Söyleşi: Gökser Makina Genel Müdür Yardımcısı Serhat ÜNAL – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Gökser Makina Genel Müdür Yardımcısı Serhat ÜNAL

22 Nisan 2019

“Geliştirdiğimiz alt sistemler ve özel çözümlerle ana yüklenicilerin her ihtiyacını tek elden karşılayabiliyoruz.”

 

MSI Dergisi’nin 175’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Savunma Sanayii Başkanlığının ve ana yüklenici firmaların, KOBİ’lerin ürün sahibi olmasına vurgu yaptığı bu dönemde, Gökser Makina; kabiliyetlerine, hizmetlerine ve bunların arkasındaki mühendislik gücüne ağırlık veriyor. Firma, bu yaklaşımı ile hem kritik alt sistemlerde ürünleşme yolunda ilerliyor hem de seri üretim miktarı çok düşük, diğer yandan projelerin kritik bileşenleri olan özel sistemleri sağlamaya devam ediyor. Gökser Makina’nın bu yaklaşımını, Gökser Makina Genel Müdürü Hilmi Ünal, Genel Müdür Yardımcısı Serhat Ünal ve Proje Müdürü Hilal Ünal’dan dinledik.

 

MSI Dergisi: Son dönemde, KOBİ’lerin ürün sahibi olması, başta Savunma Sanayii Başkanlığı olmak üzere, sektörün gündeminde üst sıralarda yer alıyor. Gökser Makina’ya baktığımızda, bir yanda TechniFlex ve ThermaCool gibi uluslararası markaları olan kendi ürünleri olan bir şirketi diğer yanda da proje bazlı iş yapan bir şirketi görüyoruz. Siz, Gökser Makina’nın hangi niteliklerini ön plana çıkartıyorsunuz?

Gökser Makina, seri üretime geçen; hatta markalaşan ürünler geliştirebileceğini, ThermaCool markası altındaki ürün ailesi ile gösteriyor.

Serhat ÜNAL: Ürünleşme, markalar, Ar-Ge çalışmaları, projeler… Bunları arka arkaya sıraladığımızda, belki Gökser Makina için karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor gibi görünebilir; ama durum bizim için çok net: Gökser Makina, mühendislik kabiliyetleri ve tasarım hizmetleri ile öne çıkan bir firma. Mühendislik ve tasarım kabiliyetlerimizi kullanarak yaptıklarımızın, kullanıcılarımızın ihtiyacını tam olarak karşılaması, bizim için birinci öncelik. Bu ihtiyaç, adet olarak çoksa ve zamana yayılıyorsa çalışmalarımız, seri üretime giren bir ürüne dönüşüyor. Hatta bunun bir sonraki aşaması olan markalaşmaya da gidebiliyoruz. Tıpkı ThermaCool ve TechniFlex markalarımızda olduğu gibi.

Diğer yandan, bir projenin, kalifikasyonu tamamlanmış prototip aşamasında kalması ya da sadece birkaç adetlik bir üretimde kalması da bizim açımızdan problem değil. Zor olduğunu bilsek de bu tür işlerin sorumluluğunu almaya devam ediyoruz. Gökser Makina, özel projelerden seri üretime kadar çok geniş bir yelpazede, kullanıcılarına hizmet veriyor ve bunu, özgün ve yenilikçi kabiliyetleri ve hizmetleri ile başarıyor.

Sürekli olarak sektörün taleplerini dinliyoruz. Ana yükleniciler ve sistem entegratörleri, artık bir alt sistemi her şeyiyle tasarlayacak, kalifiye edecek ve seri üretecek KOBİ’ler arıyorlar ve Gökser Makina da son dönemde, bu projelere talip oluyor. Geliştirdiğimiz alt sistemler ve özel çözümlerle ana yüklenicilerin her ihtiyacını tek elden karşılayabiliyoruz. Komple bir alt sistemin tasarımcısı ve üreticisi olma yolunda da emin adımlarla ilerliyoruz.

 

Gökser Makina’nın mühendis iş gücü, son dönemde önemli bir artış gösterdi.

 

MSI Dergisi: Ön plana çıkarttığınız kabiliyetlerin ve hizmetlerin arkasında, Gökser Makina’nın hangi değerleri ya da varlıkları bulunuyor?

Serhat ÜNAL: Sorunuzun tek kelime ile cevabı, mühendislik. Tasarımdan üretime, teste, dokümantasyona, entegrasyona ve çalışır halde teslimata kadar her aşamada, mühendislik. Farkımız, bu noktada ortaya çıkıyor. Mühendislerimizi, sadece masa başında ya da laboratuvarda çalışmak için yetiştirmiyoruz. Projenin tüm süreçlerinde sorumluluk veriyoruz.

Büyük firmalarda tasarım ekipleri vardır; sonra iş üretime geçer. Daha sonra montaj ekipleri devreye girer. Bizde ise durum şöyle: Proje ekibimiz, başından sonuna kadar işin takibinde; yani tasarımdan teslime kadar. Talaşlı imalat, boya, kaplama ve benzeri alanlarda faaliyet gösteren firmalardan oluşan bir tedarikçi havuzumuz var. Bu tedarikçi havuzunu, hem sürekli kontrol ediyor hem de idare ediyoruz. Ana yüklenicinin tesislerine gidip entegrasyon çalışmalarını da gerçekleştiriyoruz.

Sonuçta, bugün Ar-Ge dediğinizde; hiç yapmadığınız bir şeyi, ilk seferde ve en iyi yapmaktan bahsediyorsunuz. Bu hiç kolay değil. Sanki yıllardır o işi yapıyormuş gibi yapmak zorundasınız. Bunun için de projeyi kurgularken her noktayı görebilmeniz gerekiyor. Bilgisayar başında tasarım yaparken o cıvatayı nasıl sıkacağımızı da bilmemiz gerekiyor. Bu açıdan da Gökser Makina, genç mühendisler için çok iyi bir okul.

 

MSI Dergisi: Anlattığınız çalışma yöntemi; gerektiğinde, daha önceden yapılmamış, çok düşük seri üretim rakamları olan Ar-Ge projelerini üstlenmek ve bunları da her aşamada bulunarak takip etmek, çok zorlu süreçler. Bunları nasıl yönetebiliyorsunuz?

Serhat ÜNAL: Aslında bu çalışma yöntemimiz ile sektör piramidinin ortasında yer alıyoruz. Belirsizlikten korkmuyoruz; ana yüklenicilerin üstlendiği, bir şeyin ilk defa yapılması iddiasına sahip projelerin, belli riskleri içeren komponentlerini üstleniyoruz. Kendi alt yüklenicilerimizle bunları başarıyla tamamlamaya çalışıyoruz. Bazı projelerde, zarar ettiğimiz de olabiliyor. Bu açıdan baktığımızda, evet, bazen yukarıya doğru çıkarken zorlanıyoruz. Hep birlikte, istenilen işin yani isterlerin tasarımını yapıyoruz, mühendislik çalışmalarını yapıyoruz, üretimini yapıyoruz, testlerini yapıyoruz ve dokümantasyonu ile birlikte teslim ediyoruz. Yani bu noktada, ana sanayicilerin alt sistemlerindeki çözülmesi gerekli işleri, “ver-unut” mantığı ile yapıyoruz.

Hilal ÜNAL: Bu yolda, beklenmeyen zorluklarla da karşılaşabiliyoruz. Üretimde kullanacağımız bir makinayı, yurt dışından tedarik etmek istediğimizde, ret cevabı aldık. Ama şirket kültürümüzün de bize öğrettiği gibi, bu makinayı, bir Ar-Ge çalışması ile biz ortaya çıkarttık ve önemli bir engeli böylelikle aşmış olduk.

 

MSI Dergisi: Bu çalışma düzeni, müşterilerinizde nasıl bir etki yaratıyor?

Serhat ÜNAL: Ana yüklenicilerimiz çok memnun. Tasarımda birlikte başlıyoruz, son cıvata sıkılana kadar sahada görüyor bizi. Birebir muhatap görüyor karşısında. Biz de yönetim olarak sahadayız. Hepimiz her sorumluluğu üstleniyoruz. Dokümantasyon ile her şeyi ile teslim ettiğinizde ana sanayi firmalarımız rahat ediyor ve zaman kazanıyor.

 

MSI Dergisi: Bu mühendislik yaklaşımının insan kaynağı tarafı nasıl gelişti?

Serhat ÜNAL: 2017 yılında, 15 kişilik çok küçük bir ekiptik. Şu anda 48 kişiyiz. Yani katlanarak büyüyoruz. Hem beyaz yakalı hem de mavi yakalı çalışan alımlarımız devam ediyor. Gökser Makina, 2018’de, çalışan sayısı açısından yaklaşık 3 katlık bir büyüme gösterdi. Bu büyüme, ciroya da aynı oranda yansıdı.

 

MSI Dergisi: Büyümeniz nasıl devam edecek?

Serhat ÜNAL: Şu anda, çalışan sayımızın çok yüksek olmamasının avantajlarını kullanıyoruz. Bir işle ya da bir proje ile ilgili, çok hızlı ve esnek hareket edebiliyoruz. Büyümemizi de bu özelliğimizi koruyarak gerçekleştirmek istiyoruz. İleride, muhtemelen 15 yıllık süreçte, belki 1.000 kişilik bir Gökser Makina göreceğiz. Bu yapıda, kendi içimizde profesyonel gruplara ayrılmış bir şirket olacağız.

Hilal ÜNAL: Sürdürmeyi hedeflediğimiz bir diğer özelliğimiz de kullanıcının ihtiyacını en iyi şekilde anlamak ve öngörmek. 32 yıllık bir firmayız… Sektöre de doğrudan silahlı kuvvetlere hizmet vermeye başlayarak girdik. Bu nedenle kullanıcının ne istediğini, ne zaman ne isteyeceğini, bazen de isteğinin hızlıca değişebileceğini biliyoruz. Bu anlayış, bir kurum kültürüne de dönüştü.

Gökser Makina’nın ürünleşmeyi başardığı alanlardan biri de hava kanalları (ducting).

 

Projelerden Ürünlere

MSI Dergisi: Projeler ve ürünler tarafında, son dönemde hangi gelişmeler yaşandı Gökser Makina’da?

Serhat ÜNAL: Elektromekanik sistem çözümlerimiz arasında yer alan mühimmat alanındaki çözümlerimizi öne çıkartmak isteriz. Tapa testleri için bir sistem tasarladık ve 2 tane de üretip teslim ettik. Şimdi de bu çözümümüzden, 2 sistemi kapsayan yeni bir sipariş aldık. Test sistemleri alanında yaptığımız çalışmalar, bir ürün ailesine dönüşebilecek noktaya geldi. Mühimmat montajı ve sökülmesi konusunda, anahtar teslim projelerimiz var. Daha genel baktığımızda, özel proses tesislerinin kritik iş paketleriyle ilgili ciddi bir tecrübemiz bulunuyor. Gerektiğinde, bir tesisin tamamını kurabilecek kabiliyetimiz olduğunu da değerlendiriyoruz.

Hilal ÜNAL: Hedeflerimizden biri de hava platformları için alt sistemler üretmek. Özellikle havacılıkta alt sistem sahibi olmak, yurt dışına bağımlılığın azaltılması açısından çok önemli. Yurt dışından alınan bazı ürünler konusunda ana yüklenicilerin yaşadığı sorunlar, bunların özgün olarak Türkiye’de geliştirilmesini öncelikli bir konu haline getirdi. Böylece biz de HÜRKUŞ ya da GÖKBEY gibi platformlara alt sistem geliştirebilecek noktaya gelebildik. Örneğin, SAHA İstanbul koordinasyonundaki bir konsorsiyum kapsamında, hava platformlarının iklimlendirme sistemlerine talip olduk.

 

MSI Dergisi: Yakın zamanda AS9100 belgesini, Revizyon D sürümü uyarınca aldınız. Bu belge, size ne gibi avantajlar getirecek?

Hilal ÜNAL: Havacılıkta, özellikle ihracat da yapmak istediğinizde, AS9100 belgesine sahip olmanız gerekiyor. Bizim de havacılık ile ilgili büyük planlarımız var ve AS9100, bu yolda geçmemiz gereken kilometre taşlarından biriydi.

Bunun ötesinde, bu belge, kalite alanındaki yetkinliğinizi de gösteriyor. AS9100 belgesini alınca, ana yüklenicilerin bize bakışı da değişti.

Şunu da eklemek istiyorum. İhracat yapmayı hedeflediğimiz için, akreditasyon belgemizi, iş yapmayı planladığımız birçok uluslararası büyük firmanın da denetimini yapan, dünyada kabul görmüş bir firmadan aldık.

 

AB Projelerinde Fark Yaratan KOBİ

MSI Dergisi: Gökser Makina, hem AB hem de Türkiye’deki Ar-Ge desteklerinden etkin olarak yararlanan ve uluslararası projelerde tecrübesi olan bir firma. Önümüzdeki dönemde bu alanda ne gibi gelişmeler olacak?

Hilal ÜNAL: Görev aldığımız AB projelerinin dördünü de başarıyla tamamladık. Hatta iki tanesinde, koordinatör KOBİ olduk; TÜBİTAK’tan, her iki projede de “Koordinatör Özel Ödülü” aldık. Hem teknolojimizle hem de AB projesi tecrübemizle ideal proje ortaklarından biriyiz. Şu anda, yeni konsorsiyumlara girmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle çift kullanımlı teknolojileri konu alan projelerde ve daha önceden hiç yer almadığımız sivil havacılık projelerinde görev almak istiyoruz. Gelecek yılın başlarında, yeni bir AB projesine başlamış olmayı hedefliyoruz.

Hâlihazırda, TÜBİTAK desteklerinden yararlanmaya devam ediyoruz. Yakın zamanda, yeni bir kamu projemiz onaylandı. Bir kamu kurumu ve araştırma enstitüsü ile beraber yürüteceğimiz bir Ar-Ge projesi.

 

Hiperbolik Büyüme

MSI Dergisi: Önümüzdeki 5 yıllık dönemde, Gökser Makina ile ilgili temel parametrelerde nasıl bir değişim olacak? Örneğin, ciroda nasıl bir gelişim öngörüyorsunuz?

Serhat ÜNAL: Son iki yılda aldığımız projelere bakacak olursak projelerin sayısı da bütçeleri de artıyor. Tabii, zorlukları da artıyor. Öyle ki en son aldığımız projenin içerisinde, inşaat unsurları da var. Biz, elektromekanik çözümler geliştiren bir Ar-Ge firmasıyız; ama kendinizi iş payınızla sınırlandırdığınız zaman, bazı işleri alamayabiliyorsunuz.

Şu an için, hem insan kaynaklarında hem de ciroda hiperbolik bir artış söz konusu. Gelecek 5 yıllık dönemde, yıllık 2-2,5 katlık büyümeler göreceğiz.

Bu gelişim, istihdam tarafında, özellikle mühendislik kısmına yansıyacak. Çünkü organize sanayi bölgelerindeki alt yüklenicilerimizle çalışmaya devam edeceğiz. Bu, şu anlama geliyor: İşler aldıkça, mavi yakalı ekibimiz bir miktar büyüyecek; ama mühendis sayımız daha fazla artacak. Çünkü tedarikçilerimiz artacak. Ana yüklenici firmalar gibi biz de yeni aldığımız projelerle tedarikçi havuzumuzu genişleteceğiz. AS9100 gereği, tüm tedarikçilerimizi biz de sürekli kontrol altında tutuyoruz.

Bu süreçte, Ar-Ge harcamalarımız, ciromuzun asgari %20’sini oluşturmaya devam edecek. Tabii projelerdeki Ar-Ge faaliyetlerini de kattığımızda, bu oran çok daha yukarılara çıkıyor.

İhracatın ciromuzdaki payı, şu anda %10 ila 15 arasında değişiyor. Hedefimiz, 5 yıl sonra, ihracatın cirodaki payını %50’nin üzerine çıkarmak. Şu anda sivil havacılık alanında bir takım yer destek ekipmanlarını üretiyor ve ihraç ediyoruz. Bunu, dünyada tanınan bir ana tedarikçi için yapıyoruz. Sivil havacılıkta kullanılan farklı yer destek ekipmanlarını da üretip ihraç etmeyi planlıyoruz. İklimlendirme sistemi gibi çözümlerimiz kullanıma girdikçe, ihracat ürünlerimiz de çeşitlenecek.

 

MSI Dergisi: Hilmi Bey, Gökser Makina’nın kurucusu olarak, siz bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hilmi ÜNAL: Ben bayrağı devrettim; ama beni bırakmıyorlar. Bu da bana mutluluk veriyor. Altını çizerek bazı şeyler söylemek istiyorum. Ürün kalitesinde, çok önemli bir yol kat ettik. Artık Avrupa ile yarışmıyoruz. “Faaliyet alanlarımızda Avrupa ülkeleri ile yarışıyoruz.” şeklinde konuşmayacağım; çünkü onları geçmiş durumdayız. Ürünlerimizi getirip yan yana koyuyoruz, kalite-kontrolünü yapıyoruz ve daha iyi durumda olduğumuzu görüyoruz.

Bu ürünleri, bu kalitede yapmak zorundaydık ve yaptık. Ülkenizi seviyorsanız, milletinizi seviyorsanız, savunma sanayisinin güçlenmesi gerektiğini düşünüyorsanız, kesinlikle bunları yaparsınız. İnsanoğlunun elinden kurtulan hiçbir şey yoktur, olamaz da. Yeter ki istesin. Tabii, sadece istemekle de olmaz. Bilinçli çalışmak gerekiyor. Eğer araştırma yaparsanız, Ar-Ge’ye önem verirseniz, o zaman başarırsınız.

 

MSI Dergisi: IDEF 2019’da nasıl bir Gökser Makina standı bekliyor bizi?

Hilal ÜNAL: Biz platformların alt sistemlerine talip olan; ana yüklenicilere çözüm sağlayan bir firma olarak orada olacağız. Mühendislik kabiliyetlerimizi öne çıkaracağız ve bitirdiğimiz projelerden bahsedeceğiz.

 

Gökser Makina Genel Müdürü Hilmi Ünal, Genel Müdür Yardımcısı Serhat Ünal ve Proje Müdürü Hilal Ünal’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,389 toplam görüntüleme, 16 bugünkü görüntüleme