DDC ve TARGET Sanayimizin Değişen İhtiyaçlarını Karşılamaya Hazır – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

DDC ve TARGET Sanayimizin Değişen İhtiyaçlarını Karşılamaya Hazır

13 Nisan 2018

MSI Dergisi’nin 157’nci sayısında yayımlanan “DDC ve TARGET Sanayimizin Değişen İhtiyaçlarını Karşılamaya Hazır” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Dünyanın, alanında önde gelen firmalarından DDC (Data Device Corporation) ile 43 yıldır sektörün çözüm ortağı olan TARGET Grup’un iş birliğinde düzenlenen DDC Workshop (DDC Çalıştayı), 21 Mart’ta, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent İkizler Binası’nda gerçekleştirildi. Türk savunma ve havacılık sektörüne, 2001 yılından beri hizmet eden DDC, TARGET iş birliğiyle yeni dönemin vurgusu olan; özgün, yerli ve ihraç edilebilir ürünler hedefine verebileceği katkıları anlattı.

Türkiye’de, daha çok MIL-STD-1553 veri yolu ürünleri ile tanınan DDC, aslında geniş bir çözüm yelpazesine sahip. Etkinliğin ana temalarından biri de sektör kamuoyuna, bu geniş yelpazenin anlatılması oldu. Savunma ve havacılık sektöründen katılımcılar, etkinlikte, hem sunumları dinlediler hem de DDC ve TARGET yetkililerine, -merak ettikleri soruları sorma fırsatı buldular. Katılımcılar, fuaye alanında sergilenen DDC çözümlerini de yakından incelediler.

TARGET, Sektöre Verdiği Hizmetleri DDC ile Genişletiyor

Çalıştayın açılışını yapan TARGET Grup Proje Yöneticisi Seyfettin Sünger, TARGET’in, 43 yıldır sektöre hizmet verdiğini ve DDC ile yakın zamanda başlattıkları iş birliği ile bu hizmetlerini daha da genişlettiklerini belirtti. Sünger, çalıştayın hedefi ile ilgili şunları söyledi: “DDC, MIL-STD-1553 veri yolu ile tanınan bir firma; ama farklı ürün aileleri de var. DDC, veri yolu çözümlerinde, dünyada çapındaki sektörün, %80-90’ına sahip. Bu sayede sektörün nereye gittiğini ön görebiliyorlar. . Amacımız, bu vizyonu sizlere anlatabilmek.”

  

Türkiye’nin Özel İhtiyaçlarını Anlıyoruz

Çalıştayın ilk sunumunu, DDC Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Kanal Yöneticisi Tom Cockshull yaptı. DDC’yi tanıtan Cockshull, Türkiye’ye bakışlarını şöyle ifade etti: “Türkiye’yi, kritik bir pazar olarak görüyoruz. Türkiye’de, 2015’ten beri, %170’lik bir büyüme kaydettik. Yakın zamanda da TARGET ile bir iş birliği başlattık ve TARGET ile çalışmaktan gurur duyuyoruz.”

Cockshull, sunumunda, Türkiye’nin özel ihtiyaçlarının da farkında olduklarını vurguladı: “Türkiye’de, yerli katkı ve yerli üretim ile ilgili önemli bir farkındalık var. Sunduğumuz çözümleri, Türkiye’nin özel ihtiyaçları için uyarlayabiliriz. DDC, ihracat-dostu bir çözüm ortağı. Tüm ürün yelpazemizde, sadece tek bir bileşenimiz ITAR’a tabi. Geri kalanların hepsi, ticari olarak satılıyor. Müşterilerimize, çözümlerimizi nerede, nasıl bir uygulamada kullanacaklarını soruyoruz; ancak bu, sadece, mühendislerimizin, ihtiyacı tam olarak anlayıp doğru varsayımları yapabilmesi ve bizim de pazarlama stratejilerimizi belirleyebilmemiz amacını taşıyor.”

Cockshull’un değindiği bir diğer konu, alan uygulama mühendisliği ekibi oldu. DDC’nin saha mühendis ekibi, sektöründe, en çok personele sahip ekip olarak öne çıkıyor. Müşterinin bir ihtiyacı ortaya çıktığında, hemen yola çıkmaya hazır olan ekip, çok hızlı destek sağlayabiliyor.

  

Çalıştaydaki sunumlar; Cockshull, DDC Alan Uygulama Mühendisliği Takım Lideri (Team Leader FEA) Fabian Lange ve DDC Alan Uygulama Mühendisi (FEA) Graham Manning tarafından gerçekleştirildi. Katılımcılar, toplam 4 oturumda, DDC’nin sunduğu teknolojiler hakkında detaylı bilgi edinme fırsatı buldular:

  • DDC Veri Yolu – Gelecek için Planlama
  • Sistem Seviyesi Tasarım için DDC Araçları
  • DDC Akıllı Güç Çözümleri
  • DDC Radyasyona Karşı Güçlendirilmiş Ürünlerin Güvenilirliği

TARGET ve DDC iş birliği, sektöre, özgün ürün geliştirme ve ihracat süreçlerinde katkı sağlamayı hedefliyor.

MIL-STD-1553: Onunla da Onsuz da Olmuyor

Çok uzun yıllardır özellikle askeri hava platformlarının vazgeçilmez veri yolu çözümü olan MIL-STD-1553’ün, özellikle bant genişliğinin modern uygulamalar için yetersiz kalması nedeniyle kullanımdan kalkabileceği, uzun süredir gündemde olan bir konu. MIL-STD-1553’ün ve onun gibi uzun yıllardır kullanılan veri yolu ve ağ standartlarının dezavantajlı olduğu konular, çalıştayda şöyle sıralandı:

  • Bu veri yolu ve ağ standartları, yeni çıkan uygulamalar için yeterli bant genişliğine ve desteklenebilirliğe sahip değiller.
  • Bu veri yolu ve ağ standartlarının tanımladığı protokoller, modern uygulamalarla birlikte çalışabilir durumda değil.
  • DO-254 ve DO-178 gibi sertifikasyonlara olan talebin artması.
  • Kompozit malzemelerle üretilen uçaklarda, elektromanyetik etkileşim ve yıldırım koruması konuları, daha zorlu gereksinimleri gündeme getiriyor.
  • FPGA ve IP (system on a chip / yonga üzerinde sistem) kullanımının artması.
  • Artan siber tehditler ve siber güvenlik ihtiyaçları.
  • Güvenilir olmayan kaynakların sayısındaki artış ve güvenilir kaynaklara olan ihtiyaç.
  • Açık standart ve mimarilerin tercih edilmesi.

Ancak, hem askeri uygulamaların gerektirdiği güvenilirlik hem pek çok platformda hazır olarak bulunması, MIL-STD-1553’ü, hala gündemde tutuyor.

Çalıştayda, MIL-STD-1553’ün yerini alabilecek veri yolu ve ağ standartları ise şöyle listelendi:

  • Fibre Channel (HS-1760 ve FC-AE-1553 dahil)
  • POF 1553
  • Hyper 1553 / STANAG 7221
  • Time Sensitive Networking (TSN)
  • ARINC 664 (AFDX)
  • CAN (ARINC 825)
  • WAIC
  • 1394 Firewire
  • TTP
  • TTEthernet

DDC, gerek klasik MIL-STD-1553 uygulamaları gerek MIL-STD-1553’ün iyileştirme çalışmaları gerekse MIL-STD-1553’ün yerini alacak uygulamalar konusunda, farklı çözümler sunuyor. Ayrıca firma, Hyper 1553 örneğinde olduğu gibi, bu standartların olgunlaşması için, çeşitli test çalışmalarında da aktif olarak rol alıyor.

Çalıştay sırasında, DDC yetkililerine, Milli Muharip Uçak (TF-X) projesinde kullanılabilecek veri yolu ile değerlendirmelerini sorma fırsatımız da oldu. Manning, F-35’ten de örnek vererek, uçak üzerindeki farklı uygulamalar için, farklı veri yolu ve ağ standartlarının kullanılabildiğini söyledi ve nihai seçimlerin, uçağın gereksinimlerine ve alt sistemlerine bağlı olduğunu belirtti.

Katılımcılar, DDC ve TARGET yetkililerine, merak ettikleri soruları sorma fırsatı buldular.

 

Hazır Birimden Bileşen Seviyesine Kadar Çözümler

DDC, 3 farklı seviyede; LRU ve alt sistem seviyesi, kart seviyesi ve bileşen seviyesinde ürün ve çözümlere sahip. Bunlar, sistem geliştiricilerin; bağlantı (connectivity), güç kontrolü (power control) ve hareket kontrolü (motion control) alanlarındaki ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu ürünlerden bazıları, şöyle sıralanıyor:

  • LRU ve alt sistem çözümleri: Aviyonik LRU’lar, güvenlik sunucuları, protokol köprüleri, arayüz birimleri, sağlamlaştırılmış aviyonik girdi/çıktı bilgisayarları.
  • Kartlar: Radyasyona dayanıklı tek kart bilgisayarlar, MIL-STD-1553, ARINC 429, ARINC 664, Fibre Channel kartları.
  • Bileşenler: MIL-STD-1553, ARINC 429 ve ARINC 664 bileşenleri, radyasyona dayanımlı paketleme.

Tüm bu ürünlerin arkasında, DDC’nin tasarım ve üretim kabiliyetleri yer alıyor.

DDC’nin müşterilerine verebileceği hizmetler de ürün ve çözümleri gibi ölçeklenebiliyor. Müşterisinin kendi sistemlerinde kullanacağı bileşenleri sağlamaktan, doğrudan sisteme takılabilecek LRU’ları sağlamaya kadar, farklı ölçeklerde iş birlikleri yapılabiliyor. DDC, entegrasyon, test ve kalifikasyon süreçlerinde de müşterilerini desteklemeye devam ediyor.

Çalıştayda, her oturumun sonunda gerçekleştirilen çekilişlerde, talihli katılımcılar birer hediye kazandılar.

Katılımcılar, fuaye alanında, DDC’nin ürün örneklerini de incelediler.

 

Akıllı Güç Yönetimi, Güç Mimarilerini Şekillendiriyor

DDC, akıllı güç çözümleri kapsamında, 1980’li yıllardan beri müşterilerine sunduğu, SSPC (Solid-State Power Controller / Katı Hal Güç Kontrolcüsü) çözümlerini öneriyor. SSPC, bir dizi avantajı beraberinde getiriyor:

  • Arttırılmış göreve hazırlık,
  • Düşük bakım maliyetleri,
  • Düşük güç tüketimi ve düşük ısı üretimi,
  • Küçük hacmi ile diğer birimlere yer açma,
  • Düşük ağırlık,
  • İyileştirilmiş güç kalitesi,
  • Kolay konfigüre edilebilirlik,
  • Güç koruması,
  • Araçtaki sorunların bulunmasını ve bakımı kolaylaştıran özellikler.

DDC’nin SSPC çözümleri, özellikle güç ve hacim kısıtlarının olduğu, çeşitli kara araçları ve hava araçlarında başarıyla kullanılıyor.

DDC’nin kompakt aviyonik arayüz bilgisayarı

DDC’den, Uzay Uygulamaları için Radyasyon Dayanımlı Çözümler

Elektronik bileşenler, uzayda, özellikle radyasyona bağlı olarak hatalı çalışabiliyor. DDC’nin radyasyona dayanıklı kart ve bileşen çözümleri, kullanıcılarına en yüksek koruma seviyesini sağlıyor. Özellikle uzay araçlarının ve uyduların büyük bölümünde, kritik yazılımları barındıran yeniden programlanabilir bellekler (EEPROM) için sunduğu yüksek güvenilirlik nedeniyle DDC ürünleri tercih ediliyor.

DDC, özel çözümler konusunda da müşterilerine destek veriyor. Firma, uzayda çalışması istenen bir bileşeni gerekli testlerden geçirip, herhangi bir koruma olmadan radyasyon dayanımını ölçtükten sonra, gerekli paketlemeleri yapabiliyor.

1,186 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme