Söyleşi: Navantia Türkiye Genel Müdürü Pablo MENÉNDEZ – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Navantia Türkiye Genel Müdürü Pablo MENÉNDEZ

6 Mart 2019

“Sedef Tersanesi ve Navantia’nın ne kadar iyi bir takım oluşturduğunu, Türkiye’ye ve dünyaya ispatladık.”

 

MSI Dergisi’nin 172’nci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi projesinde, Sedef Tersanesi’nin alt yüklenicisi olarak rol alan ve proje kapsamında inşa edilen ANADOLU platformunun temel alındığı tasarımın yaratıcısı olan Navantia, Türkiye ile iş birliğini, arttırarak devam ettirmeyi hedefliyor. 2017 yılının Ekim ayında, Navantia Türkiye Genel Müdürlüğü görevine gelen Pablo Menéndez’den, projenin mevcut durumunu ve Navantia’nın Türkiye ile ilgili gelecek planları hakkında bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: Öncelikle, yeni göreviniz için sizi tebrik ediyor, hayırlı olmasını diliyoruz. Son yıllarda Navantia, Türk gemi inşa sektörüyle yakın bir ortaklık içinde. Kariyerinize baktığımızda, sözleşme yönetimi ve ömür döngüsü yönetimi konusunda derin bir tecrübeye sahip olduğunuzu görüyoruz. Bu çerçevede yeni görevinizde neler yapmayı hedefliyorsunuz ve Türkiye için gündeminizde neler olacak?

Pablo MENÉNDEZ: İyi dilekleriniz ve nazik sözleriniz için çok teşekkür ederim. Evet, Navantia’ya katıldığımdan beri, yalnızca tedarik makamı ile değil, son kullanıcı ile yani Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli subaylarla ve astsubaylarla da yakın temas halinde oldum.

Gemilerimizin denizdeki performansını görme ve bu gemileri, 30 yıldan fazla bir süreyle işletecek olan personel ile birlikte seyir halinde olma imkânı bulmuş olmak; modern bir donanma için nelerin gerekli olduğunu ve dolayısıyla gemi inşa sektörünün gelecekte hangi alanlara odaklanması gerektiğini çok iyi bir şekilde anlamamı sağladı. Bence bizim işimizde amaç, yalnızca en yüksek performansa, en iyi kabiliyetlere ve uzun denizde kalma süresine sahip olmak değil; aynı zamanda personelin işini daha iyi yapabilmesi için, onlara mümkün olan en iyi alanı sunabilmek. Ancak bu niteliklerin tümünü askeri bir gemide bir araya getirebildiğinizde, gurur duyulacak bir gemi yapmış olursunuz.

Navantia’nın, İspanya ve Avustralya tarafından kullanılan tasarımına dayanan ANADOLU’nun inşa çalışmaları devam ediyor. Geminin, 2019’un bahar aylarında suya indirilmesi planlanıyor. Fotoğrafta, İspanyol Deniz Kuvvetlerinin envanterinde bulunan LHD “Juan Carlos I” (L-61) görülüyor.

 

Benim hedefim, Navantia’nın Türkiye’de iz bırakmasını sağlamak. Navantia olarak burada olmamızın sebebi, konsept tasarımı ve detay mühendislik aşamalarından başlayarak ömür devri desteği de dahil olmak üzere tüm aşamalarda, Türk Deniz Kuvvetlerine, tecrübelerimizi ve teknik bilgi birikimimizi aktarmak. Deniz Kuvvetlerinin, askeri gemiler gibi en değerli varlıklarının en iyi performansı göstermesini sağlamak üzere, her ihtiyaç duyduklarında çözüm bulmak; bu en değerli varlıklarına bakım yapmak ve onların modernizasyonuna destek olmak konusunda, hizmete hazır ve güvenebilecekleri bir firma olduğumuzu bilmesi, son derece önemli. Ömür devri destek hizmeti sunan Navantia, ANADOLU’nun her zaman en iyi performansı göstermesini ve Türk Deniz Kuvvetlerinin, bu konuda kendini güvende görmesini sağlayabilir.

 

MSI Dergisi: Navantia için, Norveç ve Avustralya’nın ardından, şimdi de Türkiye’de görev yapıyorsunuz. Türk müşteriler ve Türk firmalarla ilgili izlenimleriniz neler?

Pablo MENÉNDEZ: Türkiye, hep en iyisini yapmayı hedefliyor ve en iyisi için de bu konuda en iyi firma hangisi ise onunla çalışması gerekiyor. Bu da bizim açımızdan, zorlayıcı talepleri olan bir müşteri ile çalışmak anlamına geliyor ki; bu çok iyi bir şey. Çünkü böyle olunca, biz de çıtayı çok yüksekte tutuyoruz ve Türk firmaları da buna çok iyi cevap veriyor. Türkiye’nin, yerli savunma ürünleri konusunda son derece büyük yatırımlar yaptığının farkındayız ve alınan sonuçlar da muhteşem görünüyor.

 

MSI Dergisi: Çok Amaçlı Amfibi Hücum Gemisi projesi, Navantia açısından nasıl ilerliyor?

Pablo MENÉNDEZ: Bu soruyu gündeme getirdiğiniz için mutlu oldum; çünkü programın son derece başarılı bir şekilde ilerlediğini söylemekten gurur duyuyorum. Bu projede, hem Sedef Tersanesi hem de Navantia, çok iyi bir performans sergiliyor. Sedef Tersanesi ve Navantia’nın ne kadar iyi bir takım oluşturduğunu, Türkiye’ye ve dünyaya ispatladık.

İnşasına kuru havuzda devam edilmekte olan geminin, önümüzdeki baharda denize indirilmesi planlanıyor.

 

MSI Dergisi: Navantia’nın Türkiye’deki sanayi katılımı yükümlülükleri ne durumda? Hala yeni ortaklar arıyor musunuz? Arıyorsanız, Türk savunma ve denizcilik sektörlerine vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Pablo MENÉNDEZ: Çalışmalarımız iyi gidiyor; aslında çok iyi gidiyor. Türkiye’nin en büyük savunma firmalarından birinin, Navantia’nın uluslararası projelerinden biri için, yüksek teknolojiye sahip bir çözüm sağlaması, çok yakın zamanda gerçekleşebilir. Burada, yabancı bir deniz kuvveti için teslim edilecek İspanya tasarımı bir gemide, Türk ekipmanının kullanılmasından bahsediyoruz. Sanayi katılımı açısından, bundan daha iyi ne olabilir! Gerçekten böyle olacağını düşünüyorum ve bunun tek sebebi de Türkiye’nin, tüm gemi üreticilerinin gemilerinde bulundurmak isteyeceği ve donanmaların da talep etmeye başlayacağı yüksek performanslı, son teknoloji ürünler geliştiriyor olması.

Navantia, İspanyol (üstte) ve Avustralya (altta) Deniz Kuvvetleri için sağladığı hava savunma harbi fırkateynleri ile bu alanda, dünyanın önde gelen tersanelerinden biri haline geldi.

 

MSI Dergisi: Navantia’nın Türkiye’deki geleceğini nasıl görüyorsunuz? Hangi proje veya platformlar için Türkiye ve Navantia birlikte çalışabilir?

Pablo MENÉNDEZ: Yakın gelecekte, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı için, ikinci bir Çok Amaçlı Amfibi Hücum Gemisi’nin gündeme geleceğini öngörüyorum. Türkiye, büyük bir ülke; iki tane Çok Amaçlı Amfibi Hücum Gemisi’ne sahip olmak, Türkiye’ye son derece önemli bir kabiliyet kazandırır.

Ayrıca, Navantia olarak, TF 2000 projesinde de önemli bir rol oynamak isteriz. ANADOLU ile edindiğimiz deneyim ve Navantia’nın hava savunma harbi fırkateynleri konusunda dünya lideri olması sayesinde, TF 2000 projesinde Navantia ile çalışmanın, Türkiye’ye fayda sağlayacağına inanıyorum. Navantia’nın, İspanyol Deniz Kuvvetlerine gemi sağlamanın yanı sıra hava savunma harbi fırkateynleri konusunda, Norveç ve Avustralya Deniz Kuvvetleri gibi yabancı donanmalarla birlikte çalıştığını da hatırlatmak isterim. Yakın zamanda, ABD’nin FFG(X) fırkateyn programının konsept tasarım aşaması için seçilen firmalar arasında, Navantia da yer aldı.

Artık Navantia ve Türkiye birbirini oldukça iyi tanıyor ve bu iş birliği, donanmaların “Formula 1 arabası” olan hava savunma harbi fırkateyninin geliştirilmesi faaliyetlerinde, dikkate alınması gereken bir sinerji yaratıyor. Oldukça iddialı bir proje olan TF 2000’de, deneyim çok önemli.

Tecrübelerimize dayanarak şunu söyleyebilirim ki; geçmişte Navantia, çoğunlukla Kuzey Amerikalı olan başka firmaların sağladığı mühendislik ile çeşitli gemiler inşa etti. Şimdi ise biz başka tersanelere tasarım sunuyoruz. Bunların arasında, Kuzey Amerikalı tersaneler de var. TF 2000 projesinde, Türk gemi inşa sanayisi ve mühendisleri, Navantia’nın izlediği yolu izleyebilirler ve bu süreçte, Navantia’nın tecrübeleri, önemli bir katkıda bulunabilir.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Pablo MENÉNDEZ: Hem Navantia’nın bir parçası olarak hem de şahsen, Türkiye’de olmaktan dolayı çok mutluyum. Yaklaşık 3 yıldır buradayım ve uzun yıllar daha burada kalacağımı düşünüyorum. Türkiye’nin ve Türk insanlarının şimdiden kalbimde bir yeri var. Bir ülkeyi büyük ülke yapan, onun insanlarıdır ve şundan son derece eminim ki; Türkiye’nin, Türk Deniz Kuvvetlerinin ve savunma sanayisinin önünde parlak bir gelecek var.

 

Navantia Türkiye Genel Müdürü Pablo Menéndez’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,473 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme