Söyleşi: Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol

30 Nisan 2017

Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol’un, MSI Dergisi’nin 137’inci sayısında yayımlanan söyleşisinin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

 

Nurol Makina, Yükselişini Kararlı Adımlarla Sürdürüyor

Stratejik bir konumlandırma ile geliştirdiği EJDER YALÇIN 4×4 aracı, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) envanterinde, operasyon sahasında fark yaratmaya devam eden Nurol Makina, yükselişini kararlı adımlarla sürdürüyor. Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol ile firmanın çalışmalarını, gelecek planlarını ve EJDER YALÇIN’ı konuştuk.

 

MSI Dergisi: Nurol Makina, son dönemde mühendislik altyapısına önemli yatırımlar yaptı ve bu yatırımların sonuçlarını, hem geliştirdiği özgün ürünlerle hem de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge merkezi olarak ilan edilerek almaya başladı. Mühendislik ve Ar-Ge çalışmaları, Nurol Makina’nın faaliyetlerinde nasıl bir yer tutuyor?

Engin AYKOL: Ar-Ge Merkezimiz ile ilgili çalışmaları yaparken, motivasyonumuz, devletin bu tür merkezlere sağladığı avantajlardan yararlanmak olmadı. Zaten sürece baktığınızda, Ar-Ge merkezi olma şartlarını sağlar sağlamaz başvuru yapmadığımız da görülebilir. Bizim hedefimiz, teknoloji üreten bir firma olmak. Her geçen gün mühendislik ve Ar-Ge altyapımızı geliştiriyoruz. Tüm bu sürecin de özümsenmiş bir akışla gerçekleşmesini istiyoruz. Bu kapsamda, oluşturduğumuz bir plan çerçevesinde, geçen yılın Ekim ayında Ar-Ge Merkezi olduk.

Her kurumun Ar-Ge’ye bakışı farklı olabiliyor. Bizim Ar-Ge faaliyetlerimiz, mühendislikle, tasarımla, ürün destekle iç içe ilerliyor. Ar-Ge çalışmaları sonunda ortaya çıkan prototiplerin doğrulama süreçleri başarıyla tamamlanınca ürün olarak kullanıma geçiyoruz. Ar-Ge Merkezimizin faaliyet geçmesi ile başta TÜBİTAK olmak üzere, farklı kurumlardan aldığımız desteklerle yürüttüğümüz projelerin yanında öz kaynaklarımızla yürüttüğümüz projelerin sayısı da artmaya başladı. Zamanla patent ve faydalı model başvuruları da olacak.

 

MSI Dergisi: Nurol Makina’nın gelişimini okuyucularımıza daha iyi anlatabilmek için, ciro ve çalışan sayısı gibi göstergelerle ilgili bazı rakamlar verebilir misiniz?

Engin AYKOL: Uygulamakta olduğumuz bir stratejik planımız var. Bu planda, 2018 yılı için öngördüğümüz rakamlara, bu sene ulaştığımızı söyleyebilirim. Kuşkusuz, içinde bulunduğunuz şartların hızlı değişimi, sizin de planlarınızda revizyonlar gerektirebiliyor. Bazen çok da öngöremediğiniz iş hacimleri yaratabiliyor. Biliyorsunuz, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın derlediği savunma sanayi analiz raporlarında, ciroya göre ilk 25 savunma sanayisi şirketi listesi var. Tahmin ediyorum ki bu listede, bu yıl da daha ileri bir sıraya oturacağız. Baktığımızda, listeye 2013 yılında 25nci sırada girdik ve 2014 yılı verileri ile yayınlanan en son listede 15nci sıraya ilerledik, her yıl sürekli gelişme ve yükselme içindeyiz, bu yıl daha da öne gideceğimizi düşünüyorum.

Bu yıl sözleşmeye bağladığımız işlerde, %100’lük bir artış var. Şu anda 430 çalışanımız var ve bunların %25’i mühendis. Ben göreve başladığımda, 2012’nin ikinci yarısında, Nurol Makina’nın 107 çalışanı vardı. Bugün için, o günlere kıyasla çok ciddi bir gelişme göstermiş olduğumuzu söyleyebilirim; ama hedefimiz, teknoloji ve mühendislikte büyümeye devam etmek.

Büyümemizin bir diğer boyutu da alt yüklenicilerimiz ve tedarikçilerimizde yaşanan gelişme. Bugün, 300 civarında alt yüklenicimiz ve tedarikçimiz var. Biz büyüdükçe, onlar da bu büyümeden pay alıyor. Hedefimiz, yan sanayiye daha fazla açılabilmek.

 

MSI Dergisi: Nurol Makina’nın son dönemde yaptığı altyapı yatırımları ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Engin AYKOL: Bir yatırım planımız doğrultusunda ilerliyoruz ve özellikle bu yıl, çok ciddi yatırımlar yaptık. Bu yatırımlarımızı, tamamen öz kaynaklarımızla gerçekleştiriyoruz; herhangi bir proje kapsamında değil.

Şu anda, kapalı alanımızı arttırmış durumdayız. Üretim, montaj alanı, ürün desteğe yönelik alanlarda genişleme içerisindeyiz. Yeni montaj hatları ile kapasitemizi oldukça arttırdık. Bu kapsamda yeni projelere de hazır olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunlarla birlikte, yeni bir kumlama ve boyahane merkezi de kurduk. Bu da üretimin hızlanması ve müşteri memnuniyetinin arttırılmasında bir rol oynayacak.

 

MSI Dergisi: Nurol Makina’nın gelişimi, ürünlerine nasıl yansıdı?

Engin AYKOL: Nurol Makina’yı, sektörün önde gelen oyuncularından birisi olarak görüyoruz ve bunun gereği olarak da özellikle 4×4 ve özel amaçlı platformlara önem veriyoruz. 2012 yılından sonra, bu doğrultuda önemli çalışmalar yaptık. Nurol Makina’nın kurumsal kimliğini; sektörde mevcut sınıfları takip eden değil, tehditleri ve gelişmeleri takip ederek, öncelikle yeni sınıflarda ve konseptlerde, özgün çözümler geliştiren bir platform üreticisi olarak kurguladık. Böylece, Ejder ailesini yarattık.

Platform tarafında, farklı ürünlerle büyüme, bizim en önemli stratejik kararlarımızdan birisiydi. Sonuçta, Türkiye’de olmayanı, EJDER YALÇIN’ı tasarladık. Şu anda da çok doğru bir karar verdiğimizi görüyorum. Bunun da en büyük kanıtı, aracın kullanıcı tarafından talep görmesi ve EGM Özel Harekât’ın bu aracı kritik bölgelerde güvenle kullanıyor olması. Nitekim bir baktık ki sektörde yer tutmuş firmalar dahi bizim aracın ardından benzerlerini yapmaya başladılar. Hatta bugün sektöre yeni giren firmalar da aynı kulvardan ilerleyerek, EJDER YALÇIN’ın benzeri araçlar yapıyorlar. EJDER YALÇIN ile Türkiye’de, sınıfına adını veren bir araç ortaya koyduk.

Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla ürünlerimize baktığımızda; EJDER YALÇIN, EJDER TOMA, EJDER KUNTER ve ILGAZ öne çıkıyor. ILGAZ’ı yeniliyoruz. Yeni ILGAZ’ı, IDEF 2017’de sergileyeceğiz. EJDER KUNTER’i ise ambulans, personel taşıyıcı, komuta kontrol aracı veya lojistik araç olarak kullanabiliriz.

Platformların yanı sıra özellikle FNSS için zırh üretmeye devam ediyoruz. Geçmişte ilgilendiğimiz diğer ürün kategorilerinde ise artık faaliyet göstermiyoruz. Özellikle alt sistemlerle ilgili faaliyetleri, bu konuda uzmanlaşmış yerli firmaların yürütmesi gerektiğine inanıyoruz. Şu anda, Türkiye’de nitelikli alt sistem üreticilerine büyük bir ihtiyaç var.

 

MSI Dergisi: Nurol Makina, ihracat alanında neler yapıyor?

Engin AYKOL: Platform tarafında, ülkemizde büyük kazançlar elde edildiği düşünülüyor; ama bu rekabet ortamında büyük kazanç beklememek lazım. Tek kazancımız, ülkemizin yerli araç kullanıyor olması ve aracımızın envanterde olması. Onun için biz de ihracat bizim için çok önemli. İhracat için attığımız adımlar ve yaptığımız görüşmeler var, bunları takip ediyoruz. Biliyorsunuz yurt dışı pazarlar da kolay geliştirilemiyor, her kullanıcının kendine göre konsept ve istekleri var. Sizin aracınızın özellikleri ile yola çıkıp, daha ucuz platform arayanlar var. Yurt dışı pazarlarda, sadece teknik anlamda bir rekabet yok. Politik etmenler de önemli bir rol oynuyor. Ayrıca, ülkelerin bütçeleri ve kredi ihtiyaçları da belirleyici olabiliyor, bazı ülkeler krediyi de getirmenizi talep ediyor. Sonuçta, ihracat kısa zamanda olamıyor; çalışmalarınızı ve temaslarınızı uzun süre devam ettirmeniz gerekiyor. Bu konuda yeni stratejiler üzerinde de çalışıyoruz. Bu konuda Anıl Bey’in kadrosunu güçlendiriyoruz, Strateji Planlama ve Pazar Geliştirme Direktörü olarak gene sektörden tecrübeli Emre Bey, Emre Akın da ekibe katıldı. Yakın zamanda EJDER TOMA ile ilgili bir Orta Doğu ülkesi ile sözleşme imzaladık. ILGAZ, EJDER TOMA ve TOMA’dan sonra, sıra EJDER YALÇIN’a gelmiş durumda.

 

EJDER YALÇIN da ihracat tarafında önemli bir kozumuz. Özellikle Türkiye’de kullanılmaya başlandıktan sonra, potansiyel müşterilerle temaslarımızda sıklıkla konuşuluyor. Yakın bir gelecekte, EJDER YALÇIN’ın ihracatına dair güzel haberleri sizlerle paylaşabileceğimizi düşünüyorum.

 

MSI Dergisi: EJDER YALÇIN’ın sürekli geliştiğini ve I, II ve III olarak numaralandırılan sürümleri olduğunu görüyoruz. Bu sürümler arasında ne gibi farklılıklar var?

Engin AYKOL: Bu sürümlerin iki nedeni var. İlki Tasarım ekibimizin yaptığı çalışmalar, ikincisi ise kullanıcının isteklerinin her program da değişmesi. Kullanımdan gelen geri bildirimlerle ve arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalarla aracın özellikleri geliştiriliyor. İlk sürümle son sürüm arasında motor gücünde bir artış oldu. Aracın boyutlarında bazı değişiklikler oldu. Araç kontrol sisteminde geliştirmeler yapıldı, araçta kullanılan soğutma sistemi ve iklimlendirme sistemlerinin performansı arttırıldı,  sürüşe yönelik ergonomik iyileştirmeler yapıldı. Araca bazı ek kabiliyetler eklendi. Görsel bazı değişiklikler de oldu.

 

MSI Dergisi: Şu ana kadar kaç tane EJDER YALÇIN siparişi aldınız?

Engin AYKOL: Bugüne kadar, tüm teslimatlarımızı EGM’ye yaptık. Önümüzdeki 3-4 ay içinde, yeni araçları da teslim edeceğiz. Teslim edilenler ve henüz teslim edilmeyenlerle birlikte, EGM’de, toplamda 250’ye yakın aracımız envanterde olacak. Bir aracımızı Jandarma Genel Komutanlığına hibe ettik. Aracı deniyorlar ve çok olumlu geribildirimler alıyoruz. Hedefimiz, SSM’nin Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyaçları için açtığı, taktik tekerlekli zırhlı araçlarla ilgili yeni ihalede de söz sahibi olmak. EJDER YALÇIN, bu yarışta, tüm ihtiyaçları karşılayan bir çözüm olarak öne çıkıyor.

 

MSI Dergisi: Aracın geliştirilmesi ile ilgili önünüzde nasıl bir yol haritası var?

Engin AYKOL: EJDER YALÇIN ailesiyle ilgili bazı çalışmalarımız var. EFES 2016 sırasında sergilediğimiz, ASELSAN’la birlikte geliştirdiğimiz bir çözüm var: El yapımı patlayıcı ve mayın tespit ve imha sistemi. Bu, uzaktan kumandalı bir araç. EJDER YALÇIN’ı, başından beri insansız kullanıma uygun bir şekilde geliştirdik. EJDER YALÇIN, ambulans sürümü ile özellikle kritik bölgelerde kullanılabilir. Üzerine hava savunma sistemi entegre edilebilir. Sadece personel taşımak için kullanılacaksa içindeki oturma konfigürasyonu değiştirilip taşıma kapasitesi arttırılabilir. Sınır gözetleme ve keşif amaçlı kullanabilir. Bu versiyonlar da ortaya çıktıkça, EJDER YALÇIN ailesi yavaş yavaş genişliyor.

 

MSI Dergisi: Söyleşimizin başında, EJDER YALÇIN ile Türkiye’de olmayan bir araç tasarladığınızı söylemiştiniz. EJDER YALÇIN, nasıl bir fark yarattı?

Engin AYKOL: EJDER YALÇIN’ı geliştirmeye başladığımız dönemde, Türkiye’de, EGM’nin ya da silahlı kuvvetlerin elindeki hiçbir 4×4 aracın mayın koruması yoktu. EJDER YALÇIN ile birlikte, EGM, yüksek seviyede mayın korumalı bir araca sahip oldu ve bunun avantajını da her olayda yaşadı. İlk teslim ettiğimiz araçlar, birçok yüksek miktarda patlayıcı etkisine maruz kaldı; kendinden bekleneni başarıyla yaptı ve kullanıcıda büyük güven kazandı. EGM, bu durumun verdiği güvenle daha rahat operasyonlar yapmaya başladı.

EJDER YALÇIN’da, çepeçevre balistik koruma var. Balistik koruma derken, kelime oyunlarıyla bir koruma seviyesi tanımlamadık. 360 derece koruma seviyesinden bahsediyoruz. Nereden ateş edilirse edilsin, aracın her yerinde koruma seviyesi aynı. EJDER YALÇIN’ın gerçekleştirdiği önemli misyonlardan birisi, balistik ve mayın koruma anlayışını değiştirmek oldu. Bunların yanında, yanal patlamalara karşı korumaya da büyük önem verdik. Türkiye’de, bildiğim kadarıyla yanal patlama testini yaptıran sadece biziz. Çok büyük şiddetteki patlamalara karşı da aracımızın yüksek bir koruma seviyesi var.

 

EJDER YALÇIN İmdada Yetişti

MSI Dergisi: Söz EJDER YALÇIN’dan açılmışken 15 Temmuz gecesini sormak istiyoruz. O gece neler yaşadınız?

Engin AYKOL: O akşam, saat 22.00 civarında, EGM Özel Harekât’tan bizi aradılar. Kabul muayenelerinden geçmiş 10 tane EJDER YALÇIN vardı elimizde. Son kontrolleri yapılan araçlar, harekete hazır bir şekilde, Pazartesi günü teslim edilmeyi bekliyorlardı. Bizi arayan yetkili, durumun çok ciddi olduğunu ve araçlara hemen ihtiyaçları olduğunu bildirdi. Biz de hemen yönetim kurulumuzu bilgilendirdik; onlar da tereddüt etmeden teslimata onay verdiler. Tabii aklımıza hemen şu sorular da geldi: Araçları doğru kişilere mi teslim ediyoruz? Arayanlar, darbeye karşı koyan taraftan mı yoksa darbeci taraftan mı? Tereddütlerimizi gidermek için, araçları almaya, EGM’nin kabul muayene heyetinde görevli, uzun süredir birlikte çalıştığımız, yakından tanıdığımız, bildiğimiz kişileri gönderdiler. Biz de bu arada kendi kaynaklarımızdan, gelenlerin güvenilirliğini teyit ettirerek araçları teslim ettik. Araçların üzerindeki ASELSAN’ın SARP uzaktan komutalı silah istasyonları da göreve hazırdı; sadece cephaneleri yoktu.

O güne kadar teslim ettiğimiz tüm EJDER YALÇIN’lar, görev yapmak için Doğu ve Güneydoğu’ya gönderildiği için, birçok kişi araçlarımızı görmemişti, Ankaralılar, bu araçları sadece gazetelerden ve İnternet sitelerinden biliyordu; canlı olarak ilk defa gördüler. Hatta bazı yerlerde, araçları darbe girişimcilerinin olduğu düşüncesiyle durdurmuşlar.

Araçlarımız o gece; Genelkurmay’da, Akıncı Üssü’nde ve Jandarma Genel Komutanlığı’nda kritik görevler üstlendiler. Diğer zırhlı araçlarla ya zırh koruması olmayan iş makineleri ile girilemeyen yerlere girdiler, aşılamayan barikatları aştılar. Hatta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne taarruz eden helikopterlerin, EJDER YALÇIN ateşi ile püskürtüldüğü bilgisi de elimize ulaştı. Emniyetten üst düzey yetkililerin söylediğine göre, o akşam EJDER YALÇIN’ların teslim alınması, darbe girişiminin, en etkili ve erken bir şekilde durdurulmasında çok etkili olmuş.

İlerleyen saatlerde, bu teslimat sürecinde iletişimde olduğumuz bazı kişilere ulaşmaya çalıştık; ancak telefonlarımıza cevap vermediler. Ertesi gün, emniyetten bir yetkiliden, şehit oldukları haberini almak bizim için çok üzücü oldu. Bizim için çok değerli kişilerdi.

O gece ve sonrasında yaşananlarla ilgili bir belgesel hazırlıyoruz. Bu hikâyeyi tüm gerçekliğiyle belgeleyeceğiz. Profesyonel bir ekip, belgesel üzerinde çalışıyor. Senaryo ve kurgu hazırlandı. Biz de görüşlerimizi verdik. Bir film gibi olmayacak. Sadece elimizdeki, o geceye dair belgelerin ve görüntülerin bir araya getirildiği; yaşanan olayın ilk ağızdan anlatıldığı bir çalışma olacak.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Engin AYKOL: EJDER YALÇIN için, ejderyalcin.com adresli, özel bir İnternet sitesine hazırladık. Yaklaşık 1,5 ayda, siteye, 40’ın üzerinde ülkeden giriş yapıldı. Binlerce kişi ziyaret etti. Daha henüz işin başındayız; ama gördüğümüz ilgi bizi memnun ediyor.

 

Nurol Makina Genel Müdürü Engin Aykol’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

Söyleşinin, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

http://www.milscint.com/tr/files/2017/04/48-55-msi-137-kss2016.pdf

671 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme