Söyleşi: Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa VARANK – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa VARANK

12 Eylül 2018

“Sanayicimizin üretim potansiyeli, insan gücü, çalışkanlığı ve azmi ile millileşme hamlesini yaparken koyduğumuz hedeflerimize ulaşacağımızdan şüphemiz yok.”

SAHA İstanbul Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği tarafından, 13-15 Eylül tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek SAHA EXPO, Savunma Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı vesileyle sayfalarımıza konuk olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’de, savunma sanayisinin yerlilik oranının artmasına önemli katkı sağlaması hedeflenen etkinliği değerlendirdi. Göreve gelmesinin hemen ardından, 100 günlük icraat programında, yüksek teknolojili ürünlerde millileşme çalışmalarına vurgu yapan Varank, SAHA EXPO’nun, savunma sanayisindeki millileşme hamlesine, önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Sayın Bakanım, savunma sanayisine yönelik ürün, sistem ve teknoloji üretebilecek firmaların ana yüklenici firmalarla bir araya geleceği SAHA EXPO fuarının, sektöre ve Türkiye ekonomisine, sizce nasıl bir katkısı olacak?

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak açıkladığımız 100 günlük icraat programı kapsamında, pek çok konu başlığında, özellikle yüksek teknolojili ürünlerde ve savunma endüstrisinde, milli ürünlerin arttırılmasına yönelik hedefler ve çalışma modelleri ortaya koyduk. Devletin tüm birimlerinde, son yıllarda yaşanan değişimle birlikte, Türkiye’nin, savunma sanayisinde millileşme hamlesinde çok yol aldık. Bu alanda, kendimize yeni hedefler belirlediğimiz bir dönemde, SAHA İstanbul’un organizatörlüğünde gerçekleştirilecek SAHA EXPO fuarını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak çok önemsiyoruz.

Savunma sanayisinde millileşme süreci, sanayicimizin, bu alandaki üretim zincirine dâhil edilmesi ile hız kazanacak. Yurt dışından ithal edilen her bir ürünün, sistemin ya da teknolojinin yerli üreticilerden temin edilmesini sağlayacak olan bu zincirin kurulmasında, SAHA EXPO’nun önemli bir adım olacağına inanıyorum. Fuar süresince kurulacak iş birlikleri ve iş ağları, savunma sanayimizdeki yerli üretim oranına önemli katkılar sağlarken, uzun vadede, ülkemizi çok ilerilere taşıyacak. Savunma sanayisinde yerlilik oranındaki artış, Türkiye’nin ne kadar güçlü olduğunun da bir göstergesidir. Türkiye, bir yandan artık yurt dışına İHA, MİLGEM ihraç ederken, diğer yandan savunma sanayisinde ithalat oranımız düşüyor, ihracat oranımız artıyor. Savunma sanayisinde, test aşamasına gelmiş pek çok projemiz var. Savunma sanayimizi ileriye taşıyan bu modelin, tüm sanayi kollarında yaygınlaşması için çalışıyoruz.

100 Günlük Program’da, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hedefleri arasında, yerli uydu ve uydu teknolojilerinin geliştirilmesi de yer alıyor.

 

Türkiye, her zamankinden çok daha güçlü olması gereken bir dönemden geçiyor. Pek çok yaptırım, kısıtlama ve ekonomik saldırı ile karşı karşıya olduğumuz bir süreci yaşıyoruz. Güzel bir tevafukla SAHA EXPO, tam da bu dönemde gerçekleştiriliyor… Siz bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye, son 15 yıldır, çok önemli bir kalkınma süreci yaşadı. Bölgesindeki en güçlü ülkelerden biri haline geldi. Dünyada dengeler değişmeye başladı. Türkiye, artık; yeni dünya düzeni, yeni dengeler oluşurken söz sahibi olan, bu oluşumda etkin rol alan bir ülke. Bu durumun, bazı ülkeleri rahatsız ettiği aşikâr. Uluslararası ekonomik saldırılar ve çeşitli yaptırım tehditleri ile Türkiye ekonomisine zarar verilmek isteniyor. Ancak bunlar, potansiyelimizi çok daha verimli kullanmamızı sağlayacak. Bu savaştan, çok güçlü bir şekilde çıkacağız. Malumunuz üzere, savunma sanayisinde, geçmişte, ülkemiz bazı ambargolara maruz bırakılmıştı. Ancak uygulanan her ambargo, bizim daha fazla gelişmemizi; potansiyelimizi çok daha verimli kullanmamızı sağladı. Dünyada ticaret savaşlarının konuşulduğu bu dönemde, SAHA EXPO’da, yeni projeler hayata geçiriliyor olacak. Sanayicimizin üretim potansiyeli, insan gücü, çalışkanlığı, azmi ile millileşme hamlemizle eşzamanlı olarak, koyduğumuz hedeflerimize ulaşacağımızdan şüphemiz yok. Ülke olarak, bir seferberlik başlattığımız bu dönemde yapılacak SAHA EXPO fuarı, aynı zamanda savunma sanayisi, sivil havacılık ve uzay endüstrisine yönelik ürünler, alt sistemler ve teknolojiler üretebilecek firmalarımızın gücünün bir arada sunulduğu bir platform olacak.

 

Savunma, sivil havacılık ve uzay endüstrisine yönelik üretim yapmak isteyen firmalara neler önerirsiniz?

Savunma sanayisi, üzerine titrediğimiz, en stratejik sektörlerin başında geliyor. Dünyanın en büyük savunma firmaları arasına, her geçen yıl, daha fazla sayıda Türk firması giriyor. Türk savunma sanayisinin üstün nitelikli ürünleri, uluslararası fuarlarda ve projelerde büyük ilgi görüyor, göz dolduruyor.

Savunma, sivil havacılık ve uzay endüstrisi, yüksek teknolojinin kullanıldığı ve çok paydaşlı üretim yapılan sektörler. Tüm dünyada, bu şekilde yapılıyor. Uluslararası firmalar, yüzlerce tedarikçi ile çalışabiliyor. Burada, paydaşların bir araya getirilmesi ve gücün koordineli bir şekilde üretime dönüşmesi çok önemli.

Sanayicilerimiz, ana üreticiler ile sanayiciler arasında köprü görevi gören yapıların içine dâhil olmalılar. Bulundukları şehirlerde, bu alanla ilgilenen STK’larla iletişime geçebilirler. Sonrasında, üretim kalitelerini; savunma, sivil havacılık ve uzay endüstrisi için üretim yapabilecek standartlara getirmeleri ve bunu sertifikalandırmaları gerekiyor. Ar-Ge’ye, teknolojiye,  insan kaynağına yatırım yapmak, bu alanda var olmanın olmazsa olmazı. Sanayicilerimiz, bu konuda oldukça bilinçliler. Ancak söylediğim gibi, kendi potansiyellerini, üretim güçlerini anlatabilecekleri ve savunma sanayisindeki ihtiyaçlardan haberdar olabilecekleri yapılara dâhil olmalı ve günümüzün çok ilerisinde bir teknolojiye ve vizyona sahip olmalılar.

Sanayicimizin bu ekosisteme dâhil olması ve savunma sanayisi için üretim yapar hale gelmesi, büyük ve güçlü bir Türkiye için atılmış önemli adımlardır. Ayrıca, sanayicilerimizin, son dönemde yoğun bir şekilde yaşadığımız ekonomik savaşta, ülkesinin ve milletinin yanında olduğunun; bu savaşa destek verdiğinin de göstergesidir. Yerli ve milli üretim vizyonumuz; sadece savunma sanayisini değil, tüm sanayi alanlarını kapsamaktadır. Savunma sanayimizin yerli ve milli üretim deneyiminin ve yeteneğinin, sanayimize ilham ve güç vereceğine, yürekten inanıyorum.

 

Türkiye’nin, üretimleri tamamlanan ilk 2 F-35 uçağı için 21 Haziran’da düzenlenen törende, Türkiye’nin ilk F-35 uçağı, TÜBİTAK SAGE ve ROKETSAN tarafından geliştirilen SOM-J (sağda) ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen HGK (solda) ile birlikte sergilendi. 100 Günlük Program’da, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hedefleri arasında, HGK’nın Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilmesi ve SOM‐J füzesinin test aşamalarının tamamlanması da yer alıyor.

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a, vakit ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

206 toplam görüntüleme, 12 bugünkü görüntüleme