Söyleşi: SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan BÜYÜKDEDE – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan BÜYÜKDEDE

24 Mayıs 2018

“Sonucunda Milli ve Yerli Ürünlerin Ortaya Çıkacağı Bir Dönüşüme Aracı Olmak İstiyoruz.”

 

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 159’uncu sayısında yayımlanan “Sonucunda Milli ve Yerli Ürünlerin Ortaya Çıkacağı Bir Dönüşüme Aracı Olmak İstiyoruz.” başlıklı söyleşi, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Türkiye’nin; savunma, havacılık ve uzay alanında; alt sistem, bileşen ve malzeme ayrıntısında yerliliği ön plana çıkarttığı bir dönemde, 2015 yılında kurulan SAHA İstanbul Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul), geride kalan 3 yıllık dönemde, sektörün öne çıkan kurumlarından biri oldu. SAHA İstanbul’un kuruluşu ile sonuçlanan süreci, kümelenmenin geldiği noktayı, gelecek ile ilgili planlarını ve bu yıl ilk kez düzenlenecek SAHA EXPO ile ilgili çalışmalarını, SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede’den dinledik.

 

MSI Dergisi: Hasan Bey, öncelikle kuruluş hikâyenizden başlamak istiyoruz. SAHA İstanbul’un kuruluşu nasıl gündeme geldi? Bu oluşumun, hangi noktalardaki açıkları kapatması; hangi noktaları desteklemesi öngörüldü?

Hasan BÜYÜKDEDE: 2015’te, SAHA İstanbul’un kuruluşu ile sonuçlanan çalışmalarımız, yurt içinde, küçük boyutlu bir yolcu uçağının, özgün bir tasarımla, yerli olarak tasarlanıp üretilmesi fikri ile başladı. Bu fikri uygulamak için bir komite kurduk ve çalışmalara başladık. Ben de bir uçak mühendisi olduğum için; hepimiz bu çalışmayı, bir misyon olarak gördük.

Bu süreçte birlikte çalıştığımız, THY Teknik Genel Müdürümüz Prof. Dr. İsmail Demir, 2014 yılında, Savunma Sanayii Müsteşarı olarak görevlendirildi. Yine İstanbul’da birlikte çalıştığımız pek çok arkadaşımız, Ankara’da, farklı bürokratik görevler üstlendiler. Bu durum, çalışmalarımızın boyut değiştirmesini gündeme getirdi. Savunma ve havacılık sanayisinde ciddi ihtiyaçların olduğu, bunların karşılanması için de İstanbul ve hinterlandının sanayi gücünün devreye girmesi gerektiği görüldü. Böylece, yolcu uçağı için çıktığımız süreç dönüşüme uğradı ve yolumuz, savunma ve havacılık sanayisine yöneldi. Süreç, 17 Mart 2015’te, SAHA İstanbul’un kuruluşu ile resmiyet kazandı. Çıktığımız bu yeni yolda, son olarak Doç. Dr. Temel Kotil’in THY’den TUSAŞ’ın başına gelmesi ile artan bir hızda ilerlemeye başladık.

Kuruluşumuzda, 27 üyemiz vardı. Hepsi farklı sektörlerde faaliyet gösterseler de savunma ve havacılık sanayisinin yerlileştirilmesine ve millileştirilmesine inanmış arkadaşlarımızdı. Kendimize bir yol haritası çıkardık. Hangi alanlarda yer alacağımızı belirledik.

Kuruluş sürecinde, bizim iki tane önemli avantajımız vardı: Bunlardan birincisi, İstanbul’da, alanında öncü rol oynayan ve ilkleri başaran Baykar Makina gibi bir şirketin olmasıydı. İkincisi ise MİLGEM projesinin ilerlemesi ve THY Teknik’in çalışmalarıydı. THY Teknik, ihtiyaç duyduğu parça ve bileşenler için, bizim kapımızı çaldı. Özellikle Halil Tokel, bu konuda, şimdi olduğu gibi, o yıllarda da çok çalıştı. Hem MİLGEM hem de THY Teknik örneklerinde görüldü ki; talep geldikçe, firmalarımız üretebiliyor, ihtiyaçlara cevap verebiliyor. Bu çalışmalar, hem bizleri cesaretlendirdi hem de neler yapabileceğimiz ile ilgili güzel referanslar oldu.

MİLGEM projesi, Türk firmalarının, talep edilen ihtiyaçlara cevap verebildiğini gösterdi.

 

MSI Dergisi: SAHA İstanbul’u farklı kılan noktalar neler?

Hasan BÜYÜKDEDE: Bizim en önemli farkımız, parça üretimine değil de alt sistemler sağlama işine talip olmamız. Alt sistem seviyesinde, sistem entegratörü olmak istiyoruz; anahtar teslim alt sistemler sağlamak istiyoruz. Örneğin, uçağın hidrolik sisteminin pompalarını değil, o sistemin bütününü sağlamakla ilgileniyoruz. Görüyoruz ki; tedarik makamlarının da ana entegratörlerin de talepleri bu yönde. Özellikle Askeri Fabrikalar, uzun talep listeleri ile bize geliyorlar. Türkiye’deki devlet kurumlarında, eskiden firmalara karşı mesafeli bir duruş vardı; ama artık onlar bize gelmeye, ihtiyaçlarını anlatmaya başladılar.

Komple alt sistemler üzerinde çalışmak, üyelerimizin, savunma ve havacılık sanayisi dışında yaptığı işlerden zaten aşina oldukları bir süreç. Firmalarımız, aynı zamanda, dünyaya da açık şirketler; yurt dışına birçok alt sistem teslim ediyorlar.

Alt sistem sağlama işini, bir firmamız ya da birden çok firmamızın kuracağı ortaklıklar ele alabilir. Üyelerimizin yeteneklerini yakından tanıyoruz; kendi alanında iyi olan firmaları, bir araya getirebiliyoruz. Küme firmalarının bir arada, entegre bir şekilde çalışabilmelerini sağlayabiliyoruz. Şu anda böyle yürüyen projelerimiz var.

 

MSI Dergisi: SAHA İstanbul, kuruluşunun ardından nasıl gelişti?

Hasan BÜYÜKDEDE: İstanbul Sanayi Odası (İSO)’ndaki yapılanmaya benzer bir şekilde, teknik komiteler oluşturduk ve her firma, ilgili komite altında yer aldı. Büyümemizi de bu komite yapılanması üzerinden gerçekleştirdik. Komitelerin ihtiyaç duydukları firmaları üyeliğe kabul ettik. 27 firma ile başladığımız yolculuğumuzda, bugün, yaklaşık 270 firmaya ulaştık.

Seçici Kurulumuzun önünde, üyelik işlemleri için bekleyen çok sayıda firma var. SAHA İstanbul, büyük ilgi görüyor. Aslında SAHA İstanbul isminin de çağrıştırdığı gibi, geniş bir bölgeye hitap ediyoruz. Düzce’ye, Sakarya’ya, Çorlu’ya, Çerkezköy’e baktığımızda, oradaki firmaların da aslında İstanbul merkezli yapılar olduğunu görüyorsunuz. Çoğu, İstanbul’da kurulmuş ve büyümelerini, bu çevre illerde ve ilçelerde sürdürmüşler. Aramızdaki ulaşım çok rahat. TEM ve E5 otoyolları, tüm bu firmaları birbirine bağlıyor. Tekirdağ Kınalı Kavşağı’ndan Düzce Kavşağı’na kadar olan bölgedeki firmalar, birbirileri ile entegre olmuş durumda. Şimdi Osman Gazi Köprüsü’nün de açılması ile birkaç saatte Bursa’da oluyorsunuz. Bursa ile entegrasyonumuz da artacak. Bu çizdiğim coğrafya, ki bizim hinterlandımız diyoruz, Türkiye ekonomisinin, yaklaşık %60’ını temsil ediyor.

Amacımız, sektöre gerçekten üretim yapabilecek, katkı sağlayabilecek firmalarla büyümek. Bu nedenle üyelerimizi titizlikle seçiyoruz. Mevcut projelerimize ya da ileride karşımıza çıkacak projelere katkı verecek firmalar arıyoruz. Dolayısı ile firmaları tanımak, neler yaptıklarını anlamak, niteliklerini ölçmek, bizim için çok önemli. Bu nedenle Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın başlattığı Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP)’nı, kritik bir ihtiyacı karşılayacak bir gelişme olarak görüyoruz. SAHA İstanbul olarak, bölgemizdeki firmaların EYDEP denetimlerini, SSM adına biz yapıyor olacağız.  EYDEP sayesinde, yetkin firmaları bünyemize alabilmemiz de kolaylaşacak.

Firma seçimine titiz yaklaşıyoruz; diğer yandan, üyemiz olmayan firmalar da kısıtlı da olsa çalışmalarımızdan faydalanabiliyor; örneğin, konferanslarımıza katılabiliyor.

 

MSI Dergisi: Bahsettiğiniz hinterlanttaki firmaların, savunma ve havacılık sektörüne uyum sağlaması kolay oluyor mu?

Hasan BÜYÜKDEDE: Üyemiz olan ya da yakın temasta olduğumuz firmalar, savunma ve havacılık dışındaki sektörlerde, zaten dünya ile entegre bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Çok önemli yetenekleri var. Biz de yeni firmaları gezdikçe görüyoruz. Firmaların yaptıkları ile savunma ve havacılık sektörünün taleplerini yan yana getirdiğimizde, bazen, o talep edilenin de üstünde yetenekler olduğunu görüyoruz. Ya da bazı ek çalışmalarla talep edilen noktaya gelebilecek, benzer yetenekler olduğuna şahit oluyoruz.

Savunma ve havacılık sektörünün farkında olması gereken bir nokta var: Bu firmalar, dünya ile entegre bir şekilde çalışmalar yaparken, başka sektörlerde dünyanın önde gelen firmalarına üretim yaparken, önemli bir ticari başarı elde ediyorlar. Savunma ve havacılık sektörünün düşük hacimli talepleri, ticari bakış açısı ile bakıldığında, aslında cazip işler değil. Biz, işte bu noktada, SAHA İstanbul olarak devreye giriyoruz. Talep ile yetenekleri eşleştiriyoruz ve firmalarımızı, konunun milli bir mesele olduğunu vurgulayarak sektöre yönlendiriyoruz.

SAHA İstanbul üyesi firmalar, TF-X gibi projeler için şimdiden hazırlıklar yapıyor.

 

Diğer yandan, arz bakış açısı ile baktığımızda, Türkiye’de, sanayide, alt sistem ya da bileşen konusunda ciddi bir açık olduğunu görüyoruz. 11’inci Kalkınma Planı ile ilgili yapılan çalışmalarda gördük ki; ara ürün ya da ara ünite konusunda, yaklaşık 138 milyar dolarlık ithalatımız var. Hidrolik valfler, pompalar, kompresör gövdeleri ve daha birçoğu. Yerli bir firmanın yaptığı bir sisteme bakıyorsunuz; örneğin, elektrik panosunu açıyorsunuz, içinde kendi ürününüz yok. Böyle çalıştığınızda, mühendisliği ve işçiliği siz yapsanız bile katma değeriniz %40’ı geçmiyor. Ben buna “mış gibi yapmak” diyorum. Bundan Türkiye’nin kurtulması gerekiyor. Dolayısı ile bu ara ürünlerin yerli olarak geliştirilmesini zorluyoruz. “Gelin, destek verelim!” diyoruz. Şu anda SAHA İstanbul olarak en büyük mücadelemiz, bu alanda. Bürokratından sanayicisine, herkesin birbirini idare ettiği düzen bitmeli. Bazı şeyler Türkiye’de yapılamıyor olabilir. Ama üzerine gittiğimizde başarabiliriz. Baykar Makina, bu konuda hepimizi için en güzel örnek. Bugün, motor dışında, insansız hava aracının her şeyini kendileri yapıyorlar. Tüm sektörün böyle olması lazım. Biz de bu sürece, sonucunda milli ve yerli ürünlerin ortaya çıkacağı bir dönüşüme aracı olmak istiyoruz.

 

Devlet Desteklemeli, Firmalar da Daha Nitelikli Hâle Gelmeli

MSI Dergisi: Sektörde, iş yapış tarzı ile ilgili değişimler olduğunda; örneğin, artık ihtiyaç sahiplerinin, sanayiciye ulaşmaya başladığından bahsettiniz. Bu durum, hem ihtiyaç makamı hem de sanayi tarafında ne gibi değişiklikleri gerektiriyor?

Hasan BÜYÜKDEDE: Eskiden talep yoktu, şimdi talep ortaya konuluyor, “Babayiğitsen gel yap!” deniyor. Yine eskiden işler, hep bilindik firmalarla yürürdü; şimdi ise kullanıcı ya da tedarik makamında da daha geniş bir bakış açısı var. Artık “Böyle böyle ihtiyaçlarımız var, sizin bunun neresindesiniz?” diyorlar. TF-X, HÜRKUŞ, MPT-76, roket ve füze sistemleri, denizaltı ve çıkarma gemileri gibi projelerde, artık bizler de varız. Önümüzde de 7-8 tane proje paketi var. Bunlara nasıl katkı verebileceğimizi soruyorlar. Firmalarımız yetenekli. Diğer yandan, gündemdeki bu yeni projelerdeki iş paketleri, sistemlerin komple hidroliği ya da iniş takımları gibi aslında zorlu işler. Sadece teknoloji olarak değil, örneğin, ağırlık kısıtları gibi konular nedeniyle de zorlu projeler. İhtiyaç duyulan yeteneklere sahip olmak, teknolojileri geliştirmek, yıllar süren çalışmaları gerektiriyor. Bu noktada, verilecek destekler çok önemli. Çünkü sanayicinin yatırım yapması gerekiyor. Ona bu yatırımı yaptırıp, sonra da almaktan vazgeçerseniz hem sanayiciyi zor durumda bırakırsınız hem de bir daha kimse bu işlere girmek istemez. Geçmişte bunun örnekleri yaşanmış. Ama artık sistemde, bu gerçeğin farkında olan bürokratlar var. Zaten ihtiyaç ya da tedarik makamı artık bizi anladığı için de biz bu işlere girebiliyoruz.

SAHA EXPO’nun yapılacağı alanlarla ilgili taslak bir yerleşim planı.

 

İhtiyaç duyulan bir konuda, devlet, birkaç firmayı görevlendirebilmeli; onların geliştirme sürecindeki masraflarını karşılayabilmeli. Sonuçta da ortaya çıkan çözümleri rekabet ettirip kendisi için en uygununu seçebilmeli.

Firmalarımızın ise kendilerini yeterli hâle getirebilmeleri gerekiyor. Şu anda bizi en çok yoran konulardan biri, firmaları nitelikli hâle getirmek. Firmaların “mış gibi” yapmamaları gerekiyor. Kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Aslında bu noktaya gelebilmemiz çok güzel. Bunu bir doğum sancısı olarak görüyorum. Kendimizi daha yetenekli ve nitelikli hâle getirmeye mecburuz. Çünkü Türkiye, kendi kendine yeterli hâle gelmeye mecbur ve biz de bunun lokomotifi olacağız.

MSI Dergisi: Aynı zamanda, Türkiye’nin farklı illerinden de üyeleriniz var. Sizce, Türkiye’nin herhangi bir bölgesindeki bir kurum ya da kuruluş, neden SAHA İstanbul üyesi olmalı?

Hasan BÜYÜKDEDE: Konya’dan, Malatya’dan, Samsun’dan, Mersin’den, Bursa’dan, Afyon’dan ve Ankara’dan üyelerimiz var. Tabii İstanbul çok büyük bir ekonomi, önemli bir yetişmiş insan gücü var. Son dönemde de İstanbul’dan Ankara’ya giden arkadaşlarımızın bürokraside görevler alması ile daha bir yakınlaşma oldu. Eskiden bize açılmayan kapılar açılıyor; çeşitli kurumlar, talepleri ile bizlere geliyor. Kısacası, iş birliğimiz derinleşiyor. Bu da bizi bir cazibe merkezi hâline getiriyor.

İstanbul ve hinterlandı dışında da teknik komitelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda büyüyoruz. Biz, diğer illerdeki kümelenmelerin de canlanmasını istiyoruz ve onları, bu konuda teşvik ediyoruz. Aramızda bir rekabet varmış gibi gösteriliyor; ama öyle bir şey yok. Örneğin, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, OSSA Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Ertuğ, çok yakın dostlarımdır. İzmir Kümesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Okyay kendi Kale Grubu firmalarıyla bizim de üyemiz. Bursa ve Eskişehir Kümemiz ile yakın çalışıyoruz. ODTÜ TSSK Kümesi ile işbirliği protokolü imzaladık.

 

MSI Dergisi: Yabancı ana yükleniciler için, SAHA İstanbul ve üyelerini çekici kılan başlıca özellikler neler?

Hasan BÜYÜKDEDE: Yabancı ana yüklenicilerin, özellikle offset yükümlülüklerini karşılama noktasında, teker teker firma bulmaları mümkün değil. Biz, firmaları çok yakından tanıyoruz. Bize sorulduğunda, ilgili tüm firmaları, ana yüklenicilerin karşısına getirebiliyoruz.

THY Teknik, sivil havacılık alanındaki yerli katkının arttırılması çalışmalarının baş aktörlerinden biri konumunda.

 

MSI Dergisi: Kuruluşunuzun 3’üncü yıldönümü ile ilgili etkinlikte, “Teknik Alt Komitelerin Görüş ve Önerileri” başlıklı dokümanı yayınladınız. Kapsamlı bir çalışma olan bu doküman, nasıl ortaya çıktı?

Hasan BÜYÜKDEDE: Teknik Komitelerimizle yaklaşık 3 aylık bir çalışma yaptık ve gördüğümüz, yaşadığımız sorunlarla birlikte, önerilerimizi listeledik. Uygulamanın tam göbeğinde yer aldığımız için, tespitlerimizde can alıcı noktalar var. Bu çalışma, SAHA İstanbul’un farkını da ortaya koyuyor.

 

SAHA EXPO, Firmalar Arasındaki İş Birliğini Arttıracak

MSI Dergisi: SAHA EXPO etkinliğinizi, bu yıl ilk defa düzenleyeceksiniz. SAHA İstanbul’un, neden böyle bir etkinlik düzenlediğini anlatır mısınız?

Hasan BÜYÜKDEDE: Üyelerimizin en büyük pazarı, aslında birbirleri ile olan iş ilişkileri. Kuruluşumuzdan hemen sonra, Katar’da katıldığımız bir etkinlikte bunu yaşadık. Oraya 36 firma ile gittik ve birbirimizle vakit geçirme fırsatı da bulduk. Firmalar birbirini daha iyi tanıdı, iş fırsatlarını konuştu. SAHA EXPO’da da 150-200 firmayı bir araya getireceğiz. Herkesin birbirine, “Sen ne yapıyorsun?” diye sorabileceği bir ortam sağlayacağız. Firmalar birbirleri ile detaylı görüşmeler yapabilecek. Ayrıca ana yükleniciler ve tedarik makamları da orada olacak.

 

MSI Dergisi: Türkiye, tüm dünyanın gelişmeleri merakla takip ettiği, bir dizi zorlu projeyi gündemine almış durumda. Milli Muharip Uçak TF-X ve TF-2000 hava savunma fırkateyni, akla gelen ilk örnekler arasında. Bu zorlu projelerde, SAHA İstanbul ve üyeleri, hangi rolleri üstlenmek istiyor?

Hasan BÜYÜKDEDE: Bu projelerle ilgili talepler, şimdiden bize gelmeye başladı. Bu talepleri üyelerimize açıyoruz. Toplantılar yapıyoruz. Sorunlara nasıl çözüm üretiriz, onları konuşuyoruz. Nitelikli çözümler geliştirip, uluslararası sertifikasyonlardan geçebilmemiz gerekiyor. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı, ara vermeden sürdürüyoruz.

 

SAHA İstanbul üyesi firmalardan biri olan Baykar Makina, fotoğrafta silahlı sürümü ile görülen BAYRAKTAR TB2’nin ardından, daha büyük boyutlu İHA’lar geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

 

MSI Dergisi: 5 yıl sonra SAHA İstanbul’u nerede görüyorsunuz?

Hasan BÜYÜKDEDE: Aslında, bardağa boş tarafından da bakarak 3 senede geldiğimiz yeri, çok da yeterli görmüyorum. Bizim hinterlandımızın çok büyük yatırımlara gebe olduğunu düşünüyorum. Örneğin BMC, motor üretmeye başlayacak; Baykar Makina, daha büyük uçaklar yapmaya başlayacak.

Firmalarımızın yapması gerekenlerden, ana yüklenicilerden ve devletten beklentilerimizden bahsettim. Bu konularda olumlu gelişmeler yaşıyoruz. Çalışmalarımızın ivmelenerek çeşitleneceğine ve 5 yıl sonra, çok daha iyi bir noktada olacağımıza inanıyorum.

 

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Büyükdede’ye, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

748 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme