Nurol Makina, Uluslararası Pazardaki Varlığını Arttırıyor: Özbekistan’ın Tercihi de EJDER YALÇIN Oldu – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Nurol Makina, Uluslararası Pazardaki Varlığını Arttırıyor: Özbekistan’ın Tercihi de EJDER YALÇIN Oldu

14 Kasım 2017

MSI Dergisi’nin, 152’inci sayısında yayımlanan “Nurol Makina, Uluslararası Pazardaki Varlığını Arttırıyor: Özbekistan’ın Tercihi de EJDER YALÇIN Oldu” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Nurol Makina tarafından geliştirilen EJDER YALÇIN, “kendi sınıfını yaratan araç” olarak hak ettiği ilgiyi, dünya çapında görmeye devam ediyor. Türkiye’nin ardından, geçtiğimiz aylarda Tunus’un da envanterine katmak için seçtiği EJDER YALÇIN’ın son müşterisi, 1.000’in üzerinde araçlık bir programla gündemin zirvesine yerleşen Özbekistan oldu. Özbekistan’ın, uzun vadeli ihtiyaçları için EJDER YALÇIN’ı seçtiği haberi, Ekim ayının son günlerinde, özellikle sosyal medyada, hızla yayıldı. Farklı kaynaklardan konuyla ilgili edindiğimiz bilgileri, Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol’dan aldığımız bilgilerle birleştirerek, EJDER YALÇIN’ın Özbekistan macerasının ayrıntılı hikâyesini, okuyucularımız için sıcağı sıcağına derledik.

 

Türkiye’de, özellikle terörle mücadelede, hem operasyonel etkinliği hem de sunduğu 360 derecelik koruma ile kullanıcısından tam not alan; koruma seviyesi, taktik kabiliyetleri ve faydalı yük taşıma kapasitesi ile kendi sınıfını yaratan EJDER YALÇIN, kısa süre içerisinde ve arka arkaya elde ettiği satış başarılarıyla uluslararası pazarın da gözde platformu konumuna yükseldi. Farklı coğrafyalarda katıldığı test programlarından başarıyla ayrılan aracın ilk uluslararası müşterisi, Mart ayında, Tunus olmuştu. Ekim ayında ise haberler, Özbekistan’dan geldi. Nurol Makina, Özbekistan ile 24 adet EJDER YALÇIN III’ün doğrudan alımını ve Özbekistan’da bir ortak girişim şirketi kurularak, 10 yıllık süreçte, 1.000 adet EJDER YALÇIN III üretimini kapsayan anlaşmalara imza attı.

 

İhtiyaçlarla Kabiliyetlerin Uyumu: EJDER YALÇIN

Özbekistan’ın, 4×4 taktik tekerlekli zırhlı araç ihtiyacı için EJDER YALÇIN’ı seçmesi ile sonuçlanan süreç, Şubat ayında, o zamanki Özbekistan Savunma Bakanı Korgeneral Kabul Raimoviç Berdiyev ve beraberindeki heyetin, Türkiye ziyareti ile başlıyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) aracılığıyla, Türk firmalarının sunduğu çözümleri incelemeyi talep eden Özbek tarafının ziyaret ettiği firmalar arasında, Nurol Makina da yer alıyor. Bakan ve heyetinin, EJDER YALÇIN’ı yerinde görüp beğenmesi ile temaslar kuruluyor. Olumlu geçen görüşmelerin sonrasında, daha ayrıntılı inceleme için teknik bir ekip, Türkiye’ye gönderiliyor. Bu ekip de yapılan incelemelerin ardında, EJDER YALÇIN’ın, Özbekistan’ın ihtiyaçları için en uygun araç olduğuna dair bir rapor hazırlıyor. İzleyen günlerde, bir SSM heyetinin Özbekistan’a yaptığı ziyarette, Özbekistan’ın SSM’nin muadili kuruluşu olan Uzmaxsusimpex (UMSI) ile SSM arasında; 12 adet EJDER YALÇIN’ın doğrudan alımını ve 1.000 adet aracın da kurulacak bir ortak girişim şirketi tarafından, Özbekistan’da üretilmesini konu alan bir niyet anlaşması imzalanıyor.

Bu anlaşma uyarınca, UMSI ile Nurol Makina arasında, ayrıntılı görüşmeler başlıyor. Görüşmelerde:

  • Nurol Makina’nın, test için bir aracını Özbekistan’a göndermesi,
  • Testlerin başarılı geçmesi durumunda, niyet anlaşmasında belirtilen adetlerde araçların tedarik edilmesi,
  • Ortak girişim şirketi kurulması ve araçların Özbekistan’da üretilmesi ile ilgili, iki tarafın teknik ekiplerinin çalışmalar gerçekleştirmesi kararlaştırılıyor.

Bu kararları kayda alan anlaşma ise SSM şahitliğinde, UMSI ve Nurol Makina arasında imzalanıyor.

İmzanın ardından, Nurol Makina test ekibi, Özbekistan’da incelemelerde bulunuyor ve test planları ortaya konuluyor. Özbek ekibi ise EJDER YALÇIN ve üretim süreçleri ile ilgili incelemelerini sürdürüyor.

EJDER YALÇIN’ın Özbekistan’a varması ile zorlu test süreci başlıyor. Araç, önce, özel bir test alanında, 2 hafta süren testlere tabi tutuluyor. Daha sonra ise ülkenin genelinde, çok farklı coğrafi şartlarda, yaklaşık 5.000 km’lik yol yapılıyor. EJDER YALÇIN, aracı, hem Nurol Makina personelinin hem de Özbek personelin kullandığı testlerden, başarıyla çıkıyor.

Engin Aykol, Özbekistan’ın coğrafyasının zorluklarına, şu sözleriyle dikkat çekiyor: “Özbekistan, coğrafi çeşitlilik açısından, Türkiye’ye benziyor. Yemyeşil bir dağ yolunda ilerlerken, 6-7 saat sonra, çöl ya da bozkır olarak nitelendirilebilecek bir araziye ulaşabiliyorsunuz. Bu da aracın, farklı koşullar altında yüksek performans göstermesini gerekli kılıyor.”

Toplamda 1 ayı bulan testlerin ardından, EJDER YALÇIN’dan çok memnun kalan Özbek yetkililerin bu memnuniyeti, doğrudan alınacak araç sayısının 24’e çıkmasıyla sonuçlanıyor. Bir ortak girişim şirketinin kurulması ve bu şirketin 1.000 adet EJDER YALÇIN üretmesi ile ilgili Özbekistan tarafındaki adres olarak ise UzAuto firması gösteriliyor. Nurol Makina ile UzAuto arasındaki görüşmeler, hemen başlıyor.

Aykol, EJDER YALÇIN’ın Özbekistan’da ipi göğüslemesi ile ilgili şunları söylüyor: “EJDER YALÇIN, kesinlikle Özbekistan’ın gündeme aldığı araçların arasında açık ara en iyi olanıydı. Bunun üzerine bazı ülkeler, rekabeti, finans tarafına taşımaya çalıştı ve kendi araçlarını, çok düşük faizli kredilerle Özbekistan’a önerdiler. Müşterimizin ne istediğini çok iyi bilmesi, EJDER YALÇIN’ın testlerdeki üstün performansı ile birleşince, ihaleyi kazanmamız sürpriz olmadı.”

 

Özbekistan ve Türkiye’nin Desteği Tam

Nihai imzaların, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev’in, Ekim ayının sonunda Türkiye’ye yapacağı resmi ziyaret sırasında atılması kararı, hazırlık süreçlerini hızlandırıyor.

  • UMSI ile Nurol Makina arasındaki, 24 adet EJDER YALÇIN III’ün doğrudan teminini konu alan sözleşme ile
  • UzAuto ve Nurol Makina arasındaki, 1.000 adet aracın bir ortak girişim şirketi kurularak Özbekistan’da üretilmesini konu alan mutabakat muhtırasına yönelik,

nihai imzalar ise Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ve Başbakan Binali Yıldırım’ın huzurunda, 26 Ekim’de, İstanbul’da atılıyor.

Doğrudan teslim edilecek araçların sözleşmesi, hemen yürürlüğe girmiş ve araçların üretimi başlamış durumda. Teslimatların ise 2018 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması öngörülüyor. Ortak girişim şirketinin kurulması konusunda da son ayrıntılar konuşuluyor. Zamanlama, resmi süreçlere bağlı olmakla birlikte, şirketin kuruluşun, en geç 2018 yılının başında tamamlanabileceği öngörülüyor. Ortak girişim şirketi, UzAuto’nun mevcut tesislerinden birini kullanacak ve tesis, UzAuto tarafından işletilecek. Bu kurguda, kuruluşta bir gecikme olmazsa yerel üretim hattından çıkan ilk araçların da 2018 yılı içinde teslim edilmesi planlanıyor.

Ortak girişim şirketinde, UzAuto ve Nurol Makina’nın hisseleri, eşit ağırlıkta olacak. Aykol, bu kurgunun avantajlarını şöyle sıralıyor: “UzAuto ve Nurol Makina arasında, tam bir güven var. Bu güveni, ortak girişimimizdeki hisse paylarını eşit tutarak da gösteriyoruz. Eşit hisseler, kararlarımızı alırken, bizleri, tam mutabakata yönlendirecek.”

Aykol, tüm bu süreç ve müşterileri ile ilgili izlenimlerini de şu sözlerle ifade ediyor: “Özbekistan’da, ne istediğini ve bu isteğine nasıl ulaşacağını bilen, son derece bilgili ve tecrübeli bir müşteri ile karşılaştık. Karşı tarafı dinliyorlar ve ihtiyaçlarını çok iyi analiz ediyorlar. Yaptığımız görüşmeler, sadece bir aracın satışını kapsamıyordu; ortak üretim ve teknoloji transferi konuları da masadaydı. Üründen ve ülkeden bağımsız olarak, bu konular, belirsizliklerin fazla olması nedeniyle taraflarda soru işaretleri oluşturabilen konular. Fakat süreçte gördük ki; UMSI yetkilileri, bu konulara son derece hâkim ve karşılaşabileceğimiz zorlukları, bizim kadar önceden öngörebiliyorlar. Yerel ortağımız UzAuto ise özellikle sivil alanda, bir otomobilin, en temel bileşenine kadar, hemen hemen tamamını üretme yeteneğine ve tecrübesine sahip; önemli bir sanayi kuruluşu. Sonuçta, tüm tarafların kendi alanlarındaki yetkinliklerinin değerlendirildiği, tatmin edici bir süreç yaşadık; hatta yaptığımız işten, büyük keyif aldığımızı da söyleyebilirim. Görüşmeler sırasında, Özbekistan’a 5 defa gittim ve gördüklerimden çok etkilendim.”

Gelecek Parlak

UzAuto-Nurol Makina ortak girişiminin kuruluş projesi olan 1.000 adet EJDER YALÇIN üretimi, kesin sipariş olarak geçmiş durumda ve araçların hepsi, Özbekistan’ın ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılacak. Böylece, tesis, yıllık ortalama 100 araç üretecek. Araçlardaki Özbek yerli katkısı, ilk 5 yılı kapsayan bir plan çerçevesinde, sürekli artacak ve hedeflenen miktara ulaşacak.

Özbekistan’da üretilecek araçlar, yaklaşık 20 farklı konfigürasyonda envantere girecek. Bunların arasında, farklı silahları taşıyan sürümler de olacak. Aykol, Özbekistan için geliştirecekleri araç konfigürasyonlarının, Türkiye’nin gelecek ihtiyaçları için de üretime hazır birer tasarım olacağının altını çiziyor.

Ortak girişim şirketinin geleceği ile ilgili bir dizi plan da masada. Bunlardan en hızlı hayata geçirilebilecek olanı, EJDER YALÇIN’ın, bu tesisten, diğer bölge ülkelerine satışının gerçekleştirilmesi. Daha kısa vadeli hedefler arasında, Nurol Makina’nın diğer araçları ile kardeş şirketi FNSS’nin araçlarının da Özbekistan ve bölge ülkelerinin ihtiyaçları için üretilmesi yer alıyor. Orta ve uzun vadeli hedef ise ortak girişim şirketinin, kendi tasarımlarını hayata geçirmesi.

Aykol, Özbekistan ile iş birliklerinin geleceği ile ilgili şöyle bir tablo çiziyor: “EJDER YALÇIN, savunma alanında, Özbekistan’a ihraç edilen ilk Türk platformu. Bu durum, bize büyük bir sorumluluk yüklüyor. Yaptığımız ya da yapmadığımız her şeyle Türk savunma ve havacılık sanayisini temsil ediyor olacağız. Çok iyi bir örnek olmak ve iki ülke arasındaki iş birliğini daha da yukarıya taşımak istiyoruz. Özbekistan’da, araçlarımızın tüm ömür devri boyunca, müşterimizi desteklemeye devam edeceğiz. Özbekistan’ın ve bölge ülkelerinin diğer ihtiyaçlarını karşılamaya da hazırız. Hem bizim hem de Özbek ortaklarımızın vizyonu, uzun soluklu ve zaman geçtikçe derinleşen bir iş birliğini tesis etmek. Özbek müşterilerimize bakışımız, Türk müşterilerimize bakışımızdan farklı değil ve bunu, yaptıklarımızla da göstermek için heyecanlanıyoruz.”

 

Araçlarımız, Testleri İçeren Hiçbir İhaleden Eli Boş Dönmedi

EJDER YALÇIN’ın, Tunus’un ardından Özbekistan’da da ipi göğüslemesi; ayrıca yeni uluslararası başarıların da elinin kulağında olması, akla, “Bu başarının ardındaki etmenler acaba neler?” sorusunu getiriyor. Aykol, öncelikle EJDER YALÇIN’ın başarısı ile ilgili tespitlerini paylaşıyor: “Ürün ailemizin tüm üyeleri için şunu söyleyebilirim: Müşterinin, karar vermeden önce testler gerçekleştirdiği hiçbir ihaleden, elimiz boş dönmedik. EJDER YALÇIN’ın, kendi sınıfını yarattığını söylüyoruz hep. Şu anda, EJDER YALÇIN ile sunduğumuz performansı, korumayı ve faydalı yük taşıma kapasitesini, aynı araçta sağlayan bir rakibimiz yok. Diğer araçlara baktığınızda, alt tarafta V şeklini, üst tarafta da yine açılı kenarları barındıran bir siluet görüyoruz. Açı verip kalınlık yaratarak karşıdan gelen tehditleri bertaraf etmeyi amaçlıyorlar. Ya tehdit de açılı gelirse? İşte bu yüzden, EJDER YALÇIN’da öyle bir siluet yok; araç, 360 derece korumayı, hiçbir şeyden feragat etmeden sağlıyor. İhalelerde de bu yaklaşımımızın sonuçlarını, birebir görüyoruz. Evet, risk alarak 360 derecelik korumadan feragat edildiğinde; zırh korumasının neden olduğu ağırlığın azalması sayesinde, daha hafif bir süspansiyonla ya da daha düşük güçte bir motorla tasarım yapabiliyorsunuz. Aracın toplam maliyetinin, yaklaşık %70’ini oluşturan bileşenlerde gittiğiniz bu basitleştirme ile genel maliyeti düşürebiliyorsunuz. Ama ortaya, her şartta görev yapamayan ve her türlü tehdide karşı insan hayatını koruyamayan bir araç çıkıyor. Böyle bir araç, bazı ihalelerde, fiyatın öne çıkması ile müşteri bulabiliyor. Diğer yandan, yüksek performans isteyen; alacağı aracı test ederek seçen ülkeler, EJDER YALÇIN’ın değerini, birebir ölçüyorlar ve görüyorlar. Son olarak, bir Orta Doğu ülkesinde katıldığımız ve toplam 15 aracın yer aldığı testlerde de bu durumu net bir şekilde gözlemleme fırsatımız oldu. EJDER YALÇIN, 4.000 km’lik testi tamamlama konusunda yalnız değildi; ona eşlik eden birkaç araç daha oldu. Ama diğer yandan, EJDER YALÇIN, testler sırasında, sağa çekip de bakım yapılmasını gerektirmeyen tek araç oldu. Testlerin başında araca binildi ve sonunda da araçtan inildi. EJDER YALÇIN, tüm bunları, yaklaşık 4 tonluk bir faydalı yük kapasitesi ile başarıyor. Diğer bir deyişle performans ya da koruma için, görev gereksinimlerinden feragat etmiyor.”

Aykol, böyle bir aracın arkasındaki gücü ise şöyle anlatıyor: “EJDER YALÇIN gibi bir aracın ortaya çıkması, bir tasarım kabiliyetidir; ama iş satışa geldiğinde, üretilebilirlik ve desteklenebilirlik gibi birçok disiplin de devreye giriyor. Dolayısı ile EJDER YALÇIN, tüm branşları ile toplam bir mühendislik başarısıdır. Çok iyi ve dinamik bir mühendislik ekibimiz var ve ekibin yaş ortalaması da 30’un altında. Onlar için, en iyi ortamı sağlamaya çalışıyoruz. Çalışanlarımıza verdiğimiz eğitimler, sektör ortalamasının üzerinde. Bu ekiple çok daha büyük başarılar kazanacağımıza eminiz.”

EJDER YALÇIN gibi bir ürünün ortaya çıkarılmasından sonra sahne, iş geliştirme ekibinin oluyor. Aykol, iş geliştirme prensipleri ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Yaptığımız sunumların başında, etik ilkelerimizi açıklıyoruz. Özetle; sadece testlerle gösterilmiş ve ispatlanmış yeteneklerden ve verilerden bahsediyoruz ve sadece kendi aracımıza odaklanıyoruz. Aracımızı, rakiplerimizle ilgili yorum yaparak pazarlamaya çalışmıyoruz. Kullanıcılarımızla araçlarımızın ömür devri boyunca, iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Tüm temaslarımızı, uzun vadeli bir iş birliği tesis etme düşüncesi ile kuruyoruz. Ekibimiz, müşterilerimiz ile çok yakın temas içerisinde. Aslında, kardeş yayınınız AMAC Magazine vesilesiyle diplomatik davetleri takip ettiğiniz için, sizler de bunu yakından görüyorsunuz. İş geliştirme ekibimiz, bu tür etkinliklerde, potansiyel kullanıcılarımızın Türkiye ayağı ile de sürekli temas halinde.”

 

Nurol Makina, yurt içi ve yurt dışı müşterileri için üretimlerini ve teslimatlarını yoğun bir tempoda sürdürüyor.

 

Nurol Makina’nın 2023 Hedefi, 100 Milyon Dolar Yıllık İhracat

Kuşkusuz 2017, uluslararası arenada, EJDER YALÇIN’ın yılı oluyor. EJDER YALÇIN’ın elde ettiği büyük başarılar, Nurol Makina ürün ailesinin diğer üyelerini; EJDER TOMA, ILGAZ II, EJDER KUNTER ve NMS’yi gündemin geri planına atıyor gibi görünse de aslında bu araçlarla ilgili de önemli gelişmeler yaşanıyor. Aykol, bu gelişmelerle ilgili ayrıntıları henüz paylaşamayacak olsalar da oldukça hareketli günler geçirdiklerini söylüyor: “Üretip de uluslararası arenada satış başarısı elde edemediğimiz bir ürünümüz olmadı. Bazı araçlarımızın dünya genelindeki tanıtımına, nispeten yeni başladık. Bunların bilinirliği arttıkça, kullanıcı sayıları da artacak. Bu yıl tamamlanmadan, uluslararası bir anlaşmaya daha imza atmayı bekliyoruz. Özbekistan dışında kuracağımız ortak girişim şirketleri ile de gündeme geleceğiz.”

Nurol Makina, önümüzdeki dönemde, uluslararası fuar katılımlarında da fark yaratmayı hedefliyor. Aykol, bu alandaki stratejilerini, şu sözlerle anlatıyor: “Bizim için önemli olan, araçlarımızı, üst düzey heyetlere gösterebilmek. Fuar katılımlarımızı da buna göre planlıyoruz. IDEF 2017’nin ardından, DSEI 2017’ye de özel bir stant tasarımı ve EJDER YALÇIN ve NMS ile katıldık. Bu tercihlerimizin ne kadar yerinde olduğunu da gördük. Programlarında olmamasına rağmen, önemli heyetlerin, İngiliz mihmandarları ile standımıza gelip araçlarımızı incelediklerine şahit olduk. Önümüzdeki dönemde, yurt dışında, hem test kampanyaları hem de fuar katılımlarımız hız kesmeden devam edecek.”

Nurol Makina, yakaladığı ivme ile ihracat alanında iddialı hedeflere göz dikmiş durumda. Aykol, gelecek dönemin ipuçlarını, şu sözlerle veriyor: “Yakın zamanda, şirket olarak toplanıp, stratejilerimizi gözden geçirdik. Önümüzdeki dönemde, ciromuzun yaklaşık %70’inin, dış satışlardan kaynaklanacağını öngörüyoruz. Geçen yıl ciromuz, 97 milyon dolar civarında gerçekleşti. Bu yıl, şimdiden 100 milyon doları aştık. 2023’te ise ihracat rakamımızın 100 milyon dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Biz, EJDER YALÇIN ve NMS’de ortaya koyduğumuz gibi, kendi sınıfını yaratan araçlar geliştirmeye devam edeceğiz. Bugüne kadar bize güç veren ve minnettar olduğumuz devlet desteğinin, önümüzdeki dönemde de artarak devam etmesi, bizi hedeflerimize daha hızlı ulaştıracaktır.”

 

213 toplam görüntüleme, 15 bugünkü görüntüleme