MSI Ekibi IDEX 2007’de – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

MSI Ekibi IDEX 2007’de

16 Şubat 2007

<p>MSI Dergisi, 18 -22 Şubat tarihleri arasında B.A.El Abu Dhabi’de yapılacak olan IDEX 2007 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’na katılıyor.</p>
<p> Uluslararası savunma sektörünün dev firmaları yanında Türk savunma sanayisinin önde gelen temsilcilerinin de kabiliyetlerini sergileyeceği fuarda, MSI Dergisi de geniş bir kadro ile hazır bulunacak. Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM)’nın önderliğinde gidilen fuarda MSI Dergisi ayrıca, Türk Savunma Sanayi’nin önemli firmalarının tanıtımına yönelik hazırladığı İngilizce IDEX 2007 özel tanıtım dergisini de ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtacak. Yalnızca IDEX 2007 boyunca dağıtılacak ve Türkiye’de satışa sunulmayacak olan bu özel sayıda yer alan, Genel Yayın Koordinatörümüz Ardan Zentürk’ün &#8220;<strong>TÜRKİYE: Yükselen bir ülkenin önemi&#8221; </strong>başlıklı yazısını sitemizde sizlerle de paylaşmak istedik. Fuara ait tüm haber ve izlenimleri ise Mart 2007 sayımızda sizlere sunacağız. Şimdi sizi Zentürk’ün bu önemli yazısı ile baş başa bırakıyoruz.</p> <br> <br> <br><img src="images/I7.jpg" width="330" height="450" hspace="10" vspace="10" align="right">
<p><strong> &nbsp;</strong><strong>TÜRKİYE: Yükselen bir ülkenin önemi… </strong></p>
<p><strong> </strong>Dünya, belki de tüm zamanların en zorlu dönemlerinden geçiyor…<br>
<br>
<strong> Soğuk Savaş</strong> ‘ın bittiği günlerde, insanlığın geleceği için yeşeren umutlar, ne yazık ki, özellikle son yıllarda yerlerini karamsarlıklara bıraktı…<br>
<br> Oysa, belki ortada <strong>Samuel P.Huntington</strong>’un gündeme getirdiği <strong>Medeniyetler Savaşı </strong>gibi çok karamsar veya <strong>Francis Fukuyama</strong>’nın <strong>Tarihin Sonu</strong>’nu getirecek kadar pembe tablolar çizen teoriler vardı ama, insanlık nihayet ortak bir hedefe yönelmenin kıvançlı günlerini yaşadığına inanıyordu…<br>
<br> Ama olmadı…<br>
<br> Devamında yaşanılan gelişmeler, ne dünyadaki çatışmaların <strong>medeniyet </strong>gibi soyut kavramlardan kaynaklandığını, ne de, insanlığın artık <strong>tarihin sonununu yazacak </strong>kadar her türlü çatışmadan ve çelişkiden uzaklaştığını gösterdi…<br>
<br> Aksine, dünya, 11 Eylül sonrasında her geçen gün biraz daha güvensiz ve çatışmalı bir noktaya sürüklendi…<br>
<br> Kuşkusuz, adına <strong>Avrasya </strong>dediğimiz <strong>stratejik bölgenin </strong>bir takım strateji uzmanları tarafından aynı zamanda <strong>genişletilmiş Ortadoğu </strong>olarak adlandırılması ve bu geniş coğrafyada yaşanılan çatışmaların birbirleriyle <strong>içsel temas </strong>halinde olduğunun savunulması sorunların derinleşmesine neden oldu…<br>
<br>
<strong> Afganistan </strong> ve <strong>Irak </strong>serüvenleri devam ederken dünyanın bir de <strong>İran çatışmasına </strong>hazırlanmasının perde arkasında yatan eğilimleri anlamak mümkün değildir…<br>
<br> …Veya bütün bu gelişmelerin içinde yer alan devletlerin, benzerleri ancak 19’ncu yüzyıl sonlarındaki <strong>Büyük Oyun</strong>’da görülebilen bir <strong>hegamonya arayışına </strong>girme sevdasını da…<br> Nedir arzu edilen?..<br>
Benzeri din kitaplarında yazı&lt;lan tarzda bir <strong>kıyamet günü </strong>provası yapmak ve <strong>mesihlere </strong>davetiye çıkartırken milyonlarca insanın yaşamını heba etmek mi?..<br>
<br> Yoksa… İnsanların aileleriyle birlikte sürekli kendini yenileyen, gelişen bir yaşam çizgisinde yaşamalarını sağlamak, kalıcı barışın zeminini yaratmak mı…<br>
<br>
<strong>Türkiye, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, &#8220;yurtta barış, dünyada barış&#8221; görüşünün rotasında ikinci yolu seçmiş bir ülkedir…</strong> <br>
<br>Çünkü…<br>
<br> Binlerce yıllık tarihinin karanlık labirentlerinde, <strong>savaş </strong>denilen kavramın ne ölçüde yıkıcı ve bir toplumu yaraları çok zor sarılabilecek ölçüde yıkıcı niteliği olduğunu bilmektedir…<br>
<br> Aynı zamanda, komşusunda açlık, sefalet, kan ve gözyaşı hüküm sürerken kendisinin rahat yatağında uyuyamayacağını çok iyi bilen bir kültür anlayışından gelmektedir…<br>
<br> Belki de bu nedenle, Türkiye, günümüz siyaset ve ekonomik haritasında dünyanın hızla yükselen, varlığını güçlendiren ve sarsılmaz geleneklerini barışçı çizgide oluşturan ülkelerinden biri olarak tanımlanmaktadır…<br>
<br> Kuşkusuz, hedefi, çevresindeki benzer örneklerin çoğalması, insanların birbirleriyle ortak çıkarlar ve kazançlar ekseninde buluşmasıdır…<br>
<br> …Ve Türkiye, işte bu tür kaygılar nedeniyle, dünyanın en güçlü ordularından birine, aynı zamanda da hızla gelişen ve kendini yenileyen savunma sanayine sahipolmayı tercih etmektedir…<br>
<br>
<strong> Caydırıcılık </strong> ve yeri geldiğinde <strong>dünyanın sorunlu bölgelerinde tüm insanlık için hizmet etme kaygısı, </strong>karşımıza bu tür bir <strong>savunma devi </strong>çıkartmaktadır…<br>
<br> Türkiye, çevresinde yaşanılan ağır istikrarsızlığı kendi sınırlarının içine sokmamayı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin günümüz teknolojisi ile donanmış yüksek caydırıcılığına borçludur… <br> Bu caydırıcılık, kuşkusuz, Türk Savunma Sanayi’nin seçkin kuruluşlarının özellikle son yıllarda gösterdikleri olağanüstü ilerlemeler ile daha da güçlenmekte, kendine güvenli bir noktaya tırmanmaktadır…<br>
<br>
<strong> MSI, </strong> yükselen bir ülke olarak Türkiye’nin, uzman yayın organı olarak yayıncılık hedeflerini bu gerçeklere dayandırmaktadır…<br>
<br> Nitekim hazırlamış olduğumuz bu özel sayı da <strong>uzman okuruna </strong>Türkiye’nin geliştirmiş olduğu bu gücü en iyi şekilde aktarmayı amaçlamaktadır… </p>
<p align="center">&nbsp;</p>

627 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme