Söyleşi: AYESAŞ Genel Müdürü Öner TEKİN – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: AYESAŞ Genel Müdürü Öner TEKİN

21 Haziran 2018

“Geride kalan 1 yıl içerisinde, sektördeki, ‘kritik sistemler tedarikçisi’ rolümüzü pekiştirdik ve aldığımız siparişleri de 3 kat arttırdık.”

 

AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 160’ıncı sayısında yayımlanan “Geride kalan 1 yıl içerisinde, sektördeki, ‘kritik sistemler tedarikçisi’ rolümüzü pekiştirdik ve aldığımız siparişleri de 3 kat arttırdık.” başlıklı söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

AYESAŞ, sektörde, ulusal ve uluslararası müşterilerin ihtiyaçlarını, rekabetçi çözümlerle karşılayan bir firma olarak tanınıyor. Son dönemde, sektörün ihtiyaç duyduğu ana alt yüklenici rolünü de başarıyla yerine getirmeye başlayan firma, aynı zamanda ürünleşme çalışmaları ile yeni döneme hazırlanıyor. Geçtiğimiz sene, göreve gelmesinin hemen ardından sayfalarımıza konuk ettiğimiz ve keyifli bir söyleşi yaptığımız AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin, görevdeki ilk yılını geride bırakırken, AYESAŞ’taki değişimi, MSI Dergisi’ne anlattı.

 

MSI Dergisi: Öner Bey, IDEF 2017’nin hemen öncesinde göreve başlayarak sektöre çok hızlı bir giriş yaptınız. Aradan geçen yaklaşık 1 yılda, sektör ile ilgili izlenimleriniz neler oldu? Göreve gelmeden önce de sektöre uzak değildiniz; ama daha fazla içine girdikten sonra, değişen görüşleriniz ya da izlenimleriniz oldu mu?

Öner TEKİN: Dolu dolu geçen 1 seneyi arkada bırakıyorum ve bu süreçte, belki birkaç konuda görüşlerim farklılaştı; ama ana eksende bir değişiklik olmadı. Özellikle sektörün daha iyi noktalara gelebilmesi için önemli gördüğüm bazı konuların, tam da düşündüğüm gibi olduğunu gözlemledim. Bu konular arasında, sektörün regülasyonu konusunun öne çıktığını değerlendiriyorum. Son zamanlarda, sektörde, her şeyi ucuza yaptırma çabası ve düşüncesi, diğer etmenlerin önüne geçti. Bu eğilim, savunma ve havacılık sanayisi gibi, orta ve uzun vadeli programlara ihtiyacı olan bir sektörde, yanlış kararlar alınmasına yol açabiliyor. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; tedarik maliyeti, ömür devri maliyetinin, ancak üçte birine ulaşıyor. Ömür devri açısından baktığımızda ise maliyetin, sistemlerin analizinin ve tasarımının, yetkin ekipler tarafından yapılması ile düşebildiğini görüyoruz. Böyle ekipler tarafından gerçekleştirilen analiz ve tasarım çalışmalarının ilk maliyetleri ise doğal olarak daha yüksek gerçekleşiyor.

Dolayısıyla geçtiğimiz dönemde, sektörün gelişimini sağlamış olan; orta ve uzun vadeli programlara uygun, yetkinliğin ve teknolojinin geliştirildiği, fiyatlandırmanın ve görevlendirmenin bu kritere göre yapıldığı yaklaşıma, tekrar ivme kazandırmamız gerektiğine inanıyorum.

 

MSI Dergisi: IDEF 2017 öncesinde sizinle yaptığımız söyleşide, “Çantamda, milli teknolojilerimizin gelişimine katkı sağlayacağına inandığım güzel fikirlerle geldim.” demiştiniz; fakat bunların neler olduğunu o aşamada paylaşmamıştınız. Geçen sürede, açıklayabileceğiniz seviyeye ulaşan çalışmalarınız oldu mu?

Öner TEKİN: O günkü fikirlerden bazıları, bugün, kendimize koyduğumuz temel hedefler hâline geldi. Bu fikirlerden biri de daha önce farklı sektörlerde yaptığımız çalışmalardan edindiğimiz deneyimle kurguladığımız, Türkiye’de, daha fazla teknoloji geliştirme ve üretim yapma fikriydi. Bu fikir doğrultusunda, hedeflerimizi belirledik ve gerek mevcut müşterilerimizle gerekse yeni müşterilerimizle iş hacmimizi arttırdık. Hatta bir müşterimizle, onların Türkiye’deki mühendislik ve üretim üssü olmak konusunda el sıkıştık.

Hatırlarsanız o gün, sektördeki bir boşluktan da bahsetmiştim: Ana alt yüklenici kavramı. Ana alt yüklenicilerin, sektörün dev platform entegratörleri için vazgeçilemez bir noktada durduklarını ve küçük ölçekli firmalar ile büyük platform entegratörleri arasında, önemli bir köprü vazifesi gördüklerini belirtmiştim. O gün de ana alt yüklenici görevine hazır olan AYESAŞ, bu niteliğini daha da geliştirmek adına, geçtiğimiz bir yılda, çok önemli yol kat etti. Öncelikle artan iş gücü ihtiyacımızı, daha fazla alt yüklenici ile çalışmaya başlayarak karşıladık. Alt yüklenici ve tedarikçi sayımızı, 3.200’e kadar çıkarttık.

Ana alt yüklenici modelimizi, beraber çalıştığımız, gerek vakıf şirketlerine gerekse büyük platform üreticilerine anlattık. Herkesten olumlu dönüşler aldık. Bu modelin, sektörde çok ihtiyaç duyulan bir model olduğunu gördük. Vakıf şirketlerinin tamamıyla bir araya geldik ve onlar için; stratejik partner, stratejik çözüm ortağı ya da A grubu öncelikli tercih edilir alt yüklenici olmamızı sağlayacak sertifikasyon süreçlerini tamamladık. Bu modelin, gerçekten ihtiyaç olduğunu herkes kabul etti. Çalışmaya yeni başladığımız müşterilerimiz de bu modelden çok memnun.

AYESAŞ, son dönemde, kart üretim kapasitesini 3 kat arttırdı.

 

Ciro Rekorunu Kırıyoruz

MSI Dergisi: Göreve gelişinizin ardından, AYESAŞ’ta ne gibi değişimler yaşandı?

Öner TEKİN: Geride kalan 1 yıl içerisinde, sektörün ana alt yüklenicisi olmayı başardık; aldığımız siparişlerimizi de 3 kat arttırdık. Bu siparişlerin tamamı, somut siparişlerden oluşuyor. Bunu, kuşkusuz, AYESAŞ’ın, geleneksel nitelikleri arasında yer alan yetkin iş gücü ve kaliteli üretim altyapısı sayesinde başardık. AYESAŞ, hem kendi içindeki hem de paydaşlarındaki kişilerden bağımsız, kurumsal iş yapabilme kültürüne sahip bir firma. Bu özellikleri olmasa, bir anda bu kadar büyük bir iş hacmi genişlemesi gerçekleşemezdi. Aslında bir bakıma, potansiyel enerjimizi çok hızlı bir şekilde kinetik enerjiye dönüştürdük ve bu sayede de böylesi bir büyümeyi yakaladık.

AYESAŞ, konsol konusunda Türkiye’de faaliyet gösteren ilk firmalardan biri olarak bu alandaki çalışmalarını sürdürüyor.

 

Birlikte çalıştığımız yerli ve yabancı müşterilerimiz sayısında önemli oranda bir artış kaydettik. Bu açıdan bakıldığında, siparişlerimizle birlikte, iş ortaklarımızın sayısı da önemli bir artış gösterdi.

Bir diğer önemli performans kriterimiz de kilo başı ihracat. Türkiye ortalaması, yaklaşık 1,5 dolar iken AYESAŞ’ın ortalaması ise 12.000 dolara ulaştı. Bu rakam, yaptığımız işin, katma değer açısından ne anlama geldiğinin de en net ifadesi.

AYESAŞ, hem teknik özellikleri hem de maliyeti ile Yeni Nesil Operatör Konsolu için çok rekabetçi teklifler veriyor.

Diğer yandan, istihdamda, alt yüklenici kullanımı ile birlikte büyüdük. Alt yüklenicilerimizde bir yetenek varsa onları doğrudan kullanmaya başladık. Bizim ve alt yüklenicilerimizdeki toplam istihdam artışı, %30 oldu.

AYESAŞ olarak, tecrübe ve birikimlerimizi, alt yüklenicilerimizle de paylaşmak konusunda çok açığız. Bir alt yüklenicimiz, hedeflediğimiz performansı gösteremediğinde, hemen yeni bir alt yüklenici arayışına girmiyoruz. Kalite ile ilgili bölümlerimizden ilgili arkadaşlarımız gidiyor, sorunları ele alıyor, gerekirse eğitimler veriyor. Biliyoruz ki bu firmalarımıza, yarın, bugünden daha fazla ihtiyacımız olacak. Sistemi, hiçbir zaman işimize geldiği gibi kullanmıyoruz; birlikte gelişmeye çalışıyoruz.

 

MSI Dergisi: Siparişlerdeki artış, yurt içi-yurt dışı olarak nasıl bir dağılım gösterdi? Bu artış, müşteri çeşitliliğinize nasıl yansıdı?

Öner TEKİN: Aldığımız siparişlerde, yurt içi-yurt dışı payı, yaklaşık %50-50 oldu. Aynı dönemde müşteri çeşitliliğimiz de önemli oranda artış gösterdi. Son bir yılda, tekliflerimizin siparişe dönme oranında, yaklaşık %370’lik bir artış yaşadık. Bunlar çok ciddi rakamlar. Bu artışların ciromuza etkilerini, yıllara sari olarak yaşayacağız. Örneğin, 2018 ciromuz ile muhtemelen AYESAŞ’ın ciro rekorunu kıracağız.

 

MSI Dergisi: Cironuzdaki iç-dış pazar dengesi nasıl gerçekleşti?

Öner TEKİN: Yaklaşık %50-%50 diyebiliriz. Ciroda hedefimiz, hep dengeli olması. Böylece, içeride bir kriz olduğunda dışarısı ile dışarıda bir kriz olduğunda ise içerisi ile dengeleyebilirsiniz.

 

MSI Dergisi: Siparişler alanındaki bu başarının altında yatan başlıca nedenler olarak neleri görüyorsunuz?

Öner TEKİN: Son bir yıl içinde, maliyet modelimizi güncelledik. Aslında, kontrollü ve kabul edilebilir riskler aldık ve verdiğimiz teklifler, sanki siparişe dönüşmüş gibi varsayarak, maliyetlerimizi yeniden modelledik. Böylece, maliyetlerimizi daha da düşürmeyi başardık. Girdiğimiz her ihalede, rekabetçi fiyatlar ortaya koyabildik. Tabii ki, başarıyı getiren, tek başına bu düzenleme olmadı. AYESAŞ’ın; sınıfının en iyisi olan ürün ve çözümleri, yetkin ekibi ve üretim altyapısının da başarıda payı büyük.

 

MSI Dergisi: Bu süreçte, özellikle ciroya etki etme bakımından öne çıkan bir proje ya da iş kolunuz oldu mu?

Öner TEKİN: AYESAŞ’ın sunduğu çözümler, ana yükleniciler ya da platform üreticileri açısından bakıldığında, ihtiyacı bir bütün olarak karşılıyor. Örneğin, geçtiğimiz dönemde, bir müşterimizin ihalesine katıldık. İhalede, farklı hizmetleri konu alan, 5 farklı bölüm vardı: Sistem mimarisinin belirlenmesi, yazılım tasarımı, kablaj, entegrasyon ve nihai doğrulama çalışmaları. İhalenin kurgusu, firmalardan, ilgili oldukları bölümler için teklifler almak üzerineydi. Bu 5 farklı bölümün hepsine teklif verebilen tek firma, AYESAŞ oldu. AYESAŞ; sıfırdan işe başlayıp, sistem mimarisini belirleyebilen, donanım ve yazılımı tasarlayabilen, gerekli testleri yapabilen, testlerin ardından üretim ve entegrasyonu gerçekleştirebilen ve kalifikasyonun ardından, anahtar teslim bir şekilde çözümü müşteriye sunabilen bir firma. Dolayısı ile öne çıkan bir projemiz ya da iş kolumuz yok diyebilirim. Müşterilerimizin, yeteneklerimiz kapsamındaki tüm ihtiyaçlarını karşılamaya talibiz.

AYESAŞ’ın üretim tarafında da çok ciddi yetenekleri var. Elektronik kartlar, kablaj, kabinetler, konsollar ve şelterizasyon da bu yetenekler arasına yer alıyor. Son dönemde, kart üretim kapasitemizi, 3 kat arttırdık. F-35 projesinde, kart üretimimiz devam ediyor.

Kablaj tarafında da uluslararası bir müşterimizin, bir hava platformunun kablaj işini, 10 yıllığına üstlendik.

 

MSI Dergisi: IDEF 2017’de, Yeni Nesil Operatör Konsolu’nu tanıttınız. Konsol pazarı, Türkiye’de de dünyada da birçok üreticinin faaliyet gösterdiği bir alan. AYESAŞ’ın çözümünün avantajlarını nasıl sıralarsınız?

Öner TEKİN: Konsol konusunda Türkiye’de faaliyet gösteren ilk firmalardan biriyiz. Bu alanda çok ciddi tecrübe ve birikim sahibiyiz. Yeni Nesil Operatör Konsolu da bu tecrübe ve birikimi kullandığımız, alanında öncü ve yenilikçi bir ürün olarak ortaya çıktı.

Sektörün ilgisine sunduğumuzda, konsol çok beğenildi ve talep gördü. Şu anda farklı müşterilerimizdeki projelerimizde kullanılmaya başlandı. Müşterilerimiz, bu konsolu, farklı amaçlarda da kullanıyor, hatta fuarlara bile götürüyor.

Kuşkusuz hedefimiz, Yeni Nesil Operatör Konsolu’nun kullanımı yaygınlaştırmak. Hem konsolun üstün teknik özellikleri hem de yeni maliyet modelimizle, her açıdan çok rekabetçi teklifler veriyoruz. İçinde bulunduğumuz birkaç teklif çalışmasında da bunu gördük: Konsol fiyatlarının, rekabetçi bir seviyeye gelmesinde, AYESAŞ’ın bu yeniliklerinin ciddi bir etkisi oldu.

Ayrıca, yurt dışındaki tersanelerle de görüşüyoruz; Navantia ile de Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemleri alanında iş birliğimiz de sürüyor.

AYESAŞ, F-35 projesi kapsamındaki faaliyetlerinin, diğer sektör firmalarının da bu tür işler alabilmesi için örnek teşkil etmesini istiyor.

 

F-35’teki Başarıyı, TF-X’e Taşıyacağız

MSI Dergisi: AYESAŞ, F-35 projesinde önemli görevler üstleniyor; diğer yandan, bu konu, Türkiye’de belki de yeterince bilinmiyor. AYESAŞ’ın, F-35 için neler yaptığını sizden dinleyebilir miyiz?

Öner TEKİN: F-35 projesi, aslında sadece AYESAŞ için değil, tüm Türkiye için çok önemli, çok kritik ve sektörün önünü açan bir proje. Öncelikle herkesin bunun farkına varması lazım. F-35 gibi, dünyanın en gelişmiş savaş uçağında, partner ülke olarak Türkiye’nin yer alması, çok stratejik bir karar. Projede, ABD dışında, elektronik kart üreten; yazılım ve donanım tasarımı yapan tek firmanın – AYESAŞ’ın – Türkiye’den çıkması da Türk mühendisliğinin, Türk şirketlerinin gücünü gösteriyor. Bir Türk firması bunları yapabiliyorsa Türkiye, başka birçok şeyi de yapabilir. Bu, herkesin farkına varması gereken, çok net bir durum.

AYESAŞ’ın üstlendiği işlere baktığımızda, bunlar, Türkiye’nin partner ülke olmasından kaynaklanan iş payı nedeniyle verilmiş işler değil. AYESAŞ, ilgili ihalelere girdi; teklifi, hem teknik hem mali olarak değerlendirildi ve rekabet altında bu işleri aldı. Dünyada benzer işler yapan firmaların, bu ihalelerdeki rakiplerimiz olduğu düşünüldüğünde, bunun ne kadar önemli bir başarı olduğu daha iyi görülebilir.

F-35 projesinde, öncelikle kokpitte yer alan bir ekranın yazılım geliştirme işi ile başladık. Bu işimiz devam ederken, arkadaşlarımız, füze kontrol arayüz birimi kartı tasarımı konusunda da ABD’li firma ile birlikte çalışmaya başladı ve bir sonraki aşamada, bu kartların üretimini tek kaynak olarak üstlendik. Daha sonra da Panaromik Kokpit Ekranı üzerinde yer alan çok sayıda elektronik devre kartı ve modülü ‘tek kaynak’ olarak üretmek üzere bir sözleşme imzaladık. Son olarak, AYESAŞ’ın yüksek teknik performans ve üretim kalitesi sayesinde ise 2017 yılında PCD (Panaromic Cockpit Display) üzerinde yer alan güç kaynağı modüllerini de üretmek üzere yine firmamız seçilerek sözleşme kapsamımız genişletildi.

Bunlar, bir zincirin halkaları olarak birbirini takip etti. Bir noktada başarısızlık yaşasak devam etmesi mümkün değil. Ama biz bu devamlılığı da yakalamayı başardık ve yolumuzda ilerlemeye devam ettik. F-35 projesinde yaptıklarımızın, sektörün diğer firmaları için de örnek teşkil etmesi gerektiğini düşünüyorum. Kimse karamsarlığa kapılmasın, elini korkak alıştırmasın. Bizi, örnek ve referans olarak kullanabilirler; yurt dışında teklif verirken; “Bir Türk firması, F-35 projesinde bunları yapıyor; Türkiye’de, bu potansiyel ve kabiliyet var!” diyebilirler.

 

MSI Dergisi: F-35 projesinde yaptıklarınızdan yola çıkarsak TF-X projesinde hangi görevleri üstlenmeyi istiyorsunuz?

Öner TEKİN: AYESAŞ, aviyonik konusunda, ihtiyaç duyulan her şeyi yapabilir. Pozisyonumuz bu kadar net. Tasarım ve üretim altyapısı, insan kaynağı, sertifikasyon, tecrübe; istenilen tüm niteliklere sahibiz. 1990’lı yılların sonlarından beri, aviyonik alanında faaliyet gösteriyoruz ve uluslararası birçok projede, tasarım ve üretim kabiliyetlerimizi defalarca ispat ettik. Zaten, bu nitelikleri ile AYESAŞ’ın, TF-X projesinin dışında düşünülemeyeceğini değerlendiriyorum.

Başta Savunma Sanayii Müsteşarlığı olmak üzere, TUSAŞ, ASELSAN ve HAVELSAN gibi paydaşlarımızda, kabiliyetlerimiz ile ilgili bilgiler mevcut. Ayrıca, yapılan çeşitli toplantılarda, kabiliyetlerimizin gelişimini ve son durumunu da anlatmaya devam ediyoruz. Aviyonik yazılım, donanım, bunların entegrasyonu, sensörlerden veri toplanması, bunların füzyonu ve çeşitli birimlerin seri üretimi de dâhil olmak üzere, farklı görevler almaya hazırız.

Sonuç olarak biz, ülkemizin menfaati ve gelişimi için gereken her ne varsa onu, öncü olarak yapmayı ilke edinen Zorlu Grubu’na ait bir şirketiz. Türkiye’nin, bu önemli projesi için bir altyapı yatırımına ihtiyaç duyulduğunda, biz bunu da yapmaya hazırız.

 

MSI Dergisi: AYESAŞ’ın, hava ve deniz platformlarına yönelik çözümlerini konuştuk. Peki, kara platformlarına yönelik neler yapıyor AYESAŞ?

Öner TEKİN: Türkiye’nin önde gelen kara platformu üreticilerine; kablaj, elektronik kart, elektronik modül ve ön konsol üretim kabiliyetlerimizle hizmet sunuyoruz. Söz konusu çalışmalarımızda, sadece üretim faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp, elektromekanik entegrasyon işlerini de yapıyoruz.

Diğer sektörlerde olduğu gibi, kara araçları sektöründe de ortak çalışmalar yapabileceğimizi, her fırsatta vurguluyoruz. Bazı firmalarla yeni nesil araçlar, otonom sitemler ve yazılım paketleri üzerinde görüşmelerimiz devam ediyor.

 

Hedefte Ürünleşme Var

MSI Dergisi: Kısa vadede, hangi yeni ürünleri müşterilerinizin ilgisine sunacaksınız?

Öner TEKİN: AYESAŞ’ın portföyünde, geniş bir yelpazede çözümler bulunuyor. Bunların bir bölümü, ayrı pazarlanan ürünler hâline geldi. Sadece ürünleşme ile ilgili çalışan ayrı bir ekibimiz var. Gelecek dönemde, ürün sayımız ve çeşitlerimiz artacak.

Yakın zamanda öne çıkarttığımız ve burada bahsetmek istediğim ürünlerden biri, Helikopter Arazi Farkındalık ve Uyarı Sistemi (HTAWS). Bunu, emniyet seviyesi yüksek bir ürün hâline getirdik. Gösterim yaptığımız her ülkede, büyük beğeni topluyor. Şu anda 3 ülke ile görüşüyoruz. Önümüzdeki dönemde, güzel sonuçlar alacağımıza inanıyoruz.

Kendi ürünlerimizi çıkartmanın yanı sıra Türkiye’nin, yeni teknolojileri daha kısa sürelerde kazanması gereken durumlarda, teknoloji transferini de içeren ortaklıklar kurmak da gündemimizde yer alıyor.

Kablaj, AYESAŞ’ın önce çıktığı alanlar arasında bulunuyor.

 

MSI Dergisi: Ürünleşme ile ilgili süreçlerde, Ar-Ge faaliyetlerini nasıl konumlandırıyorsunuz?

Öner TEKİN: AYESAŞ’ın yaptığı işlere baktığımızda, büyük çoğunluğunun, Ar-Ge çalışmalarının da gerçekleştirilmesini gerektirdiğini görüyoruz. Pek çok projemizde, Türkiye için yeni teknolojiler geliştiriyoruz. Geçmişte, projelerin yoğun temposunda, bunların her birinin yeni birer ürün olabileceğini pek fark etmemişiz; ama şimdi, Ar-Ge çalışmaları ile ürünleşmeyi, bir arada ele alıyoruz.

Patent sayımızı da arttırmak istiyoruz. Patent bir kültür. İncelediğimizde, yaptığımız işlerin çoğu ile ilgili patentler alabileceğimiz gördük. Patent sayımız, önümüzdeki dönemde, ciddi miktarda artacak.

Türkiye’de, farkındalık Ar-Ge ile başladı ve endüstriyel tasarım gibi, Ar-Ge ile yakından ilgili konularla devam etti. Bu alanlarda da çalışmalar yapıyoruz.

Ayrıca, Ekonomi Bakanlığı’nın verdiği, Tasarım ve Ürün Geliştirme desteğini savunma sanayi sektöründe alan ilk firma olma başarısını da gösterdik.

AYESAŞ, çeşitli hava ve kara platformlarına yönelik çözümler sunuyor.

 

MSI Dergisi: Önem verdiğinizi bildiğimiz bir konuya, kadın çalışanlar konusuna da değinmek istiyoruz. AYESAŞ’taki kadın çalışan oranı nedir?

Öner TEKİN: Çalışanlarımızın, %32’si kadın. Sektör ortalaması ise %20-22 civarında. Bu kadar çok kadın çalışanımızın olması, bizim için gururu verici ve sayılarının daha da artmasını istiyoruz. “Savunma’da Kadın Gücü” gibi bir sloganımız da var.

Ekonomide kadın olmazsa olmaz. Kadınlarımızı, ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Bunun bariz örneğini, AYESAŞ’ta görüyoruz. Hem tasarımda hem üretimde hem de testte çok başarılılar. Üst yönetimde de kadın sayımız %37 gibi sektör ortalamasının çok üzerinde bir orana sahip.

Kadın çalışan sayımızın artması için faaliyetlerimiz devam ediyor; rakamları daha da üst seviyeye taşımak istiyoruz.

Çalışanlarının %32’si kadın olan AYESAŞ, “Savunma’da Kadın Gücü” sloganıyla çalışmalarını sürdürüyor.

MSI Dergisi: AYESAŞ’ın, projelerle ilgili çalışmalarının yanı sıra okuyucularımıza bahsetmek istediğiniz faaliyetleri var mı?

Öner TEKİN: Üyesi olduğumuz sivil toplum kuruluşlarını, çok aktif olarak kullanıyoruz. Bir alt çalışma grubu olduğunda, bir arkadaşımız mutlaka katılıyor. Biz de çalışanlarımızı, bu konuda cesaretlendiriyoruz. Çünkü bilgi, paylaştıkça çoğalıyor ve sektörümüz böyle gelişiyor. Örneğin, ihracatta çok başarılı bir firma olarak, ihracat ile ilgili gruplara verdiğimiz katkı, sektöre de faydalı oluyor. Bu yaklaşım, kurumsal yapımıza da işlemiş durumda.

Bir diğer faaliyetimiz, üniversitelerle başlattığımız uzun dönemli staj programları. Bu programları, daha da genişlettik. Biz, aslında gelecekteki iş arkadaşlarımızın, daha mezun olmadan bizimle çalışmalarını ve yetişmeye başlamalarını amaçlıyoruz.

Kendi içimizdeki, performans değerlendirme ve eğitim sistemlerinde de değişikliklere yaptık. İnsanların, kendi kariyer planlarını yapabilmeleri için, altyapı sağladık. İnsan kaynakları politikalarımız da ciddi anlamda değişti.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Öner TEKİN: Geçtiğimiz yıl, göreve başladığımda, ilk sizlerle röportaj gerçekleştirmiştik… MSI Dergisi’nin, her zaman güncel oluşu ve sektörün gündemini yakından takip eden tarafsız duruşu çok önemli. Verdiğiniz değerli bilgilerin, sektörde çok faydasını görüyorum. MSI Dergisi’ne şuan yine konuk olup, sizlerle geçen 1 yılı değerlendirmek, benim için de çok keyifli ve değerliydi.

Önümüzdeki dönemlerde de sektörün gelişmesi için, hep birlikte, yakın bir çalışma içerisinde bulunmayı ümit ediyorum. Teşekkürler…

 

AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,332 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme