Millî Savunma Bakanı Hulusi AKAR’ın IDEF 2019 Mesajı – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Millî Savunma Bakanı Hulusi AKAR’ın IDEF 2019 Mesajı

30 Nisan 2019

Bölgesel ve küresel düzeyde kritik bir süreçten geçiyoruz. Yakın coğrafyamızdaki çatışmalar nedeniyle ülkemiz ve milletimiz için risk, tehdit ve tehlikeler her geçen gün artmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak egemenlik ve bağımsızlığımıza yönelen bu tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için her türlü gayreti sarf etmekteyiz.

Öncelikli görevimiz; 780 bin km2 vatan toprağının, 462 bin km2 mavi vatanın ve 82 milyon vatandaşımızın güvenliğini ve huzurunu sağlamaktır.

Bu çerçevede yurt içi ve sınır ötesinde yürütülen terörle mücadele operasyonlarında büyük başarılar elde edilmiştir.

Yurt içinde ve sınır ötesinde yürütülen terörle mücadele harekâtındaki başarılarda, personelimizin kahramanlık ve fedakârlıklarının yanı sıra yerli ve millî savunma sanayiimizin geliştirdiği üstün teknolojiye dayanan harp silah, araç ve gereçlerinin önemi açıkça görülmektedir.

Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, teşviki ve desteğiyle çıktığımız yerlilik ve millilik yolunda, savunma sanayiinin her alanında önemli adımlar atılmış, büyük başarılar elde edilmiştir.

Savunma sanayiinde 2002’de %20’lerde olan yerlilik ve millîlik oranının bugün %68’lere ulaşmış olması ve savunma sanayii alanında dünyada ilk 100 firma içerisinde 4 firmamızın yer alması, bu başarıların en açık göstergesidir.

Türk savunma sanayii, bugünkü seviyesine çok zor günlerin, yaşanan olumsuz tecrübelerin ardından özgüveni, kararlılığı, ülkesine ve milletine olan adanmışlığı ve elbette bağımsızlık vizyonuyla gelmiştir.

Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti, parasını ödemesine rağmen savaş gemilerini alamamıştır. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında ise müttefiklerimiz ülkemize silah ambargosu uygulamıştır. Yine yakın geçmişte kontratı, ihalesi, anlaşması yapılmış İHA’ların motor bakımları yaptırılamamıştır.

Tüm bu yaşananlar açıkça göstermektedir ki, askerî gücün imkân ve kabiliyetleri ülke kaynaklarından beslenmiyorsa, teknolojik gelişmeyle desteklenmiyorsa, ülke güvenliği tam anlamıyla sağlanamaz. Bu açıdan savunma sanayiinin “millîleşmesi”; tam bağımsız Türkiye için bir tercih değil, zorunluluktur. Yerli, millî ve güçlü bir savunma sanayii istiklal ve istikbalimiz için hayati önemdedir.

Bu bilinçle Türk savunma sanayii de kendisini her geçen gün yenileyip sürekli gelişmekte ve gittikçe daha güçlü bir konuma kavuşmaktadır.

Bugün Pakistan’la MİLGEM, Ukrayna’yla İHA ihraç sözleşmeleri imzalar duruma geldik.

ATAK helikopterlerimize dünyanın her yanından ilgi gösterilmektedir.

HÜRKUŞ başlangıç ve temel eğitim uçağı silahlı kuvvetlerimizin gözbebeği olmuştur.

Sınırlarımızı, yerli ve millî harp araç-gereçleri, drone-savarlarımız ile korumaktayız.

İlk uçuşunu gerçekleştiren GÖKBEY genel maksat helikopterinin seri üretim süreci de yakında başlayacaktır.

Son 10 yıldaki gelişmelere baktığımızda savunma sanayii alanında dışa bağımlılığımızı asgari seviyeye düşürerek bu konuda küresel piyasada aktör ülke olma hedefimize doğru kararlılıkla ilerlediğimiz görülecektir.

2009 yılında toplam savunma ve havacılık cirosu 3 milyar dolarken, 2019’da 7 milyar dolara ulaşmış, ihracat ise 784 milyon dolardan 2,5 milyar dolara yaklaşmıştır.

Savunma projeleri sayısı 194’ten 650’nin üzerine çıkmıştır. Bu projelerin sözleşme bedeli 19 milyar dolardan 85 milyar dolara yükselmiştir.

Ancak bu başarılara rağmen kat edeceğimiz çok mesafe olduğunun da altını çizmek istiyorum.

Etkinlik, yerlilik ve yenilikçilik yaklaşımını kapsayan “millîleştirme” süreciyle faaliyet gösteren savunma sanayiimiz, çok daha büyük başarılara ulaşacaktır.

Türkiye’nin “küresel güç” olma vizyonu çerçevesinde kamu, vakıf ve özel sektörümüzün iş birliği içinde olması, ülkemizi hedeflerine daha da yaklaştıracaktır.

Bu nedenle belirli alanlarda özel sektör ile çalışmak, özel sektörün dinamizminden istifade etmek zarurettir, şarttır ve millî bir gerekliliktir.

Kamu ile özel sektörü, üniversiteleri, KOBİ’leri, sanayicilerimizi buluşturarak ana ve alt yükleniciler oluşturma çabalarımız bu kapsamda değerlendirilmelidir.

Askerî fabrika ve tersanelerimizin sanayicilerimizle daha yakından çalışması, fabrika/tersane imkânlarımızın ekonomiye kazandırılması öncelikli hedeflerimizdendir.

Bu amaçla askerî fabrika ve tersanelerimizin yerli üreticilerimizle çalışması için Bakanlığımızın mevzuatında bazı düzenlemeler yaptık.

Gerek yurt dışı gerekse yurt içi pazara yönelik ürün ve hizmet arzında, sanayimiz ile askerî fabrika ve tersanelerimiz arasında muhtelif iş modelleri geliştirdik.

“Onaylı Tedarikçi Havuzu” ve “Stratejik İşbirliği Anlaşmaları” bu düzenlemeler arasında yer almaktadır.

 

 

Diğer yandan geçtiğimiz yıl kurulan Askerî Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT) ile; hem askerî fabrika ve tersanelerimizin kapasitelerini ihracata açıyoruz hem de tedarikin hızlı ve etkin bir şekilde yapılmasını hedefliyoruz.

Stratejik işbirliği anlaşmaları ile askerî açıdan önem arz eden ve yurt dışından temin edilen hammadde, malzeme ve sistemlerin yurt içinden karşılanması için yerli tedarikçilerle uzun vadeli iş birliği yapılmasını amaçlıyoruz.

Savunma sanayii alanında yaptığımız tüm bu çalışmaların yurt içinde sınırlı kalmayıp uluslararası platformlara taşınması büyük önem arz etmektedir.

Bu kapsamda ulusal savunma sanayiinin dünyaya tanıtılması ve uluslararası rekabet gücümüzün artırılması amacına hizmet eden IDEF; savunma, güvenlik, denizcilik, havacılık ve uzay sanayii alanlarında önemli bir uluslararası tanıtım, pazarlama ve iş birliği platformu olmuş, katılımcı firma ve heyet sayısı itibarıyla dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri haline gelmiştir.

Ayrıca Fuar’a katılacak resmî heyetler ile Türk makamlar ve yerli/yabancı firmalar arasında kurulacak temaslar, bölgesel ve küresel barışa da katkılarda bulunacaktır. IDEF, uluslararası savunma sanayii alanında çok sayıda ikili ve çok taraflı iş birliği görüşmelerine ve anlaşmalarına da ev sahipliği yapmaya devam edecektir.

IDEF-2019’un ülkemizin savunma sanayine önemli katkılar sağlayacağına, konuk ülkeler arasında dostluk ve işbirliğinin gelişmesinde büyük rol oynayacağına inanıyor, fuarın tüm katılımcılar için faydalı verimli geçmesini temenni ediyorum.

 

Hulusi AKAR

Millî Savunma Bakanı

2,234 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme