SAHA EXPO’da, Sektörün, Yerli ve Milli Ürünler ve Çözümler Ortaya Koyma İradesi Sergilendi – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

SAHA EXPO’da, Sektörün, Yerli ve Milli Ürünler ve Çözümler Ortaya Koyma İradesi Sergilendi

15 Ekim 2018

MSI Dergisi’nin 166’ncı sayısında yayımlanan özel haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Savunma ve havacılık sektörü, yerli ve milli ürünler ve çözümler ortaya koyma iradesini, SAHA EXPO, Savunma Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nda bir kez daha gösterdi. Türkiye’nin en büyük sanayi kümesi olan SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA EXPO’nun ilki, 13-15 Eylül tarihlerinde, sektörün her kesiminden geniş bir katılımla gerçekleştirildi.

Bu yıl ilki düzenlenen SAHA EXPO, başta SAHA İstanbul üyeleri olmak üzere, sektör firmalarının kabiliyetlerini ve ürünlerini sergilediği bir platform oldu. 130’u aşkın firmanın stant açtığı etkinlikte, paneller ve ikili iş görüşmeleri de yapıldı.

Devlet Politikalarının Yansıması

SAHA EXPO’nun açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Açılış töreninde, ilk konuşmayı, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar yaptı. Bayraktar, SAHA İstanbul ile ilgili şunları söyledi: “Kuzey Marmara hattı, sanayi üretiminin %54’ünü teşkil etmekte… Bu hatta, 100.000’den fazla sanayicimiz, 52 tersanemiz, 54 üniversitemiz, 14 teknoparkımız bulunmakta. SAHA İstanbul, aslında sanayinin adeta kalbi olan bu bölgedeki kabiliyetlerin; özelikle son 15 yılda, savunma sanayisinde yaşanan milli ve özgün üretim modeli ile elde edilen başarılara katkı sunması amacıyla kurulmuştur.”

Bayraktar, SAHA EXPO’nun düzenlenmesinde, devlet politikalarının katkısına da değindi. 2004 yılında gerçekleştirilen ve platform projelerinde yerli ana yüklenicilerle yola devam edilmesi kararlarının alındığı Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısını hatırlatan Bayraktar; “Bu devlet politikası, o dönemde eğer uygulanmasaydı, bugün biz, SAHA EXPO’yu böyle bir katılımla düzenleyemezdik ya da özgün ürünler geliştiremezdik.” dedi.

Bayraktar, etkinlik ile ilgili ise şunları kaydetti: “Katılım, aslında beklentimizin çok üzerinde gerçekleşti. İlk fuar olması nedeniyle böyle [kısıtlı] bir salonda yapıyoruz. İçeride göreceğiniz alt sistemler, en yoğun katma değere sahip alt sistemler… Bir sonraki SAHA EXPO’yu, 2020 yılının Mart ayında gerçekleştireceğiz. Hedefimiz, katılımın çok daha yoğun olması.”

SAHA EXPO ile ilgili tüm ayrıntılar; SAHA İstanbul’un vizyonu, SAHA EXPO’nun hedefleri, katılımcı firmaların ürün ve çözümleri, etkinlik için özel olarak hazırlanan ve etkinlik boyunca ücretsiz dağıtılan MSI Dergisi SAHA EXPO Özel Sayısı’nda yer aldı. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, sayı ile ilgili beğenisi, MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar ile paylaştı.

SSB’nin Hedefleri Büyük

Bir sonraki konuşmacı olan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, şunları söyledi: “Milli ve yerli savunma sanayisine sahip, sektörde küresel etkinliğini ispatlamış bir Türkiye hedefliyoruz… Yürütülmekte olan projeler vasıtası ile sanayimiz ve ihracatımız büyümekte ve dışa bağımlılığımız gün geçtikçe azalmaktadır. Daha da önemlisi, bu projelerin çıktısı olan platform ve sistemler, harekât sahasında kullanılmakta ve kahraman askerlerimizin ve güvenlik güçlerimizin, görevlerini güvenle yerine getirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu gelişmeleri, hiçbir zaman yeterli görmüyoruz ve hiçbir zaman da yeterli görmeyeceğiz. Teknolojiyi yöneten, hatta çığır açan, liderlik eden ve rekabeti yöneten ülke olmak zorundayız.”

Dr. Tüfekçi, etkinlik ile ilgili de şöyle konuştu: “Ülkece hedeflerimize adım adım ilerlerken SAHA EXPO gibi etkinlikler, kaydettiğimiz aşamaları hep birlikte görmemiz ve değerlendirmemiz için oluşturulmuş, çok önemli platformalar… Firmalarımızın, bizleri heyecanlandıracak birçok ürün ve çalışmalarına şahit olacağız.”

Dr. Tüfekçi’nin ardından kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı, aynı zamanda da SAHA İstanbul’un kurucu Yönetim Kurulu Başkanı olan Hasan Büyükdede, kendisinden önceki konuşmacıların konuyu çok iyi özetlediğini belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.

SAHA İstanbul Katalizör Oldu

Açılış töreninin son konuşmasını, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank yaptı. Varank, yapılan çalışmalarla ilgili memnuniyetini, şöyle dile getirdi: “SAHA İstanbul kümelenmesini çok önemsiyorum ve takdir ediyorum… Sizler, sadece savunma sanayimiz için değil, sanayimizin diğer tüm kolları için de örnek bir yapılanma ve örnek bir model ortaya koydunuz. Türkiye için stratejik önem arz eden yüksek katma değerli ürün üretiminde, katalizör vazifesi üstlendiniz. Birçok ürün, sizlerin çalışmaları sayesinde millileştirildi. Üniversitelerin bilgi ve teknoloji birikimini de kümelenmeye dâhil ederek, üniversite-sanayi iş birliği açısından somut bir adım attınız. Sizlerin ortaya koyduğu bu modelin, tüm sanayimizde yaygınlaşarak iş dünyamıza ilham vermesini temenni ediyoruz.”

Varank, savunma ve havacılık sektörüne de ayrı bir parantez açtı: “Bu alanda faaliyet gösteren herkes, başımızın tacıdır. Bundan sonra, dünyadaki savunma sanayisi firmaları arasında, çok daha fazla Türk firması göreceğimize, içtenlikle inanıyorum. Bu hedefe ulaşmak için gereken her şeye sahibiz. Yetişmiş insan gücümüzle, vizyonumuzla, ufku geniş firmalarımızla, cesur müteşebbislerimizle ve Cumhurbaşkanımızın desteğiyle, bu hedefe hep birlikte yürüyoruz. Savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünlerin Ar-Ge’sine, TÜBİTAK vasıtasıyla çok önemli katkılarda bulunuyoruz. TÜBİTAK’ın Ar-Ge’sine destek verdiği birçok ürün, silahlı kuvvetlerimiz tarafından kullanılıyor. Bakanlığımız, savunma sanayisinin yanı sıra diğer sanayi kollarında da yerlileştirmeye tam destek veriyor. Yerli ve milli üretimi, stratejik bir yaklaşımla ele alıyor; pek çok kanaldan, güçlü bir şekilde destekliyoruz.”

Konuşmaların ardından, SAHA EXPO’nun açılışı gerçekleştirildi ve protokol üyeleri tarafından stantlar gezildi.

EYDEP Sözleşmesi, SSTEK Genel Müdürü Mustafa Gürsoy (soldan ikinci) ve SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş (sağdan ikinci) tarafından imzalandı. İmzalara, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi (sol başta) ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar (sağ başta) şahitlik ettiler.

 

EYDEP’te Bir İlk

SAHA EXPO’unun ilk günü, bir imza törenine de sahne oldu. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından başlatılan Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) kapsamındaki çalışmaların; İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Yalova illerinde, SAHA İstanbul tarafından yürütülmesini konu alan sözleşme, SSTEK Genel Müdürü Mustafa Gürsoy ve SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş tarafından imzalandı. İmzalara, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar şahitlik ettiler.

EYDEP için yapılan bu ilk hizmet sözleşmesi uyarınca, SAHA İstanbul, firmaların üretim yetkinlik düzeylerini kapsamlı şekilde belirlemek suretiyle savunma ve havacılık projelerinde yer almalarını sağlayacak. Ayrıca, Türkiye’nin ihtiyacı olan; ancak üretilemeyen ürünler için, bunları üretmeye en yakın firmaların desteklenmesini sağlayacak.

Törende kısa bir konuşma yapan Dr. Tüfekçi, şunları söyledi: “Havacılık, uzay ve savunma alanında yüksek sertifikasyon ve yükümlülükler gerektiren sözleşmelerde, özellikle küçük firmaların ve KOBİ’lerin yer alması çok mümkün olmuyordu. Bu zamana kadar, ana yükleniciler bu firmaları denetliyor; ancak ‘Şu konularda eksiksiniz.’ diyorlardı. [EYDEP’le] Bunu artık sadece denetleme değil, aynı zamanda destekleme haline dönüştürmek istedik. Böylece, firmaların eksik olduğu alanlarda, devlet desteği vererek bu ekosistemin daha da yayılmasına vesile olacağımızı ümit ediyoruz. Tabii SSB Ankara’da olduğu için, her yere yetişemiyor. Türkiye’nin en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul’dan, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki EYDEP faaliyetleri için hizmet alacağız. Yakın bir gelecekte de EYDEP’i, Başkanlığımız altında çalışan bir birimden çıkartıp kurumsal bir yapı haline getirmeyi planlıyoruz.”

Bayraktar da söz alarak, SAHA İstanbul’un misyonuna vurgu yaptı: “Ülkemizde, ana entegratör ve ana platform bazında bugüne kadar elde edilen başarıların, SAHA İstanbul gibi kümelerimizle tabana yayılmasını, yaygınlaştırılmasını ve teknolojik derinlik kazandırılmasını amaçlıyoruz. SAHA EXPO da bu amaca yönelik bir fuar oluyor.”

Özyeğin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Dr. İsmail Arı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Üretilemeyeni Üretebilmek” başlıklı panelde, “Ana yüklenicilerin ihtiyaç duyduğu milli kritik ürünleri nasıl bir ekosistemle üretir hale gelebiliriz?” sorusunun cevabı arandı. Panelin katılımcıları; ASELSAN Mikroelektronik, Güdüm ve Elektrooptik (MGEO) Sektör Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Sezai Elagöz, ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Dr. Sartuk Karasoy, YİTAL A.Ş. Genel Müdürü Dr. Atakan Peker, Ermaksan Proje Müdürü Fatih Pıtır Fatih Pıtır ve HAVELSAN İş Geliştirme Müdürü Tahir Çonka oldu.

 

Teknolojik Dönüşüm Masaya Yatırıldı

SAHA EXPO’da, bir yandan stant ziyaretleri ve ikili iş görüşmeleri devam ederken, bir yandan da paneller düzenlendi. İlk gün düzenlenen ve “Teknolojik Dönüşüm” başlıklı ilk panel, bunlar arasında en yoğun katılıma sahne olandı. SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar’ın moderatörlüğünü yaptığı panelin katılımcıları; Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, ASELSAN Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri (UGES) Sektör Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Bekar, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Doç. Dr. Temel Kotil, ROKETSAN Genel Müdür Yardımcısı Dr. Sartuk Karasoy ve HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay oldu.

Panelin konusu, “Savunma, havacılık ve uzay sanayiinde geleceğin teknolojileri neler olacak, teknolojik dönüşümde liderlik için nasıl bir yol haritası izlenmeli?” sorusu ile özetlendi. Panelistler, bu soruyu, Türkiye özelinde ve Türkiye’nin sorunlarını ön plana çıkartarak ele aldı ve böylece ortaya, Türkiye’nin, teknoloji alanındaki fotoğrafı çıktı:

  • Bayraktar, paneli başlatan konuşmasında, şunları söyledi: “Teknolojilerin öne çıkabilmesi, teknolojik dönüşümle mümkün oluyor… Savaş uçaklarına baktığınızda, hala mekanik jiroskop kullanıldığını görürsünüz… Ama bir insansız hava aracına dönüp baktığınızda, mikro elektronik mikro mekanik (MEMS), katı hal sensörler kullanılır. Bunlar en yeni gelişmeler. En yeni gelişmeler, en yeni araçlarda [savaş uçaklarında] kullanılamayabiliyor. Niye? Aslında biz havacılığı, teknolojinin en ilerisi zannediyoruz. Ama aslında, bir yandan çok muhafazakâr. Herhangi bir değişiklik yapmak, alışılmış şeyi değiştirmek kolay değil. Teknolojik bir değişim var. Savunma ve havacılık sanayisinin bir tarafı, bunu çok ağırdan alıyor; bir tarafı da çok hızlı ele alıyor. Türkiye olarak, önümüzde iki türlü yol var. Bir, konvansiyonel araçlara yönelik stratejiler. Bir de yeni gelişen teknolojilerde yapacaklarımız.”

  • İnsan kaynağının geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Mandal, savunma sanayisinin, diğer sektörlere göre daha iyi yaptığı şeyin, baştan çıktıyı ve süreci tanımlaması olduğunu belirtti. Örneğin, SSB, firmalara proje verirken, nihai sistemin nasıl olması gerektiğini, hangi teknolojilerin kullanılacağını ve nasıl bir süreçten geçileceğini baştan belirliyor. Diğer sektörlerde ise geliştirilen bir teknolojinin hangi nihai sistemde kullanılacağının belirli olmaması, teknolojinin kullanıma geçmesinin önünde engel yaratabiliyor.

  • Dr. Tüfekçi’nin gündeminde, iş birliği vardı: “İş birliği konusunda sınıfta kalıyoruz. Zayıfız demiyoruz, sınıfta kalıyoruz… 100 Günlük Eylem Planı’na, başarılması çok kolay olmayan bir madde ekledik: Savunma Sanayi Ekosistemi Koordinasyon Platformu’nun oluşturulması. 100 gün içinde, bu platformu kuracağız ve bu platform, periyodik şekilde; alt seviyede haftalık, orta seviyede iki haftalık, biraz daha üst seviyede aylık koordinasyon yapacak… Bu platformun çok da aşırı kalabalık olmasını istemediğimiz için, büyük firmalarımızı, TÜBİTAK’ı, SASAD’ı, askeri fabrikaları ve MKEK’yi dâhil ettik.” Dr. Tüfekçi, Prof. Dr. Mandal’ın, sektörün çıktı odaklı çalışması ile ilgili sözlerine de ekleme yaptı: “Çıktı odaklı olmanın dezavantajları da var… Onlarca yıldır tartıştığımız, daha yeni imzaladığımız projeler var. Ama projeleri yüklenici firmaya tebliğ ettiğimizde, diyoruz ki; ‘Bunu 3 yılda bitir.’ On yıllarca tartışmışsın, hiçbir şey yapmamışsın, şimdi 3 yılda bitir diyorsun. Bu, zincirde bir kopukluk olduğunu gösteriyor. İhtiyacın tanımlanması ile gerçekleştirimi arasındaki zincir… Başkanlığımız, Cumhurbaşkanlığı altında faaliyet göstermeye başladı; bu önemli bir adımdı. Artık ihtiyaç makamı olarak, Savunma Sanayii İcra Komitesi kararı ile proje başlatabileceğiz. Böylece, bu zinciri tamir etme fırsatımız olacak.”

 

  • Dr. Bekar’ın gündeminde de iş birliği vardı: “İş birliği denilince, bir tarafın başladığı, bir noktaya getirdiği teknolojiyi alıp, onu daha ileri seviyelere taşıyacak bir ortak çalışma olması gerekiyor. Biz, aksine işi bölüyoruz; pastayı böler gibi. ‘Şurasını bu yapsın, şurasını da şu yapsın.’ oluyor. Böylece, kaynak tekrarları ve yatırım verimsizlikleri ortaya çıkıyor. İş paylaşımından çok, iş birliğine yoğunlaşmamız gerekiyor.”
  • Doç. Dr. Kotil, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin elinde, dünyanın önde gelen firmalarının elindekilerden daha çok proje olduğunu; ama tabanda, teknoloji ve insan kaynağı eksikliğinin hissedildiğini belirtti.

  • Dr. Karasoy, Türkiye’nin, teknoloji alanında, gelişmiş ülkelerden farklılıklarına dikkat çekti: “Geleceğin teknolojilerinden konuşabilmek için, önce bugünkü teknolojileri yakalama ihtiyacı duyuyoruz. Teknolojik hazırlık seviyesinin mucidi NASA… Bu araç, [Türkiye’ye] kısmen uyuyor. Nerede uymuyor? Bizim millileşme projelerimize uymuyor. ‘Başkası yapmış, bizim de yapmamız gerekiyor.’ dediğiniz teknolojilerin, burada tanımı yok. ROKETSAN’da, bu yüzden teknoloji yol haritamızı ayırdık. Millileştirme projeleriyle yenilikçi projeleri, ayrı ayrı ele alıyoruz.” Dr. Karasoy, çıktı odaklılık konusunda da şunları söyledi: “Biz daha çok pull teknolojilerle (ürün geliştirmenin teknoloji geliştirilmesini tetiklediği durum) uğraşıyoruz… Genelde bildiğimiz teknolojiler. Adını biliyoruz. Nereye gideceğini biliyoruz. Push teknolojiler (teknolojinin, ürün geliştirmeyi tetiklediği durum) ise biraz daha farklı. ‘Şu teknolojiyi nerede kullanırız, şu teknolojiyi çalışalım mı?’ gibi. Örneğin, veri linkleri için, kuantum bilgisayarlarla ilgileniyoruz. Bunlar ne zaman kullanılabilir hale gelecek, bilmiyoruz; ama kullanılabilir kuantum bilgisayarlar ortaya çıktığında, tüm kriptolar çözülebilecek. Bunun gibi, ne olduğunu tam bilmediğimiz; ama uzak kalırsak başımızsa iş açacak teknolojiler var.” Dr. Karasoy, yönetişim kavramını önce çıkarttı: “Türkiye’de her kurum ve kuruluş, kendi kendine teknolojiyi yönetmeye çalışıyor. Çözüm, yönetmekte değil, yönetişimde… Yönetişim olabilmesi için de tüm paydaşların, haklarının ve sorumluklarının çok net tanımlandığı, sınırlarının konduğu, kuralların belirlendiği, fikri mülkiyet haklarının korunduğu bir mekanizmanın kurulması gerekiyor.”

  • Atalay da insan kaynağı konusuna eğildi: “İnsan kaynağı, Türkiye’nin, hem en güçlü yanı hem de zayıf yönü. Genç insan kaynağı, güçlü yönümüz; nitelikli iş gücü ise zayıf yönümüz. Türkiye, dünyada, nitelikli insan gücü açığı açısından, 3’üncü ülke olarak gösteriliyor… Bir pozisyonu doldurabilmek için, önümüze 3.500 tane özgeçmiş gelebiliyor; ama o pozisyonu dolduramadığımız oluyor. Biz de kendi insan gücümüzü geliştirmeye çalışıyoruz. Yaz okulları, kış okulları yapıyoruz. Üniversitelerde dereceye girenlere, koşulsuz kapımız açıyoruz… Beyin göçünü tersine çevirmenin yanında, başka ülkelerden insan kaynağı çalıştırabilecek durumda olmalıyız.”

 

 

 

Savunma ve havacılık sanayisinde mevcut teşvik sistemleri ile finans ve tedarik modellerini daha etkin kılmanın yollarını arayan “Sektörel Tedarik Modeli ve Teşvikler” başlıklı panel, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Bilal Macit moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Katılımcılar; KOSGEB Başkan Yardımcısı Tuna Şahin, SSB Sanayileşme Daire Başkanı Bilal Aktaş, ASELSAN Tedarik Direktörü Ali Rıza Kılıç, ROKETSAN Tedarik Direktörü Ali Şarlak, HAVELSAN İş Ekosistem Yönetimi Müdürü Yavuz Ekinci ve Eximbank Uluslararası Ticaretin Finansmanı Uzmanı Sinem Pozanti oldu.

 

SAHA EXPO’da Öne Çıkanlar

Soldan sağa: Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ASELSAN Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Karataş, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, ASELSAN standında.

 

İş birliğini öne çıkaran stant tasarımı ile dikkat çeken ASELSAN, standında, yerlileştirmeyi hedeflediği toplam 170 alt sistemi barındıran 55 adet kataloğu, ilgililere gösterdi.

 

Baykar, standında, özgün olarak geliştirdiği insansız hava aracı alt sistemlerini sergilendi.

 

Hedefleri arasında, Türkiye’nin ihtiyacı olan özel jeneratör ve döner elektrik makinalarının üretiminin, Ür-Ge ve Ar-Ge faaliyetleri ile yerli ve milli olarak gerçekleştirilmesi yer alan EMSA Jeneratör, SAHA EXPO’da, çözümlerinden örnekler de sergiledi.

 

Berdan Cıvata, savunma ve havacılık sektörünün özel ihtiyaçlarını; özgün, etkin ve güvenilir çözümlerle karşılamaya hazır olduğunu gösterdi.

 

Digitest, farklı yerli platformlarda kullanılan alt sistemlerden oluşan geniş ürün ailesini sergiledi.

 

SAHA EXPO’yu ziyaret eden EYDEM Savunma-Havacılık Akademisi ve Çözüm Merkezi, katılımcı firmalarla görüşmeler gerçekleştirerek çözümleri hakkında bilgi verdi.

 

200’ü aşkın yerli alt yüklenicisi bulunan FNSS, SAHA EXPO’da, iş birliklerini genişletmeye ve derinleştirmeye

 

GALEN Teknoloji Genel Müdürü Alptekin Erman, stantlarını ziyaret edenlere, Türkiye’nin, yerli sulu dinamometre ve test sistemleri imalatçısı olarak yaptıkları çalışmaları anlattı.

 

Gökser Makina, standında, ThermaCool ve TechniFlex markalı ürünlerini tanıttı.

 

HAVELSAN, iş ekosistemi ile iş birliği alanında örnek alınan firmalardan biri oldu.

 

Türkiye’nin ilk sessiz jeneratörünü geliştiren İŞBİR, savunma ve havacılık sektörünün yakından tanıdığı çözümleri ile SAHA EXPO’da yer aldı.

 

MESAN, standında, el yapımı patlayıcı (EYP) ve bomba tespitine yönelik sistem, sensör ve teçhizat çözümlerine yer verdi.

Menatek; Naz Bearings ve meVu Persicopes markalı çözümlerinin yanı sıra burkulabilen milini tanıttı. Markalaşmaya profesyonel bir bakış açısı ile yaklaşan firma, Naz Bearings ve meVu Persicopes markaları için özel logolar tasarlatmış olmasıyla da fark yarattı.

MilSOFT, SAHA EXPO’da, mevcut çözümleri ve gelecek projeleri ile ilgili iş birliklerini güçlendirdi.

 

Türk savunma ve havacılık sektörünün henüz el atmadığı alanlarda, yenilikçi ve rekabetçi ürünler geliştirme vizyonu ile faaliyetlerini sürdüren Meteksan Savunma, SAHA EXPO’da; yerli, milli ve iş birliğine açık çözümlerini sergiledi.

 

Elektromekanik montaj, hava ve kara araçlarının modernizasyonu, yeni aviyonik ve hava sistemlerinin entegrasyonu ve kurulumu konularında derin bir tecrübeye sahip olan MEGE Teknik, standında, genişleyen çözüm kümesinden örnekler sergiledi.

 

Yurt dışından alınan bir alt sistem üzerinde uzmanlaşması ve özgün çözümler geliştirmesi için, SSTEK ve FİGES ortaklığında kurulan MILMAST, SAHA EXPO’nun hedefleri için örnek teşkil etti.

 

Fuarda, geniş çözüm ailesini sergilediği büyük bir stantla yer alan Nero Endüstri, çok sayıda görüşme gerçekleştirdi.

 

Yurt dışı pazarlarda önemli başarıların altına imza atan Öztiryakiler, SAHA EXPO’da, yurt içi iş birliklerini geliştirmeye odaklandı.

 

SADTEK’in sergilediği çözümler arasında, çevre gözetleme radarları için ürettiği kaide de yer aldı.

 

Samsun Yurt Savunma’nın standında en çok ilgi gören ürünlerden biri, firmanın, Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzaladığı Özgün Yerli Tabanca Projesi kapsamında ürettiği, TP9 METE tabancası oldu.

 

Simularge; ısı transferi, yapısal analiz ve akışkanlar mekaniği alanlarında kullanılan yenilikçi mühendislik yazılımlarını, yine yenilikçi bir kullanım modeli ile sektörün ilgisine sunuyor. Firma, SAHA EXPO’da, çözümlerini, ilgililere birinci ağızdan anlatma fırsatı buldu.

 

SAHA İstanbul’un gelişiminde önemli bir rol oynayan Teknopark İstanbul, iş ağını, SAHA EXPO’da da genişletti.

 

Varzene Metal Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demirkaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a, çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

 

TTAF Savunma, kablaj ve konektörlerden, aydınlatma sistemlerine kadar uzanan geniş çözüm kümesini, ziyaretçilerinin ilgisine sundu.

 

Unidef, ortaklarından Samsun Yurt Savunma ile birlikte yer aldığı standında, başta helikopterlere yönelik silah entegrasyonu çözümleri olmak üzere, çeşitli kabiliyetlerini sergiledi.

619 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme