Söyleşi: BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin ÖZTÜRK – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin ÖZTÜRK

5 Mart 2019

“Türkiye’nin geleceğini şekillendirmek için çıktığımız bu yolda, ileri teknolojiler ile ALTAY tankını yarınlara taşıyacağız.”

 

MSI Dergisi’nin 172’nci sayısında yayımlanan özel haber haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

 

BMC’nin, 9 Kasım’da, ALTAY Tankı Seri Üretim projesinin sözleşmesini Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalamasıyla birlikte, Türkiye’nin gündeminde en çok yer tutan projelerden birinin önemli bir aşaması geride bırakılmış oldu. BMC, iştiraki olan BMC POWER ile Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan güç gurubu konusuna da el atmış durumda. BMC’nin seri üretim döneminde ALTAY tankına katacağı yenilikler, BMC POWER’in geliştirmekte olduğu motorlar ve firmanın yeni araçlara yönelik projeleri hakkında, BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin Öztürk’ten bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: BMC, son dönemde pek çok önemli gelişmenin altına imza attı ve hepsini ayrı ayrı konuşacağız ancak, öncelikle ALTAY tankı ile başlamak istiyoruz. 9 Kasım’da SSB ile imzaladığınız seri üretim sözleşmesi ile ilgili değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız? BMC, ALTAY’ın seri üretimini üstlenerek Türk savunma ve havacılık sanayisinde kendisini nereye konumlandırmış oldu?

Yasin ÖZTÜRK: BMC, askeri tekerlekli araçlar alanında kendisini kanıtlamış bir firma. Bununla birlikte, bir süre önce, Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki Leopard 2 tanklarının modernizasyonunu da üstlenmişti. ALTAY tankının seri üretimi ile birlikte de paletli platformlar tarafındaki ağırlığımızı iyice arttıracağız. Hatta bu alanda, ALTAY seri üretimi ve Leopard 2 modernizasyonu ile de sınırlı kalmayacağız. Bizim her zaman söylediğimiz bir söz var: Türkiye’nin neye ihtiyacı varsa hangi alanda eksiği varsa biz oradayız. Eksiklikleri gidermek için elimizden geleni yapacağız. Dolayısı ile Türkiye’nin, paletli araçlar alanındaki diğer ihtiyaçlarına da odaklanacağız ve bu alanda yeni araçlar tasarlayacağız.

 

Karasu’da Hafızalara Kazınacak Bir Gün Oldu!

MSI Dergisi: Projeyle ilgili süreç şu anda ne aşamada ve daha da önemlisi bundan sonraki süreçte BMC’nin ilk adımı ne olacak?

Yasin ÖZTÜRK: Tankın ilk prototiplerini devletimizden teslim aldık. Şu anda Milli Savunma Bakanlığının, Arifiye’deki 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü tesisinde bulunuyorlar. Bize orada, yaklaşık 5 bin metrekare kadar bir yer tahsis edildi. Prototiplerin bakım faaliyetleri, hâlihazırda orada yürütülüyor. Karasu’daki yatırımlarımız tamamlandığında, prototipleri kendi tesisimize taşıyacağız. Bu sadece, geçici bir süreyle ortaya konmuş bir çözüm. Sonuçta bu prototipler de; tesis de devletin. Biz sadece yükleniciyiz.

Bahsettiğim yatırımlar kapsamında, Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli teşrifleriyle; 13 Ocak’ta, Karasu’daki BMC Teknoloji ve Üretim Üssü’nün temel atma törenini de gerçekleştirdik. Aynı gün düzenlenen “Gelecek 50 Yıl Toplantımız” kapsamında; yalnızca BMC Karasu Sakarya Tesislerimizin temel atma törenini düzenlemekle kalmadık; BMC Pınarbaşı İzmir Tesislerimizde ileri teknoloji prensipleri uyarınca yapmış olduğumuz, tamamlanan modernizasyon yatırımlarımızın resmi açılışını da canlı bağlantılar aracılığıyla gerçekleştirdik.

Ayrıca toplantımızda; BMC POWER tarafından, yerli ve milli olarak üretimi yapılan ilk motorun ateşlemesi yapıldı; markamızın yeni efsanesi BMC TUĞRA tüm görkemi ile sahnedeki yerini aldı ve aracımızın, Türkiye tanıtımını gerçekleştirdik. Kısacası, toplantımızda, BMC’nin “Gelecek 50 Yıllık Vizyonu” ülkemiz ve tüm dünyaya aktarıldı. Bu sayede, “13 Ocak 2019” tarihi, gerek sektörümüzde gerekse toplumsal hafızada yerini aldı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde ve onun büyük vizyonu ile ülkemizde, 17 yıldır başarı ile devam eden, milli ve yerli sanayi oluşturma yolculuğumuzun, en önemli adımlarından birisini attık. Teknoloji ve Üretim Üssümüz, 2023 yılına kadar tamamlandığında, tüm faaliyetlerin toplamında, yaklaşık 10.000 kişilik bir istihdam sağlayacak ve ülkemiz ekonomisine, yıllık 5 milyar dolar katma değer üretecek. Yıllık ihracat hedefimiz ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olacak. Tesisimizin 13 Ocak günü temeli atılan birinci fazı, yaklaşık 100.000 metrekarelik bölümünü kapsıyor. Bu faz kapsamındaki çalışmalar, çok yoğun bir çalışma ile 2019 yılı sonuna kadar tamamlanacak ve tesis, 2020 yılı başında faaliyete geçecek.

BMC, seri üretim projesinin T2 ve T3 evrelerinde, ALTAY tankına yeni yetenekler kazandıracak.

 

ALTAY’da Yerlilik Artacak, Ağırlık Azalacak

MSI Dergisi: BMC’nin seri üretim aşamasında projeye ne gibi katkıları olacak?

Yasin ÖZTÜRK: ALTAY’ın T1 sürümünden, toplamda 40 adet üreteceğiz. Daha sonra da T2 sürümüne geçeceğiz ve ondan da 210 adet üreteceğiz. BMC’nin projeye katkıları, esas bu aşamada ortaya çıkacak. Bunlardan ilki de aracın güç grubuyla ilgili olacak. BMC POWER firmamız, zaten ALTAY Tankı Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi’ni üstlenmiş durumda ve bu kapsamda, tankın, hem motorunu hem de şanzımanını geliştiriyor. Motorla birlikte tank üzerinde yerlileştirmeyi planladığımız başka sistemler de var. Ayrıca tankın topuna, lazer güdümlü mühimmat atış yeteneği de kazandıracağız. Böylelikle tankın, özellikle uzak mesafedeki hedefler için ilk atıştaki isabet oranını arttıracağız. Bunun yanı sıra tanktaki mühimmatların, gövdenin geri kalanından tecrit edilmesini sağlayacağız. Bu sayede, tankın aldığı bir hasar sebebiyle tank içerisindeki mühimmat infilak etse bile bu patlamanın enerjisi başka bir yere yönlendirilecek ve tankın geri kalanı korunabilecek. Katkı sağlayacağımız bir başka önemli nokta, tankın insansız hâle getirilmesi aşamasında olacak. T3 olarak adlandırılan bu sürümde, öncelikle insansız kuleye sahip bir tank geliştirmeyi hedefliyoruz. Ancak takdir edersiniz ki kuleyi insansız hâle getirdikten sonra, gövdeyi de buna dâhil ederek tüm tankın insansız bir sürümünün geliştirilmesi çok kolay. Biz bunu, AMAZON aracımızda zaten başarmıştık. Tüm bu süreçlerde de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile çok yakın temas halinde olacağız. Onların, başta Zeytin Dalı Harekâtı olmak üzere, son dönemde yaşanan olaylarda edindikleri tecrübeleri, projeye aktarmaya çalışacağız. Bir yandan da dünyadaki, tanklar alanında yaşanan gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Dolayısıyla aslında yepyeni bir ALTAY ortaya koyacağız. Hafifletilmiş, zırh koruması ve ateş gücü arttırılmış; hatta içindeki personelin bile daha konforlu olacağı bir tank yaratacağız. Türkiye’nin geleceğini şekillendirmek için çıktığımız bu yolda, ileri teknolojiler ile ALTAY tankını yarınlara taşıyacağız.

BMC’nin, Karasu’daki, Teknoloji ve Üretim Üssü’nün temel atma töreni, 13 Ocak’ta gerçekleştirildi.

 

Ağırlık 60 Tonun Altına İnecek

MSI Dergisi: Bu noktada, yerlileştirme anlamında üzerine eğileceğiniz noktaları biraz daha detaylandırabilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Öncelikle bizim sorumluluğumuzdaki konulara yöneleceğiz. Bu konular da belli; gövdenin üretimi, güç grubu, askı palet donanımı ve çeşitli alt sistemler. Güç grubunu yerlileştirmenin yanında burada bizim sağlayacağımız en büyük katkı, zırh konusunda olacak. Hâlihazırda zırh sacını Türkiye’de üretebilen kimse yok. O yüzden bu konuda da yoğun bir mesai harcayarak Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (Erdemir) ile zırh sacını nasıl yerlileştirebiliriz diye değerlendiriyoruz. Hatta bor madenini kullanarak bir şeyler yapabilir miyiz diye bakıyoruz. Bu tankı hafifletmemiz gerekiyor ve ağırlığın çok büyük bir bölümünü, tankın gövdesi, yani zırhı oluşturuyor. Prototipler, 70 ton civarında bir ağırlığa sahip. Tankın koruma seviyesinden feragat etmeden, ağırlığı 60 tonun altına çekebilmeyi hedefliyoruz. Bu da katkı sağlayacağımız bir başka önemli nokta olacak. Askı palet donanımı ile ilgili de yerlileştirme konusunda benzer bir mesaimiz var; çünkü tank üzerindeki mevcut süspansiyon sistemi, Kore Cumhuriyeti menşeli. Palet baklalarının, Arifiye’deki 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde üretimi konusunda görüşmelerimiz sürüyor. Bizim sorumluluğumuzdaki alt sistemler noktasında da KİRPİ araçlarında edindiğimiz tecrübe ve birikimden yoğun şekilde faydalanacağız. ALTAY’da kullanacağımız alt sistemlerden bazıları, KİRPİ ve KİRPİ II’lere entegre ettiklerimizin ya birebir aynısı ya da ölçeklendirilmiş hali olacak.

