonardo tarafından etkinlik sırasında yapılan sunumda, C-27J’nin, C-130 ve benzeri uçaklara kıyasla çok daha yumuşak pistlerden harekât gerçekleştirebildiğini gösteren grafik (solda) ve C-27J’nin, 180 derece dönüş yaparak aynı pistten kalkış gerçekleştirebilmesi ile ilgili çizim (sağda) de yer aldı.

 

 

 

 

30 Tonluk Savaş Uçağı

C-27J’nin DNA’sının bir diğer önemli sonucu, manevra kabiliyeti. İtalyan Hava Kuvvetlerinin, gösteri uçuşlarında, savaş uçakları ile yapılabilen manevraların bir bölümünü rahatlıkla gerçekleştirebilen C-27J için şöyle bir deyişi var: “Onu, 30 tonluk bir savaş uçağı gibi kullanabilirsiniz!”

Özellikle çatışma bölgelerine yapılacak inişler ve bu bölgeden gerçekleştirilecek kalkışlar, uçakların, en kısa sürede, güvenli irtifa olarak görülen 10.000 ft irtifaya çıkabilmesini gerektiriyor. Bu irtifanın altında, uçaklar, yerden açılacak ateşe karşı hassas hâle geliyorlar.

C-27J, kalkışının ardından, dakikada 2.500 ft tırmanarak; yaklaşık 5 dakika sonra, 10.000 ft irtifaya ulaşabilir. Uçak, güçlü motorları sayesinde, kalkışın ardından, bir süre düz uçuş yapmasına gerek kalmadan, hemen yükselmeye başlayabilir. (Rakipleri ise aynı irtifaya çıkabilmek için, 10 dakikadan daha uzun bir süreye ihtiyaç duyar; ayıca kalkış için pist uzunluğu gereksinimleri de daha fazladır.) C-27J, benzer şekilde, 10.000 ft irtifadayken dakikada 4.000 ft alçalarak, yaklaşık 2,5 dakika sonra iniş gerçekleştirebilir.

İtalyan Hava Kuvvetlerinin, gösteri uçuşlarında, savaş uçakları ile yapılabilen manevraların bir bölümünü rahatlıkla gerçekleştirebilen C-27J için şöyle bir deyişi var: ”Onu, 30 tonluk bir savaş uçağı gibi kullanabilirsiniz!”

 

Bu iniş ve kalkışlar sırasında ya da görevini gerçekleştirirken, uçağın taktik manevralar yapması da gerekebilir. C-27J, kendi sınıfındaki bir uçak için, yüksek bir değer olan 3 g’lik manevraları gerçekleştirebilir.

C-27J’nin etkileyici manevra kabiliyetini görmek için, uçağın simülatörü de yeterli oluyor. Etkinlik sırasında, katılımcılar, pilot eğitimi için kullanılan ve Leonardo tarafından tasarlanmış olan C-27J simülatöründe, Yarbay Simone B. ile uçuş yapma fırsatı da buldular. Özellikle sadece birkaç dakika süren ve kalkış yapılan piste geri dönüp inişi kapsayan uçuş, içerdiği agresif manevralarla, uçağın yetenekleri konusunda ipuçları verdi.

Gerçek uçakla birebir aynı kokpite sahip simülatörün özellikleri, şöyle sıralanıyor:

  • 6 serbestlik derecesinde tam hareketli
  • 200 derecelik görüş hattı sunan Seos Panorama görüş sistemi
  • Asgari 5 m çözünürlük (Taktik alanlarda 3 m)
  • Seviye C için sertifiye edilebilir

Etkinlik sırasında, katılımcılar, pilot eğitimi için kullanılan ve Leonardo tarafından tasarlanmış olan C-27J simülatöründe, Yarbay Simone B. ile uçuş yapma fırsatı da buldular.

 

  

Leonardo tarafından geliştirilen C-27Jsimülatörü (solda), gerçek uçakla (sağda) birebir aynı kokpite sahip.

 

Her İhtiyaç için Bir C-27J

C-27J, nakliye görevlerinin yanı sıra VIP yolcu taşıma, komuta-kontrol ve gözetleme, elektronik harp, özel harekât, yakın hava desteği, havadan yangın söndürme ve deniz karakol gibi farklı görevleri de üstlenebiliyor. İtalyan Hava Kuvvetleri, uçağı, elektronik harp ve yakın hava desteği görevlerinde de kullanıyor.

Bir uçağın, farklı görevleri üstlenebilmesinin gereklerinden bir tanesi de bu görevlere yönelik konfigürasyon değişikliklerinin hızlıca gerçekleştirilebilmesi. C-27J’nin, tek bir yükleme operatörü tarafından, farklı konfigürasyonlara dönüştürülebilmesi için gereken süreler, Tablo 1’de yer alıyor. Operatör, bu değişikliklerin bir bölümünü, uçak havadayken de gerçekleştirebiliyor. Çünkü piyade ve paraşütçülerin koltukları ve malzeme nakli ile ilgili ekipmanlar, her zaman uçak üzerinde kalıyor. Servis modülü olmadan VIP konfigürasyonuna geçiş ise 40 dakikada tamamlanabiliyor.

 

C-27’nin; özel harekât ve yakın hava desteği gibi zorlu muharip görevler üstlenebilmesini sağlayan özellikleri arasında ise şunlar bulunuyor:

  • C-27J, gece görüş gözlükleri ile uyumlu bir kokpite sahip. Amerikan ve İtalyan kullanıcıları, uçağın bu özelliğinden duydukları memnuniyeti, sıklıkla dile getiriyorlar.
  • Personelin ve kritik bileşenlerin bulunduğu bölmeler, balistik zırh ile güçlendirilebiliyor.
  • Kokpite, opsiyonel olarak baş üstü ekranı (head-up display / HUD) entegre edilebiliyor. HUD, özellikle kötü hava koşullarında, pilotlara yardımcı oluyor. Gece görüş gözlüğü ile de çalışabiliyor.
  • C-27J, C-130’dan daha hafif olup da 30 mm’lik bir top taşıyabilen tek uçak. Leonardo, uçağın rampasından hassas güdümlü mermilerin atılabilmesini sağlayacak bir çözüm üzerinde de çalışıyor.

 

Leonardo, Uzun Dönemli İş Birliği Amaçlıyor

SSM tarafında yürütülen ihalede, tekliflerin 29 Aralık’ta teslim edilmesi öngörülüyor. Geçmişte, başta T129 ATAK ve MELTEM III olmak üzere, Türk savunma ve havacılık sanayisi ile verimli iş birlikleri yapabildiğini gösteren Leonardo, bu geleneği, C-27J ile de sürdürmek istiyor. İhalede yarışan adaylar arasında, kendisini Türk basınına daha yakından anlatmak isteyen tek firma olması da konuya verdiği önemi gösteriyor.

Leonardo Uçak Bölümü Pazarlama ve Satış Müdürü Eduardo Munhos De Campos, toplam 9 uçaklık ihalede, uçak sayının gelecekte artabileceği ile ilgili ipuçlarının bulunduğunu belirtti. Bu aşamada, Türkiye, kendini koruma sistemlerine ve kriptolu haberleşme yeteneğine sahip bir nakliye uçağı tedarik etmek istiyor. Leonardo, Türkiye’ye, C-27J’nin, 1 ton daha fazla yük taşıyabilen, kıvrık kanat uçlu sürümünü teklif ediyor. İleride, ihtiyaçların çeşitlenmesi durumunda ise C-27J, farklı konfigürasyonları ile göreve hazır.

SSM’nin şartnamesi uyarınca, 30 yıllık ürün desteği de Leonardo tarafından taahhüt ediliyor.

 

SSM, diğer projelerinde de olduğu gibi, iş birliği ve Türk sanayisinin katılımı konularına büyük önem veriyor. Munhos De Campos; TUSAŞ, ASELSAN ve HAVELSAN başta olmak üzere, çeşitli firmalarla görüşmeler yaptıklarını; uçaklarda, ASELSAN’ın haberleşme çözümlerinin kullanımının, şimdiden belli olan konular arasında yer aldığını söyledi. Leonardo’nun teklifinin, SSM’nin tüm isterleri ile tam uyumlu olduğu, özellikle vurgulanıyor. Bu kapsamda, SSM’nin şartnamesi uyarınca, 30 yıllık ürün desteği de Leonardo tarafından taahhüt ediliyor.

Uçağın silahlı sürümünde, ROKETSAN üretimi mühimmatın kullanılıp kullanılamayacağını sorduğumuz Munhos De Campos, ROKETSAN’ın yetkin çözümlere sahip olduğunu ve Leonardo’nun, Türkiye’deki ihaleden bağımsız olarak, diğer mühimmat üreticileriyle olduğu gibi ROKETSAN ile de bağlantı hâlinde olduğunu belirtti.

Leonardo, Türkiye’ye, C-27J’nin, 1 ton daha fazla yük taşıyabilen kıvrık kanat uçlu sürümünü teklif ediyor.

 

Mesaj Net: C-27J, En İyisi

Katıldığı tatbikat ve operasyonlardaki gözlemlerine göre, C-27J’nin rakiplerinden üstün olan yanlarını sorduğumuz Yarbay Simone B., kısa ve net bir cevap veriyor: “Gittiğimiz yerlerde, indiğimiz pistlerde, gördüğümüz diğer uçaklar, C-27J’den daha küçüktüler. Biz, sınıfında, bu pistlere inebilen tek uçağa sahiptik.” Türk meslektaşlarına ise şöyle seslendi: “Bu, manevra kabiliyeti çok yüksek ve uçurması çok eğlenceli bir uçak. Ondan talep ettiğimiz tüm görevleri, başarıyla yerine getiriyor. Tüm meslektaşlarıma, bu uçağı hararetle tavsiye ederim.”

Yarbay Simone B., C-27J’nin kabiliyetlerini, TRT mikrofonlarına da anlattı.

 

Çavuş Renato M. de Türk meslektaşlarına, şu mesajı verdi: “Türk meslektaşlarımın, bu uçakla kargo yükleme ve boşaltma işlemlerinin çok kolay bir şekilde yapıldığını göreceklerinden ve bu uçakla çalışmayı çok tatmin edici bulacaklarından eminim.”

Munhos De Campos’un, Türk son kullanıcılarına mesajı ise şöyle: “Türk son kullanıcılara vermek istediğimiz temel mesaj, C-27J’nin, hem insani yardım hem de askeri ve güvenlik görevleri için, en doğru platform olduğudur. Bu tür platformlardan beklenen görev yelpazesinin bütününü başarıyla tamamlayabilen yegâne platform, C-27J’dir.”

Tavanındaki lambaları ile bir ambulans, olduğu gibi C-27J’ye yüklenebiliyor.

 

Munhos De Campos, bir diğer paydaşları olan Türk savunma ve havacılık sanayisine ise şöyle seslendi: “Türk savunma ve havacılık sanayisi ile çok iyi iş ilişkilerimiz var. Onlarla çalışıyor olmaktan onur duyuyoruz. Onlara ve SSM’ye büyük bir saygımız var. Türk sanayisi ile tam ve başarılı iş birliğine devam edeceğimize inanıyoruz.”

Biz de İtalya’dan; uçağından son derece memnun bir kullanıcının ve uçağının gösterdiği, kanıtlanmış saha performansı ile gurur duyan bir üreticinin izlenimleri ile dönüyoruz.

Eduardo Munhos De Campos, C-27J’nin, hem insani yardım hem de askeri ve güvenlik görevleri için en doğru platform olduğunun altını çizdi.

 

 

Her Zaman ve Her Yerde

C-27J’nin mottosu, “Her Zaman ve Her Yerde” olarak belirlenmiş. Uçağın, dünyanın dört bir tarafından kullanıcılarının olması da bu durumu destekliyor. Leonardo, bugüne kadar, 15 farklı müşteriden, toplam 85 adet C-27J için sipariş aldı. Bu siparişlerin dağılımı ise şu şekilde: ABD (21), Avustralya (10), Bulgaristan (3), Çad (2), Fas (4), İtalya (12), Litvanya (3), Meksika (4), Peru (4), Romanya (7), Slovakya (2), Yunanistan (8) ve adının açıklanmasını istemeyen bir Afrika ülkesi (5). Bunlardan 78 tanesi teslim edildi.

C-27J’nin, 2016 yılının Kasım ayında gerçekleştirdiği Güney Amerika Turu ve bu tur sırasında sergilediği performans, uçağın potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi:

  • C-27J, Bolivya’da:
    • NISSA Pathfinder ve Armored Alligàto 4×4 araçlarının kabinine yüklenebildiğini gösterdi.
    • 13.300 ft irtifadaki El Alto havaalanından, 12 sorti gerçekleştirdi.
    • Tüm sortilerde, motor arızası senaryosu da denendi.
    • San Borja’da, çim pistten harekât icra etti.
  • C-27J, Arjantin’de:
    • Ambulans ve zırhlı araçların kabine yüklenebildiğini gösterdi.
    • Paraşütçü indirme harekâtı icra etti.
    • Hazırlanmamış piste iniş ve bu pistten kalkış gerçekleştirdi.
    • Antarktik’teki Marambio Üssü’ne uçuş gerçekleştirdi.

Uçakla ilgili farklı ülkelerden kullanıcıların demeçleri de müşteri memnuniyetinin sağlandığını gösteriyor:

  • ABD: C-27J, gece görüş gözlükleri ile kullanım için harika bir uçak ve başından itibaren bu tür kullanım için tasarlanmış, mükemmel bir kokpite sahip.
  • Avustralya: C-27J, Avustralya’da, 1.900 piste; bölge genelinde de 400 piste erişebilmemizi sağlıyor. Bu, C-130 ile erişebildiklerimizin iki katından fazla.
  • İtalya: Muharebe alanında, kalkış sırasında, tehditlere açık olduğumuz zamanı mümkün olduğunca kısaltmaya çalışırız. Bunu yapmak için, C-27J’nin, sınırları zorlayan manevra kabiliyetini kullanıyoruz. Bir pilotumuz, uçağı, 30 tonluk bir savaş uçağı olarak görüyor! Bu özellikleri, indirme bölgesine çok kısa bir zamanda girip çıkmamızı sağlıyor. Yarı hazırlanmış pistlere; uçağın iniş takımlarının, motorlarının, frenlerinin ve aviyoniklerinin nitelikleri sayesinde, herhangi bir yönden, azami sürpriz etkisini sağlayacak şekilde yaklaşabiliyoruz ve çok kısıtlı bir alana iniş gerçekleştirebiliyoruz. Motorların yerleşimi, dış etkilerden onları en iyi koruyacak şekilde düşünülmüş; bu sayede, zemini kirli pistlerde bile harekât gerçekleştirebiliyoruz.
  • Litvanya: C-27J, Afganistan’da, Chagcharanin’de; 7.500 ft irtifadaki, tozlu, yarı hazırlanmış bir pistten, rutin olarak ve hiçbir sorun yaşanmadan harekât icra etti.
  • Peru: C-27J, güçlü ve sağlam bir uçak. Ağır bir yükle kısa pistlerden havalanıp kısa zamanda 30.000 ft seyir irtifasına çıkabiliyor. C-27J, Peru’nun dağlık bölgesi için, en mükemmel çözüm.

 

C-27J’nin Teknik Özellikleri

Azami Kalkış Ağırlığı: 31.800 kg

Azami İniş Ağırlığı: 30.500 kg

Azami Yük: 11.100 kg

Yakıt Kapasitesi: 12.320 lt

Motor: 2 adet Rolls-Royce AE 2100-D2A (3,458 kW, 4,637 shp)

Pervane: 6 palli Dowty R-391

Kalkış Mesafesi (30.500 kg, ISA, S.L.): 580 m

İniş Mesafesi (27.500 kg, ISA, S.L.): 340 m

Azami Seyir Sürati: 312 KTAS

Servis Tavanı: 30.000 ft

Seyir İrtifası: 27.000 ft

6.000 kg Yükle Menzil: 4.130 km

Azami Nakil (Ferry) Menzili: 5.852 km

Piyade Nakli: 60 askere kadar

Paraşütçü Nakli: 46 askere kadar

Yük Nakli: Aralarında büyük boyutlu yüklerin, tekerlekli ve paletli araçların, uçak motorlarının ve hafif helikopterlerin de bulunduğu yükleri, her biri tek seferde olmak üzere, aşağıdaki konfigürasyonlarda taşıyabilir:

  • 3 adet HCU-6E 463L paleti (Bir tanesi azami 5.000 kg’ye kadar)+rampada 1 adet HCU-12E
  • 6 adet HCU-12E 463L paleti (Bir tanesi azami 2.500 kg’ye kadar, 1 tanesi rampada)

Havadan Yük Atma:

  • Toplam 9.000 kg ağırlığa sahip 2 platform (1 tanesinin ağırlığı 6.000 kg’ye kadar çıkabilir.)
  • Her biri 908 kg’ye kadar çıkabilen, 6 adet A22 CDS paketi
  • LAPES ile teki azami 5.000 kg’ye kadar çıkabilen, 1 ya da 2 yük
  • Toplam ağırlığı 6.000 kg’ye kadar çıkabilen, 3 adet HCU-6E 463L paleti

Hava Ambulansı: 36 adede kadar sedye ve 6 tıbbi görevli

VIP: 6 VIP, 18 personel ve bir servis modülü

Yangın Söndürme Uçağı: 6 adet Guardian sistem konteyneri (6.000 lt su ya da yangın söndürücü)

 

Subay gazinosunda bulunan tablo, tugayın tarihi boyunca kullandığı uçakları bir arada gösteriyor.

Köklü bir Tarih: 46’ncı Hava Tugayı

İtalyan Hava Kuvvetlerinin 46’ncı Hava Tugayı (46A Brigata Aerea), 1940 yılına dayanan, köklü bir geçmişe sahip. 1940’ta, Pisa’da, 46’ncı Bombardıman Filosu olarak kurulan tugay, 1943’ten itibaren, havadan nakil ve ikmal görevlerini üstlenmeye başladı, 1949’ta ise “nakliye filosu” olarak görevlendirildi. 1954 yılında, 46’ncı Hava Tugayı ismini aldı.

Geçmişte, S-79 ve C-119 uçaklarını kullanan tugay, ilk C-130H uçağını 1972 yılında; ilk G-222 uçağını ise 1977 yılında teslim aldı. Tugay, günümüzde, C-130 (9 adet C-130J, 11 adet C-130J-30) ve C-27J (12 adet) uçaklarını kullanıyor. C-130J, 2000; C-27J ise 2007 yılından beri tugay envanterinde hizmet veriyor. Tugayın bugüne kadar kaydettiği uçuş saati sayısı, 765.000’in üzerinde.

 

Tugayın görev tanımı, şu şekilde ifade ediliyor: “İtalya’nın ulusal çıkarları doğrultusunda, kuvvetlerin ve kaynakların taktik ve stratejik nakliyesinin gerçekleştirilmesi; bu doğrultuda personel, ekipman ve malzemenin hazırlanması, nakliyesi, desteklenmesi ve kurtarılmasının gerçekleştirilmesi.” Bu kapsamda, tugayın kabiliyetleri şöyle sıralanıyor:

  • Lojistik amaçlı nakliye,
  • Personel ve malzemenin paraşütle indirilmesi,
  • Sıhhi tahliye,
  • Özel görevler için alçaktan uçuş,
  • Gece şartlarında uçuş,
  • Hazırlanmamış ya da yarı-hazırlanmış pistlere iniş ve bu pistlerden kalkış,
  • Havada yakıt ikmali (C-130J uçaklarının tanker görevi görmesi, C-27J uçaklarının ise havada yakıt alabilmesi ile) ve
  • Okyanus ve denizlerde arama ve kurtarma.

Tugay, köklü tarihi boyunca, dünyanın hemen hemen her kıtasında, çeşitli insani yardım görevlerini yerine getirdi. Bunların arasında, Türkiye’de; 1966, 1970, 1975, 1992 ve 1999 yıllarında gerçekleşen depremler de bulunuyor. Tugay, İtalyan Hava Kuvvetleri bünyesinde, en çok ödül alan birlik konumunda. Ayrıca, insani yardım alanındaki performansı ile 2007 yılında, Flight Awards’a da layık görüldü.

Tugayın nizamiyesinde, hayatını kaybeden silah arkadaşları için dikilmiş bir anıt bulunuyor.

 

Tugayın görev aldığı barışı koruma operasyonları ise Bosna, Kosova, Doğu Timor, Afganistan, Irak, Somali, Cibuti, Etiyopya, Gabon, Kongo, Libya ve Lübnan olarak sıralanıyor.

Tugay, pilot eğitimi de gerçekleştiriyor. Bu kapsamda, bilgisayar tabanlı eğitim teknolojilerinden ve simülatörlerden de yararlanılıyor. Uçuş okulundan çıkmış bir öğrencinin C-27J eğitimi, yaklaşık 17 haftada tamamlanıyor. Muharebeye tam olarak hazır olması ise 6 aylık bir süreç gerektiriyor. Tugay teşkilatında, diğer birimlerin yanı sıra uluslararası eğitim merkezi de yer alıyor. Böylece, uluslararası ortakların pilotlarına, yükleme operatörlerine ve teknisyenlerine de eğitim verilebiliyor. C-27J kullanıcılarının bir kısmının personeli de bu merkezde eğitim alıyor.

1,028 toplam görüntüleme, 11 bugünkü görüntüleme