Meteksan Savunma, Türkiye’nin Özgün Sualtı Akustiği Bilgi ve Tecrübesini, Denizaltılara Taşıyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Meteksan Savunma, Türkiye’nin Özgün Sualtı Akustiği Bilgi ve Tecrübesini, Denizaltılara Taşıyor

26 Mart 2019

Mesut GÖRATEŞ / mgorates@meteksan.com

Akustik ve Optik Sistemler İş Geliştirme Direktörü, Meteksan Savunma

 

MSI Dergisi’nin 174’üncü sayısında yayımlanan özel haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından, 2009 yılında, Türkiye’nin sualtı akustiği mükemmeliyet merkezi olarak görevlendirilen Meteksan Savunma, uzmanlığını, denizaltı sonar sistemlerine taşıyor. Halen denizaltı gemilerimizin sonar sensör ihtiyacını yurt dışına bağlı kalmadan üretip karşılayan Meteksan Savunma; bir taraftan envanterindeki denizaltıları modernize eden diğer taraftan da gelecek nesil denizaltılar konusunda çalışan Türk Deniz Kuvvetlerinin bu faaliyetlerine de önemli katkılar veriyor. Meteksan Savunma’nın yürüttüğü projeler incelendiğinde, firmanın, modern bir denizaltının tüm sonar sistemlerini (sensör ve gemi içi birimlerini) özgün olarak sağlayabilecek bir noktaya ulaştığı değerlendirmesi yapılabilir.

Meteksan Savunma’nın yürüttüğü projeler incelendiğinde, firmanın, modern bir denizaltının tüm sonar sistemlerini (sensör ve gemi içi birimlerini), özgün olarak sağlayabilecek bir noktaya ulaştığı değerlendirmesi yapılabilir.

 

Türkiye’nin bugüne kadar sonar alanında tamamladığı en iddialı proje, hiç kuşkusuz ADA sınıfı korvetlerin (MİLGEM) sonarı YAKAMOS oldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.lığı) bünyesinde bulunan Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) tarafından geliştirilen YAKAMOS sonarının sanayiye devredilmesi görevi, SSB tarafından Meteksan Savunma’ya verildi. Bu görev, iki kısımda gerçekleştirildi. Meteksan Savunma, birinci bölümde, ıslak taraf birimlerinin (wet-end); ikinci bölümde ise gemi içi birimlerinin (dry-end) sanayileşmesini gerçekleştirdi. Savunma sanayimizin örnek projeleri arasında hak ettiği yeri alan YAKAMOS sonarının sanayiye devri, bu konuda yürütülen birçok projeye de örnek oldu. Meteksan Savunma, sanayileşme çalışmalarının tamamlanması ve sonarın tüm sorumluluğunu almasının ardından da hem gelişen ihtiyaçlar ve teknoloji hem de yerlileşme çalışmaları kapsamında vakit geçirmeden işe koyuldu ve bir yol haritası çerçevesinde, YAKAMOS’ta bir dizi iyileştirmeler yaptı. Bu iyileştirmeler, Meteksan Savunma üretimi sonarların kullanıldığı, MİLGEM projesinin 3’üncü ve 4’üncü gemilerinde uygulandı. İyileştirmelerin sahadaki yansımaları test edildi ve söz konusu iyileştirmeler, MİLGEM projesinin ilk iki gemisine de uygulandı. Böylece, 4 geminin de aynı donanım ve yazılım performansına sahip olması sağlandı.

Artık Türkiye’nin hedefinde; YAKAMOS sonarı ve sualtı akustiği alanındaki diğer projelerin sağladığı birikim ve altyapı ile denizaltı sonarlarının da yerlileştirilmesi var. Meteksan Savunma, ürün yelpazesini ve geliştirme aşamaları devam eden sensör çalışmalarını da göz önüne alarak denizaltılarımız için en kritik sistem olan sonar sisteminin, yerli ürünler kullanılarak yenilenmesi için, SSB’lığına gerekli desteği sağlamak için hazırdır. Türkiye’nin, hâlihazırda performansı deniz tecrübeleri ile kanıtlanmış ve platforma entegre tek sonar üreticisi olan Meteksan Savunma’nın, bu konuda da alternatifi olan yurt dışı firmalarına ciddi bir rakip olduğu görülmektedir.

Meteksan Savunma’nın test altyapısında bulunan Silindirik Basınç Tankı (SBT) altyapısı, denizaltıların ortalama emniyetli dalış derinlik sınırının ötesine geçerek 500 m’ye kadar derinliği simüle edebiliyor.

 

Sessiz Ol, İyi Duy

Bir denizaltının en önemli özelliği, gizliliğidir. Bu özellik, onun sessiz olmasını gerektirir ve harekât sahasında sürpriz tehdit olarak, oyun değiştirici kuvvet çarpanı teşkil eder. Kuvvet çarpanında, denizaltıların 3’üncü boyutta da hareket ediyor olmasının ve denizaltıya karşı gerçekleştirilecek bir hücumda, bu 3’üncü boyut bileşenin de hesaba katılması zorunluluğu, önemli rol oynar. Denizaltıların suyun altındaki harekâtlarını sağlıklı bir şekilde yapabilmesi ve 3’üncü boyut avantajını iyi kullanabilmesi için, harekât ortamını ve bu ortamı nasıl lehine kullanacağını çok iyi bilmesi gerekir. Bu ise çok hassas kulaklara, yani algılama sensör ve sistemlerine, ki bunlar sonar sistemleridir, sahip olmayı gerektirir. Bu nedenle denizaltıda kullanılan sonar sistemleri, suüstü gemilerinde yer alan sonarlardan farklı, bir dizi zorlu gereksinime sahiptir:

  • Derinde Çalışma: Denizin derinliklerinde harekât icra eden denizaltıların sonar sistemlerinin ıslak taraf birimlerinin, bu derinliklerde oluşan basınca dayanacak (sızdırmazlığını koruyacak) ve bu basınç ve sıcaklık değişimlerinde performans gösterebilecek yapıda olması gerekir.
  • Geniş Frekans Bandı: Özellikle periskop umkundan derinde olması halinde, harekât ortamı ile göz teması olmayan denizaltının, ortamdaki her sesi dinleyerek harekât sahası taktik resmini doğru olarak çıkarması gerekir. Bu da mümkün olduğunca geniş bantta dinleme yapabilen pasif sonarlara sahip olmayı gerektirir. Bu gereksinim, akustik ortamın yarattığı güçlükler de göz önüne alındığında; frekans bandının her bir bölümünü hassas olarak dinleyebilecek; tespit edilen gürültü sinyallerini sinyal işlemeye hazır hale getirip istenmeyen gürültü kaynaklarını ve frekans bantlarını bastırabilecek; hedef kerteriz tespit, mesafe kestirim, takip, sınıflandırma ve analizlerini en doğru şekilde yapabilecek teknolojiye sahip sonar sistemlerine ve bu sistemleri en iyi şekilde kullanabilecek tecrübeli operatörlere sahip olmak demektir.
  • Gürültü Seviyesinin Altında Dahi Hassas Dinleme: Denizin altında; doğal hayattan, deniz durumu, dalga, atmosferik şartlardan ve deniz trafiğinden kaynaklanan, derinlik ve dip tabiatına bağlı olarak değişik yansıma/girişkenlikler gösterebilen, farklı frekans bantlarına sahip, sürekli bir gürültü bulunur. Neler olup bittiğinin hassas olarak algılanması, bu gürültü seviyesinin altında da dinleme yapabilme kabiliyetini gerekli kılar.
  • Etkin Algoritmalar: Denizaltı sonarının, çok geniş bir frekans bandında tespit ettiği sinyalleri, etkin ve hızlı bir şekilde işleyerek en kısa zamanda ve yüksek hassasiyette bir taktik resim oluşturabilmesi gerekir. Bu da özel algoritmalar, donanımlar ve derin alan bilgisi ile sağlanabilir.

YAKAMOS sonarı ile önemli bir birikim elde eden Meteksan Savunma, yukarıda belirtilen zorlukları aşmak için önlemler almış ve buna göre de çalışmalarını sürdürmektedir:

  • Meteksan Savunma’nın test altyapısında bulunan ve kısmen Meteksan Savunma özkaynakları, kısmen de SSB kaynaklarıyla gerçekleştirilen Silindirik Basınç Tankı (SBT) altyapısı, denizaltıların ortalama emniyetli dalış derinlik sınırının ötesine geçerek 500 m’ye kadar derinliği simüle edebiliyor. SBT’de, basıncın yanı sıra sıcaklık değeri de değiştirilebiliyor; böylece SBT, değişik basınç ve sıcaklık şartlarında performans testleri için kullanılabiliyor. Bu altyapı, Türkiye’de ilk ve tek; dünya üzerinde de sayılı test altyapıları arasında bulunuyor. Meteksan Savunma, denizaltı sonarlarının ve sualtı silah sistemlerinin ıslak birimlerinde kullandığı ve kullanacağı tüm bileşenleri, SBT’de test ediyor. Bugüne kadar alınan sonuçlar, bu bileşenlerin, görevlerini tam performansla gerçekleştireceğini gösteriyor.
  • Meteksan Savunma, ürün ve çözümlerini, bütüncül bir yaklaşımla tasarlıyor. Firmanın; radar, haberleşme ve sualtı akustiği çalışmaları, teknoloji ve kabiliyet açılarından yaklaşıldığında, ortak alt bileşenlere sahip. Meteksan Savunma, birçok alt bileşeni, lego blokları gibi farklı çözümlerinde kullanmayı hedefliyor ve bunu, önemli ölçüde gerçekleştirebiliyor. Bu açıdan bakıldığında, Meteksan Savunma, denizaltı sonarlarının gerektirdiği geniş frekans bandında çalışacak elektronik birimlerin bir bölümünü, ürün ve çözüm kümesinin diğer taraflarından da sağlayabiliyor. Farklı projelerde gerçekleştirdiği çalışmalarla Meteksan Savunma, denizaltı sonarlarının ihtiyaç duyduğu geniş frekans bandında algılama ve sinyal işleme yapabildiğini göstermiş durumda.

Meteksan Savunma, Bilkent Üniversitesi doğu-batı kampüsleri arasında yer alan suni gölet üzerine kurduğu Bilkent Göleti Açık Su Test ve Kalibrasyon Tesisi altyapısını, bu alandaki projelerinde etkin olarak kullanıyor ve tüm paydaşlarını da bu ve SBT imkânlarından yararlandırıyor.

 

Tecrübe Fark Yaratıyor

Meteksan Savunma’nın -aslında firmanın, Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi olması nedeniyle daha geniş anlamda Türkiye’nin- sualtı akustiği alanında en önemli kozlarından biri ise analiz, modelleme, simülasyon ve test altyapısı.

Herhangi bir alana yönelik analiz, modelleme, simülasyon ve test altyapısı, literatür bilgisi kullanılarak oluşturulabilir. Ancak sadece literatürle oluşturulan altyapı kullanılarak geliştirilen bir çözümün, sahada beklenilen sonucu verebilmesi, çoğunlukla mümkün olmaz.

Analiz, modelleme, simülasyon ve test altyapısına güven, ancak sahadan elde edilen verilerle bu altyapının güncellenmesi ve doğrulanması ile mümkün olabilir. Meteksan Savunma altyapısı, tam olarak bu olgunluğa erişmiş durumda.

YAKAMOS sonarı, TCG HEYBELİADA (F-511) ve TCG BÜYÜKADA (F-512) üzerinde, dünya denizlerinde, başarıyla görev yapıyor. Bu süreçte oluşan bilgi ve tecrübe, YAKAMOS sonarı ile ilgili analiz, modelleme, simülasyon ve test faaliyetlerinin doğrulanmasında da kullanıldı. Şu anda Meteksan Savunma; analiz, modelleme, simülasyon ve test altyapısını kullanarak geliştirdiği sualtı akustiği sistemlerinin, sahada nasıl bir performans göstereceğinden, çok küçük yanılma payları ile emin olabiliyor. Bu da sonar geliştirme gibi çok uzun bir süreye yayılan; performansının tam olarak doğrulanması için entegre edileceği platformun ortaya çıkması gereken bir sistem için oluşabilecek riskleri, büyük oranda ortadan kaldırıyor. Bu olgunluğa erişmiş bir altyapı, Türk savunma ve havacılık sektöründe, sadece Meteksan Savunma’da bulunuyor.

Meteksan Savunma, denizaltı sonar sistemleri üzerinde çalışmalara başladığında, bu olgun altyapısını; daha geniş bantta çalışacak pasif algılayıcılara yönelik bilgisayar tabanlı mühendislik araçları ve test araçları ile geliştirdi. Firma, bu araçların bir kısmını satın aldı; bir kısmını da kendisi geliştirdi. Ayrıca, eğitim ve danışmanlık hizmetleri de aldı. Böylece Meteksan Savunma, denizaltı sonar sistemleri için, kendi kaynaklarını da kullanarak çok önemli bir altyapı oluşturdu.

Denizaltılarda kullanılan sonarların, REİS sınıfı denizaltı üzerinde gösterimi.

YAKAMOS sonarının ıslak taraf birimleri.

 

Geleceği Tasarlayacak Ekip Yetişti

Meteksan Savunma’nın sualtı akustiği konusunda gerçekleştirdiği faaliyetlerde, firmanın ve Türkiye’nin elde ettiği bir diğer önemli kazanımı da yetişmiş insan kaynağı.

Meteksan Savunma’da, sualtı akustiği projelerinde çalışan 70 kişilik bir ekip var. Bu ekibin ortalama tecrübesi ise 15 yılın üzerinde. Fakat tüm bu rakamlardan belki de daha anlamlı olan ise bu ekibin, Meteksan Savunma’daki çalışma süresi ortalamasının 7 yıl olması. Diğer bir deyişle bu ekip, zorlu ve uzun soluklu projelerde fark yaratan; “birlikte çalışma ve projeleri başarma tecrübesi”ne de sahip.

Meteksan Savunma’nın, Bilkent Üniversitesi’nin eğitim ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemek üzere kurulmuş Bilkent Holding çatısı altında yer alması, üniversite iş birliği ve Ar-Ge kültürü konusunda da fark yaratıyor. Meteksan Savunma, sualtı akustiği konusunda, hem Bilkent Üniversitesi hem de diğer üniversitelerle iş birlikleri yapıyor. Ayrıca Meteksan Savunma, Bilkent Üniversitesi doğu-batı kampüsleri arasında yer alan suni gölet üzerine kurduğu; Bilkent Göleti Açık Su Test ve Kalibrasyon Tesisi altyapısını, bu alandaki projelerinde etkin olarak kullanıyor ve tüm paydaşlarını da bu ve SBT imkânlarından yararlandırıyor.

Üniversite ile yakın ilişkiler, Ar-Ge kültürünü, Meteksan Savunma’nın kurumsal kültürünün de bir parçası haline getiriyor. Proje ekipleri, ürünlerde yeniliği ve kullanıcı taleplerini, rafta hazır ürün bulundurmanın önüne koyuyor. Retinar Çevre Gözetleme Radarları ürün ailesinde de görüldüğü gibi Meteksan Savunma, kullanıcı ihtiyaçlarına uygun türev çözümler ortaya koymaya her zaman hazır. Sualtı akustiği ekibi de aynı anlayışla kullanıcı taleplerini en ön planda tutarak faaliyetlerini yürütüyor.

Meteksan Savunma, sualtı akustiği faaliyetleri kapsamında, Türkiye’de bir ekosistemin oluşmasına da katkı veriyor. Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Alparslan, bu konudaki yaklaşımlarını, şöyle özetliyor: “Meteksan Savunma olarak, kendi ana faaliyet alanlarımız dışında kalan her işi, ekosistemimizle gerçekleştiriyoruz. Kendi “Onaylı Tedarikçi” programımız var ve bunu etkin olarak işletiyoruz. Tedarikçilerimize yaklaşımımızda ise sürdürülebilirliği ön planda tutuyoruz. Bir tedarikçimiz sorun yaşadığında, onu kazanmaya çalışıyoruz, ona destek oluyoruz. Böylece, uzun vadede, sektörümüz de kazanıyor. Sualtı akustiği alanında, tedarikçi ağımızda, 100’ün üzerinde firma bulunuyor.”

 

Denizaltı Sonarının Tüm Bileşenleri Hazır

Meteksan Savunma, denizaltılar özelinde, bir dizi sualtı akustiği projesi üstlendi:

  • PREVEZE ve GÜR sınıfı denizaltılarda kullanılacak Intersept Pasif Sonar ve Intersept Kerteriz ve Mesafe Sonarı’nın akustik algılayıcı sensörlerinin ve düşük gürültülü ön elektronik birimlerinin özgün tasarım ve üretimleri, Meteksan Savunma tarafından gerçekleştiriliyor.
  • Meteksan Savunma’nın MSH-01 hidrofonları, AY ve PREVEZE sınıfı denizaltıların Silindirik Hidrofon Dizini, Pasif Mesafe Bulucu Sonarı ve Kendi Gürültüsünü Ölçüm Sistemi için yedek parça olarak kullanılıyor.
  • Sonar ve sualtı akustik sistemlerinin, ön elektronik ve sinyal işleme donanım ve yazılımlarının milli olarak geliştirilmesi, üretimi ve Milli Üretim Entegre Sualtı Savaş Yönetim Sistemi’ne (MÜREN) entegrasyonuna yönelik “MÜREN PREVEZE Sınıfı Uygulaması için Sonar Alt Sistem (SAS) Mal Alımı Sözleşmesi, 31 Temmuz 2018 tarihinde, TÜBİTAK BİLGEM ile Meteksan Savunma arasında imzalandı.
  • Meteksan Savunma, mevcut denizaltıların yan dizin sonarlarının sensör elemanlarını da özgün olarak geliştirdi. Deniz testi aşamasına gelen bu sensörler, kalifikasyonlarının ardından, yedek parça olarak kullanılabilecek.

Analiz, modelleme, simülasyon ve test altyapısına güven, ancak sahadan elde edilen verilerle bu altyapının güncellenmesi ve doğrulanması ile mümkün olabilir. Meteksan Savunma altyapısının tam olarak bu olgunluğa eriştiği dikkat çekiyor.

 

YAKAMOS sonarının gemi içi birimlerinden operatör konsolu.

Bu proje listesi ve Meteksan Savunma’nın suüstü platformlar ve diğer alanlarda yürüttüğü sualtı akustiği çalışmaları da hesaba katıldığında, firmanın, denizaltı sonarlarının tüm bileşenleri ve arayüzleri ile ilgili çalışmalar yürüttüğü görülüyor. Bunlar listelenecek olursa:

  • Meteksan Savunma, sonarların ıslak tarafında yer alan algılayıcıları özgün olarak geliştirdi ve istenilen performansı sağladıklarını gösterdi. Bunların bir bölümü, halen mevcut sistemlerin yedek parçası olarak kullanılıyor.
  • Çalışılan frekans bandında analog olarak algılanan sinyali sayısala çeviren elektronik devreler, özgün olarak tasarlandı ve sahada kendini ispat etti.
  • Meteksan Savunma, denizaltı sonarının kuru tarafı ile ilgili algoritma, yazılım ve donanım geliştirme faaliyetlerini, çeşitli projeler kapsamında yürütüyor.
  • Sonarın, denizaltının en önemli algılayıcısı olması nedeni ile savaş yönetim sistemi ile yüksek seviyede entegre olması gerekiyor. Meteksan Savunma’nın projeleri, bu entegrasyon ile ilgili faaliyetleri de kapsıyor. Böylece firmanın ürünleri, kullanıcısının envanterindeki savaş yönetim sistemleri ile entegre ve etkin bir şekilde çalışabilecek.

Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Alparslan, denizaltı sonarı alanında ulaştıkları noktayı şöyle ifade ediyor: “Projelerimize bütüncül bir bakış açısı ile baktığımızda, bir denizaltı sonarının tüm bileşenlerini özgün olarak geliştirdiğimizi görüyoruz. Şunu net olarak söyleyebiliriz: Bugün Meteksan Savunma, görev verilmesi durumunda, bir denizaltı sonarını, kısa bir proje takviminde ve düşük riskli bir geliştirme sürecinde teslim edebilecek durumda. Projelerin bize kazandırdığı bir diğer kabiliyet olan mevcut arayüzlere uyum sayesinde, bu sonarın, denizaltıya entegrasyonu da yine kısa zamanda ve düşük riskle gerçekleştirilebilir.”

Yan dizin sonarı

Türkiye’nin, denizaltı sonarları ile ilgili önemli hassasiyetlerinden biri de yerlilik oranı. YAKAMOS sonarında, yerlilik oranını %90’ın üzerine çıkartan Meteksan Savunma, denizaltı sonarı için de yüksek yerlilik oranına sahip, herhangi bir ihracat kısıtına tabi olmayan çözümler sunuyor. Firma, yakın geçmişte, farklı sualtı akustiği projelerinde, yurt dışından tedarik edilirken farklı nedenlerle tedarik edilemez hale gelen alt bileşen ve alt sistemler (LRU) için özgün çözümleri başarıyla geliştirdi ve kullanıma sundu.

Meteksan Savunma tarafından geliştirilen ve sonar sistemlerinde kullanılan farklı seramikler.

 

Meteksan Savunma’nın, tedarik zincirinde süreklilik konusunu, yürüttüğü projelerin en başından itibaren ele alması da yerlilik oranı ve ihracat kısıtları konularında önemli bir katkı sağlıyor. Entegre Lojistik Destek (ELD) ekipleri, tasarım ekipleri ile en başından birlikte çalışarak seçilen alt sistemlerin tedarik zinciri sürekliliğini güvence altına alıyor. Oluşturulan bu yapı sayesinde Meteksan Savunma, kullanıcıların ihtiyaçlarına en kısa sürede cevap verebilecek kurumsal süreçlere sahip hale geldi.

Meteksan Savunma’nın MSH-01 hidrofonları, AY ve PREVEZE sınıfı denizaltıların Silindirik Hidrofon Dizini, Pasif Mesafe Bulucu Sonarı ve Kendi Gürültüsünü Ölçüm Sistemi için yedek parça olarak kullanılıyor.

 

Teknoloji, Ürünleri Başka Bir Sınıfa Taşıyor

Bu alanda önde gelen ülkeler, denizaltı sonarları üzerinde, 100 yılı aşkın bir süredir çalışıyor. Türkiye ve Meteksan Savunma’nın bu alana geç girmesi, bir dezavantaj olarak görülebilir. Diğer yandan, bu durumun önemli avantajları da bulunuyor.

Denizaltı sonarları konusunda yerleşik firmalar, çözümlerini, çoğunlukla geçmişten gelen teknolojileri üzerine şekillendirirken Meteksan Savunma, çözümlerinde, hem mimari olarak hem de bileşen bazında, teknolojinin geldiği son noktayı kullanıyor. Böylece Meteksan Savunma, bazı anahtar parametrelerde yüksek performansı sağlayacak, yenilikçi çözümler sunabiliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, Dz.K.K.lığının ve Meteksan Savunma’nın alan bilgileri ile birleştiğinde de ortaya, dünya üzerinde en iyiler arasında yer alan, rekabetçi ürünlerin çıkmasını sağlıyor.

Meteksan Savunma Genel Müdürü Selçuk Alparslan, bu noktada, Dz.K.K.lığının ve SSB’nin katkılarına vurgu yapıyor: “Dz.K.K.lığının, özellikle ARMERKOM ve sonar operatörlerinin sahip oldukları tecrübeleri bizimle paylaşmaları, sistemlerimizi kullanırken verdikleri geri bildirimler, bizlere çok değerli alan bilgileri sağladı. Çözümlerimizin, dünya genelindeki rekabetçiliğini önemli ölçüde arttırdı. Dz.K.K.lığı ile tam bir uyum ve koordinasyon altında çalışıyoruz ve bunun için kendilerine minnettarız. Bu çalışmalarımızın projeler ayağını ve yol haritasını ise SSB ile belirliyoruz. SSB, Meteksan Savunma’ya güvenerek önemli bir görev; mükemmeliyet merkezi olma sorumluluğunu verdi. Biz de SSB’nin desteği ile bu görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz.”

 

Geleceğin Teknolojileri de Gündemde

Meteksan Savunma, bir yandan da geleceğin teknolojileri ve Türkiye’nin henüz sahip olmadığı kabiliyetler üzerinde çalışıyor:

  • Sayısal Sensör: Klasik denizaltı sonarlarında, ıslak taraftaki sensörler, algılamayı yaptıktan sonra elde ettikleri analog sinyalleri, bir kablo ile kuru tarafa iletir. Bu iletim sırasında ise sinyal kayıpları yaşanabilir. Bu sorunun çözümü ise analog sinyali sayısal hale getirme işinin, sensör üzerinde gerçekleştirilmesi. Meteksan Savunma, MİLDAR ve veri bağı projelerinde, bu tür sensörler geliştirdi. Bu bilgi ve birikimini, sualtı akustiğine de taşıyor.

Fiber optik akustik algılayıcı teknolojisi, Türkiye’de, SSB’nin yürüttüğü bir Ar-Ge projesi kapsamında, Meteksan Savunma tarafından geliştirildi.

  • Fiber Optik Akustik Algılayıcı: SSB’nin, geleceği yönlendirecek 10 teknolojiyi derlediği listede de geçen fiber optik akustik algılayıcılar; yüksek hassasiyet, küçük boyut, düşük ağırlık, elektromanyetik etkilere dayanım gibi avantajları ile ön plana çıkıyor. Dünyada, başta pasif mesafe bulucu sonar, yan dizin sonarı ve özellikle denizaltı gemileri için “slim-line” (ince) çekili dizin sonarları olmak üzere, saha uygulamalarına da yavaş yavaş geçmekte olan bu akustik algılayıcı teknolojisi, Türkiye’de, SSB’nin yürüttüğü bir Ar-Ge projesi kapsamında, Meteksan Savunma tarafından geliştirildi. Firma, bu teknolojiyi, farklı sonar türlerine uyarlama çalışmalarını sürdürüyor.
  • Tek Kristal Seramik Algılayıcılar: Tek kristal piezoelektrik seramikler, yaklaşık 3 kat daha yüksek piezoelektrik yük katsayısı ve daha yüksek elektromekanik bağlaşma katsayısına sahip olmalarından dolayı, yeni nesil tasarımlarda tercih ediliyor. Tek kristal seramiklerin, çok kristalli seramiklere kıyasla en önemli performans avantajı, aynı anda geniş frekans bant aralığı ve yüksek alış voltaj duyarlılığı/gönderme voltaj tepkisine sahip olmaları. Meteksan Savunma, Türkiye’de ilk defa, tek kristal seramik kullanarak bir hidrofon tasarladı ve akustik ölçümlerini tamamladı. Bu çalışmalarda, çok kristalli çözümlere göre 2 kat daha yüksek bant aralığı ile 6-11 dB daha yüksek alış duyarlılığına ulaşıldı. Bu üstün özellikler, tespit mesafesinin artması ya da aynı performans için daha düşük güç kullanımından dolayı daha az enerji gereksinimi ya da torpido gibi enerjisi sınırlı olan sistemlerde daha uzun pil dayanımı anlamına geliyor. Meteksan Savunma, bu teknolojiyi, öncelikle hidrofon ve hidrofon dizinlerinde, daha sonra da tekli ve az eleman gerektiren transdüser dizinlerinde kullanmayı planlıyor.

Meteksan Savunma tarafından geliştirilen hidrofon.

  • Dokulu Çok Kristal Seramik Algılayıcılar: Halihazırda kullanılan algılayıcılarda, mikroyapıda taneleri rastgele yönlenmiş, dokusuz çok kristal seramikler kullanılıyor. Dokulu çok kristal seramikler, dokusuz çok kristalli seramikler ile tek kristal seramikler arasında fiziksel özelliklere sahip. Transdüser özellikleri açısından, dokulu ve tek kristal seramikler kullanıldığı zaman, rezonans-antirezonans frekans aralığı (bant genişliği) ciddi anlamda artıyor. Kaynak seviyesi olarak, dokusuz çok kristal ile dokulu çok kristal arasında yaklaşık 5 dB; dokusuz çok kristal ile tek kristal arasında 8 dB; dokulu çok kristal ile tek kristal arasında ise 3 dB fark bulunuyor. Bu sonuçlar, nispeten ucuz bir yöntemle çok kristal seramik mikroyapılarında doku oluşturmanın, akustik özellikleri ciddi anlamda arttırdığını ve tek kristal seramik değerlerine yaklaştığını gösteriyor. Meteksan Savunma, kurşun esaslı piezoseramiklerde doku oluşturma yöntemi ile üstün özelliklere sahip algılayıcı tasarım çalışmalarına devam ediyor. Bu dokulu seramikler; tonpilz türü (MİLGEM ve benzeri) transdüserlerde, IPS-IDRS türü hidrofonlarda, mayın tespit ve sınıflandırma ve görüntüleme amaçlı olarak kullanılabilecek.

Meteksan Savunma’nın gelecekle ilgili bir diğer gündem maddesi de ihracat. Pakistan’ın, 2018’de 4 adet MİLGEM korveti sipariş etmesinin ardından, bu gemilerin sonarı için de YAKAMOS seçildi. Firma, YAKAMOS haricinde, hem bir sistem olarak denizaltı sonarlarını hem de bu sonarların alt bileşenlerini ayrıca satabileceğini değerlendiriyor ve hazırlıklarını da bu yönde yapıyor. Meteksan Savunma’nın, başka ürün ailelerinde, henüz yurt içinde bir satış gerçekleştirmeden yurt dışına satış yapmış olması da sektörün, sürprizlere açık olması gerektiğini gösteriyor.

1,476 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme