Söyleşi: DEICO Mühendislik İş Geliştirme Yöneticisi Sedat ALANTAR – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: DEICO Mühendislik İş Geliştirme Yöneticisi Sedat ALANTAR

9 Eylül 2019

MSI Dergisi’nin 182’nci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin internet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“DEICO’yu, dünya çapında ürünleri ve çözümleri olan bir teknoloji şirketi haline getirmeyi hedefliyoruz.”

 

Donanım test cihazları konusunda Türkiye’de birçok ilki başaran DEICO, üzerinde çalıştığı projelerden elde ettiği bilgi birikimini, rafta hazır ürünlere dönüştürme yolunda çalışmalarına devam ediyor. DEICO İş Geliştirme Yöneticisi Sedat Alantar ve Mühendislik Direktörü Yusuf Yıldırım’dan, şirketin faaliyetleri ve gelecek hedefleri hakkında bilgi aldık.

Soldan sağa: DEICO Mühendislik Direktörü Yusuf Yıldırım, İş Geliştirme Yöneticisi Sedat Alantar ve MSI Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ümit Bayraktar

 

MSI Dergisi: Test cihazları özelinde çalışan bir firma olarak, aslında Türkiye’de henüz yeterli gelişmişlik seviyesine ulaşmamış bir alanda faaliyet gösteriyorsunuz. Bu açıdan, Türkiye’de DEICO’nun yaptığı işi tarif etmek gerekirse neler söylemek istersiniz?

Sedat ALANTAR: Alan uzmanlığımızla test sistemleri konusunda birçok soruna çözüm üretebiliyoruz. Özelleştiğimiz ve uzmanlaştığımız alan ise donanım test cihazları. Bu kapsamda, elektronik ve elektromekanik cihazların özel test donanımlarını tasarlayıp üretiyoruz. Bu işi yaparken de deneyimli ve teknolojik açıdan üst seviye müşteriler ile çalışıyoruz. Diğer yandan, test sistemleri, bu şirketlerin, belki de kaynaklarının en az olduğu alan. Bu nedenle bizden destek alıyorlar.

Kullanıcılarımızdan gelen talepleri yönetmek, işimizin çok önemli bir boyutunu oluşturuyor. Tabii kullanıcılarımızın gereksinimleri karşılamak ve ihtiyaç duydukları sistemleri eksiksiz bir şekilde tasarlamak da işin bir diğer boyutu. Bunun için de 30 kişilik tasarım ekibimiz, kullanıcı ile doğrudan iletişim kurarak ihtiyaç duyulan test sistemini tasarlamaya odaklanıyor. Bu da kullanıcıların bizden istedikleri sistemi, eksiksiz bir şekilde tasarlamamızı sağlıyor.

Test sistemleri üzerinde yıllara sair edindiğimiz birikim ve uzmanlaşmamızın getirdiği bir avantajımız da rafta hazır ürünümüz olmasa bile hazır çözümlerimizin olması. Örnek vermek gerekirse; kullanıcının test sisteminde istediği birçok farklı özelliği, biz daha önce başka bir projede tasarlamış ve bunlarla ilgili üretimi gerçekleştirmiş oluyoruz. Bu da süreci hızlı yönetmemizi sağlıyor. Hız ve kalitenin bir arada olması, bizim açımızdan kritik önem taşıyor; çünkü bazı dönemlerde, aynı anda üzerinde çalıştığımız proje sayısı 40’ı geçiyor. Bu da bizi, henüz rafta hazır ürünlerimiz olmamasına rağmen seri bir şekilde test cihazı tasarlayan ve üreten bir şirket noktasına getiriyor.

 

MSI Dergisi: Aynı anda 40’a yakın projeyi bir arada yürüttüğünüzü söylediniz. Bu süreci nasıl yönetiyorsunuz?

Sedat ALANTAR: DEICO’nun test cihazları yapma konusunda edindiği tecrübe sayesinde, bu süreçleri giderek daha kolay yönetiyoruz. Özellikle henüz 6 yıllık bir şirket olmamıza rağmen, personel değişim oranımızın da düşük kalması sayesinde, ekibimizin deneyiminin giderek artması, şirketimizi belirli bir noktaya getirdi. Büyüyen şirketlerde, temel sıkıntılardan biri, deneyimin yukarıdan aşağıya aktarılamamasıdır. Biz, bu sıkıntıyı, uyguladığımız iş yönetim modeli ile aşıyoruz. Bunu sağlamak için de şirketimiz içinde farklı arkadaşların liderlik ettiği takımlar oluşturduk. Mesela; tasarım ekibimizde 5 farklı takım var ve bu 5 takımın da proje deneyimleri fazla olan farklı liderleri var. Bu takımlar, birbirleri ile eşgüdüm halinde ve bilgi aktarımını yukarıdan aşağıya sağlayarak iş süreçlerini yönetiyorlar. Öte yandan, kaynakların yönetimi ve planlanması konusunda disiplinli bir çalışma izliyoruz. Kurduğumuz ERP sistemiyle; şu anda kaç projemiz var, bu projelerde kimler çalışıyor, üretiminin ve malzemesinin planlanması ne durumda gibi verileri sistematik bir şekilde sağlıyoruz. Özetle müşteriyle kurduğumuz sağlam iletişim, alanında uzmanlaşma ve kaynak yönetimi, bizim çok sayıdaki projeyi yürütme ve yönetmemizi sağlıyor.

 

DEICO’nun ürettiği Sahra Test Cihazları, kullanıcılarına, zor koşullarda güvenilir test ortamı sağlıyor.

Rekabetçilik için Ürünleşme

MSI Dergisi: DEICO; savunma ve havacılık sanayisinin yanı sıra tüketici elektroniği, otomotiv, gıda ve medikal gibi birbirinden farklı gereksinimleri olan sektörlerde de hizmet veriyor. Bu sektörlerin farklı gereksinimlerini nasıl ele alıyorsunuz?

Sedat ALANTAR: Biz, temel olarak savunma ve havacılık sanayisinde doğmuş ve büyümüş bir şirketiz. Fakat süreç içinde, farklı sektörlerle de çalıştık. Savunma ve havacılık sanayisi, yüksek teknolojiler içerdiği için, bizim diğer sektörlerdeki faaliyetlerimizi, özellikle teknik anlamda kolaylaştırıyor. Teknoloji anlamında sizden üst seviye işler istiyor; ama kaynak anlamında ve karşı taraftan size aktarılan bilgi anlamında işi kolaylaştıran bir sektör. Ama artık birçok sektörde, belli standartlar oturduğu için maliyeti düşüren, rafta hazır ürünler talep ediliyor. Eğer siz ürettiğiniz çözümleri ürünleştirebilirseniz o alanlarda da kolaylıkla rekabet edebilir bir seviyeye geliyorsunuz. Biz de kurumsal bir strateji olarak, bundan sonraki süreçte projelerden elde ettiğimiz bilgi birikimini, hazır ürünlere ve hazır çözümlere dönüştürme yolunda adım atıyoruz. Test ve ölçüm cihazları konusunda birçok ürün geliştirme projemiz var ve DEICO’yu, yeni ürünleriyle geleceğe taşıyacağız.

 

MSI Dergisi: Farklı sektörlerin cironuzdaki payları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sedat ALANTAR: Özellikle Türkiye’de savunma ve havacılık sanayisinin gelişimi ile beraber, ciromuzda da bu sektörün önemli bir ağırlığı oluştu. Ciromuzda savunma ve havacılık sanayisinin payı %75 bandında iken diğer sektörlerin toplamı %25 bandında diyebiliriz.

 

MSI Dergisi: Ar-Ge tarafında ne gibi faaliyetler yürütüyorsunuz?

Sedat ALANTAR: Ar-Ge cephesindeki faaliyetlerimizin iki ayağı var. Birincisi, mühendislik ve sistem tasarımı. Müşterilerin isterlerini, sahip olduğumuz bilgi birikimiyle ürüne çevirme; onlara ilgili standartlarla uyumlu cihazlar tasarlama ve üretme faaliyetlerini yürütüyoruz. Ar-Ge cephesindeki bir diğer ve daha kritik olan faaliyetimiz ise bir takım alt teknolojiler üzerinde araştırmalar yapmak ve özgün ürünler geliştirmek. Elde ettiğimiz gelirleri, birikimi, bilgiyi ve diğer kaynakları Ar-Ge projelerinde kullanarak DEICO’yu, dünya çapında ürünleri ve çözümleri olan bir teknoloji şirketi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu, her ne kadar iddialı bir hedef olsa da bizim kısa vadeli gelecek planlarımızda yeri var. Türkiye’de, teknoloji seviyesi yüksek, dünyayla rekabet edebilen, teknolojik anlamda altı dolu ve temel olarak da test ve ölçüm alanında yer alan ürünleri, Ar-Ge projeleriyle geliştirmeyi kendimize amaç edindik.

DEICO’nun geliştirmiş olduğu Otomatik Kart Test Sistemi (OKTES)

 

MSI Dergisi: Bugüne kadar tamamladığınız Ar-Ge projelerinden ya da devam eden projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Sedat ALANTAR: Farklı alanlarda Ar-Ge projelerimiz devam ediyor. Son yıllarda, aviyonik kartların, donanımların ve sistemlerin Türkiye’de geliştirilmesi ile ilgili çok sayıda proje yapıldı. Bunlara GÖKBEY ve HÜRKUŞ gibi örnekleri verebiliriz. Biz de özellikle aviyonik donanımların doğrulanması konusunda, son yıllarda ciddi mesafeler kat ettik. Bu platformların her birinde geliştirilen aviyonik donanımların kalifikasyonları ile test ve doğrulamaları, DEICO’nun tasarladığı ve ürettiği test cihazlarında yapılıyor. Test sistemi tanımı altındaki Ar-Ge projelerimizin birçoğunda yeni ürünler ortaya çıktı. Bunların bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Aviyonik Kart ve Birim Test Sistemi (AKBTS)
  • Otomatik Kart Test Sistemi (OKTES)
  • Güç Silah Kumanda Birimi Test Sistemi (KBTS)
  • Helikopter Monitörleme Birimi Test Sistemi (HEMBTS)
  • Kayar Bilezik Kalifikasyon Testleri (KBKT)
  • Denizaltı Elektronik Birim Test Sistemi (DETS)
  • Lazer Arayıcı Başlık Test Cihazı (LATC)
  • Dijital Kart Otomatik Test Sistemi (DKOTS)

Öte yandan mühendislik ve üretim bölümlerinin; arayüz-haberleşme, sensör, güç, görüntü ve ses gibi farklı konularda test ve ölçüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir ürün ailesi üzerinde çalışıyoruz. Bir başka koldan da yurtdışına tamamen bağımlı olduğumuz endüstriyel veri toplama sistemleri üzerinde ürün geliştirme projelerimiz mevcut. DEICO markalı cihazlar, bu alanda, üç yıl içinde, hem ülkemizde hem de dünyada kullanılmaya başlanacak.

 

Geleceğin Test Teknolojilerini Uyguluyoruz

MSI Dergisi: AKBTS’nin öne çıkan özellikleri ve nitelikleri neler? Bu ürününüz, kullanıcısına, rakiplerinden farklı ya da daha üstü olarak hangi noktalarda katma değer sağlıyor?

Yusuf YILDIRIM: AKBTS, yani aviyonik donanım test cihazı, dünyada çok az sayıda ülke tarafından geliştirilmiş bir ürün. Aviyonik donanım geliştiren şirketler bu tür cihazlara doğrulama ve üretim testleri için ihtiyaç duyuyor. Ülkemizde de son yıllarda birçok farklı şirket aviyonik donanım geliştirmeye başladı. Biz de bu ihtiyaca binaen AKBTS’yi geliştirdik. AKBTS, aslında müşteri ihtiyaçlarına göre özelleştirilen bir çatı ürün. Bu ürün sayesinde kullanıcılar çok geniş bir spektrumda test ve ölçüm altyapısına sahip oluyor. Cihaz; aviyonik protokollerin testi; seri haberleşme arayüzlerinin testi; SPI, I2C, One-wire, UART, CAN vb. haberleşme protokollerinin testini yapabiliyor. Aynı zamanda donanım üzerindeki güç, anahtarlama, ses ve görüntü gibi farklı fonksiyonları da test edilebiliyor. Böylece, aviyonik donanım geliştiren müşterilerimiz, tüm ihtiyaçlarını karşılayacak hazır bir test ortamını DEICO’dan tedarik edebiliyor.

 

MSI Dergisi: Aviyonik donanımlar, hava araçlarının emniyetini doğrudan etkiledikleri için zorlu standartlara göre geliştiriliyorlar. Bu durumun, test cihazlarına yansıması nasıl oluyor?

Yusuf YILDIRIM: Hava platformunda aviyonik sistemlerin testleri; kart seviyesinden başlayarak birim seviyesi ve sistem seviyesi testleri olarak devam ediyor. Mesela kart seviyesinde, bir kartın çevredeki diğer hangi kartlarla, ne şekilde bağlantılı olduğunu bilmemiz gerekiyor ve bunun için de hem yazılımsal hem de donanımsal simülasyon ortamı yaratarak testleri gerçekleştiriyoruz. Birim seviyesinde ise yine kart seviyesiyle benzer işlemler yapmakla birlikte; sıcaklık, soğukluk, titreşim gibi çevre koşulları testlerini de gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de, DO-254 standartlarıyla uyumlu donanım geliştirme iddiasında olan şirketlerin, özel bir test altyapısının da olması gerekiyor. Bizim sistemlerimiz, aviyonik standartların neredeyse tamamını karşılıyor.

 

DEICO, 55 kişilik genç ve dinamik kadrosu ile geleceğe hazırlanıyor.

 

MSI Dergisi: Sistemlerin ömür devir bakış açısıyla baktığımızda, aviyonik donanımlar, yarı ömür modernizasyonu gibi çalışmalarda; hatta daha erken safhalarda değişikliğe uğrayan bileşenler arasında yer alıyor. AKBTS çözümünüzü kullanan bir müşteriniz, test sistemini, gelecekteki bu değişikliklere göre uyarlayabilecek mi?

Sedat ALANTAR: Ürünümüz, genişleme ve değişme potansiyeline sahip. Cihaz üzerinde eklenecek gerekli donanımla ve yazılımdaki değişikliklerle bu cihazın, hem gereksinimleri değişen kartlar için hem de yeni kartlar için kullanılması mümkün hale geliyor. Yani, aviyonik donanımlar geliştikçe, bizim sistemimiz de kolayca bu değişime uyum sağlayacak şekilde geliştirilebiliyor. Ürün geliştirme süreci devam ederken müşterilerimizin değişen ihtiyaçları için de sistemlerimiz üzerinde güncelleme ve değişiklik hizmeti vermeye devam ediyoruz.

 

MSI Dergisi: Donanımın çevrim içinde olması (Hardware-in-the-Loop / HIL) olarak bilinen test sistemleri de sizin uzmanlık alanlarınız arasında yer alıyor. Bu sistemler hakkında da bilgi verebilir misiniz?

Sedat ALANTAR: Geliştirdiğimiz test sistemi içinde test edilecek olan donanımın da çevrim içinde olması sayesinde, aynı anda hem donanım testlerini hem de gerçek zamanlı simülasyonları yapabiliyoruz. Bu, esasen, hem test donanımları hakkında gelişmiş bir tasarım bilgisi gerektiriyor hem de üst düzeyde bir test simülasyonu ve yazılım bilgisini gerekli kılıyor. Bu sene Ağustos ayında ABD’de düzenlenecek olan Autotestcon’a bu alandaki iki farklı makalemizle katılacağız ve deneyimlerimizi tüm dünyadaki profesyoneller ile paylaşmış olacağız. Bu, HIL test sistemlerine verdiğimiz önemin de bir göstergesidir. HIL test sistemleri, geleceğin test teknolojisini oluşturuyor ve bu teknolojiyi kazanmış olmamız, aynı zamanda şirketimizin geleceğe özgüvenle ilerlemesini sağlıyor.

Kara Sistemi HIL Test Altyapısı

 

Yıllık Büyüme Oranımız Ortalama %30 Seviyesinde

MSI Dergisi: DEICO’nun 2013 yılında kurulmuş bir şirket olmasına rağmen ivmeli bir büyüme sergilediğini görüyoruz. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi için; büyüme oranları ve ciro gibi rakamsal verilerinizden bahsedebilir misiniz?

Sedat ALANTAR: Kuruluşumuzdan itibaren, hem cirosal olarak hem de personel sayımızda, her sene ortalama %30 büyüme gösteriyoruz. 2018’de, ciromuz 14 milyon lira seviyesinde gerçekleşti. 2019’da da ciromuzu, yine en az %30 arttırmayı hedefliyoruz. Şu anda 55 kişilik bir kadromuz var ve bu senenin sonu itibarıyla da 60kişilik bir kadro öngörüyoruz. 2013’ten bu yana, 200’e yakın projeyi başarıyla tamamladık ve bu projelerde, toplam 1.000’e yakın irili ufaklı ürün ortaya çıktı. Öte yandan, bir teknopark şirketi olarak, 750 m2lik bir alanda hizmet veriyoruz. Büyümeye paralel olarak tesisleşme yolunda da adımlar atacağız.

Değinmeden geçmek istemediğim bir konu daha var ki; o da yaptığımız ürünlerin yüksek katma değerli olması. Yaptığımız cihazların ortalama kilogram fiyatı, 2.000 doları buluyor. Bu da bizim ürettiğimiz cihazların arkasındaki kalifiye insan gücünü ortaya koyuyor.

 

MSI Dergisi: Dış pazara yönelik çalışmalarınız ne durumda?

Sedat ALANTAR: Yurt dışında satılabilecek hazır ürün grupları geliştirip bunların çıktılarını elde etmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için ciddi bir proje yazdık ve ilgili bakanlık ile paylaştık. Bizim stratejik planlarımız içinde, ağırlıklı olarak ihracat yapan bir şirket olma gibi bir hedefimiz var. 10 yıl içinde, ihracatın ciromuzdaki payını %70-80 seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz.

 

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde, nasıl bir DEICO göreceğiz?

Sedat ALANTAR: Aslında büyüme ve gelecekle ilgili diğer konuları, daha kurumsal bir çerçevede ele almak istiyoruz. Önümüzdeki dönemdeki hedeflerimize yer vereceğimiz bir stratejik plan oluşturuyoruz. Elbette ki büyüme hedefimiz var. Niteliksel anlamda, kendimizi dünyayla daha fazla rekabet edebilir; farklı ülkelere ve farklı sanayi kollarına ürün satabilir hale getirmeye çalışıyoruz. Proje ağırlıklı bir şirket yerine, raftan hazır ürün satabilen bir şirket haline gelmek için çalışıyoruz. Sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağı ve deneyimizle birlikte büyüyen savunma ve havacılık sanayimizdeki bütün projelerin test ve ölçüm altyapılarını geliştirmeye ve üretmeye talibiz.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Sedat ALANTAR: Test ve ölçüm, Türkiye’de çok geç gelişen ancak yurt dışından alım yapılmaya alışılmış bir alan. Biz bunu nispeten bazı kullanıcılarımız nezdinde yıktık. Tüm sanayimizde bu alışkanlığı kırmaya ve Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığını tamamen ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bu açıdan bilinirliğimizi arttırarak millilik ve yerliliğin her geçen gün arttığı sanayimizde, test sistemlerinde de aynı başarıyı ülkemize kazandırmak istiyoruz.

 

DEICO Mühendislik İş Geliştirme Yöneticisi Sedat Alantar ve Mühendislik Direktörü Yusuf Yıldırım’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdıkları ve verdikleri bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,521 toplam görüntüleme, 7 bugünkü görüntüleme