Söyleşi: Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür CANKARA – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür CANKARA

25 Haziran 2018

“Meteksan Savunma, insansız sistemler konusunda sorumluluk alıyor.”

 

Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 160’ıncı sayısında yayımlanan “Meteksan Savunma, insansız sistemler konusunda sorumluluk alıyor.” başlıklı söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

İnsansız araçlar, tümleşik bir görev platformu olarak ele alındığında, aracın kendisi kadar, görev yükünün de kritik olduğu görülüyor. Meteksan Savunma da görev sistemleri alanında farklı ihtiyaçları karşılayan; OKİS, İHA MİLDAR, C-bant Data Link, Uçuş Kontrol Bilgisayarı, Radar Altimetre, Retinar ve sonar çözümleri gibi çeşitli ürünlerle, insansız araçların etkinliğini arttırıyor. Meteksan Savunma’nın bu alandaki faaliyetlerini, Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara ile konuştuk.

 

MSI Dergisi: Özgür Bey, görev sistemlerinin, insansız araçları tamamlayarak bir platform hâline getirdiği bir devirdeyiz. Bu doğrultuda, Meteksan Savunma’nın insansız araçlara yönelik görev sistemlerini özgün olarak tasarlıyor olması, Türkiye’ye neler katıyor? Meteksan Savunma, nasıl kritik bir rol oynuyor?

Özgür CANKARA: İnsansız hava araçlarının (İHA’ların) ve silahlı İHA’ların (SİHA’ların), Zeytindalı Operasyonu’nda ne kadar kritik bir güç çarpanı olduğunu, hep beraber gördük. Türk savunma ve havacılık sanayisinin geliştirdiği İHA’lar ile yapılan keşif-gözetleme faaliyetleri sayesinde, askeri ve sivil kayıplar en aza indirildi. SİHA’lar ile hedefler, tespit ve teşhisin ardından, çok kısa bir sürede vuruldu. Böylece, terörist unsurlar üzerinde çok etkin ve caydırıcı bir operasyon yürütüldü. Eğer bu İHA ve SİHA’ların, hem hava aracı hem de görev yükü, Türkiye’nin özgün ürünleri olmasaydı, operasyon sürecinde yaşayacağımız çeşitli zorlukları, Türkiye’nin geçmiş tecrübelerine bakarak tahmin etmek hiç de güç değil. Bu yüzden, ister araç, ister görev sistemleri olsun, tam bağımsız savunma sanayisi misyonu ile ilerlerken milli ve özgün ürünlerimizin sayısını arttırmak çok önemli. Meteksan Savunma da insansız sistemler konusunda sorumluluk alıyor ve özgün, yüksek performanslı, maliyet-etkin ve uluslararası alanda rekabetçi çözümler geliştiriyor.

Meteksan Savunma, insansız araçlarda görev yükü olarak kullanılacak, birçok kritik kabiliyete ve teknolojiye sahip. Bunlar, kurulduğumuz 2006 yılında beri, Türk savunma ve havacılık sanayisinde, henüz kabiliyet geliştirilmemiş alanlara odaklanmamızın sonucu olarak ortaya çıktı. Özellikle RF teknolojilerinde kazandığımız altyapıyı kullanarak, milli silah platformlarımız için radar altimetre, veri bağı gibi ürünler geliştirdik. Elde ettiğimiz bilgi birikiminin ise Meteksan Savunma’ya insansız sistemleri görev yükleri konusunda 2 önemli avantaj sağladığını gördük.

Meteksan Savunma OKİS, kabul testlerini, ANKA İHA’sı ile tamamladı.

Bunlardan ilki; hacim, ağırlık ve güç tüketimi (SWAP) konularında, yüksek performanslı ve düşük bütçeli sistemleri tasarlama kabiliyeti. Özellikle İHA’lara entegre edeceğiniz sistemlerin, çok sınırlı hacme sığması, çok hafif olması ve güç tüketiminin çok düşük olması gerekiyor. Meteksan Savunma, SWAP sistemler geliştirme konusunda, ciddi bir birikime sahip. Farklı platformlara entegrasyon çalışmalarını başarıyla yerine getirdik. Sistemlerimizin SWAP özelliğinin, İHA’lara, daha fazla faydalı yük taşıma ya da daha uzun menzil olarak dönüşü oluyor.

İkinci kritik konu ise elektronik harp (EH)’e karşı dayanım. Günümüzde yaşanan çatışmalarda, GPS sinyallerinin karıştırılması gibi EH eylemlerine, sıklıkla rastlıyoruz. Silah platformlarının ve alt sistemlerin, en zorlu muharebe şartları ve ağır EH taarruzu altında görev yapacak şekilde tasarlanmaları gerekiyor. Kurulduğumuzdan beri bu tip projelerde çalıştığımız için, tasarım genetiğimizde bu kaygılar var ve bu tür görev sistemlerini geliştirirken özgün bir bilgi birikimi sahibi olduk. Bu birikimi, insansız araçlar için geliştirdiğimiz görev sistemlerine de uyguluyoruz.

Meteksan Savunma, bu iki kritik noktada da fark yaratan, değer katan çözümler ortaya koyuyor. Bu çözümlerimiz, Türk savunma ve havacılık sanayisi olarak, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılama çalışmalarımızda da kritik öneme sahip. Bir insansız sistemi oluşturan araç ya da görev yükünün, herhangi bir ihracat kısıtlamasına sahip olmaması; kullanıcının taleplerine kolayca uyarlanabilmesi, çok önemli nitelikler. Biz de platformlar için, tam da bu niteliklere sahip görev yükleri sunuyoruz.

 

MSI Dergisi: Meteksan Savunma’nın insansız araçlara yönelik hangi ürünleri ve çözümleri var?

Özgür CANKARA: İHA’lara yönelik olarak; Radar Altimetre, Otomatik Kalkış ve İniş Sistemi (OKİS), İHA MİLDAR, C Band Veri Linki ve Uçuş Kontrol Bilgisayarı ürünlerimiz var. Retinar çevre gözetleme radar ailemiz, insansız kara araçlarında da kullanılabilir. Sonar ve su altı haberleşme uygulamaları için modem ürünlerimiz de su üstü ve su altı insansız araçları için birer alt sistem olabilir.

 

OKİS, Hizmete Hazır

MSI Dergisi: OKİS, kabul testleri tamamlanmış ve iki farklı İHA’da denenmiş bir sistem. OKİS’in önünde nasıl bir yol haritası var? Artık nihai bir ürün olarak ortaya çıktı diyebilir miyiz? Yurt içinde hangi sistemlerde kullanılacak; kaç adet teslim edilecek?

Özgür CANKARA: OKİS, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın yerli ve milli ürünler geliştirilmesi vizyonunun güzel bir örneği. Hâlen kullanımda olan, yurt dışı menşeli bir ürünün yerini alması için geliştirildi. Aslında OKİS’i geliştirdiğimiz proje, bir Ar-Ge projesi olarak kurgulandı. Fakat projenin ilk gününden itibaren ANKA platformunda kullanılabilecek özellikte bir prototip hedeflendi. Bu vizyon sayesinde, bugün, seri üretime girebilecek bir ürünü ortaya koyduk ve ANKA üzerinde kalifikasyonunu başarı ile tamamladık. Sırası gelmişken, SSM ve TUSAŞ’a, projede verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum. Onların geri bildirimleri ile yurt dışı muadillerinden daha yetenekli ve rekabetçi bir ürün geliştirmemiz mümkün oldu.

İnsansız sistemlere yönelik ürünlerde fark yarattığımızı belirttiğim SWAP ve EH dayanımı konuları, OKİS için de geçerli. OKİS, hava ve yer birimlerinden oluşuyor. Hava birimi, 2,5 kg civarında bir ağırlığa sahip. Böylece OKİS, MALE sınıfı bir İHA olan ANKA’nın yanı sıra taktik İHA’lara da entegre edilebiliyor. Bunu da OKİS’i, BAYRAKTAR TB2’ye entegre edip başarılı bir şekilde test ederek gösterdik. Hava birimine entegrasyon 3 günde; testler ise 16 sortide tamamlandı. Baykar Makina’ya da verdikleri destek için ayrıca çok teşekkür ediyoruz.

OKİS, bir İHA’nın kalkış ve inişlerini, GPS sinyaline ihtiyaç duymadan, otomatik olarak yapabilmesini sağlıyor. Sistemde, hava ve yer birimleri, çok dar bir huzme ile EH dayanımı yüksek bir şekilde haberleşme gerçekleştiriyor.

Meteksan Savunma OKİS, görece küçük boyutlu taktik sınıftaki insansız hava araçları üzerinde de kullanılabileceğini, BAYRAKTAR TB2 İHA’sı üzerinde gösterdi.

MSI Dergisi: OKİS ile ilgili önünüzde nasıl bir yol haritası var?

Özgür CANKARA: OKİS’in hava biriminin, bundan sonra yurt içinde üretilen ve emniyetli ve güvenli kalkış ve iniş için otomatik bir sisteme ihtiyaç duyan tüm İHA’ların üzerinde olmasını hedefliyoruz. Bunların arasında, çalışmaları devam eden GİHA ve AKINCI gibi sistemler de yer alıyor. Yerli İHA platformlarının satış hedefleri ile doğru orantılı bir ihtiyaç planlaması yapılabilir.

Yer biriminin ise İHA’nın kalkış ve iniş yapacağı pistlerin kenarında yer alması gerekiyor. Bu tür sistemlerin, havaalanında yedekli olması da isteniyor. Yurt içinde, yedekleri ile birlikte, OKİS Yer Birimi’ne 30-40 adet arasında ihtiyaç olacağını öngörüyoruz.

OKİS, dünya genelinde de çok rekabetçi bir ürün. Zaten bu alanda, pazarda çok alternatif bulunmuyor. OKİS’in, muadillerinden daha üstün özelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Ayrıca herhangi bir ihracat kısıtlamasına da tabi değil. Türk savunma ve havacılık sanayisinin, dost ve müttefik ülkelerin İHA ihtiyaçlarını karşıladığı projelerde de OKİS’in, İHA sistemi ile birlikte önerileceğini değerlendiriyoruz. Ayrıca, bu ülkeler, diğer İHA sistemleri için de böyle bir çözüme ihtiyaç duyarlarsa onlarla iş birliği yapabilir ve OKİS’i, platformlarına entegre edebiliriz.

OKİS’i, fuarlarda tanıtmaya başladık. Yurt içinde ve yurt dışında verdiğimiz teklifler var. Bunlarla ilgili, kısa zamanda, kamuoyuna güzel haberler verebileceğimizi umuyoruz.

OKİS’in yeni sürümlerinin geliştirilmesi ile ilgili de düşüncelerimiz var. Mevcut durumda OKİS, İHA ile yer kontrol istasyonu üzerinden iletişim kuruyor. Doğrudan İHA ile iletişim kuran bir sürümünü geliştirebiliriz.

Üzerinde düşündüğümüz bir başka konsept de OKİS’in menzilini 25-30 km’ye çıkartıp, belirli görev senaryolarında, İHA’nın, GPS sinyaline gerek olmaksızın uçuş süresi boyunca kullanımının sağlanması. Böylece GPS karıştırmasının etkileri de tamamen ortadan kaldırılabilir.

Meteksan Savunma OKİS Yer Birimi (solda, açık kahverengi birimler) ve Hava Birimi (sağdaki 2 birim)

 

İHA MİLDAR, Etkinliği Arttıracak

MSI Dergisi: İHA MİLDAR ile ilgili çalışmalarınız hangi aşamada? Şubat ayında, Meteksan Savunma Genel Müdürü Tunç Batum ile yaptığımız söyleşide, birkaç ay içinde, kritik tasarım sürecini sonlandırmayı hedeflediğinizi öğrenmiştik. Kritik tasarım süreci tamamlandı mı?

Özgür CANKARA: İHA MİLDAR, hava araçları için tasarlanan; kötü hava koşularında, gece/gündüz keşif ve gözetleme yapabilen; yaklaşık 27 km menzile sahip bir radar sistemi olacak. SAR görüntüsü alabilecek ve GMTI modunda hareketli hedef tespiti yapabilecek. Özellikle SİHA’larda, çok önemli bir güç çarpanı olacak bir sistem. AKINCI SİHA’nın, algılayıcılarından biri olmasını hedefliyoruz.

Proje, başarılı bir şekilde devam ediyor. Hatta kazandıracağı kabiliyetlerin farkında olan kullanıcımız, projenin daha hızlı ilerlemesini istiyor. Biz de çalışmalarımızı bu doğrultuda yürütüyoruz. Kritik tasarım sürecini büyük oranda tamamladık; ama kullanıcımızın taleplerini de göz önüne alarak kritik tasarımın sonlanmasını beklemeden, prototip üretim sürecine geçtik. Gelecek yılın ilk çeyreğinde, uçuş ve kalifikasyon testlerini gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ardından, platform üreticilerine numune ürünler vererek testler gerçekleştirmek istiyoruz. Prototip sistemi IDEF 2019’da sergileyeceğiz.

Burada da SWAP ihtiyacının farkındayız ve hedefimiz, 30 kg’nin altında bir sistemi ortaya koymak. Bu, rakiplerimizle karşılaştırıldığında, çok düşük bir ağırlık. Böylece, tıpkı OKİS’te olduğu gibi, İHA MİLDAR’da da taktik seviye İHA’larda bile kullanım imkânı sağlayacağız. Ayrıca çok rekabetçi bir fiyatı olacak.

Sıra, Veri Linkine Geliyor

MSI Dergisi: Meteksan Savunma, TÜBİTAK tarafından da desteklenen bir iç Ar-Ge çalışması ile İHA’larda kullanılabilecek, C-bantta çalışan, elektronik harbe dayanıklı, frekans atlamalı bir veri linki geliştirmek için çalışmalar başlamıştı. Bu ürününüzün son durumu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Özgür CANKARA: Taktik ve üst sınıf İHA platformları ve insanlı keşif uçaklarında ihtiyaç duyulan bu haberleşme altyapısı için, şu anda, yurt dışı kaynaklı çözümler kullanılıyor. Ancak bu durum yakın zamanda değişecek. Aralarında bizim de yer aldığımız, haberleşme alanında faaliyet gösteren yerli firmalarımız, bu sistem için, geliştirme ve uyumlandırma faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bu anlamda, C-Bant Veri Haberleşme Sistemi’nin, yerli ürünlerin rekabet edeceği bir alan olacağını söyleyebiliriz.

 

Sistem çözümümüz ile ilgili çalışmaları tamamlamak üzereyiz. Kalifikasyon testleri devam eden ürünümüzü, Eylül ayında, deneme amaçlı olarak İHA platform üreticilerine teslim etmeyi planlıyoruz. Meteksan Savunma’nın C bant veri linki, platformlarda hâlen kullanılan çözümün, tüm fonksiyonel özelliklerini kapsayacak. Bu ürünümüz de EH dayanımı yüksek bir çözüm olacak. Bu konuda; veri aktarım güvenliği için, iki yönde frekans atlama ve tayfa yayma özellikleri ve harici kripto kullanımına uygun bir yapıya sahip olması ile ön plana çıkacak. Ürünlerimizin vazgeçilmez özelliği olan SWAP, burada da fark yaratacak.

 

MSI Dergisi: İHA’lara yönelik bir diğer çözümünüz olan Uçuş Kontrol Bilgisayarı ile ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Özgür CANKARA: Uçuş Kontrol Bilgisayarı, hep vurguladığımız ortak çalışma ve sinerji yaratmanın güzel bir örneği oldu. Vestel Savunma’nın, KARAYEL ürün ailesinin uçuş kontrol bilgisayarlarını biz üretiyoruz. Vestel Savunma, bu konudaki ihtiyacını ortaya koydu ve bizim yetkinliklerimiz ile uyuşan bu ürünü; 7 ayda tasarladık, ürettik, kalifiye ettik ve teslim ettik. Bu, bir rekor olabilir. Ürünümüz, dağıtık bir mimaride uçuş kontrol arayüzlerini sürüyor ve sensörlerden gelen verileri, uçuş bilgisayarına iletiyor.

Uçuş Kontrol Bilgisayarı, KARAYEL üzerinde, 7.000 saatin üzerinde uçuş gerçekleştirdi ve kendini ispatladı.

İHA MİLDAR

MSI Dergisi: Radar altimetre ürün aileniz, hem yurt içinden hem de yurt dışından sipariş aldı. Bu ürün aileniz ile ilgili yol haritanızda neler var? Yeni modeller çıkacak mı, yeni siparişler bekliyor musunuz?

Özgür CANKARA: Radar altimetre ile ilgili çalışmalarımız, bir silah platformuna yönelik başladı. SWAP, yine en kritik gereksinimlerden biriydi. Ek olarak, altimetrenin, yüksek hızda ve manevra açılarında; hatta farklı yeryüzü şartlarında bile hassas irtifa ölçümü yapması istendi. Bu şartlarda yüksek güvenilirlikle çalışan bir alt sitem, doğal olarak İHA üreticilerinin de ilgisini çekti. İlk ürünümüz, 2.500 ft irtifaya kadar çalışıyordu. Gelen talepler üzerine, 5.000 ft irtifaya kadar çalışan bir sürümünü geliştirdik. İlerleyen zamanlarda, talep gelmesi hâlinde, daha yüksek irtifalarda çalışan sürümleri de ortaya koyacağız.

Yurt içinde geliştirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından, bu ürünümüz, dost ve müttefik bir ülke tarafından da tercih edildi. Bu ülkeden, deneme siparişlerindeki başarının ardından, yeni siparişler aldık. Yurt içinde de benzer bir deneme süreci yaşıyoruz. Çok yakında, yurt içinde, hem silah hem hava platformları için ilk seri üretim siparişlerimizi almış olacağız. ITAR gibi kısıtlamalara bağlı olmayan ve farklı platformlara entegrasyonu konusunda da kendini ispatlayan ürünümüzün, dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını da en iyi şekilde karşılayacağına inanıyoruz.

 

Meteksan Savunma’nın, radyo frekansı spektrumunun K bandında çalışan KRA serisi
radar altimetrelerinden KRA-201 (solda) ve C bandında çalışan CRA serisi radar
altimetrelerinden CRA-201 (sağda)

 

Retinar’ın Hedefinde Kara Araçları Var

MSI Dergisi: Retinar radar aileniz, insansız kara araçlarının faydalı yük seçenekleri arasında yer alıyor. Retinar radar ailenizin, insansız kara araçlarına entegrasyonu ile ilgili öngörüleriniz neler?

Ortalama 25 kg ağırlığı ile pek çok insansız araç tarafından kullanılabilecek bir alt sistem olan Retinar, fotoğraftaki OPUS sürümü ile elektro-optik sensörlerle entegre olarak da kullanılabiliyor.

Özgür CANKARA: Retinar, ortalama 25 kg ağırlığı ile pek çok insansız araç tarafından kullanılabilecek bir alt sistem. Retinar geliştirilirken operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda, kablolu ya da kablosuz uzaktan kumanda edilecek şekilde tasarlandı. Tehdidin yüksek olduğu, insan için riskli operasyonlarda ya da sınır güvenliği faaliyetlerinde, insansız kara araçlarına, keşif-gözetleme kabiliyeti kazandırabilecek bir sistem. Ayrıca, gelişen bir konsept olarak, mevcut insanlı araçların, bazı kullanım senaryoları için insansızlaştırıldığını da gözlemliyoruz. Bu araçlarda, personelin hayatını tehlikeye sokmamak için insansız kullanıma geçildiğinde, Retinar, durumsal farkındalığı sağlayacak algılayıcılardan biri olarak görev yapabilir.

Kara aracı üreticisi firmalarla Retinar entegrasyonu konusunda çalışmak için her zaman hazırız. Konseptler geliştikçe, bu çalışmaların daha yoğun olarak gündeme geleceğini düşünüyoruz.

İnsanız Deniz Araçları için Sonar ve Haberleşme Çözümleri

MSI Dergisi: Meteksan Savunma, Türkiye’nin su altı akustiği mükemmeliyet merkezi olarak YAKAMOS sonarı gibi yetkin bir ürüne sahip. İnsansız su üstü ve su altı araçlarına yönelik sonar çözümleriniz de olacak mı?

Özgür CANKARA: İnsansız otonom araçların gelişimi, denizlerde, hava ve karadaki gelişimin gerisinde kaldı. Bunun sebebi, deniz şartlarının getirdiği zorluklar olabilir. Fakat eninde sonunda, aynı yükseliş trendinin, insansız deniz araçlarında da gerçekleşeceğini bekleyebiliriz. Kısa vadede baktığımızda, en yüksek potansiyel, mayın tarama ve avlama faaliyetlerinde görülüyor. Bu faaliyetlerde, şu anda kullanılan uzaktan komutalı araçların ötesinde, otonom çalışabilecek insansız araçların gelişim göstermesini bekliyoruz. Bu operasyonların, insan hayatını riske atmadan, sualtı ve suüstü insansız deniz araçları ile yapılması mümkün.

Sonar alanındaki yetkinliklerimizi, bu tür araçların ana sensörü olacak, görev gereksinimlerine uygun sonarlar geliştirmek için kullanmak istiyoruz. Bu konuda bize verilecek görevlere hazırız.

Ayrıca, sualtı sayısal modemi ürünümüzle, deniz araçlarının sualtı iletişimi için de çözümler geliştirebiliriz. Özellikle sürü teknolojilerinin yaygınlaştığı günümüzde, bu iletişim kabiliyetinin çok kritik olduğunu değerlendiriyoruz.

Meteksan Savunma, geliştirme projelerinin başarıyla tamamlanması ile ürünleşme çalışmalarına da ağırlık vermeye başladı.

MSI Dergisi: İnsansız araçlara yönelik önümüzdeki dönemde yeni çözümleriniz olacak mı?

Özgür CANKARA: İnsansız araçlara yönelik ürünlerimizin hemen hemen hepsinin, başka uygulama alanlarından uyarladığımız çözümler olduğunu görüyoruz. Örneğin OKİS ve İHA MİLDAR, MİLDAR projemizden ortaya çıkan ürünler. Dolayısıyla, insansız araçlara özel projeler yürütmediğimiz alanlarda bile türev çözümler geliştirme yeteneğimizin yarattığı potansiyel, varlığını hep sürdürecek.

Bunun yanında, İHA’lara özel ürün ve çözümlerle ilgili, sürekli fikir jimnastiği yapmaya da devam ediyoruz. Üzerinde düşündüğümüz konulardan biri, İHA’ların, paylaşılan hava sahasında uçabilmesi için gerekli, “algıla ve kaçın” (sense and aviod) teknolojileri.

İHA’ların sayısının artması ve bunların sivil hava trafiği ile aynı hava sahasını kullanmaya başlaması ile birlikte, hava trafiğinin yönetilmesi konusunda ciddi sıkıntılar başlayacak. Özellikle insansız platformların, havada çarpışma riski artacak. Bu konuda sorun yaşama ihtimali en yüksek ülkelerden biri ABD ve bu konuda şimdiden önlemler almaya çalışıyorlar. Bazı İHA’larda, algıla ve kaçın sistemleri kullanılmaya başlandı. Bu sistemler, belli bir uzaklıktaki cisimleri algılıyorlar ve gerektiğinde, İHA pilotunu uyararak kaçınma manevraları öneriyorlar. İleride, kaçınma, otonom da olabilir. Bu alanda sahip olduğumuz bilgi birikimi ve kabiliyetler ile farklı algılayıcıları bir arada kullanan hibrit çözümler geliştirebiliriz.

Üzerine eğildiğimiz bir diğer konu, kol içi haberleşme. Kol hâlinde uçan uçakların, kendi aralarında yüksek hızda haberleşmeleri konsepti gelişiyor. Bu konsept, hem ağ merkezli harekatı destekliyor hem de haberleşme sinyalleri, ancak koldaki uçaklara erişebilecek kadar güçlü olduğundan, görünmezlik teknolojilerini destekliyor. Meteksan Savunma’nın da böyle bir sistemin antenlerini ve haberleşme protokollerini tasarlayabilecek birikimi ve kabiliyetleri var. Böyle bir sistem, sürü İHA’lar için de uyarlanabilir.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Özgür CANKARA: Aslında, tüm sektörü ilgilendirdiğini değerlendirdiğimiz ve ortak akılla çözebileceğimiz bir konu var. Bir tarafta yurt içindeki acil ihtiyaçları karşılıyoruz, diğer tarafta da özgün çözümler geliştiriyoruz. Bunlar, zaman ekseninde çelişen faaliyetler. Özgün çözümler, biraz zaman alabiliyor; ihtiyaçlar ise o kadar bekleyemiyor. Sektör olarak çözümü, ilk aşamada hazır alt sistemlerle yola çıkmakta, sonra özgün sistemlere geçmekte bulduk ve bugüne kadar da başarıyla uyguladık.

Dolayısıyla, Meteksan Savunma gibi alt sistem sağlayıcıları, özgün bir alt sistemi kullanıma sunduğunda, bu sistem, daha önceden kullanılan bir alt sistemin yerini alıyor; diğer yandan da platformun o ana kadarki altyapısı, eski alt sisteme göre kurgulanıyor. Örneğin, bir İHA’nın üzerindeki bir alt sistem değiştiğinde, İHA’nın yer kontrol istasyonunda da donanım ve yazılım değişiklikleri gerekebiliyor. Bu değişiklikler, yeni alt sistemin, eski sistemin arayüzlerini sürdürememesi gibi bir tasarım zafiyetinden kaynaklanmıyor; kullanıcının daha üstün özellikler ya da daha yüksek performans taleplerini karşılamak için gerçekleştirilen, zorunlu değişiklikler oluyor.

Sonuçta, yeni alt sistemin kullanımı, platform tarafında, ek değişiklikler gerektirebiliyor ve bunun maliyetinin nasıl ele alınabileceği, çoğunlukla gri alandaki bir konu oluyor. İnanıyorum ki bu konu, sektörün ortak aklı ile ele alınırsa güzel bir çözüm bulabiliriz. Bu konuyu da sektörümüzün yayını MSI Dergisi üzerinden, tüm paydaşlarımızın ilgisine sunmak isteriz.

 

Meteksan Savunma Genel Müdür Yardımcısı Özgür Cankara’ya, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

690 toplam görüntüleme, 6 bugünkü görüntüleme