Elektrikli Askeri Kara Araçları Pazarına da Giren Otokar, AKREP II’yi Gün Yüzüne Çıkardı – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Elektrikli Askeri Kara Araçları Pazarına da Giren Otokar, AKREP II’yi Gün Yüzüne Çıkardı

24 Nisan 2019

Özgün olarak tasarladığı ve ürettiği 30.000’in üzerinde araç, 30’dan fazla ülkelenin envanterinde yer alan Otokar, 24 Nisan’da düzenlediği basın toplantısı ile yeni geliştirdiği AKREP II aracını tanıttı. Toplantı sırasında basın mensuplarını bilgilendiren Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, firmanın son dönemde, savunma sanayisi alanında yürüttüğü faaliyetler ve ihracat çalışmalarını da anlattı.

Otokar, AKREP II’yi geliştirirken, 1990’lı yıllarda ortaya koyduğu AKREP aracından esinlendi. Sahip olduğu sessizlik, düşük silüet ve kompakt yapı gibi özellikleri AKREP’ten alan AKREP II’de, balistik ve mayın koruması ile ateş gücü gereksinimlerinden ödün verilmedi.
Toplantı sırasında, hem dizel hem de elektrik tahrikli olacak şekilde geliştirilen aracın, elektrik tahrikli sürümü AKREP IIe, üzerine Otokar tasarımı, 25 mm otomatik topa sahip BOZOK kulesi entegre edilmiş şekilde tanıtıldı.

BOZOK silah kulesi ile birlikte 2 metrenin biraz üzerinde yüksekliğe sahip olan AKREP II, oldukça düşük silüeti ile dikkat çekiyor. AKREP IIe’nin elektrik tahriki ise aracın termal izlerini ve gürültüsünü büyük ölçüde azaltıyor. Elektrik tahriki sayesinde ayrıca, içten yanmalı motorlara has çeşitli bileşenler araç içerisinde yer almadığı için, araç daha da hafifliyor. Bu özellikleri ile AKREP II, Otokar’ın COBRA II aracından daha hafif olmasına rağmen aynı koruma seviyesine sahip. Bununla birlikte, en başından itibaren, “Silahlı Keşif” konsepti göz önünde bulundurularak geliştirilen AKREP II, 90 mm’ye kadar ana silaha sahip kulelerle de donatılabilecek.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç

 

Otokar’ın savunma sanayisinde global bir marka olma hedefine cesur adımlarla ilerlediğini kaydeden Görgüç; “Kara sistemleri alanında sektöre öncülük eden ve birçok ilki kazandıran Otokar, savunma sanayiindeki iddiasını yeni nesil zırhlı Akrep II ile farklı bir boyuta taşıyor. İlk versiyonu Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olan Akrep IIe, bize elektrikli araç teknolojisinin askeri araçlara uygulanmasına yönelik bilgi ve tecrübe kazandırırken, Türkiye’nin askeri tip elektrikli, hibrit ve otonom araçlar konusunda ilk adımları olacak.” dedi.

Son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskûn mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç Akrep II’nin buradan yola çıkarak geliştirildiğini belirten Görgüç şunları ekledi: “Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkân veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995’te ürün ailemize eklediğimiz, yurtiçinde ve dışında başarılar gösteren Akrep aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı, sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil Akrep II’yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. Akrep II’nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz.”

Akrep II’nin farklı görevlere uyarlanabilecek şekilde modüler bir platform olarak tasarlandığını, aracı teknolojinin imkanlarından en üst derecede faydalanılabilecek şekilde geliştirdiklerini açıklayan Görgüç şu şekilde devam etti: “Muharebe alanı koşulları ve kullanıcı beklentileri sürekli değişiyor. Ordular, teknolojinin operasyonel avantajları ve lojistik verimliliğinden en üst düzeyde faydalanmak istiyor. Bu nedenle modern ordularda yeni nesil araç ve çözüm beklentisi artıyor. Daha fazla verimlilik ve performansı artıracak teknolojik çözümleri kullanmak istiyorlar. Tüm bu beklentileri göz önünde bulundurarak Akrep II’yi her türlü güncel ve gelecek teknolojik alt yapıya entegrasyon imkânı yaratacak şekilde tasarladık. Örneğin, uzun soluklu keşif ve gözetleme sistemlerine uygun ekipmanlarla donatılan bir Akrep II, yüksek tespit ve tanıma imkânı ile bu verileri eş zamanlı olarak dijital bilgi sistemlerine aktarabilecek. Bu yönüyle Akrep II ileri teknolojileri askeri sahaya taşımada öncü olacak.”

1,202 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme