Söyleşi: ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy

22 Ağustos 2016
22_08_2016_ASPİLSAN_Ferhat_Ozsoy_MSI_Dergisi_S

ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy’un, MSI Dergisi’nin 132’nci sayısında yayımlanan söyleşisinin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Elektronik cihazlar, artık tek bir erin teçhizatında bile önemli yer tutuyor ve eskiden barut ya da yiyecek için söylenen, “Onlar olmadan ordular savaşamaz!” anlamına gelen sözler, artık enerji sağlayan batarya ve jeneratörler için söyleniyor. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketi ve batarya alanında Türkiye’nin mükemmeliyet merkezi olan ASPİLSAN Enerji (ASPİLSAN), bir yanda Ar-Ge çalışmaları ile bir yanda da firmanın sivil sektöre açılmasını sağlayacak sertifikasyon çalışmaları ile önemli bir atılım içinde. ASPİLSAN’ın bu atılımını, ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy ile konuştuk.

MSI Dergisi: Okuyucularımızın gözünde net bir resim oluşturabilmek için, bize biraz ASPİLSAN’dan söz eder misiniz?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN, bildiğiniz gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının bir şirketi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan alınan derslerin sonucu olarak milli harp sanayisini geliştirme çalışmaları kapsamında kuruldu. 1981 yılında temeli atılan şirket, 1984 yılında üretime başladı. Sermayesi, Kayserili vatandaşların bağışları ile oluşturuldu. Kuruluşumuzdan bu yana, belirli bir miktarın üzerinde katkı sağlayan hemşerilerimizin resim ve isimleri, minnet hislerimizin tercümesi olarak fabrikamızın girişinde yer alıyor. Bu kapsamda, çok küçük bir payla da olsa bu vatandaşlarımızı temsil etmek üzere Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Kayseri Sanayi Odası ve Kayseri Ticaret Odasının şirkette hisseleri bulunmaktadır. ASPİLSAN, bu kuruluş şekli ile Türkiye’de tek örnek olarak özel bir konumdadır. Şirketin vatandaş bağışları ile kurulmuş olması, biz çalışanlara ayrı bir manevi sorumluluk da yüklüyor.

ASPİLSAN, kurulduğu günden itibaren, başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere, ülkemizin tüm batarya ihtiyaçlarına milli çözümler üreten yegâne şirkettir. Üstlendiği bu misyon nedeniyle bazen bir ihtiyaca yönelik tek bir batarya ürettiği bile oluyor. Burada bizim bakış açımız, TSK ve ona ürün veren; başta ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK gibi kurum ve kuruluşların öncelikli olarak ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

Hâlen 108 çeşit batarya, 228 cins pil bloğu, 16 model şarj cihazı ve 37 tipte nikel kadmiyum uçak ve helikopter aküsü üretiyoruz. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu ve duyacağı her türlü bataryayı yapacak bilgi birikimi ile ülkemize hizmet vermeye çalışıyoruz. Ayrıca ürünlerimizi, Uruguay’dan Tayland’a kadar birçok ülkeye de doğrudan ihraç ediyoruz.

Son olarak Enerji Depolama Sistemleri (EDS) üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Günümüzün en önemli ihtiyacı olan enerjinin depolanmasına yönelik ürünlerimizi de ülkemize sunmuş durumdayız.

Bütün bunları yaparken arkamızda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın ve yüce türk milletinin olduğunu biliyor ve çalışmalarımızı buna göre yönlendiriyoruz.

MSI Dergisi: ASPİLSAN, biraz önce bahsettiğiniz gibi, standart ürünlerin yanı sıra özel batarya çözümleri de geliştiriyor. Türkiye’de ve yurt dışında hangi firmaların hangi ürünleri için özel batarya çözümleri geliştiriyorsunuz? Bunların teknik özellikleri hakkında ana hatlarıyla bilgi verir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Başta TSK ve ASELSAN olmak üzere, ROKETSAN, TUSAŞ ve TÜBİTAK gibi firma ve kuruluşların geliştirdiği modern cihazlar için her türlü bataryanın tasarımı ve üretimi, ASPİLSAN tarafından yapılıyor. Örnek verecek olursak, bugün bütün robotik sistemlerde kullanılan BB-2590 bataryası, 10,2 Ah nominal kapasiteye sahip olacak şekilde, Türkiye’de ilk defa fabrikamızda geliştirildi ve hâlen üretiliyor. Ayrıca, ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK için çeşitli özel bataryalar, tamamen ASPİLSAN tarafından tasarlanıyor ve üretiliyor. Yine son ürünümüz olan ve başta TSK olmak üzere, tüm 4400 serisi telsiz kullanıcılarının yoğun ilgisi ile karşılanan 3250 mAh kapasiteli bataryamız, bizim özel bataryalar alanında geliştirdiğimiz başlıca ürünler arasında yer alıyor.

Ayrıca, burada EDS’lere de özel bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum. Özel ihtiyaçlara göre geliştirilmiş özgün EDS’yi tasarlayarak ihtiyaç duyan kurumlarımıza ve şirketlerimize sunuyoruz. Bu ürünümüz ile Türkiye’de başka bir ilke daha imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

ASPİLSAN’dan Ar-Ge Atağı

MSI Dergisi: Ar-Ge çalışmalarını nasıl ele alıyorsunuz? Kaç kişilik bir ekibiniz var ve bu çalışmalara ne kadar kaynak ayırabiliyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: Bu konuda yeniden yapılanma sürecindeyiz. Stratejik olarak pil teknolojisini de kapsayan bir Ar-Ge süreci çerçevesinde adımlarımızı atıyoruz. Bu kapsamda, Ar-Ge çalışmalarımızı daha etkin yürütmek için fabrika bünyesinde yaptığımız çalışmalara ilave olarak, bu yıl, Kayseri’deki Erciyes Teknopark içerisinde bir şube açarak Ar-Ge çalışmalarını burada sürdürmeye başlıyoruz. Organizasyon yapımızda da değişikliğe giderek Ar-Ge çalışmalarını bir bütün hâlinde yürütmek maksadıyla bir Tasarım ve Ürün Geliştirme Müdürlüğü oluşturduk. Gelecekte bu birimimizi, bir Ar-Ge merkezi olarak teşkil etmeyi planlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızı yürütmek maksadıyla ihtiyaç duyduğumuz işgücünü geliştirme kapsamında, İnsan Kaynakları birimimiz yoğun bir faaliyet gösteriyor. Bu konuda, hâlihazırda Erciyes Üniversitesi ile gelecekte ise hem Kayseri’de ve yakın civarda hem de İstanbul ve Ankara gibi illerde bulunan üniversitelerimizle iş birliği yaparak projelerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Ayrıca, Ar-Ge konusunda, gerektiğinde diğer şirketlerle iş birliği yaparak; batarya, pil teknolojileri, enerji depolama, giyilebilir teknoloji, uçak aküleri gibi konular üzerinde yoğunlaşmayı planlıyoruz.

MSI Dergisi: Ar-Ge’ye ayrı bir parantez açacak olursak özellikle sivil havacılık alanında, lityum iyon (Li-Ion) bataryaların popülerlik kazandığını; Boeing 787 uçağının, sadece bu tür batarya kullandığını görüyoruz. Batarya konusunda geleceği hangi teknolojilerde görüyorsunuz? ASPİLSAN, gelecek için ne gibi hazırlıklar yapıyor?

Ferhat ÖZSOY: Hâlen ürettiğimiz Nikel Kadmiyum (Ni-Cd) uçak aküleri, son 50 yıldır kullanılmış ve bugüne kadar gayet başarılı olmuş bir ürün. Biz öncelikle ürettiğimiz bu Ni-Cd akülerde ürün çeşitlerimizi arttıracak çalışmaları yapmayı planlıyoruz. Hâlen geniş bir kullanım alanı olan bu teknolojide derinleşerek, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Li-Ion uçak bataryaları ise özellikle daha fazla güç ve enerji gereksinimi olan uçaklar için birçok avantaj sunan, yeni bir teknoloji. Bunun dışında, havacılıkta çok önemli bir kriter olan ağırlık açısından da Li-Ion akülerin ağırlığının %50’ye kadar -yaklaşık 15 kg- daha hafif olması, bu akülerin havacılıkta kullanımını daha da cazip kılıyor. Ayrıca, kullanım süreleri ve bakım kolaylığı açısından da Li-Ion bataryalar daha uygun bir çözüm olarak görülüyor.

Ancak; tüm bu üstünlüklerine rağmen, yüksek maliyetlerinin yanında, Li-Ion bataryaların en önemli dezavantajı, çok daha hassas olmaları. Bu teknolojide, aynı hacme daha fazla enerji sığdırılabilmekle birlikte, Li-Ion pil sisteminin, uygun şekilde yönetilmemesi sonucu görülen yangın gibi riskler nedeniyle daha tehlikeli bir ürün olduğunu söyleyebiliriz.

ASPİLSAN, hâlen ürünlerinin birçoğunda Li-Ion teknolojisi kullanıyor. Ni-Cd uçak akülerinin geliştirilmesinin yanı sıra Li-Ion uçak akü üretimi de gelecekte yapmayı istediğimiz önemli projelerimizden birisi. Ni-Cd uçak akülerimizin, Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (European Aviation Safety Agency / EASA) sertifikasyon sürecinde edineceğimiz tecrübe ile çok daha kısa zamanda Li-Ion uçak akülerinin de üretilmesi mümkün olacak.

MSI Dergisi: Batarya söz konusu olduğunda, denizaltılar da ASPİLSAN’ın çalışma alanlarına komşu bir alanı oluşturuyor. ASPİLSAN, şimdiye kadar denizaltılarla ilgili bir çalışma yaptı mı? Gelecekte yapmayı planlıyor mu?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN olarak şu ana kadar denizaltıların güç sistemleri kapsamında bir çalışmamız olmadı. Malumlarınız, bu konuda Deniz Kuvvetlerimizin kendi fabrikası var. Biz ASPİLSAN olarak denizaltılarda batarya ihtiyacı olan diğer sistemler üzerinde çalıştık. Ancak, özellik arz eden bir platform olan denizaltılar ve güç sistemleri konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Hâlen denizaltılarda kullanılan PEM yakıt pilleri konusunda çalışmayı planlıyoruz.

MSI Dergisi: Ürünlerinize baktığımızda, bir bölümünün sivil alanda da kullanılabildiğini görüyoruz. Örneğin, AA boyutunda pil üretiyorsunuz. Bunların herhangi bir marketten ya da elektronik ürünler satan bir mağazadan alınabilen ürünlerden farklılıkları neler?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN’ın AA boyutundaki alkali pillerin üretimi ve satışı sonlandırıldı. Ancak, Li-Ion ve LFP (Lityum Demir Fosfat) pillerin üretilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, Li-Hava, süper ve ultra kapasitörler gibi konularda üniversitelerle iş birliği arayışlarımız da devam ediyor.

Sırada EASA Sertifikasyonu Var

MSI Dergisi: ASPİLSAN, Aralık ayının başında, TRACES firması ile EASA sertifikasyonuna yönelik bir protokol imzaladı. Bu girişimi, ASPİLSAN’ın sivil havacılık pazarına girme niyeti olarak değerlendirebilir miyiz? Sivil havacılık ile ilgili çalışmalar, önümüzdeki dönemde ASPİLSAN’ın cirosuna ne gibi katkılarda bulunabilir?

Ferhat ÖZSOY: Bildiğiniz gibi, bizim uçak akülerimiz, askeri alanda, hem ülkemizde hem de dünyada oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Bugüne kadar üretilen akülerimizle ilgili, kalite açısından bir sorunla karşılaşılmadı. Uçak akülerimizi, sivil havacılığın da hizmetine sunmaya ve pazarımızı genişletmeye karar verdik. Sivil havacılık alanındaki hızlı gelişme de bu pazarı oldukça cazip kılıyor.

ASPİLSAN’ın sivil havacılıkta ürünlerini pazarlayabilmesi, alınacak sertifikaya bağlı. Bu nedenle biz de EASA’ya müracaat ederek, sertifikasyon sürecini başlattık. Bizim ürettiğimiz akülerin nitelikleri itibarıyla pazarda önemli bir yer tutacağına inanıyoruz. Bu da bizim ciromuza oldukça olumlu bir etki yapacak.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde, ne gibi yeni ürün ve çözümleri piyasaya sürmeyi planlıyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: ASPİLSAN olarak enerji depolaması, yenilenebilir enerji, bunların birbirine ve sistemlere entegrasyonu konularını, kendimize öncelikli hedef olarak seçtik. Çok yakında, ASPİLSAN EDS ürünümüzü, çeşitli platformlarda göreceksiniz. Ürünümüz; enerji ihtiyacı duyulan her yerde, ihtiyacın miktarına göre ölçeklenebilen bir şekilde, gerektiğinde taşınabilecek ve talep hâlinde rüzgâr ve güneş enerjisinden de enerji depolayabilecek şekilde tasarlandı. Bahsettiğimiz ürün, bir evin ihtiyacından başlayarak, bir karakol, hastane, otel, veri merkezi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabilecek. Mobil -konteyner içinde- veya sabit olarak tesis edilebilen ASPİLSAN EDS, kurulduğu yerde enerji verimliliğini sağlayarak -diğer bir deyişle ekonomik olduğunda veya en ekonomik şekilde enerjiyi depolayarak, ihtiyaç olduğunda veya maliyet etkin olduğu zaman kullanarak- kaliteli ve kesintisiz enerjiyi, ister şebekeden ister bir yenilenebilir enerji kaynağından isterseniz de jeneratörden, istediğiniz zaman aktaracak. Bu gibi yerlerin enerji ihtiyacını, birkaç saatten, bir hafta, hatta on güne kadar tek başına karşılayabilecek şekilde tasarlanan bu ürünümüzle ülkemizin enerji sorununa yardımcı olacak bir çözüm sunmuş olacağız.

MSI Dergisi: Ürünlerinizin satış sonrası desteği ile ilgili nasıl bir organizasyonunuz var? Kaç kişilik bir ekip çalışıyor? Ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

Ferhat ÖZSOY: Malumunuz, bizim bugüne kadar üretimlerimiz, yerinde servis -bakım ve onarım- desteğini içerecek ürünler değildi. Ürünlerimizle ilgili teknik destek gerektiğinde, ürün geri çağrılarak ya yenisi ile değiştiriliyor veya onarılarak gönderiliyor. Bu ürünlerin, zaten bizim dışımızda birileri tarafından açılması veya onarılması, oldukça zor ve tehlikeli. Ürünlerimizin kalitesi, örnekleme usulü ile kontrol edilmiyor. Kullanıcılarımızın, çoğunlukla asker ve polis olması göz önüne alınarak, önemli bir maliyet yaratsa da tüm ürünlerimiz kalite kontrolüne tabi tutuluyor. Bu açıdan, öğünerek söyleyeceğimiz bir tespit var: Bağımsız bir araştırma şirketinin yaptığı inceleme sonuçlarına göre, müşterilerimizin, %98 gibi, piyasada çok az görülen bir memnuniyet seviyesinde olduğu görüldü.

Ancak EDS’lere yönelik olarak bir satış sonrası destek birimi teşkil ediyoruz. Başlangıçta şirket bünyesinde yer alacak olan bu birim, ürünlerimizin dağılımına bağlı olarak diğer şehirlerde de oluşturulacak veya bu hizmeti verebilecek teknik yeterlilikteki kişilerle yetkili servis anlaşmaları da yapılacak.

MSI Dergisi: İnternet sitenizde, personel politikalarınız ile ilgili, “Güçlü yan haklar ve ücretlendirme politikalarımız ile Türkiye’nin en çok tercih edilen savunma sanayi şirketi olma üstünlüğümüzü koruyoruz.” ifadesi yer alıyor. “Türkiye’nin en çok tercih edilen savunma sanayi şirketi olma” konusunda okuyucularımıza biraz daha bilgi verebilir misiniz?

Ferhat ÖZSOY: Biz, büyümekte olan bir şirketiz. İçinde faaliyet gösterdiğimiz sektör, çağımızın en hızlı gelişen sektörü ve her gün yeni gelişmelere sahne oluyor. Bu gelişimi yakalamak için, insan kaynaklarımıza oldukça önem veriyoruz. Mühendislerimiz, dünyanın neresinde olursa olsun, konferanslara ve fuarlara iştirak ediyorlar. Şu anda şirketimizde işe başlayan tüm mühendisler, yüksek lisans yapıyorlar. Doktora çalışmalarını da teşvik ediyoruz. Şirketimize değer katacağına inandığımız kişilerle çalışma arzusundayız.

MSI Dergisi: Eklemek istediğini başka bir konu ya da konular var mı?

Ferhat ÖZSOY: Öncelikle şirket ismimizde yer alması dolayısıyla bize sıkça sorulan bir soruya sizin aracılığınızla cevap vermek istiyorum. Biz, sadece askeri bataryalar üretmiyoruz. Her türlü askeri sistemlerden medikal cihazlara kadar, her türlü cihaz için batarya üretiyoruz. Ayrıca talep edilen her türlü batarya ihtiyacına çözümler geliştirebiliyoruz.

Son söz olarak da şunları ifade etmek isterim: ASPİLSAN, sektöründe, 35 yıldır üstlendiği misyona uygun olarak üretim faaliyetlerini büyük bir başarı ile yerine getirmiştir. Yerli bir üretici olarak, başta TSK olmak üzere, ihtiyaç sahiplerinin zor günlerinin çaresi olmuştur. Bu misyonunu da devam ettirecektir. Özellikle ambargo acısı yaşayan ülkemizde, milli üretimin ne kadar önemli olduğunu unutmamamız gerekiyor. ASPİLSAN, ülkemiz için kritik ürünleri yurt içinde üretmeye, ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik çabalarına devam edecektir. Bunun yanı sıra yenilikçi ürünlere ve alternatif çözümlere odaklanacak ve enerji sektörünün ülkemizdeki en önemli aktörü olacaktır.

Ayrıca burada SSM tarafından son dönemde ASPİLSAN’a gösterilen ilgiye de teşekkür etmek isterim. Özellikle bizim ilgi alanımıza giren uçak ve helikopter aküsü ve batarya gibi parçaların yerli üretimle karşılanması kapsamında SSM’nin bize sağladığı desteği burada ifade etmek gerekir.

Tabii ki tüm bu çalışmalarımızda bize inanan, biz daha büyük hedefler için cesaretlendiren ve ASPİLSAN’ın Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından bir olması için her türlü desteği sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfına, ASPİLSAN adına şükranlarımızı sunmayı bir borç olarak görüyorum.

ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

1,320 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme