Söyleşi: Seykoç Alüminyum Anadolu Bölge Müdürü Musa ÇIĞLI – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: Seykoç Alüminyum Anadolu Bölge Müdürü Musa ÇIĞLI

16 Kasım 2018

“Alüminyum tedarikinde; zaman, kalite ve bütçe konularındaki tüm potansiyel sorunları ortadan kaldırıyoruz.”

 

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Sektörün; maliyet-etkin çözümleri, proje takvimine uygun şekilde ortaya koyabilmesi için olmazsa olmaz şartlardan biri de güvenilir malzeme tedariki. Bu alanda kritik rol oynayan firmaların başında gelen Seykoç Alüminyum, sektörün ihtiyaç duyduğu alüminyum türlerini, yüksek kalite standartlarında ve istenilen zamanda sağlıyor. Firmanın, sektöre verdiği hizmetleri ve gelecek planlarını, Seykoç Alüminyum Anadolu Bölge Müdürü Musa Çığlı ile konuştuk.

MSI Dergisi: Seykoç Alüminyum’un, savunma ve havacılık sektöründeki konumunu ve sektöre ne gibi katkılar sağladığını anlatır mısınız?

Musa ÇIĞLI: Alüminyum, savunma ve havacılık sektörü için kritik bir malzeme ve Seykoç Alüminyum da en basit tabiri ile bu kritik malzemenin, firmalara; zamanında, istenilen kalitede ve maliyet-etkin bir şekilde ulaştırılmasını sağlıyor. Malzeme tedariki, özel bir uzmanlık alanı. Üreticiler, ölçek ekonomisi nedeniyle üretimlerini, üretim süreçlerinin gerçeklerine göre yapıyorlar. “A firması şu kadarlık bir sipariş verdi; haydi üretime geçelim.” gibi bir işleyiş olmuyor. Söz konusu malzemenin, kendine özgü bir üretim zamanlaması ve süreci oluyor ve üreticiler, kendi programlarına göre o üretimi gerçekleştiriyor. Dolayısı ile bugün sipariş verdiğiniz bir malzemenin üretilip size teslim edilmesi, bazı durumlarda aylarca sürebiliyor.

Bu noktada, devreye Seykoç Alüminyum giriyor. Biz, çeşitli malzemelerin stoklarını tutuyoruz. Böylece, bir firmanın ihtiyacı ortaya çıktığında, anında stoktan çekip o malzemeyi sağlayabiliyoruz.

Buna ek olarak, firmalar adına da stok tutabiliyoruz. Örneğin, sektörün önde gelen firmalarından birinin, alt yüklenicileri için tuttuğu bir stok vardı. Bunu bir sözleşme çerçevesinde devraldık ve firmadan gelen iş emirleri doğrultusunda, alt yüklenicilere malzemeyi, şimdi biz veriyoruz. Böylece bu firmamız, ana faaliyet alanında olmayan bir işi yapmaktan kurtuldu; biz ise ana faaliyet alanımızda iş hacmimizi arttırmış olduk.

Hizmet anlayışımız, bunlarla da kalmıyor. Müşterilerimize, olabildiğince kullanıma hazır ürün teslim ediyoruz. Bu kapsamda; kesim, işleme, dövme, form verme, ısıl işlem gibi kabiliyetlerimiz var.

Seykoç Alüminyum’un, Ankara, Sincan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesisi.

 

MSI Dergisi: Seykoç Alüminyum, faaliyetlerini, “Türkiye’nin Lider Alüminyum Tedarikçisi” sloganı ile yürütüyor. Seykoç Alüminyum’un yürüttüğü operasyonun boyutları, aslında ne kadar kritik bir iş yaptığını da gösteriyor. Fakat okuyucularımızın kafasında daha net canlanabilmesi için sormak istiyoruz: Seykoç Alüminyum gibi bir tedarikçi olmasa, savunma ve havacılık sektörü, hangi sorunları yaşardı; varlığınız, neyi daha iyi kılıyor?

Musa ÇIĞLI: 2000’li yılların başında, ASELSAN ve ROKETSAN gibi kurumlarımız, ihtiyaç duyduğu ürünleri iç piyasadan tedarik etmiyor ya da edemiyordu. Savunma ve havacılık sektörüne hizmet verebilmek için, belli bir kalite altyapısı olması gerekiyor. Ürün izlenebilirliği, proses izlenebilirliği, tedarik edilen ürünün istenilen spek ve değerlerde olması gibi konular burada çok önemli. Seykoç Alüminyum, ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi belgesi ve AS 9120 B Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip olduğu için, istenilen bütün kalite isterlerini karşılayabiliyor.

Bunun yanında savunma ve havacılık sektörüne ürün tedarik edebilmek için, ihracat izni ve çift kullanım (dual use) belgeleri alınması gerekiyor. Kurumlarımız, bu belgeleri alma sürecinde, zaman zaman sorunlar yaşayabiliyor. Seykoç Alüminyum, bu belgeleri alarak söz konusu sorunların önüne geçiyor ve istenilen ürünleri zamanında tedarik ederek sektörde farkını ortaya koyuyor.

Savunma ve havacılık sektöründeki projelerde, 3 ana kriter vardır: Zaman, kalite ve bütçe. Malzeme tedariki, bu 3 kriteri de etkileyebilir. Gecikmeler, proje takvimini kaydırabilir. Kalitedeki zaaflar, üretimi geciktirebilir ya da test aşamasında sorunlara yol açabilir. Malzemeyi, doğru tedarikçiden, ihtiyaç duyulandan çok daha yüksek miktarda satın almazsanız, yüksek bir fiyat ödemeniz gerekebilir. Sorunuzun kısa cevabı; Seykoç Alüminyum olarak, alüminyum tedarikinde; zaman, kalite ve bütçe konularındaki tüm potansiyel sorunları ortadan kaldırıyoruz.

 

MSI Dergisi: Seykoç Alüminyum, rakip tedarikçilerden hangi nitelikleri ile ayrılıyor? Neleri daha iyi yapıyorsunuz?

Musa ÇIĞLI: Seykoç Alüminyum, toplamda; 3 tesiste ve 25.000 metrekare kapalı alanda, 5.000 tonluk alüminyum stoğu ile Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük Servis Merkezlerinden biridir. Mükemmel kurgulanan ERP altyapımız ile %100 ürün ve proses izlenebilirliği sağlamaktayız; bu detay, savunma ve havacılık sektörü için çok önemli.

Biz, Türkiye’de birçok ilki başardık. En başta ürün izlenebilirliği ile fark yarattık. Kaliteye büyük önem verdik. 2013’te, kendi laboratuvarımızı kurduk.

Ayrıca 2 adet de ısıl işlem tesisi kurduk. İlk defa bir Servis Merkezi, profesyonel bir şekilde işlenmiş alüminyum parçalarına ısıl işlem hizmeti vermeye başladı. +/- 0,2 mm hassasiyetinde, otomatik optimizasyon sistemli kesim makinalarında ebatlama işlemi yapıyoruz. Router CNC işleme merkezlerimiz ile açılı ve şekilli kesim yapabiliyoruz.

Bunun yanında 2018 yılı başında yapmış olduğumuz yatırım ile ALUREX markamızla 5083 döküm plaka üretimine başladık. ALUREX, olağanüstü işleme özelliklerine sahip, iç gerilimi giderilmiş, temel olarak EN AW 5083 gereksinimlerine sahip %100 ultrasonik çatlak testi yapılmış bir döküm plaka markasıdır.

Seykoç Alüminyum, akıllı raf sistemi ile ürün izlenebilirliği konusunda standartları belirliyor.

 

MSI Dergisi: Seykoç Alüminyum’un faaliyetleri ile ilgili hangi rakamsal bilgileri paylaşabilirsiniz?

Musa ÇIĞLI: Diğer firmamız olan Sima Alüminyum ile birlikte ele aldığımızda, toplam 180 çalışanımız bulunmaktadır. Çalışanlarımızın 30’u, metalürji ve malzeme mühendisi. Bu da fark yarattığımız noktalardan biri: Kendi alanımızdaki mühendis sayısı, bizdeki kadar yüksek olan başka bir firma yok.

Stokumuz, 5.000 tonun üzerinde. Bugüne kadar hizmet verdiğimiz toplam firma sayısı ise yaklaşık 15.000. Bunlardan 5.000’i ile halen aktif olarak çalışıyoruz.

Tabii alüminyum sektörü çok geniş. Biz, bu sektörün nitelikli ürün tarafındayız. İlgilendiğimiz alaşımlar, sert ve özel ürünler. Ciromuzun yaklaşık %40’unu, savunma ve havacılık sanayisi oluşturuyor. %20’sini denizcilik -ki bunun içinde askeri denizcilik de var- %20’sini makine-kalıp ve %20’unu da otomotiv ve silo alanından elde ediyoruz. Firmamızın stoklarında bulunan ürünlerin %80’i, savunma ve havacılık sektörünün kullandığı ürünlerden oluşuyor. Az önce belirttiğim gibi, ALUREX Döküm Plakası markasıyla yeni ürünümüzü 2018 yılında üretmeye başladık.

Seykoç Alüminyum’un sektöre verdiği hizmetler arasında, zengin stok çeşitliliği de yer alıyor.

 

Alüminyum sektörünün geneline baktığımızda, Seykoç Alüminyum’un, Türkiye’nin en büyük; Avrupa’da ise ilk 5 içinde yer alan bir servis merkezi olduğunu görüyoruz. Dünya standardı neyse, dünyada gelişen trendler neyse, biz de bunlarla uyumlu bir hizmet veriyoruz.

 

Mevcut İmkânlarla En Büyük Katma Değer

MSI Dergisi: Sima Alüminyum’u sormadan önce, Türkiye’de alüminyum üretiminin durumu hakkında bilgi verebilir misiniz?

Musa ÇIĞLI: Türkiye’de şu anda, alüminyum ile ilgili ekstrüzyon ve yumuşak alaşımlı alüminyum rulo üretimi yapılabiliyor. Diğer işlemleri yapabilen hemen hemen hiçbir altyapı ise yok. Çünkü yatırım miktarları çok yüksek; milyar dolar mertebesinde. Devlet desteği ya da alım garantisi gibi mekanizmalar olmadıkça, özel sektörün bu alanlara girmesi de pek mümkün gözükmüyor. Biz, yine de bunları yapabileceğimiz günlerin hayalini kuruyoruz.

Türkiye, alüminyumun bazı formlarını, yurt dışından satın alıyor; bazılarını ise ara ürünler kullanarak yurt içinde kendisi üretebiliyor.

Diğer yandan, konuya, alüminyum kullanım oranı olarak baktığımızda, gelişmiş ülkelerin, örneğin Avrupa’nın gerisindeyiz. Alüminyum, çağın metali olarak görülüyor; ancak Türkiye’deki tüketim, henüz tepe noktasına ulaşmadı. Belki 2030-2040’lı yıllarda bu noktaya ulaşacak. Şu anda, daha çok savunma, havacılık ve otomotivdeki gelişmeler lokomotif rolü üstleniyor. Türkiye’nin alüminyum tüketimi arttıkça, Türkiye’de alüminyum üretimi konusu da gündemin üst sıralarına çıkacaktır.

 

MSI Dergisi: Bu tabloda, Sima Alüminyum neler yapıyor?

Musa ÇIĞLI: Sima Alüminyum’un çıkış noktası, Türkiye’nin özgün ve milli projeleri için yerli imkân ve hammaddeleri kullanarak üretim yapmaktı. Firmamız, bu doğrultuda; sıcak dövme, soğuk şekillendirme, derin çekme çekme, ısıl işlem ve döküm yapıyor. Türkiye’de, kendi alanında ilk 3’e girmiş durumda.

Sima Alüminyum, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ürünler için, üretim ve Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Örneğin, MPT-76 Milli Piyade Tüfeği’nin gövdesini, Sima alüminyum dövüyor. ALUTURK markasıyla dikişsiz boru üretmek için de Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyor.

 

Alüminyum, müşterilere, çeşitli formlarda teslim ediliyor. Seykoç Alüminyum, bunların bazılarının oluşturulmasında ve işlenmesinde de rol alıyor.

 

MSI Dergisi: Seykoç Alüminyum’un, ALUREX markası kapsamındaki çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Musa ÇIĞLI: ALUREX, bizim dilimleme yaptığımız 5083 DÖKÜM alüminyum plakalara verdiğimiz isim. Bu markayı, özellikle alt yüklenici firmaların işlerini kolaylaştırmak için çıkarttık. Böylece, doğrudan marka ismi ile sipariş yapabiliyorlar. ALUREX yatırımı sayesinde, firmalar, ara ölçülerdeki plaka siparişlerini, asgari sipariş miktarı sınırı olmadan verebiliyorlar. Bu, sektör için büyük bir avantaj sağlıyor.

 

MSI Dergisi: İhracat cephesinde çalışmalarınız oluyor mu?

Musa ÇIĞLI: Sima Alüminyum’un tüm faaliyetleri ihracat potansiyeli taşıyor; şu anda da cirosunun %25’si, ihracattan kaynaklanıyor. Hedef, bunu %50’ye çıkartmak. Seykoç Alüminyum olarak özellikle çevre ülkelerde ortaya çıkan malzeme ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Tabii Türkiye, sanayileşme açısından çevresindeki en ileri ülke. Dolayısı ile çevre ülkelerde büyük bir pazar potansiyeli şimdilik yok.

Rakamsal olarak baktığımızda, şu anda 12 ülkeye ihracat yapıyoruz. Hedefimiz, 5 yıl içinde, ülke sayısını 25’e çıkarmak.

 

MSI Dergisi: Ar-Ge ve yenilik çalışmalarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Musa ÇIĞLI: Seykoç Alüminyum tarafında, daha çok yenilik ağırlıklı çalışmalarımız var. Sektörün en yenilikçi firmasıyız; birçok ilke imza attık. Paketleme, kendi laboratuvarımızı kurmamız, kaliteye önem vererek AS9120B belgesi almamız, ısıl işlem gibi ara adımlarla kullanıma daha hazır ürünler teslim etmemiz, hep hizmet kalitesini yükselten, firmalara katma değer sağlayan yenilikler. Diğer firmaların da tüm alanlarda bizi takip etmesi, attığımız adımların ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.

Sima Alüminyum tarafında ise özellikle sektörün ihtiyaç duyduğu kritik malzemelerin üretilmesi konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin, önemli bir firmamızın, sorun yaşadığı dikişsiz malzeme tedarikinde bir malzemeyi geliştirdik ve ürettik; şu anda kalifikasyon sürecinde.

 

Gelecek Hedefleri Belli

MSI Dergisi: Türk savunma ve havacılık sektörünün önündeki, Milli Muharip Uçak gibi iddialı projelerde, Seykoç Alüminyum nasıl rol almayı hedefliyor? Mevcut yetenekleriniz, bu hedefler için yeterli mi yoksa yeni yatırımlar planlıyor musunuz?

Musa ÇIĞLI: Bu projelerde kullanılan malzemeleri, şimdiden sağlayabilecek konumdayız. Bize verilecek görevler kapsamında, stokumuzu da hazır tutarak, güvenilir bir tedarik zinciri kurmaya hazırız. Ayrıca, laboratuvar ve işleme hizmetlerimizle de firmalarımıza, kullanıma hemen alabilecekleri çözümler sunmaya devam edeceğiz.

Tesisleşme tarafında yatırımlarımız sürecek. Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde, 20.000 metrekarelik yeni bir tesis yatırımı yapacağız. Kapasitemiz ve kabiliyetlerimiz artacak.

Yerimizde durmuyoruz… Akıllı raf sisteminin ardından, tüm süreci otomasyona tabi tutmak ve insan faktörünü olabildiğince devreden çıkartmak istiyoruz. Bu tür bir otomasyon, dünya genelindeki rakiplerimizde de yok; dolayısı ile örnek alabileceğimiz bir uygulama bulunmuyor. Bu konudaki çalışmalara başladık, görüştüğümüz firmalar var.

 

Seykoç Alüminyum, son teknoloji hassas ebatlama makinalarıyla, müşteri ihtiyaçlarına uygun hassas kesimleri, 0,2 mm hassasiyette yapabiliyor.

 

MSI Dergisi: 5 yıl sonra, nasıl bir Seykoç Alüminyum göreceğiz? Rakamsal hedeflerinizden de bahsedebilir misiniz?

Musa ÇIĞLI: Sektörün geri kalanı gibi, bizim de 2023 için hedeflerimiz var. 2023’e kadar, 2 yeni firma daha kurup bir şirketler grubu haline gelmeyi hedefliyoruz.

Kabiliyet olarak, daha nitelikli ekstrüzyon işlemi yapabilmek istiyoruz. Böylece, sektörün ihtiyaçlarını karşılama oranımızı arttırabileceğiz. Hedefimizde her zaman, Türkiye’de sunulmayan çözümleri sunmak yer alıyor.

Bir başka hedefimiz, stok kapasitemizi, 2 katına, 10.000 tona çıkartmak. Bu, bizi 250 kişilik bir firma haline getirecek.

 

MSI Dergisi: Alüminyum dışındaki alanlarda da faaliyet gösterecek misiniz?

Musa ÇIĞLI: Bizim tek odak noktamız, alüminyum. “Bir şey yapalım, en iyisini yapalım.” diye yola çıktık. “Alüminyum alanında en iyisi neresi?” derseniz, sürekli gelişiyor. Yaptığımız yatırımlar da hep alüminyum üzerinde.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu ya da konular var mı?

Musa ÇIĞLI: Seykoç Alüminyum, sektör için çalışıyor ve sektörle birlikte büyüyor. Sektörün içindekilerin çok iyi bildiği gibi, malzeme tedariki gibi arka planda olan bir alanda, çok önemli bir işlev üstleniyor. Yenilikçi yaklaşımımızla sektörün rekabetçi gücünü arttırıyoruz. Bu çalışmalarımıza, hız kesmeden devam edeceğiz.

 

Seykoç Alüminyum Anadolu Bölge Müdürü Musa Çığlı’ya, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

698 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme