Mavi Vatan’ın Ötesinde – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Mavi Vatan’ın Ötesinde

12 Haziran 2019

MSI Dergisi’nin 179’ncu sayısında yayımlanan analiz, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Erhan ŞENSOY / erhan.sensoy@pem.com.tr

Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (Landing Helicopter Dock / LHD) ANADOLU’nun inşası süratle devam etmektedir. Bu kapsamda üzerine konuşlandırılması planlanan dikine ve kısa mesafede kalkış ve iniş (Vertical/Short Take-Off And Landing – V/STOL) kabiliyetine sahip uçaklara ilişkin haberler de medyada sıklıkla yer almaya başlamıştır.

Bu makaledeki amacımız, LHD tipi gemilerimizde konuşlandırılması planlanan V/STOL kabiliyetli uçakların yaratacağı kuvvet çarpanı etkisini ve bu kabiliyetin kazanılmasının neden gerekli olduğuna ilişkin hususları, taktiksel anlamda detaya girmeden sizlerle paylaşmaktır.

“Deniz Kuvveti”, “Milli Güç”ün unsurlarından “Askeri Güç”ün bir parçası olan ve devletin bekası amacıyla milli savunmanın özünü oluşturan üç esas kuvvetten biridir. Genel olarak barış zamanı görevi; sınırlarımızın çok ötesinde, milli menfaatlerimizin bulunduğu bölgelerde ve uluslararası alanda milli siyasetimizi desteklemektir. Savaşta ise düşmanın ana vatanımız ile deniz alaka ve menfaatlerimize yönelik her türlü hareketini, gerekli tüm deniz sathını kullanarak engellemektir.

Bu kapsamda teknoloji, eğitim, lojistik ve personel yönünden gelişmiş bir Deniz Kuvveti, geçmişte olduğu gibi geleceğin dünyasında da sahip olunması gereken en önemli diplomasi ve harp enstrümanıdır.

Türkiye gibi dış ticaretinin yüzde 88’ini deniz yoluyla gerçekleştiren ve limanlarına yılda yaklaşık 75.000 geminin giriş çıkış yaptığı, denize bağımlı bir ülke için her türlü teknolojik yenilikle donatılmış Deniz Kuvveti, bir zorunluluktur. Aksi takdirde, Milli Güç unsurlarından Askeri Güç ile birlikte Ekonomik Güç de sekteye uğrar.

Deniz kuvvetleri, doğal olarak, uluslararası ortamda en çok faaliyet gösteren kuvvet özelliğine sahiptir. Türkiye gibi denize bağımlı devletlerin bekası açısından son derece önemi haiz Deniz Kuvveti’nin bu kapsamdaki en önemli özelliği, uzak yerlerde, uzun süre görev yapabilmesidir. Bu nedenle; barışta uluslararası alanda mili siyasetimizi ve diplomasimizi desteklerken dünya siyasetinde söz sahibi olunmasını sağlayabileceği, kültürümüzden teknolojimize kadar her türlü niteliğimizi temsil edebileceği, muhasım güçleri caydıracak nitelikte harekât yapabileceği harp silah ve araçlarıyla donatılmış olması gereklidir.

Deniz Kuvvetlerimiz, uzun senelerdir münferit veya görev grubu konsepti ile dünyanın her denizinde icra ettiği milli ve NATO ve AB gibi çok uluslu harekât görevlerinin de katkısıyla harekât-eğitim yönlerinden, dünyanın caydırıcılığı yüksek sayılı deniz kuvvetlerinden biri haline gelmiştir. Bununla beraber, harp silah araçları yönünden de caydırıcılığını arttıracak şekilde, Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi (LHD) ve havadan bağımsız tahrik sistemli (AIP/HBT) denizaltılar gibi yeni gemi inşa projeleri devam etmektedir. Hava Savunma Harbi gemisi TF-2000 projesine ise kısa bir zaman süreci içerisinde başlanması planlanmaktadır.

2021 yılında Donanmamızın envanterine girmesi beklenen Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi ANADOLU, caydırıcılık açısından büyük önemi haizdir.

ANADOLU ile Deniz Kuvvetlerimizin Mavi Vatan’ın ötesinde konuşlanma (forward basing) ve güç aktarım (power projection) kabiliyeti, ciddi bir şekilde artacaktır. Hava unsuru olarak esas itibarıyla helikopter taşımak için tasarlanmış olan ANADOLU, sahip olduğu uçuş rampası imkânı ve yapılan bir takım tadilatlarla F-35B gibi dikine inip kalkabilen uçakları da konuşlandırma yeteneği kazanmıştır.

Taşınabilen hava aracı sayısı ve tipleri ile sorti üretim miktarı gibi konularda, özellikle bu amaç için yapılmış uçak gemileri (CV) ile karşılaştırılması manasız olsa da V/STOL uçakların ANADOLU bünyesinde bulunmasının, güç aktarımı konusunda çok büyük bir katkı sağlayacağı, tartışılmaz bir gerçektir.

Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi projesi kapsamında inşa edilen ANADOLU, İspanyol Deniz Kuvvetlerinin LHD “Juan Carlos I” (L-61) gemisinin tasarımı üzerine geliştirildi. Türk Deniz Kuvvetleri, bu gemi ile geçmişte tatbikatlara katıldı. Fotoğrafta, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (Standing NATO Maritime Group-2 / SNMG-2) kapsamında, 19 Mayıs – 23 Haziran 2017 tarihleri arasında görev yapan TCG GÖKÇEADA (F-494) fırkateyni, 5 Haziran 2017 tarihinde LHD “Juan Carlos I” (L-61) ile Denizde Akaryakıt İkmali (RAS) icra ederken görülüyor.

Bu noktada, “Güç aktarımı kabiliyeti, bir devlete ve deniz kuvvetine ne kazandırır?” hususunu vurgulamak yararlı olacaktır:

  1. Devletlerin uzak yerlerdeki menfaatlerinin korunması kapsamında; politik, diplomatik ve askeri gücüne, caydırıcılık ve etkinlik açılarından farklı bir boyut kazandırır,
  2. Muhasıma ikinci bir cephe açarak onu tedbir almaya zorlar ve bu şekilde kuvvet konsantrasyonunun bölünmesine sebebiyet verir,
  3. Harp zamanında, ana vatana denizden gelecek tehlikelerin uzaktan etkisiz hale getirilmesine ve kademeli savunmaya destek sağlar,
  4. NATO gibi çok uluslu güvenlik kuruluşlarının barışı destekleme, krizlere müdahale gibi harekât görevlerinde liderlik rolünün alınmasını sağlar,
  5. “Barışa Zorlama” ve “Barışı Destekleme” gibi harekâtta, stratejik ve politik seviyedeki maksatların etkinlikle desteklenmesini sağlar,
  6. Muhtemel krizlerin yaşanacağı bölgelerde önceden konuşlandırılarak süratli müdahale ve kontrol imkânı sağlar.

Bulunduğu coğrafya nedeniyle maruz kaldığı çok yönlü siyasal ve askeri tehditler ile yine coğrafyasının dikte etmesi nedeniyle bölgesel güvenlik sorumlulukları yüklenmesi gereken Türkiye, gerek savunmasını gerekse milli siyasetini Mavi Vatan’ın ötesine taşımalıdır. Bu nedenle kendi kendine yeterli, sahip olduğu güç aktarımı kabiliyeti ile caydırıcılığı ve etkinliği yüksek bir deniz görev kuvveti, Türkiye için gerekli bir askeri ve diplomasi enstrümanıdır.

Bazı maliyetli silahlar alınır; ancak savaşta hiç kullanılmadan vadesini doldurur ve hizmet dışına çıkartılır. Bunların maliyet etkinliği, barış dönemindeki “varlığı” ile askeri gücümüzün caydırıcılığına ve diplomasimize yaptığı katkı kapsamında ölçülür. Sırf bu silahın varlığı nedeniyle eğer muhasım bir hareketinden vazgeçmek zorunda kalmış ise veya milli siyasetimiz doğrultusunda ulusal/uluslararası bir siyasi hedefimizi elde etmişsek o silah görevini yapmış demektir. Bunun için illa fiilen kullanılması gerekmez.

F-35B, uçuş rampasından kalkış yeteneğini sergiliyor.

 

Dolayısıyla ANADOLU ve inşası planlanan kardeş gemisi TRAKYA’da, F-35B veya benzeri V/STOL uçakların konuşlandırılması, milli siyasetimizi destekleyen politikalarımız kapsamında, Deniz Kuvvetlerimizin, tabiri caizse son yıllarda dünyanın yedi denizinde gerçekleştirdiği milli ve uluslararası görevlerin etkinliği açısından zorunluluktur.

Katar ve Somali’de kurulan üsler, 10 yıldır Aden Körfezi ile Somali ve Hint Okyanusu bölgelerinde icra edilen “Deniz Haydutluğu ile Mücadele” görevleri, bahse konu bölgedeki deniz ulaştırma yollarının ticari anlamda Türkiye için her geçen gün artan önemi, Deniz Kuvvetlerimizin etki alanının Hint Okyanusu’nu içine alacak şekilde genişlemesini dikte etmektedir.

Günümüzün “Deniz İpek Yolu” olarak adlandırılan Hint Okyanusu ve mücavir deniz alanları, artık milli siyasetimiz kapsamında etki alanımızın genişletileceği coğrafya olarak kabul edilmelidir.

Sadece üç tarafı denizlerle çevrili diye bir deniz kuvveti geliştirmenin ve idame etmenin, Türkiye gibi, Cebelitarık’tan Hint Okyanusu ve ötesine kadar olan coğrafyada; tarihi, kültürel ve ekonomik bağları olan bir devlet için yetersiz olacağı aşikârdır.

Dolayısıyla güç aktarımı kabiliyeti kapsamında, V/STOL uçaklar dâhil her türlü harp silah ve aracı ile bunların idamesine ilişkin yeteneklere sahip bir deniz kuvveti, devletimiz ve milletimizin bekası için bir zorunluluktur.

“Topraklarının ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudret ve yeteneğinin hududu çizer.” – Mustafa Kemal ATATÜRK

 

Amerikan Deniz Piyadelerinin F-35B uçağı, USS Wasp (LHD 1)’a iniş gerçekleştiriyor.

3,933 toplam görüntüleme, 22 bugünkü görüntüleme