Söyleşi: ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat ÖZSOY – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat ÖZSOY

7 Şubat 2019

“Deniz Kuvvetlerimizin Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde, geliştireceğimiz yakıt hücreleri ile yer almak istiyoruz.”

 

MSI Dergisi’nin 171’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Çalıştay sırasında, ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy ile kısa bir söyleşi yaptık ve kendisinden, şirketin son dönemdeki faaliyetleri hakkında bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: Ferhat Bey, öncelikle çalıştayla ilgili birkaç soru sormak istiyoruz. Çalıştayın ana konuları arasına, bu yıl raylı sistemlerin de dâhil edildiğini görüyoruz. Bu gelişmeyi nasıl yorumlamalıyız?

Ferhat ÖZSOY: Ülkemizde raylı sistemlerin kullanımı, her geçen yıl ivmelenerek artıyor. Eskiden sadece büyük şehirlerimizde birkaç hat şeklinde bulunan sistemler, artık diğer şehirlerimizde dahi kullanılmaya başladı. Bu vasıtaların elektrikli olması nedeniyle raylı sistemler pazarında ciddi bir batarya ihtiyacı ortaya çıkıyor. Ülkemiz, bu ihtiyacı bir yere kadar yurt dışından karşılayabilir; ancak neredeyse her sektörde yerli ve milli ürünlerin tercih edildiği günümüzde, yurt içindeki batarya üreticilerinin oyuna girmesi gerekecek. Bu tip raylı sistemlerde, genellikle nikel-kadmiyum bataryalar tercih ediliyor ve bu ürünleri Türkiye’de üretebilecek, ASPİLSAN Enerji’den başka kimse yok. Biz de bunu kendimize bir görev edindik ve bir yandan yurt dışındaki çeşitli firmalarla görüşerek raylı sistemlerin bataryalarına yönelik teknolojileri ülkemize getirmeye çalışırken diğer yandan bu tip çalıştaylar sırasında, akademik camianın da katılımıyla konunun detaylarını masaya yatırıyoruz.

 

Çalıştay Uluslararası Kimlik Kazanacak

MSI Dergisi: Artık geleneksel hâle gelen bu çalıştay, önümüzdeki yıllarda nasıl gelişimini sürdürecek?

Ferhat ÖZSOY: Bu iş bir ekosistem işi. Burada; üretici, son kullanıcı, tedarik makamı, ana yüklenici ve temel bilimlerle uğraşan kesimlerin katılımı, bizim için çok önemli. Bunu da çalıştayı sadece 3’üncü kez düzenliyor olmamıza rağmen büyük ölçüde başardık. Bu noktada öncelikli hedefimiz, çalıştaya daha uluslararası bir kimlik kazandırarak yurt dışından gelecek öğretim elemanlarının, hem konuşmacı hem de katılımcı olarak çalıştaya dâhil olmalarını sağlamak. Hatta bu yıl için de çok değerli iki akademisyeni getirmek üzere çalışmalar yürüttük; ancak onların programı nedeniyle olamadı.

ASPİLSAN Enerji, ev kullanıcıları için küçük çaplı enerji depolama sistemleri geliştirmeyi hedefliyor.

 

Sektör Firmalarının Çalıştaya Katılımı Zayıf

MSI Dergisi: Savunma ve havacılık sanayisindeki firmaların etkinliğe katılımı ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Ferhat ÖZSOY: Biz bu çalıştayı tamamen kendi imkânlarımızla Türkiye’nin bu alandaki ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kurguladık. Bunu yaparken de özellikle akademik çevreden beklediğimiz ilgiyi gördük. Bununla birlikte, biz, savunma ve havacılık sektöründeki diğer oyunculardan da benzer bir ilgi bekliyoruz. Evet, sektör firmalarımızdan, sağ olsunlar ufak da olsa katılım sağlayanlar var; ancak şunun altını çizerek söylemek istiyorum: Firmalarımız bu çalıştayı, sadece pil ve batarya pazarının nabzının yoklanacağı bir etkinlik olarak görmemeliler. Çalıştayımızın soru-cevap bölümlerini, benzer etkinliklere kıyasla biraz daha uzun tutarak, bir paylaşım ortamı yaratmaya ve herkese söz hakkı vermeye çalışıyoruz. Buradaki amacımız; kullanıcının, üreticinin, tedarikçinin ve bilim insanlarının birbirini dinlemesi, anlaması ve yaratılacak sinerjiyle herkesin fayda sağlayabileceği sonuçların ortaya çıkması. O yüzden sektör firmalarımızın çalıştayımıza göstereceği ilginin önümüzdeki yıllarda artması, bizi çok mutlu edecektir.

 

MSI Dergisi: Raylı sistemlere geri dönecek olursak bu konudaki hedeflerinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Zaten uçak ve helikopterler için nikel-kadmiyum aküler üretiyoruz. Dolayısıyla işin en zor kısmını, aslında başarmış durumdayız. Çünkü herhangi bir ürünü havacılıkta kullanabilecek şekilde üretmek istediğinizde, pek çok zorlukla karşılaşırsınız. Bu durum, havacılığın emniyetle ilgili gereksinimlerinden kaynaklanır. Ancak biz, işin bu kısmını geride bırakmış durumdayız. Buradan hareketle raylı sistemler alanında da kullanılabilecek nikel-kadmiyum bataryalar üretebilmek için tek yapmamız gereken, doğrudan buna yönelik teknolojileri ülkemize getirebilmek. O yüzden ilk etapta, bu bataryalarla ilgili bileşenlerin bir bölümünü yurt dışından getirirken, bir bölümünü Türkiye’de üreterek, son montajını kendimiz yapacağız. İlgili kabiliyetleri kazandıkça da tüm üretimi kendi bünyemize taşıyarak azami yerlilik oranına ulaşacağız. Nihai olarak da Türkiye’de bulunmaması halinde, sadece ve sadece, nikel ya da kobalt gibi hammaddeyi yurt dışından getireceğiz ki hammadde, bu işin en düşük katma değerli kısmını teşkil ediyor.

 

Yakıt Hücrelerine Yönelik Ar-Ge

MSI Dergisi: Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığının yanı sıra bu yılki çalıştayda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı katılımının arttığını görüyoruz. Deniz sistemlerine yönelik çalışmalarınız da var mı?

Ferhat ÖZSOY: Aslında evet. Bu alanda çalışmalarımız mevcut; hatta İstanbul’daki Ar-Ge ofisimizi, doğrudan bu amaca yönelik olarak kurduk. Bu ofisteki arkadaşlarımız, yeni nesil denizaltılarda kullanılacak yakıt hücreleri üzerine Ar-Ge çalışmaları yürütüyorlar. İşlevinin yanı sıra gövde içerisinde kapladığı yer ve ağırlığı sebebiyle denizaltıların en kritik alt sistemlerinden birisi de bataryalardır. Biz de bu sebeplerle İstanbul’daki ofisimizde çalışmalarımıza hız verdik ve yakıt hücreleri konusunda eğildik. Bu ofisimizde, malzeme bilimlerinden temel bilimlere, fizikten elektroniğe kadar farklı alanlarda uzmanlaşmış pek çok yeni arkadaşımızı aramıza kattık. Ayrıca malum, Yeni Tip Denizaltı projesi kapsamında inşa edilmekte olan havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltılarımız, gelecek yıllarda Deniz Kuvvetlerimizin envanterine girecekler. Burada geliştireceğimiz yeni nesil yakıt hücreleri ile biz de Yeni Tip Denizaltı projesinde yer almak istiyoruz. Hatta bu çıktılardan, ileride havacılık alanında da yararlanmayı düşünüyoruz. Raylı sistemler alanında olduğu gibi bu noktada da Türkiye’de bizden başka oyuncu yok. Umarız ilerde bu ekosistem büyür; ancak şu anda bu görev bize düşüyor.

Bu yılki çalıştayın konuları arasında, raylı sistemler de vardı.

 

MSI Dergisi: Ankara’da kurduğunuz tasarım, inovasyon ve ürün geliştirme merkezi ile ilgili faaliyetlerinizin son durumuna da değinebilir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Bu ofisimizin de resmi kuruluşu gerçekleşti ve arkadaşlarımız, projeler üzerine çalışmaya başladılar. Bir yandan da personel anlamında orayı takviye etmeye devam ediyoruz. Bu ofiste de İstanbul ve Kayseri’deki Ar-Ge birimlerimizde olduğu gibi, ağırlıklı olarak doktora seviyesinde akademik çalışmaları olan arkadaşlar istihdam etmek istiyoruz.

 

EASA Sertifikasyonu ile Gelen Güç

MSI Dergisi: Bir yandan da EASA sertifikasyonu konusundaki çalışmalarınız devam ediyor. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Ferhat ÖZSOY: Bu süreçte, EASA’dan Üretim Organizasyon Onayı (POA) ve Tasarım Organizasyon Onayı (DOA) belgelerini aldık. Bundan sonra, ürünlerimizin tek tek EASA tarafından onaylanması kaldı. Bu süreç de tamamlandığında, ASPİLSAN Enerji’nin önü pek çok anlamda açılacak. Her şeyden önce, müşteri portföyümüze, artık ticari uçak üreticilerini ve havayolu firmalarını da dâhil etmiş olacağız. Ayrıca ürünlerimizin ötesinde, şirket içi süreçlerimizin kalitesi de çok ileri bir noktaya gelecek. Çünkü EASA sertifikasyonu, bir anlamda, şirket içindeki tüm süreçlerin de kaliteli olmasını sağlıyor. Yine bir üçüncü faydası, örneğin Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)’nin ürettiği, nispeten sivil nitelikli GÖKBEY helikopteri ve HÜRKUŞ-B uçağı gibi hava araçlarının yurt dışına satışını, EASA sertifikalı ürünlerimiz ile kolaylaştıracağız. Bu üçünün yanında, sertifikasyonun bir başka katkısı ise sadece savunma sanayisinde üretim yapmanın getirdiği riskler ve yüklerden bizi kurtaracak olması. Günümüzde sadece savunma sanayisi için iş yaptığınızda, kullanıcıdan, yani müşterinizden gelen talep çok dalgalı olabiliyor. Bu da sürdürülebilirlik açısından, çok zorlayıcı etkiler yaratıyor. Bununla birlikte, EASA sertifikasyonu sayesinde, hem askeri hem de sivil sektöre hizmet sunacağımız için, bu iki farklı sektördeki dalgalanmaların birbirini dengeleyeceğini düşünüyoruz. Ayrıca askeri tarafta elde ettiğimiz tecrübe sivil tarafı geliştirecek; sivil tarafta elde ettiğimiz gelirler ise askeri taraftaki Ar-Ge çalışmalarımızı güçlendirecek.

 

MSI Dergisi: ASPİLSAN Enerji olarak, bir taraftan da “Enerji Depolama Sistemleri” gibi yenilikçi ürünler geliştiriyorsunuz. Bu ürünlerle ilgili çalışmalarınızın son durumu hakkında da bilgi alabilir miyiz?

Ferhat ÖZSOY: Lityum tabanlı enerji depolama sistemimiz, önce Diyarbakır’daki bir askeri karakolda; ardından da Şırnak’taki bir üs bölgesinde askerlerimiz tarafından denendi ve ürünümüzle ilgili oldukça olumlu geri dönüşler aldık. Ürün daha sonra, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü tarafından kullanılarak çeşitli testlere tabi tutuldu ve yine olumlu sonuçlar ortaya çıktı. Ürünümüzü, yakın zaman içerisinde, yine test edilmesi maksadıyla enerji sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın kullanımına sunacağız. Zaten bu sistemlerle ilgili iki tip talep ortaya çıkıyor. Birincisi, enerji sektöründeki üretici firmaların ihtiyaç duyduğu büyük ölçekli sistemler; ikincisi de bireysel kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilecek, daha küçük ev tipi sistemler. Ancak bu sistemlerin ticarileşmesinin önündeki en büyük engel ise maliyetler. Biz de şu anda bu maliyetleri aşağı çekerek makul fiyatlı ürünler ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Şu aşamadaki ilk hedefimiz, öncelikle ev tipi enerji depolama sistemlerinin maliyetlerini düşürerek pazara bu noktadan giriş yapmak. Küçük ölçekli bir sistemi maliyet etkin olarak ürettiğimizde, büyük sistemleri üretmek bizim için daha kolay olacak.

ASPİLSAN Enerji, Yeni Tip Denizaltı projesi kapsamında inşa edilmekte olan denizaltılarda da kullanılabilecek yakıt hücrelerini geliştirmek üzere çalışmalar yürütüyor.

 

MSI Dergisi: Yakın zamanda duyurmayı planladığınız yeni ürünleriniz veya kabiliyetleriniz olacak mı?

Ferhat ÖZSOY: Eğer yetiştirebilirsek Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Şubat ayında, Sarıkamış’ta gerçekleştireceği Kış Tatbikatı’nda ilk kez kullanmayı planladığımız, yeni bir ürünümüz var. Bu ürünü, ayrıca IDEF’te de sergileyeceğiz. Bu ürünle ilgili şimdilik başka bir detay maalesef veremiyorum.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Ferhat ÖZSOY: Yurt içinde, askeri bataryalar alanında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin neredeyse tek tedarikçisi konumundayız. İhracat tarafında da hâlihazırda ürünlerimiz, 10’un üzerinde ülkede kullanılıyor. Ayrıca yakın zamanda, Portekiz Savunma Bakanlığının onaylı tedarikçisi olduk. Dolayısıyla yurt içindeki ve yurt dışındaki son kullanıcı anlamında, oldukça güçlü bir konuma eriştik. Bununla birlikte, pek çok farklı platformda, yerli ve milli üretimin önemi sayısız kez vurgulanmasına rağmen, zaman zaman yurt içindeki platform üreticilerine ulaşmakta ve onlara ürünlerimizi tanıtma konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Bu firmalarımızın, batarya ihtiyaçları konusunda, bakışlarını biraz daha yurt içine çevirmelerinin, ülkemiz açısından daha faydalı olacağını düşünüyorum.

 

ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

168 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme