Eurasia Airshow 2018 Özel: STM, ALPAGU Blok II ile Sürü Drone Konseptine Bir Adım Daha Yaklaşıyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Eurasia Airshow 2018 Özel: STM, ALPAGU Blok II ile Sürü Drone Konseptine Bir Adım Daha Yaklaşıyor

3 Temmuz 2018

MSI Dergisi’nin 160’ıncı sayısında yayımlanan özel haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Son dönemde, özellikle yurt içinde katıldığı fuarlarda, yeni ürünlerinin lansmanını yapan STM, Eurasia Airshow’da da geleneği bozmadı. Sabit Kanatlı Vurucu İHA (VİHA) ALPAGU’nun yeni sürümü ALPAGU Blok II’yi, ilk defa Eurasia Airshow’da kamuoyuna tanıttı.

Fuar öncesi ‘Gökyüzü’nün En Yeni Askeri’ olarak tanıtılan ALPAGU Blok II’nin üzerindeki örtü, Eurasia AirShow’da açıldı. ALPAGU’ya göre daha büyük boyutlara, daha yüksek performansa ve farklı mühimmat seçeneklerine sahip ALPAGU Blok II’nin en göze çarpan özelliği ise çoklu lançer seçeneği ile birlikte gelmesi. STM standında gösterilen tanıtım filminde, ALPAGU Blok II için tasarlanan 6’lı konsept lançerin, hem kara hem de deniz platformlarında kullanımı gösterildi.

 

STM Genel Müdürü Dr. Davut Yılmaz, Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir’e, yenilenen dizaynı ve arttırılan vuruş kabiliyeti ile dikkat çeken KARGU hakkında da bilgi verdi.

 

Fuarda kısa bir söyleşi yapma imkânı bulduğumuz STM Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut’tan, Eurasia Airshow ile ilgili değerlendirmelerini, ALPAGU Blok II’yi ve STM’nin Vurucu ve Gözcü İHA alanlarındaki çalışmalarını dinledik.

 

MSI Dergisi: Ömer Bey, öncelikle ilk defa düzenlenen Eurasia Airshow ile ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Ömer KORKUT: Şirketimiz inovatif yapısı ve geliştirdiği özgün teknolojiler ile savunma başta olmak üzere birçok farklı sektörde ihtiyaç odaklı yenilikçi ürün ve hizmetler üretiyor. Eurasia Airshow kapsamında da bu alanlardan birisi olan havacılık sektöründe oluşturduğumuz özgün çözümlerimizle yer aldık.

Bu sene ilk defa düzenlenen fuar bizim için gayet iyi geçiyor. Standımızda; Otonom drone sistemlerimizden KARGU, TOGAN ve bu fuarda ilk kez görücüye çıkan ALPAGU Blok II ile uydularımız Lagari ve Pirisat, hava platformları için geliştirdiğimiz TerraFlite, FocusFlite, OpsMet, OpsEye, AeroTab (Electronic Flight Bag) ürünlerimiz ile Duvar Arkası Radar’ı (DAR) sergiliyoruz.

Fuarda özellikle Otonom Drone Sistemlerimiz hem ziyaretçilerden hem de basından büyük ilgi görüyor. Bu ilginin bir yansıması olarak Rus Devlet Televizyonu dahil birçok yayında yer alarak faaliyetlerimiz hakkında bilgi veriyoruz.

STM Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut

MSI Dergisi: STM’nin en öne çıkan ürünü, kuşkusuz ALPAGU Blok II oldu. Hem tekli hem de çoklu lançerle birlikte sergilenen ALPAGU Blok II için, nasıl bir kullanım konsepti öngörüyorsunuz?

Ömer KORKUT: STM’nin, IDEF 2017’de; ALPAGU, KARGU ve TOGAN’ın lansmanını yaparak başlattığı çalışmalar, bir yol haritası çerçevesinde devam ediyor. ALPAGU Blok II de, STM Otonom Drone Sistemlerinin en yeni üyesi olarak bu yol haritasının bir parçasını oluşturuyor.

ALPAGU Blok II’ye baktığımızda VİHA’ları, çoklu lançer ile fırlatan benzer sistemlerin dünya üzerinde örneği pek yok. Bu tür VİHA’lar, belli bir büyüklüğe sahip platformlar. Faydalı yükleri de bu doğrultuda, belli bir seviyeye kadar çıkabiliyor. Daha fazla etki yaratabilmek için, tek bir platform değil, birden çok platform kullanmanız gerekiyor. Zaten, vurucu sistemlerde çoklu lançer kullanımının temel nedeni; tıpkı roket sistemlerinde olduğu gibi etkiyi arttırmaktır. Çoklu lançer sayesinde, daha çok VİHA’yı, daha kısa zamanda havaya çıkartabiliyorsunuz. Burada sergilediğimiz sistem, 6 lançerli. Bu sayı arttırılabilir ya da azaltılabilir.

Birden çok Vurucu ya da Gözcü İHA’yı aynı anda havalandırdığınızda, bunları bir arada, etkin bir şekilde kullanmak için ise sürü zekâsından yararlanmanız gerekiyor. IDEF 2017’de, sürü zekâsı konusunda çalıştığımızı vurgulamıştık. O çalışmalarımız, belli bir olgunluğa ulaştı. “Çoklu Drone Harekâtı” adını verdiğimiz bir konseptimiz var. Bu konseptte, bazı İHA’lar keşif ve gözetleme yaparken, bazıları hedefleri işaretliyor ve bazıları da bu hedefleri vuruyor. Sürü zekâsı sayesinde, tüm bu İHA’lar, koordineli olarak hareket ediyor. Bu nedenle bu mini İHA’lara, “Gökyüzünün yeni askerleri” diyoruz.

Tabii burada esas unsur, her hâlükârda Vurucu İHA’lar. Biz de bunların sayısını, sürü operasyonlarına uygun şekilde arttırabileceğimizi, ALPAGU Blok II ve 6’lı lançeri ile gösteriyoruz. Literatürde, “Çoklu İHA operasyonları ne zaman sürü sayılıyor?” sorusunun cevabı için, 20 ila 40 arasında değişen rakamlar var. Dolayısıyla sergilediğimiz sistemi, tam operasyonel bir çözümün ilk adımı olarak görüyoruz. Sürü zekâsı ile harekât gerçekleştirebilen bir sistem üzerinde çalışmalarımız devam ediyor ve IDEF 2019’da bunu sunabilmeyi hedefliyoruz.

ALPAGU Blok II, tekli ya da çoklu lançerden fırlatılabiliyor.

 

MSI Dergisi: ALPAGU Blok II’nin hedef yelpazesinde neler olacak?

Ömer KORKUT: Pnömatik lançerimiz, araca veya zemine monteli çoklu fırlatma özelliğine sahip olduğu için Kalekol gibi yüksek güvenlikli alanlar veya kara araçları ve deniz platformlarına entegre edilebilir. Hedef yelpazesinin kapsamını ise kullanım konsepti ve mühimmat türleri belirliyor.

Örneğin, deniz hedeflerini düşündüğümüzde, bizim tecrübemiz ve yenilikçi fikirlerimizle kurguladığımız; henüz potansiyel kullanıcılarımızla paylaşmadığımız ya da onlardan bir girdi almadığımız, şöyle bir senaryo var: Deniz harbinde başarı, sadece düşman platformu batırmakla sınırlı değil. Düşman platformun harekât gerçekleştirmesini engellemek de önemli bir başarı. Platformun radarına, algılayıcılarına ya da silah sistemlerine zarar vermeniz de yeterli olabiliyor. ALPAGU Blok II bunları yapabilir. Dolayısıyla “boyutları nedeniyle kategorik olarak kullanılamaz” diyeceğimiz kısıtlamalar yok.

ALPAGU Blok II, personel, tesis ve zırhlı araçlara karşı, farklı mühimmat taşıyabiliyor. Böylece kullanıcı, hedef türüne göre, en uygun başlığı seçip etkili bir vuruş sağlayabiliyor.

 

STM, Mini İHA Segmentinde Kalıcı

MSI Dergisi: STM’nin İHA alanındaki çalışmaları ne yönde ilerleyecek? Daha büyük İHA’lar gündeme gelecek mi?

Ömer KORKUT: Biz mini İHA segmentinde kalıcıyız. Büyük İHA platformlarıyla ilgili gündemimiz ve niyetimiz bulunmuyor. Bizim üzerinde çalıştıklarımızdan daha büyük boyutlu İHA’ları, Türkiye’de geliştiren firmalar zaten var. Biz ise bugüne kadar, Türkiye’de yetenek geliştirilmemiş bir alanı seçtik. Biz çalışmaya başladığımızda, kamikaze İHA Türkiye’de yoktu ve dışarıdan almaya çalıştığımızda da sorunlar yaşadık. Bir tarafta ihtiyaç, diğer tarafta bu ihtiyacı karşılamayan sektör vardı. Biz, IDEF 2017’de, mini İHA’larımızın lansmanını yaptığımızda, kimsenin olmadığı bir segmente giriş yaptık ve Türkiye’nin önemli bir ihtiyacını karşılamak için kollarımızı sıvadık. Konuya odaklandık; yönetimimiz iradeyi ortaya koydu ve gerekli kaynakları tahsis etti. İrade ve doğru kaynaklar olduğunda, başaramayacağımız hiçbir şey yok; bunu da bu mini İHA’larla göstermiş olduk.

Bizim alanımız, yine mini İHA sistemleri olacak. Gözetleme tarafında da TOGAN gibi döner kanatlı mini İHA’larda kalacağız. Bunlardan daha büyük İHA’larımız olmayacak; ama daha küçük İHA’lar üzerinde çalışabiliriz. Çünkü sürü konseptleri söz konusu olduğundan, daha küçük platformlar da tercih edilebiliyor.

Bizim mini İHA’lar üzerinde çalışan grubumuzun adı Otonom Grubu. Sürü zekâsı dediğinizde; yapay zekâ, görüntü işleme gibi birçok alan işin içine giriyor. Biz, STM’de var olan yetenekleri bir araya getirip otonom sistemlerde kullanıyoruz. Tabii otonom sistemler dediğimizde, özellikle kamikaze mini İHA’larda, kritik kararlar söz konusu olduğunda, insan unsuru devrede olmaya her zaman devam edecek.

Dolayısıyla bizim odak noktamız, otonom teknolojilerin sadece hava değil, kara ve deniz platformlarında da kullanılabilmesidir. Önümüzdeki dönemde, özellikle deniz tarafında çalışmalar gündeme gelebilir.

 

MSI Dergisi: STM, siber güvenlik alanında da önemli çalışmaların altına imza atan bir firma. Bu kapsamda, İHA’ların siber güvenliği ile ilgili neler yapıyorsunuz?

Ömer KORKUT: Siber güvenlik ve daha geniş bir perspektiften baktığımızda elektronik harp, sürekli tedbirlerin ve karşı tedbirlerin alındığı alanlar. Bu tedbir-karşı tedbir döngüsünün sonu yok. Biz de çalışmalarımızı, ara vermeden sürdürüyoruz.

Bizim platformlarımızın, özellikle öne çıkarttığımız yeteneklerinden bir tanesi, GPS olmayan ya da GPS’nin karıştırıldığı ortamlarda da harekât kabiliyetine sahip olmaları. VİHA’larımız, hedefi görerek vuruyor. Bu, onları muadillerinin önüne çıkartan bir özellik. Data linkin karıştırılmasını önlemek için de kriptoloji teknolojileri kullanıyoruz. Siber güvenlik konusunda da çeşitli tedbirler alıyoruz.

Tabii alınan tedbirler, karşıdaki kuvvetin yetenekleriyle de ilgili. O yeteneklerin üzerinde aşırı tedbirler aldığınızda, performansı başka alanlarda düşürebiliyorsunuz ya da maliyeti gereksiz yere arttırabiliyorsunuz. Burada bir ödünleşme (trade-off) yapmanız gerekiyor. Biz de bu çalışmalar sonucunda, en etkin çözümü ortaya çıkartıyoruz.

 

STM Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ömer Korkut’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

614 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme