Seyrüseferin Geleceğini, iXblue ile Keşfedin – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Seyrüseferin Geleceğini, iXblue ile Keşfedin

1 Aralık 2017

MSI Dergisi’nin, 148’inci sayısında yayımlanan “Seyrüseferin Geleceğini, iXblue ile Keşfedin” başlıklı tanıtıcı makale, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

MARINS, PHINS C-Serisi: Ataletsel Seyrüsefer için, En Son Teknoloji Ürünü, Tam Katı Hâl Algılayıcılı Çözümler

 

Amerikan Deniz Kuvvetleri Deniz Sistemleri Komutanlığı (NAVSEA), Washington DC’de düzenlenen Sea Air Space 2017 fuarı sırasında, MILSPEC (askeri standartlar) uyumlu eski sistem analog cihazlarının yerini, sayısal katı hâl teknolojilerinin almaya başladığına dikkat çekti. NAVSEA, böyle bir değişimle elde edilmesi amaçlanan faydaları şöyle özetledi: Daha üstün performans, bakım kolaylığı, arttırılmış göreve hazırlık oranı ve daha düşük ömür devri maliyeti.

Denizde seyrüsefer, özellikle ataletsel seyrüsefer teknolojisi alanında, böyle bir dönüşüme tanıklık ediyor. Son aylarda, dünyadaki en iddialı deniz kuvvetlerinden bazıları, eski ataletsel seyrüsefer teknolojilerin kullanımını bırakıp, katı hâl teknolojisine yönelmeye başladı: Fiber Optik Jiroskop (FOJ). Böyle bir dönüşümün en çarpıcı örneği, İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetlerinin, Queen Elizabeth sınıfı yeni uçak gemileri ve Astute sınıfı nükleer denizaltıları için FOJ’u seçmesinin ardından; geçtiğimiz yıl da 35 tane muharip gemi ve denizaltıyı da FOJ ataletsel seyrüsefer sistemleri ile teçhiz etme yönünde karar alması.

Seyrüsefer ve konumlama için yenilikçi çözümlerin tasarımında ve üretiminde dünya lideri olan iXblue, bu dönüşümün arkasında, itici güç olarak yer alıyor. iXblue’nun MILSPEC FOJ ataletsel sistemleri serisinin üyeleri olan MARINS serisi, son dönemde, çok sayıda ülkenin (İngiltere, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, İsveç, Fransa vb.) deniz kuvveti tarafından da tercih edilerek, savaş gemileri için yeni bir standart oluşturduğunu kanıtlamış oldu. Sınıfının en iyisi ve Kraliyet Deniz Kuvvetlerinin de tercihi olan MARINS M7; su üstü platformlarına ve sessiz denizaltılara, GNSS (Global Navigation Satellite System / Küresel Uydu Seyrüsefer Sistemi) kullanımının kısıtlandığı durumlarda, başlangıç modunda, 72 saat içinde, 1 nm’den az olan, benzersiz bir konum hassasiyeti performansı sunuyor.

Eski bir deniz subayı olan iXblue Donanma İlişkileri İş Geliştirme Direktörü Guillaume Dandrieux, durumu şöyle açıklıyor: “Stratejik denizcilik alanında, FOJ teknolojisinin orta vadedeki üstünlüğü, birkaç yıl önce, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) veya Cambridge, MA’daki Draper Laboratuvarı gibi ataletsel seyrüsefer alanında tanınmış uzman kurumlar tarafından kabul gördü. Bu kurumlar, FOJ teknolojisinin, stratejik uygulamalar için tartışmasız bir ihtiyaç hâline geleceğini fark ettiler. Bu nedenle, FOJ sistemlerinin ortaya çıkışı bir sürpriz değil ve örneğin, Amerikan Deniz Kuvvetleri, gelecekteki ihtiyaçları için tamamen bu teknolojiye yöneliyor. iXblue, denizcilik alanındaki bu geçişi hızlandırdı. Bu durum, son 30 yıldaki, planlı Ar-Ge politikamızın bir sonucu. Optik fiber üretiminden, bobin sargısına, modülatörden lazer kaynağına, tüm bileşenleri kendi bünyemizde geliştiriyoruz; süreçleri uyguluyoruz, üretiyoruz ve entegre ediyoruz. Böylece, genel performans üzerinde tam hâkimiyet sahibiyiz. Bu politika, FOJ teknolojisinin sunduğu imkânların, teorik olarak sınırsız olduğunu aklımızda tutarak, bugün daha da yüksek performansları araştırmayı sürdürmemizi mümkün kılıyor.”

FOJ, eski halka lazer jiroskop (HLJ) ile aynı fizik ilkelerine dayalı olmakla birlikte, katı hâl teknolojisinin tam dayanıklı mimarisine, gerçek anlamda sahiptir. Bu fark sayesinde, FOJ’de, HLJ kullanıcılarının karşılaştığı bilinen dezavantajlar söz konusu değildir. HLJ’nin aksine, FOJ bileşenlerinin özellikleri, zaman içinde ya da kullanımla yıpranmaz. Bunun, sistem ömrü devri üzerinde olumlu etkisi vardır ve kullanıcıları, önleyici bakım ve periyodik kalibrasyon işlerinden kurtarır. Ayrıca, katı hâl mimarisi, sistemden parazit gürültüsü yayınının önüne geçer; sistemin, özünde sessiz olmasını sağlar. FOJ’de, iki özdeş lazer ışını enjekte edilir ve bu ışınlar, bir fiber optik bobin vasıtasıyla zıt yönlerde yayılır. Sonra, bobinin, dolayısıyla sistemin gerçek açısal hızı, sonuçta her iki ışın arasında oluşan faz farkının interferometrik ölçümü ile doğru ve tam olarak belirlenir. iXblue, çevresel hassasiyetlerin, belirli tasarımların, şirket içi testlerin ve kalibrasyonun gelişmiş bir modellemesini yaparak, FOJ’yi, sıcaklık değişimlerine ve manyetik etkilere karşı duyarsız hâle getirmiştir. FOJ’ler, en zorlu askeri gereksinimleri karşılamak için, aşırı şoklara ve titreşimlere karşı dayanıklı bir yapıdadırlar.

2015 yılındaki testlerde kullanılan LDUUV

 

FOJ teknolojisinin önemli avantajlarından biri de diğer teknolojilere kıyasla daha az elektrik tüketmesidir. FOJ, düşük elektrik kullanımı ve düşük ısı yayması ile boyutu ve hassasiyeti arasında çok güzel bir denge kurar. Bu denge, otonom su altı aracı (AUV), dalgıç intikal aracı ve uzaktan kumandalı su altı aracı gibi uygulamalar için, olmazsa olmaz bir özelliktir ve sessizlik ile birlikte, çok kritiktir. Guillaume Dandrieux, bu konudaki görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Silahlı kuvvetler tarafından kullanılan AUV’lerin çoğunda iXblue çözümleri kulllanılıyor. PHINS C-serisi INS (Ataletsel Seyrüsefer Sistemi) birimlerimiz, her boyuttaki AUV sisteminde, OEM (Orijinal Ekipman Üreticisi) entegrasyonu için özel olarak tasarlandı. PHINS C-serisi INS’yi, AUV tedarikçilerinin özel sistemleri ve uygulamaları için optimize etmek üzere, bu tedarikçilerle güçlü bir iş birliği yaparak geliştirdik. Buna ek olarak, FOJ INS ile birlikte, daha da yüksek performans sunan hibrid seyrüsefer kabiliyeti sağlayabilecek akustik konumlama çözümleri de sunuyoruz.” SPAWAR Pacific, Mart ayında, Amerikan Donanması Deniz Araştırmaları Ofisi tarafından geliştirilmekte olan LDUUV (Large Displacement Unmanned Undersea Vehicle / Büyük Deplasmanlı İnsansız Su altı Aracı) prototipinde kullanmak için, 2 adet iXblue MARINS M7 sipariş etti.

MARINS M7

Bu satın alımın desteklenmesi için kullanılan ifade, Fransız şirketi için bir övgü niteliğindeydi: “iXblue MARINS M7 INS, otonom denizaltı seyrüseferi için, benzersiz ve son derece uzmanlaşmış kabiliyetlere sahip. MARINS M7, hükûmetin bilgisi dâhilinde, insansız su altı aracına monte edilebilen bir pakette, mevcut en iyi konum, hız ve yön hassasiyetini sağlayan, firmaya özel bir entegre seyrüsefer sistemidir. İnsansız araç komuta kontrol merkezi (Unmanned Vehicle Command and Control Center / UMVC2) vazifesini desteklemek için gereken kritik desteksiz (saf ataletsel) seyrüsefere olanak tanıyabilen başka bir alternatif sistem bulunmamaktadır.”

Günümüzde, dünya üzerinde, 35’ten fazla donanmada, iXblue ürünleri kullanılıyor. Guillaume Dandrieux, iXblue’yu, son 15 yılda bu konuma ulaştıran başarıları ile ilgili şunları söylüyor: “Başlangıçta donanım yenileme çalışmalarıyla girdiğimiz bu pazarda, bir taraftan da çözüm yelpazemizi genişletmeye odaklandık. Bugün ise iXblue FOJ INS ve AHRS (Attitude and Heading Reference System / Yönelim ve Baş Referans Sistemi) gibi çözümlerimiz, yeni gemi tasarımları için, müşterilerimiz tarafından giderek daha fazla tercih ediliyor. iXblue’nun AHRS/INS ailesi, sivil sınıflandırma kurallarına tabi karakol ve destek gemileri için tasarlanan ve IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) uyumlu olan AHRS’den; denizaltılar ve uçak gemileri için MILSPEC ile tam uyumlu INS’ye kadar, her tür ihtiyacı karşılamaktadır. iXblue sistemlerine güvenen donanmalar, yüksek güvenilirlik ve kullanılabilirliğe sahip, en güncel katı hâl teknolojisinin avantajlarından ve mevcut en iyi performanstan yararlanırlar. Ayrıca, iXblue sistemleri; donanım, yazılım ve arayüzler açısından güçlü ortak özelliklere sahiptirler. Bu da filo seviyesinde entegrasyon, kurulum, konfigürasyon yönetimi, lojistik ve eğitim ile bakım maliyetleri açısından önemli tasarruflar sağlamaktadır.”

NETANS: GNSS Erişimi Kısıtlamaları Çağında Akıllı Veri Dağıtım Birimleri

Ataletsel seyrüsefer teknolojisi, iXblue’nun teknolojik gelişimin yolunu açtığı tek alan değil. Son yıllarda, gemilerin ve denizaltıların en zorlu gereksinimlerini karşılamayı amaçlayan, yeni ve özelleşmiş bir akıllı denizcilik Veri Dağıtım Birimi (DDU) serisi olan NETANS geliştirildi. Guillaume Dandrieux, bu süreci şöyle açıklıyor: “Her tür deniz platformunda gerçekleştirdiğimiz çok sayıda iyileştirme çalışmasında, ataletsel seyrüsefer sistemlerimizin sunduğu performanstan yeterince yararlanılamadığını, hemen fark ettik. Çoğu zaman, işlevsellik ve kabiliyet açısından sınırlı DDU’larla arayüz oluşturmak zorunda kaldık. DDU’lar, seyrüsefer sistemi zincirine ek bir değer veya yenilik getirmeksizin, sadece çeşitli seyrüsefer sensörlerinden gelen verileri, yeniden dağıtmak için kullanılıyordu. Bu nedenle iXblue, katma değer yaratabilen ve modern deniz kuvvetleri tarafından karşılaşılan yeni zorlukların üstesinden gelebilecek, ölçeklenebilir bir akıllı DDU serisi geliştirme kararı aldı.”

Aslında, askeri sınıf GNSS sistemlerinin ortaya çıkması, su üstü gemilerinin; tek kaynaktan, kesintisiz, doğru ve güvenilir gerçek zamanlı seyrüsefer verilerine kolayca erişimini olanaklı hâle getirdi. Su altı platformları ise tutarlı ve güvenilir seyrüsefer bilgisi oluşturmak için, değerlendirilmesi, karşılaştırılması ve sonra da işlenmesi gereken, farklı sensör verisi kaynaklarına son derece bağımlı hâlde kaldı. Ancak, GNSS sinyallerinin, son zamanlarda maruz kaldığı tehditlerdeki yoğun gelişmeler, silahlı kuvvetlerde bir takım haklı kaygılara sebep oldu. Su üstü muharip gemiler ve denizaltılarda kullanılan ve gittikçe daha da gelişen sensör ve silahların performansı, deniz harekâtlarının başarılı olmasında önemli bir faktör. Bu sensör ve silahların etkili bir performans sergilemesinde önemli bir unsur olan seyrüsefer bilgisi de giderek daha kritik hâle geliyor.

Bu gelişmeler; performans, güvenilirlik, sağlamlık ve kullanıma hazırlık açılarından, seyrüsefer bilgisi ile ilgili olarak, giderek daha kritik talepler ortaya koyuyor. Dahası, su üstü ve su altı alanlarındaki gereksinimlerin, özellikle düşman ortamlarda görev yapma söz konusu olduğunda, birbirine yakın hâle gelmesi yönünde, fark edilebilir bir eğilim var.

Astute sınıfı denizaltılardan HMS Ambush

 

Bu doğrultuda, iXblue NETANS DDU’ları, sadece ayrı ayrı sensörlerin topladığı verileri dağıtmakla kalmıyor; aynı zamanda, verileri analiz ediyor, korelasyonlar kuruyor, verileri doğruluyor, seçiyor ve eğer ihtiyaç duyulursa verilerin sağlığı ile ilgili uyarılar veriyor ve bazı veri kaynaklarını kullanmayı kesebiliyor. Böylece, en güncel ve eksiksiz birleştirilmiş veriyi, farklı sistemlere -en önemlisi Savaş Sistemi’ne– gerçek zamanlı olarak sunabiliyor. Yerleşik seyrüsefer algoritmaları, çevre koşulları ne olursa olsun, en tutarlı verilere (ataletsel, GNSS, manyetik, yeryüzü ya da deniz tabanı referansları, önceden alınmış kayıtlar vb.) dayanarak en güvenilir, tutarlı ve doğru bilgiyi verirler. NETANS’ın temel özellikleri arasında; verilerin sağlamlığını, bütünlüğünü ve geçerliliğini sağlamak için, dâhili yedeklilik yönetimi, çalışır hâldeyken değiştirme kabiliyeti ve sensörü otomatik tanıma özelliği bulunuyor. NETANS serisi DDU’ların kurulumu kolaydır; entegrasyon süreci basit önceden kaydedilmiş ayarlara indirgenmiştir; sezgisel bir arayüz ile kullanımı kolaydır; çok yönlü ve ölçeklenebilirdir. Guillaume Dandrieux, şu bilgileri veriyor: “NETANS, son 10 yılda, pek çok savaş gemisine kuruldu ve donanma kullanıcıları çok memnun kaldı. iXblue MARINS / NETANS paketi, entegre seyrüsefer sistemlerinin bel kemiği olarak, eşi benzeri görülmemiş bir kabiliyet seviyesi sunuyor.”

iXblue, sınıfının en iyisi olan seyrüsefer çözümünü kullanıma sunmak ve deniz harekâtlarında üstünlük sağlamak için, NETANS serisi ile bir kez daha seyrüsefer alanındaki uzmanlığının kapsamını genişletiyor.

343 toplam görüntüleme, 10 bugünkü görüntüleme