IDEF Özel Dosya Bölüm 3: Honeywell, Türkiye’nin Hedefleri Doğrultusunda Görev Almaya Hazır! – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

IDEF Özel Dosya Bölüm 3: Honeywell, Türkiye’nin Hedefleri Doğrultusunda Görev Almaya Hazır!

8 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin 146, 147 ve 148’inci sayılarında yayımlanan ve IDEF 2017’ye ilişkin haber ve değerlendirmelerin yer aldığı yazı dizisinin üçüncü bölümündeki “Honeywell, Türkiye’nin Hedefleri Doğrultusunda Görev Almaya Hazır!” başlıklı söyleşi, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Honeywell, IDEF 2017’de, Türkiye’ye ile iş birliğini sürdürmek ve daha da arttırmak istediğini gösteren yabancı firmalar arasında yer aldı. Honeywell’in, Türkiye’de, savunma ve havacılık alanında yürüttüğü çalışmaların son durumunu, Honeywell DSI (Defence and Space International / Uluslararası Savunma ve Uzay) Bölge Yöneticisi Serdar Çetingül’den dinledik.

MSI Dergisi: Türkiye, T129 ATAK helikopterinde, Honeywell ve Rolls-Royce ortaklığı ile geliştirilen CTS800 motorunu kullanıyor. Aynı motor, Özgün Helikopter Programı için de seçildi. CTS800 konusunda Türk savunma ve havacılık sanayisi ile iş birliği çalışmalarınız hangi aşamada?

Serdar ÇETİNGÜL: Öncelikle, fuarda Özgün Helikopter’in ilk prototipini görmenin bizim için de heyecan verici olduğunu belirtmek istiyorum. Böyle bir çalışmanın bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.

Özgün Helikopter Programı’nda, motor teslimatımız geçen yıl başladı. T129 ATAK helikopterleri için ise seri üretim kapsamında teslimatlarımız sürüyor. Kullanıcının, helikopterin performansından çok memnun olduğunu, çeşitli kaynaklardan duyuyoruz ve bu performansın arkasındaki ana etmenlerden birinin de bizim motorumuz olması, bizim için ayrı bir gurur kaynağı.

Türkiye’nin, savunma ve havacılık sanayisini geliştirme vizyonunu çok iyi anlıyoruz ve motorun da kritik teknolojilerden biri olduğunun farkındayız. Özgün Helikopter Programı kapsamında, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’na, motor konusunda, Türk sanayisi ile nasıl iş birliği yapabileceğimize dair planları sunmuştuk. Yerli firmalarımız ile yaklaşık 3-4 yıldır, farklı iş birliği konularını konuşuyoruz. Bu planları hayata geçirmeye çalışıyoruz.

 

 

MSI Dergisi: Bu süreçte ITAR gibi ihracat düzenlemeleri nasıl bir rol oynayacak?

Serdar ÇETİNGÜL: ITAR’a tabi olmadan iş yapmanın yöntemleri var. Sonuçta CTS800, askeri bir ihtiyaç için geliştirildi ve içinde bazı kritik teknolojiler var. Türk savunma ve havacılık sanayisi, son dönemde önemli mesafeler kat etti. Bu kritik teknolojilerin Türkiye tarafından sanayileştirilmesi durumunda, motor da ITAR kapsamından çıkabilir. Türkiye’de, bu konuda çalışmalar var. Örneğin, özgün bir helikopter motorunun geliştirilmesi çalışması var ve biz, ihtiyaç olduğunda destek vermeye hazırız.

MSI Dergisi: Honeywell, TF-X projesinde hangi rolleri üstlenmek istiyor?

Serdar ÇETİNGÜL: Yaklaşık 4 yıldan beri, TUSAŞ ile düzenli bir şekilde TF-X konusunda çalışıyoruz. Hatırlayacağınız gibi, bu projede, önce bir konsept geliştirme çalışması yapıldı. Bu süreçte, TUSAŞ, çeşitli firmalardan, çözümleri ile ilgili bilgi topladı. Biz de bu aşamadan itibaren TUSAŞ’a ve SSM’ye destek vermeye başladık. Bilgi isteklerine cevap verdik. Teknolojinin, önümüzdeki dönemde nasıl gelişeceği ile ilgili öngörülerimizi paylaştık.

Muharip uçak tarafına baktığımız zaman, Honeywell’i, diğer firmalardan ayırt eden en önemli özelliklerden bir tanesi, portföyündeki çeşitlilik. İniş takımlarından çevresel şartlar kontrol sistemine, seyrüsefer sisteminden aviyoniklere kadar, geniş bir ürün yelpazemiz var. Bunlar; F-22, F-35 ve F-16 gibi platformlarda kullanılıyor. Türkiye’nin, muharip uçak alt sistemleri konusunda, mevcut bazı kabiliyetleri var; bazı kabiliyetleri ise henüz oluşmadı. Beşinci nesil bir uçağı sıfırdan geliştirme noktasında; teknolojik olgunluğa sahip ve geleceğin teknolojilerini geliştiren bir firma ile çalışmanın, riskleri asgariye indirgeyeceği çok açık. Biz, TUSAŞ’a ve SSM’ye; takvimi kısaltacak ve tekrar etmeyen mühendislik maliyetlerini düşürecek çözümler öneriyoruz.

Bir diğer önemli avantajımız, sivil tarafta da uçak sistemleri üzerinde çalışıyor olmamız. Bazı teknolojiler, sivil tarafta daha hızlı gelişiyor ve bu sayede, askeri tarafta, olgun ve maliyet-etkin çözümler sunabiliyoruz.

MSI Dergisi: Siber güvenlik tarafındaki çalışmalarınızın Türkiye’ye nasıl bir yansıması olabilir?

Serdar ÇETİNGÜL: Honeywell, bir anlamda diğer alanlarda sunduğu çözümleri destekleyecek şekilde, özellikle endüstriyel ağların siber güvenliği konusuna odaklanmış durumda. Şöyle anlatayım: Honeywell’in, logosuna da eklenen yeni bir sloganı var: “The power of connected.” Türkçeye, “Ağ üzerinden bağlı olmanın gücü” şeklinde çevirebiliriz. Bant genişliğinin artması ile bağlantılar üzerinden çok daha geniş hacimli verileri aktarmak artık mümkün hâle geldi ve bu da yeni kapılar açıyor. Örneğin, Honeywell, uçaklar için hava radarları geliştiriyor. Binlerce uçaktan bu radarlar aracılığıyla toplanan veriler, yerde bir araya getirilip büyük veri algoritmaları ile işlendiğinde, karşınıza, anlık hava durumu ile ilgili net bir fotoğraf çıkabiliyor ve uçuş rotalarını, örneğin türbülanstan kaçınacak şekilde çok daha iyi planlayabiliyorsunuz. Ama tüm bu sistem, dışarıya veri bağlantıları ile açık, ancak sistemin siber tehditlere de açık olmaması gerekiyor. Honeywell’in siber güvenlik çözümleri, bu tür durumlarda, sistemin güvenliğini sağlıyor ve sahip olduğumuz çözümleri ülkemize aktarmaya hazırız.

MSI Dergisi: Son olarak, fuar ile ilgili izlenimlerinizi paylaşır mısınız?

Serdar ÇETİNGÜL: IDEF’e çok önem veriyoruz ve bundan sonra vermeye de devam edeceğiz. Burası, son kullanıcı ve müşterilerimizle görüştüğümüz bir yer. Aynı zamanda, bizim bu pazara olan taahhüdümüzü gösterebildiğimiz bir yer. İsmi bilindik, bütün projelerde karşımıza çıkan bazı firmalara bakıyorum ve IDEF’te olmadıklarını görüyorum. Bu, bizi açıkçası çok şaşırtıyor. IDEF’e gelmiyorsanız, bu ülkeye inanmıyorsunuz demektir. Türkiye’ye inancımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Türkiye’de savunma ve havacılık sanayisi altyapısının gelişmiş olması pek çok fırsatı beraberinde getiriyor. Eğer altyapı olmasaydı ve yönetim bizi iş birliğine zorlasaydı, o zaman çok çaresiz kalırdık. Ama şu anda, iş birliği yapabileceğimiz firmalar var. Fuarda, bu firmalarla da görüşmeler yaptık.

Honeywell DSI Bölge Yöneticisi Serdar Çetingül’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

219 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme