Dassault Systèmes, Sektörün Çözüm Ortağı Olmaya Devam Ediyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Dassault Systèmes, Sektörün Çözüm Ortağı Olmaya Devam Ediyor

25 Ocak 2017

Dassault Systèmes Havacılık ve Savunma Endüstrilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michel Tellier ve Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal’ın MSI Dergisi 140’ıncı sayısında yayımlanan söyleşinin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

Tasarım, mühendislik, modelleme, simülasyon, veri yönetimi ve süreç yönetimi konularında, 3DEXPERIENCE (3 Boyutlu Deneyim) adı altında entegre ettiği çözümler sunan Dassault Systèmes (DS), savunma ve havacılık sektörünün en önemli paydaşları arasında yer alıyor. Dassault Systèmes Havacılık ve Savunma Endüstrilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michel Tellier ve Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal ile firmanın sunduğu çözümleri ve Türkiye’ye yaklaşımlarını konuştuk.

Naile BAYRAKTAR: DS, son 30 yılda, 3 Boyutlu (3B) Tasarım, 3B Dijital Modelleme ve 3B Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) devrimlerine yön verdi. Şimdi ise PLM’yi genişleterek 3DEXPERIENCE’ye dâhil ediyorsunuz. Özetlemek gerekirse 3DEXPERIENCE nedir?

Michel TELLIER: Sorunuzda da belirtildiğiniz gibi 3DEXPERIENCE, PLM’den bir sonraki adımdır. Bu iş stratejisinde şirketler; 3B modelleme, sosyal iş birliği, simülasyon ve bilgi zekası teknolojilerini kullanarak, nihai müşterileri veya tüketicileri için deneyimler yaratır. 3DEXPERIENCE, bu konsepti basitleştirir ve deneyimlerin yorumlanmasını, mühendislik alanının ötesine taşır.

Naile BAYRAKTAR: ICDDA’da gerçekleştirilen DS sunumu sırasında, günümüzün geliştirme döngülerinin 5 ila 17 yıl arasında değiştiği ve hedefin, bu süreyi 3-5 yıla indirmek olduğu belirtildi. Sürenin bu kadar azalmasını sağlayan DS çözümleri neler?

Michel TELLIER: DS’nin, havacılık ve savunma alanlarındaki geliştirme süreçlerini önemli ölçüde kısaltmak amacıyla küresel çapta ortaya konacak çabayı destekleyen tüm çözümleri, 3DEXPERIENCE iş platformuna dayanıyor. Endüstri Çözümleri Deneyimleri (Industry Solutions Experience / ISE) olarak anılan çözümlerimiz, kavramsal ve detay tasarım; test ve sertifikasyon; üretim, satış ve operasyonlar dâhil olmak üzere, bir programın her bir ana evresini ele alıyor. ISE’lerin her biri, ayrı ayrı önemli bir değer sunuyor. Ayrıca, toplamda elde edilen sonuç, konsept tasarımdan üretime kadar uzanan endüstri dönüşümünü hızlandırıyor. Bunları sıralayacak olursam:

  • Teklif (ihale) kazanım oranlarını arttırmak için, doğru konsept ve program önerilerini yapılandırmaya yönelik “Winning Program” (Kazanma Programı) adlı endüstri çözümü deneyimini oluşturduk.
  • Ana yükleniciler için, mühendislikten imalata uzanan, entegre tasarım ve sistem geliştirmenin de dâhil olduğu “Co-Design to Target” (Hedefe Ulaşmak için Ortak Tasarım) Endüstri Çözümü Deneyimi’ni geliştirdik. Tedarikçi firmalar için de kendilerine özgü tasarım süreçlerini yönetmek üzere; işlenmiş parçalar, kompozit ürünler ve sistemlerin de dâhil olduğu “Engineered to Fly” (Uçmak için Tasarlandı) isimli çözümümüzü geliştirdik.
  • “Test to Perform” (Ürünün İşlevini İcra Etmesi için Test), fiziksel testlere olan gereksinimi azaltıp, sanal test kullanımını arttırarak test sürecini hızlandırır.
  • “License to Fly” (Uçma Lisansı), şirketlerin, 5 yıllık -veya hafif uçaklar için 3 yıllık- zaman dilimi içinde, üzerinde anlaşmaya varılan gereksinimleri yerine getirebilmeleri için sertifikalandırma süreçlerini hızlandırmaya yardımcı olur. Ayrıca bu platform sayesinde, pazara yenilikler sunulurken dahi havacılık otoriteleri ile tedarikçiler arasındaki güven artar.
  • Üretim planlaması deneyimimiz “Ready for Rate” (Değerlendirmek için Hazır), sanal fabrika kullanarak tasarımın üretilebilir olduğunu ve üretimin beklenen hızda gerçekleşebileceğini ispatlamaya yardımcı olur. Bu çözüm sayesinde, tasarım ve üretim planlama mühendisleri, daha yüksek üretim hızı ve kalite yakalamak için, iş birliğine daha erken başlayabilir.
  • Üretim Operasyonları Yönetimi (Manufacturing Operations Management / MOM) deneyimimiz “Build to Operate”, havacılık sektöründeki orijinal ürün üreticilerine (OEM’lere) ve büyük tedarikçilere, kalite veya zamandan ödün vermeksizin, yalın uygulamaları gerçekleştirme ve talebi karşılama olanağı sunar. Mühendislikten üretime kadar uzanan dijital süreklilik sayesinde, imalat planlaması ve operasyonlar artık iki ayrı süreç değil. Daha ziyade, kalite ve güvenlikle birlikte, daha yüksek esnekliğin sağlandığı kesintisiz bir gelişim süreci.
  • “Passenger Experience” (Yolcu Deneyimi), uçak kabin içi tasarım ve konfigürasyonundan, sanal kabinin doğrulanmasına kadar süreçleri kapsar. Uçak kabinini ileri seviyede kişiselleştirmeyi kârlı hâle getirerek, müşteri beklentilerini daha iyi anlayıp bu beklentileri karşılamaya, satışları hızlandırmaya ve mühendislik değişikliklerini azaltmaya yardımcı olur.
  • Son olarak, “Keep Them Flying” endüstri çözümü deneyimi, endüstri lideri çevrimiçi hizmet ile son derece süratli ve kişiselleştirilmiş destek verilmesine olanak sağlar. Bu sayede, havacılık OEM’leri, müşterilerine birinci sınıf destek sağlayabilir.

Naile BAYRAKTAR: DS’nin çözümleri, Türkiye’nin savunma ve havacılık endüstrisinin ana yüklenicileri tarafından kullanılıyor. DS, alt kademedeki şirketler, özellikle KOBİ’ler için neler yapılabilir? Onlara nasıl yardımcı olabilir ve onları nasıl destekleyebilir?

Michel TELLIER: Günümüzde, havacılık ve savunma sektörünün küçük ve orta ölçekli tedarikçileri, brüt kâr marjlarını, gelirlerini ve pazar paylarını arttırmak konusunda önemli bir baskı ile karşı karşıya. OEM’ler, tedarikçilerinden, daha fazla üretim esnekliği gerektiren parçaların ve sistemlerin zamanında ve daha yüksek üretim hızında teslim edilmesini istiyor. Aynı zamanda rekabet eden şirketlerin sayısı da giderek artıyor.

3DEXPERIENCE platformunu temel alan “Engineered to Fly” endüstri çözümü deneyimi, ister şirket içinde ister bulutta olsun, küçük ve orta ölçekli tedarikçilerin işletme kârlarını arttırmalarına olanak tanıyor. Şirket içi süreçlerinin daha iyi yürütülmesi, teklif sürecinin başından sonuna kadar oluşturulan bilginin saklanması ile başlar. Saklanan bilgi tekrar kullanıldığı için, şirketler taktiksel teklif yönetimine daha az zaman harcarlar. Bu şekilde, şirketler daha fazla sayıda Fiyat Teklif Talebi (RFQ) ve Teklif İsteği (RFP)’ne, daha yakın takvim ve maliyet doğruluğunda yanıt verebilirler. Buna ek olarak, 3DEXPERIENCE platformunun sağladığı dijital süreklilik sayesinde, sürecin içindeki fonksiyonlar -örneğin satış, mühendislik, simülasyon, imalat ve kalite kontrol- entegre edilir ve ürün geliştirmedeki karmaşıklık azaltılır. Fonksiyonlar arasındaki veya tüm süreç boyunca uygulanan dijital süreklilik sayesinde, havacılık ve savunma tedarikçileri; tasarım süresinin kısaltılması yoluyla daha yüksek kârlılık, sorunların erken belirlenmesi sayesinde kalite artışı, yedek parça sayısında azalış ve üretimde optimizasyon elde edebilir.

Naile BAYRAKTAR: Türkiye önemli birçok savunma ve havacılık projesini yürütüyor veya planlıyor. DS bu projelere nasıl destek olabilir?

Elif GÜRDAL: DS Türkiye olarak, milli projeler başta olmak üzere, birçok önemli savunma ve havacılık projesini yakından takip etmekteyiz. Bu projelerin de desteği ile Türk havacılık ve savunma sanayisinin ciddi bir büyüme içerisine gireceğini öngörmekteyiz. DS olarak bu büyümenin destekleyicisi olacak teknolojilerimiz ile sektörün teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak üzere her bir paydaş ile çalışmalarımızı yürütmekteyiz.


Dassault Systèmes Havacılık ve Savunma Endüstrilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michel Tellier ve Dassault Systèmes Türkiye Ülke Müdürü Elif Gürdal’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdıkları ve verdikleri bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

25_01_2017_Elif_Gurdal_DS_jpeg

 

1,222 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme