Söyleşi: SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami KELEŞ – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami KELEŞ

17 Ağustos 2018

MSI Dergisi’nin 163’üncü sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

 “SAHA İstanbul, arz ve talebi birbiri ile buluşturuyor.”

Üç yüze yaklaşan üye sayısıyla Türkiye’nin en hızlı büyüyen kümelerinden biri olan SAHA İstanbul – Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği, üyelerinin yanı sıra sektörün gelişimine de katkı vermesi ile öne çıkıyor. Bir yandan üyelerini, mevcut ihtiyaçları karşılamaları için yönlendiren kümelenme diğer yandan da henüz somut bir projeye dönüşmemiş ihtiyaçlar konusunda çalışmalar yapıyor. Kümenin fark yaratan bu çalışma modelini ve diğer faaliyetleri hakkında, SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş’ten bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: SAHA İstanbul’un, üyelerine sağladığı en önemli katkı nedir?

İlhami KELEŞ: Üye firmalarımızın, günlük telaş içinde, yeni gündeme gelen projelerin neler olduğunu izlemesi, pek mümkün olamayabiliyor. Bu firmaların yeteneklerine uygun projeler gündeme gelebiliyor. Diğer yandan, kamu kurumları ya da meslek örgütleri de firmaların üretim yeteneklerinin neler olduğu konusunda, yeterli bilgiye sahip değiller. Dolayısı ile onlar da ihtiyaçlarını karşılayacak firmalara, kendileri gidemiyorlar.

Bu tabloda, SAHA İstanbul, tabiri caizse arz ve talebi birbiriyle buluşturuyor. Talep kısmında, gündemdeki projeler hakkında firmalarımızı bilgilendiriyoruz. Bunu yaparken de gerek Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) gerek Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı firmaları gerekse oluşturduğumuz ağ üzerinden, ihtiyaçları tespit edip firmalarımızı haberdar ediyoruz.

Arz kısmında ise firmalarımızı, çok daha yakından tanımaya çalışıyoruz. Gerek kamunun gerek ana yüklenici firmaların ihtiyaç duyduğu yeteneklerin hangi firmada olduğunu; bu firmalarda kimlerle temasa geçilmesi gerektiğini biliyoruz. İhtiyaç sahiplerini, temas noktaları konusunda bilgilendiriyoruz. Bunu yaparken sadece kümemizin içerisindeki firmalarla da kısıtlı kalmıyoruz. İstanbul Sanayi Odası, Kocaeli Sanayi Odası ve Sakarya Sanayi Odası’nın bütün firmalarının yeteneklerini, servis edebilme imkânına ve gücüne sahibiz. Bu bilgilendirme, hem alıcı taraf hem de üretici taraf için, çok kıymetli bir hizmet oluyor.

Örnekler üzerinden anlatacak olursam; ROKETSAN ile bir çalışma başlattık. Onlara, “Siz, tek tek parça üreticileri ile uğraşmayın. Bize, alt sistem ve sistem üretimi için fırsat verin. Biz de size entegratörler belirleyelim. Bu entegratörlerin altında, bileşen ve parça üreticilerini gruplayalım ve alt sistemi veya sistemi, bir paket olarak sunalım. Bunu, hâlihazırda üretimi devam eden platformlar için uygulayalım. Ancak yeni geliştireceğiniz sistemler için, alt sistem üreticisi olarak belirlediğimiz firmalar, doğrudan ürün tasarım süreci içerisinde de yer alsınlar ve sizin çözüm ortağınız olsunlar.” şeklinde bir teklifle gittik. ROKETSAN, bu teklifimizi benimsedi ve entagratör olabilecek firmalarımızı, birlikte dolaştık. Sonuçta, 43 entegratör adayı firma, ROKETSAN’ın çözüm ortağı olarak belirlendi.

Şu anda, benzer bir çalışmayı, somut alt sistemler üzerinden, TUSAŞ ile yapıyoruz. HÜRKUŞ ve T625’in, yurt dışından alınan bazı sistem ve bileşenlerinin millileştirilmesi ile ilgili, üretim grupları oluşturuyoruz. İlk olarak, iklimlendirme ve kabin basınç sistemi ile ilgili oluşturmuş olduğumuz konsorsiyumların çalışmalarını tamamladık. Bu çalışmalar, uçak hidrolik sistemleri ve yakıt sistemleri için konsorsiyumların oluşturulması ve üretime geçilmesi ile devam edecek.

Aynı çalışmayı, ASELSAN ile de başlattık. ASELSAN, tüm sektör başkanlıklarının ihtiyaçlarını, bir arada ele alacak bir yerlileştirme kurulu oluşturdu. Bu kurulun birleştirdiği ihtiyaçlar üzerinden, SAHA İstanbul olarak, hangi konularda katkı verebileceğimizi bildireceğiz.

Firmalarımızın yeteneklerinin tespiti ve geliştirilmesi konusunda, SSB’nin, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) çalışmasına da katılıyoruz. SSB ile imzalayacağımız sözleşme ile Marmara Bölgesi’ndeki sanayimizde faaliyet gösteren firmaların üretim yetkinlik düzeylerinin tespiti ile ilgili çalışmaları, SSB adına, SAHA İstanbul olarak biz yürüteceğiz. Bu, bizim çok umut bağladığımız, hayati derecede önemli bir program. Hangi projemize hangi firmamızı monte edeceğimizi ve ne tür yetenekleri kazandırarak hangi sistemleri üretebileceğimizi, bu program sayesinde, daha iyi biliyor olacağız. Ayrıca program kapsamında, firmaların yetkinlik düzeylerini yukarıya çekmek için, devlet desteği de yer alıyor.

Firmalarımızı; bakım, onarım ve yedek parça malzemelerinin tedariki konusunda da yönlendiriyoruz. Bu maksatla örneğin, THY Teknik’in, uçak bakımında kullandığı yedek parçaların yerli imkânlarla üretilmesi; benzer şekilde, tersanelerimizin gemi bakımlarında kullandıkları malzemelerin yerli imkânlarla üretilmesi için, firmalarımıza, yetenek ve iş kazandırmaya çalışıyoruz.

THY Teknik’in uçak bakımında kullandığı yedek parçaların yerli imkânlarla üretilmesi, SAHA İstanbul’un üstlenmek istediği görevler arasında yer alıyor.

 

MSI Dergisi: Firmaların mevcut yetenekleri yeterli değilse ne yapıyorsunuz?

İlhami KELEŞ: Belirttiğiniz gibi bazen, ihtiyaç duyulan yetenekleri karşılayacak firmalarımızın bulunmadığını veya mevcut firmalarımızın teknolojik yetkinlik düzeylerinin, o ihtiyacı karşılayacak olgunlukta, gelişmişlikte olmadığını da görüyoruz. Böyle durumlarda, ülkemizin ilgili yeteneği kazanabilmesi için, hangi firmamızın daha uygun bir altyapıya sahip olduğunu tespit edip bu firmamıza, gerekli yetenekleri kazandırmak için devreye giriyoruz.

Örneğin, titanyum, havacılıkta çok önemli bir malzeme. Titanyum konusunda, milli yeteneklere sahip değiliz. Bir firmamıza, %7 titanyum bileşeni olan demir cevherinden, titanyumu ayıracak tesis ve proses geliştirilmesi için, destek veriyoruz. Başarılı olursak titanyum cevheri üreten ülkeler arasına katılmış olacağız. Bunun yanı sıra bir firmamıza, Çek Cumhuriyeti’nden, titanyum dövme yeteneği olan bir fabrika satın aldırdık. KOSGEB desteği ile o fabrikanın, Türkiye’ye taşınması ile ilgili bir proje kurguladık ve önerimizi sunduk. Projemiz kabul görürse o tesisi Türkiye’ye taşıyıp TUSAŞ’ın yanı başında yer alan HAB’a kuracağız.

 

MSI Dergisi: SAHA İstanbul, Türkiye’nin en hızlı büyüyen kümeleri arasında yer alıyor. Üye sayınız arttıkça, üyeleriniz arasında da arz-talep konusunda bir koordinasyon eksikliği yaşanıyor mu?

İlhami KELEŞ: Aslında bizim temel fonksiyonlarımızdan birisi de kümemizin içerisindeki firmalarımızın, kendi tedarik ihtiyaçlarını da yine küme firmalarından karşılayabilmeleri. Herhangi bir malzeme ya da hizmet konusunda ihtiyacı olan firmalarımız için, kendi iletişim platformumuzdan duyuru yapıyoruz. O ihtiyacı karşılayabilecek olan bir başka firmamız cevap verebiliyor veya başka bir firma, kendi özel iş bağlantılarından, bu ihtiyacı karşılayabilecek firmayı bildirebiliyor. Sonuçta, çok geniş bir bilgi ağı oluşturmuş durumdayız.

 

Sektörün Sorunlarına Eğliyoruz

MSI Dergisi: SAHA İstanbul’un kuruluşunun 3’üncü yıldönümü nedeniyle 17 Mart’ta gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılara, SAHA İstanbul Teknik Alt Komiteleri tarafından hazırlanan görüş ve önerileri içeren bir rapor da dağıtıldı. Rapor, sektörün birçok sorununa değinen bir doküman olarak öne çıktı ve ilgi gördü. Bu çalışma, neden ve nasıl ortaya çıktı?

İlhami KELEŞ: Bu çalışmayı; kanun koyucuları, karar vericileri ve bürokratları, doğru bilgilerle teçhiz etmeyi hedefleyerek yaptık. Bu kapsamda, bahsettiğiniz dokümanda, toplam 87 adet önerimizi, kendilerine sunduk.

Görevlerimizi daha iyi yerine getirebilmek için, belli alanlarda derinleşmiş, 7 tane teknik alt komite oluşturduk. Önerilerimiz de bu teknik komiteler tarafından hazırlandı. Komitelerimiz, kendi alanlarında çalışmalar yapıyorlar ve Yönetim Kurulumuza önerilerde bulunuyorlar. Bazen de Yönetim Kurulumuz tarafından, kendilerine tevdi edilen görevleri yerine getiriyorlar.

Düşünce ve önerilerimizi, başka platformlarda da dile getiriyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Savunma Sanayi Meclisi’nde olmamız, SASAD’ın yönetiminde görev almamız ve SSB’nin iletişim ağına dâhil olmamız hasebi ile bir mevzuat hazırlığı yapılırken bizden de görüş talep ediliyor ve biz de bu fırsatları, üyelerimiz ve sektörümüz için, en iyi şekilde kullanıyoruz.

 

MSI Dergisi: Üye firmalar için sağladığınız başka destekler var mı?

İlhami KELEŞ: Tasarım yapan ve tasarladığı ürünü sanal olarak analiz eden firmalarımızın ihtiyaç duydukları yazılımların maliyetleri, oldukça yüksek. Firmalarımızın her birinin, bu maliyetlere kendi başlarına katlanmaları zorunluluğunu ortadan kaldırmak için, bir tasarım ve analiz merkezi kuruyoruz. Marmara Üniversitesi ve Teknopark İstanbul ile birlikte yürüttüğümüz ve Kalkınma Ajansı tarafından da desteklenen projede, Teknopark İstanbul’a kuracağımız merkez vasıtası ile firmalarımız, ihtiyaç duydukları yazılımı, çok düşük bir maliyetle ve sadece ihtiyaç duydukları dönemlerde kullanabilecek.

Bunun yanı sıra tasarım ve analiz yazılımlarının millileştirilmesi konusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla bir çalışma başlatıyoruz. Bu konuda çalışma yapan firmalarımızın, yeteneklerini tespit edip ihtiyaç duyulacak diğer firmaları da kervana katarak milli tasarım ve analiz yazılımları geliştirilmesi konusunda gayret sarf edeceğiz.

İstanbul ve çevresindeki sanayi bölgelerinde, arsa fiyatlarının çok yüksek olması nedeni ile firmalarımızın büyüme ve ilave tesis ihtiyaçlarını daha uygun koşullarda sağlamak için de çalışmalar yapıyoruz. Sakarya Sanayi Odamız ile birlikte, Kaynarca bölgesinde, İhtisas Organize Sanayi Bölgesi oluşturuyoruz.

 

MSI Dergisi: Özellikle yabancı firmaların ofset yükümlülüklerinin, üye firmalarınız tarafından karşılanması ile ilgili çalışmalarınız var mı?

İlhami KELEŞ: Offset yükümlüklerinin karşılanması için, firmalarımızı devreye sokmaya çalışıyoruz. Örneğin, Boeing ile firmalarımızı bir araya getirdik ve bazı firmalarımızı, Boeing’in onaylı tedarikçisine dönüştürdük. Aynı şekilde, ThyssenKrupp ile 172 tane firmamızı bir araya getirdik. Bu çalışmamızın da yeni iş birliklerini doğuracağına inanıyoruz.

 

MSI Dergisi: Farklı kamu kurumlarının, çeşitli konularda verdiği destekler var. Küme olarak, bu desteklerden yararlanmak için neler yapıyorsunuz?

İlhami KELEŞ: Devlet desteklerinin bir kısmı, firmaların gruplanarak, kümelenerek, toplu hâlde başvurmalarını gerektiriyor. Bunlardan biri, Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) desteği. Firmalarımızın bu tip desteklerden istifade etmesi için, organizasyon yükümlülüğünü üstleniyoruz. Hâlen devam eden, 2 tane onaylanmış URGE projemiz mevcut ve bunlarda, toplam 32 firma yer alıyor. Bu projelerin, %75 hibe desteği imkânından da faydalanarak firmalarımızın, AS9100 belgesi almaları için aracılık yapıyoruz. Böylece, bu firmalarımızı, uluslararası kalifikasyon düzeyine ulaştıracağız ve uluslararası iş ağına dahil edeceğiz.

Bunun yanı sıra Teknoyatırım ve stratejik ürün desteklerinin alınmasında da firmalarımıza yardımcı olmaya gayret ediyoruz.

Düzenli tedarik yapan; NATO ve CERN gibi uluslararası organizasyonların, firmalarımızdan ürün almalarını temin etmek için de girişimlerde bulunuyoruz.

SAHA İstanbul, T625’in, yurt dışından alınan bazı sistem ve bileşenlerinin millileştirilmesi ile ilgili üretim grupları oluşturuyor.

 

MSI Dergisi: Üniversitelerle iş birliği çalışmalarınız hakkında da bilgi verir misiniz?

İlhami KELEŞ: Bünyemizde, 11 tane üniversite mevcut. Bu üniversitelerin 5’i ile özel protokollerimiz var. Bu protokoller; üniversiteler ile birlikte proje yapmayı; üniversitelerin laboratuvarlarının firmalarımız tarafından kullanılmasını; üniversitelerin, sektörün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde, yüksek lisans ve doktora programları açmasını; kariyer günlerini; stajyer değişimini ve sektörün ihtiyaçlarını da karşılayacak müfredatlar oluşturulmasını kapsıyor.

Siber güvenlik konusunda bir platform oluşturmak için de üniversitelerimizle çalışıyoruz. Gerek lisans gerekse yüksek lisans ve doktora öğrencilerini, milli siber güvenlik yazılımları geliştirmek için yönlendirmeyi amaçlıyoruz. Platform; SAHA İstanbul, TÜBİTAK BİLGEM ve MARTEK’in iş birliği ile kurulacak ve siber güvenlik konusunda çalışan firmaları bir araya getirecek. Üniversitelerimizi, bu platformun birer parçası yapacağız. Ulaşmak istediğimiz platformda, öğrencilerin bitirme projeleri ya da tezleri, hedeflenen milli yazılımın parçaları olacak ve bu parçalar, platform nezdinde entegre edilecek.

Odalarımızla koordineli bir şekilde, mini işletme yüksek lisans programları düzenliyoruz. Böylece, firma çalışanlarımızın sektörel birikimlerini ve eğitim seviyelerini arttırmaya da katkı sağlıyoruz.

SAHA İstanbul’un, katkı vermeyi hedeflediği platformlar arasında, HÜRKUŞ da bulunuyor.

MSI Dergisi: Firmaların, sıklıkla test ve sertifikasyon konularında da desteğe ihtiyacı oluyor. SAHA İstanbul, bu konuda neler yapıyor?

İlhami KELEŞ: Akredite test laboratuvarı eksikliklerimiz nedeni ile test ve sertifikasyon konularında, çoğunlukla dışa bağımlıyız. Bu bağımlılığı ortadan kaldırmak üzere, önemi çalışmalar yaptık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü; SSB’nin Kalite-Test ve Sertifikasyon Dairesi, Sanayileşme Dairesi ve bağlısı TR Test A.Ş.yi; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının altındaki Türk Standartları Enstitüsü ve TÜBİTAK’ı; TUSAŞ, THY Teknik, Baykar Makina, Skyjet, Alp Havacılık, Altınay gibi platform üreticisi firmalarımızı; İTÜ, Anadolu Üniversitesi gibi bu konularda kabiliyeti olan üniversitelerimizi bir araya getirdik. “Elimizde neler var, elimizdekilerin ne kadarı akreditedir, daha nelere ihtiyacımız var ve bu ihtiyacı hangi yol ve yöntemlerle karşılayabiliriz?” konularında bir çalışma başlattık. Çalışmamız, daha önceden başlayan başka bir çalışmayla örtüştürüldü ve sonuçta, TÜBİTAK MAM’ın editörlüğünde ve Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü nezdinde, bir rapor hazırlandı. Şimdi bu rapor ile ortaya çıkan hususları, kurulacak bir test merkezi ile karşılayabiliyor olmak ve bu konuda dışa bağımlılığımızı ortadan kaldırmak için gayret sarf ediyoruz.

Bunun yanı sıra Test ve Sertifikasyon Komitemiz; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü, THY Teknik’i, TÜRKAK’ı, TSE’yi ve Türk Loydu’nu da dâhil etmek sureti ile yerli firmalarımız tarafından, AS9100 kalifikasyon belgesinin verilebilmesini sağlayabilmek için bir çalışma başlattı. TÜRKAK, eğitimlere ve organizasyon değişikliği çalışmalarına başladı.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

İlhami KELEŞ: Çalışmalarımızı, Türkiye’nin 2023 hedefleri ile uyumlu olarak sürdürüyoruz. Bu yolda bize ivme kazandıracak olan SAHA EXPO etkinliğimizi, 13-15 Eylül tarihlerinde, İstanbul’da gerçekleştireceğiz. SAHA EXPO, ihtiyaç sahiplerini, ürün ve hizmet sunan firmalarımızla bir araya getirecek; sektör içindeki iletişimi ve koordinasyonu arttıracak; yeni iş birliklerini doğuracak. Buradan, bir kez daha, sektörün tüm paydaşlarını, SAHA EXPO’ya davet etmek istiyorum.

 

SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

590 toplam görüntüleme, 6 bugünkü görüntüleme