Söyleşi: ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özkol – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özkol

4 Haziran 2017

“ASELSAN’ın eriştiği teknolojik seviyeyi, IDEF vesilesiyle tüm dünyaya göstereceğiz.”

 

ASELSAN, IDEF fuarlarında, etkinliğin en geniş standında, hemen hemen tüm ürün ve çözümlerini sergileyerek tüm yeteneklerini gözler önüne seriyor. ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özkol’dan, bu kapsamlı katılımın arkasında yer alan stratejiyi ve çalışmaları dinledik. Ayrıca, kendisinden, ASELSAN’ın geleceği ile ilgili değerlendirmelerini aldık.

 

MSI Dergisi: İbrahim Bey, ASELSAN, bugün, Türkiye’nin en büyük savunma şirketi. Öncelikle sayısal verilerden de bahsederek, ASELSAN’ın bugün hangi seviyeye ulaştığını anlatır mısınız?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, 5 temel faaliyet alanında kurulmuş Sektör Başkanlıkları altında operasyonlarını sürdürüyor. Bu alanlar; Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri; Savunma Sistem Teknolojileri; Mikro Elektronik, Güdüm ve Elektro-Optik; Radar ve Elektronik Harp Sistemleri ile askeri teknolojilerde edindiğimiz tecrübeyi savunma dışı alanlara da aktarma amacıyla 2014 yılında kurulmuş olan Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri.

Mayıs ayı itibarıyla ASELSAN çatısı altında, 5.200 çalışan görev alıyor. ASELSAN’ın en değerli varlığı, yetişmiş insan gücüdür. ASELSAN, her geçen yıl yükselen hedeflerine ulaşmak için, yüksek nitelikli çalışanları bünyesine katıyor; sürdürülebilir başarı için çalışan memnuniyetini sürekli takip ediyor ve üretilen değerin, ancak sahip olduğu insan kaynağı ile mümkün olduğunun bilinciyle çalışmalarını sürdürüyor.

Şirketimiz hisse senedi, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, 2016 yılında da Borsa İstanbul’da işlem gören diğer hisse senetlerinden pozitif ayrışmayı başardı. BIST-100 Endeksi, yıl boyunca yatırımcılarına %9 seviyesinde kazandırırken, ASELSAN hisse senedi, yatırımcılarına, yaklaşık %51 getiri sağladı.

2016 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi satışlarımızda büyümeyi sürdürmenin gururunu yaşadık. Ciromuz, bir önceki yıla kıyasla %36 büyüyerek 3,8 milyar liraya ulaştı. Önümüzdeki yıllarda teslimatları yapılmak üzere sözleşmeye bağlanan bakiye siparişlerimiz, 2016 sonu itibarıyla 23 milyar lira büyüklüğe erişti. 2017 yılında da teslimatlarımız hız kesmeden devam edecek.

 

MSI Dergisi: Sektörün amiral gemisi olarak, ASELSAN’ın, IDEF’17 kapsamındaki en önemli gündem maddesi ne olacak? IDEF ile ilgili değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: IDEF, dünyanın önemli savunma fuarları arasında. En yeni ürün ve sistemlerimizle katılımcıların karşısına çıkacağız. Elbette her IDEF’te olduğu gibi, bu fuarda da bazı ürünlerimiz ilk kez görücüye çıkıyor. Burada üzerinde durduğumuz en önemli gündem maddesi, tüm halkımızın gurur duyduğu milli ve yerli çözümleri sergilemek olacak.

ASELSAN, IDEF’te, fuarın en büyük sergileme alanı ile ziyaretçilerini karşılayacak. 4.161 m² kapalı ve 740 m² açık olmak üzere, toplam 4.901 m² sergileme alanı, bugüne kadar gerçekleştirilen IDEF fuarları içerisinde en büyük stant olma özelliğine sahip.

ASELSAN, fuarın gerçekleştiği TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nin, 12’nci salonunda yer alan standında; deniz sistemleri, hava sistemleri, hava savunma sistemleri, sınır-sahil güvenlik sistemleri, haberleşme sistemleri, elektronik harp sistemleri, elektro-optik sistemler ve silah sistemleri senaryo merkezlerinde, toplam 300’e yakın ürün ve sistemini tanıtacak.

 

MSI Dergisi: ASELSAN’ın yurt içinde çeşitli ortaklıkları mevcut. Bu ortaklıkların faaliyetlerinin güncel durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: Kritik teknolojileri en kısa sürede kazanmak ve yurt içinde kazanılmış olan teknolojilerden azami ölçüde faydalanmak için, yurt içi iştiraklere özel önem gösteriyoruz. Özel ihtisas alanlarında faaliyet gösteren şirketlerimiz, teknolojinin tabana yayılması açısından başarılı örnekler arasında sıralanabilir.

İstanbul’da, İTÜ Teknopark’ta yerleşik ve %85 pay oranı ASELSAN’a ve %15’i İTÜ ETA Vakfına ait olan iştirakimiz Mikroelektronik Ltd. Şti., öncelikli olarak ASELSAN için gerekli olan çiplerin (tümdevre) tasarımı ve üretimi konusunda faaliyetlerini sürdürüyor.

ASELSANNet, trunk telsiz işletmeciliği ve profesyonel telsiz satışları konusunda, sektöründe edindiği yeri güçlendirerek pazar payını büyütmeyi başardı. Ayrıca, Türkiye’de artan ulaşım ağlarıyla birlikte ASELSANNet, otoyol ücret toplama sistemleri, montajı ve bakım-onarım hizmetleri alanında da önemli bir yer edindi.

Ankara’da yerleşik bir diğer iştirakimiz ise ASELSAN Bilkent Mikro Nano Teknolojileri A.Ş. GaN temelli mikro ve nano boyutlu entegre devreler üretmek üzere kurulan firma, GaN transistörlerin ve entegre devrelerin üretimine yönelik ilk sözleşmesini, Aralık ayında imzaladı.

Sivas’ta yerleşik iştirakimiz ​​ASELSAN Hassas Optik (ASELSAN Sivas) şirketinin %50’si ASELSAN’a, %50’si ise Sivas Optik Malzemeleri A.Ş.ye ait. ASELSAN Hassas Optik, Sivas Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyetlerine başladı. ASELSAN tarafından tasarlanan; silah üstü dürbün nişangâhları, görüntü yoğunlaştırıcılı gece görüş cihazları gibi elektro-optik cihazların üretimi, Sivas’ta gerçekleştiriliyor.

 

MSI Dergisi: ASELSAN’ın, bir dizi ülkede de ortak girişim şirketleri bulunuyor. Bu şirketler ve faaliyetlerinin güncel durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, küresel pazarlarda değer yaratmayı sürdürüyor. Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kazakistan, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki iştiraklerimizin başarısı ve büyümesi, kısa ve orta vadede, ASELSAN başarısına olumlu katkı sağlarken; uzun vadede, bulundukları coğrafyalardaki yerel savunma sanayisinin de gelişmesine katkı sağlayacak.

ASELSAN Bakü Şirketi, askeri ve sivil haberleşme cihazlarının; tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetleri konularında çalışmak üzere, ASELSAN’ın %100 iştiraki ile 1998 yılında kuruldu.

IGG ASELSAN Integrated Systems LLC, ASELSAN ürünlerinin, BAE’de üretilmesi ve başta BAE olmak üzere, Körfez ülkelerinde satışı ve satış sonrası teknik desteğin sağlanması amacıyla ASELSAN’ın %49 ve IGG’nin %51 iştirak oranıyla 2011 yılında kuruldu.

Kazakhstan ASELSAN Engineering LLP (KAE), Kazakistan’ın askeri ve sivil ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak, elektronik cihaz ve sistemlerin üretilmesi ve geliştirilmesi amacıyla ASELSAN’ın %49, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın %1 ve Kazakhstan Engineering’in %50 iştirak oranlarıyla, 2011 yılında kuruldu.

ASELSAN Middle East Private Shareholding Company Limited (AME), Ürdün Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak; gece görüş ve termal görüntüleme cihazlarının tasarımı, üretimi, geliştirilmesi ve pazarlanması amacıyla ASELSAN’ın %49 ve KADDB Investment Group’un %51 iştirak oranlarıyla 2012 yılında kuruldu.

En yeni iştiraklerimizden olan ve Suudi Arabistan’da radar, elektronik harp ve elektro optik sistemlerinin üretim, satış ve pazarlaması alanında faaliyet gösteren SADEC (Saudi Defence Electronics Company)’in kuruluş tescil işlemleri ise geçtiğimiz Aralık ayında tamamlandı.

ASELSAN’ın Güney Afrika’da bulunan şubesi de ASELSAN’ın tasarım ve satış faaliyetlerine katkı sağlıyor.

İştiraklerimiz, bulundukları pazarlarda, ASELSAN’ın; teknoloji kabiliyetlerini, marka değerini ve yerel ortaklarının desteğini birleştirerek büyüme yolunda sağlam adımlar atıyorlar.

 

MSI Dergisi: ASELSAN’ın ortak girişim şirketi kurma stratejisi devam ediyor mu? Sırada hangi ülke var? Yurt içinde ya da yurt dışında şirket satın alma ya da yeni ortaklık kurma gündeminizde mi?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: 2017 yılında ve devam eden dönemlerde, ASELSAN’ın yurt dışı iştiraklerinin, hem ülkemiz hem ASELSAN hem de bulundukları ülkeler için katma değer yaratma yetenekleri ve kabiliyetleri artarak devam edecek.

Malezya’da da bu yıl içerisinde, ASELSAN Malaysia adı altında şirketleşme çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca Katar için de benzer ortaklık modelleri gündemimizde bulunuyor.

Bunun dışında, ASELSAN, yurt içerisinde de kritik teknolojilerde savunma sanayisi ekosisteminin gelişmesine katkıda bulunmak, yetenek ve birikimini ülke içine yaymak ve savunma sanayisi kümelenmelerini güçlendirmek amacıyla ortaklık kurma çalışmalarına devam ediyor.

ASELSAN, inorganik büyüme amaçlı şirket satın alımı gerçekleştirmek yerine, kritik teknolojilerde kendisine ivme kazandıracak ve yüksek katma değer üreten firmaları bünyesine katma amacı taşıyor. Bu doğrultuda, şirketimiz bünyesinde, aktif bir Birleşme ve Satın Almalar birimi de faaliyet gösteriyor.

 

Uzun Vadeli Hedef: %50 İhracat

MSI Dergisi: ASELSAN’ın ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: Savunma firmaları, büyümek için, doğal olarak ihracata önem vermek zorundalar. Şirketimizin ihracatını kademeli olarak yukarıya çıkarmayı; uzun vadede, satışlarımızın yarısını ihracattan karşılamayı hedefliyoruz.

ASELSAN, dost ülke silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için, yoğun bir ihracat faaliyeti yürütüyor. Geniş ürün portföyüne sahip olmanın getirdiği avantajla, özellikle son yıllarda, uluslararası ihalelerde başarılar elde eden ASELSAN’ın ihracat portföyüne, her sene yeni ülkeler ekleniyor. Bugüne kadar, 5 kıtada; 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. 2016 yılında, rekor seviyede yurt dışı sipariş aldık. Hâlihazırda Suudi Arabistan, Pakistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Ürdün’de ihracat faaliyetlerimizi yoğunlaştırmış durumdayız.

 

MSI Dergisi: ASELSAN, Türkiye’nin Ar-Ge harcamasının kayda değer bir kısmını gerçekleştiriyor. Ar-Ge çalışmalarınızın somut çıktılarını nasıl sıralarsınız?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN’ın 1975 yılındaki kuruluş amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin ihtiyaçlarını; yerli imkânlarla, dışa bağımlılığı en aza indirecek şekilde karşılamaktır. Bu misyondan hareketle, haberleşme alanında başladığımız Ar-Ge faaliyetlerimiz, bugün, 15’in üzerinde farklı faaliyet alanında ürünler ve sistemler geliştirmeye kadar uzandı.

Dünyanın önde gelen savunma şirketleri arasında 58’inci sıraya kadar yükselerek ve kaydettiğimiz ihracat başarılarıyla ülke ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Bunu, Ar-Ge çalışmaları ile kendi özgün çözümlerini geliştirmemiz sayesinde gerçekleştirdik. Sözleşmeli projelerimiz ile yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarının yanı sıra her yıl, ciromuzun, ortalama %7’sini, öz kaynaklı Ar-Ge projelerine ayırarak, rekabetçi büyümemizi sürekli kılmayı hedefliyoruz.

ASELSAN’da Ar-Ge faaliyetleri, teknoloji yol haritaları ve yerlileştirme planlarının hazırlanması, güncellenmesi ve takibi, Ar-Ge merkezlerinin ilgili kurum ve kuruluşlarla ilişkilerinin yürütülmesi ve kazanılması veya terk edilmesi gereken teknolojilerin belirlenmesi şeklinde, bütünsel olarak sürdürülüyor. Açık inovasyon ortamının yaratılmasına ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik, yurt içi ve yurt dışı araştırma merkezleri, enstitüler, sanayi firmaları ve üniversiteler ile kalıcı ve verimli iş birlikleri tesis ediliyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı 6 Ar-Ge merkezimizde, 2.600’ün üzerinde Ar-Ge personelimiz, yenilikçi ve özgün ürünler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Ar-Ge alanındaki çalışmalarımızın somut çıktıları; radar, elektronik harp, haberleşme, uydu-uzay, silah sistemleri, deniz sistemleri, hava savunma sistemleri, elektro-optik, aviyonik, insansız sistemler, güvenlik, enerji, sağlık ve ulaşım alanlarda, ürün ve sisteme dönüşmüş olarak görev yapıyorlar.

 

Projeler İlerliyor

MSI Dergisi: Türkiye, önümüzdeki dönemde, bir dizi önemli ve prestijli proje yürütecek. ASELSAN, bu projelerde hangi rolleri üstlenmek, hangi sistem ve alt sistemleri sağlamak istiyor?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: HİSAR-A ve HİSAR-O olarak isimlendirdiğimiz Alçak ve Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemleri, az sayıda ülkenin sahip olduğu ve karmaşıklık düzeyi yüksek pek çok kritik teknolojiyi barındıran, “sistemler sistemi” diye adlandırdığımız sistemlerdir. ASELSAN’ın hava savunma alanında kazandığı birikim ve teknolojik altyapının hayata geçirildiği HİSAR projelerinde; radar, E/O algılayıcılar, komuta kontrol, haberleşme, atış kontrol ve füze arayıcı başlığı ile veri bağı, alt sistem bazında, ASELSAN tarafından, milli olarak geliştiriliyor. Ayrıca, bu ve diğer bileşenlerin bir arada, entegre bir hava savunma sistemi çatısı altında etkin olarak görevini icra etmesi de projede ana yüklenici pozisyonuna sahip ASELSAN tarafından sağlanıyor. Projede kritik bir bileşen olan füzeyi ise çözüm ortağımız ROKETSAN geliştiriyor.

HİSAR projeleri kapsamında, geçen yıl, önemli kilometre taşlarından olan; dik atış, ara safha güdüm ve fırlatma sistemi entegrasyon faaliyetlerini gerçekleştirdik. Projelerdeki tasarım safhası tamamlandı, prototip sistemler üretildi ve test safhasına başladık. HİSAR-A’nın alt sistem doğrulama testleri, büyük ölçüde tamamlandı; sistem seviyesi test faaliyetleri devam ediyor. HİSAR-O’nun alt sistem doğrulama testlerini ise bu yılın ikinci yarısında tamamlayacağız. Yine bu yıl içerisinde, sistem seviyesi atışlı testler gerçekleştireceğiz.

Çok sayıda alt sistemi barındıran karmaşık ürünlerin geliştirildiği KORKUT, AİC ve HİSAR-A/O projelerinde, ASELSAN’ın yanı sıra MKEK, ROKETSAN ve FNSS gibi kurum ve kuruluşlar da önemli görevler üstlendi. Bunların yanı sıra büyük, orta ve küçük ölçekli 100’ün üzerinde alt yüklenici de projelere katkı sağladı. Bunca paydaşın bir arada yer aldığı projelerin yönetimi, gerek ASELSAN’a gerek Türk savunma sanayisine çok şey kazandırdı. Hava savunma alanında, önümüzdeki dönemde, daha da büyük ölçekli projeleri yönetmeye ve başarılı şekilde sonuçlandırmaya hazırız.

ASELSAN’ın, sahada başarıyla görev yapan ve kendini kanıtlamış özgün aviyonik sistemleri, hâlen 500 adetten fazla hava aracı üzerinde, operasyonel koşullar altında kullanılıyor. ASELSAN’ın, yazılım ve donanım geliştirme, sistem mühendisliği, test ve doğrulama süreçleri, askeri ve sivil havacılık standartlarının tanımladığı, en üst seviye emniyet gereksinimlerini karşılıyor.

ASELSAN, bu bilgi birikimi ile Milli Muharip Uçak (TF-X) projesi kapsamında, uçuş ve görev yönetim fonksiyonlarını gerçekleştiren, tüm aviyonik sistemlerin özgün olarak geliştirilmesine ve bu sistemlerin, aviyonik entegrasyonu için verilecek tüm görevlere hazır.

ASELSAN, ayrıca çeşitli sensör teknolojileri alanında sahip olduğu bilgi birikimi sayesinde, TF-X için büyük önem arz eden ve kritik teknolojiler olması sebebiyle dünya çapında sayılı firma tarafından geliştirilen; Burun Radarı, Kızıl Ötesi Arama Takip Sistemi, Elektro-Optik Hedefleme Sistemi, Kızıl Ötesi Füze İkaz Sistemi ve Elektronik Karşı Tedbir Sistemi’nin de özgün olarak geliştirilmesi konusunda görev almaya hazır. Söz konusu projelerin hayata geçirilmesiyle ASELSAN, aviyonik sistemler ve yenilikçi kokpit çözümleri ile bu alanda dünya pazarında söz sahibi firmalar arasındaki konumunu güçlendirecek.

Türkiye’nin ilk milli helikopter geliştirme projesi olan Özgün Helikopter Programı kapsamında, özgün olarak tasarlanıp geliştirilecek askeri ve sivil hafif sınıf prototip helikopterlere yönelik aviyonik ekipman geliştirilmesini, askeri ve sivil sertifikasyonunu ve aviyonik sistem entegrasyonunu içeren sözleşme, TUSAŞ ve ASELSAN arasında, 31 Temmuz 2015 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmişti.

Türkiye’nin, hem sivil hem de askeri pazardaki dışa bağımlılığını azaltmak adına çok önemli olan bu program kapsamında, aviyonik sistemlerin tasarımından ve entegrasyonundan ASELSAN sorumlu. ASELSAN, proje kapsamında, dünya pazarındaki, mevcut ve geliştirilmekte olan helikopter platformları ile rekabet edebilecek, yenilikçi bir kokpit tasarımını, tamamen milli imkanlar ile gerçekleştiriyor. Hâlihazırda mevcut hava platformlarında faal olarak kullanılan ASELSAN ürünü diğer aviyonik ekipmanlar da helikoptere entegre edilecek.

ASELSAN, bu proje kapsamında geliştireceği, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) sivil havacılık standartlarına tamamen uyumlu Uçuş Yönetim Sistemi Yazılımı sayesinde, Özgün Helikopter’in, hem sivil hem de askeri konfigürasyonunun dünya üzerindeki tüm sivil hava sahalarında, RNP 0.3 (Required Navigation Performance 0.3) seviyesine kadar, Performansa Dayalı Seyrüsefer (Performance Based Navigation) yapabilmesine olanak sağlayacak.

Milli imkanlar ile geliştirilen ve sivil havacılık standartlarına ve sertifikasyonuna uygun özgün kokpit donanımı ve uçuş yönetim sistemi, temel uçuş ekranı, sayısal harita gibi yazılımlar sayesinde, yeni projeler kapsamında, hem döner kanatlı hem de sabit kanatlı platformlara bu çözümün hızlıca entegre edilmesi ve bu sayede, pilotların, en kısa eğitim süreciyle yeni platformlara uyum sağlamaları da hedefleniyor.

ASELSAN tarafından geliştirilen sivil sertifiye kokpit ile Türkiye, ilk kez, sivil aviyonik kokpit tasarımı alanında, dünya pazarına adım atmış olacak.

Projede gelinen safha itibarıyla Kritik Tasarım Gözden Geçirme fazı tamamlandı ve prototip ürün teslimatlarına başlandı.

Hâlihazırda devam eden ÇAFRAD Faz-1 Projesi kapsamında, TF-2000 Hava Savunma Harbi Fırkateyni’nde kullanılacak; dönmeyen tipte, çok yüzlü çok fonksiyonlu radar ile dönmeyen tipte, çok yüzlü aydınlatma radarının ölçekli konfigürasyonları ve aktif dönmeyen tipte IFF anten alt sistemi geliştirme çalışmaları devam ediyor. Sistemin, 2018 yılı içinde kabulleri tamamlanarak teslim edilmesi planlanıyor. TF-2000 konfigürasyonunda kullanılacak uzun menzilli radar çalışmaları da ASELSAN bünyesinde devam ediyor.

ÇAFRAD, katı hâl gönderme ve alma modülleri, gelişmiş sayısal işaret işleme mimarisi, darbe sıkıştırma özelliği, çoklu hedef takibi, elektronik huzme stabilizasyonu, kısa reaksiyon süresi ve gelişmiş elektronik korunma teknikleri sayesinde, özgün çözümü son teknoloji ile buluşturuyor.

ÇAFRAD içindeki radar sistemleri, platformlara ayrı ayrı entegre edilebilir özellikte ve hep birlikte iken uzun menzilli hava resminin detaylı olarak oluşturulmasına ve eş zamanlı olarak birçok görevin icrasına imkân sağlıyor.

ÇAFRAD unsurları, Elektronik Harp Suiti, Seyir/LPI Radarlar ve Aktif Muhabere Antenleri ile birlikte, platformlarda tek direk yapısına entegre edilebildiği gibi, dağıtık olarak da konumlandırılabiliyor.

Türkiye’nin ilk milli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT-6A uydusunda yer alacak olan Ku-Bant ve X-Bant Uydu Haberleşme Görev Yükleri, ASELSAN tarafından özgün olarak geliştiriliyor. Görev yüklerinin sistem tasarımı, üretim, montaj ve entegrasyonu, işlevsel ve çevresel testleri, yörünge testleri ve kritik bazı görev yükü ekipmanlarının tasarımı, ASELSAN tarafından gerçekleştiriliyor. ASELSAN tarafından, TÜRKSAT-6A uydusunda kullanılmak üzere geliştirilen görev yükü ekipmanları; Görev Yükü Arayüz Birimi (PIU), X-Bant Frekans Aşağı Çevirici (DOCON), Ku-Bant Almaç (Receiver), Ku-Bant Kanal Ayrımı Birimi (INET), Ku-Bant Kanal Birleştirme Birimi (ONET) ve Ku-Bant Türkiye Reflektör Anteni’dir. Projede, kalifikasyon modeline yönelik çalışmalara devam ediliyor. Görev yükü ve görev yükü ekipmanlarına ait kalifikasyon testlerinin, 2018 yılında tamamlanması ve bunların, 2019 yılında TÜRKSAT-6A uydusu ile GEO yörüngeye gönderilmesi planlanıyor.

TUSAŞ ile ASELSAN arasında imzalanan sözleşme kapsamında, Hava Kuvvetleri Komutanlığının askeri ihtiyaçlarını karşılamak üzere, özgün bir Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) Uydusu’nun geliştirilmesi için gerekli olan ön tasarım faaliyetleri yürütüldü. Proje kapsamında; SAR Görev Yükü Alt Sistemi, Haberleşme Alt Sistemi ve Sabit/Mobil Yer İstasyonlarının geliştirilmesi ASELSAN tarafından gerçekleştiriliyor. 2016 yılı sonu itibarıyla projenin Ön Tasarım Gözden Geçirme Aşaması, proje takvimine uygun olarak başarıyla tamamlandı. Projenin fırlatma aşamasına kadar olan süreçlerini kapsayan Aşama-II’ye yönelik görüşmelere, tedarik makamı ile devam ediliyor.

TÜBİTAK 1007 destekli İşlemsel EHF Uydu Aktarıcısı ve Test Ortamı Geliştirilmesi (UYAK) Projesi kapsamında, Yer Sabit Yörünge (Geosynchronous Orbit / GEO) yörünge uzay şartlarına uygun, yüksek frekansa sahip mikrodalga modüller, faz dizili anten yapıları (reflektör ve besleme dizileri), sayısal kontrol birimleri, soğutma yapıları ve temelbant alt sisteminin milli olarak geliştirilmesi ve üretilmesine yönelik kabiliyetler ve test alt yapıları kazanıldı. Projenin bir sonraki aşaması için, kullanıcı ve tedarik makamları ile çalışmalara devam ediliyor.

X-Band Uydu Muhabere Sistemi Projesi kapsamında, çeşitli platformlarda, 118 adet yer terminali ve bunların kontrolüne yönelik, ana ve yedek kontrol merkezleri bulunuyor. Tamamen milli olarak yerli alt yüklenici firmalarla geliştirilen birimlerin kullanılacağı projede; tasarım, üretim, entegrasyon ve test çalışmalarına devam ediliyor. Bu terminallerin teslimatlarına, 2018 yılından itibaren başlanacak ve sistem, TSK kullanımına sunulacaktır.

Ku-Bant Uydu Muhabere Sistemi Projesi kapsamında, çeşitli platformlar için, 315 adet uydu yer terminali ve bunların kontrolüne yönelik, ana ve yedek kontrol merkezleri bulunuyor. TSK için güvenli bir haberleşme altyapısı ile birlikte sunulan; 280 adet Ku-Bant uydu haberleşme terminali ve ana uydu haberleşme kontrol merkezinin teslimatları tamamlandı ve TSK’nın kullanımına sunuldu.

 

MSI Dergisi: ASELSAN, çok sayıda başka proje yürütüyor olsa da son dönemde kamuoyunun en çok dikkatini çeken konular arasında, elektromanyetik raylı top silahı geliyor. ASELSAN’ın bu konudaki teknoloji geliştirme çalışmaları ve hâlihazırda ortaya çıkan silah sistemleri hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: Elektromanyetik fırlatma (EMF) teknolojilerinin kazanılmasına yönelik çalışmalar, ASELSAN tarafından, 2014 yılından bu yana sürdürülüyor. Bu alanda yürütülen çalışmaların ilk çıktısı olan Elektromanyetik Top Sistemi’nin geliştirilmesi konusunda, ilk sonuçlar alındı. 26-29 Aralık 2016 tarihleri arasında yapılan atışlı testlerde elde edilen başarılı sonuçlar ile bu alandaki iddiasını ortaya koyan ASELSAN, çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

ASELSAN, EMF alanında kritik teknolojilerin adım adım kazanılması, teknolojik hâkimiyetin sağlanması ve bu teknolojinin ülkede uygulanabilir hâle getirilmesi için çalışıyor. ASELSAN, ilerleyen dönemde, bu alanda geliştireceği ürünler ile dünyanın önde gelen üreticilerinden birisi hâline gelmeyi hedefliyor.

Bugüne kadar, büyük ölçekli geliştirme projelerinin üstesinden başarıyla gelmiş olan ASELSAN, TSK’nın yeteneklerini büyük oranda geliştirecek olan Elektromanyetik Top Sistemlerinin de ülkemizde üretilerek kullanıma alınması hedefiyle çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

 

Ekosistem, Sivil Projelerle Genişliyor

MSI Dergisi: ASELSAN, sivil sektöre yönelik faaliyetlerini, UGES Sektör Başkanlığının kurulması ile üst seviyelere taşıdı. Bu alandaki çalışmalarınızın güncel durumu hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, kurulduğu tarihten itibaren, savunma elektroniğinde ürün ve sistem çözümleri geliştirmeye odaklandı. Geçtiğimiz yıllar içinde, savunma elektroniğinin kritik teknoloji alanları olan; haberleşme, elektronik harp, radar, elektro optik, aviyonik, komuta kontrol, ateş destek, hava savunma, silah sistemleri, deniz sistemleri, su altı akustik harbi konularında ürün ve sistemler geliştirdi, üretti ve kullanıcıların hizmetine sundu.

2014 yılından beri, bu alanlarda oluşturulan birikimler kullanılarak; ulaşım, güvenlik, enerji, trafik, ileri tarım ve sağlık teknolojilerinde yeni projeler başlatıldı. Edinilen tecrübeyle;

  • Elektrikli ve raylı ulaşım sistemlerinin çekiş sistemleri,
  • Platform kontrol bilgisayarları,
  • Enerji ve güç yönetim sistemleri,
  • Güneş ve rüzgâr enerjisi üreten sistemlerin güç ve kontrol sistemleri,
  • Otoyolların akıllı ücret toplama sistemleri,
  • Akıllı plaka tanıma sistemleri,
  • Kent güvenlik sistemleri,
  • İnsansız tarım sistemleri,
  • Sağlık teknolojilerinde mobil dijital X-ray görüntüleme cihazı,
  • Manyetik rezonans görüntüleme cihazı ve
  • Tıbbi cihazların teknoloji transferi ile yerli üretimi konularında proje, ürün ve sistemler geliştiriliyor.

Başlatılan çalışmalarda kullanılan proje modeli ile yurt içi ekosistemin geliştirilmesi de hedefleniyor. Bu sayede, ASELSAN’ın, savunma alanı dışındaki satışları da artacak. Bu artış, beraberinde, birlikte çalışılan ve hâlen 1.000 civarında olan yerli alt yüklenici ve KOBİ sayısının da çoğalmasını sağlayacak.

 

MSI Dergisi: ASELSAN, aynı zamanda, önemli bir çözüm ortağı ve alt yüklenici ekosistemine sahip. ASELSAN’ın, bugün geldiği noktada, çözüm ortakları ve alt yüklenicilerle çalışma anlayışı hakkında neler söylemek istersiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, Türkiye’nin, ekonomik ve sosyal gelişim hedeflerine ulaşmasında, ciddi bir rol üstlendi ve sürdürülebilir büyüme anlayışını, şirket vizyonu olarak benimsedi. Bu yönde, üniversitelerimiz, araştırma kurum ve kuruluşlarımız, ilgili bölgesel kuruluşlarımız ve savunma sanayisi ekosisteminde yer alan KOBİ’lerimiz ile bir bütün olarak hareket ediyoruz. Sürdürülebilir büyüme yolunda, yurt içi tedarikçilerin payı arttıkça, milli kalkınmaya destek de artıyor. Bu kapsamda, alt yüklenici ekosisteminin, özellikle KOBİ niteliğindeki firmalardan oluşmasına önem veriyoruz. Son 8 yıldaki yurt içi siparişlerimize bakıldığı zaman; KOBİ niteliğindeki firmalara verilen siparişlerin 8 kat arttığı; 2016 yılına bakıldığında ise yurt içine verilen siparişlerin %90’ının, KOBİ niteliğindeki firmalara ait olduğu görülüyor.

ASELSAN, tedarikçilerini geliştirme konusunda birçok imkân sağlayarak; kendi yüksek üretim standartlarının anlaşılması, savunma sanayisi isterlerinin öğrenilmesi ve bu şekilde kaliteli üretim için amaç birliği sağlanması yönünde çalışıyor.

Tedarikçilerimize sağladığımız imkânlar söyle sıralanabilir:

  • Şu ana kadar, 26.000 saatin üzerinde verilmiş olan mesleki eğitimler ve işbaşı eğitimleri gibi, tedarikçilerin alması zorunlu eğitimlerin ücretsiz olarak sağlanması,
  • Tedarikçilere ekipman aktarımı ve özel ekipmanların tedarikçilerle paylaşması,
  • Tedarikçilere, çalıştıkları alanlarda veya yatırım yapmak istedikleri alanlarla ilgili olarak teknik danışmanlık yapılması,
  • Tedarikçi Finansman Modeli sayesinde, ASELSAN sipariş emri ile tedarikçilerin, herhangi farklı bir teminat göstermeden, anlaşmalı bankalardan, açık sipariş emirleri tutarında kredi kullanabilmesi,
  • Tedarikçilerle birlikte, düzenli olarak çalıştaylar, seminerler gibi ortak faaliyetlerin yürütülmesi ve
  • Ülkemizde önemi gittikçe artan kümelerle ortak çalışmalar yürütülerek yerlileştirme çalışmalarına katkı sağlanması.

 

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönem için, çözüm ortaklarınıza ve alt yüklenicilerinize hangi mesajları vermek istersiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, yürüttüğü teknoloji geliştirme çalışmaları sonucunda, her türlü kara, hava, deniz, uzay aracına cihaz ve sistem tasarlayıp üreten; bu cihaz ve sistemleri, her türlü platforma entegre edebilen bir teknoloji firması hâline geldi. ASELSAN, geliştirdiği teknolojilerin, savunma sanayisi dışında kullanımı için de çalışıyor. Bu doğrultuda; ulaşım, enerji, güvenlik ve sağlık sektörlerine yönelik, ileri teknoloji çözümler için çalışmalara devam ediyor.

ASELSAN’ın mevcutta gelmiş olduğu noktadan daha da ileriye gidebilmesi, yerli tedarikçilerinin katkısıyla mümkün olacak. Bu kapsamda ASELSAN, yerlileştirme faaliyetlerini sürdürürken, son dönemlerde, sayıları ve önemleri hızla artan kümelenmelerle de yakın çalışmaya özen gösteriyor. SAHA İstanbul Savunma ve Havacılık Kümelenmesi, OSSA (Ostim Savunma ve Havacılık Kümelenmesi), TSSK (Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi), ESAC (Eskişehir Savunma ve Havacılık Kümelenmesi) ve HUKD (İzmir Havacılık ve Uzay Kümelenmesi) gibi birçok kümelenme organizasyonu ile çalışmalarımız sürüyor. Örnek vermek gerekirse SAHA İstanbul ile yerlileştirme çalışmalarına yönelik olarak; kümeye üye olan tedarikçilerin yetkinliklerinin değerlendirilmesi, ASELSAN’da yerlileştirilecek ürünlerin belirlenerek ilgili tedarikçilerin yetkinlikleri ile uyumlu olanlarının belirlenmesi ve ardından, ilgili tedarikçilerle teknik konuların görüşülmeye başlanması yönünde faaliyetler yürütülüyor.

Bu çalışmaların artmasını, önümüzdeki yıllarda, ülkemizin, başta savunma ve güvenlik olmak üzere, teknolojik ihtiyaçlarına cevap vermesini, alt yüklenici ekosistemini ve dolayısı ile kazancını yurt çapına yaymasını; dünya çapında rekabetçi bir şirket olma hedefimizin gerekleri olarak değerlendiriyoruz.

 

MSI Dergisi: 5 yıl sonra nasıl bir ASELSAN’ı hedefliyorsunuz? Ciro, ihracat, Ar-Ge harcaması gibi belli başlı parametrelerdeki hedeflerinizi de okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: Geldiğimiz yer, bizim için gurur verici olsa da yapılması gereken çok fazla şey olduğunun bilincindeyiz. Birkaç ayrı perspektifte cevap vermek gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle ekosistemimizin gelişmesini, güçlenmesini sağlamaya devam ederken; yurt geneline de yayılmasına katkı sağlamak istiyoruz. Bunun ülke ekonomisine olan katkısının yanı sıra savunma açısından da bir değeri olduğunu düşünüyoruz.

Tüm dünyada olduğu gibi, yurdumuzda da konvansiyonel savunma sistemlerinden, asimetrik tehditlere karşı geliştirilen savunma sistemlerine doğru ihtiyacın genişlediğini görüyoruz. Güvenlik de en az savunma kadar önemli bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle güvenlik sistemleri konusundaki çalışmalarımızı, tek bir Sektör Başkanlığımız bünyesinde birleştirdik. Savunma alanında kazanılan teknolojik birikimin kullanılacağı; enerji, sağlık ve ulaşım alanlarındaki çalışmaları da aynı çatının altında toplamayı tercih ettik. Bu yapılanma hareketi ile sektörel tepkileri daha hızlı vermeyi; Ar-Ge faaliyetlerimizde bu alanlara odaklanmayı hedefledik. Bu stratejimizin meyvelerini de almaya başladık.

Çalışan kalitesine gösterdiğimiz değerden, asla taviz vermeyeceğiz. Bunun ötesinde, araştırma merkezlerimizdeki, doktora dereceli personelimizin sayısını arttırmayı da hedefliyoruz. Yatırımlarımızı da Ar-Ge faaliyetlerimizi de Teknoloji Yol Haritamıza uygun şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Nihayetinde, ürünlerimizin, bölgemizdeki ülkelerden başlayarak ihracatını arttırmak üzere de çalışmalarımız var.

Tüm bu unsurları, önümüzdeki yıllarda, ülkesinin, başta savunma ve güvenlik olmak üzere, teknolojik ihtiyaçlarına cevap veren; ekosistemini ve dolayısı ile kazancını yurt çapına yayan, dünya çapında rekabetçi bir şirket olma hedefimizin gerekleri olarak değerlendiriyorum.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Prof. Dr. İbrahim ÖZKOL: ASELSAN, Türkiye’nin, sadece savunma değil, tüm sektörlerde özgün tasarımlı, modern elektronik cihaz ve sistemler geliştiren, üreten, pazarlayan ve satış sonrası hizmetlerini yürüten bir teknoloji üssüdür. Milli bir teknoloji firması ve bir dünya markası olarak yolumuza devam ediyoruz. ASELSAN, devletimizin güveni ve müşterilerimizin memnuniyeti doğrultusunda, büyümesini sürdürecek. ASELSAN’ın eriştiği teknolojik seviyeyi, IDEF vesilesiyle tüm dünyaya göstereceğiz. Bu başarıda emeği geçen paydaşlarımıza, gösterdikleri güven için yurt içi ve dışındaki müşterilerimize ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.

 

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Özkol’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

Söyleşinin, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

http://www.milscint.com/tr/files/2017/06/38_53_144-idef2017-ASELSAN-soylesi-tr.pdf

1,228 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme