Honeywell, Savunma ve Havacılık Alanındaki İş Birliklerini, İhracat ve Diğer Sektörlerle Genişletmeye Hazır – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Honeywell, Savunma ve Havacılık Alanındaki İş Birliklerini, İhracat ve Diğer Sektörlerle Genişletmeye Hazır

9 Ağustos 2019

MSI Dergisi’nin 181’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin internet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Honeywell, Türk savunma ve havacılık sektörü ile iş birliğini, envanterdeki ürünlerin desteklenmesi ve özgün platform geliştirme projelerine çözüm sağlanmasının ötesine taşımaya hazırlanıyor. Firma, sektörün kabiliyetlerini, hem dış pazarlarda hem de diğer sektörlerde kullanmayı hedefliyor. Fuar öncesinde, Honeywell Orta ve Doğu Avrupa ve Türkiye Havacılık Genel Müdürü olarak atanan Serdar Çetingül’den, hem yeni görevinin getirdiği sorumlulukları hem de Honeywell’in Türkiye’deki iş birliği faaliyetlerini dinledik.

 

MSI Dergisi: Serdar Bey, öncelikle görevinizdeki değişiklik nedeniyle sizi tebrik ediyor ve hayırlı olmasını diliyoruz. Bu görev değişikliği ve yeni sorumluluklarınızla ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Serdar ÇETİNGÜL: Honeywell’in Türkiye’deki macerasına baktığımızda; 1990’lı yıllarda, 10 kişilik bir ekiple başlayan sürecin, şu anda, yaklaşık 300 kişilik bir ekiple devam ettiğini görüyoruz. Hep altını çizdiğimiz bir nokta, bu ekibin, karar vericiler dâhil tamamının Türk çalışanlardan oluşması. Bu ekibin bir parçası olarak Honeywell için yaptığım çalışmalar, beni, başka ülkelerin de sorumluluğunu alma noktasına getirdi.

Şu anda, Orta ve Doğu Avrupa – ki tanımda Çek Cumhuriyeti, Polonya, Romanya, Macaristan, Sırbistan ve Ukrayna da bulunuyor – Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinin de bulunduğu bir bölgeye bakıyorum. Türkiye’de, sektör olarak savunma odaklı çalışıyordum. Havacılık konusunda Honeywell’in iş kolları; savunma, ticari ve iş jetleri olarak üç segmente ayrılıyor. Yeni görevimde, bu geniş bölgede, hem askeri hem de ticari çözümleri içeren bu üç segmentten de sorumlu olacağım.

 

MSI Dergisi: Yeni görevinize atanmanızı sağlayan etmenler neler oldu?

Serdar ÇETİNGÜL: Honeywell, çalışanları arasında çeşitliliğe (diversity) çok önem veren bir firma. Farklı coğrafyadan yöneticilerin, dolayısı ile farklı kültürlerin bir araya gelmesi ile başarıyı arttıracak bir sentez yaratmayı hedefliyor. Benim şansım, hem Türkiye’nin Honeywell için yüksek büyüme potansiyeli olan ülkelerden biri olması hem de bizim ekip olarak beklentileri karşılayan bir performans göstermemiz oldu. Honeywell’in üst düzey yöneticileri, Türkiye’nin bu potansiyeli nedeniyle sık sık Türkiye’ye gelerek toplantılar yaptılar. Böylece bir farkındalık oluştu. Bu yeni göreve atanmamda, bunların önemli katkısı oldu. Bir de Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelerin özelliklerini gösteriyor olması ve bölgenin dinamiklerini bilen yöneticilere diğer gelişmekte olan pazarlarda ihtiyaç duyulması buna sebep oldu diyebiliriz.

 

MSI Dergisi: Bu göreve gelmenizin, Türk savunma ve havacılık sektörüne ne gibi katkıları olacak?

Serdar ÇETİNGÜL: Honeywell olarak, Türkiye’de, Türk firmaları ile çalışırken öncelikli hedeflerimizden biri, hep ihracat potansiyelini tetikleyebilmek oldu ve böyle de olmaya devam ediyor. Artık farklı coğrafyalardan da sorumlu hale gelince, bu hedefe daha geniş bir ölçüde hizmet edebileceğimi düşünüyorum. Farklı ülkelerdeki son kullanıcıları ve firmaları bir araya getirerek iş birlikleri başlatmak istiyorum.

MSI Dergisi: Sizi, okuyucularımızla en son, geçtiğimiz yıl, EURASIA Airshow’un ardından buluşturmuştuk. O günden bugüne, Honweywell’in savunma ve havacılık alanında, Türkiye’deki çalışmaları ile ilgili öne çıkan gelişmeler neler oldu?

Serdar ÇETİNGÜL: EURASIA Airshow sırasında, Dormak ile yaptığımız distribütörlük anlaşmasını henüz yeni imzalamıştık. Aradan yaklaşık bir sene geçti ve bu yeni yapılanmanın vadettiklerini gerçekleştirdiğini görüyoruz. Dormak, Türkiye’deki kullanıcılarımıza, ürünlerimizi doğrudan ulaştırıyor ve bunu yaparken de arkasında, Honeywell’in mühendislik ve kalite desteği bulunuyor. Bu model, ilk senesinde çok başarılı oldu. Önümüzdeki dönemde, son kullanıcıya da bu modelle hizmet vermeyi hedefliyoruz ve bu alanda çok hızlı büyüyeceğimizi öngörüyoruz.

 

Sizlerle daha önce yaptığımız söyleşilerde; Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın başlattığı projeler ya da TUSAŞ’ın programlarıyla ilgili sıklıkla konuştuk. Honeywell açısından baktığımızda, konunun bir de son kullanıcı boyutu var. C-130, F-16, UH-1, CH-47 ve BLACK HAWK gibi envanterde yüksek miktarlarda bulunan platformların üzerinde, birçok Honeywell alt sistemi ve bileşeni de görev yapıyor. Bu nedenle bizim son kullanıcı ile çalışabiliyor olmamız gerekiyor. Bunun, mevzuattan kaynaklanan bazı zorlukları vardı. Dormak ile kurduğumuz model, bu zorlukların üstesinden geliyor ve artık son kullanıcı ile çok yakın çalışabiliyoruz.

Askeri Fabrikalar ile Dormak arasında bir çerçeve anlaşması üzerinde de çalışıyoruz. Bu anlaşma ile Dormak, Askeri Fabrikaların ihtiyaçları için de stok tutabilecek ve böylece daha hızlı bir hizmet verebilecek.

Devam eden projelerden HÜRJET’te önemli ilerlemeler kaydettik. Bu projede, TUSAŞ iyi bir noktada. Uçağı kendi kaynakları ile geliştirdiği için, proje hızlı bir şekilde ilerliyor. HÜRJET için önerdiğimiz çok sayıda çözümümüz var. Mekanik bileşenlerden elektronik sistemlere, kokpit içinden iniş takımlarına, çok geniş bir çözüm kümesi sunuyoruz. Milli Muharip Uçak (MMU) programını da yakından takip ediyoruz. MMU için, hem HÜRJET ile benzer çözümleri hem de MMU’ya özel bazı çözümleri sunuyoruz.

BLACK HAWK gibi Türk son kullanıcılarının envanterinde yüksek miktarlarda bulunan platformların üzerinde, birçok Honeywell alt sistemi ve bileşeni de görev yapıyor.

 

MSI Dergisi: Türk firmaları ile iş birlikleri kurma konusunda çeşitli çalışmalar yürütüyorsunuz. Bunların son durumu ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Serdar ÇETİNGÜL: Yeni görevimle ilgili bilgi verirken altını çizdiğim gibi bakış açımız, sadece Türkiye pazarı ile sınırlı değil. Türk firmalarının kabiliyetlerini, ihracat konusunda da kullanmak istiyoruz. Dolayısı ile sadece bir proje ya da bir sistemin belirli parçalarını üretmenin ötesinde bir vizyonumuz var.

Honeywell’in bir diğer özelliği de ticari tarafta da önemli bir iş payının olması ve hem savunma hem de ticari tarafta benzer teknolojileri kullanması. Dolayısı ile Türkiye’deki firmalara, savunmanın ötesinde, diğer sektörler açısından da yaklaşıyoruz. Entegre tedarik zinciri bölümümüzden arkadaşlarımız, Türkiye’yi düzenli olarak ziyaret ediyor ve farklı firmalarla görüşüyor. Çok yakın bir zamanda, farklı sözleşmeler imzalamayı planlıyoruz. Bunlar gerçekleştiğinde, sizlerle paylaşacağız.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Serdar ÇETİNGÜL: Honeywell, 100 yıldan uzun süredir teknolojik ürün ve sistemler geliştiren bir firma. Yaklaşık 59 yıldır, yazılım tarafında da faaliyet gösteriyor. İnternet çağını hepimiz yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. İnternet, sayısal ortamlar oluşturdu ve sayısal ortamları bir araya getirdi. Şimdi ise fiziksel ortamların, sayısal ortamlarla birleştirildiği yeni bir çağa girdiğimiz söyleyebilirim. Fiziksel ortamları sayısal ortamlarla birleştirdiğinizde, kullanıcılarınıza, çok farklı değerler katabiliyorsunuz. Bu konu bizim için kritik; çünkü çok sayıda ve çok çeşitli platformlarda ve sistemlerde, bileşenden alt sistem boyutuna kadar birçok ürünümüz bulunuyor. Bu nedenle, bu yeni çağın getirdiklerini çok yakından takip ediyoruz. Kullanıcılarımıza daha yüksek katma değer sağlamak için, ürünlerimizi, sayısal ortamlarla birleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde, bu konudaki çalışmalarımızı ön plana çıkartacağız.

 

Honeywell Orta ve Doğu Avrupa ve Türkiye Havacılık Genel Müdürü Serdar Çetingül’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,077 toplam görüntüleme, 22 bugünkü görüntüleme