Savunma Sanayii Başkanlığı ve BMC, ALTAY Tankı Seri Üretim projesinin sözleşmesini, 9 Kasım’da imzaladılar.

 

En Önemli Adım, Sanayileşme Planıydı

MSI Dergisi: Projenin sanayileşme tarafında BMC’nin nasıl bir oyun kurgusu var?

Yasin ÖZTÜRK: Sanayileşme konusu, bu projenin belki de en kritik noktası ve sözleşme görüşmelerinin bu kadar uzun sürmesinin de bir noktada sebebi. Evet, biz bu projenin ana yüklenicisiyiz; ama işin büyük bölümünü, aslında alt yüklenicilerimizle birlikte yapacağız. BMC’nin toplamdaki iş payı, BMC POWER sorumluluğundaki güç grubunu da dâhil ettiğimizde, %20’leri geçmez. Hatta güç grubunu çıkarttığımızda, bu oran %10’u bile zor bulur. Dolayısıyla alt yüklenicilerimize, bu noktada önemli görevler düşüyor. Bunlar arasında; ASELSAN, HAVELSAN, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu ve ROKETSAN gibi büyük firmalar da var. Herkesin üzerine düşen sorumluluklar da çok net bir şekilde belli. Biz proje ile ilgili teklifimizi sunarken alt yüklenicilerimizin tamamıyla her şeyi en ince detayına kadar konuştuk ve herkesin sorumluluklarını kalın çizgilerle belirledik. Evet, bu süreç biraz zaman aldı; ama son ürünün kalitesi açısından değerlendirecek olursak buna değdi. Eğer tank dediğiniz platform; zırh koruması, ateş gücü ve hareket kabiliyetinin bir bileşimi ise bunu en iyi şekilde optimize etmeliyiz. Kullanıcıya teslim ettiğimiz son ürün, kusursuz olmalı. Çünkü ALTAY tankı, ne BMC’nin ne de bir başkasının malı. Bu tank, Türk Milleti’nin tankı ve tankımızı Türk askerleri kullanacak. O yüzden tankla ilgili hiçbir gereksinimden taviz veremeyiz. Bu sözümüzün her zaman arkasındayız ve şu ana kadar yaptığımız gibi de bunun için her türlü mücadeleyi vermeye hazırız.

BMC POWER’in, öz kaynakları ile başlattığı bir Ar-Ge projesi kapsamında geliştirdiği ilk yerli dizel motoru AZRA’nın ilk resmi ateşlemesi, BMC POWER Genel Müdürü Osman Dur tarafından, 13 Ocak’ta, canlı bağlantıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda gerçekleştirildi. Firma, bir sonraki aşamada, yeni nesil zırhlı araçlar için geliştirdiği, yüksek beygir gücüne sahip motoru çalıştırmaya hazırlanıyor.

 

ALTAY’ın İhracat Potansiyeli Yüksek

MSI Dergisi: Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Ağustos ayında, ALTAY tankının yurt dışında da çok büyük ilgi gördüğünü açıklamıştı. Bu platformun ihracatına yönelik olarak sizin nasıl bir vizyonunuz var?

Yasin ÖZTÜRK: ALTAY tankının çok büyük bir ihracat potansiyeli var ve çeşitli ülkeler tarafından muazzam bir ilgi görüyor. Bunlar arasından, Katar ve Tunus’un ilgisi özellikle çok büyük. İki ülke ile de sürekli görüşmeler içerisindeyiz. Hatta ALTAY, yakın zamanda Katar’a testlere gidecek. Testlerin olumlu geçmesi hâlinde, Katar’dan 100’e yakın tankı içeren bir sipariş almamız söz konusu. Testlerin ardından da tankı Türkiye’ye geri getirmeksizin, o bölgedeki farklı ülkelere götürmeyi planlıyoruz. Planımız, ALTAY’ı, öncelikle Orta Doğu pazarındaki kullanıcılara tanıtmak. Ardından da Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar ve Afrika’ya götüreceğiz.

 

ALTAY Tankı İnsanları Çekiyor

MSI Dergisi: BMC’nin, ALTAY için insan kaynağı anlamında ne gibi ön hazırlıkları oldu?

Yasin ÖZTÜRK: Ekibimizi, tecrübeli insanlarla güçlendirdik ve pek çok yeni arkadaşımız aramıza katıldı. Çoğu da daha önce farklı firmalarda, ALTAY tankına ilişkin çalışmalar yürütmüştü. Ancak bu durum, insanların bir firmadan başka bir firmaya geçişi şeklinde algılanmamalı. Bu arkadaşlarımız, BMC için buraya gelmediler; ALTAY için geldiler. Bu tankı ortaya çıkaran insanlar, seri üretiminde de yer almak istediler. Nasıl ki ALTAY, bugün Türkiye’nin milli bir değeri ve gururu ise bu insanlar da bu duyguyla hareket ettiler. Biz burada, sadece aracıyız.

 

MSI Dergisi: Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki Leopard 2 tanklarının modernizasyonu faaliyetlerinizin güncel durumu ile ilgili hangi ayrıntıları bizlerle paylaşabilirsiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Proje başladığında, toplamda 84 adet tankın, birkaç farklı konu başlığı altında modernizasyonu öngörülüyordu. Ancak şu anda, kullanıcının istekleri doğrultusunda, proje çok daha farklı bir noktaya doğru evrildi. Çünkü TSK’nın son dönemdeki harekâtlarda elde ettiği tecrübeler de proje gereksinimlerine yansıtıldı. O yüzden kullanıcı ile sürekli yakın temas hâlindeyiz ve onlardan gelen geri beslemeleri projeye aktarıyoruz. Proje, hâlihazırda ilk tankın ortaya çıkış sürecinde ve bu aşamanın sonlarına yaklaştık. Birkaç ay içerisinde ilk tankı tamamlayacağız ve sonra da seri üretime başlayacağız. Yükleniciler, projeler sırasında, bu şekilde sürekli değişen gereksinimleri genellikle pek tercih etmezler; çünkü bu tip projeler çok fazla belirsizlik içerirler ve ilave maddi yükler getirirler. Ancak bu tankların, belki de yakın gelecekte, yine benzer operasyonlarda kullanılması söz konusu olacak ve askerlerimiz, hayatlarını bu tanklara emanet edecekler. Böyle bir noktada, ticari kaygıları ön planda tutarak hareket edemeyiz. O yüzden bu durumu gayet anlayışla karşıladık ve tankları elimizden gelen en iyi şekilde modernize edeceğiz.

BMC’nin 6×6 taktik tekerlekli aracı, kendi ağırlığına ilave olarak, 15.200 kg yük taşıyabiliyor. Firma, aynı ürün ailesinin 8×8 konfigürasyona sahip sürümünün lansmanını ise yakın zamanda yapmayı planlıyor.

 

Rheinmetall’den Danışmanlık Hizmeti Alınacak

MSI Dergisi: ALTAY tankının seri üretimine yönelik olarak SSB’de gerçekleştirilen imza töreni sırasında, BMC Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Rheinmetall ile olan ortaklığın sonlandırıldığını; bu firmadan danışmanlık hizmeti satın alınacağını söylemişti. Rheinmetall’in bu projedeki konumu tam olarak ne olacak?

Yasin ÖZTÜRK: Detayları henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, Ethem Bey’in de bahsettiği gibi, Rheinmetall’den danışmanlık hizmeti alacağız. ALTAY üzerinde, seri üretime başlamadan önce iyileştirmemiz gereken 4 önemli konu var. Alt yüklenicilerimizin sorumluluğu altındaki bu 4 konunun, Türkiye’deki imkân ve kabiliyetlerle iyileştirilmesini beklemenin, projeye çok zaman kaybettireceğini düşünüyoruz. Sonuçta Rheinmetall, uzun yıllardır bu alanda çalışan, dünyadaki sayılı firmalardan bir tanesi. ALTAY, çok uzun soluklu ve pek çok açıdan, Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olabilecek bir proje. O yüzden, devletimize ve milletimize en iyi tankı teslim edebilmek adına, danışmanlık alternatifinin en iyi çözüm olduğuna karar verdik. Bu danışmanlık hizmeti de dediğim gibi projenin sanayileşme ayağını temsil eden alt yüklenicilerimizin sorumluluğundaki belli başlı konulara yönelik olacak.

DIMDEX 2018 sırasında Katar Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacına yönelik olarak, 50 adet KİRPİ II ve 35 adet AMAZON için sözleşme imzalayan BMC, bu proje kapsamındaki AMAZON teslimatlarını tamamladı.

MSI Dergisi: Rheinmetall ile ortaklık sürecinde neler yaptınız?

Yasin ÖZTÜRK: Her ne kadar bu ortaklık şu an itibarıyla sonlanmış olsa da geçtiğimiz süreçte, Rheinmetall ile karşılıklı olarak çok yoğun bir bilgi paylaşımımız oldu. Öncelikle ALTAY tankının mevcut tasarımı itibarı ile ne gibi eksiklikleri olduğunu ve buradan yola çıkarak seri üretim aşamasına geçtiğimiz takdirde, sözleşmelere neleri ilave etmemiz gerektiğini gördük. Bu noktada, Rheinmetall’in bize çok büyük desteği oldu. Ortaklık süreci devam etseydi, personelimizi eğitme noktasında da bize destek olacaklardı.

 

Ulaştıkça Büyüyen Hedefler

MSI Dergisi: Genel konulara geri dönecek olursak sizinle son yaptığımız söyleşimizde, BMC’nin 2018 sonu hedeflerini; 2.900 kişilik bir istihdam rakamı ve 1,2 milyar dolar ciro olarak açıklamıştınız. Bu hedeflere ne oranda ulaşabildiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Personel sayısı açısından bu rakamlara ulaştık; hatta geçtik bile. Ciro açısından da o dönemde koyduğumuz hedef, 4,4 milyon lira idi ve bunu da tutturduk.

BMC, AMAZON’un insansız sürümünü, ilk kez EFES 2018 tatbikatında sergilemişti. Firma, bu süreçte elde ettiği tecrübeleri, ALTAY tankının kulesinin insansızlaştırılmasında da kullanacak.

 

MSI Dergisi: Gelecek dönem ile ilgili hedefleriniz neler? Örneğin, 2023’te nasıl bir BMC göreceğiz?

Yasin ÖZTÜRK: Öncelikle 2019’dan bahsetmek gerekirse hedefimiz, 3.500 çalışana ve 6 milyar lira ciroya ulaşmak. Savunma sanayisinde, yurt içinden aldığımız işlerin oranı %60; ihracat oranımız ise %40 olacak. Otobüs satışlarında ise tamamen yurt dışına yöneleceğiz. Tabii bu rakamlar, BMC’nin iştiraklerini içermiyor. 2023 hedeflerimiz ise belli; 10.000 çalışana ve 5 milyar dolar ciroya sahip bir firma olmak. Bir de tabii dünyanın savunma ve havacılık sanayisi alanındaki ilk 100 şirketten birisi olmak istiyoruz. Bu alandaki nihai hedefimiz, elbette ki ilk 10’da olmak. Oraya doğru da istikrarlı bir şekilde ilerliyoruz. Zaten istikrar, bizim bir nevi düsturumuz hâline geldi. Sonuçta, son 5 yıldır tüm hedeflerimizi tutturuyoruz. İstikrar, BMC’nin ana yasasının en önemli maddelerinden birisi. Bu istikrarı da savunma tarafı ile ticari araçlar tarafını daima dengede tutarak başarıyoruz.

Yatırımlar Sürüyor

MSI Dergisi: ALTAY tankının seri üretimi için yaptığınız yatırımların haricinde, diğer yatırımlarınızın güncel durumundan bahsedebilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Pek çok farklı yatırımımız var aslında ve hepsi paralel olarak ilerliyor. Öncelikle BMC POWER için Karasu’da yapacağımız, yaklaşık 80 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Yine Karasu’da, raylı sistemler konusunda, 100 milyon dolarlık bir yatırım yapacağız 2020’de. Ankara’daki Ar-Ge merkezinin kurulumu da devam ediyor. Bir önceki söyleşimizde de ifade ettiğim gibi, ALTAY tankı için yaptığımız yatırımla birlikte, gerçekleştirdiğimiz yatırımların toplamı 685 milyon doları geçecek.

 

Yeni Şirketlerle Büyümeye Devam

MSI Dergisi: BMC grup bünyesinde şu anda hangi şirketler var, özetleyebilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Bunlar arasından isimlerini verebileceklerim; güç grupları üzerine çalışan BMC POWER, raylı sistemler alanında faaliyet gösterecek olan BMC Raylı Sistemler ve adından da anlaşılacağı üzere, askeri paletli platformların üretimine odaklanacak olan BMC Tank ve Paletli Sistemler var. Bunlar buzdağının görünen kısmı. Bir de bunların haricinde, henüz ismini veremeyeceğim ve Türkiye’nin ihtiyacı olan kritik alanlarda çalışan pek çok şirketin de destekçisiyiz. Hatta bazılarının doğrudan ortağı konumundayız.

BMC’nin seri üretim aşamasında ALTAY’a kazandıracağı kabiliyetlerden birisi de lazer güdümlü tank topu atış yeteneği olacak. Bu sayede, özellikle uzak
mesafedeki hedefler için ilk atışta isabet oranı artan tankın, muharebe etkinliği de bir üst kademeye çıkacak.

 

Türkiye’nin Geleceğini Şekillendirmek

MSI Dergisi: Bunlardan BMC POWER’e değinecek olursak, öncelikle bu firmanın vizyonundan biraz bahsedebilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: BMC POWER’i aslında, kendi araçlarımızda kullanılacak motorların geliştirilmesi için kurduk. Ancak güç grubu konusu, Türkiye’nin en çok sıkıntı yaşadığı ve ihracat anlamında da önünü tıkayan noktalardan birisi. Biz de bu noktada, elimizi taşın altına koyarak Türkiye’nin önünü açmak istiyoruz. O yüzden burada üreteceğimiz güç grupları ile diğer zırhlı araç üreticileri de dâhil olmak üzere, Türkiye’nin tüm güç grubu ihtiyacını karşılamaya hazırız. Bu zaten ticari sürdürülebilirlik açısından da olmazsa olmaz. Türkiye’nin geleceğini şekillendirmek için adım attığımız bu süreçte, sürdürülebilirliği göz ardı edersek yarı yolda kalırız. Yaptığımız hesaplar itibarıyla güç grubunu kendimiz üretmemiz halinde, dışarıdan satın alacağımız güç grubuna kıyasla 10.000 dolar daha ucuza mâl edebiliyoruz. O yüzden hedefimiz, yılda 80.000 motor üretmek. Bu miktarı ürettiğimiz zaman da Türkiye’nin ihtiyacının büyük bölümünü karşılayacağımızı değerlendiriyoruz. Ancak bu, kolay bir iş değil. Malum, yurt dışındaki rakiplerimiz, bu maratona, bizden neredeyse 100 yıl önce başlamışlar. Elbette bu fark şu anda çok büyük değil; ancak yine de ilerimizdeler. Bu sebeple sadece BMC’nin değil Türkiye’nin geleceği için, 7/24 çalışmak zorundayız. Mola vermek gibi bir lüksümüz de yok.

BMC, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen ve 8 Ağustos 2017’de imzalanan sözleşme kapsamında başlatılan Taktik Tekerlekli Araçlar-2 projesi kapsamında, 300’ün üzerinde KİRPİ II’nin teslimatını tamamladı.

 

MSI Dergisi: Peki BMC POWER’in geliştirmekte olduğu motorlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

Yasin ÖZTÜRK: BMC POWER’de, farklı beygir gücündeki birçok güç grubunu, birbirine paralel projeler halinde geliştiriyoruz. Ancak bunlardan üçü, kamuoyunun gündeminde özellikle yer tutuyor. ALTAY tankının güç gurubunu zaten biliyorsunuz. Bunun haricinde SSB tarafından yürütülmekte olan Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araç Güç Grubu Geliştirilmesi Projesi’ni de biz üstlenmiş durumdayız. Bir de BMC POWER’in kendi öz kaynakları ile geliştirmeye başladığı, AZRA motoru var. Bu 3 proje kapsamında, sırasıyla 1.500, 1.000 ve 600 beygir güç üreten motorlar geliştiriyoruz. Hatta bunlardan ilk ikisi için, şanzımanlar üzerinde de çalışıyoruz. AZRA projesine ilk başladığımızda hedefimiz, KİRPİ ve VURAN gibi taktik tekerlekli zırhlı araçlarımızda kullanılmak üzere, 380 beygir güç üretebilecek bir motor ortaya koymaktı. Ancak az önce bahsettiğim vizyon ile daha projenin en başında, projenin çıktısını 600 beygir gücünde bir motor olarak güncelledik. AZRA’nın ilk resmi ateşlemesini de 13 Ocak’ta yaptık. Testleri de hâlen devam ediyor. Tabii ihtiyaçlarımız kapsamında, AZRA’nın yanı sıra 380 beygir gücünde başka bir motor üzerinde de çalışmaya başladık.

 

BMC POWER’in Hedefinde, Deniz Platformları da Var

MSI Dergisi: BMC POWER’in, kara ve hava araçlarının ardından, deniz platformlarının güç gruplarına yönelik çalışmaları da olacak mı?

Yasin ÖZTÜRK: Dediğim gibi ticari sürdürülebilirlik açısından, yılda en az 80.000 motor üretmeliyiz. Bunu başarabilmek için de pazarın ihtiyaçları itibarıyla kara araçları sektörünün de dışına çıkmamız gerekiyor. Bu 80.000 rakamının içerisinde; jeneratör motorlarından, deniz platformu motorlarına kadar her şey var. Şirketin geliştireceği motorların gücünün, 110 ila 6.000 beygir aralığında olması da bundan kaynaklanıyor.

120 mm havan topu entegre edilen 4×4 taktik tekerlekli zırhlı aracı üreten BMC; aynı aracın CİRİT füzesi ve çok namlulu roketatar (ÇNRA) sistemi taşıyan iki farklı sürümü üzerinde çalışmalarına devam ediyor.

 

Otonom Sistemler ve İleri Teknoloji

MSI Dergisi: ALTAY tankının seri üretim projesi kapsamında, bir de insansız kuleli tank geliştireceğinizi siz de söylediniz. BMC ayrıca, AMAZON’un da insansız sürümünü geliştirmişti. Buradan yola çıkarak, BMC’nin, insansız araçlar alanındaki ağırlığını arttıracağını söyleyebilir miyiz?

Yasin ÖZTÜRK: Sadece dünyada yapılanları taklit ederek bir yere varamayacağımızın farkındayız. Bunun ne BMC’ye ne de ülkemize bir faydası dokunmaz. Biz bu yola, Türkiye’nin geleceğine ışık tutmak için çıktık; bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. O yüzden sadece insansız araçlar konusunda da değil, daha geniş bir yelpazede ağırlığımızı attırıyoruz. İleri teknolojiler alanında yürütülecek Ar-Ge projeleri için, kendi bünyemizde bir departman kuruyoruz. Bu departmanımız, otonom sistemlerden otomotive, savunma sanayisinden akıllı şehirlere kadar pek çok farklı konu üzerine eğilecek. Hatta yerli otomobil tarafındaki çalışmalarımızı da destekleyecek. Savunma sanayisi alanında da şimdiden üzerinde çalışmaya başladıkları birkaç tane proje var. Şimdilik 70 civarında personelin görev yapacağı bu departmana, 2019 yılı için 20 milyon dolara yakın bir bütçe ayırdık. Bu personelin çoğunluğu, yenilikçi teknolojiler konusunda çalışmaları olan uzmanlardan oluşuyor.

 

MSI Dergisi: ALTAY tankı özelinde konuştuk; ama BMC’nin diğer araçlarına yönelik farklı ihracat projeleri de var mı?

Yasin ÖZTÜRK: Her zaman için var. Araçlarımızın gördüğü ilgi, hızlı bir şekilde artıyor. Bu sebeple sadece savunma sanayisine yönelik bir yurt dışı iş geliştirme departmanı kuruyoruz ve buradaki ekibimizi hızlı bir şekilde genişleteceğiz. Yurt dışı iş geliştirme süreçlerini, kişisel olarak da takip ediyorum; savunma sanayisi bir yandan, ticari araçlar bir yandan, özel araçlar bir yandan, yedek parçalar bir yandan derken ürün yelpazemiz sürekli gelişiyor. Ürünlerimizin ihracat potansiyeli de sürekli artıyor. Bu iki temel neden, bizi böyle bir yapılanmaya yönlendirdi. İhracat tarafında bunlara ilave olarak, devletimiz de sektördeki tüm firmalar için sağladığı desteği, bizden de esirgemiyor.

2018 yılında gerçekleştirilen teslimatlarla KİRPİ II AMBULANS, ilk kez güvenlik güçleri envanterine girmiş oldu.

 

Yeni Araçlar Yolda

MSI Dergisi: Biraz da BMC’nin gündemindeki diğer projelerden ve araçlardan bahseder misiniz? Gündeminizde yeni araç projeleri var mı?

Yasin ÖZTÜRK: Evet, bir yandan da yeni araçlar üzerinde çalışıyoruz. Öncelikle en yeni taktik tekerlekli aracımızın iki yeni versiyonu üzerinde çalışıyoruz. Bunlardan birisini CİRİT füzeleri ile donatacağız; diğerine ise çok namlulu roketatar (ÇNRA) sistemi entegre edeceğiz. AMAZON aracımızın da yeni bir sürümü üzerinde çalışmalarımız var. Bir yandan da tamamen yeni araçlar geliştiriyoruz. Örneğin muharip kabiliyete sahip, 8×8 taktik tekerlekli zırhlı araç projemiz var. Buna ilave olarak, özellikle Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün, sıcak çatışma bölgelerinde ihtiyaç duyduğu hafif zırhlı pikap ihtiyacına yönelik bir ürün tasarlıyoruz. Seri üretim bandından zırhlı şekilde indireceğimiz bu araçlar, sonradan zırhlandırılmış çözümlere göre çok daha etkili olacak. Ayrıca, lojistik araçlar tarafında, 8×8 taktik tekerlekli aracımızı da yakında sergileyeceğiz. Bir taraftan da örneğin, valiliklerimiz tarafından kullanılabilecek 4×4 VIP araçlar üreteceğiz.

 

MSI Dergisi: BMC’nin üstlenmiş olduğu projelerin güncel durumundan da biraz bahsedebilir misiniz?

Yasin ÖZTÜRK: Taktik Tekerlekli Araçlar-2 projesinde, KİRPİ II teslimatlarına devam ediyoruz. Ayrıca güvenlik güçlerimize KİRPİ II AMBULANS teslimatını da 2018’de ilk kez gerçekleştirdik. Muharebe Sahası Akaryakıt Tankeri (AKTAN) projesinde ise tüm teslimatları tamamladık. DIMDEX 2018 sırasında, Katar Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacına yönelik olarak; 50 adet KİRPİ II ve 35 adet AMAZON aracının tedarikine yönelik bir sözleşme imzalamıştık. Bu proje kapsamında da AMAZON araçlarımızı gönderdik; KİRPİ II’lerin teslimatını ise 2019 başında tamamlamayı planlıyoruz.

MSI Dergisi: Söz Katar’dan açılmışken, bu ülkede bir tesis kurmayı planlıyordunuz. Bu tesisle ilgili çalışmalarınız ne aşamada?

Yasin ÖZTÜRK: Hem biz hem de Katar devleti, bu konuda çok istekliyiz. Ancak karşı tarafın, yer seçimi konusundaki karar süreci hâlen devam ediyor. Bu süreçler tamamlanarak karar verildiğinde, biz de tesisimizin inşasına başlayacağız. Burada, hem askeri hem de sivil tarafa yönelik araçlarımızın üretimini yapmayı planlıyoruz. Katar, coğrafi koşulları sebebiyle hafif sınıftaki araçları daha çok tercih ediyor. Hafif araçlar, ağır olanlara göre çöl arazisinde daha iyi performans veriyorlar. O yüzden, bu tesiste, özellikle bu tip araçların üretimine ağırlık vereceğiz. Sivil tarafta ise çeşitli otobüsler üretmeyi planlıyoruz. Bu otobüsler, 2020 yılında Katar’da gerçekleştirilecek Dünya Kupası’nda kullanılacak.

 

Sivil Araçlar Tarafı, BMC’nin Gizli Gücü

MSI Dergisi: BMC’nin, savunma ve havacılık sektöründeki çok sayıda oyuncudan farklılaştığı bir yönü de ticari araçlar sektöründeki varlığı. Bu konudaki değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız? Bu iki sektördeki faaliyetlerinizde şu an için nasıl bir denge var?

Yasin ÖZTÜRK: Daha önce de bahsettiğim gibi, biz Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak bir şirketiz. Bunu başarmak için de ticari açıdan sürdürülebilir olmamız şart. Savunma sanayisi, doğası gereği bunu sürekli sağlayabilecek bir sektör değil. Projeler zaman zaman yoğunlaşıp, bazen tamamen durma noktasına gelebiliyor. Dolayısıyla sivil araçlar tarafında mutlaka bir ayağımızın olması gerektiğini düşünüyoruz ki BMC’nin ilk çıkış noktası da zaten bu tip araçlar. Savunma projelerinin azaldığı dönemlerde, ticari araçlar bizim itici gücümüz olacak. Bu sebeple bizim kamyonumuz da otobüsümüz de olmaya devam edecek. Sivil taraftan asla vazgeçmeyeceğiz. Hatta o alanda da en az savunma tarafında olduğumuz gibi atakta olacağız. Daima inovatif ürünler geliştirerek pazara yön vereceğiz. O yüzden binek araçlara da el attık ve yerli otomobilde bizim de payımız olacak; raylı sistemler alanına gireceğiz ve yüksek hızlı tren projelerinde de yer alacağız. BMC’de, askeri ve sivil tarafın dengesi, bugün %70’e %30; ama bizim hedefimiz, sivil tarafımızı daha da güçlendirerek bu oranı %50’ye %50 seviyelerine getirebilmek.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Yasin ÖZTÜRK: Kamuoyunda zaman zaman BMC ile ilgili çeşitli konular konuşuluyor. Bunlara yönelik olarak da bir şey söylemek istiyorum. Biz satın aldığımızda BMC, 50 yıllık bir firmaydı. Bizim hedefimiz, bunun üzerine bir 50 yıl daha ekleyerek BMC’yi bizden sonraki nesillere devredebilmek. Çünkü burası, ne Öztürk ailesinin ne Sancak ailesinin ne de Katar Silahlı Kuvvetlerinin firması. BMC, Türkiye’nin bir milli değeri. Tarihinde pek çok ilkler var. Türkiye’deki ilk dizel motorun üretimi, fikri ve sınai mülkiyeti bir Türk firmasına ait olan %100 yerli ilk kamyonun ve ilk hafif ticari aracın üretimi, bunlardan sadece bazıları. Biz bu bayrağı, bizden önceki nesilden devraldık; bizden sonrakilere de teslim edeceğiz.

Şunu da ilave etmek istiyorum: Biz bu şirketi, ticari beklentilerle de satın almadık. Buna ihtiyacımız olmadığı ortada. Biz sadece vatanına âşık insanlar olarak, ülkemiz için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. O yüzden de çalışmalarımız, projelerimiz ve yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek.

 

BMC Yönetim Kurulu Üyesi T. Yasin Öztürk’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

851 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme