Söyleşi: SDT Genel Müdürü Fatih ÜNAL – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: SDT Genel Müdürü Fatih ÜNAL

25 Haziran 2018

“SDT, kurulduğu günden beri, uzmanlık alanlarında, ürün odaklı olarak büyümeye ve gelişmeye devam ediyor.”

 

SDT Genel Müdürü Fatih Ünal ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 160’ıncı sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Kabiliyetleri ve tecrübesi ile savunma ve havacılık sektörüne; ana yüklenici, alt yüklenici ve ürün tedarikçisi olarak hizmet veren SDT, gelişimini ve büyümesini, yeni organizasyon yapısı ile sürdürüyor. Firmanın faaliyetlerinin ve projelerini son durumunu ve gelecekle ilgili hedeflerini, SDT Genel Müdürü Fatih Ünal’dan dinledik.

SDT, farklı platformlara ve uygulama alanlarına yönelik çözümleri ile Türk savunma ve havacılık sanayisinde önemli bir yere sahip.

MSI Dergisi: Fatih Bey, High-Tech Port by MÜSİAD 2016 etkinliği kapsamında yayınlanan Prestij Kitabı’ndaki mesajınızda, SDT’yi, dikey uzmanlık alanlarına sahip, ürün odaklı bir firma olarak tanımlamış ve uzmanlık alanlarınızı;
– Uzaktan Algılama Sistemleri,
– Elektronik Harp ve Haberleşme Sistemleri,
– Görev Sistemleri ve
– Simülasyon ve Eğitim Sistemleri,
olarak sıralamıştınız. SSM’nin son dönemde vurguladığı konulardan biri de sektörde, cirosu 100 milyon dolar mertebesine ulaşabilecek, orta ölçekli firmaların eksikliği. Bu tabloda, SDT’yi, sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Fatih ÜNAL: SDT, kurulduğu günden beri, uzmanlık alanlarında, ürün odaklı olarak büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Uzaktan algılama istemleri; elektronik harp ve haberleşme sistemler; görev sistemleri; simülasyon ve eğitim sistemleri alanlarının her birinde, birbirinden farklı, 5-10 arasında ürün; yani toplamda 40’a yakın farklı ürün ortaya koyduk ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin kullanımına verdik. Ayrıca, ana sistemler için, sadece belirli elektronik ve yazılım alt sistemlerini yapan bir firma olarak değil; belirli boyuttaki nihai sistemleri de geliştiren, üreten ve sahada kullanıma veren bir firma olarak, sektörde önemli bir noktaya geldik. Bu, savunma ve havacılık sektörümüzde, 13 yıllık geçmişi olan özel bir şirket için, çok önemli bir gelişimdir. Bu noktaya gelmemizde en önemli rol ve katkı;

  • Her zaman daha iyisini yapmaya gayret edip emek ve katma değer koyan şirket çalışanlarının ve
  • Bilinçli cesaret, tutku ve vizyoner yatırımcı yaklaşımı ile kazancı, uzun süreli yatırıma dönüştürüp, şirketi bir noktaya taşıyan şirket ortaklarınındır.

Bunun yanı sıra bu süreçte bize güvenen müşterilerimiz, devlet makamları ve tedarikçilerimiz ile alt yüklenicilerimizin de bu başarıda çok önemli katkıları vardır.

İş felsefemizi, iş fırsatları kapsamında, kendi uzmanlık alanlarımızda ve orta vadeli fizibilitesini gördüğümüz yeni alanlarda, bünyemizde geliştirme ve üretim yapmak olarak tanımlıyoruz. Buna ilaveten, aynı iş fırsatı içinde, anlamlı katma değer yaratabilecek oyuncular ile tasarım dâhil alt yüklenicilik, çözüm ortaklığı, iş ortaklığı gibi değişik modellerde iş birliği yaparak bütünsel sistem çözümünü de oluşturabiliriz. Böylece, en verimli, en maliyet etkin ve en verimli takvime sahip çözümü sunmaya ve gerçeklemeye odaklanıyoruz.

Sahip olduğumuz; elektronik donanım tasarım ve üretim ile geliştirme yetenekleri; iş birliği anlayışı; kurumsal proje ve kalite yönetimi yaklaşımları, bizi, sadece bir alt sistem yapımcısı noktasından yukarıya taşıdı ve belirli ölçekteki sistemlerin, ana yüklenicisi noktasına getirdi. 2015-2017 döneminde, bu yaklaşımın sonuçları, üstlendiğimiz projeler ve ürünlerle ortaya çıkmaya başladı. Ulaşmış olduğumuzu konumun, sektördeki oyuncular arasında gözlemlenen, sağlıksız ciro dağılımının iyileşmesine katkıda bulunabilecek bir potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyorum.

 

MSI Dergisi: 2017 yılı, SDT açısından nasıl geçti? Genel olarak, rakamsal bilgiler de vererek yılın değerlendirmesini yapar mısınız?

Fatih ÜNAL: Uzaktan algılama, elektronik harp, simülasyon, güdümlü füze atış kontrol elektronik sistemleri ve aviyonik görev sistemleri alanlarında, 2012-2015 döneminde başladığımız pek çok ürün geliştirme projesinin teslimatlarını, 2017’de tamamladık. Ayrıca bu ürünler ve türev ürünler için, müteakip yeni siparişleri almayı da başardık.

Ayrıca, gelişen elektronik üretim altyapımız ile 2015-2016 döneminden beri, elektronik sistemlerin, hem malzeme temini hem de üretim, montaj ve test sorumluklarını içeren, uçtan uca elektronik üretim işlerini alıyoruz. Bu işler kapsamında, 8-15 aylık süreler zarfında, 150-500 adet arası, orta hacimli elektronik üretim teslimatlarını gerçekleştiriyoruz.

Bunun yanı sıra ihracat faaliyetlerimizi de sürdürüyoruz. 2017’de, Kore Cumhuriyeti’nin Mili Muharip Uçak (KFX) programında, gömülü eğitim sistemi veri linki hava ve yer unsurlarını geliştirme ve üretim işini alarak önemli bir başarı elde ettik. Bunun öncesinde, 2016’da aldığımız, yine aynı ülkedeki, hava platformu gömülü simülasyon yazılımları geliştirme ve teslim etme işini de Eylül ayında tamamladık. 2017’nin son çeyreğinde ise İtalya’dan, farklı gözetleme uyduları için yer istasyonu yazılımları geliştirme işini alarak, bir başka önemli ihracat referansını da portföyümüze dâhil ettik.

2017 ciromuz, önceki 3 senenin ortalamasına göre daha yüksek seviyede gerçekleşerek 90 milyon lira seviyesine ulaştı. Önümüzdeki 2 senelik dönemde de bu seviyenin üstüne çıkacak projeksiyonları yakaladık.

Daha önceki yıllardaki kademeli büyümemiz sonucunda, tesis altyapımız, ODTÜ Teknokent’teki 4 ayrı binaya ve toplam 2.400 metrekarelik alana yayılmıştı. Bu tesislerin büyük bölümünü aynı çatı altına topladık ve ODTÜ Teknokent’te, Mart 2017’de tamamlanan, Titanyum Blok C binasının, 3.500 metrekarelik bağımsız bölümüne taşıdık. Böylece, %46‘lık alan büyümesi gerçekleştirdik. Böylece, ODTÜ Teknokent MET Tesisleri’nde bulunan ve özel olarak RF karıştırıcı (jammer) üretimi ve şelter/araç entegrasyonu amaçlı bulunan yüksek tavanlı 700 metrekarelik tesisimiz haricindeki tüm tesis altyapımızı, Temmuz 2017 itibariyle aynı çatı altında toplamış olduk. Söz konusu durum, çalışma ortamımıza önemli bir sinerji kattı.

Ayrıca, büyüyen iş hacmimiz ve çalışan sayımız ile organizasyon yapımızı, profesyonel danışmanlık hizmeti de alarak yeniden kurguladık ve Mart 2017 itibariyle matris yapıdan, iş üniteleri yapısına dönüştürdük. Böylece, kurumsal fonksiyonlarımızı da güçlendirerek kurumsallık alanında önemli adımlar attık.

 

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönemde, uzmanlık alanlarınızda ya da sektöre sunduğunuz hizmetler konusunda çeşitlenme olacak mı?

Fatih ÜNAL: Bugüne kadar, faaliyet alanlarımızda, pek çok yazılım ve donanım ürünü geliştirip kullanıma verdik. Bunların pek çoğunun türev ürünlerini de ortaya koyduk. 2005-2014 döneminde, geliştirme projelerinin iş portföyümüzdeki oranı, üretim projelerine göre çok fazla oldu. 2015-2017 döneminde ise kendisini tekrar eden projelerin, türev ürünlerin ve üretim projelerinin portföydeki oranı, %30’lara varan önemli bir yer tutmaya başladı. Böylece, ilk dönem yatırımının sonuca dönüşmeye başladığı bir döneme girdik.

Artış gösteren üretim ağırlıklı iş hacmimiz, gelişen elektronik üretim ve test altyapımız ile daha da belirgin hale geldi.

Ayrıca bünyemizde kurduğumuz; sıcaklık, nem, titreşim, EMI/EMC ve güç testleri altyapıları sayesinde, ürünlerimizin tasarım ve üretim dönenimde, önemli bir verimlilik elde ettik. Aynı zamanda, ihtiyaç duyan sektör firmalarına da bu testlerle ilgili hizmet sunmaya başladık.

Yeni binamızdaki ilave yatırımlar sayesinde genişleyen üretim altyapımız ile tasarımı kendimize ait olan elektronik ürünlerin üretimini yapmanın yanı sıra iş birliği yaptığımız firmaların tasarımlarının seri üretimini; malzeme temini, bütünleme ve test dâhil olarak gerçekleştirebiliyoruz.

SDT, EMI/EMC test altyapısı ile sektör firmalarına da hizmet veriyor.

 

SDT Ürün Ailesi Şekilleniyor

MSI Dergisi: Ürünleşme, son dönemde, SSM’nin vurguladığı bir diğer konu. Sektörün, ürünleşme konusundaki ortak sorunlarından biri, ürün olarak nitelendirilen sistemlerin önemli bir bölümünün, projelere özel geliştirilmiş olması ve projeye özel olmaları ya da ana yüklenicide kalan haklar gibi nedenlerle ayrı olarak pazarlanamamaları. Listelediğimizde, SDT’nin, tanıtımını yaptığı, 20 tane ürünü bulunduğunu görüyoruz. Bunların hepsi rafta hazır ürünler mi; yoksa aralarında, projeye özel olarak geliştirilmiş, ürünleşme konusunda bazı ek çalışmalara ihtiyaç duyanlar var mı?

Fatih ÜNAL: Kurulduğumuz günden beri, ürün firması olma yolunda gereken mühendislik yaklaşımlarını, süreçlerini ve yapısını, kurmaya ve genişletmeye odaklandık. Biz de diğer sektör oyuncuları gibi, faaliyetlerimizi projeler üzerinden gerçekleştiriyoruz. Ancak bizim; her bir projenin içinde kendisini tekrar eden ürünler veya türev ürünler geliştirmek şeklinde bir yaklaşımımız var ve bu, önemli bir farklılık olarak ön plana çıkıyor. Bu felsefe ile kimi projemizde, ister analizi aşamasından; kimi projemizde ise uygulama aşamasından başlayarak bir dâhili proje çalışması başlatıyoruz. Bu dahili çalışmada, o projede ortaya çıkan ya da çıkacak ürünlerin, farklı uygulamalar için, olduğu gibi veya adaptasyon ile tekrar kullanılabilir olmasına, kaynaklarımız el verdiği ölçüde azami gayret ediyoruz. Bu şekilde, kendisini tekrar eden pek çok proje ve ürünümüz oldu; hatta bazı ürünlerimiz, ürün yelpazesi haline geldi. Bunlara tipik örnekler olarak şunları verebiliriz:

  • Pek çok farklı arayüz ve işlevsellik isterleri olan ve hava platform programlarında kullanılan veri kayıt sistemi ürün ailemiz,
  • Hava unsurlarında, füze testlerinde ve hava araçları uçuş test enstrümantasyonunda kullanılan veri toplama ve kayıt sistemlerimiz,
  • Farklı hava platformlarına uyguladığımız hava gömülü birim bilgisayarlarımız,
  • Güdümlü füze ve roket atış yönetim gömülü bilgisayarları,
  • Elektronik harp uygulamalarında yer bulacak, geniş bant sayısal ve mikrodalga almaçlarımız,
  • Geniş bant elektronik harp kayıt sistemlerimiz,
  • Radar ve haberleşme bantlarında programlanabilen RF vericiler,
  • ACMI podu ve yer istasyonu,
  • Atış eğitim simülatörlerimiz,
  • Uydu ve İHA sensörlerinin görev planlamasını yapacak, onlardan gelen verileri merkezi olarak yönetecek, dağıtacak ve en uygun zaman içinde analiz edecek mekânsal istihbarat yönetim sistemimiz,
  • İş birlikleri ile üretimini gerçeklediğimiz, el yapımı patlayıcılara karşı, sırt ve araç tipi RF karıştırıcı ürünleri ve
  • İş birlikleri ile üretimini gerçeklediğimiz, güdüm elektroniği ürünleri.

SDT, gözetleme uydularından gelen görüntülerin işlenmesi konusunda, hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki kullanıcılara hizmet veriyor.

 

MSI Dergisi: Listelediğiniz ürünler arasında, hangilerini öne çıkartmak istersiniz?

Fatih ÜNAL: Bahsi geçen ürünler arasında, özellikle gündeme getirmek istediğim ve dönemsel olarak daha yakın zamanda ortaya konulmuş olan 5 ürünümüz var.

Bunların ilki, Türk Hava Kuvvetleri için geliştirdiğimiz ve sertifikasyonunu tamamlayarak seri üretime hazır hale getirdiğimiz, yeni nesil ACMI podu ve yer istasyonu. Bu ürünümüz, muharip uçaklar için, hava taktik eğitimde önemli bir unsur olacak. Bu ürün ile yurt dışında çeşitli ihalelere girdik ve kısa listelere kalma başarısı gösterdik.

İkinci olarak, TÜBİTAK SAGE tarafından kalifiye edilmiş tek elektronik üretici olarak; Kanatlı Güdüm Kiti (KGK-3) ile Hassas Güdüm Kiti (HGK-3)’nin elektronik kısımlarının düşük seviyeli ilk üretimlerini (low rate production) gerçekleştiriyoruz. KGK-3’ün, ilk seri üretimindeki güdüm elektroniği kısımlarının üretimine devam ediyoruz. Böylece, havadan yere akıllı mühimmatlar gibi kritik bir konuda, yurt dışı bağımlılığının azaltılmasında önemli bir katkımız olduğu için gurur duyuyoruz.

Üçüncü olarak, TSK’nın, terörle mücadele noktasında önemli bir unsuru olan el yapımı patlayıcılara karşı, sırt tipi ve araç tipi yeni nesil sayısal kontrollü RF karıştırıcılar konusunda, bu alanda tasarım tarihçesi güçlü olan Tamgör firması ile iş birliği yapıyoruz. Bu iş birliği kapsamında, çok sayıda sırt ve araç tipi RF karıştırıcıyı, kısa sürede imal edip TSK’nın kullanımına verdik. Bu alanda üretim faaliyetlerimiz devam ediyor.

Dördüncü ürünümüz, elektronik harp sistemlerinin, test ve değerlendirme çalışmalarında kullanılmak üzere geliştirdiğimiz, Radar ve Haberleşme Simülatörü. Bu simülatör, programlanan her türlü radar modunu ve haberleşme sinyalini, farklı senaryolar dâhilinde yayınlayabiliyor. Simülatör, 4×4 araç üzerinde, mobil olarak kullanılabiliyor.

Son olarak bahsetmek istediğim ürünümüz de bünyemizde geliştirdiğimiz, poligon ve etkileşimli muharebe gibi değişik seviyelerdeki atış eğitim simülatörümüz. Bu ürünümüzü de ihtiyaçlara göre özelleştirip kullanıcıya sunmaya hazırız.

Uzaktan algılama, elektronik harp, elektronik görev sistemleri alanlarında da farklı ürünlerimiz var. Onları da gündemde üst sıralara çıktıklarında anlatmak isteriz.

SDT’nin geliştirdiği atış eğitim simülatörü, poligon ve etkileşimli muharebe gibi değişik seviyelerdeki atış eğitimlerinde kullanılabiliyor.

 

MSI Dergisi: Sizin de az önce değindiğiniz üzere, SDT, yakın zamanda yeni bir yapılanmaya gitti. Bu yeni yapılanma ile ilgili neler hedefleniyor ve şimdiye kadar neler yapıldı?

Fatih ÜNAL: Vizyonumuz, baştan beri ortaya koyduğumuz, uluslararası ve ulusal başarıya ve paydaşlarımıza dengeli memnuniyet sağlamaya odaklanıyor. Yeni yapılanmaya; vizyonumuz, gelişen iş portföyümüz, büyüyen kadromuz, kurumsal fonksiyonları genişletme ihtiyacı ve sektördeki gelişmeler doğrultusunda karar verdik. SDT’yi, fonksiyonel matris yapıdan, iş üniteleri tabanlı bir yapıya getirdik. Bünyemizde yönetici yetiştirerek yönetim kademelerini çeşitlendirdik. Ayrıca profesyonel danışmanlık hizmeti aldık ve vizyon, misyon ve temel değerlerimizi gözden geçirdik. Organizasyon yapımızı ve insan kaynakları süreçlerimiz ile ücret sistemimizi ve performans değerlendirme yöntemlerimizi, tüm paydaşlardan girdiler alarak yeniden yapılandırdık. SDT’nin geldiği safha itibariyle böyle bir değişime ve gelişime ihtiyaç vardı ve bunları hazmederek uygulamalarımızı, sürekli iyileştirmeye devam ediyoruz. Örneğin, ISO9001 belgeli kalite sistemimizi ve süreçlerimizi, uluslararası havacılık standardı olan AS9100’e göre güncelledik. AS9100 belgesini alma sürecine başladık ve ilk denetimi başarı ile geçtik. Bu kapsamdaki ikinci ve nihai denetim ise yaz döneminde gerçekleşecek. Hedefimiz, bu yaz sonunda, AS9100 belgesini de almak.

SDT, aviyonik görev sistemleri alanlarında, 2012-2015 döneminde başladığı pek çok ürün geliştirme projesinin teslimatlarını, 2017’de tamamladı.

 

SDT’nin Uluslararası Müşterileri Artıyor

MSI Dergisi: SDT, son dönemde, Kore Cumhuriyeti ile yakın ilişkiler içinde. Bu ülkede, askeri eğitim uçaklarında kullanılan, Gömülü Eğitim Sistemi (Embedded Training System / ETS) için açılan ihaleyi kazanmıştınız. Bu ülkedeki çalışmalarınızın son durumunu anlatır mısınız?

Fatih ÜNAL: Elbette. Şubat 2016’da açılan bir ihale kapsamında, Kore Cumhuriyeti envanterindeki bir jet uçağı tipine yönelik ETS geliştirme işinde, Avrupalı bir firma ile rekabet ettik ve kazandık. Bu başarı, bizi çok mutlu etti; çünkü rakibimiz, JSF (F-35) programında benzer işi yapan bir firma idi. Bu yarışmadan, bir Türk firması olarak başarılı çıkmak, hem ülkemiz hem de şirketimiz açısından çok gurur verici oldu. Mayıs 2016’da sonuçlanıp sözleşmeye bağlanan 16 aylık projedeki yoğun geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri sonucunda, teslimatları, Eylül 2017’de, zamanında tamamladık. Bu teslimat, Kore Cumhuriyeti’nde, bizim için çok olumlu bir referans oldu. Ülkede, başka bir ihalede aday olmamızın da yolunu açtı. Söz konusu yeni ihalede, Kore Cumhuriyeti’nin, Milli Muharip Uçak programı içinde yer alan; Gömülü Eğitim Sistemi’nin hava veri linki ve yer unsurlarını geliştirme ve üretim işini, yine uluslararası rekabet sonucunda, 2017 yılı içinde aldık. 2017 Kasım ayında imzalanan sözleşme ile 3 yıllık projemize başladık. Bu yeni projemiz, bizi, orta vadeli bir muharip uçak programında da oyuncu haline getirdi.

 

MSI Dergisi: IDEF 2017 sırasında, Telespazio ile Çok Amaçlı Yer Gözetleme Sistemi Mutabakat Muhtırasını imzalamıştınız. Mutabakat muhtırası kapsamında SDT, 12 ay içerisinde, Multi Mission Ground Segment Solution (Çok Amaçlı Yer İstasyonu Çözümü) adlı sistemi geliştirecekti. Bu çalışmanın son durumu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Fatih ÜNAL: Bu projeyi, GÖKTÜRK-1 programı kapsamında geliştirdiğimiz, gözetleme uyduları yer istasyonu yetenekleri ve yazılım ürünlerinin bir sonucu olarak imzaladık. Projede, Avrupa Uzay Ajansının bir ihtiyacına dayalı olarak bu alanda, Avrupa’daki önemli oyunculardan İtalyan Telespazio firmasının, “farklı gözetleme uyduları yer istasyonu görevlerini” yazılımsal olarak gerçeklemek üzere, Telespazio’nun alt yükleniciliğini yapıyoruz. Sözleşmemizi, 2017 yılı içinde imzaladık ve geliştirme çalışmalarına başladık.

SDT’nin sentetik açıklıklı radar sinyal işleme yetenekleri, insansız hava aracı uygulamalarında kullanılıyor.

Bu proje kapsamında, yazılım geliştirmede yeni metotlar ve teknolojiler üzerinde de çalışıyoruz. Şu anda, faaliyetlerimiz, yoğun olarak tasarım aşamasında devam ediyor. Çalışmalarımızı, bu yılın sonuna tamamlamayı planlıyoruz.

Proje sayesinde, ileride ülkemizde de gündeme gelecek, farklı gözetleme uydularına ilişkin etkin ve verimli yer istasyonu yazılımları ortaya koyacağız. Aynı zamanda, başka ülkelere ihraç edebileceğimiz, önemli bir ürün daha kazanacağız.

SDT’nin uydu görüntü işleme yetenekleri, firmaya, uluslararası arenada da başarılar getiriyor.

 

MSI Dergisi: İhracat, SDT’nin cirosunda nasıl bir yer tutuyor? İhracat cephesinde yeni gelişmeler var mı?

Fatih ÜNAL: Kuruluşumuzdan beri, vizyonumuz ve hedeflerimiz ile ihracatı ön planda tuttuk. Dış pazarlara açılmamız ise iç piyasada bir noktaya geldikten sonra gerçekleşti. İlk ihracatımızı, 2010-2014 yılları arasında, bir Avrupa Birliği 7. Çerçeve projesinde, sivil havacılık alanında, sensör veri füzyonu algoritma ve yazılım ürünleri ile gerçekleştirdik. Ardından, 2012’de, görüntü işleme alanında, GÖKTÜRK-1 projesi kapsamında, İtalyan ana yüklenicimiz için çalışmaya başladık ve bu çalışmamız, ilk kurgudaki kapsamın dışına da çıkarak devam ediyor. Kore Cumhuriyeti için yaptığımız çalışmaları, önceki sorularınızda anlatmıştım.

Ürünleşme sürecimiz sonucunda elde ettiğimiz bir ihracat başarımız da var. Sentetik açıklıklı radar tabanlı yüksek çözünürlüklü görüntüler üzerinde geliştirmiş olduğumuz, özgün hedef tespit ve tanıma algoritma ve yazılımlarını, uluslararası bir coğrafi bilgi ve istihbarat analizi yazılım aracının içinde, plug-in bir modül haline getirdik. Böylece, bu çözümlerimiz, rafta hazır ürün olarak uluslararası piyasada satılır bir ürünün içine dahil oldu. Bu ürünün ilk satışı, Avrupa’da bir ülkeye, 2018 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirildi.

SDT, Türk Hava Kuvvetleri için geliştirdiği yeni nesil ACMI podunun ve yer istasyonunun sertifikasyonunu tamamladı ve seri üretime hazır hale getirdi.

 

İhracat, 2017’de, ciromuzun %5’i seviyelerine erişti. Bu oranın, önümüzdeki 5 yıllık dönem içinde, önce %10; sonrasında da %20’lere çıkmasını hedefliyoruz. Hâlihazırda yürüttüğümüz çalışmaların yanı sıra gömülü eğitim sistemleri, elektronik harp, görüntü işleme ve aviyonik ürünlerimiz ile ağırlıklı olarak Körfez ülkeleri, Pakistan, Güney Amerika ve Uzak Doğu pazarlarında, hem fuarlar hem de temaslarla muhtelif fırsatları, aktif olarak takip ediyoruz. 2018-2019 döneminde ihraç pazarında ilave yeni işleri portföyümüze eklemeyi hedefliyoruz.

 

SDT, Türkiye’nin Zorlu Projelerine Hazır

MSI Dergisi: Türkiye’nin önünde yer alan TF-X, TF-2000, Uzun Menzilli Hava ve Füze Savunma sistemi gibi zorlu projelerde, SDT, hangi görevleri üstlenmek istiyor?

Fatih ÜNAL: Saydığınız projelerde ve buna ilaveten sayılabilecek istihbarat maksatlı İHA, uydu, elektronik istihbarat/elektronik harp ve yazılım/bilişim projelerinde, öncelikle hâlihazırda sahip olduğumuz:

  • Sentetik açıklıklı radar sinyal işleme ürünleri/yetenekleri,
  • Aviyonik ve elektronik görev sistemleri ürünleri ve türevleri,
  • Görüntü ve büyük veri işleme yetenekleri/ürünleri,
  • Hava veri linkleri,
  • Elektronik harp sinyal analizi/kayıt/test sistemleri,
  • Gömülü simülasyon ve eğitim sistemleri ürün ve yetenekleri ve
  • Gerektiğinde, elektronik üretim altyapısı ile

etkin ürün ve hizmetler sunmaktan gurur duyacağız.

Gündemdeki ana sistem programlarını yakından takip ederek ana yüklenici firmalarla çözüm ortağı modelinde çalışmayı arzu ediyoruz. Yeteneklerimiz ve tecrübelerimiz kapsamında, bütünüyle sorumluluğu alabileceğimiz projelerde de ana yüklenici olmaya adayız. Ayrıca, birbirini bütünleyebilecek iş ortaklıklarında, iş ortağı olmaya da hazırız.

  

SDT, sentetik açıklıklı radar tabanlı yüksek çözünürlüklü görüntüler konusunda da uzmanlığa sahip.

 

MSI Dergisi: SDT, 2020’de, kuruluşunun 15’inci yılını kutlayacak. Bu yıl dönümünde, nasıl bir SDT göreceğiz? Ciro, çalışan sayısı, ihracat, proje sayısı, Ar-Ge çalışmaları gibi çeşitli konularda, rakamsal hedefleriniz var mı?

Fatih ÜNAL: 2017’nin son çeyreği ile 2018 in ilk ayları arasındaki 6 aylık dönemde, 2018-2022 dönemi stratejik planımızı, geniş katılımlı bir ekip ile çalıştık ve 2018’i de dahil ederek önümüzdeki 5 yıl için, detaylı eylem planları oluşturduk. Şirketin kurumsal yapısının güçlenmesinin bir parçası olarak, profesyonel bir “Yönetim Kurulu” yapısını ve icra seviyesinde yönetim için de “İcra Kurulu” yapısını oturttuk. Bu yapılar ile söz konusu stratejik eylem planlarının yakından ve profesyonel olarak izlenmesi ve metrik altyapısı ile ölçülüp hassas bir şekilde takip edilmesi için gerekli altyapıyı kurduk ve devreye aldık. Bu çerçevede, ileriye yönelik finansal hedeflerimizi, ihracat hedeflerimizi ve kurumsal hedeflerimizi de ortaya koyduk. Buradaki önemli düsturlarımız ve hedeflerimiz:

  • Tekrar edilebilir işlerin portföydeki oranını arttırarak verimlilik ve sürdürebilirliği arttırmak,
  • İş birlikleri ile büyümeye devam etmek,
  • İhracatın cirodaki payını arttırmak,
  • Çalışanlara, ortaklara, alt yüklenicilere, müşterilere ve topluma dengeli faydalar sağlayıp kalıcılı bir şekilde iç gelişimi arttırmak ve
  • Kurumsal yapıyı güçlendirmeye devam etmek olarak sıralanıyor.

2020’lerde; ürün yelpazemiz, iş portföyümüz, kurumsal yapımız ve finansal başarılarımız ile hem iç piyasada hem de ihracat pazarında hem müşterilerimiz hem çalışanlarımız hem de iş ortaklarımız tarafından tercih edilir bir firma olmayı hedefliyoruz. Bu durumun sürdürebilir olmasını ve yeni iş birlikleri ile genişlemesini istiyoruz. Aynı zamanda, orta segment sistem entegratörü rolüne de soyunan bir firma olmayı arzu ediyoruz. Bu aşamada, 2020 için, saydığım bu niteliksel hedefleri ifade etmeyi daha çok tercih ediyorum. Personel sayısı ve ciro gibi niceliksel hedeflerde de bu düsturların etkin bir şekilde uygulanması sonucunda, karşımıza zaten olumlu bir tablo çıkacaktır.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Fatih ÜNAL: SDT’ye, çalışmalarımızı sektör kamuoyu ile paylaşma imkânı verdiğiniz için, sizlere özellikle teşekkür ederim. Sektörümüzdeki tüm oyunculara, ülkemizin bulunduğu bu zor dönemde, mutlaka ve zaman kritik şekilde teslim etmemiz gereken projelerde ve teknolojik bağımsızlığa erişme yolculuğumuzda, başarılar dilerim. Ayrıca bize güvenerek işlerini emanet eden ve emanet etmeye devam eden TSK ve güvenlik güçlerine, sektörümüzü yönlendiren tedarik makamları olan Milli Savunma Bakanlığına ve Savunma Sanayii Müsteşarlığına ve son olarak da değişik seviyelerde birlikte çalıştığımız tüm firmalara, çalışanlarımıza ve ortaklarımıza, en derin saygılarımı ve şükranlarımı sunarım.

 

SDT Genel Müdürü Fatih Ünal’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

1,323 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme