Söyleşi: DIMO Corporation CEO’su Sohrab Naghshineh – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: DIMO Corporation CEO’su Sohrab Naghshineh

18 Aralık 2017

DIMO Corporation CEO’su Sohrab Naghshineh ile yapılan ve MSI Dergisi’nin, 152’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“Müşterilerimize, zamanında teslim ve gerekli lisansların alınması gibi pek çok konuda garanti sağlıyoruz.”

 

DIMO Day etkinliği sırasında, DIMO Corporation CEO’su Sohrab Naghshineh ile kısa bir söyleşi yapma fırsatı da bulduk.

 

MSI Dergisi: DIMO Corporation’un, birden çok firmanın distribütörü olduğu; ama kendisinin de bir çözüm sağlayıcı olarak ön planda yer aldığı iş modeli, Türkiye için biraz farklı bir model. Bu modelin getirdiği avantajlar neler?

Sohrab NAGHSHINEH: DIMO Corporation’un ana stratejisi; basitlik, verimlilik ve müşterilerimize katma değer sağlamak üzerine kurulu. Hiçbir zaman, sadece bir satıcı olmak ve tek bir satış ya da sözleşme peşinde olmak istemedik. 35 ülkede aktif olarak çalışıyoruz. Bunların çoğunda, bu ülkelerin kendi kendilerine yeterli olabilmesi için, katma değer yaratmaya da çabalıyoruz.

Türkiye, yaklaşık 30 yıldır çalıştığımız bir ülke. Hem Hava Kuvvetleri gibi müşterilerle hem de ana yüklenici firmalarla iş birliği yapıyoruz. Müşterilerimiz, doğrudan orijinal ekipman sağlayıcısı (OEM) firmalara da gidebilirler. Ama arada biz olunca, zamanında teslim ve gerekli lisansların alınması gibi pek çok konuda, garanti sağlayabiliyoruz. Örneğin, ANKA programında, Amerikan Dışişleri Bakanlığının lisansı askıya almasının ardından, sunduğumuz modelle lisans tekrar alındı ve diğer firmalar da bu modeli uyguladı. Askeri ekipmanın ihracatı konusunda, önemli bir tecrübemiz var. 2016 yılında, ABD Başkanı tarafından verilen, İhracatta Mükemmellik ödülünü almamız da bunun bir göstergesi. Bu ödül, mevzuata uygun olarak iş yapan ve teslimatlarını zamanında gerçekleştiren firmalara veriliyor.

Kökenlerim nedeniyle Türkiye, benim için çok özel bir ülke. Burayı, ikinci evim gibi görüyorum. Türkiye’ye teknolojik çözümler sunabilmek için, OEM’lerle yaptığımız temaslarda, önemli bir çaba gösterdik.

 

MSI Dergisi: DIMO Corporation’un Türkiye ile ilgili stratejisi hakkında bilgi verebilir misiniz? Türkiye’de neleri başarmayı amaçlıyorsunuz?

Sohrab NAGHSHINEH: Nihai amaçlarımızdan bir tanesi, burada, bazı ekipmanlara yönelik bir bakım ve tamir merkezi kurmak. Bu merkeze, bazı tamir ve test kabiliyetlerini kazandırmak istiyoruz. Böylece, temsil ettiğimiz OEM’lerin ürün yelpazesinde yer alan ekipmanlarda, tamir ve bakım için yurt dışına gitme oranını, %50 azaltabilmeyi hedefliyoruz.

 

MSI Dergisi: DIMO Day etkinliğini düzenlerken hedefleriniz nelerdi? Bu hedeflere ulaşabildiniz mi?

Sohrab NAGHSHINEH: Bu, Türkiye’de düzenlediğimiz ilk etkinlik oldu. Başta, basit bir fikirle yola çıktık: Çalıştığımız tüm firmaları, Ankara’ya getirelim ve böylece, müşterilerimizle birebir diyalog kurabilsinler. Etkinlik, tüm beklentilerimizi şimdiden aştı. Büyük ilgi gördü, çok iyi sunumlar yapıldı.

 

MSI Dergisi: Türkiye’nin önünde; TF-X uçağı, T625 helikopteri ve TF-2000 fırkateyni gibi iddialı projeler var. DIMO Corporation, bu projelerde, Türkiye’ye nasıl destek olacak?

Sohrab NAGHSHINEH: Bu projelerde, temsil ettiğimiz OEM’lerin sağladığı ekipmanlarla şimdiden yer alıyoruz. Aynı zamanda, Türk savunma ve havacılık sanayisinin henüz farkına varmadığı, özel ve yüksek teknolojili çözümler olabilir düşüncesi ile tanıtım faaliyetlerimize de ara vermiyoruz. Ayrıca HÜRKUŞ ve ANKA gibi programlara desteğimizi de sürdürüyoruz.

Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı gibi kurumlardan alacağımız destekle, biraz önce bahsettiğim, bakım ve tamir tesisini, sektör firmaları ile iş birliği de yaprak kurabiliriz.

Başarmak istediğimiz şeylerden biri de Amerikan firmalarının, Türkiye’deki iş ortamını anlamalarını sağlamak. Buradaki faaliyetleri, tek yönlü değil, çift yönlü olmalı. Katma değer yaratmalılar.

MSI Dergisi: Türkiye, savunma ve havacılık sektöründe, yabancı firmaların iş birliği yapmasını; ortak tasarım ve ortak geliştirme çalışmaları gerçekleştirmesini bekliyor. DIMO Corporation, Türkiye’nin bu taleplerini gelecekte nasıl karşılayacak?

Sohrab NAGHSHINEH: Hedeflerimizden biri, samimi olarak, Türkiye’ye, kendi kendine yetebilmesine olanak sağlayacak teknolojileri ve kabiliyetleri getirmek. Amerikan firmalarının bu konuda, şöyle bir çekinceleri var: Eğer fikri mülkiyetimi yabancı bir firma ile paylaşırsam, rekabetçiliğimi kaybederim. Biz, konuya farklı bir şekilde yaklaşılması gerektiğini belirterek bu korkuları aşmaya çalışıyoruz. Şunu söylüyoruz: Türkiye’ye teknoloji getirmelisiniz. Çünkü Türkiye, gelişmiş bir ülke ve mükemmeliyet merkezleri kurmak istiyor. En iyi teknolojilerinizi getirmelisiniz. İş ortakları olarak çalışırsanız bu iş birliği, on yıllarca sürer ve herkese kazandırır.

Tabii mevzuatın getirdiği kısıtlamalar da var. Pek çok Amerikan firması, çözümlerinin, ITAR kapsamı dışında kalacak sürümlerini geliştirmeye başladı. Yine de günün sonunda, Amerikan Dışişleri Bakanlığının ya da Ticaret Bakanlığının mevzuatına uymanız gerekiyor ki; biz de bugüne kadar, hep uyduk. Yine de bunlar, iş birliği yapabilmek için, yasal başka yollar aramanıza ve bulmanıza engel değil.

 

MSI Dergisi: Takviminizde, Türkiye ile ilgili neler var? Planlı faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sohrab NAGHSHINEH: Açıkçası kısa vadeli planlarımız yok; tüm planlarımız, uzun vadeli. İlk günden beri de böyleydi. Türkiye’nin kurumlarıyla ve ana yüklenici firmalarıyla yakın çalışmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Bu, basit bir plan gibi görülebilir; ama basitlik ve verimlilik, bizim iş yapış tarzımız.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Sohrab NAGHSHINEH: Öncelikle, Türk savunma ve havacılık sanayisinde çalışan genç mühendislerden ve bunların işlerine olan adanmışlığından çok etkilendiğimi belirtmek istiyorum. Çalışmalarında, çeşitli kısıtlamalar ve zorluklarla karşılaşacaklar. Ama bugünkü motivasyonla devam etmeleri gerekiyor. Çünkü 30 yıl önce Türkiye’ye geldiğimde gördüğüm manzara ile bugünkü çok farklı ve kaydedilen gelişim inanılmaz. Türkiye’nin, sektördeki önemli güçlerden biri hâline gelmeye başladığını düşünüyorum. Dileğim, bu başarının bir parçası olabilmek.

 

DIMO Corporation CEO’su Sohrab Naghshineh’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

520 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme