II. Uluslararası Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi, Alana Özgü Çözümlerin Buluşma Merkezi Oldu – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

II. Uluslararası Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi, Alana Özgü Çözümlerin Buluşma Merkezi Oldu

4 Aralık 2019

MSI Dergisi’nin 186’ncı sayısında yayımlanan II. Uluslararası Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi Özel Dosyası’nda yer alan haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

MÜSİAD Ankara tarafından, 2-3 Ekim tarihlerinde, Ankara’da düzenlenen II. Uluslararası Askeri Radar ve Sınır Güvenliği Zirvesi (MRBS); karar alıcılar ve sektörün buluşma noktası oldu. Başta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları olmak üzere üst düzey katılımla gerçekleştirilen zirvede, firmalar; stantlarında alana özgü çözümlerini sergilediler. Zirve boyunca düzenlenen panellerde ise gelişen teknolojiler ve projeler ele alındı.

 

 

Zirveye, bakanlar ve komuta kademesinin yanı sıra Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere, Ankara Valisi Vasip Şahin, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir gibi üst düzey isimler, Ankara’da görevli yabancı ataşeler ve sektörden temsilciler de katılım sağladı. MRBS katılımcıları arasında; Pakistan, Afganistan, Ukrayna, Ürdün, Bosna Hersek, Kazakistan ve Azerbaycan’dan heyetler de yer aldı. Zirve’nin açılış konuşmalarını, sırasıyla; MÜSİAD Ankara Savunma Sanayi ve Havacılık Sektör Kurulu Başkanı Fatih Altunbaş, MÜSİAD Ankara Başkanı Hasan Basri Acar, MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar gerçekleştirdi. Zirvenin ilk günü; “Sınır Güvenliği Sistem ve Teknolojileri”, “Kara Gözetleme Sistemleri”, “Mini/Mikro İHA Tespit ve Önleme Teknolojileri” ve “Hava Platformları için Radar Sistemleri” başlıklı paneller düzenlendi. İkinci günün panelleri ise “Sahil Sınırlarımızın Korunmasına Yönelik Çözümler”, “Radar Teknoloji Trendleri” ve “Sınır Güvenliğine Yönelik Bütünleyici Uygulamalar” olarak sıralandı.

 

MÜSİAD Ankara Savunma Sanayi ve Havacılık Sektör Kurulu Başkanı Fatih Altunbaş

Yerlileştirme ve Ar-Ge Yatırımları Hız Kesmeden Devam Ediyor

MÜSİAD Ankara Savunma Sanayi ve Havacılık Sektör Kurulu Başkanı Altunbaş, yaptığı konuşmada, son yıllarda sınırlarda artan terör olayları ve göç dalgaları nedeniyle askeri radar teknolojileri ve sınır güvenliğine yönelik yatırımların, dünyanın öncelikli konusu hâline geldiğini belirtti. Altunbaş, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Türk savunma sanayisi, Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamak adına, yerli imkân ve kabiliyetlerle geliştirdiği proje ve ürünlerle birlikte uluslararası arenada, askeri radar ve sınır güvenliği alanında dikkat çekici bir oyuncu haline geldi. Türkiye’nin uyguladığı stratejik plan doğrultusunda, devletimizin de desteğiyle yerlileştirme ve Ar-Ge yatırımlarımız hız kesmeden devam ediyor. Bu nedenledir ki; geçen yıl 1.050 metrekare fuaye alanında düzenlediğimiz, 29 firma ve 671 ziyaretçinin katıldığı MRBS’ye, bu yıl; 2.500 metrekare fuaye alanında düzenliyoruz ve 52 firma katılım gösteriyor. Savunma sanayi üreticileri, akademisyenler, teknoloji uzmanları, sınır kontrol uzmanları ve gerek ülkemizin gerekse diğer ülke temsilcilerinin karar vericilerini bir araya getiren bu platform, aynı zamanda, bu önemli meseleye de kamuoyunun dikkatini çekmeye başarmıştır. Öncelikle kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak için geliştirdiğimiz teknoloji ve çözümler, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek niteliktedir. Uluslararası kimliği bu yıl daha da güçlenen zirvenin ihracatımızı artıracağı, ülke ekonomimize katkı sağlayacağına inancım tamdır.”

 

MÜSİAD Ankara Başkanı Hasan Basri Acar

“Ankara’da, Savunma Sanayi Serbest Bölgesi Kurulsun” Talebi

MÜSİAD Ankara Başkanı Acar ise Ankara’da, Savunma Sanayi Serbest Bölgesi kurulmasını talep ederek başladığı konuşmasına, şöyle devam etti: “Bu bölge; savunma sanayisinde üretim yapan şirketlerimizin, ihracat odaklı yatırım ve üretim yapmalarının önünü açacak ve dış ticaret imkânlarından daha fazla yararlanmalarını sağlayacaktır. Bu vesileyle savunma sanayisinin Ankara’da kümelenmesi, özellikle yazılım ve donanım yönüyle üretimimizin ve istihdamın arttırılmasına önemli katkı sağlayacaktır. Savunma sanayisinde kullanılan ürünlerin yerlilik oranlarının arttırılması da taleplerimiz arasındadır. İhale şartnamelerinin buna göre tasarlanması; yerli ve milli savunma sektörünün gelişmesi için önemlidir. KOBİ’lerin de savunma sanayisi için tedarikçi olmalarının önü açılmalıdır. Savunma sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürünlerinin, öncelikle kendi kolluk kuvvetlerimiz tarafından kullanılması; bunun, firmaların yapacakları ihracatta referans olması, yerli üretimin teşvik edilmesi için kritik önem taşıyor. Yetiştirdiğimiz çok değerli beyinler, yabancı ülkelerde çalışmaktadırlar. Bu bir beyin göçüdür. Savunma sektöründe özellikle teknolojinin geliştirilmesi ve yazılım gibi hassas ürünlerin çok daha etkin bir şekilde üretilmesi için bu beyin göçünü tersine çevirmek zorundayız. Buna yönelik adımların hızlı bir şekilde atılmasını, ümitle talep ediyoruz. Bugün kamunun elinde daha verimli bir şekilde kullanılması gereken savunma şirketlerinin olduğu, hepimizin malumudur. Bu şirketlerin altyapılarının yenilenerek sektöre yeniden etkin bir şekilde katılmalarının sağlanması gerekmektedir. Bu da mevcut kaynakların israf edilmemesini sağlayacaktır. Savunma sanayisinde yapılacak fuar, kongre ve zirve gibi etkinliklerin Ankara’da yapılması önemlidir. Savunma sanayimizin en büyük etkinliği olan IDEF’in tekrar Ankara’da yapılmasını da arzu ediyoruz. Bunun için de Ankara Fuar Merkezi’nin bir an önce bitirilmesi gerekiyor.”

 

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan

İleri Radar Teknolojilerinin, Ülke Savunmasındaki Önemi

MÜSİAD Genel Başkanı Kaan da savunma sanayisindeki çıktıların birçok sektörü, hem teknoloji hem de üretim bilgisi açısından desteklediğini belirterek şu noktalara değindi: “Savunma sanayisinde millî üretim ve teknoloji kapasitesine ulaşmak, bizleri, hem askeri diplomaside güçlü kılmakta hem de bizlere, artan tehdit algıları karşısında daha hızlı refleks verebilme kapasitesi sağlamaktadır. Askeri radar ve sınır güvenliği ise tehdit algılamalarının karşılaştırılmasında hızlı davranılması ve istihbarat süreçlerinin işletilmesinde oldukça hayati bir önem arz etmektedir. 2000’lerin başından itibaren girdiğimiz bu periyod, bizi, konvansiyonel paradigmalarımızı değişmeye doğru itmektedir. Çünkü bilinen bir gerçek vardır: Her güç doğru tanımlanmaz ve yönlendirilmezse aslında bir tehdittir. Bilgi, günümüz dünyasında sağladığı güç kadar, getirdiği tehditle de ele alınması gereken bir konudur. Savunma sanayisi; bilgi ve tehdit alanını dengeleyen bir yerdir. Çünkü bir ülkenin savunması, sadece silahlı mücadeleyi değil, aynı zamanda, tedbir almayı da gerektirir. Sınırlarımızın güvenliğini sağlamada kullanılacak; izleme ve tespit sistemleri, hava savunma sistemleri, top ve füze sistemleri, havadan keşif ve gözetleme araçları ve deniz platformlarının millî olarak üretilmesi, ileri radar teknolojileri ile mümkün olmaktadır.”

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

“Bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; yazılım ve analiz kabiliyetidir.”

Konuşmasında, “Orta Doğu güvenli değilse Paris de güvenli değildir, Berlin de güvenli değildir, dünyanın başka bir köşesi de kesinlikle güvenli değildir.” ifadelerini kullanan İçişleri Bakanı Soylu, şunları kaydetti: “Türkiye, bugün, güvenliğini sağlama konusunda, değişen tehdit parametrelerine rağmen çok farklı bir strateji ve eylem bütünlüğü içerisindedir. Bana göre, odaklanmamız gereken en önemli noktalardan biri; Türkiye’nin, son dönemde, güvenlik adımlarını atarken paydaş sayısını arttırması ve dışa bağımlılığını azaltmış olmasıdır. Eskiden terörle mücadele, sınır güvenliğini tesis etme veya uyuşturucu ile mücadele görevlerini; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü üstlenirken, bugün, HAVELSAN, Roketsan, ASELSAN, FNSS, Nurol Makina, BMC gibi savunma ve havacılık şirketlerimiz de görevler alıyorlar. Adını sayamadığımız yazılım firmalarımız var. Bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; yazılım ve analiz kabiliyetidir. Bu alanda geliştiğimiz sürece, bizimle güvenlik alanında başa çıkabilecek hemen hemen hiçbir kimse yoktur. Türkiye’nin, hem yazılım hem de savunma sanayi sektörünün gelişmesiyle terörle, düzensiz göçle ve uyuşturucuyla mücadelede aldığı sonuçların doğru orantıda gitmesi de tesadüf değildir.”

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar

PATRIOT Olmuyorsa SİPER’i, F-35 Olmuyorsa MMU’yu Yaparız

Milli Savunma Bakanı Akar da son yıllarda, savunma sanayisi alanında, büyük atılımların gerçekleştirildiğini belirterek şu noktalara değindi: “Savunma alanında, yerlilik ve millîlik oranımız %20’lerden %70’lere gelmiş bulunmaktadır. TSK’nın ihtiyacı doğrultusunda, birçok harp silah, araç ve gereçleri ile mühimmatı, artık kendi imkân ve kaynaklarımızla yapıyoruz. Ülkemizin sadece pazar olduğu günler geçti, artık her türlü mal ve hizmet üretiminde söz sahibi olduğumuzu herkes öğrendi, öğrenecek. Şanlı tarihimizdeki başarılardan ilham alarak, hatalarımızdan dersler çıkararak yolumuza devam ediyoruz. Bir zamanlar bizler için hayal olan; kendi silahımızı, mühimmatımızı, araç ve gerecimizi üretebilme imkân ve kabiliyeti, bugün gerçeğe dönüşmüş durumdadır. MİLGEM’lerimiz, ALTAY ana muharebe tankı, FIRTINA topçu sistemleri, ATAK taarruz helikopteri, silahlı/silahsız insansız hava araçları, HÜRKUŞ başlangıç ve temel eğitim uçağı, ilk uçuşunu gerçekleştiren ve yakında seri üretim süreci başlayacak olan GÖKBEY genel maksat helikopteri ve ürettiğimiz her türlü mühimmat; yerlilik ve millîlik konusundaki azim ve kararlılığımızın en önemli göstergeleridir. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek. F-35 olmuyorsa; HÜRKUŞ’u yaptık, kendi Millî Muharip Uçağımızı (MMU) da yaparız, yapacağız. PATRIOT olmuyorsa SİPER’i yapıyoruz, kendi hava savunma sistemimizi daha da geliştireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Uçak gemimiz dâhil hepsini yapmakta kararlı olduğumuzu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

Türkiye’nin bugün kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde dost ve kardeş ülkelerin taleplerini de karşılayacak duruma geldiğini dile getiren Bakan Akar, savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat hacminin 2,5 milyar dolara yükseldiğini ifade etti.

Bakan Akar, “TSK’nın en iyi harp teknolojisi ve silahlarına sahip olması için hep birlikte çalışacağız.” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Ordumuzun imkân ve kabiliyetlerinin sahaya tam olarak yansıtılabilmesi; ihtiyaçlarının zamanında, yüksek kaliteli ürünlerle ve özellikle yerli ve milli kaynaklarla karşılanmasıyla mümkündür. TSK’nın etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleri ancak bu şekilde muhafaza edilip ilerletilebilir. Bunun için de her bir kurumumuza önemli sorumluluklar düşüyor. Biz, üzerimize düşen sorumlulukların bilinciyle askeri fabrika ve tersanelerimizin sanayicilerimizle daha yakından çalışması; fabrika, tersane imkânlarımızın ekonomiye kazandırılması için bakanlığımızın mevzuatında gerekli düzenlemeleri yaptık. Gerek yurt dışı gerekse yurt içi pazara yönelik, ürün ve hizmet arzında, sanayi ile askeri fabrika ve tersaneler arasında muhtelif iş modellerini geliştirdik. Onaylı tedarikçi havuzu ve stratejik iş birliği anlaşmaları, bu düzenlemeler arasında yer almaktadır. Stratejik iş birliği anlaşmaları ile askeri açıdan önem arz eden ve yurt dışından temin edilen hammadde, malzeme ve sistemlerin yurt içinden karşılanması için yerli tedarikçilerle uzun vadeli iş birliği yapılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda 48 firma ile toplam 589 kalem malzemenin yerlileştirme çalışmalarına başladık. Ancak bununla yetinmiyoruz, bu sayıları artırmak için olan gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Diğer yandan hem askeri fabrika ve tersanelerimizin kapasitelerini ihracata açıyoruz hem de tedarikin hızlı ve etkin bir şekilde yapılmasını hedefliyoruz. Bu şekilde hedeflerimize çok daha hızlı ulaşacağımıza inanıyoruz.”

 

MRBS’de, Milli Savunma Bakanlığına bağlı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü ve Tersaneler Genel Müdürlüğü ile 29 firma arasında, Stratejik İş Birliği Anlaşması imzalandı.

 

Yerli ve Millî Üretim için İmzalar Atıldı

MRBS’de, ayrıca, Milli Savunma Bakanlığına bağlı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü ve Tersaneler Genel Müdürlüğü ile 29 firma arasında, savunma sanayisi alanında yurt dışı bağımlılığının azaltılması ve yerli ve millî ürünlerin üretimini teşviki amacıyla Stratejik İş Birliği Anlaşması imzalandı. 308 kalem malzemenin yerlileştirilmesi için imza atan 29 firma, belgelerini Bakan Akar’ın elinden aldı. İş birliğine imza atanlar arasında; Deico Mühendislik, Teknokar Savunma, YTY Metal, Koç Bilgi ve Savunma Teknolojileri ve Nero Endüstri gibi sektörün yakından tanıdığı firmalar da bulunuyor.

359 toplam görüntüleme, 27 bugünkü görüntüleme