Söyleşi: Menatek Genel Müdürü Kazım ÜNAL – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Menatek Genel Müdürü Kazım ÜNAL

26 Mart 2019

“Askeri kara araçları sektöründeki ana yüklenicilerle parça imalatçıları arasında köprü kuruyoruz. Sırada ürünleşme var.”

 

MSI Dergisi’nin 174’üncü sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Askeri kara araçlarına yönelik olarak üretim ve testlerini gerçekleştirdiği sayısız parça ile öne çıkan Menatek, bugün kendisini, sektördeki ana yükleniciler ve parça imalatçıları arasında bir köprü şeklinde konumlandırıyor. İmalatçıların iş potansiyelini arttıran firma, ana yüklenicilerin de tedarik zinciri yönetim yükünü üstleniyor. Gelişim sürecinde parça üretiminin yanı sıra ürünleşmeye de yönelen firmanın dünü, bugünü ve yarınları hakkında; Menatek Genel Müdürü Kazım Ünal, Yönetici Ortağı Mehmet Ünal ile İş Geliştirme ve Strateji Direktörü Naz Ünal’dan bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: Kazım Bey, Menatek, kuruluşundan bugüne önemli değişiklikler geçirmiş ve birçok özelliği ile Türk savunma ve havacılık sanayisindeki alt yüklenicilerden ayrılan bir firma olarak öne çıkıyor. Menatek’in kuruluş hikâyesini, bir de sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?

Kazım ÜNAL: Ben, işini ve mesleğini çok seven, işine karşı sorumluluk sahibi, işinden heyecan duyan, bu heyecanını da karşısındakilere aktarabilen ve ekip ruhu ile güzel şeyler başarmak isteyen bir insanım. Bu bakış açısı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı (K.K.K.lığı)’nın bakım kuruluşlarında yıllarca görev yaptım. Bu süreçte, mühendislik eğitimim, sürekli temas hâlinde olduğum yurt dışı kaynaklı tedarikçiler ve her gün üzerinde çalıştığım yedek parçaların da etkisiyle paletli veya tekerlekli bir kara aracını oluşturan alt sistemler hakkında, çok büyük bir bilgi birikimi elde ettim. Bu bilgi birikimi ve mesleki heyecanım, bir süre sonra beni farklı bir arayışa yönlendirdi ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nden emekli olarak, 1997 yılında Menatek’i kurdum.

Menatek’te ilk başlarda, yabancı savunma sanayisi firmalarının Türkiye’deki temsilciliğini yaparak çeşitli ihalelerde görev aldık. Ardından, 2000’li yılların başlarında, Türkiye’deki politikanın hazır alımlardan, yerli ve milli sistemler üretimine dönmesi ile birlikte, yurt içindeki çeşitli imalatçılarla birlikte çalışarak TSK için yedek parçalar üretmeye başladık. Herkesin benzer işler yaptığı bir sektörde fark yaratabilmek adına da kısa bir süre sonra, yurt dışına açılmaya karar verdik. Bu esnada, ABD’den bir firma ile tanıştık ve bu firma üzerinden, Amerikan Ordusu için, Türkiye’de çeşitli parçalar ürettik. Bir süre sonra, yine ABD’ye, bu sefer kendi ana yükleniciliğimizde çeşitli alt sistemler satmaya başladık ve Menatek’in bugünkü yapısı şekillenmeye başladı.

 

2018’de %100 Büyüme

MSI Dergisi: Peki Menatek bugün nasıl bir firma konumuna erişti? Ne gibi faaliyetler yürütüyor?

Naz ÜNAL: Menatek, ilk başlarda sadece mevcut tasarımlar üzerinden, alt yüklenicileri vasıtasıyla parça üretimi yapan bir firmayken bugün bunun yanına, kendi özgün ürünlerini ve amaca özel tezgâh üretim kabiliyetini de ekledi. Müşterisinden ürün gereksinimlerini alan, bunun ışığında ürünü tasarlayan ve gerekirse alt yüklenicilerle iş birliği de yaparak gerekli parçaların üretimini gerçekleştiren bir firma haline geldi. Tüm bu süreçlerde, nihai montajı ve test faaliyetlerini kendi bünyesinde yürütme prensibinden şaşmadı. Tek kişi ile çıktığımız yolda bugün, çalışan sayımız 20’ye ulaştı. 6 kişilik küçük bir ekip olduğumuz 2013 yılında, parça üretiminin yanı sıra ürünleşmeyi de odağımıza aldık ve o günden beri de düzenli bir şekilde büyümemizi sürdürüyoruz. Bu büyüme, özellikle son 3 yılda daha da hızlandı ve cirosal anlamda %100’lük bir büyüme trendine girmiş olduk. Hatta imzaladığımız sözleşmelerle, henüz Şubat ayı itibariyle de 2019 için belirlediğimiz hedef cironun %70’lik kısmına ulaşmayı da garantiledik. İhracatımızın cirodaki payı ise %75 civarında.

 

NAZ rulmanı ve MeVu periskobu, Menatek’in özgün ürün geliştirme çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı.

 

Menatek Genel Müdürü Kazım Ünal

Ürünleşme Vizyonu

MSI Dergisi: Diğer konulara tekrar geri geleceğiz; ancak bu noktada ürünleşme konusunu sormak istiyoruz. Bugün sektördeki pek çok firmanın da gündeminde olan ürünleşme süreci Menatek açısından nasıl gelişti?

Mehmet ÜNAL: Bu süreç, 2013 yılında, POYRAZ mühimmat ikmâl araçlarının fren sistemlerini yerlileştirmemizle başladı. O dönemde yurt dışından tedarik edilmekte olan fren sistemini önce araca uygun şekilde geliştirdik daha sonra üretimini yerlileştirdik. Bu sürece mühendislik kabiliyetlerimizi de dâhil ederek ürünle ilgili gereken tüm hesaplamaları kendimiz gerçekleştirdik. Bu proje sayesinde komple bir alt sistem üretimi esnasında hassasiyet gösterilmesi gereken konular ve problemlere karşı geliştirilecek yaklaşımlar hakkında paha biçilemez bir tecrübe edindik. Evet, hazır çizimler üzerinden üretim gerçekleştirebilmek de zor bir iş; ancak biz POYRAZ’ın fren sistemleri ile oyunu bambaşka bir noktaya taşıdık. Bununla birlikte, özgün ürün geliştirme konusundaki ilk adımlarımızı, esas olarak IDEF’17 fuarında attık. Bu fuarda, PATRIA firmasından, mevcut bir ürünü, daha iyi performans verecek şekilde yeniden tasarlayarak üretme konusunda bir talep aldık. Geçtiğimiz Kasım ayında da bunun tüm testlerini tamamladık. Üretim yöntemi olarak da Türkiye’de başka hiç kimsede olmayan; dünyada ise sadece birkaç firmanın kullandığı bir metot kullandık.

 

Ana Yükleniciler Adına Tedarik Zincirini Yönetmek

MSI Dergisi: Bugün hazır tasarımları kullanarak “build-to-print” olarak da tabir edilen yöntemle parça üretimini pek çok firma gerçekleştiriyor. Menatek, bu noktada nasıl bir fark yaratıyor?

Kazım ÜNAL: Bizim farkımız, mühendislik gücümüz ve tedarikçilerimizi yönetme biçimimiz. Mühendislik kabiliyetimiz sayesinde, herkesin yapamayacağı çok zor parçaları dâhi üretebiliyoruz. Örneğin, paletli zırhlı araçların yürüyen aksamının bir parçası olan burkulabilen miller. Hâlihazırda ABD’deki bir ana yüklenicinin araçlarına özel olarak, burkulabilen mil geliştiriyoruz. Şu anda Türkiye’de çoğu imalatçının, ne ABD’deki firma ile iletişim kurabilecek ne de bu gibi ürünleri doğru kalitede üretebilecek yeterliliği yok. Biz ise ürettiğimiz bu tip parçaların müşteri gereksinimlerine uygunluğunu kontrol edebilecek test tezgâhlarını bile kendimiz geliştirebiliyoruz.

Menatek, paletli bir aracın askı palet donanımı içerisindeki tüm bileşenleri üretebiliyor. Bunlar arasında; döner amortisörler, şok emiciler, askı kolları, palet gergi ayar kolları, burkulabilen miller, yön çatalları ve palet baklaları da bulunuyor.

Fark yarattığımız bir başka alan, dediğim gibi tedarikçilerimizi yönetme biçimimiz. Türkiye’de pek çok imalatçı ve ana yüklenici mevcut. Ancak bu imalatçılar, her ne kadar üretim konusunda çok iyi olsalar da konu savunma sanayisi olduğu zaman, iş fiziksel üretimin biraz ötesine geçiyor. Bu noktada imalatçılar, ana yüklenicileri anlama konusunda yetersiz kalabiliyor. Bu noktada bizler hem mühendislik kabiliyetlerimizi hem uzun yıllardır edindiğimiz tecrübeyi hemde bizler için “ortak” diye tabir ettiğimiz değerli imalatçılarımızla olan doğru iletişimimizi ortaya koyuyoruz.

 

600’ün Üzerinde Tedarikçi

MSI Dergisi: Menatek, bu tedarikçilerle nasıl bir ilişki hâlinde?

Kazım ÜNAL: Hâlihazırda Türkiye’de, 600’den fazla tedarikçi ile bağlantı hâlindeyiz. Hatta bunlardan 220’den fazlası, bizim onaylı tedarikçilerimiz arasında. Menatek olarak, birlikte çalışacağımız tedarikçiler kalite ekibimiz tarafından denetimden geçiyor ve onaylı hale gelmek için başarı ile bir üretimi gerçekleştirmeleri gerekiyor. Fakat bizler her zaman tedarikçilerimizin bizlere kattığı değerin bilincindeyiz ve ilişkilerimizi bir müşteri ve tedarikçiden öte, “ortak” olarak görüyoruz.

 

Her Türlü İhtiyaca Yönelik Tasarım ve Üretim Kabiliyeti

MSI Dergisi: Az önce test tezgâhı tasarımından bahsettiniz. Bu konuda ne gibi çalışmalarınız var?

Menatek Yönetici Ortağı Mehmet Ünal

Mehmet ÜNAL: Menatek olarak, mekanik tasarım kabiliyetimiz, mühendislik geçmişimiz ve pek çok farklı paçaya hâkim olmamız sayesinde, bu parçaların hangi mekanik şartlar altında çalıştığını ve neye karşı dayanıklı olması gerektiğini çok iyi biliyoruz. Buradan hareketle de bu parçaları test edecek ekipmanları da rahatlıkla üretebiliyoruz. Şu ana kadar da hem kendi ihtiyaçlarımız hem de müşterilerimizin ihtiyaçları için, çok farklı tipte test tezgâhları tasarladık ve ürettik. Bunlardan son dönemde en çok gündemde olanlardan bir tanesi, kendi bünyemizde kullandığımız burkulabilen mil test tezgâhı oldu. Bu tezgâh, bize farklı ihracat pazarlarının da kapısını açtı. Ayrıca yine kendi üretimlerimize yönelik olarak, döner amortisör (rotary damper) test tezgâhı geliştirdik. Benzer şekilde, müşterilerimizin ihtiyaçları için geliştirdiğimiz tezgâhlar da oldu. Bunlar arasında, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) 6’ncı Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü için geliştirdiğimiz şanzıman test tezgâhını sayabiliriz. Bunların yanı sıra sahip olduğumuz birikim sayesinde, özel imalat makinalarının seçimini yapıp kurulumunu bizzat gerçekleştiriyoruz. Örneğin, yine MSB’ye bağlı, 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğünde kullanılmak üzere, tank ve ZPT’ler için palet baklası üretimine yönelik bir imalat tezgâhının kurulumunu gerçekleştirdik. Kısacası, tasarım ve mühendislik kabiliyetlerimizin sınırı yok. Hem parça hem de makina konusunda, müşterilerimizin her türlü ihtiyacına yönelik tasarım ve üretim yapabiliriz.

 

MSI Dergisi: Menatek bu noktaya nasıl geldi? Bu stratejinin arkasındaki itici güç ne oldu?

Naz ÜNAL: Şirketin ilk kurulduğu günlerde, sözleşme bazlı işler yaparak önemli başarılar elde etmiştik. Özellikle K.K.K.lığı tarafında, bu başarılarımız pek çok kişi tarafından biliniyor ve Menatek’e ciddi bir güven ile yaklaşılıyordu. Ancak savunma sanayisindeki ana yükleniciler tarafında, çok fazla bir bilinirliğimiz yoktu. Bir yandan da sektördeki ana yüklenicilerle imalatçılar arasında doldurulması gereken bir boşluk olduğunun farkındaydık. Bu iki gerçek, bizi bugünkü konumumuza getirdi ve hem yurt içindeki hem yurt dışındaki fuarlarda yeni bir “markalaşma stratejisi” ile yer almaya başladık ve ana yüklenicilerle ilişkilerimizi güçlendirdik. Bu ilişkiler uluslararası platformda iş fırsatlarına dönüştü ve Menatek ürün kalitesini bu sahada da kanıtlamış oldu. Bir yandan fuar katılımlarımızla kendi tanıtımımıza ağırlık verirken bir yandan da ana yüklenicilerin iş yapış tarzlarını gözlemledik ve beklentilerini çok iyi analiz ettik. Bu süreçte de sözleşme bazlı iş yapan bir firmadan, entegre üretim hizmeti veren bir firmaya dönüştük.

 

 

Menatek, kendi üretimi olan döner amortisörleri (sağda) ve burkulabilen milleri (solda), yine kendi geliştirdiği makinalarda test ediyor.

 

MSI Dergisi: Menatek, paletli ve tekerlekli kara araçları alanında, oldukça geniş bir üretim yelpazesine sahip. Bunu nasıl başardığınızı sorsak bize neler söyleyebilirsiniz?

Mehmet ÜNAL: Silahlı kuvvetler ve savunma sanayisindeki ana yükleniciler, doğaları gereği, aynı ürünü sürekli alan kuruluşlar değiller. Genellikle birkaç yıllık ihtiyaçlarını tek seferde alma eğilimde oluyorlar. Bu da sadece belirli parçaların imalatına odaklanan, özel sektördeki üreticiler açısından çok sürdürülebilir bir durum değil. Dolayısıyla biz de yıllar içerisinde, tek bir ürüne takılı kalmayıp, mümkün olduğunca üretim kabiliyetlerimizi ve ürün gamımızı genişletmeye çalıştık.

 

Amerikan Silahlı Kuvvetlerine Doğrudan Satış

MSI Dergisi: Bir yandan da Amerikan ordusuna doğrudan satış yapıyorsunuz. Bugün Türkiye’de, hâlen daha birçok firma bunu yapamıyor. Siz bunu nasıl başardınız?

Kazım ÜNAL: Sırrımız güven. Kurulduğumuz ilk günden itibaren, ilişkilerimizi tamamen güven üzerine kurduk ve bundan asla şaşmadık. İş yaptığımız firmalara ya da son kullanıcılara, daima güven aşılmaya çalıştık. Hatta pek çok zaman, ürünlerimizin teslimatını gerçekleştirdiğimiz hâlde, ürünler tamamen testlerden geçene, başarılı şekilde araçlara takılana kadar, bize ödeme yapılmak istenilse dahi reddettik. Bu gibi yaklaşımlar sayesinde, ABD tarafındaki firmaların ve son kullanıcının bize duyduğu güven, muazzam bir seviyeye ulaştı. Bir de tabii kalite. Kaliteli ürün üretemedikten sonra, tek başına güven de bir işe yaramıyor. Biz ABD ile ilk kez iş yapmaya başladığımızda, Türkiye’de bu işi yapmaya çalışan belki de 100 civarında firma vardı. Daha sonra, 2014 yılında kalite ile ilgili bir takım olumsuz olayların ardından da Amerikan ordusuna satış yapmak isteyen Türk firmaların tamamı, kalite anlamında çok sıkı denetimlerden geçti. Bu firmaların, tüm kalite kontrol süreçleri detaylı şekilde incelendi. Bu denetimlerden sonra, Amerikan Silahlı Kuvvetlerine doğrudan satış yapabilen, Menatek’in haricinde hiçbir firma kalmadı. Hatta Menatek bir dönem, Amerikan ordusunun yayınladığı en iyi tedarikçiler listesinde ilk 100’e girdi. Şu anda da hâlen daha, son kullanıcının Amerikan ordusu olduğu 5 tane aktif sözleşmemiz var. Bu sözleşmeler kapsamında, yalnızca Kara Kuvvetleri değil, Amerikan Hava Kuvvetleri için de üretim ve tedarik yapıyoruz.

Menatek’in geniş ürün gamı içerisinde, tekerlekli araçlara yönelik parçalar da var.

 

MSI Dergisi: Türk savunma ve havacılık sanayisinde nadir rastlanan ve odağında ihracat olan bu vizyon, yurt içindeki faaliyetlerinizi nasıl etkiledi?

Kazım ÜNAL: Bu işe ilk başladığımızda, K.K.K.lığı, bizi diğer tedarikçilerden çok farklı görmedi. Bir de başlarda, kendi tesisimiz veya tezgâhlarımız olmadığı için, bizi diğer müteahhitlere benzettiler. Ancak bu durum daha sonra değişti. Önce Amerikan ordusu için yüksek mukavemetli ve yerli çelikten portör tekerleri ürettik. Ardından gidip Arifiye’deki 1’inci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü ile görüştük. Onların FIRTINA obüsü için yurt dışından aldıkları portör tekerlerini, neredeyse 3’te 1’i fiyatına yerli olarak üretmeye başladık ve toplamda 6.000 tane imal ettik. İlk başta ABD için bu ürünü üretmemiş olsaydık yurt içindeki işi de alamazdık. Biz işe zor tarafından başladık ve kendimizi ispatlayarak ilerledik.

Menatek İş Geliştirme ve Strateji Direktörü Naz Ünal

Markalar ile Sürdürülebilir Büyüme

MSI Dergisi: Menatek, kendi geliştirdiği NAZ rulmanı ve MeVu periskobu ile bir yandan da markalaşma çalışmalarını başlattı. Bu yaklaşımı, ihracat faaliyetleriniz ile nasıl bağdaştırabiliriz?

Naz ÜNAL: Bu ürünleri, sadece yurt dışındaki müşterilerimiz için geliştirmedik elbette. Ancak bu şekilde markalaşmak, yurt dışı pazarlarda elimizi oldukça güçlendiriyor. Çünkü bu pazarlardaki ana yükleniciler, genellikle uzun soluklu iş birlikleri arıyorlar. Yabancı firmalar, kabiliyetlerimize duydukları inanç ile ÜR-GE konusunda bizlere bütçe yatırımı yapıyorlar. Bizim başarı ile bu ürünleri geliştirip bu şekilde markalara sahip olmamız ise onlar açısından, sürdürülebilir bir şekilde büyüdüğümüzün kanıtı niteliğinde oluyor. Bununla birlikte, bu iki ürünümüzün haricinde, yeni bir ürün ailesi geliştirme konusundaki çalışmalarımız da devam ediyor. Bu ürünlerimiz yakın zamanda teste girecek. Tüm testleri tamamlayıp IDEF’19 esnasında sektörle paylaşmayı hedefliyoruz.

 

MSI Dergisi: Bu büyümeniz, yeni yatırımları da beraberinde getiriyor mu?

Mehmet ÜNAL: Test tezgâhları konusunda devam eden bir yatırım programımız var. Bu program kapsamında, yakın zamanda, NAZ rulmanlarının ve paletli zırhlı araçlar için ürettiğimiz askı kollarının testlerini yapabilecek tezgâhların kurulumunu tamamlayacağız. Bunların haricinde, son dönemde kurulumunu tamamladığımız çeşitli test ekipmanları da var. Bunlar arasında da burkulabilen miller ve döner amortisörleri test edebileceğimiz tezgâhlar ile 3 farklı dişli kutusunun çevirme ve yükleme testlerine ve FIRTINA ve POYRAZ araçlarının fren sistemlerinin testine yönelik makinamızı sayabilirim.

 

MSI Dergisi: Menatek’in dünü ve bugününü konuştuk. Peki, Menatek yarın nasıl bir firma olacak? Menatek’i gelecekte neler bekliyor?

Naz ÜNAL: Biz kendimizi ekip olarak genç ve dinamik şeklinde tanımlıyoruz. Ülkenin ihtiyaçlarının yanı sıra sektörel ve global trendleri yakından takip ediyor ve değişime adapte olmaya özen gösteriyoruz. Şu anda Türkiye, teknolojik bir sıçrama gerçekleştiriyor. Biz de Menatek olarak, ülkemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz ve bu konuda elimizi taşın altına koymaya hazırız. Ancak ülkemize gerçekten faydası dokunabilecek şeyleri, sektördeki paydaşlarımızla bir araya gelerek başarabiliriz. Bu yönüyle sektör firmalarımızla yürüteceğimiz her türlü iş birliklerine açığız. Bu iş birlikleri sayesinde, geliştireceğimiz yerli ve milli ürünlerle güvenlik güçlerimizin yurt dışına bağımlılığını daha da azaltmayı hedefliyoruz. Bu yolda yaptığımız sürpriz atılımlarla yakın zamanda adımızdan sıkça bahsedileceğine inanıyoruz.

 

Menatek Genel Müdürü Kazım Ünal, Yönetici Ortağı Mehmet Ünal ile İş Geliştirme ve Strateji Direktörü Naz Ünal’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdıkları ve verdikleri bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

2,918 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme