Söyleşi: Onur A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dede – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Onur A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dede

3 Ağustos 2016
DSC_4272 (siteye)

ONUR A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dede’nin, MSI Dergisi’nin 128’inci sayısında yayınlanan söyleşisinin tam metnine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Bugüne kadar ele aldığı projeler ve çalışmalarla, bilinen KOBİ kalıplarının ötesine geçen ONUR A.Ş., gelişimini ve büyümesini, hem özgün ürünleri hem ana yükleniciler için güvenilir bir ortak olma özelliği hem de gerektiğinde tek başına ele alabildiği entegrasyon projeleri ile sürdürmeyi hedefliyor. Firmanın IP tabanlı ses sistemi çözümlerini, entegrasyon projelerini ve gelecek hedeflerini, ONUR A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dede’den dinledik.

MSI Dergisi: ONUR A.Ş., günümüzde; IP tabanlı ses iletişim sistemleri ağırlıklı olmak üzere, hava trafik kontrol sistemleri ve meteorolojik sistemler konularında faaliyet gösteriyor. Bazı projelerinizde sistem entregratörü rolü üstlenirken, bazı projelerinizde de özgün ürünlerinizle yer aldığınızı görüyoruz. Bu tabloda ONUR A.Ş.’yi nasıl bir firma olarak tanımlıyorsunuz?

Cengiz DEDE: Şirketimiz, bu yıl, 35’inci kuruluş yılını kutluyor. Kuruluşumuzdan bugüne, ülkemizin değişen dinamikleri ile birlikte, bizlerin iş yapma şekilleri de değişiklik gösterdi. İlk yıllarımızda, “NATO müteahhidi” olarak tabir edilen firmalar ile iş birliği yapmak sureti ile savunma sektöründe iş yapma tecrübesi kazanmaya başladık. Takip eden yıllarda ise çeşitli projelerde yabancı firmalar ile birlikte çalışarak entegrasyon kabiliyetlerimizi geliştirdik. Bu süreç, bir süre sonra bizi, özellikle hava trafik kontrol sistemleri alanındaki Hava Kuvvetleri Komutanlığı (Hv.K.K.lığı)’nın ihtiyaçlarını, ana yüklenici olarak çözen entegratör firmalardan birisi hâline getirdi. 2005 yılında aldığımız kendi ürünlerimizi geliştirme kararı sonrasında bugün, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile ana yüklenici olarak çalışma yetkinliğine sahip çok az sayıda firmadan biri konumuna geldik.

KOBİ olarak faaliyetini sürdüren firmamızın, sizin de aktardığınız gibi, 3 temel faaliyet alanı bulunuyor: IP tabanlı ses iletişim sistemleri, hava trafik kontrol sistemleri ve meteorolojik sistemler. Faaliyet gösterdiğimiz bu 3 alanda da sivil ve askeri müşterilerle çalışıyoruz.

Bu bilgiler ışığında firmamızı, “mühendislik, deneyim ve sonuç” odaklı bir yazılım ve donanım geliştirme evi ve entegratör KOBİ olarak tanımlayabilirim.

MSI Dergisi: ONUR A.Ş.’nin çalışan sayısı ve profili ile ilgili bilgi verebilir misiniz? İstihdam edilecek personel bulmak için nasıl bir yaklaşımınız var? Sektörde nitelikli personel istihdamının -özellikle de KOBİ’ler tarafında- zor olduğu sıklıkla dile getiriliyor. Siz bu konuda nasıl bir hareket tarzı sergiliyorsunuz?

Cengiz DEDE: Aralık sonu itibarıyla 64 kişilik bir aile olduk. 48 mühendis, 8 teknisyen ile idari personelden oluşan bir ekibimiz var. Personel bulma konusunda, öncelikle referans ile gelen özgeçmişleri inceliyoruz; bunun yanında profesyonel insan kaynakları firmalarının veri tabanlarını da kullanıyoruz. İnsan kaynakları açısından, oldukça seçici olduğumuzu söyleyebilirim. Bizimle çalışmak isteyen kişilerin, ONUR A.Ş.’nin iş yapma titizliğine ve yıllar içinde oluşan kurumsal kimliğine uyum sağlayacak kişiler olmasına dikkat ediyoruz. Bizim için çalışma ortamındaki uyum ve ahenk her şeyden önemli. Çalışanlarımızın ONUR A.Ş.’de mutlu olmasının bize çok önemli değerler kattığına inanıyorum.

IP Tabanlı Ses Çözümlerinin Adresi

MSI Dergisi: IP tabanlı ses iletişimi alanında, yerli olarak geliştirdiğiniz birden fazla ürününüz olduğunu biliyoruz. Bize bu ürünlerden ve kullanım alanlarından bahseder misiniz? Çözümlerinizin rakiplerinize göre avantajları neler?

Cengiz DEDE: Yerli olarak geliştirdiğimiz IP Tabanlı Ses İletişim Sistemi (IP Voice Communication System / IP VCS) ile birlikte IP Tabanlı Ses Kayıt ve Geri Oynatma Sistemimiz var. Ayrıca, acil durumlarda veya bakım amaçlı sebeplerden ötürü kullanılamadığında, kule harekât görevini üstelenebilecek bir Mobil Hava Trafik Kontrol Kulesi çözümünü de yerli olarak üreterek Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin kullanımına sunduk.

Müşteri envanterinde bulunan; ancak IP kabiliyetine sahip olmayan telsiz ve telefonların, yeni nesil IP tabanlı iletişim kaynakları ile kullanılabilir olması, yapılmış olan yatırımın korunmasını sağlıyor. Bu ihtiyaçları gidermek için de yine yerli olarak tasarlayıp ürettiğimiz telsiz ve telefon sistemlerinin ağ (IP) ortamına çevrimi çözümlerimiz var.

IP VCS çözümümüzün birçok alanda kullanım yeri mevcut. Sistem, telsiz tipinden bağımsız olarak çalıştığı için, operasyonel olarak telsiz ve diğer iletişim kaynaklarının -bunlar telefon veya başka bir iletişim kaynağı da olabilir- birbirleri ile iletişim kurması ve bunların yönetilmesi gereken her türlü ihtiyaç kapsamında kullanılabilir. Bu uygulama alanlarına; hava trafik kontrolü başta olmak üzere:

  • Yüzer ve dalar platformlarda dâhili ve harici muhabere çözümü,
  • Uydu yer kontrol istasyonunda komuta kontrol amaçlı iletişim çözümü ve
  • Kara araçlarında dâhili muhabere çözümü gibi

komuta kontrol amaçlı her türlü iletişim yönetimi ihtiyaçlarını eklemek ve bu listeyi uzatmak mümkün.

IP tabanlı ses iletişim sistemleri alanındaki rakiplerimiz, çok uluslu büyük şirketler. Bu şirketlere göre en büyük avantajımız, geliştirdiğimiz ürünün son 5 yıl içinde ortaya çıkmasından dolayı, kullanılan yazılım ve donanım bileşenlerinin, teknolojinin geldiği son noktada olması diyebilirim. Ayrıca, ürünün yazılım ve donanımını milli olarak geliştirmiş olmak, müşterilerimize sunacağımız çözümlerde bizlere çok büyük esneklik sağlıyor. Tabii milli olarak geliştirilen her ürün gibi, bu ürün de yurt dışı menşeli muadillerine göre; ilk temininden başlamak üzere, tüm yaşam döngüsü boyunca kullanıcılarına büyük maliyet avantajı sağlıyor.

MSI Dergisi: IP VCS bugüne kadar hangi projelerde kullanıldı? Ne gibi gelişmeler yaşandı?

Cengiz DEDE: Hv.K.K.lığı için yürütülen Hava Savunma Telsiz Ağı Projesi, şu anda mevzi kabulü aşamasında. Bu proje tamamlandığında, 175’den fazla operatör, Türkiye üzerindeki hava sahasını yönetmek için bizim IP VCS ürünümüzü kullanarak iletişim kaynaklarını IP ağı üzerinden yönetiyor olacak. Bu projenin, iletişim sistemleri açısından, dünyadaki en büyük “Ağ Destekli Yetenek” projelerinden birisi olduğunu söyleyebilirim.

Geliştirdiğimiz ürün, GÖZCÜ insansız hava aracı programının yer kontrol istasyonunda kullanılıyor. Benzer şekilde ANKA-S yer kontrol istasyonunda da IP VCS sistemimizin kullanımı için, geçtiğimiz yılın Mayıs ayında TUSAŞ ile sözleşme imzaladık ve ilk teslimatlarımızı gerçekleştiriyoruz.

Aynı ürünün, ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütülen birden fazla projede kullanımına yönelik olarak da ASELSAN’ın ilgili grupları ile görüşmelerimiz devam ediyor.

2015 yılı başında, IP VCS ürünümüzün bir alt ürünü olarak, gemilerde kullanılacak bir dâhili muhabere çözümü geliştirdik. Yetkinliğimizi, SSM’deki ve İstanbul Tersanesi Komutanlığındaki ilgili birimlere aktarmış durumdayız. Bu yıl içinde, ürün ailemize, araç ve kabin içi dâhili muhabere çözümünü de dâhil etmek için çalışıyoruz.

Savunma ve havacılık sektöründe çalışmalarımız devam ederken, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından yürütülen “4 adet Sivil Havaalanında IP Tabanlı Ses İletişim ve Kayıt / Geri Oynatma Sistemi” ihalesine, tek yerli üretici olarak katıldık ve ihaleyi, dünyada bilinen tüm büyük VCS üreticilerini, fiyatın yanı sıra teknik yetkinlik konusunda da geride bırakarak kazandık. Bu başarı, standartların bambaşka olduğu yeni bir dünyada, bizim, artık sadece ülkemizde  değil, tüm dünyada VCS ve ses kayıt sistemi (Voice Recording System / VRS) satabilecek bir elin parmakları kadar firmadan birisi olduğumuzu kanıtladı.

MSI Dergisi: ONUR A.Ş. tarafından geliştirilen Mobil Kule Sistemi, Hv.K.K.lığı tarafından kullanılıyor. Bu ürün için yeni talepler var mı? Nasıl bir pazar öngörünüz var?

Cengiz DEDE: Mobil kuleyi, ilk olarak Hv.K.K.lığı için geliştirdik ve kullanıma sunduk. Yakın zamanda, diğer bir kuvvetin de mobil kule ihtiyacı için, SSM tarafından yürütülen bir proje kapsamında, gelen teknik isterlere cevap vermek üzere çalışıyoruz. Umarım bu projede de bizim ürünümüz uygun görülür ve çözümümüz, bir başka kuvvetin de envanterine girer.

Müşterilerimizin, mobil kule çözümümüzü kullanmaya başladıktan sonra, çözümün esnek kullanım senaryoları ve rahatlığı nedeni ile bu ürünü daha fazla talep edeceklerini düşünüyoruz. Ayrıca, ülkemizdeki küçük kapasiteli ve kullanım frekansı düşük olan havaalanlarının sayısı arttıkça, artık bu havaalanlarında mobil kule gibi çözümlerin çok daha fazla kullanım alanı bulacağını öngörüyoruz.

Mobil kule çözümümüzün, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya ihracatına yönelik girişimlerimiz de sürüyor.

MSI Dergisi: Ürün ailenizi geliştirmeye yönelik ne gibi çalışmalar planlıyorsunuz; yeni ürünler görecek miyiz?

Cengiz DEDE: Odaklı kalmak, en temel stratejilerimizden birisi. Bu nedenle ürün portföyünü mevcut yetkinlik alanlarında alt ürünler geliştirerek genişletme yoluna gidiyoruz. Ancak bu, hiçbir zaman, bizi dikeyde yeni bir yetkinlik alanı yaratma düşüncesinden geri bırakmıyor. Demek istediğim, temkinliyiz; ancak tutucu olduğumuzu söyleyemem.

Ürünlerin, gelişen teknolojiye cevap verecek şekilde, yeni yazılım veya donanım bileşenleri ile sürekli güncelleştirilmesi gerekiyor. Bu alanda ciddi çaba sarf ediyoruz.

Tabii olarak ürünlerin uygulama alanlarının farklılığı, başta çevre koşulları olmak üzere, bir dizi farklılaşmayı ve buna bağlı olarak yeni tasarımları ve uyarlamaları beraberinde getiriyor. Deniz, hava ve kara uygulamalarının farklılıklarının yanında askeri-sivil standart farklılıklarını da takip ediyoruz ve ürünlerimizi, bu isterlere uygun olarak uyarlıyor ve gerekiyorsa sertifikalandırıyoruz.

Şöyle özetleyebilirim: Mevcut ürünlerimizin, her türlü müşteri ihtiyacına cevap verecek formda ve standartta tutulması önceliğimiz. Mevcut ürünlerimizin yeni uygulama alanları üzerinde çalışırken dikeyde yeni mühendislik açılımları için de sürekli tetikte bekliyoruz.

Sivil Havacılık Standartlarına Uygun VCS Geliştiren İlk Türk Firması

MSI Dergisi: Ürün portföyünüz ile birlikte, sivil ve askeri kullanıcıları ve bu alandaki standartları düşündüğümüzde, farklı sertifikasyon ihtiyaçları olduğunu görüyoruz. Bu konudaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Cengiz DEDE: Çevre koşullarına bağlı olan standart gereklerini yerine getirmek üzere, proje isterleri doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte, özellikle sivil havacılık isterleri açısından, 2015 yılı içinde, IP VCS ürünümüzün, Avrupa’da EUROCONTROL tarafından geliştirilen standartlarla uyumluluğu için ciddi çalışmalar yürüttük.

Avrupa’da sivil havacılık uygulamalarında, IP tabanlı ses iletişim sistemi çözümlerinin birlikte çalışmasını temin etmek için, EUROCONTROL tarafından, ED-137 olarak adlandırılan bir standart geliştiriliyor. Bu standardın geliştirilmesi için kurulan çalışma gruplarına; üreticiler ve kullanıcılar katılım sağlıyor ve tüm paydaşların desteği ile isterler belirleniyor veya güncelleniyor. Biz de ONUR A.Ş. olarak IP tabanlı ses iletişim sistemleri üzerindeki bilgi ve deneyimimiz neticesinde, 2015 yılında, EUROCONTROL’ün WG-67 çalışma grubuna daimi üye olarak davet edildik. Prag’da yapılan ve ED-137 standardının geliştirilmesi için çalışan grup toplantısında gösterdiğimiz yetkinlik sonrasında, VOIP güvenliği üzerinde çalışan bir başka gruba daha daimi olarak kabul edildik. Türkiye’de, sadece ürünlerinde standardı sağlamaya çalışan bir firma değil, aynı zamanda bu standardın dünyadaki gelişiminde söz sahibi olan bir firma konumuna gelmek bizi son derece gururlandırıyor. Bu çalışmaları desteklemek ve yurt dışında sesimizi daha etkin bir şekilde duyurmak için 8-10 Mart 2016 tarihinde Madrid’de gerçekleşecek Dünya Hava Trafik Kontrol Kongresin(World ATM Congress)’de 1320 numaralı stantta yer alacağız. Bu alandaki çalışmalarımız, genişleyerek devam edecek. Başka hava trafik kontrol sistemlerinin de Türkiye’de üretilmesi ve o alanda da standartlar seviyesinde söz sahibi olmak, orta vadeli hedeflerimizden birisi.

MSI Dergisi: Bahsettiğiniz çalışma grubu katılımı ile ilgili şöyle bir konu var: Sektörde, firmaların bu tür etkinliklere yeteri kadar katılmadığı sıklıkla eleştiriliyor; diğer yandan bu etkinliklerin firmalara iş gücü, ulaşım ve konaklama gibi maliyetleri olabiliyor. ONUR A.Ş. bu etkinlere katılarak ne gibi kazanımlar elde ediyor? Bu tür etkinliklere katılımla ilgili sizin sektöre vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Cengiz DEDE: Aslında bu konu, sizin nasıl değerlendirdiğiniz ile doğrudan ilişkili. Şayet bu çalışma gruplarına, sadece orada bulunmak için katılıyorsanız bu katılım, firmalar için bir masraf olarak nitelendirilebilir. Ancak katılım sağladığınız çalışma grubunun çıktıları, sizin ürününüz ile doğrudan ilişkili ise bu size ürününüzün yol haritasını doğru çizme, konuyu doğru değerlendirme ve standardı anlamak için geçecek zamanı, geliştirme için kullanma şansı veriyor. Bu açıdan bakıldığında, çalışma grubunda yer almak sizin geliştirme maliyetinizi doğrudan azaltan bir etki yapıyor.

Biz, ürünlerimiz ve uzmanlık alanlarımız ile ilgili, bu ve benzeri çalışma gruplarına katılımcı olmaya devam edeceğiz. Bu konuda dikkatli ve seçiciyiz. Tüm sektör paydaşlarına da benzer bir yöntemi öneririm.

Biz bu tip çalışmaları, yurt dışında tanınıp kabul görmemizi sağlayan önemli adımlar olarak da değerlendiriyoruz.

Entegrasyon Projeleri ile İlgili Referanslarımız Çok İyi

MSI Dergisi: Projelerinize baktığımızda, projenin ana konusu ile ilişkili, diğer yandan çalışma alanlarınızdan farklı bazı işleri de üstlendiğinizi görüyoruz. Örneğin bir projenizde sabit hava kontrol kulesinin inşa edilmesini üstlenmişsiniz, başka bir projede ise taşınabilir hava kontrol kulesinin tamamından, üzerine monte edildiği araçtan ve kulenin yükseltme mekanizmasından da sorumlu olmuşsunuz. ONUR A.Ş. boyutunda bir firma, böyle farklı işleri nasıl ele alabiliyor? Benzer boyutta bazı firmalar “Bunlar bizim işimiz olmamalı” gibi bir yaklaşımda bulunabiliyor. Sizin bu konuya yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz?

Cengiz DEDE: Haklısınız. Tüm bu değişik konularda çalıştık; ancak şunları belirtmek isterim; şayet üstlendiğimiz projeler içerisinde, projeye özel inşaat ya da üretim gerekiyorsa bunları da yapmaktan çekinmiyoruz. Bu işlerin projelendirilmesini yapıyoruz ve tabii ki saha uygulaması için alt yüklenicilerden destek alıyoruz. Temel prensibimiz, ana yetkinliği şirket içinde tutmak ve gereken her noktada alt yüklenici desteği alarak projelerimizi en üst uygunluk ve memnuniyet seviyesinde müşterilerimize teslim etmek.

KOBİ olmak, bize yüksek hareket kabiliyeti, esneklik ve çabukluk gibi özellikler veriyor. Bu özellikler, bazen büyük ölçekli firmaların girmekten çekindiği birtakım işlere, yetkinliklerimize güvenerek daha rahat girmemizi sağlıyor.

MSI Dergisi: Entegrasyon projeleri genel olarak yönetimi zorlu ve özellikle takvimsel gecikmelere çok açık faaliyetler olarak görülür. ONUR A.Ş.’nin bu konudaki karnesini nasıl değerlendirirsiniz?

Cengiz DEDE: Özellikle hava trafik kontrol sistemleri başta olmak üzere, birçok platform üzerinde yaptığımız entegrasyon faaliyetleri ile ilgili çok iyi referanslarımız var. MELTEM projesinde, Thales Communications France’nin Türkiye’de kuracağı sistemlerin entegrasyon ve montajını yaptık; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına ait, 100’den fazla platform üzerinde, yeni tip elektronik sistem entegrasyonu gerçekleştirdik. Lockheed Martin firmasının alt yüklenicisi olarak, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarına Gemi Geçiş Kontrol Sistemi kurulumunu gerçekleştirdik.

Bugün, Türkiye’deki tüm C-band meteoroloji radarlarını, anahtar teslimi olarak kuran firma konumundayız. Bu proje, çok gelişmiş bir lojistik operasyon gerektiriyordu ve biz de bunu başarıyla gerçekleştirdik.

Tüm bu projeleri gerçekleştirirken de karnemize kırık bir not almadık. Bu başarının, uzun yıllara dayanan entegrasyon deneyimimizin sonucu olduğunu söyleyebilirim.

MSI Dergisi: Şu anda ONUR A.Ş.’nin gündeminde hangi projeler var?

Cengiz DEDE: SSM ile ana yüklenici olarak yürüttüğümüz iki adet projemiz var: “Hava Savunma Telsiz Ağı Projesi” ve “Mobil ve Sabit TACAN Tedariki Projesi”. Bu projelerin de en yüksek müşteri memnuniyeti ile sonuçlandırılması, birinci önceliğimiz.

SSM nezdinde değerlendirme aşamasında olan; “Deniz Telsiz Taktik Ağı (DETTA) Projesi” ve “VLF Bafa D/A Cevapsız Yayım İstasyonu Modernizasyonu Projesi”nde ana yüklenici adayı olarak yer alıyoruz.

Yine SSM tarafından yürütülmekte olan çeşitli deniz platform projelerini, dâhili haberleşme sistemi iş paketi açısından takip ediyoruz.

Hava savunma sistemlerini içeren çeşitli projelerde uzmanlık alanımızdaki konularda yer almak üzere, yetkinlik tanıtım çalışmalarını sürdürüyoruz.

Yer Tabanlı Destek Sistemi (GBAS) Projesi’ni de yakından takip ediyoruz.

Çalışmak için Tercih Edilen Kuruluş

MSI Dergisi: ONUR A.Ş. gözlemlediğimiz kadarı ile 2015 yılı başından bu yana, hem insan kaynağı hem de kurumsal görünüm açısından ciddi bir değişim ve gelişim süreci içerisinde. Bu süreçle ilgili değerlendirmelerinizi paylaşır mısınız?

Cengiz DEDE: Gelişim ve değişim, sonu olmayan ve süreklilik arz eden bir döngü. Değişime ayak uydurabilen kurum ve kişiler başarılı olurken, geride kalanlar ise maalesef bu dinamizmi gösteremeyip süreklilik sağlayamıyorlar. 35 yıllık kurumsal geçmişimizde, biz hep kişilere yatırım yaptık; firmamızda çalışan personeli ailemizden görerek tüm samimiyetimizle her türlü karar verme sürecinin içerisine dâhil ettik, benimsedik, benimsettik. Bu kurumsal duruşumuz sayesinde, sektör içerisinde, uzun yıllardır çalışıp farklılık yaratma konusunda istek ve görüşleri olan değerli arkadaşları da 2015 yılında, çalıştıkları kurumlardan transfer ederek, kurumumuza dâhil ettik. Önümüzdeki dönemde geliştireceğimiz katılımcı kültür, kurumsal yapı ve insan kaynakları politika ve uygulamalarımız ile sektörde, “çalışmak için tercih edilen kuruluş” imajımızı geliştireceğimize inanıyorum.

MSI Dergisi: Merkez ofisinizin hemen yanında yer alan ve yakında açılışını gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz Ar-Ge merkeziniz hakkında da kısaca bilgi verir misiniz?

Cengiz DEDE: Yapım ve inşa faaliyetleri geçen sene başlayan Ar-Ge binamızın açılışını, Mayıs ayı içerisinde, geniş katılımlı bir törenle gerçekleştirmek istiyoruz. Bu açılış sonrası, hâlihazırda Hacettepe Teknokent’te yer alan yazılım, sistem ve donanım gruplarımızı da Ümitköy’deki merkezimize taşıyarak kurumsal bütünlüğü mekânsal olarak da geliştirmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge binamız, toplam 300 kişi kapasiteli olacak ve içerisinde büyük bir konferans salonunu, sosyal tesisi, farklı ebat ve büyüklüklerde toplantı salonlarını, laboratuvarı ve test merkezini de barındıracak.

MSI Dergisi: Gelecekte nasıl bir ONUR A.Ş. göreceğiz? Ciro, proje sayısı, çalışan sayısı, ihracat gibi konularda ne gibi hedefleriniz var?

Cengiz DEDE: Kısa dönemli hedefimiz, IP tabanlı ses iletişim sistemleri alanında, Türkiye’deki en yetkin firma olmak. 2016 yılı sonunda, çalışan sayımızın 100 kişi olacağını planlıyoruz. Yine 2016 yılı sonuna kadar, en az 2 yeni ülkeye ihracat yapmış olma hedefimiz var. Kısa vadede ihracat için, Kuzey Afrika ülkelerini hedefliyoruz. Yine kısa vadeli hedeflerimiz arasında, çalışan başına ciromuzu iki katına çıkartma hedefimiz var.

Orta vadede ise dünyada IP tabanlı ses iletişim sistemleri alanında bilinen firmalar arasında yer alma hedefimiz bulunuyor.

ONUR A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dede’ye, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

565 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme