Söyleşi: ICterra Mühendislik Direktörü Hakan AYÇENK – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: ICterra Mühendislik Direktörü Hakan AYÇENK

9 Mayıs 2019

MSI Dergisi’nin IDEF 2019 Hava Sistemleri Özel Sayısı’nda yayımlanan içerik, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

“‘Yazılım Mühendisliğinde Mükemmellik’ mottomuzla müşteri memnuniyetini hep en üst seviyede tutuyoruz.”

Yazılım alanındaki yetkinlikleri ile farklı sektörlerden firmalara ve kullanıcılara; yazılım geliştirme, yazılım testi ve kullanıcı arayüzü/kullanıcı deneyimi (UI/UX) tasarımı hizmetleri veren ICterra Bilgi ve İletişim Teknolojileri A.Ş. (ICterra), savunma ve havacılık sektörünün de önemli çözüm ortaklarından biri. ICterra Mühendislik Direktörü Hakan Ayçenk, ICterra’nın kabiliyetlerini, projelerini ve sektöre bakışını anlattı.

ICterra, Türkiye’de yazılım sektörünün bilinen firmalarından biri. ICterra markasından kısaca bahsedebilir misiniz?

ICterra olarak, 25 yılı aşkın yazılım geliştirme tecrübesine sahip ve sağladığı hizmetlerle yenilikçi, güvenilir ve maliyet etkin hizmetler sunan bir yazılım mühendisliği şirketiyiz. Sektörde yıllar içinde edindiğimiz teknoloji uzmanlığını, kabiliyetleri ve kanıtlanmış metodolojilerimizi, farklı sektörlerden müşterilerimize yazılım çözümleri sunmak için birleştiriyoruz.

Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Web ve Mobil, Gömülü Sistemler, Aviyonik Yazılımları, Siber Güvenlik, Komuta Kontrol Sistemleri, Elektronik Harp Yazılımları, Sağlık Yazılımları ve Enerji Yazılımlarındaki yetkinliklerimizle; Yazılım Geliştirme, Yazılım Testi ve UI/UX Tasarımı hizmetleri sunuyoruz.

Yıllar içerisinde edindiğimiz sektörel tecrübe ile savunma, havacılık, haberleşme, enerji ve sağlık gibi çok çeşitli endüstriler için hizmet veriyor; zaman içerisinde genişleyen hizmet yelpazemiz ile “Yazılım Mühendisliğinde Mükemmellik” mottomuzla müşteri memnuniyetini hep en üst seviyede tutuyoruz.

Tecrübemizin yanı sıra CMMI Seviye-3, ISO 9001, ISO 27001 ve ISO 14001 sertifikasyonlarımızı temel alan entegre yönetim sistemiyle Milli ve NATO seviyesinde tesis güvenlik belgelerine sahibiz.

Saydığım tüm bu özellikler, ICterra’nın global bir Ar-Ge ve mühendislik firması olmasının temel dinamikleridir diyebilirim.

 

Bahsettiğiniz endüstriler arasında savunma ve havacılığa yönelecek olursak son dönemlerde bu endüstrideki iş hacminizin büyümüş olduğu görünüyor. Bu endüstrideki adımlarınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

Bilindiği üzere Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisi alanındaki dışa bağlılığı, gün geçtikçe azalıyor. Bizler de sektörün en büyükleri ile çalışmaktan büyük gurur duyuyoruz. ASELSAN’ın stratejik iş ortakları arasında yer alıyoruz ve ASELSAN’ın tüm sektör başkanlıkları ile birlikte birçok proje yönetiyoruz. Bunun yanında HAVELSAN’ın A Sınıfı iş ortaklarında biriyiz ve Roketsan ile de iş birliği yaparak projeler yürütüyoruz.

Tüm bu iş birliklerimizin yanı sıra Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SaSaD), Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK) ve Ostim Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA) üyeliklerimizle savunma ve havacılık sanayisi özelindeki gelişimimize katkı sağlıyoruz.

 

Saymış olduğunuz endüstriler için ne tür ürünler ve hizmetler sağlıyorsunuz? Özellikle iş birliği içerisinde olduğunuz firmalarla yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

ICterra’yı kısaca anlatırken de bahsettiğim gibi yazılım mühendisliği alanında kullanılan güncel teknolojilerin neredeyse tamamını kapsayan, geniş bir yelpazede yetkinliklerimiz var. Elbette müşterilerimizin çeşitliliği ve ihtiyaçlarının farklılığı da bizi yazılım alanında gelişmeye ve çeşitlenmeye sevk ediyor. Mottomuzda ortaya koyduğumuz “mükemmellik” olgusunu da sürekli gelişimimize borçluyuz. Bu perspektiften baktığımızda, müşterilerimizin ihtiyacı ister anahtar teslim proje çözümü olsun, isterse proje için entegre ekipler oluşturulması olsun, projenin ihtiyacına bağlı çözümler üretiyoruz. Kısaca yaptığımız işlere müşteri gözünden bakıp onlara yenilikçi ve müşteri odaklı ürünler geliştiriyoruz. Müşterilerimizle ilişkilerimiz konusunda, bizim için hassas ve en önem verdiğimiz konu ise rol aldığımız projelerin hem bize hem de müşterilerimize uzun vadeli bir alan uzmanlığı sağlaması ve bu sayede stratejik ortaklıklarımızı pekiştirmek diyebiliriz.

Somut örnek vermek gerekirse geliştirmiş olduğumuz ve IDEF 2019’da da sergileyeceğimiz “Haberleşme İzleme Ekipmanı” ve “Milli Monitör Sistemi” projelerinden bahsedebiliriz.

Haberleşme İzleme Ekipmanı, sisteme özel olarak geliştirilen uygulama yazılımı aracılığı ile Spektrum Analizör, Referans Sinyal Üreteci ve Güç Sensörü cihazlarını yöneterek frekans planı ve spektrum kullanımını gerçek zamanda karşılaştırır. Bu projemiz kapsamında müşterimize bir sistem çözümü sunuyoruz.

Milli Monitör Sistemi ise telsiz haberleşme trafiğinin düzenlenmesi, denetlenmesi ve telsiz kullanım ihlallerin tespiti ve konumlarının belirlenmesi amacıyla gerekli teknik cihaz ve sistem altyapısından oluşuyor. Bu sayede ülke düzeyinde telsiz kullanımı hususunda otorite ve kontrolün temin edilmesi sağlanıyor.

Bunlara ek olarak, az önce belirttiğim üzere elektronik harp, aviyonik ve emniyet kritik yazılımlar, silah sistemleri, muhabere, siber güvenlik ve sivil alanlar olarak enerji ve sağlık gibi alanlarda projeler yürütmekteyiz.

Tüm bunların yanında başta da bahsettiğim gibi, mottomuzda ortaya koyduğumuz “mükemmellik” olgusuyla Ar-Ge projelerimizi de yürütmeye devam ediyoruz.

Peki, bu Ar-Ge projeleri hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Ar-Ge projelerimizde de çok çeşitli endüstrilerin ihtiyaçlarını gözetmeye çalışıyoruz. Örneklerle detaylandırmak gerekirse TÜBİTAK destekli ve hâlihazırda kullanılan bir siber güvenlik projemiz var. Başta kendi firmamız olmak üzere, birçok kullanıcısı olan ve “Yerli Malı Belgesi”ne sahip “Workit” ürünümüz bulunuyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü Projeleri kapsamında geliştirdiğimiz “Bal Küpü” projemiz bulunuyor. Yine enerji sistemleri, sağlık ve siber güvenlik alanında TÜBİTAK destekli projelerimiz devam ediyor. Bu örnekler, Ar-Ge projelerine bakışımızı ve bu konuya verdiğimiz önemi yansıtıyor diye düşünüyorum. ICterra olarak olmazsa olmazlarımızdan biri de gelişimin sürekliliğini sağlamak için iç ya da dış finansman kaynaklı en az iki projeyi her sene tamamlamak.

 

ICterra hakkında bahsettiklerinize bakarak yoğun bir mühendislik süreci yürüttüğünüzü söyleyebiliriz. Tüm bu ürün ve hizmetleri ortaya koyan çalışanlarınızın profilinden biraz bahsedebilir misiniz?

Elbette. Çok güçlü bir mühendislik ekibimiz var. Şu anda 250’ye yakın mühendisi istihdam ediyoruz. Mühendislik ekibimiz, 1/3 Test Ekibi-Geliştirici Oranı ile çalışmalarını gerçekleştiriyor. Bu ekibimizin büyük bir kısmı ODTÜ Teknokent’teki ofisimizde, bir kısmı da Teknopark İstanbul’da çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak bilgisayar ve elektrik-elektronik-haberleşme mühendislerinden oluşan mühendislik kadromuzu, temel bilimlerden mezun ve yazılım alanında kendini geliştirmeyi arzulayan kişilerle de desteklemekteyiz. Yine personelimizin yüksek lisans ve doktora eğitimleri ile şirket içi eğitimlerini de planlamalarımız ve hedeflerimiz dâhilinde desteklemekteyiz.

 

İhracat tüm sektörler için önemli bir konu. ICterra, %100 Türk markası olarak ihracatta ne durumda?

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından, 2018 yılı verilerine dayanarak hazırlanan “Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı” sıralamasında, “Yazılım ve Bilişim Hizmetleri” sektör kategorisinde 14’üncü sırada yer aldık. Bunun yanında Türkiye’nin ilk 500 Bilişim Şirketi sıralamasında, “Yazılım İhracatı” kategorisinde 7’nci sırada; “Sektörlere Özel Yazılım Üretimi” kategorisinde de 11’inci sırada yer aldık. Tüm bu başarılarımızı, uzun yıllardır sistemli bir biçimde yürüttüğümüz iş birliklerimize borçluyuz. Unify, Microsoft gibi dünyaca ünlü markalarla yürüttüğümüz projeler ve iş birlikleri, bizi, global pazarda da güvenilir bir stratejik ortak haline getirdi. Elbette ortaklıklarımızı arttırarak hizmet ihracatının lider kurumlarından biri olmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda, İngiltere ofisimiz üzerinden, İngiltere’nin havacılık, uzay, savunma ve güvenlik sektörlerindeki öncü iş geliştirme organizasyonu ADS üyeliğimizi aldık. Bunun gibi yurt dışı iş geliştirme ağlarına dâhil olarak Türkiye’yi yazılım konusunda da temsil etmeyi arzulamaktayız.

 

Yazılım sektörünün geleceği sizin perspektifinizden nasıl görünüyor?

Türkiye’deki, özellikle yazılım sektöründeki kaliteli iş gücüne inanıyoruz. Mühendislik ekibimiz, bu durumun en güzel örneğini yansıtıyor. 2018’de gerçekleştirdiğimiz %20’nin üzerinde büyümemizi, gelecek yıllarda da devam ettirmeyi planlıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, savunma ve havacılık sanayisinin dışa bağımlılığının azalması, sektörün gelişmeye çok açık olduğuna işaret ediyor. Bizler de %100 yerli bir firma olarak bu gelişimden mutlu ve umutluyuz.

3,201 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme