Söyleşi: SEDEC Koordinatörü Hilal ÜNAL – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: SEDEC Koordinatörü Hilal ÜNAL

6 Haziran 2018

“SEDEC; sınır güvenliği, anayurt güvenliği ve şehir güvenliği konularını; politik, teknolojik ve sanayi boyutları ile ele alan bir iş platformu olacak.”

 

SEDEC Koordinatörü Hilal Ünal ile yapılan ve MSI Dergisi’nin 159’uncu sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Türk savunma, havacılık ve güvenlik sektöründe önemli bir boşluğu doldurmak amacıyla düzenlenen; aynı zamanda, sektör için yeni bir etkinlik konseptini de ortaya koyan SEDEC’in, kapılarını açmasına kısa bir süre kaldı. Anayurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik ve savunma sistemleri alanında faaliyet gösteren, yurt içi ve dışından oyuncuları, 3-5 Temmuz tarihlerinde bir araya getirecek ve fuar, konferans ve ikili iş görüşmelerini kapsayacak SEDEC ile ilgili hazırlıkların son durumunu hakkında, SEDEC Koordinatörü Hilal Ünal’dan bilgi aldık.

MSI Dergisi: SEDEC, sektörde önemli bir boşluğu doldurma hedefiyle yola çıktı. Okuyucularımıza, bu hedefinizi anlatabilir misiniz?

Hilal ÜNAL: SEDEC’i kurgularken en temel hedefimiz; sınır güvenliği, anayurt güvenliği ve şehir güvenliği konularını; politik, teknolojik ve sanayi boyutları ile ele alan bir iş platformu yaratmaktı. Türkiye’de, böyle bir platformun bulunmayışının eksikliği, ciddi bir şekilde hissediliyordu. SEDEC’in, sektördeki yeniliklerin öncüleri olan; Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ve Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI)’nin destekleri ile düzenleniyor olmasını da bu tespitimizin ne kadar yerinde olduğunun bir kanıtı olarak görüyoruz.

Kurguladığımız platformda; politikacılar, karar vericiler, teknolojiyi geliştirenler ve çözümleri üretenler, sektörle hızlı bir şekilde entegre olabilecek. Böylece, sektörün büyüme ivmesi artacak. Çünkü doğru kişileri, aynı ortamda bir araya getiriyoruz. Bu nedenle de sloganımızı; “Kısa sürede doğru kişiler, doğru işler!” olarak belirledik.

Sınır ve anayurt güvenliğinin, daha genel sektörel etkinliklerin bir parçası olmak yerine, SEDEC gibi, bu konulara özel olarak kurgulanmış bir organizasyonda, ayrı olarak işlenmesi, Türkiye’de, kolluk kuvvetlerinin ve silahlı kuvvetlerin kullandığı malzeme ve ekipmanların hızlıca tedarik edilebilmesine; hatta yerlileştirilmesine de hız kazandıracak.

Böyle özel bir etkinlik, aslında, Türkiye’nin değişen ihtiyaçlarının ve gelişen savunma ve güvenlik sanayi altyapısının gündeme getirdiği bir zorunluluk. Türkiye’nin ihtiyaçları arttı ve çeşitlendi. Ayrıca, sektör, bu ihtiyaçları, daha geniş bir yelpazede karşılayabilecek yeteneklere kavuştu. Sınır ve anayurt güvenliği alanındaki ihtiyaçlar, eskiden, daha geniş kapsamlı etkinliklerin bir parçası olarak karşılanabiliyordu. Ancak, artık bu kurgu yetersiz kalıyor.

Yurt dışındaki örneklerde de gördüğümüz gibi, odaklanmış ve konunun tüm taraflarını bir araya getiren etkinlikler, çok daha etkili, verimli ve sonuç odaklı oluyor.

Konunun, çok önem verdiğimiz, bir de KOBİ boyutu var. Sektördeki Ar-Ge ve üretim yapan KOBİ’ler, kolluk kuvvetleri ve silahlı kuvvetler tarafından kullanılan; malzeme, ekipman ve sistemleri, çok hızlı bir şekilde kullanıma sunabilecek kabiliyetlere sahip. Söz konusu malzeme, ekipman ve sistemlerin bir bölümü, acil ihtiyaç liselerinde yer alıyor. Dolayısı ile SEDEC, hem önemli bir eksikliği giderecek hem de ihtiyaçların hızla karşılanmasında bir katalizör olacak.

 

MSI Dergisi: SEDEC’in, farklı bir kurgusu olacağını vurguluyorsunuz. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Hilal ÜNAL: SEDEC, fuar, konferans ve ikili iş görüşmelerini kapsayan bir etkinlik. İlk gün, sınır ve anayurt güvenliği ile savunma tedarik zincirleri konularını kapsayan bir konferans gerçekleştirilecek. Geriye kalan 2 günde ise eş zamanlı olarak, fuar ve ikili iş görüşmeleri yapılacak. Bu üç bacak, etkinliğin konu aldığı sistemlerin, ömür devrinin tamamını kapsıyor. SEDEC’in bu kurgusu, şu soruların cevaplarının alınmasına bir altyapı hazırlıyor:

  • Kullanıcının vizyonu ne?
  • Gelişen konseptler neler?
  • Tedarik makamlarının gündemlerinde neler var?
  • Hangi projeler yürütülüyor ya da yakın zamanda başlatılacak?
  • Sektörle, hangi firmalar ilgileniyor?
  • Firmaların yeni ürün ve çözümleri neler?
  • Hangi firmalar, hangi konularda iş ortakları arıyor?

SEDEC’in, bir diğer önemli farklılığı da sadece firmalar cephesinde değil, kullanıcı ve tedarik makamı cephesinde de çok geniş bir yelpazede katılımcıyı ağırlayacak olması. Bunların arasında, yurt içinden ve yurt dışından; polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatları, arama-kurtarma kuruluşları, sınır ve göç örgütleri, silahlı kuvvetler ve savunma sanayisi kuruluşları yer alıyor. Katılımcı firmalar, bu kurum ve kuruluşlarla ikili iş görüşmeleri yapma fırsatını bulabilecekler.

 

MSI Dergisi: SEDEC’in hedef kitlesinde kimler yer alıyor?

Hilal ÜNAL: Güvenlik sektöründeki son kullanıcılar ve satın alma yapan birimlerin hepsi, bizim öncelikli hedef kitlemizi oluşturuyor. Bu birimlere teknoloji üretecek olan üniversiteler, ana yüklenici firmalar, KOBİ’ler, özellikle teknoparklardaki teknoloji şirketleri ise hedef kitlemizin diğer bölümünü oluşturuyor. Etkinlik esnasında; kullanıcı, tedarik makamı ve teknoloji yaratanları ve üretenleri, ikili görüşmelerde bir araya getireceğiz.

Son olarak, hedef kitlemiz içinde, karar vericiler ve kanun yapanlar da bulunuyor. Bu kesim de ihtiyacı ve arzı görüp, devlet kademelerinde alınması gerekli kararları alma, kanunları düzenlemede bunlardan yararlanabilecekler.

 

MSI Dergisi: SEDEC’ten, firmalar açısından neler beklemeliyiz?

Hilal ÜNAL: Etkinlikte, sektörün büyük şirketlerini göreceksiniz. Savunma sanayisinde ve havacılıkta öne çıkan büyük firmalar ve orijinal ekipman üreticilerinin, aynı zamanda; sınır, anayurt ve şehir güvenliği alanında da çözümleri bulunuyor. Örneğin, ASELSAN’ın, hem savunma sanayisi platformları hem de sınır güvenliği için yürüttüğü projeler var; hatta ASELSAN, güvenli şehir sistemleri de üretiyor.

SEDEC, teknoloji şirketleri ve KOBİ’lerin, şu an için ürün yelpazelerinde bulunmayan, sınır ve anayurt güvenliğine yönelik sistemlerin farkına varmaları ve bu konudaki tedarik zincirine girebilmeleri için de büyük bir fırsat olacak. Çok sayıda şirketin, SEDEC’ten sonra, ürünlerinin arasına yenilerini dahil edeceğini tahmin ediyorum.

Daha genel bakıldığında, aslında SEDEC, savunma ve havacılık sektöründe iş yapan firmaları, güvenlik tarafına çekme işlevini de görecek. Savunma ve havacılık sanayisine üretim yapan şirketler, güvenlik sektörüne, diğer sektörlerdeki şirketlerden daha hızlı adapte olabilen ve Türkiye’nin, bu konudaki açıklarını hızlıca kapatabilecek kuruluşlar. Bunlar, şu an ithal edilen ve sınır ve anayurt güvenliğinde kullanılan ürün ve alt sistemleri, hızlıca üretebilecek potansiyele sahip. Dolayısıyla bu şirketleri, belki çok da farkında olmadıkları bu yeni sektöre adapte edebilmek, çok önemli.

Sektörün orta ve alt katmanlarındaki firmalar açısında baktığımızda, SEDEC, alt yüklenici olarak çalışan bu şirketlerin, kendi ürünlerine de sahip olmalarına; yeni sektörlerde, yeni iş alanları yaratmalarına ve büyümelerine de katkı sağlayacak. Ayrıca, kabiliyeti olan ve başka sektörlere iş yapan firmaların da önünü açacak ve sektöre, nitelikli firmalar kazandıracak.

 

MSI Dergisi: Etkinliğin ilk günü gerçekleştirilecek konferans ile ilgili hangi ayrıntıları paylaşabilirsiniz?

Hilal ÜNAL: Etkinliğin ilk gününde yapılacak olan sınır güvenliği oturumunda, sınır güvenliği konsepti, iki farklı açıdan ele alınacak: Politik ve teknolojik. Politik açıdan; şu anki durumun analizi, gelecek beklentileri ve oluşturulan stratejiler, çeşitli bakış açıları ile işlenecek. Teknolojik yönden ise “Sınırlarımızı korurken hangi teknolojileri kullanıyoruz, ne tür araçlarımız var, nelere ihtiyacımız var?” soruları, değerli katılımcılarla birlikte cevaplandırılacak.

Anayurt güvenliği oturumunda, kolluk kuvvetlerinin ve polislerin kullandığı malzemeler ve son teknoloji ürünler ile ilgili sürpriz konuşmacılarımız olacak.

İlk günün son oturumunda ise Avrupa Birliği’nin, sınır ve anayurt güvenliği konusundaki destekleri ve firmalarımızın yapmaları gerekenler, dinleyicilere aktarılacak.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Hilal ÜNAL: Nisan ayı sonu itibarıyla 32 ülkeden temsilcilerin, SEDEC’e katılımı teyit edildi. Tabii bu rakamların ötesinde, önemli olan, hedef pazarlardaki doğru kişileri Türkiye’ye getirmek. Teyit edilen katılımın, bu nitelikte olduğunu söyleyebilirim. Bunun yanı sıra Türkiye’den, silahlı kuvvetler ve kolluk kuvvetlerinden de hem son kullanıcılar hem de karar vericiler, katılımla ilgili teyitlerini bildirdiler. Nisan sonu itibarıyla silahlı kuvvetler ve kolluk kuvvetlerinden teyitli katılımcıların sayısı, 450’yi aştı.

En iyisini yapmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 

SEDEC Koordinatörü Hilal Ünal’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

461 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme