Söyleşi: ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu

26 Ocak 2018

 ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 154’üncü sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“Gemi sayısı ve proje bedeli bakımından, tek kontratla yapılmış, dünyanın en büyük kompozit gövdeli askeri gemi ihracat projesine, ARES imzasını attık.”

 

ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu’ndan; Katar Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaçları için yürütülen projenin Türkiye’deki askeri gemi inşa sektöründeki yeri, ARES Tersanesi’nin gelecek hedefleri ve Türkiye’de teklif vereceği ihaleler gibi konularda bilgi aldık.

 

Soldan sağa: Ahmet Arslan, Tümgeneral Saad Bin Jassim Al Khulaifi ve Kerim Kalafatoğlu

 

MSI Dergisi: Kerim Bey, en başa dönecek olursak; Katar’da, 3 farklı tipteki su üstü platformunun inşasını kapsayan bu ihaleyi, yarıştığınız 18 firmayı geride bırakarak kazandınız ve bu süreçte, dünyanın önde gelen firmaları ile rekabet ettiniz. Bu başarının ardındaki hikâyeyi sizden öğrenebilir miyiz?

Kerim KALAFATOĞLU: Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Katar ile ilişkilerimizin şu anki seviyede olmadığı, ilişkilerimizin daha yeni yeni güçlenmeye başladığı bir dönemde; tamamen teknik üstünlük ve fiyat avantajı ile dünyanın en büyük tersaneleri arasından sıyrılarak bu ihaleyi kazanmak, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bunun yanında ihaleyi kazanma hikâyemiz gayet basit. İlk olarak Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı ihtiyaçlarını iyi analiz edip en iyi teknik çözümü sunduk ve teknik olarak en yüksek puanı aldık. İkincisi, teknik olarak en iyi olmanızın ihaleyi kazanabilmek için tek başına yeterli olmadığını iyi bildiğimiz için, makul bir fiyat sunduk ve son olarak da kendimize ve üreteceğimiz botlara olan güvenimizin bir göstergesi olarak, botlarımıza 5 sene gövde garantisi verdik. İki sene garanti süresini bile fazla bulan üreticiler için, bunun ne anlam ifade ettiğini, sanırım çok iyi tahmin edebilirsiniz.

 

MSI Dergisi: Bu projenin, Türkiye’deki askeri gemi inşa sektöründe yeri nedir?

Kerim KALAFATOĞLU: Hepsi de kompozit gövdeli 17 geminin inşasını kapsayan bu projenin yaklaşık bedeli, 300 milyon dolar. Dolayısıyla gemi sayısı ve proje bedeli bakımından, tek kontratla yapılmış, dünyanın en büyük kompozit gövdeli askeri gemi ihracat projesine, ARES imzasını attık. Proje kapsamındaki botların inşasında kullanılan, epoksi reçineli full vakum infüzyon yöntemi ise havacılıkta, uçak üretimi için kullanılan bir yöntem ve bu teknik ile Türkiye’de hiçbir tersane tarafından, daha önce askeri gemi inşa edilmedi. Yine proje kapsamında inşa edilen ARES 150 HERCULES, dünyanın en hızlı karakol gemisi unvanına sahip. Ayrıca proje, Türkiye’deki askeri gemi inşa sektörü için, parmakla gösterilebilecek şekilde, sözleşme takviminden 1,5 sene erken tamamlanacak. Bu da genellikle geç teslimatlar ve cezai müeyyidelere alışkın bir sektör için, ulaşılması imkânsız görülen bir hedef.

 

ARES Tersanesi, Yeni Tesislerle Büyüyecek

MSI Dergisi: Bu proje ile birlikte çıtayı oldukça yüksek bir yere koydunuz. Hedefte bundan sonra ne var? Bu projeden sonra ARES Tersanesi’ni ve sektörü neler bekliyor?

Kerim KALAFATOĞLU: Başarılarımız ve hedeflerimiz ile birlikte, müşteri portföyümüz ve bizden beklentiler de büyüyor. ARES, şu anda, birkaç farklı ülkede, farklı tip projelerde, kısa listede yer alan tek Türk firması konumunda. Hâlihazırda Antalya Serbest Bölge’de bulunan, toplam 15.000 m² kapalı alana sahip 3 farklı üretim tesisimiz, yetersiz kalmaya başladı. 2018’in ilk çeyreğinde, yeni bir üretim tesisi daha kuracağız ve kapalı alanımızı, 25.000 m²’ye çıkaracağız. Bu yeni üretim tesisimiz, Türkiye’de örneği bulunmayan seri üretim hatları, tesis imkânları, kaynak ve montaj robotları ile donatılacak. 2018 yılının sonlarına doğru da artık bizden beklendiği şekilde, 100-120 metre uzunluğa sahip; açık deniz karakol gemisi, korvetler, hücumbotlar ve lojistik gemiler gibi, büyük tonajlı gemileri de inşa etmeye başlayacağız.

MSI Dergisi: Sözleşme takvimi 4,5 yıl olan bir projede, teslimat takviminiz 1,5 yıl önden gidiyor. Eğer ticari bir sır değilse bunu nasıl başardığınızı anlatır mısınız?

Kerim KALAFATOĞLU: ARES’in, inanmış ve çalışkan bir ekibi var. Alt yüklenicilerimizle birlikte, çalışan sayımız, 500’e yakın. Tüm ekibimiz, et ve tırnak gibi birbirine kenetlenmiş durumda. Üretimin, daima 2-3 gemi önünden giden bir lojistik ve tedarik zinciri yönetimimiz var. Yani sıradaki geminin üretimi başlamadan, yapısal malzemesi ve ekipmanları depomuzda hazır bekliyor. Tüm üretim sürecimiz, ERP programı üzerinden takip ediliyor. ERP programı üzerinden üretilen her iş için, adam x saat sayıları mantıklı bir şekilde belirlenmiş durumda ve titizlikle takip edilmekte. Daha önce de belirttiğim gibi, geç teslimatlara ve cezai müeyyidelere alışmış olan gemi inşa sektörüne, taze bir kan getirdiğimizi ve bu alanda bir mihenk taşı olduğumuzu düşünüyorum. Diğer taraftan, biz bu şeklide hızlı üretim yaparken bir yandan da Katar’da bulunan, tamamı emekli Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli olan 6 kişilik eğitim ekibimiz, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığının 275 personeline, 650 iş günü; yani yaklaşık 2,5 yıl süreli, dershane, liman ve seyir eğitimlerini veriyor. Bir yandan, botları, hızlı ve sorunsuz bir şekilde üretirken, diğer taraftan, botu kullanacak personeli de hem teknik hem de operasyonel olarak eğitiyoruz ve tüm bu süreci, 1,5 yıl önden ilerletiyoruz. Birbirinden bağımsız birçok etkene bağlı bu süreci, başarı ile yönetmeyi de yetkin ekibimizle başarıyoruz.

ARES 150 HERCULES’in toplam mürettebatı 28 kişi. Bunların 10’u subay ve astsubay, 18’i ise erbaş ve er.

 

ARES Tersanesi Beklentileri Aşıyor

MSI Dergisi: ARES 150 HERCULES’in, kendi sınıfındaki, dünyanın en hızlı gemisi olduğunu ifade ediyorsunuz. Geminin bunu nasıl başardığını anlatabilir misiniz?

Kerim KALAFATOĞLU: Evet, 48 metre boya sahip ARES 150 HERCULES açık deniz karakol gemimiz, saatte 37 deniz mili azami sürat ile sınıfında dünyanın en süratli gemisi olma unvanına sahip. Ancak, öncelikle bahsetmek istediğim bir konu var: Sözleşmede belirtilen hız isteri, saatte 30 deniz mili iken, sürati neden neredeyse %25 gibi bir oranda arttırma gayreti içinde olduğumuz. Bu gemiler, Arap Körfezi’nde, uzun menzilli karakol görevleri icra edecekler. Öncelikli görevleri de Katar karasularını ve münhasır ekonomik bölgelerinde bulunan, petrol ve doğal gaz platformları gibi kritik yapıları, olası konvansiyonel veya terörist saldırılara karşı müdafaa etmek, kaçakçılıkla mücadele etmek ve yasadışı insan trafiğini önlemek. Dolayısıyla seri bir şekilde intikal etme kabiliyetinin yanı sıra açık denizlerde ve ağır deniz koşullarında görevlerini kesintisiz icra etmek zorundalar. Bu görev yükünü, son kullanıcıyla birlikte, biz de üstlenmiş hissediyoruz. Bu nedenle Katar İçişleri Bakanlığına, hiçbir ilave maliyet getirmeksizin, asgari isteklerinin çok üzerinde bir sürat ve istenilenin 2 katı seyir siası -1600 deniz mili- sağladık.

Konunun teknik boyutuna geri gelecek olursak; geminin kabiliyetlerine kattığımız bu değerler, elbette ki bize, tasarımda ve ekipman maliyetlerinde, birtakım ilave yükler getirdi. Tekne formunu, hem yüksek sürate hem de ağır deniz şartlarına uygun hâle getirmek için, ciddi oranda mühendislik sarf ettik. Sürati arttırabilmek için, gemi ana tahrik sistemi konfigürasyonu seçiminde, çok titiz davrandık. Tasarım ve üretimde, kalite kontrol süreçlerimizi daha da detaylandırdık. Fakat tüm bu çalışmalara, ilave maliyetlere, yüzlerce test ve tecrübe süreçlerine değdi ve alnımızın akıyla rekor sahibi gemimizin teslimatını gerçekleştirdik.

 

İnsan Odaklı Çalışma

MSI Dergisi: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın da ifade ettiği gibi, botlarınız, savaş platformu kimliğini bir kenara koymadan, personel konforu açısından, mega yat sınıfındaki lüks gemilerle rekabet edebilecek özelliklere sahip. Bu durum için, “ARES Tersanesi, maliyetleri düşünmeksizin, personel konforuna büyük önem veriyor.” diyebilir miyiz? Değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Kerim KALAFATOĞLU: ARES, harp gemilerinden karakol botlarına, ambulans botlardan yangın söndürme gemilerine, yolcu gemilerinden yatlara kadar çok geniş bir ürün portföyüne sahip. Hepsi birbirinden çok farklı kabiliyetlere ve özelliklere haiz bu platformların ortak bir özelliği var. Mesleği, sınıfı, yaşı, cinsiyeti, kullandığı platformla yapacağı operasyon ne olursa olsun, bu gemilerde “insanların” görev alacağını ve yaşayacağını biliyoruz; onları önemsiyoruz. Biz, gemiciliğin ne denli meşakkatli bir meslek olduğunu, atalarımızdan ve hatta bizzat kendimizden biliriz. O gemilerde hayat geçirmenin, ne fedakârlıklar gerektirdiğinin bilincindeyiz.

Bu nedenle ARES, bugüne kadar ürettiği tüm çözümlerinde, operasyonel isteklerin en üst düzeyde karşılanmasının yanı sıra insan odaklı çalışmıştır. Bundan böyle de insan odaklı çalışmaya devam edecektir. Bu, özellikle askeri gemi inşa sektörüne, yine ARES’in kattığı bir yeniliktir. Her ne kadar evvelden, bilhassa rakiplerimizce eleştirilsek de ürettiğimiz platform bir harp gemisi de olsa içinde, aylarca ailesinden uzak bir şekilde denizlerde görev yapan insanları bir nebze olsun rahat ettirebilmek önemli. Teslimden yıllar sonra bile onlardan bu geri beslemeyi almak, bizim tasarım ve üretimde yüklendiğimiz ilave maliyetleri, manevi boyutta, onlarca misli kâra dönüştürüyor.

Tören sonrasında gemileri gezerek bilgi alanlar arasında, Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Serdar Demirel de vardı.

 

Başarının Ardındaki Sır: Takım Ruhu

MSI Dergisi: Bu kadar rekabetçi bir ihalede, bu kadar yoğun bir üretim takviminde, bu kadar kabiliyetli ve bu kadar konforlu gemileri, sorunsuz bir şekilde, hatta proje isterlerinin de üzerindeki standartlarda teslim ediyorsunuz. Bunun ardında yatan sır nedir?

Kerim KALAFATOĞLU: Dünya çapında gemi inşa sektörü incelendiğinde, hakikaten eşi benzerine rastlanamayacak bir iş başardık. 5 yıllık bir proje takvimine sahip 17 gemilik bir gemi inşa projesinde, teknik isterlerin çok üzerinde özelliklerde, en üstün üretim teknolojisine ve ekipman açısından üstün kabiliyetlere sahip botların seri teslimatlarını, sözleşme takviminin 1,5 yıl önünde tamamlama noktasına geldik. Elbette bir mucize başardık demiyoruz. Ancak, yapılamaz deneni yapmak, ARES’in mottosu oldu.

Bu başarıda, elbette ki üstün mühendislik, altyapı ve teknolojik kabiliyetlerimizin de etkisi var. Ancak bunlar, nihayetinde her işletmenin, parayla sahip olabileceği varlıklar. Evet, biz bu varlıklara sahibiz. Fakat tüm bunların ötesinde, bizim mükemmel bir takım ruhumuz var. ARES, odaklandığı hedef aynı olan bireylerden oluşan kocaman bir aile. Bu takım ruhu sayesinde, çok efektif bir proje planlaması, çok iyi tasarım, kaliteli üretim ve müşteri odaklı satış sonrası destek sağladık. Uyum ve huzur içinde çalışan ekibimiz sayesinde, sonuç, doğal olarak, en iyi ürünü, rekor seviyede bir teslim takvimiyle ve %100 müşteri memnuniyeti ile teslim etmek oldu.

 

MSI Dergisi: Katar için teslim ettiğiniz botlar, Türkiye’nin ihtiyaçlarına da hitap edebilir mi? Bu konuda açılmasını beklediğiniz bir ihale var mı? Daha genelinde, Türkiye’de teklif verdiğiniz ya da vereceğiniz ihaleler var mı?

Kerim KALAFATOĞLU: Katar için inşa ettiğimiz botlar, Katar İçişleri Bakanlığı ve Katar Sahil Güvenlik Komutanlığı yetkilileri ile birlikte müzakere edilerek, Katar’ın deniz şartlarına ve operasyonel ihtiyaçlarına özel tasarlandı. Fakat elbette ki aynı gövde formları, Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre optimize edilebilir, Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı (S.G.K.lığı) isteklerine uygun şekilde, sistem ve cihaz bazında uyarlamalar yapılabilir. Nihayetinde bu botlar, dizayn ve operasyonel anlamda, kendini her yönüyle ispatlamış platformlardır.

ARES 110 HERCULES, en üstteki açık güvertesinde bulunan konsollardan da idare edilebiliyor. ARES 150 HERCULES de aynı kabiliyete sahip.

 

S.G.K.lığının ihtiyaçları kapsamında, açılmasını beklediğimiz ihaleler mevcut. Bu konuda da ülkemizin menfaatlerini ön planda tutarak, dizayn ve inşa tecrübelerimizi S.G.K.lığı yetkilileri ile paylaşıyor; üretim altyapı ve imkanlarımızı yerinde incelemeleri için, her daim kapılarımızı kendilerine açık tutuyoruz. Hâlihazırda S.G.K.lığımızın öncelikli mücadele alanı olan, yasadışı göçmenliğin önlenmesi kapsamında, bot ihtiyaçlarının mevcut olduğunu biliyoruz. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda da Türkiye’nin denizlerine ve karasularına özel, yasadışı göçmenlik ile mücadelede kullanılmak üzere, özgün çözümler ürettik. Kısa süre içerisinde ve istendiği anda, S.G.K.lığımızın ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunacağız ve bu noktada en büyük önceliğimiz, her zaman olduğu gibi, hiç şüphesiz ülke menfaatlerimiz olacak.

Bununla birlikte, her platformda gururla ifade ettiğim üzere, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçlarına yönelik olarak, hücumbot filosunun modernizasyonu kapsamında, 2018 yılında, yurt içinde geliştirilerek temini planlanan, “Türk Tipi Hücumbot Projesinin” en güçlü adayı olduğumuzun altını, bir kez daha çizmek isterim.

 

ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu’na, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

2,059 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme