MARTI: Özel Görev Uçakları için Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

MARTI: Özel Görev Uçakları için Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi

19 Kasım 2018

Yük. Müh. Metin DÖNER / mdoner@havelsan.com.tr

Komuta Kontrol ve Savunma Teknolojileri Çözüm Mühendisi, HAVELSAN

 

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan analiz, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri, harekât sahasında daha etkin olmak için, özel görev sistemleri ile donatılmış hava platformlarına ihtiyaç duymaktadır. İstihbarat, keşif, elektronik harp, gözetleme, denizaltı harbi gibi faaliyetleri icra eden uçak, helikopter veya insansız hava araçları, silahlı kuvvetlere ve güvenlik güçlerine, operasyon alanında büyük üstünlük sağlamaktadır. Kullanan birimin sorumluluk alanı ve görev sahasına göre, bu hava platformları, özel görev cihazları ile donatılmaktadır. Ancak bu platformların en önemli özelliği, görev cihazlarının ve silahların bütünleşik olarak çalışmasını sağlayan, komuta kontrol sistemidir. MARTI Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi, bu amaçla geliştirilmiş, tamamıyla milli bir yazılımdır.

 

HAVELSAN, Barış Kartalı projesinin komuta kontrol sisteminin yazılımında görev aldı.

Ülkelerin sınırlarını ve sınır ötesi ekonomik çıkar sahalarını korumak amacıyla sürekli keşif, gözetleme, istihbarat ve karakol faaliyetine ihtiyaç duymaları, gayet anlaşılır bir ihtiyaçtır. Bu amaçla uzun menzilli radar sistemleri, en yaygın kullanılan algılayıcıdır. Kamera ve optik sistemlerin etkin kullanım alanı, görüş ufku ile sınırlıdır. Düşman bölgesine veya tehdit altındaki alanlara kurulması mümkün olmayan bu sistemler, ülke sınırları içinde kurulu olmak durumdadır. Bu durum, istihbarat ve keşif faaliyetlerinin, kapsama ve etkinlik alanlarını önemli ölçüde sınırlamaktadır. Özellikle ülke toprağının büyük, sahil şeridinin uzun, adaların fazla ve kıta sahanlığına çok yakın olduğu alanlarda, gözetleme faaliyetleri, yetersiz kalabilmektedir. Adaların veya arazi koşullarının gerisindeki faaliyetleri tespit edememek, ülke savunması açısından çok büyük zafiyet oluşturabilmektedir. Bu durum; Türkiye, Endonezya, Malezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Pakistan, Fransa, Norveç ve ABD gibi geniş topraklara veya sahil şeridine sahip birçok ülke için geçerlidir.

 

Barış Kartalı projesinde geliştirilen Havadan Erken İhbar Komuta Kontrol Uçağı (HİK), çok sayıda konsol üzerinden arayüz sağlayan, gelişmiş bir görev sistemine sahip.

 

Sınır ötesindeki doğal korunaklı arazilerin ve adaların gerisini gözetleyerek denizlerdeki çıkar sahalarını korumak için sürekli deniz veya hava görev kuvveti oluşturmak, zahmetli ve oldukça pahalı bir faaliyettir. Aynı zamanda, uluslararası kurallar nedeniyle her zaman mümkün olamamaktadır. Uygun irtifada havadan gözetleme ve keşif platformları kullanmak, bu eksikliğin giderilmesi için çok büyük katkı sağlamaktadır. Bu amaçla hava, kara ve deniz kuvvetleri ile sahil güvenlik, jandarma ve emniyet güçleri, özel görev uçakları kullanmaya yönelmişlerdir.

Ülkemizde, 2003 yılında başlatılan çalışmalarla Deniz Karakol Uçağı (DKU), Deniz Gözetleme Uçağı (DGU) ve Havadan Erken İhbar Komuta Kontrol Uçağı (HİK) tedariki gerçekleştirilmiştir. Böylece Hava Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının, harekât sahasındaki keşif ve karakol kabiliyetleri, önemli ölçüde artmıştır. Uzun uçuş süreleri ile görev yapabilen bu uçaklar sayesinde, görev bölgesinden ve sınır ötesi bölgelerden güvenilir istihbarat elde edilebilmekte ve bu kabiliyet, kuvvetler için güç çarpanı halinde gelmektedir.

 

Deniz Karakol ve Keşif Uçakları

Hava Kuvvetleri, görev ve sorumluluk alanı nedeniyle keşif ve devriye görevleri için, envanterinde bulunan tüm uçakları, doğal olarak kullanabilmektedir. Ancak, diğer kuvvetler ve güvenlik güçleri için, böyle bir kaynak mevcut değildir. Özellikle Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik birimleri, ufuk ötesi sahalardan istihbarat sağlayacak ve denizdeki filolarına zaman kazandıracak hava platformlarına ihtiyaç duymaktadır. Denizde keşif ve devriye görevi yapabilecek bu tür hava platformları, genel olarak “Deniz Karakol / Keşif Uçağı” olarak adlandırılmaktadır. Havacılık ve denizcilik kavramlarının iç içe geçtiği ve harekât ihtiyaçlarının birbirini çok fazla etkilediği bu tür özel görev uçakları, yüksek teknolojiye sahip sistemlerle donatılmaktadır. Deniz karakol ve keşif uçaklarının iki temel ve bir destek unsurundan oluştuğu düşünülebilir: Uçak ve Görev Sistemi ile Harekât Destek Merkezi.

 

Uçak

ABD tarafından 1960’lı yıllarda geliştirilen, günümüz tanımına uygun ilk deniz karakol uçağından sonra, bu tür görevler için, genellikle standart yolcu veya askeri kargo amacıyla üretilmiş uçaklar ve türevleri kullanılmaktadır. Bu platformlar, deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik güçlerinin harekât ihtiyacına göre, algılayıcıların ve silahların kurulum ve kullanımına imkân verecek şekilde modifiye edilmektedir. En yaygın kullanılan deniz karakol ve keşif uçakları, Tablo 1’de verilmiştir.

 

 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterindeki deniz karakol uçaklarının komuta kontrol yazılımlarının geliştirilmesinde, HAVELSAN önemli görevler üstlendi.

Uçakların seçimi; görev yapacakları sahanın büyüklüğüne, ihtiyaç duyulan görev süresine ve algılayıcıların çalışma performanslarını düşürmeyecek gövde ve motor konfigürasyonuna göre yapılır. Seçilen uçakların gövdeleri, görev sisteminde yer alan algılayıcı ve silahların kurulumu için modifiye edilmektedir.

 

Görev Sistemi

Deniz karakol ve keşif uçaklarını “özel” yapan, elbette üzerlerinde kurulu olan görev sistemidir. Harekât ihtiyacına göre oluşturulan görev sistemlerinin temel bileşenleri ve fonksiyonları, Tablo 2’de yer almaktadır.

 

Deniz karakol uçaklarının görev yazılımları, yer destek sistemindeki konsollarda da koşuyor.

 

Bazı görev sistemlerinde, uçağı koruma (füze ikaz, chaff, flare) bileşenleri de yer alabilmektedir. Diğer yandan denizaltı savunma harbi yapma kabiliyetine sahip uçaklarda, hedeflerin yerini tespit etmek üzere, manyetik sapma detektörü ve sonoboy alıcılar kullanılmaktadır. Elektronik harp yapması beklenen uçaklar ise daha hassas sinyal toplama ve karıştırma cihazları ile desteklenmektedir.

Deniz karakol ve keşif uçaklarının görev sistemleri, standart bir alt sistem konfigürasyonuna sahip değildir. Bu alt sistemler, deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik güçlerinin görev ve sorumlulukları ile uygulayacağı taktiklere uygun olacak şekilde bir araya getirilmektedir.

 

Komuta Kontrol Yazılımları

Algılayıcı ve haberleşme cihazları, yüksek teknoloji ve yatırım gerektirmektedir. Bu nedenle genellikle küresel firmalar tarafından ve standart özeliklere sahip olacak şekilde üretilmektedir. Ancak bu cihazlarla benzer kabiliyette alternatifler bulmak mümkündür. Diğer yandan, komuta kontrol yazılımları, görev sistemini meydana getiren bileşenlerin en etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere, özel olarak geliştirilirler. Bazı algılayıcı (radar) üreten firmalar, ülkelerin temel ihtiyacına yönelik standart bir görev sistemi konfigürasyonu oluşturarak komuta kontrol yazılımlarını da standart hale getirmeye çalışmaktadır. Ancak bu yaklaşımın en zayıf noktası, tek bir algılayıcı (radar, kamera) modeli için kullanılması zorunluluğudur. Bu da sistemi, operasyon ömrü boyunca, tek bir marka ve modele bağımlı hale getirmektedir.

Komuta kontrol yazılımı, görev sistemindeki tüm alt sistemlerin kontrol ve koordinasyonunu yaptığından, bu yazılımlar, görev sisteminin beyni olarak adlandırılır. Görev sistemlerini kontrol edecek yazılımların, elbette algılayıcılar, haberleşme sistemi ve diğer (kendini koruma, silah, seyrüsefer vb.) destek sistemleri ile uyumlu bir teknoloji ile geliştirilmesi gerektiği çok açıktır. Ancak Komuta Kontrol Sistemi’nin tasarımı için temel yaklaşım; bu sistemi kullanacak kuvvet veya güvenlik güçlerinin, harekât yöntemleri ve karar süreçlerinin çok iyi anlaşılması ve sisteme yansıtılmasıdır. Görev sistemini özel yapan en kritik husus, burada yatmaktadır.

Hava görev sistemleri için komuta kontrol yazılımı geliştirebilme kabiliyeti, küresel savunma firmalarının, onlarca yıl yatırım yaparak elde edebildikleri ve özenle korudukları, stratejik bir yetkinlik olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle komuta kontrol sistemi geliştiren firma ve ülkeler, bu yazılımların, sadece kabiliyetleri hakkında bilgi vermekte; ancak tasarım ve teknolojileri konusunda bilgi paylaşmamaktadır. Kendi komuta kontrol sistemini geliştirmeye istekli ülkelerin çok yüksek bedeller teklif etmesine rağmen bu alan, teknoloji transferi kapsamı dışında tutulmaktadır.

Komuta kontrol sisteminin çözülmesi gereken en büyük mühendislik problemi, görev sistemindeki tüm alt sistemlerin (radar, kamera, haberleşme, seyrüsefer vb.) en etkin ve bütünleşik çalışmasının sağlanmasıdır.

Görev sistemini oluşturan bu alt sistemlerin; tasarım, üretim, bilgi alışverişi ve çalışma yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadan bu sistemleri bütünleştirmek ve birlikte çalışmalarını sağlamak, mümkün değildir.

 

Harekât Destek Merkezi

Özel görev uçaklarının faaliyetleri, bu amaçla oluşturulmuş Harekât Destek Merkezlerinde planlanmakta ve icra edilen operasyondan toplanan veriler, yine bu merkezlerde analiz edilmektedir. Harekât merkezinde de uçak sistemi ile uyumlu bir komuta kontrol sistemi kullanılmaktadır.

 

MARTI: Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi

Ülkemiz ihtiyaçları için üretilen DKU, DGU ve HİK uçaklarının her birinin üretimi sırasında, HAVELSAN, sürekli olarak komuta kontrol yazılımı geliştirme konusuna odaklanmıştır. Yaklaşık 4-5 yıl süren bu projelerde, birçok mühendis ve teknik insan yurt dışında görevlendirilmiş; bunların eğitim alması sağlanmış ve bunlara, iş-başı görevlerle tecrübe kazandırılmıştır. Savunma Sanayii Başkanlığının yönlendirmesi ve görevlendirmesi ile stratejik öneme sahip bu yazılımların önemli bir bölümü, yazılım bileşenleri halinde, Türk mühendisler tarafından geliştirilmiştir.

Hava Kuvvetlerinin Havadan Keşif Uçağı (ASA) ve HİK, Deniz Kuvvetlerinin DKU ve Sahil Güvenlik’in DGU için geliştirilen görev sistemlerinin komuta kontrol yazılımlarında görev alan HAVELSAN, tamamıyla milli bir “Hava Platformu Komuta Kontrol Sistemi” geliştirebilecek teknolojik birikim seviyesine erişmiştir. Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerinin gelecekteki keşif ve istihbarat ihtiyaçlarını analiz eden HAVELSAN, milli bir komuta kontrol sistemi geliştirebilmek için, öz kaynaklarıyla MARTI projesini başlatmıştır.

MARTI, özel görev uçakları için, son teknolojilerle geliştirilen, modüler yapıya sahip, yeni nesil bir taktik görev komuta kontrol sistemidir. Uçak türü, algılayıcı modeli ve üreticilerinden bağımsız olarak çalışabilen sistemde, standart iletişim yoluna sahip tüm algılayıcılar kullanılabilmektedir. İstenildiği takdirde, özel üretilen algılayıcıların veri alışverişi de MARTI sistemi tarafından, standartlara uygun hale getirilebilmektedir.

MARTI sistemi, tüm özel görev uçaklarına adapte edilecek şekilde, HAVELSAN mühendisleri tarafından tasarlanmıştır. Deniz karakol, keşif ve çok amaçlı görev uçaklarında kullanılabilecek MARTI; keşif, istihbarat, gözetleme, denizaltı savunma harbi, elektronik karıştırma, sahil gözetleme, sınır kontrol, ekonomik çıkar bölgelerinin korunması, arama-kurtarma, balıkçılık kontrolü, kaçakçılık takip, mülteci takibi gibi fonksiyonları icra edebilecek şekilde geliştirilmiştir.

MARTI sistemi, görev sisteminde yer alan ve uçağın üzerinde bulunan algılayıcılardan gelen verileri analiz etmekte ve diğer istihbarat verileri ile füzyona tabi tutmaktadır. Birleştirilen verilerle bir müşterek harekât sahası resmi oluşturulmaktadır. Bu faaliyetlerin birçoğu, otomatik olarak gerçekleştirilmekle beraber uçaktaki personel tarafından, operatör konsolları vasıtasıyla kumanda ve koordine edilmektedir.

MARTI sistemi, güvenli istihbarata dayalı olarak oluşturduğu müşterek harekât sahası resmini, haberleşme araçları vasıtasıyla diğer uçaklara veya harekât merkezine gönderebilmektedir. Veri haberleşmesi için, ilave gizlilik önlemleri de uygulanabilmektedir.

 

Deniz karakol uçaklarının görev sistemleri, hem suüstü hem de sualtındaki faaliyetlere yönelik işlevlere sahip.

 

Öncelikle ülkemizin ihtiyaçları göz önüne alınarak tasarlanan ve geliştirilen MARTI’nın temel özellikleri, Tablo 3’te yer almaktadır.

 

 

HAVELSAN tarafından geliştirilen MARTI Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi’nin gerçek zamanlı olmayan bir versiyonu, Harekât Destek Merkezi’nde kullanılacak şekilde tasarlanmıştır. Böylece, uçak görev sistemi ile tam senkronizasyon sağlanabilmektedir.

 

Sonuç ve Değerlendirme

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının, stratejik yazılımları milli imkânlarla geliştirmek üzere görevlendirdiği HAVELSAN, ülkemizin en büyük askeri yazılım geliştirme firması olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik güçleri ve dost ülkelerin orduları için yerli yazılımlar geliştirmekte ve özgün sistem çözümleri üretmektedir. Ayrıca stratejik hedef olarak gördüğü komuta kontrol yazılımları geliştirme konusunda, araştırma ve geliştirme de yaparak kritik teknolojilerin kazanımı için yatırım yapmaktadır. MARTI Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi, silahlı kuvvetler ve güvenlik güçlerinin, gelecekteki havadan keşif ve istihbarat ihtiyaçları analiz edilerek geliştirilmiştir. Gelecek on yıl içeresinde, ülkemizdeki tüm özel görev uçaklarında, MARTI sisteminin kullanılacağı öngörülmektedir.

1,379 toplam görüntüleme, 7 bugünkü görüntüleme