Söyleşi: CES İleri Kompozit, Balistik Koruma Alanında Dünyanın Bir Numarası Olmayı Hedefliyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: CES İleri Kompozit, Balistik Koruma Alanında Dünyanın Bir Numarası Olmayı Hedefliyor

6 Mart 2019

MSI Dergisi’nin 172’nci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Açık Grubu’nun, savunma ve havacılık alanında faaliyet gösteren firmalarından CES İleri Kompozit, 2012 yılından itibaren hızlı bir büyüme gösterdi ve birçok kritik ihtiyaç için özgün çözümler geliştirdi. Özellikle balistik koruma alanında, dünya ile yarışan çözümler sunan firma, ihracat tarafında da iddialı hedeflere sahip. CES İleri Kompozit’in hikâyesini ve önümüzdeki döneme dair planlarını; Açık Grubu Savunma ve Havacılıktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Taner Düvenci, CES İleri Kompozit Genel Müdürü Çağla Pınar Turunçoğlu, Genel Müdür Yardımcısı Ö. Selçuk Şentürk, Global Pazarlar İş Geliştirme Direktörü Murat Özmen ve Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Hande Özay Yağcı’dan dinledik.

MSI Dergisi: CES İleri Kompozit; havacılık, balistik koruma ve savunma alanlarında, ayrıntılarını birazdan konuşacağımız, önemli çalışmalara imza atıyor. Öncesinde, CES İleri Kompozit’in nasıl bu alana girdiğini ve çalışmalarının nasıl bu kadar ilerlediğini, sizlerden dinleyebilir miyiz?

Taner DÜVENCİ: Konunun üç boyutu bulunuyor. Birincisi, Türk savunma ve havacılık sektörünün durumu. Türkiye’de, Sayın Cumhurbaşkanımızdan başlayan, çok güçlü bir irade var. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın ciddi teşviklerini ve desteklerini görüyoruz. Projelerde, yerli ve milli çözümlere ihtiyaç duyuldukça SSB, diğer sektör firmaları gibi, bizim çalışmalarımızı da yakından takip ediyor ve gerekli hallerde bizleri yönlendiriyor. MSB, TSK, SSB ve Jandarma Genel Komutanlığı üst düzey yetkililerini tesislerimizde ağırladık, ağırlamaya da devam ediyoruz. Tüm ihtiyaç makamlarına, imalatlarını gerçekleştirdiğimiz ürünlerimizi gösteriyor, büyük yatırımlar yaptığımız tesislerimizi ve makina ekipman yatırımlarımızı tanıtıyoruz. Tedarik makamlarından çok olumlu geri bildirimler ve motive edici talepler alıyoruz. Bu talepleri karşılamak üzere büyük bir heyecana sahip yaşça genç ancak mesleğinde tecrübeli, olgun, enerjik ve dinamik bir ekibimiz bulunuyor.

Konunun ikinci boyutu, Açık Grubu’nun sektöre verdiği önem. Başta Yönetim Kurulu Başkanımız Yüksel Açık olmak üzere CES’in her çalışanı, savunma ve havacılık alanına, “önce Türkiye” bakış açısı ile yaklaşıyor. Yerli yapılabilecek ne varsa onun üzerinde çalışmak ve çözümler ortaya çıkartmak istiyor. Bu hedef doğrultusunda CES İleri Kompozit de 2012’de grup bünyesine katıldı ve o zamanlar çok daha küçük bir atölye iken, yapılan insan kaynağı, tesis ve makina-ekipman altyapı yatırımları ile çok hızlı bir gelişim gösterip uluslararası standartlara sahip dünya çapında bir fabrika haline geldi. Bu yatırımların çok büyük bölümünü, kendi öz kaynakları ve grubun diğer faaliyetlerinden elde edilen gelirle gerçekleştirdi. 2020 yılı sonuna kadar da şimdiye kadarki yatırımlarımızı, farklı lokasyonlarda yeni açacağımız fabrikalarımızla iki katına çıkartmayı planlamaktayız.

Açık Grubu, telekomünikasyon, iklimlendirme, inşaat, siber güvenlik gibi farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Elde edilen ciro olarak baktığımızda CES İleri Kompozit’in, amiral gemisi olan telekomünikasyondan sonra grubun göz bebeği olduğunu söylemek mümkün.

Konunun üçüncü boyutu ise insan kaynağı. Bu konuda sözü, Çağla Hanım’a bırakıyorum.

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: CES İleri Kompozit’in ekibi de fark yaratarak öne çıkıyor. Balistik koruma alanından örnek verecek olursam; çekirdek ekibimizin bir bölümü, MİLGEM projesinde, kritik bölümlerinin zırhlandırılması konusunda çalıştı. Bu çalışma, Türkiye’de, ileri kompozit balistik koruma konusunda gerçekleştirilen ilk özgün çalışmaydı ve bugün gündemde olan tüm çalışmaların da tohumlarını attı. Bu ekip, yaklaşık 15 senelik tecrübeye sahip ve malzemeleri, prosesleri ve dünya çapında faaliyet gösteren son ürün ve hammadde tedarikçilerini çok yakından tanıyor. Durum böyle olunca, ekibimiz CES İleri Kompozit çatısı altında, balistik koruma konusunda çalışmaya daha birkaç yıl önce başlamış olsa da, ekibin tecrübesi sayesinde aslında oyuna rakiplerinden çok ileri bir noktadan girdi. Özellikle Avrupa’da kendinden söz ettirmeye başladı bile.

 

İleri Kompozit Malzeme ve Proses Bilgisiyle Fark Yaratıyoruz

MSI Dergisi: CES İleri Kompozit hangi alanlarda faaliyet gösteriyor?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: CES İleri Kompozit’in faaliyet alanlarını üç başlık altında topluyoruz: Havacılık, savunma ve balistik koruma.

CES İleri Kompozit; havacılık, savunma ve balistik koruma alanındaki faaliyetlerini, Ankara’daki tesisinde sürdürüyor. Firma, yeni tesisinin açılması ile balistik laboratuvar altyapısını güçlendirecek ve savunma ile ilgili faaliyetlerini de bu yeni tesise taşıyacak.

 

Havacılık başlığı altında, bu alanda faaliyet gösteren Airbus, Lockheed Martin (Sikorsky) ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) gibi platform üreticilerine yaptığımız işleri topluyoruz. Bu firmaların yanında, Leonardo’nun onaylı tedarikçisiyiz, Boeing ile de bu sene kalifikasyon sürecine girdik. Havacılık alanındaki çalışmalarımız, “build-to-print” dediğimiz, müşterinin üretim ayrıntılarını vermesi ve bizim kontrollü ortamlarda, kalifiye edilmiş ve sürekli denetim altında tutulan proseslerimiz ile üretim yapmamız esasına göre ilerliyor.

Havacılık, çok sıkı kontrol ve kalite gereksinimlerine sahip. Biz bunları içselleştirdik ve CES İleri Kompozit’in, havacılık haricindeki tüm faaliyetlerinde de kullanıyoruz. Rakiplerimizden farkımızı, bu kalite sertifikasyonlarıyla taçlandırıyoruz.

Kompozit teknolojileri, CES İleri Kompozit’in fark yarattığı alanlar arasında bulunuyor.

 

Savunma faaliyet alanı, balistik koruma dışında kalan tüm savunma sanayisi faaliyetlerini kapsıyor. BMC, FNSS ve Otokar gibi Türkiye’nin önde gelen tüm kara platformu üreticileri ile çalışıyoruz. Araçların metalik parçalarının yerine, yapısal ve fiziksel tüm gereksinimleri karşılayan, araçları hafifleştiren ve mobilitesini arttıran ileri kompozit parçalar tasarlıyoruz, üretiyoruz ve araçlara entegre ediyoruz. Bu çalışmalarımızda, malzeme ve üretim süreci (proses) seçimlerini yapıyoruz ve ihtiyaca uygun, maliyet etkin optimum çözümü ortaya çıkartıyoruz. Araçlarının taslak tasarım aşamasından itibaren mühendisleriyle birlikte çalıştığımız müşterilerimiz de var.

Kara araçlarının yanında, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TÜBİTAK’ın çeşitli kuruluşları, KALE AERO gibi sektörün önemli oyuncuları için de, çeşitli ürünlerinde kullanılan ileri kompozit parçalar üretiyoruz.

Balistik koruma ise en iddialı olduğumuz alan. Çok yetkin bir ekibimiz, güncel ve fark yaratan teknolojilerimiz ve güçlü bir hammadde tedarikçi ağımız var. Böylece ortaya, dünya çapında rekabetçi çözümler koyabiliyoruz. Bunu; hem muadil ürünlerin teknik özelliklerine baktığımızda hem de dünya genelinde farklı kullanıcılardan aldığımız yorumlarda görebiliyoruz. Balistik miğfer, balistik plaka ve yelek, parçacık kalkanı (spall liner), eklemeli zırh (add-on) gibi farklı ürünlerden oluşan bir aileyi ürün çeşitliliğimize ekliyoruz.

CES İleri Kompozit, kişisel balistik koruma alanındaki ürün yelpazesini tamamlayarak ürünlerini yerli ve
yabancı kullanıcıların ilgisine sunmaya başladı.

 

Balistik koruma çözümleri kişisel korumayı da
içeren CES İleri Kompozit, bu alanda büyük bir
potansiyel görüyor.

Dergisi: Bu faaliyet alanları, CES İleri Kompozit Açık Grubu’na dâhil olduktan sonra nasıl bir gelişim gösterdi?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: CES İleri Kompozit, havacılık alanında faaliyet gösteren küçük ölçekli bir atölye idi. 2012 yılının sonunda, Açık Grubu’nun bünyesine katıldıktan sonra, Yönetim Kurulu Başkanımız Yüksel Açık’ın da vizyonu ile savunma tarafına da eğilmeye başladı. Organizasyon yapısında değişikliklere gidildi, farklı ürünlere yönelik yeni yatırımlar yapıldı.

Havacılık tarafındaki sertifikasyon ve onaylı tedarikçi olma süreçlerinin, kısaltamayacağınız süreleri var. Bu süreçlerden geçerken bir yandan da savunma projeleri geliştirdik. Bunlar, havacılığın ağır işleyen bu süreçlerinde, devamlılığımızı sağlayıp bize kaynak yaratarak, faaliyetlerimize hız kesmeden devam etmemizi sağladı. Örneğin, ekibimizin bir bölümünün, otomotiv sektöründe tecrübesi vardı, bu da kara platformu üreticileri ile iş birliğimizi hızlandırdı.

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Havacılıkla başlayıp savunmaya ve oradan da balistiğe evrilen bir gelişim var. Bu istikameti, sektörel ihtiyaçlar belirledi. İhtiyaçlar ve projeler savunma ve balistik projelerine yönelince, biz de orada artan ihtiyacı karşılamak için yatırımlara yöneldik, kapasitemizi ve kabiliyetlerimizi geliştirdik.

Son dönemde, savunma ve balistik çalışmalarımız öne çıkmış olabilir; ancak gözümüzü havacılıktan çevirmiş değiliz. Tüm bunlar devam ederken bir taraftan da Boeing’in onaylı tedarikçisi olmak için bir yola girmiş durumdayız. Kompozit konusunda, Türkiye’de aday seçtikleri firmayız. Bir yandan da, uçak kabin içi parçaları gibi, kendi havacılık ürünlerimizi de geliştirmeye devam ediyoruz.

 

MSI Dergisi: Bu çalışmaları nasıl bir ekiple gerçekleştiriyorsunuz?

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Çalışan sayımız 200’ün üzerinde. Bunların yaklaşık 40’ı mühendis ve Ar-Ge Merkezimizde, geliştirme projelerinde çalışıyor. Aslında havacılık dışındaki tüm projelerimizi Ar-Ge projesi olarak nitelendirebiliriz. Sürekli büyüyen bir ekibimiz var. Yeni ekip arkadaşları kazanmak için, gençlere eğiliyoruz; onları yetiştiriyoruz. Bünyemizde, bizde uzun dönemli staj yapmış, mezuniyetinin ardından kariyerlerine bizimle devam eden birçok arkadaşımız var. Bunların bazıları, 4-5 senelik kıdemli çalışanlarımız hâline geldi. Diğer yanda da Çağla Hanım’ın biraz önce bahsettiği, Türkiye’de birçok alanda ilkleri gerçekleştirmiş, çok tecrübeli bir ekibimiz var.

Personel sayımızı dikkatli bir şekilde arttırıyoruz. Bu aşamada çok agresif bir büyüme öngörmüyoruz. Yeni ekip arkadaşlarımızın, hem dinamik bünyemize, çeviklik kültürümüze, hem de yaptığımız işin hassasiyetine uyumlu kişiler olmasını istiyoruz.

 

CES İleri Kompozit, koruma seviyesi, ergonomisi ve hafifliği ile öne çıkan kasklarının ihracatını da gerçekleştirdi.

 

MSI Dergisi: Tesis altyapınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Tüm alanlardaki faaliyetlerimizi, şu anda kurulu olan tesisimizde yürütüyoruz. Yeni bir tesis yatırımı yaptık ve yakın zamanda tamamlanacak. Burada, bir balistik test laboratuvarı kuruyoruz. Bu yeni tesiste, yaklaşık 15.000 metrekarelik alanı da savunma konusundaki çalışmalarımıza ayıracağız.

Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (HAB)’nde, yaklaşık 30.000 metrekarelik arazimiz var. HAB ile ilgili altyapı çalışmaları tamamlandığında, havacılık ile ilgili tüm faaliyetlerimizi oradan yürüteceğiz. Böylece, balistik çalışmalar mevcut tesislerde; savunma ile ilgili çalışmalar şu anda inşa edilmekte olan yeni tesisimizde ve havacılık ile ilgili çalışmalar da HAB’da olacak şekilde bir düzenimiz olacak.

Ankara dışında da yatırımlarım planlarımız var. İleri malzeme teknolojilerimizi, sivil alana da taşımak istiyoruz. Enerji ve raylı ulaşım sistemleri gibi alanlarda, kompozit malzemelere ciddi bir talep var. Yatırım planlarımızda, bu sektörlere yönelik bir fabrika yatırımı da mevcut.

CES İleri Kompozit, üç farklı alanda üretim faaliyetlerini sürdürüyor: Havacılık, balistik koruma ve savunma.

 

Farklı İhtiyaçlar için Özgün Çözümler

MSI Dergisi: Balistik koruma tarafında ürün aileniz genişliyor. Öncelikle CES İleri Kompozit, balistik koruma alanında nasıl bir fark yaratıyor; bunu sizlerden dinleyebilir miyiz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: CES İleri Kompozit, hem platform hem de kişisel korumaya yönelik balistik çözümler geliştiriyor. Bu konuda, her biri yaklaşık 15 yıldır balistik alanında çalışan, çok tecrübeli bir ekibimiz var. Balistik konusu, Google araştırması ile bir şeyler öğrenip çalışmaya başlayabileceğiniz bir konu değil. Tecrübe ve test konuları çok önemli. Malzemeyi seçiyorsunuz, süreci belirliyorsunuz, üretiyorsunuz ve ürettiğinizi test ediyorsunuz. Elde ettiğiniz sonuçlarla tekrar malzeme ve süreç aşamasına geri dönüyorsunuz. Bu, maliyeti yüksek, yoğun emek ve zaman gerektiren bir döngü.

CES İleri Kompozit’in kullandığı teknolojiler arasında, otoklavda üretim de yer alıyor.

 

CES İleri Kompozit olarak, Türkiye’de ve dünyada ihtiyaç ne, sunulan çözümlerin ağırlığını ve maliyetini nasıl düşürürüz gibi konulara odaklanıyoruz. Ekibimizin tecrübesi ile özgün reçetelere sahip malzemeler geliştiriyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında çok iyi bir tedarikçi ağımız var. Tecrübe ve bilgimiz sayesinde, tedarikçilerimizle teknik seviyede çok iyi iletişim kurabiliyoruz. Bu iletişim, tedarik zincirinde herhangi bir sorun yaşamadan çalışmalarımızı sürdürmemizi sağlıyor.

Yurt dışındaki çalışmaları ve ürünleri bilen kişiler de bizim yaptıklarımızı gördüğünde, çoğu konuda Avrupalı rakiplerimden önde olduğumuzu dile getiriyorlar.

 

MSI Dergisi: Son dönemde kask ürününüzü ön plana çıkardığınızı görüyoruz. Geliştirdiğiniz kasklar, pazarda hangi özellikleri ile öne çıkıyor?

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Bir dönem, Türkiye, acil ihtiyaç kapsamında, yurt dışından kask satın aldı. Milli bir sorumlulukla “Neden biz Türkiye’de üretmeyelim ?” düşüncesinden yola çıkarak çözüm aramaya başladık. Bu süreçte, Grubumuz’un desteği ile yüksek bir motivasyonla çalışmalara başlandı. Hem tasarım hem de balistik koruma seviyesi olarak en üst düzeyde olacak bir ürün ortaya koymayı hedefledik. Aldığımız sonuçlar da bu hedefe ulaştığımızı gösteriyor. Ağırlık, koruma seviyesi ve ergonomi gibi konularda, dünyanın en iyisi olarak nitelendirilen ürünlerden geri kalan hiçbir yanımız yok. Diğer yandan, özgün malzeme reçetelerimiz ve sürecimiz ile maliyetleri önemli ölçüde düşürmeyi başardık.

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu çalışmamızda, hiçbir teknoloji transferi bulunmuyor. Her şey CES İleri Kompozit’in özgün ürünü. Bu ürünleri bu kadar hızlı geliştirebilmemizin nedeni de ekibin tecrübesi ve ülkemizin bu ürüne olan ihtiyacını getirdiği motivasyon. Hem araç koruma hem de kişisel koruma tarafındaki balistik tüm ürünleri, en üst seviye teknolojiyle donatılmış altyapımız ve gece gündüz çalışmamızla hızlı bir şekilde ortaya koyduk. Hatta ihraç da ettik. Yurt dışından sipariş edilen kaskların seri üretimini tamamladık ve kullanıcımıza teslim ettik. Benzer projeler ile ihracat faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Taner DÜVENCİ: Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı olan ve Türkiye’de olmadığı için yurt dışından tedarik edilen bir ürünün, bir Türk firması tarafından özgün olarak geliştirildiğini görmek, başta üst yönetimimiz olmak üzere Açık Grubu’nun tüm çalışanlarına büyük bir gurur veriyor.

Grup olarak konuya milli bir sorumluluk anlayışı ile yaklaşıyoruz. Bulunduğumuz coğrafyada ülkemizin süratle gelişen ve değişen savunma ihtiyaçlarını karşılamak için, teknolojik yeteneğimizin olduğu her alanda, ihtiyaç anında hazır olmak üzere hiçbir maddi özveriden kaçınmıyoruz.

CES İleri Kompozit, eklemeli zırh ve parçacık kalkanı gibi çözümleriyle kullanıcısına yüksek seviyeli koruma sağlıyor.

 

MSI Dergisi: Kask dışındaki projelerinizden de kısaca bahseder misiniz?

Ö. Selçuk Şentürk: M60 tanklarının modernizasyon çalışmalarında, parçacık kalkanı ürünümüzle biz de görev alıyoruz. Proje modeli itibarıyla bazı tanklar sınır ötesindeki üslerde modernize ediliyor ve ekiplerimiz de buralarda faaliyet gösteriyor. Yurt içinde üretilen bazı zırhlı araçların eklemeli zırhlarını ve parçacık kalkanlarını biz teslim ediyoruz. Türkiye’de, BLACK HAWK ve Mi-17 helikopterleri için zırh çözümleri sunuyoruz. ALTAY tankında, özellikle ihtiyaç duyulan hafifliği sağlamak için, metalden ileri kompozite çevirdiğimiz parçalar var. Tersanelerimizin ve deniz aracı üreten birçok firmanın platformlarının zırhlandırılmasını da biz gerçekleştiriyoruz.

 

MSI Dergisi: Hammadde tedariki konusu, kritik bir öneme sahip. Yurt dışı tedarikçilerle yakın ve sürdürülebilir bir ilişkiniz olduğunu belirttiniz. Kullandığınız hammaddelerde yerlilik oranı nedir?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Ana balistik hammaddeler, diğer bir deyişle balistik elyaflar ve seramikler, yurt dışından geliyor. Bunların ABD ve Avrupa’da sadece birkaç tane üreticisi var. Bu ana hammaddeler dışında kalan her şeyi de yurt içinden tedarik etmeye çalışıyoruz. Bazı potansiyeli olan yerli firmalarla Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirip ihtiyacımız olan ürünleri ürettiriyoruz. Bu yöntemle çok sayıda ana girdiyi yerli hale getirdik. SSB’nin de zaten bu şekilde yönlendirmeleri var.

Hammaddede yerlilik oranı, projeden projeye değişiyor. Bu alanda yatırım yapmak isteyenler için ise cazip bir potansiyel bulunduğunu söyleyebilirim.

MSI Dergisi: Kompozit parçaların ortaya çıktığı imalat yöntemleri de önemli bir teknolojik bilgi gerektiriyor. Bu süreçler konusunda sahip olduğunuz kabiliyetler neler?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Baktığımızda, bizim iki ana imalat yöntemimiz var: Balistik ürünler için yüksek basınçlı sıcak preste üretim ve ileri kompozit havacılık ve savunma sanayisi parçaları için temiz odalarda ve otoklavda üretim.

Özellikle kara araçları için kurduğumuz balistik parçacık kalkanı ve eklemeli zırh hatlarının kapasitesi Avrupa’daki firmaların kapasitelerinin dahi üzerinde.

İmalat yöntemi ve malzeme konularında, farklı faaliyet alanlarımız arasında geçişler de oluyor. Örneğin, havacılık tarafındaki bir süreci, balistik tarafındaki bir süreçle güçlendirebiliyoruz. Havacılık tarafındaki kalite standartlarını, savunma ve balistik alanlarında da uyguluyoruz. Özellikle balistikte, ürünün güvenilirliği birinci sırada. Bu kalite anlayışı sayesinde, üretim hattından çıkan tüm ürünlerin, talep edilen özelliklere sahip olduğundan emin olabiliyoruz. Bunu kullanıcılarımıza gösterdiğimiz zaman çok etkili oluyor. Bu özelliğimiz, bizi rakiplerimizden de farklılaştırıyor.

 

 

CES İleri Kompozit, bir askerin tüm balistik koruma
ihtiyaçlarını, özgün çözümleri ile karşılayabiliyor.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde, ürünler cephesinde ne gibi yenilikler göreceğiz?

Murat ÖZMEN: Balistik koruma alanına baktığımızda, tehditlerin sürekli evrildiğini görüyoruz. Delme kabiliyeti arttırılmış mühimmatlar geliştiriliyor. Diğer taraftan, kullanıcılar tarafından daha hafif balistik koruma çözümleri talep ediliyor. Bir kask, azami 1 kg ama kafanızda onunla 5 saat yürüyünce, size kilolarca ağırlıktaymış gibi geliyor.

Ürün dediğiniz şey, kendini yenilemek zorunda. Bizim için, bir ürünü çıkartıp rafa koyup, 10 sene boyunca bunu satmak gibi bir şey söz konusu değil. Sürekli geliştirmemiz ve pazarın ihtiyaçlarına göre uyarlamamız gerekiyor.

Savunma tarafında, Avrupa’da, Uzak Doğu’da, Amerika’da yürüyen çeşitli platform projeleri var. Bu tür projelerdeki çalışma modelimiz, tasarlayan firma ile bir araya gelip, gereksinimleri alıp, talep ettikleri parçaları üretip, araçlara entegre etmek şeklinde. Türkiye’de de hep böyle çalıştık. Bu araç programlarının bazıları için prototip ürünlerimizi gönderdik, testlerinin ardından siparişler almayı bekliyoruz.

Türkiye’de, askeri helikopterlere yönelik zırh çözümlerimizin gösterdiği başarı, bize, yurt dışında da başarı getirdi. Paramount Group’un bu konudaki çözüm ortağı olduk.

Bize, özel gereksinimler de geliyor. Örneğin, TÜBİTAK Uzay’ın özel bir antene ihtiyacı oldu ve Profen firması ile beraber bir ilki gerçekleştirdik. Türkiye’nin en büyük reflektör antenini birlikte geliştirdik.

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Aslında her yeni proje, yeni bir ürün diye de bakabiliriz. Hem ihtiyaçlar sürekli değişiyor hem de her kullanıcının kendine özgü gereksinimleri oluyor. Örneğin, bir araç için tasarladığınız parça, o araca özel oluyor. Farklı bir araç için tekrar bir tasarım süreci yaşıyorsunuz.

CES İleri Kompozit, bugün, modern bir muharip uçağın radomunu tasarlayıp üretebilecek ya da sualtı uygulamaları için ileri kompozit çözümler sunabilecek bir noktaya geldi. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde gündeme gelebilecek her proje için hazır olduğumuzu, rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

  

CES İleri Kompozit’in balistik koruma çözümleri, testlerde, defalarca kez kendilerini ispat etti.

 

Biz Zorundan Başladık

MSI Dergisi: Projelerden ve ürünlerden konuşurken, CES İleri Kompozit’in, ihracat alanında da iddialı olduğunu görüyoruz. İhracat konusundaki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Firmalar için iç pazarda satış yapmak çok daha kolaydır, özellikle de savunma ve havacılık alanında. CES İleri Kompozit, bazı alanlarda zordan başladı ve yurt içinden önce yurt dışında satış gerçekleştirdi. Kendi geliştirdiğimiz balistik miğfer bunlardan ilki.

Özellikle balistik koruma alanında, dünya genelinde çok ciddi bir talep var. Biz de bu alanda iddialıyız ve ihracatımızın ciddi seviyelere ulaşmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda da ekibimizi genişletiyoruz. Son olarak ekibimize, Global Pazarlar İş Geliştirme Direktörü olarak Murat Özmen’i ve Avrupalı, ileri balistik koruma alanında lider firmalardan konularında uzman teknik arkadaşlar kattık, onlarında tecrübelerinden faydalanıyoruz.

İhracat çalışmalarına, 2018’in ikinci yarısında başladık. 2018’de, ihracatın ciromuzdaki payı, %10 seviyesinde gerçekleşti. Hedefimiz, 2019’da, %10-%30 arasında bir rakama ulaşmak. 2020’de ise %50’nin üzerine çıkmak.

Murat ÖZMEN: İhracat cephesinde, şimdilik Avrupa ağırlıklı çalışıyoruz. Çalışmalarımıza yeni başlamış sayılırız; şu anda tohum ekiyoruz. Avrupa’nın belli başlı ülkelerinin hepsine prototip ürünlerimizi verdik. Kendimizi gösterme konusunda yol aldık. 2018’de kask ihracatımız ile seri üretimine başladık, 2019’da tüm diğer ürünlerimizin seri üretimine geçmeyi hedefliyoruz. 2020’de ise ivmelenen bir artış kaydetmek istiyoruz.

Neden Avrupa’dan başladık? Avrupalı firmalar, kalite ve testler konusunda en zorlu müşteriler arasında yer alıyor. Bu şartlar, bizim kendimizi daha rahat hissettiğimiz, farkımızı daha rahat ortaya koyduğumuz bir ortam yaratıyor. Avrupalı müşterilerimizden, uzun süreçler sonunda ilk siparişlerimizi almaya başladık. İhracat çalışmalarımıza yeni başlamamıza rağmen geçen yılı beklentimizin üzerinde finansal gelir ve ihracat yapılan ülke sayısı ile kapattık. Bu sene müşteri portföyümüzün daha genişlediğini ve iş hacimlerinin arttığını göreceğiz.

Ürünlerimiz, Türkiye’de zaten kendilerini ispat ediyor. Önümüzdeki dönemde, Avrupa’dan siparişler aldıkça, referans listemiz de genişleyecek. Böylece, dünya genelinde çok daha güçlü hale geleceğiz.

Üretim altyapısı, mühendislik altyapısı, teknoloji ve fiyat konularında kendimize güveniyoruz. Çok güzel geri dönüşler alıyoruz.

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Yurt dışı faaliyetlerimizi, İngiltere merkezli yürütüyoruz. Bu sene İngiltere’de, küçük ölçekli bir Ar-Ge atölyesi kuruyoruz. Yurt dışı kullanıcılarımıza da en iyi şekilde hizmet vermek istiyoruz ve hep yanlarında olacağımızı göstermek için, yerel bir yapılanmaya da sahip olmak istiyoruz.

 

MSI Dergisi: Balistik koruma konusunda elde ettiği ciro açısından CES İleri Kompozit hangi konumda?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Avrupa’da ikinciyiz. Hem platform koruma hem de personel korumayı aynı çatı altında geliştiren ve üreten, dünyada, başka bir firma yok. O yüzden büyüme hedeflerimiz çok yüksek.

CES İleri Kompozit Genel Müdürü Çağla Pınar Turunçoğlu, fabrika çalışanları ile bir arada.

 

MSI Dergisi: CES İleri Kompozit’in büyüme hızı, 2012’den bu yana nasıl gerçekleşti? Önümüzdeki dönemde nasıl bir büyüme öngörüyorsunuz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Üssel bir büyüme gösterdiğimizi söyleyebiliriz. 2012 yılının sonunda küçük bir atölye iken, 2018 sonunda dünya çapında bir firma olduk. Önümüzdeki dönemde de, her sene en az %100 büyüyeceğimizi öngörüyoruz. Bazı ürünlerimizi yeni pazara sunduk, bazılarında ise sözleşme aşamasına geldik. Kapasite arttırımı da gerçekleştiriyoruz. Bu gelişmelerin, büyümemizi destekleyeceğini öngörüyoruz.

 

CES İleri Kompozit, hava araçları için de zırh çözümleri sağlıyor. Yurt içinde BLACK HAWK ve Mi-17 helikopterlerinin
zırhlanmasında çalışan firma, uluslararası alanda, Paramount Group’un bu konudaki çözüm ortağı oldu.

 

Hedeflerimiz Büyük

MSI Dergisi: Anlattıklarınız ışığında, CES İleri Kompozit’i sektörde hangi konumda görüyorsunuz?

Taner DÜVENCİ: Havacılık tarafında, hem Türkiye’de hem de dünyada, ana oyuncuların onaylı tedarikçisiyiz. Altyapı olarak baktığınızda ileri kompozit imalat alanında, TUSAŞ’ın ardından en yüksek kapasiteye sahibiz. HAB’a taşındığımızda, bu kapasiteyi %100 arttırmış olacağız. Balistik koruma alanında, kişisel korumayı bir kenara ayırırsak Türkiye’nin en büyük platform zırhlama firmasıyız. Savunma alanında ise ileri kompozit çözümlerine odaklanan, daha niş bir konumdayız.

Soldan sağa: CES İleri Kompozit Global Pazarlar İş Geliştirme Direktörü Murat Özmen, Genel Müdürü Çağla Pınar Turunçoğlu, Açık Grubu Savunma ve Havacılıktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Taner Düvenci, MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar, İş Geliştirme Koordinatörü Şebnem Asil, CES İleri Kompozit Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Hande Özay Yağcı ve Genel Müdür Yardımcısı Ö. Selçuk Şentürk

 

MSI Dergisi: Açık Grubu içindeki konumunuz hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Açık Grubu’nda her firmanın, kendi önüne konulan hedefleri var. Bizim de en öncelikli amacımız, bu hedefleri tutturmak. Bu hedeflerin de ötesinde ve herhangi bir rekabete bakmaksızın, aslında biz en uzağı hedefliyoruz. Hem yurt içinde hem yurt dışında çok büyük hedeflerimiz var. Özellikle balistik koruma konusunda, dünyanın bir numarası olmak istiyoruz.

MSI Dergisi: 5 yıl sonra nasıl bir CES İleri Kompozit göreceğiz?

Çağla Pınar TURUNÇOĞLU: Havacılık ve savunma tarafında hangi konumda olacağımızı, biraz da yerli piyasanın ihtiyaçları ve ülkeler arası ilişkiler gösterecek. Havacılıkta, sertifikasyon ve onaylı tedarikçi olma süreçleri biraz uzun. Dolayısı ile devam eden süreçlerin sonuçlarını görmeden, “Şu noktaya geliriz.” diyemiyoruz. Ama şunu biliyoruz: Havacılık tarafında, bazen yavaş olsa da her zaman artış olacak.

Savunma tarafında, kara araçlarının ağırlığı var ve bu alandaki projeler, adetler malum. Biz de bunlar doğrultusunda büyüyeceğiz.

Balistik koruma, bizim ana itici gücümüz olacak. Ürün portföyümüzü tamamlamak üzereyiz. Gündemimizdeki projelerde, adetler de yüksek. Yurt dışı potansiyeli de çok yüksek. Ciromuzun önemli bir kısmının, balistik korumadan geleceğini öngörüyoruz.

Ö. Selçuk ŞENTÜRK: Sektörel dalgalanmalardan etkilenmemek için ne yapmamız gerekir diye çok kafa yorduk. Planlarımız ve girişimlerimiz böyle ortaya çıktı. İhracata, Türkiye’deki işlerimiz büyümediği ya da küçüldüğü için değil, aksine yurt içi iş hacmimiz büyürken ağırlık veriyoruz. Gördüğümüz potansiyeli, vakit kaybetmeden değerlendirmek istiyoruz.

 

CES İleri Kompozit, TÜBİTAK Uzay ve Profen ile birlikte, Türkiye’nin en büyük reflektör antenini geliştirdi.

 

MSI Dergisi: IDEF 2019’da nasıl bir CES İleri Kompozit standı göreceğiz?

Hande Özay YAĞCI: Kişisel koruma ürünlerini ön plana çıkarmış ve portföyünü raflara dizmiş bir CES İleri Kompozit olacak IDEF’te. Kask, göğüs plakası, yelek, kalkan gibi ürünlerimizi sergileyeceğiz. Bazı ürünlerimiz de başka firmaların stantlarında olacak. Örneğin sergilenen kara platformlarının birçoğunda, biz de olacağız.

 

Açık Grubu Savunma ve Havacılıktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Taner Düvenci, CES İleri Kompozit Genel Müdürü Çağla Pınar Turunçoğlu, Genel Müdür Yardımcısı Ö. Selçuk Şentürk, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Hande Özay Yağcı ve Global Pazarlar İş Geliştirme Direktörü Murat Özmen’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına

1,415 toplam görüntüleme, 15 bugünkü görüntüleme